Connect with us

Servis, bakım ve tamirde Alman kalitesi ve disiplini: Wind Tech

Yayın tarihi:

-

Wind Tech Kalite Müdürü Fahri Eryılmaz’la bir görüşme söyleşi gerçekleştirdik. Servis ve bakımın yanı sıra tamir hizmetleri de sunan Wind Tech’in faaliyet alanları hakkında bilgiler sunan Fahri Bey, 2019 yılı başında hizmete giren iple erişim ve kanat tamiri bölümleri hakkında da ayrıntılı bilgiler sundu bizlere.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Fahri Eryılmaz. 39 yaşındayım. 1999 – 2003 yıllarında Kocaeli Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra elektrik mühendisliği görevini ifa etmeye başladım. 2010 yılında rüzgâr santrali işletme mühendisi olarak rüzgâr sektörüne başlayıp, devamındaki 9 sene boyunca birçok rüzgâr santrali kurulumu projesinde ve servis bölümlerinde görev yaptım. Şu anda ise 2016’da göreve başladığım Wind Tech enerji firmasında kalite müdürü olarak görev yapmaktayım. 

Okurlarımız için firmanızı kısaca anlatır mısınız?

Wind Tech Enerji firması aslen Almanya menşeili bir firma olup, Türkiye’deki rüzgâr sektörünün gelişimine paralel olarak rüzgâr türbini servis ve bakım faaliyetlerinin yürütülmesi için 2011 yılında Türkiye şubesi olarak kurulmuştur. Bugün 60’ınn üzerindeki teknik personelimiz ile rüzgâr türbinleri servis ve bakım alanında hizmet vermekteyiz. Servis ve bakım hizmetlerinin yanında Nisan 2019’dan beri iple erişim ve kanat tamiri bölümlerimiz de hizmete açılmış olup aktif olarak çalışmalarına başlamıştır.

Wind Tech Enerji olarak verdiğimiz hizmetler sadece ülkemizle sınırlı değildir; Pakistan, Azerbaycan, Arabistan Ukrayna, Polonya, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde de faaliyet yürütmekteyiz. Türkiye şubesi olarak diğer ülkelerdeki faaliyetlerimizi yerine getirmekten dolayı ayrıca mutluluk duymaktayız.

Rüzgâr enerjisi sektörüne ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Wind Tech Enerji olarak 60’ı aşkın kişiden oluşan uzman teknik kadromuz ile akredite bakım firması olarak hizmet vermekteyiz.

Türkiye şubemizin bünyesinde yer alan ekiplerimizin dünya çapında piyasada yer alan 6 farklı türbin markası için kurulum ve servis hizmeti tecrübemiz bulunmakta olup, bakım dışında;

  • Servis – Arıza ve bakım hizmeti
  • Türbin incelemesi ve tamir hizmeti
  • Ana komponent montaj ve demontajı
  • Saha süpervizörlük hizmeti
  • Türbin devreye alma işleri
  • Kule ve kanat incelemesi
  • Kanat tamiri işleri (Platform ile)
  • Güvenlik ekipmanları kontrolleri (Tower internal)
  • Garanti kapsamı sonu incelemesi
  • Yardımcı sistemler devreye alması – Türbin içi yangın alarm sistemleri (Minimax, Protectfire)
  • Asansör ve merdiven kontrolleri ve tamiri gibi konularda hizmet vermekteyiz.

Ayrıca, Avrupa’da 8 ülkede farklı türbin üreticilerine de aynı konularda hizmet vermekteyiz.

Rüzgâr türbini servis ve bakım hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? 

Rüzgâr türbinleri, yapısı gereği rüzgârlı havalarda her daim hazır vaziyette (emreamadelik) olması gereken ve çalışma zamanı kısıtlaması olmayan makinalardır. Bir türbinin yılda yaklaşık 7000 saat tam yükte çalıştığını düşündüğümüzde sistemin sürekli olarak hazır olması için rüzgâr türbinin servis ve bakımın mutlaka düzgün yapılası gerekmektedir. Bunun yapılması için belli periyodlarda sistemin kontrol ve bakımının yapılması gerekliliği kaçınılmazdır. Rüzgâr türbinin yaşına ve modeline göre yapılması gereken bakımların içeriklerinde de farklılıklar vardır.  

Kısacası türbinin en alt bölümündeki kontrol panosundan, hub ve rotora kadar tüm aksamlarım servis – bakım ve tamirat işleri aşağı belirttiğim iş kalemleri kapsamında yapılmaktadır:

  • Türbin kat araları hidrolik tork ile sıkma işlemi
  • Convertor panosu ve soğutma tesisatı bakımı
  • Nacelle yağlama sistemleri kontrol ve bakımı
  • Generator Hizalaması, rotor diski eksensel kontorlu, kaplin torklaması, slip ring temizliği ve fırça değişimleri
  • Generator soğutma sistemi kontrolü, filtre değişimleri, 
  • Dişli kutusu incelemesi, soğutma tesisatı kontrolü ve yağ ilavesi
  • Dişli kutusu hava ve yağ filtreleri değişimleri
  • Rotor fren diski kontrolü ve bakımı
  • Rotor ve ana makine birleşimi noktasının torklanması ve yağlanması
  • Yaw sistemi yağlama ve sensör kontrolleri, dişli ve fren balata kontrolleri ve değişimi
  • Hidrolik ünite filtre değişimleri ve yağ ilavesi, çalışır vaziyette kontrolü 
  • Hub bakımı ve kontrolleri, akü değişimleri ve testleri

Firma olarak bilgiye ve eğitime de büyük önem verdiğinizi biliyoruz. Kalite politikanız bağlamında firma içi eğitim çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Tüm saha personellerimize ilk saha giriş eğitimleri standart şekilde kesinlikle verilmektedir. Personellerimiz; iş güvenliği eğitimi, yüksekte çalışma, ilk yardım, türbin işlerine giriş gibi temel eğitimleri aldırmadan kesinlikle sahaya gönderilmemektedir. 

Firmamıza yeni dâhil olan personellerimize ise detaylı personel değerlendirmesi yapılır ve gerekli olan eğitimleri tespit edilerek türbin teknolojisi eğitimi verilerek sahaya gönderilecek hale getirilir. Böylelikle yeni personelimizin oryantasyon prosedürü de tamamlanmış olur. Bu eğitimler olmaksızın kesinlikle hiçbir personelimizin türbin içinde iş yapmasına izin verilmemektedir.

Bu temel eğitimlerin dışında işlerimizde kullandığımız tüm özel ekipmanlar ile ilgili eğitimler de mutlaka verilmektedir. Hidrolik tork, gerdirme ekipmanları, hizalama cihazı, güvenlik ekipmanları eğitimleri (Haca, Hailo vs.) ile personelin eğitilmesi ve sertifikalı olarak uzman seviyesine getirilmesi sağlanmaktadır. 

Ayrıca gelişen teknolojiye paralel bakım yapılan türbinlerdeki yeni sistemlere ait eğitimler de personelimize verilerek ekiplerin kendilerini geliştirmesi; daha doğru ve kaliteli iş yapması sağlanmaktadır. 

Görüldüğü gibi temel prensibimiz iyi eğitimli personelin doğru ve kaliteli iş yapmasını sağlayarak müşteri memnuniyetinin yakalanması en temel kalite politikalarımızdan birisidir.

Çalışmalarınızın bir önemli boyutu da iş ve işçi sağlığı ile güvenliği. Bu konuda türbin içerisinde hangi çalışmaları yürütmektesiniz?

Geçtiğimiz yıllarda yaşanan türbin kazalarını önlemek adına türbin içinde kullanılan vinç, asansör, tırmanma rayı vs. gibi sistemlerinde yıllık olarak kontrol edilmeleri gerekliliği ortaya çıkmıştır. Uzman ve sertifikalı personellerimiz bu sistemlerin yıllık kontrollerini yaptığı gibi bakım onarımlarını yaparak türbin içi sistemlerin daha güvenli çalışmasını sağlamaktadırlar.

Ayrıca, türbin içi güvenliği sağlayan yangın algılama ve söndürme sistemlerinin kurulumu, devreye alınması ve bakımlarını yapılması yine firmamızın uzman personelleri tarafından yapılabilmektedir. Yurtdışında ve yurtiçinde sayısız yangın algılama sistemi kurulum tecrübemizde vardır.

Dünya çapında, küresel iklim değişikliğinin de giderek daha yakıcı bir sorun hâlini almasına koşut olarak, yenilenebilir enerji yatırımlarının artış gösterdiği gözlemleniyor. Türkiye’de rüzgâr enerjisini durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hepimizin bildiği gibi ülkemizde enerji ihtiyacımız her geçen sene artmaktadır. Bu ihtiyacımızın da kendi özkaynaklarımızla karşılanması dışa bağımlılık anlamında çok önemlidir. Rüzgâr, güneş vb. gibi yenilenebilir enerji alanında da ülkemizin potansiyele sahip olduğunu biliyoruz ve bu nedenle yeşil enerjiye yatırım yapılmasını destekliyoruz. Bu milli kaynakların değerlendirilmesi hem ülkemiz hem de ülke ekonomimiz açısından çok önemlidir. 2019’da Türkiye’nin toplam enerji üretiminin %7,5’u rüzgâr enerjisinden karşılanmıştır ve bu oranın ileriki yıllarda kesinlikle %9-10 civarının altında kalmaması gerekmektedir.

Ayrıca, enerji üretmek için çevrenin kirletilmemesi pek mümkün olmamakla birlikte çevreye en az zararlı olan üretim sistemlerinin tercih edilmesi çevresel bir zorunluktur. Yenilenebilir enerji kullanımı küresel iklim değişikliklerini engelleme açısından da avantajdır. Bu nedenle tüm dünya gibi bizim de bu alanda yatırımlar ve çalışmalar yapmamız kaçınılmaz hale gelmiştir. 

Wind Tech olarak bu konuda üstümüze düşen ne varsa yapmaya ve daha fazlasını yapmak için de çalışmaya devam ediyoruz.

Türk piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2011’den bu yana rüzgâr sektörü her sene %25’e yakın oranına sahip olduğu için sektörde büyüme kaçınılmaz hale gelmiştir, dolayısıyla montaj ve servis firmalarının sayısı artmıştır. Açılan firmaların maalesef hepsi bugün devamlılığını sürdürmemektedir. Bunun sebebi ise know-how olmadan sadece sektördeki boşluğu değerlendirerek sadece para kazanma amacı güden firmaların bir anda sektöre girmesi ve personel kalitesine bakılmaksınız işin kalitesinden ödün verilmesi sonucu yanlış işlerin yapılmasıdır. Bunun sonucunda da yüksek meblağlı iş kazalarının gerçekleştiği bilinmektedir. Bu durumda da firmaların kalifiye eleman yetiştirmesi gerekliliğini ortaya çıkmıştır ancak personele yatırımların yapılması da ayrıca maliyetler oluşturmaktadır. Bu nedenle piyasada agresif fiyat politikaları oluşmaktadır ve firmanın kendi yatırımına göre de değişiklik göstermektedir. 

Türbin teknolojisine ayak uyduran ve personel kalitesine önem veren firmaların iyi işler çıkartmaya devam edecekleri inancındayım. Dolayısıyla her sektörde olduğu gibi işini layığıyla yapan insana değer veren firmalar ayakta kalacaktır.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Önümüzdeki yıllarda ülkemizde yatırımların artacağını düşünerek bizde Wind Tech Enerji olarak sektöre paralel büyüme eğiliminde olacağımızı düşünüyoruz. Bu sene içerinde Almanya merkezimizdeki çalışma formatının aynısını Türkiye’de uygulamak adına iple erişim ve kanat tamiri bölümlerimiz Nisan 2019’da hizmet vermeye başlamıştır. İleriki dönemde bu alanlarda ekiplerin sayısını ve iş kalitesini arttırmak hedeflerimiz arasındadır. Ayrıca, servis bakım hizmetleri olarak türbin sayısının artmasıyla birlikte yine servis ağımızın da genişlemesi ileriki dönemlerde planladığımız büyüme stratejilerdendir.

Türkiye Wind Tech olarak sadece Türkiye değil yakın coğrafyada bulunan sahalar içinde hizmet verdiğimiz için ileriki dönemlerde başka ülkelere yatırım yaparak şubeleşmeye gitmek arzusunda olduğumuzu belirtmeliyim. Ukrayna, Pakistan, Azerbaycan gibi ülkelerde yatırım çalışmalarımız devam etmektedir ve yakın zamanda ilerleme kaydedeceğime inancım tamdır. 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Ülkemizdeki yeşil enerji dediğimiz rüzgâr enerjisinin kıymetinin ve ilerlemesinin arttırılması, toplumun bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi konusunda gelişmeler olmasını umuyoruz. Hem enerjide dışa bağımlılık hem de en az çevre etkisi ile üretim yapılması bizce en akılcı çözümlerden birisidir. Bu konuda Wind Tech Enerji olarak hem ülkemiz için hem de sektörün gelişmesi için know-how’ımızı en iyi şekilde kullanarak sektörün büyümesinde elimizden gelen çabayı göstereceğimize emin olabilirsiniz.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Devamını oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. Ferit cagatay

    16 Temmuz 2022 at 00:08

    Kolay gelsin iş basvurusu yapmak istiyodum L3 taslamaciyim zımpara trim el yatırması vakum bek konusunda 5 yıllık tecrübem vardır yardım olursanız sevinirim
    İyi çalışmalar dilerim

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 11.114 Ziyaretçi Ağırladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Hırdavat ve bağlantı elemanları sektöründe büyük bir başarıya imza atıldı! Sektörün önde gelen buluşma noktası Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia, 9-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde büyük bir katılım ile gerçekleşti. Fuarlar %30 rekor artışla, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. 

Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia fuarları, bu yıl %30 rekor bir artışla 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarı elde etti. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği önemli bir platform olarak yoğun ilgi gördü. 

HISİAD Akademi Seminerleri Ziyaretçilerden Büyük İlgi Gördü

Fuar kapsamında Hırdavat Sanayicileri ve İş Adamları Derneği HISİAD Akademi tarafından düzenlenen seminerlere katılım da oldukça yüksekti. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, sektörün önde gelen isimleri sunumlar yaparak katılımcılarla önemli bilgiler paylaştılar. 

Sektöre Büyük Katkı Sağlandı

RX Tüyap organizatörlüğünde HISİAD ve BESİAD iş birliği ile düzenlenen fuarlarda 300’den fazla katılımcı firma ve firma temsilcisi ürün ve hizmetlerini sergiledi. 4 gün boyunca ziyaretçiler hırdavat ve bağlantı elemanlarına yönelik en yeni trendleri ve gelişmeleri keşfetme imkanı buldu. Fuarlarda elektrikli el aletlerinden iş güvenliği malzemelerine, bağlantı elemanlarından yüzey işleme kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuldu. Geçen yıla kıyasla uluslararası ziyaretçi sayısında %30 rekor bir artış yakalayan fuarlar, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. Fuarlar toplamda ise 11.114 kişi tarafından ziyaret edildi. 

Fuar kapsamında T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen uluslararası alım heyetleri, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat potansiyellerini geliştirme imkanı sundu. Fuarın ilk günü 60’dan fazla uluslararası VIP alıcı B2B görüşmeler gerçekleştirdi. 4 gün boyunca fuarda ağırlanan 400 kişilik uluslararası alım heyetleri, Türkiye’deki hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün ihracat potansiyelini gözlemleme ve değerlendirme fırsatı buldu.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarların sektöre önemli katkılar sağladığını belirterek şunları söyledi: “Hardware Eurasia Fuarı’mızın bu sene üçüncüsünü, Fastener Expo Fuarı’mızın ise ikincisini gerçekleştirdik. Hardware Eurasia ve Fastener Expo Eurasia fuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün önemli birer platformu olmaya devam ediyorlar. Bu fuarlarımızda geçen yıla göre uluslararası ziyaretçi sayısında %30’un üzerinde bir artış kaydettik. Önümüzdeki senelerde de düzenlenmeye devam edecek fuarlarımız her iki endüstrinin ihracat potansiyeline katkı sağlayacak.”

Devamını oku

Yatırımcılar

Yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Polat Enerji, Soma RES’le Avrupa’da liderlik hedefliyor 

Yayın tarihi:

-

Yazar

756,2 MWm kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde sektör liderliğini elinde bulunduran Polat Enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve enerji tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi için yatırımlarını sürdürüyor. 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlara devam eden Polat Enerji, orta vadeli hedefleri arasında Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmayı planlıyor.

Toplam 5 rüzgar ve 1 güneş enerjisi santraliyle temiz enerji üreten Polat Enerji, 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği rüzgar enerjisi konusunda liderliğini sürdürüyor. Yıllık enerji üretim kapasitesi 2 milyar KWh’e ulaşan Polat Enerji, kapasite artırımı yatırımlarının yanı sıra enerji depolama çalışmalarını da sürdürerek bu alanda da ilkler arasında yer almayı hedefliyor. Geçtiğimiz sene Yalova’daki Göktepe RES için gerçekleştirilen kapasite artışı yatırımı ile santral kurulu gücünü 121,1 MWm’ye yükselten Polat Enerji, farklı santrallerinde toplam 30 MW rüzgar kapasite artışı ve 46,6 MW güneş hibrit kapasite artışı ile yatırımlarına bu sene de devam ediyor. 

Polat Enerji’nin orta vade yatırım hedefleri arasında ise, 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlarına devam ederek, Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmak yer alıyor.

Rüzgar enerjisinde Türkiye’de lider

Polat Enerji’nin rüzgar kurulu gücü, Türkiye rüzgar kurulu gücünün yaklaşık %6,1’ni oluşturuyor. Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri baz alınarak yapılan araştırmaya göre Polat Enerji, rüzgar enerjisi alanında kurulu 719,8MWm’lik kapasitesi ile Türkiye’de yıllardır bulunduğu lider konumunu 2023 sonu itibarı ile de koruyor. Yenilenebilir enerji santralleriyle 2023 yılında 2 milyar kWh’e yakın elektrik üretimi ile yaklaşık 610 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan Polat Enerji, portföyündeki santrallerle her yıl 55 milyon adet ağaç dikimine eş değer 1,3 milyon ton civarında karbon dioksit gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. 

Türkiye, hedefe emin adımlarla ilerliyor

Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik anlamında çok önemli kaynaklara sahip olan Türkiye’de, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli bir artış göstererek %29’dan %42’ye çıkıyor. Ulusal Eylem Planı (UEP) Kapsamında Türkiye’nin 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda, toplam kurulu kapasitesinin 189,7 GW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu çerçevede, yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payının yaklaşık %65’e, elektrik üretimindeki payının ise %55’e yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye toplam kurulu elektrik gücünün %43,5’ini ve toplam üretilen elektriğin ise %34,2’sini oluşturması hedefleniyor.

Türkiye’nin hedefe emin adımlarla ilerlediğini belirten Polat Enerji CEO’su Cem Deniz, “Geçen yıl rüzgar enerjisi yatırımlarında yaklaşık 400 MWe kurulu güç devreye alınabildi. Güneş enerjisinde ise yaklaşık 2 GW’a yakın kurulu güç devreye alındı, bunun neredeyse %90’ını lisanssız elektrik üretim santralleri oluşturuyor. Ulusal planlardaki hedeflere ulaşabilmemiz için ise her sene rüzgarda en az 1,5 GW, güneşte en az 3,5 GW kurulu gücü devreye almamız gerekiyor.  Türkiye’nin güçlü potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu hedeflerin dahi üzerine çıkma imkanına sahibiz. Sektör olarak en büyük beklentimiz, hedeflediğimiz yatırımları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu muazzam yenilenebilir enerji potansiyelini tüm paydaşlarımızla beraber gerçeğe dönüştürmek” açıklamasında bulunuyor.

Enerjide arz güvenliği önemli

Pandemi ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşının küresel anlamda enerji sektöründe arz güvenliği konusunu gündeme taşıdığını ifade eden Deniz, özellikle Avrupa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını dile getiriyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum bağlamında stratejik bir pozisyonda olduğunu ifade eden Polat Enerji CEO’su Cem Deniz “Türkiye sadece yenilenebilir enerji üretimi ile de değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörüne yönelik yerli imalat sanayinde de önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye yenilenebilir enerji anlamında hem yurt içi yatırımcılar hem de yurt dışından gelecek yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar Sektörü Eylül’de Hamburg’a Çıkartma Yapacak!

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bu yılı rüzgarda ‘Seferberlik Yılı’ ilan eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türk rüzgar sektörünün sanayi, üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa genelinde vurgulama amaçlı faaliyetlerine Eylül ayında düzenlenecek WindEnergy Hamburg Fuarı’na yine oldukça geniş bir heyetle katılarak devam edecek. Türkiye rüzgar sektöründe sanayi ve hizmet ihracatını artırabilmeyi ve sektörün “Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri” olduğunu vurgulamayı amaçlayan geniş katılımlı organizasyonda kamu ve özel sektörde karar verici konumda bulunan üst düzey yöneticiler yer alacak.

“Geleceğin Enerji Haritasını Birlikte Çizelim” temasıyla WindEnergy Hamburg organizasyonunun hazırlık çalışmalarına başlayan TÜREB yönetimi, sektörün üst düzey isimlerinden oluşan 100’ü aşkın katılımcıyla ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyelini uluslararası arenada tanıtmak ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla 23-27 Eylül tarihleri arasında Hamburg’da olacak.

Rüzgar enerjisi değer zincirini baştan sona kapsayan organizasyon yapısıyla dünyanın en çok izlenen fuarlarından biri olan WindEnergy Hamburg, ekipman ve bileşen üreticilerinden proje geliştiricileri ve operatörlerine, bilim insanlarından politikacılara kadar oldukça geniş bir katılımcı kitlesine sahip. Fuarın bu yılki gündeminde yeniden güçlendirme, şebeke bağlantı zorlukları ve yeni enerji depolama çözümleri başlıkları en üst sıralarda yer alıyor. WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenecek 150’yi aşkın panel ve konferansta emisyon hedefleri dolayısıyla aksiyonlarını artırmaları yönünde baskı altında bulunan şebeke işletmecileri ve hükümetlerden beklentiler, rüzgar santrallerinin yaygınlaştırılması, yaşam ömrünü doldurmaya yaklaşan rüzgar enerji santrallerinde rehabilitasyon çalışmaları, depolama teknolojileri ve özellikle türbin teknolojilerinde çığır açan teknolojiler gibi sektörün öne çıkan konuları ele alınacak. Etkinliğe her yıl ortalama 100 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi katılıyor.

WindEnergy Hamburg Fuarı’nda TÜREB öncülüğünde kurulacak Türkiye Pavilyonu’nda sektörün önde gelen şirketleri sundukları ürün ve çözümleri birebir fuar katılımcılarına aktaracak. Türkiye heyetinde yer alacak katılımcıların bir kısmı kamu ve özel sektör adına fuardaki çeşitli panel ve konferanslarda konuşmacı olarak da yer alacak.

İlgili kamu kurumlarından üst düzey katılımların beklendiği heyet, ziyaret kapsamında dünyanın önde gelen rüzgar şirketleriyle çeşitli iş birliği toplantılarına ve görüşmelere katılacak. Heyet üyeleri Hamburg bölgesindeki rüzgar teknolojisi tesislerine düzenlenecek teknik ziyaretlerle son gelişmeleri yerinde görme fırsatı da bulacak.

Devamını oku

Trendler