Connect with us

Sektör Haberleri

Trump, dünyanın en güçlü rüzgâr türbinine engel olamadı

Yayın Tarihi:

on

Dünyanın en güçlü rüzgâr türbini, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın itirazına rağmen 10 Nisan’da İskoçya açıklarına yerleştirildi.

ABD Başkanı Donald Trump

İskoçya’nın kuzeydoğusundaki Aberdeen kentinin açıklarına yerleştirilen yeni rüzgâr türbini 191 metre yüksekliğinde. Türbinin, 80 metre uzunluğundaki kanatlarının tek bir dönüşüyle İngiltere’deki ortalama bir evin bir günlük elektrik ihtiyacını karşılayacağı belirtiliyor. Rüzgâr türbini tamamen kullanıma hazır.

İskoçya’da açık denize kurulan türbin, 11 rüzgâr türbininden oluşacak bir yüzer çiftliğin ilk öğesi. Proje tamamlandığında bu rüzgâr türbini çiftliğinin, Aberdeen’in enerji ihtiyacının yüzde 70’inden fazlasını karşılayacağı belirtiliyor. Yüzer çiftlik projesi hayata geçtiğinde yenilenebilir enerji sayesinde yıllık 134 bin tonluk karbondioksit salınımının önüne geçileceği belirtiliyor.

Rüzgâr türbinini “çirkin” olarak niteleyen ve İskoçya’da sahibi olduğu golf sahasının manzarasını bozacağını söyleyen Donald Trump, ABD Başkanı olmadan önce türbininin kurulmaması için açtığı davayı kaybetmişti. (Kaynak: bbc.com)

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Türkiye’nin 2019 yılı enerji yatırımı perspektifi

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin 2019’da elektrikteki kurulu gücünün yüzde 5 artarak 94 bin 760 megavata çıkacağı ve doğal gaz santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 29’a gerileyeceği öngörülüyor.

Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını mümkün olan en üst düzeyde değerlendiren, nükleer teknolojiyi kullanmayı öngören, ekonominin enerji yoğunluğunu azaltmayı destekleyen, israfı ve enerjinin çevresel etkilerini asgariye indiren, Türkiye’nin uluslararası enerji ticaretindeki stratejik konumunu güçlendiren rekabetçi bir enerji sektörüne ulaşılması temel amaçlar olarak belirlendi.

Bu amaçlar çerçevesinde, elektrikte arz güvenliğinin izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için kamu santrallerindeki rehabilitasyon yatırımlarına devam edilecek. Acil durumlarda arz güvenliğine katkı sağlayacak santrallerin kurulması sağlanacak.

Elektrik kurulu gücü ve yenilenebilir enerji kaynaklarının oranının artırılması için biner megavatlık iki yeni güneş ve karasal rüzgar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları’ndan (YEKA) en az birinin yarışması yapılacak. Ayrıca devam eden yatırımlarla hidroelektrik kurulu gücü 30 bin megavat seviyesine çıkarılacak.

Kuzey Marmara Doğal Gaz Depolama Tevsii (Faz 3) Projesi kapsamında deniz platformlarının inşa edilmesi ve kuyu sondajlarının yapılması sürecek.

Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Projesi kapsamında altı adet kavernada eritme ve ilk gaz dolum çalışmaları devam edecek. Ayrıca, genişletme çalışmaları kapsamında projenin kapasite artırım kısmına yönelik sözleşme imzalanarak eritme öncesi yüzey işlemlere ait çalışmalara başlanacak.

Türkiye’nin 2019’da toplam elektrik üretim ve tüketiminin 317 milyar kilovatsaat olması ve kişi başı elektrik tüketiminin 3,8 kilovatsaate yükselmesi, elektrik santrallerinin toplam kurulu gücünün ise yaklaşık yüzde 5 artarak 94 bin 760 megavata çıkarılması öngörülüyor.

Ayrıca doğal gaz santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 29’a gerileyeceği, yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin toplam elektrik üretimindeki payının da yüzde 33,3’e çıkacağı tahmin ediliyor.

Nükleer enerji alanındaki faaliyetlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde yürütülmesini teminen yapılacak düzenlemeler kapsamında, radyasyondan korunma, atık güvenliği, nükleer ve radyoaktif kaynakların emniyeti ile nükleer güvence konularında ikincil mevzuat düzenlemeleri yapılacak.

Yerli kömür kaynaklarının elektrik enerjisi üretimindeki payının artırılması için, çevresel hususlar dikkate alınarak Konya-Karapınar/Ayrancı, Eskişehir-Alpu, Kahramanmaraş-Afşin/Elbistan C/D, Afyonkarahisar-Dinar ve Ankara-Çayırhan’da birer adet termik santral kurulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek.

Enerji sektöründe yerlileşmeye ilişkin çalışmalar kapsamında, yerli imalat kullanım şartı içeren 2 bin 200 megavat kapasiteli iki adet YEKA yarışması gerçekleştirilecek. Ayrıca nükleer güç santrali projelerinde yerli katkının artırılmasına yönelik çalışmalar devam edecek.

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı çerçevesinde enerji tasarruf potansiyelinden faydalanılması amacıyla düzenlemeler yapılacak. Bu kapsamda sektörel bazda enerji verimliliği potansiyellerinin belirlenmesi çalışmaları yürütülecek. Tasarruf potansiyeli yüksek sektörlerde enerji verimliliğinden faydalanılması bakımından mevzuat hazırlık çalışmaları gerçekleştirilecek.

Yüksek verimli elektrik motorlarına geçiş süresince, KOBİ’lerde Enerji Verimli Motorların Teşvik Edilmesi kapsamında 5 adet Organize Sanayi Bölgesi’nde elektrik motorları dönüşüm programı uygulanacak. Sanayide kullanılan verimsiz motorlarla ilgili piyasa dönüşümünü sağlamaya yönelik örnek uygulamalar ve finans mekanizmaları geliştirilecek. Konuyla ilgili gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacak ve farkındalık artırılacak.

Kaya gazı ve kömür yataklarındaki metan gazı envanterinin hazırlanması amacıyla, 2018-2020 yıllarında yapılması planlanan sondajlardan üçünün yapımına devam edilecek ve yapılan sondajların değerlendirme çalışmaları sürdürülecek.

Türkiye ekonomisi için temel ve kritik olan madenler belirlenecek. Ulusal Hammadde Strateji Belgesi çalışmaları sonuçlandırılacak ve tedarik stratejileri konusunda çalışmalarda bulunulacak.

Petrol ve doğal gaz aramaları başta denizlerde olmak üzere hızlandırılarak sürdürülecek. Bu amaçla, enerji arz güvenliğinin artırılması ve doğal kaynakların ekonomiye kazandırılması amacıyla, başta denizlerde olmak üzere yurt içi ve yurt dışı petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri yoğunlaştırılacak.

Maden arama ve sondaj çalışmaları hızla devam ettirilerek bulunan rezervler ekonomiye kazandırılacak. Türkiye’nin maden potansiyelinin ortaya konulması amacıyla sürdürülen arama faaliyetlerine devam edilecek ve bilinen ekonomik olarak işletilebilir rezervlerin ekonomiye kazandırılması amacıyla yeni iş modelleri ve finansman mekanizmalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek.

Bor başta olmak üzere, madenler işlenip yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek ve uluslararası piyasalara sunulacak. Madenlerden elde edilen işlenmiş ürün çeşitliliği ve üretim kapasiteleri artırılacak. Nihai ürün üretiminde yeni iş modelleri geliştirilecek ve bu alanda Ar-Ge faaliyetleri desteklenecek. (Kaynak: milliyet.com.tr)

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Windfor ve Vector Cuatro için yeni bir dönem başlıyor

Yayın Tarihi:

on

Eylül 2018’de, Yenilenebilir Enerji Varlık Yönetimi, Teknik Danışmanlık ve Birleşme ve Satın Alma, Finansal Danışmanlık konularında dünya lideri olan Vector Cuatro Grup, PV ve rüzgar sektöründe sıra dışı bir sinerji yaratmak adına Windfor’u satın almıştır. Bu satın alma, Vector Cuatro’nun rüzgâr projelerine yönelik hizmet kabiliyetlerini geliştirmesine, büyütmesine ve güçlendirmesine olanak verirken, Windfor, Vector Cuatro Grup’un, yenilenebilir enerji sektöründe, dünya çapındaki varlığından ve kabul görmüş uzmanlığından yararlanacaktır.

Vector Cuatro’nun CEO’su Javier Asensio, konu hakkındaki görüşlerini bir demecinde şöyle belirtmiştir:

“Bu anlaşma hakkında heyecanlıyız. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, 2040’a kadar yılda 50 GW’den fazla yeni tesis inşaat edilecektir. Böyle bir piyasada Windfor, firmamıza önemli bir know-how getirecektir.

Yeni kurulacak tesislerin üzerine, kapatılmış tesislerin tekrar devreye alınması ve eski tesislerin ömrünün uzatılması konuları büyük fırsatlar doğuracaktır.”

Windfor’un CEO’su Marco Guarneroli ise, “Vektör Cuatro Grubunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz, bu hepimiz için doğru bir hamledir. Ekibimiz, hizmet kalitemiz, bağımsız ve esnek duruşumuz aynı kalmakla beraber, rakip firmaların karşısındaki duruşumuz daha da güçlenmiştir” demiştir.

Windfor hakkında

İtalya’da pazar lideri olan Windfor, 15 yılı aşkın tecrübesiyle, rüzgâr ve güneş enerjisi kaynak değerlendirilmesi, teknik durum tespiti, santral inşaat izleme, işletme ve performans analizinin yanı sıra; rüzgar santrallerinin planlanması, hizmet dışı bırakılması ve yenilenmesi konularında aktif çalışmaktadır.

Bugüne kadar 21 GW’ın üzerinde Rüzgar ve Enerji analizi, 9 GW’tan fazla teknik değerlendirme yapmak suretiyle, dünya çapında 21 GW‘tan fazla proje için teknik danışmanlık hizmeti vermiştir.

Çok çeşitli projelerde uygulama ile kazanılmış deneyim sayesinde, Windfor, rüzgâr analizleri ve rüzgâr enerji santrali performans değerlendirmesi için patentli özel bir yazılım geliştirmiştir.

2012 yılından bu yana Türkiye’de aktif olan Windfor, borç alan ve borç veren taraflar adına yaptığı bağımsız mühendislik ve denetimler ile Rüzgâr Enerji Santrallerinde kazandığı 1.6 GW ve Güneş Enerji Santrallerinde kazandığı 170 MW referans ile sektörün en saygın teknik danışmanlarından biri haline gelmiştir.

Vector Cuatro hakkında

2007 yılında kurulan Vector Cuatro, dünya çapında 11 ülkede ofisi ile 1000’den fazla projeye

dâhil olmuştur. Bugün toplam kurulu gücü 2.4 GW olan rüzgâr ve güneş enerjisi santrali projelerini yönetmektedir.

20 GW’den fazla alanda Mühendislik ve Teknik Danışmanlık hizmetleri sağlamış, Birleşme ve Satın Alma işlemlerine danışmanlık vermiş olmanın yanı sıra, Proje finansmanı ve Re-finansman konularında da 5 GW’lık yatırıma Teknik Danışmanlık vermiştir.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Küresel yenilenebilir gücü 5 yılda 1000 GW artacak

Yayın Tarihi:

on

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2018 yılı Yenilenebilir Enerji Raporu’nu yayımladı.

Raporda yer alan tahmine göre gelecek 5 yıllık dönemde yenilenebilir enerji gücü büyümeye devam edecek ve dünya üretim 1000 GW’ın üzerinde bir artış kaydedecek. IEA’nın tahminine göre 2023 yılına gelindiğinde dünya elektrik tüketiminin yüzde 40’ı yenilenebilir enerji kaynaklarınca karşılanacak.

5 yıllık dönemde yenilenebilir enerji alanındaki en büyük güç artışının güneş enerjisinde olacağı kaydedilen raporda, ikinci sırada en fazla artış gösterecek kaynağınsa rüzgâr enerjisi olacağı belirtildi. Bununla birlikte biyoenerjiye dayalı enerji üretiminin de kayda değer bir artış göstereceği belirtildi.

Rapora ilişkin bir açıklama yapan IEA İcra Direktörü Dr. Fatih Birol şunları belirtti: “Modern biyoenerji, yenilenebilir enerji alanının göz ardı edilen devidir. Dünyanın toplam yenilenebilir enerji tüketimindeki payı bugün yaklaşık %50, diğer bir deyişle hidro, rüzgâr, güneş ve diğer tüm yenilenebilir enerjilerin toplamı kadar. Modern biyoenerjinin daha fazla büyüme için büyük umut olacağını düşünüyoruz. Fakat doğru politikalar ve titiz sürdürülebilirlik düzenlemeleri, potansiyeli karşılamak için olmazsa olmazdır.”

Raporda Çin’in, tüm sektörleri dekarbonize etmek ve zararlı yerel hava kirliliğini azaltmak için uyguladığı politikaların bir sonucu olarak yenilenebilir enerji alanında küresel büyümeye öncülük ettiği ve 2023 yılında Avrupa Birliği’ni geride bırakarak bu alanın en büyük tüketicisi haline geleceği kaydediliyor. Dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden Brezilya’nın 2023’e gelindiğinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık %45’inin yenilenebilir kaynaklarca sağlayacağı da raporda kaydedilen bir diğer öngörü.

Rapora göre güneş enerjisine dayalı kurulu gücün 5 yıllık süreç sonunda 600 GW’lık bir artış göstereceği tahmin ediliyor ki bu, diğer tüm yenilenebilir enerji kaynaklarındakinden daha fazla bir artış anlamına geliyor.

Çin, ABD, Hindistan ve Japonya güneş elektriği gücü artışında ilk sıralarda görülürken, Çin, yavaşlayan yatırımlara rağmen, 2023 yılında dünyadaki kurulu güneş enerjisi kapasitesinin neredeyse %40’ını elinde tutmaya ve mutlak solar enerji lideri olarak kalmaya devam ediyor. Küresel güneş enerjisi gücünün 2023’te 1 TW’a ulaşması öngörülüyor.

Rüzgâr enerjisi, yenilenebilir kapasite artışına ikinci en büyük katkıyı yapmayı sürdürürken, hidroelektrik enerji 2023 yılında da en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olmaya devam ediyor. Geçen yılın tahminine benzer olarak, rüzgâr kapasitesinin %60 oranında artması bekleniyor. 5 yıllık dönemde rüzgar enerjisinde 324 GW’lık yeni kurulu gücün devreye gireceği ve küresel rüzgar enerjisi gücünün 839 MW’a ulaşacağı öngörülüyor.

Bu arada, teknolojik ilerlemenin ve önemli maliyet düşüşlerinin, offshore rüzgâr kapasitesinin, Avrupa’nın ötesine, Asya ve Kuzey Amerika’ya doğru büyümesiyle sonuçlandığı belirtiliyor raporda.

Yenilenebilir enerji teknolojilerinin gittikçe daha rekabetçi hale gelmesine rağmen, uygun politikalar üretilmesinin çok önemli olduğu vurgulanan raporda, hükümetlerin destekleyici tutumlarının kuvvetlenmesiyle yenilenebilir enerjinin elektrik üretimi ve ulaşımda %25 daha fazla bir ağırlığa sahip olabileceği belirtiliyor.

Çimento, şeker ve etanol endüstrilerinde biyoenerjinin kullanılmamış potansiyelinin de önemli olduğunun altı çizilen raporda, sanayide, ulaşımda ve elektrik sektörlerinde biyoenerjinin büyümesinin, elektrik sektöründeki diğer yenilenebilir enerji kaynakları kadar önemli olduğu belirtiliyor. Bu potansiyeli kullanmanın hava kalitesini de artıracağı raporda vurgulanan bir diğer konu.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

“Üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, Çinlilerle ilerleyeceğiz”

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, nükleer enerjide üçüncü santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, “Tabii bu konuda çok sayıda kriter söz konusu, hepsini tek tek inceliyoruz. Ancak elektrik ihtiyacının fazla olduğu sanayi bölgelerine yakınlığı dikkate alındığında, üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, burada Çinlilerle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Bakan Dönmez, A Haber Televizyonunda katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Yaklaşık 5 yıldır Türkiye’nin sismik gemisinin Akdeniz’de çalışma yaptığını aktaran Bakan Dönmez, buradan alınan verilerin son derece değerli olduğunu, bölgede ilk derin deniz ve sığ deniz sondajının bu yıl başlayacağını tekrarladı.

Bu amaçla bir sondaj gemisi temin edildiğini ve geminin bakımlarının yapıldığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“(Sondaj gemimiz) Şu anda Antalya’da. Önümüzdeki 1-2 ay içerisinde ilk sondaja başlayacak. Adını Fatih koymuştuk. Biz bu gemimizle Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon rezervlerimizin fetihlerini bekliyoruz açıkçası, ümitliyiz. Doğu Akdeniz’deki komşu ülkelerin birçoğu doğal gaza eriştiler. Bizim verilerimiz de son derece iyi ve olumlu. Arkadaşlar değerlendirmelerini yaptılar. İlk sondajımızı Türk ekonomik bölgesi içerisinde, Antalya açıklarında yapacağız. Diğeri de Mersin açıklarında olacak. O daha sığ denizde bir arama şeklinde gerçekleşecek. Türkiye maalesef petrol ve gazda dışa bağımlı. Oyunun kaderini değiştirecek hamle, eğer bulabilirsek, bütün milletimizden de bu arada dualarını bekliyoruz, bu doğal gaz veya petrolü karada veya denizde nerede varsa arayıp bulmak istiyoruz.”

İZMİR ALİAĞA’DA FABRİKA KURULACAK

Bakan Dönmez, yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleri ile bir taraftan yerli kaynaklara yönelirken, bir taraftan da yerli teknolojileri artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Daha önce rüzgarda kule ve kanat gibi bazı yerli ekipmanları yaparken asıl jeneratörün üretildiği aksamı Türkiye’de yapabilir hale geldik. Dünya markası bir üretici İzmir Aliağa’da fabrikayı kuracak. Ancak bunlar yetmez. Yenilenebilir enerjide yeni yatırımlarımız ve ihaleler sürecek” dedi.
Dönmez, geçen iki yılda hem güneş enerjisinde hem rüzgârda iki büyük YEKA ihalesi gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, güneş enerjisi potansiyelinin çok yüksek olduğu Konya’nın Karapınar ilçesinde 1,4 milyar dolar yatırım yapılacağını aktardı.

Söz konusu ihaleyi bin megavat için yaptıklarını ve yüzde 65 oranında yerlilik şartı ile bir taraftan yerli kaynaklara yönelirken, bir taraftan da yerli teknolojileri artırmayı amaçladıklarını vurgulayan Bakan Dönmez, Türkiye’de enerji alanında büyük bir pazarın bulunduğunu ve  sanayicilerin bu durumun farkında olduğunu kaydetti.

Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Biz büyük yatırımcılara şöyle dedik: Türkiye’ye yatırım yapın, zarar etmeyeceksiniz, kâr edeceksiniz. Sadece Türkiye’deki fırsatları düşünerek de gelmeyin, komşu ülkelerde ve bölge ülkelerinde ciddi bir pazara hitap edeceksiniz, nitekim onlar da hakikaten dünya çapında en iyi üreticiler, bu YEKA yarışmalarına girdi. Çok iyi fiyatlarla bu ihaleleri güneşte yapmış olduk. Benzer bir bin megavatı da rüzgar santralleri için gerçekleştirdik. Orada da benzer rekabet yaşandı. Daha önce rüzgârda kule ve kanat gibi bazı yerli ekipmanları yaparken asıl jeneratörün üretildiği aksamı Türkiye’de yapabilir hale geldik. Dünya markası bir üretici de bir yatırım yapıyor onlar da İzmir Aliağa’da fabrikayı kuracaklar. Ancak bunlar yetmez. Yenilenebilir enerjide yeni yatırımlar ve ihaleler sürecek.”

“ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRAL TRAKYA’DA”

Rüzgarda 1,200 megavatlık deniz üstü (off-shore) santrali için de sürecin başladığını hatırlatan Dönmez, “Deniz üstünde rüzgarın kapasitesi çok daha yüksek. Burada Ekim ayında teklifleri alacağız. Yer konusunda ise Marmara ve Ege’nin kuzeyi en verimli bölgeler olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Dönmez, nükleer enerjide de üçüncü santral için yer tespit çalışmalarında sona yaklaşıldığını belirterek, “Tabii bu konuda çok sayıda kriter söz konusu, hepsini tek tek inceliyoruz. Ancak elektrik ihtiyacının fazla olduğu sanayi bölgelerine yakınlığı dikkate alındığında, üçüncü nükleer santrali Trakya’da düşünüyoruz, burada Çinlilerle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Enerji verimliliğinin önemine de değinen Bakan Dönmez, “Verimlilik konusunda 2023 yılına kadar 10 milyar dolar yatırım yapabilirsek, bunun 2033 yılına kadar sağlayacağı tasarruf 30 milyar doları bulur. Yani bu alanda bir koyarak üç almak mümkün” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Dönmez, maden sektörünün istenilen düzeyde olmadığını, özellikle bor madenini işleyip başta savunma sanayi olmak üzere tüm ekonomiye kazandırmak için çalıştıklarını sözlerine ekledi.

 

Devamını Oku

Sektör Haberleri

İmar Barışı, elektrik sektörüne de hareketlilik getirdi

Yayın Tarihi:

on

Ülke gündeminde yoğun bir yer tutan İmar Barışı ile yapıların imar ve ruhsat sorunu çözülecek. Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlar ile e-devlet üzerinden de başvuru yapılabilen Yapı Kayıt Belgesine başvuranların sayısı 2,5 milyonu aşmış durumda. 8 Haziran’da başlayan Yapı Kayıt Belgesi başvuruları, 31 Ekim’de son bulacak. Elektrik sektörüne de hareketlilik getiren uygulama ile imar mevzuatına aykırı yapı sahipleri, devlet ile barışarak yapılarını kayıt altına aldırdıktan sonra elektrik aboneliği için başvurabiliyorlar. Bu kapsamda, İmar Barışı’na en büyük ilginin gösterildiği illerden birisi olan Bursa’da başvuru sayısı 123 bin olarak ölçüldü.

“E-Devletten Yapılıyor”

Yapı Kayıt Belgesi almak istenen yapılarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yapının 31 Aralık 2017 tarihinden önce inşa edilmiş olması. Bu tarihten sonra inşa edilen yapılar, Yapı Kayıt Belgesi alamayacaklar. Belge için müracaatların 31 Ekim’e kadar yapılması gerekirken, yapı kayıt bedelinin 31 Aralık’a kadar ödenmesi gerekiyor. E-Devlet üzerinden yapılacak başvuru ile Yapı Kayıt Belgesi alacak yapı sahipleri, daha sonra bölgesindeki elektrik dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması süreçlerini tamamlayarak, görevli tedarik şirketi ile perakende satış sözleşmesi imzalayabilecek.

 “İmar Barışına Limak Enerji’den Online Hizmet”

İmar barışının devreye girmesiyle birlikte Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicileri, Limak Enerji’nin Online İşlem Merkezinden ya da 444 6 646 numaralı Çağrı Merkezi üzerinden aboneliklerini gerçekleştirebilecekler. Tüketiciler, online işlem merkezi üzerinden bir tıkla abonelik hizmeti sunan Limak Enerji’nin www.limakuludag.com.tr sitesinden abonelik işlemlerini tamamlayabilecekler.

Yaklaşık 5 milyon kişiye hizmet verdiklerini dile getiren Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, binalarına Yapı Kayıt Belgesi alan elektrik tüketicilerinin ilk olarak dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması yapmaları gerektiğini belirterek, “Bağlantı anlaşmasının ardından bizimle perakende satış sözleşmesi imzalanması ile birlikte elektrik aboneliği de başlamış olacak. Tüm bu süreçler için online işlem merkezimizde sunduğumuz müşteri dostu uygulamalar ile hayatı kolaylaştırıyoruz. Dijitalleşen çağımızda, müşterilerimize hizmeti kolaylaştırmak için şirketimizin bütün kapılarını dijital olarak açıyoruz” dedi.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Türkiye’nin kurulu rüzgâr gücü 7 bin MW’a ulaştı

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği, Temmuz 2018 rüzgâr istatistik verilerini yayımladı. Rapora göre Türkiye’nin toplam kurulu rüzgâr gücü 7 bin MW’ı aştı.

Yılın ilk yarısına ait rüzgâr verilerinin bulunduğu raporda, ikincil rüzgâr alanları olarak belirtilen Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde rüzgâr yatırımlarının hızlandığı görülüyor.

Rapora göre bu yılın ilk altı ayında 140 MW’lık kurulum gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı dönemine göre rüzgâr enerjisinde işletmeye geçen santrallerde düşüş görülse de, inşası devam eden santrallerde artış olduğu gözlemlendi.

İşletmede olan proje sayısı 171 olurken, Polat Enerji 566 MW ile ilk sırada, Demirer Enerji 487 MW ile ikinci sırada ve Güriş 481 MW ile üçüncü sırada yer aldı.

İşletmedeki rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 38,91’i Ege bölgesinde, yüzde 33,92’si Marmara’da, yüzde 13,31’i Akdeniz’de ve yüzde 8,69’u İç Anadolu Bölgesi’nde bulunuyor. Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu’da hayata geçen santrallerde artış olduğu görülüyor. Karadeniz’de yüzde 3,83 ve Güneydoğu Anadolu’da yüzde 1,33 oranında işletmeye geçen santral var.

İllere göre sıralamada İzmir, Balıkesir, Manisa ve Hatay ön planda. Bununla birlikte bu yıl ilk defa Konya’da bir rüzgâr santralinin devreye alındığı görülüyor. Sivas, Tokat, Bursa, Amasya, Gaziantep ve Kocaeli illerinde ise yatırımlarda hızlı bir artış gözleniyor.

İnşa halindeki RES’lerde artış oldu

İnşası devam eden RES’ler 552 MW’tan 885 MW’a çıktı. 29 proje içinde Çanakkale ve Denizli’de toplam 243 MW’lık projeyi hayata geçirmeye hazırlanan Akfen Enerji öne çıkıyor. Sancak Enerji’nin Konya’da kuracağı 155 MW’lık santral, Konya ili için önemli bir yatırım olacak. Ağaoğlu’nun Balıkesir’deki 124 MW’lık projesi ise üçüncü sırada yer alıyor. Birincil rüzgâr alanlarının yanında Amasya, Malatya, Kahramanmaraş gibi ikincil rüzgâr alanlarındaki inşaatlar, rüzgarın gittikçe yaygınlaştığını gösteriyor.

Kapasite artış talepleri değerlendirilmeli

Rapora ilişkin görüşlerini dile getiren TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, son yıllarda dünyadaki siyasi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye’deki rüzgâr sektörünün yoluna devam ettiğini vurguladı.

Yatırımların artması için girişimcilere yönelik sürdürülebilir, net, şeffaf ve uygulanabilirliği yüksek çözümlerin sunulması gerektiğine dikkat çeken Ataseven, finansal istikrara olan inancın güçlendirilmesi yönünde adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

2020 yılı sonrasındaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasıyla hem santrallerde hem de rüzgâr sanayisinde hızla bir canlanma olacağına inandıklarını ifade eden Ataseven, sanayicilerin ve yabancı yatırımcıların bu süreci yakından takip ettiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Gerçek anlamda atılımlar planlıyorsak, sektörün desteklenmesine yönelik hızlı kararların alınması gerekiyor. Güçlü ekonomik büyüme için rüzgâr sayısız fırsatlar yaratıyor. Bunları değerlendirmeliyiz. Her zaman dile getirdiğimiz önceliklerimiz arasında yer alan, kapasite artış taleplerinin karşılanması sektöre ivme kazandıracaktır. Bu taleplerin önü açılırsa sektör süratle bu yatırımları hayata geçirebilir. Çünkü bu projeler inşaat izin süreçlerini tamamlamış, yollarını inşa etmiş, enerji nakil hatlarını bağlatmış, kamulaştırmasını bitirmiş projelerdir. Yatırım tutarı 1,5 milyar dolar olan, bin MW’ın üzerindeki bu yatırımların önü açılırsa, rüzgâr sektöründeki ilerleyişimiz hızlanır. İlk etapta bu konuları değerlendirmeye almak 2023 yılı hedeflerimize daha etkin bir şekilde ilerleyebilmemizin önünü açacaktır.”

 

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler