Connect with us

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Başbakan Yardımcısı Şimşek: Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik gerekiyor

Yayın Tarihi:

on

Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik verilmesi gerekiyor. Ülkemiz bu noktada hakikaten doğru yolda” dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “TÜSİAD İklim Toplantıları: Düşük Karbonlu Kalkınma Sürecinde Finansmanın Rolü” başlıklı etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, hükümet olarak yenilenebilir enerjiye gerek vergisel gerek teşvik açısından ciddi destek verdiklerini söyledi.

İklim değişikliğiyle mücadelede enerjinin en kritik sektör olduğunu, ulaştırmanın da büyük önem arz ettiğini vurgulayan Şimşek, kişi başına düşen emisyon oranlarının gelişmiş ülkelerde daha yoğun olduğunu, Rusya ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelerde de bu yoğunluğun görüldüğünü söyledi.

Mehmet Şimşek, iklim değişikliğine karşı gezegenin artık kendi kendini dengeleyemediğini, karbon salınımına karşı insanların ilave çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliği, karbon salınımı gibi konuların büyük risk barındırdığına işaret eden Şimşek, UNDP’nin bir çalışmasına göre, düşük dozda küresel ısınma yaşanması halinde 21 trilyon dolarlık bir ekonomik maliyetle karşı karşıya kalınacağını, daha yüksek bir senaryoda bu rakamın 33 trilyon dolara çıkabileceğini söyledi.

Şimşek, “Gerçekten ekonomik maliyetleri çok yüksek olduğu için bugünden şirketlerimizin ve devletin politikalar geliştirerek yatırımları o çerçevede şekillendirerek bunu engellemesi gerekiyor” dedi.

Enerji verimliliğini artırmaları gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Yenilenebilir enerjiye daha çok teşvik verilmesi gerekiyor. Ülkemiz bu noktada hakikaten doğru yolda. Gerek güneş olsun gerek rüzgâr ve jeotermal, bütün bu alanlarda ciddi teşvik var. Bunun daha da güçlendirilerek devam ettirilmesi gerekiyor. Çevre dostu ürünlere daha çok teşvik vermek ve onları desteklemek lazım” ifadelerini kullandı.

Çevre dostu teknolojiler, yatırımlar ve enerjinin finansmanında yeni bir döneme girildiğini, doğru fiyatlama ve vergi politikasıyla buraya doğru gidilebileceğini belirten Şimşek, özel sektör ile kamunun bu konuda iş birliğinin önemine dikkati çekti. Şimşek, Paris İklim Anlaşması’na uyumun önemine işaret etti.

Şimşek, yenilenebilir enerjinin toplam enerji tüketimindeki payının her geçen gün arttığını, bu sürece teknolojinin de katkı sunduğunu kaydetti.

“Elektrikli araçların satışı 2040’ta diğer tüm araçları geçmiş olacak”

Başbakan Yardımcısı Şimşek, güneş panellerinin maliyetlerinin hızlı bir şekilde düştüğünü, kapasitenin arttığını belirterek, Türkiye’nin de bu alanda hızlı adımlar attığını, çatılara güneş panellerinin kurulmasının kolaylaştırıldığını, bu konuda yapılması gereken ne varsa yapacaklarını anlattı.

Elektrikli araçların 2040’tan önce geleneksel enerjiyi kullanan araçların önüne geçeceğini dile getiren Şimşek, 2040 yılında elektrikli araçların satışının diğer bütün araçları geçmiş olacağını vurguladı.

“Son 2 yılda yenilenebilir enerjide ciddi adımlar atıldı”

Mehmet Şimşek, “Yenilenebilir enerjinin payı artıyor. 2005’te yüzde 24,5 idi. Yüzde 32’ye çıkmış durumda 2015 itibarıyla… Şu anda güçlü bir şekilde yatırımlarımızın hemen hemen neredeyse tamamı yerli ve yenilenebilir…” diye konuştu.

Tartışmalarda kömür konusunun ön plana çıktığını belirten Şimşek, en son teknolojiyi kullanıp çevreye zararı minimize edecek bir yaklaşım içerisinde olmanın önemine işaret etti.

Şimşek, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide hidroelektriğin yüzde 100 olan payının geçen süreçte yüzde 80’e düştüğünü, yüzde 20’nin ise güneş, rüzgâr, jeotermal gibi kalemlerden oluştuğunu aktardı. Bu rakamların 2015’e ait olduğunu dile getiren Şimşek, son 2 yılda ciddi gelişmeler yaşandığını, güneş ve rüzgârda önemli adımlar atıldığını, bunların devreye girmesiyle yenilenebilir enerjinin toplam enerjideki payının artacağını, toplam yenilenebilir enerjinin içindeki hidroelektriğin payının düşmüş olacağını anlattı.

Türkiye’nin 350 milyar liralık bir kaynağı yenilenebilir enerji ve diğer ilgili alanlara kanalize etmesi gerektiğini belirten Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnanıyorum ki bu gerçekleşir. Aslında bu yönde öncü olan adımlar da var. TSKB, ilk tahvil ihracını bu çerçevede yaptı. Borsa İstanbul, sürdürülebilir endeksini geliştirdi. BDDK, raporlama noktasında bir çerçeve çizdi. Elâzığ Şehir Hastanesi’nin finansmanı tam da bu çerçeveye uyuyor. Dünyada da örnek olarak görülmeye başlandı.” (Kaynak: aa.com.tr)

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Akfen Yenilenebilir Enerji, 4 rüzgâr enerjisi projesini hayata geçiriyor

Yayın Tarihi:

on

Akfen Yenilenebilir Enerji Çanakkale ve Denizli’de 1.6 milyar TL’lik yatırımla 4 rüzgâr enerjisi projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Şirket konuya ilişkin bir açıklama yayımladı:

“Akfen Yenilenebilir Enerji, 242 MW’lık ilk rüzgâr projelerini Çanakkale ve Denizli’de hayata geçiriyor Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanan ve 2020 yılına kadar 4 milyar TL yatırımla 1000 MW’lık ‘temiz kurulu güce’ ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, Çanakkale ve Denizli’deki 4 projede toplam 242 MW güce sahip ilk rüzgâr santrallerinin kurulumuna başlıyor. Toplam 1.6 milyar TL’ye mal olacak 4 projedeki 79.5 metre yüksekliğindeki 81 rüzgâr türbini Siemens Gamesa tarafından sağlanacak. Yılda 835 milyon kWh enerji üretilmesi hedeflenen projeler bu yılın sonu itibariyle devreye girmeye başladığında 310 bin hanenin yıllık enerji ihtiyacını da karşılayacak. Rüzgâr, güneş ve hidroelektrik olmak üzere sadece yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmeye odaklanan ve bu alanda 2020 yılına kadar 1000 MW’lık ‘temiz kurulu güce’ ulaşmayı hedefleyen Akfen Yenilenebilir Enerji, ilk rüzgâr projelerini Çanakkale ve Denizli’de hayata geçiriyor. Buna göre Çanakkale’de 99 MW’lık Üçpınar RES, 51 MW’lık Hasanoba RES ve 26 MW’lık Kocalar RES ile Denizli’de de 66 MW’lık Denizli RES hayata geçirilecek. Bu yılın sonlarına doğru enerji üretmeye başlaması planlanan rüzgâr projeleri ile 310 bin haneye temiz enerji sağlanacak. Akfen Yenilenebilir Enerji şirketi çatısı altında faaliyet gösterecek ve toplam 242 MW kurulu güç kapasitesine sahip olacak 4 RES projesi 1.6 milyar liraya mal olacak.

Yerli üretim öne çıkacak

Toplam kurulu gücü 242 MW olan 4 rüzgâr santralinde yer alacak 79.5 metre yüksekliği ve her biri 3 MW gücündeki dev 81 rüzgâr türbininin kurulumu Siemens Gamesa tarafından gerçekleştirilecek. Projede kullanılacak kule ve temel bağlantı elemanları yerel tedarikçiler tarafından Türkiye’de üretilecek. Böylece projede yerli üretimin önemli rol oynaması hedefleniyor.

‘Enerjide yatırım rüzgârı başlıyor’

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Akfen Yenilenebilir Enerji AŞ Genel Müdür Vekili Kayrıl Karabeyoğlu, şirket olarak 2020 yılı sonuna kadar tamamı temiz enerjiden oluşan 1000 MW’lık kurulu güce ulaşma hedefi koyduklarını belirtti. Karabeyoğlu, ‘Çanakkale ve Denizli projeleri ile su ve güneşten elektrik üretiminde şimdiye kadar hayata geçirdiğimiz 245 MW’lık portföyümüze ilk rüzgâr yatırımımızı 4 tane RES projesi ile birden yapıyoruz. Teşvikler ve projelerle birlikte yenilenebilir enerjinin Türkiye’de bu kadar ilgi gördüğü ortamda şirket olarak hayata geçirdiğimiz temiz enerji platformumuzu yeni yatırımlarla sürekli olarak güçlendireceğiz’ ifadelerini kullandı.”

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Hollanda, Kuzey Denizi’nde üç yeni rüzgâr çiftliği kuruyor

Yayın Tarihi:

on

Enerji ihtiyacını sürdürülebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Hollanda, Kuzey Denizi’nde üç yeni rüzgâr enerjisi parkı kurmak için harekete geçti.

Hollanda Hükümeti, koalisyon protokolünde yer alan yeni rüzgâr çiftlikleri için Schiermonnikoog, Petten ve IJmuiden açıklarında üç alan belirledi. Parkların inşasına 2024 yılında başlanacak.

Enerji gereksiniminin rüzgâr santrallerinden karşılanması, Hollanda Hükümetinin önceliklerinden biri. Hollanda, 2030 yılında elektrik ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr enerjisi parklarından karşılamayı planlıyor.

Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr çiftliklerinden elde edilen elektrik miktarı 2023 yılında 4,5 gigawatt olacak. Bu rakam yeni kurulacak 3 parkla birlikte 2030 yılında 7 gigawatta ulaşacak.

Yeni kurulacak rüzgâr çiftlikleri için yaklaşık 20 milyar euroluk yatırım yapılacak. Bu proje ile 2024 -2030 yılları arasında 10 bin kişiye iş olanağı yaratılacak.

Rüzgâr enerjisi parklarının yapımına talip olan şirketler, 2021 yılından itibaren başvuruda bulunabilecek.

Hollanda, rüzgâr çiftliklerini sürdürülebilir enerjiye geçiş için bir köprü olarak görüyor. Ülkedeki enerji ihtiyacının yüzde 80’i içten yanmalı motorlar tarafından karşılanıyor.

Bu bağımlılığı azaltmak için hükümet, 2030’dan sonra da yeni rüzgâr çiftliklerinin kurulmasını planlıyor.

 Avrupa rüzgâr enerjisi piyasasının yüzde 25’i Hollanda’nın elinde

Bu amaçla aralarında balıkçılar ve sahil kentlerinin sakinlerinin de bulunduğu çeşitli kesimlerle görüşmeler yapılarak, yeni alanlar belirlenmeye çalışılıyor.

Hollanda, Avrupa rüzgâr enerjisi pazarının yüzde 25’ini elinde bulunduruyor. Yeni yatırımlarla birlikte bu pay daha da artacak.

Hükümet, ABD ve Asya’ya enerji ihracatı şansını da değerlendirmek için çalışmalar yapıyor.

Norveç ve İsveç kökenli enerji firmaları da, Hollanda açıklarında rüzgâr çiftlikleri kurmak için hazırlık yapıyor. (Kaynak: bbc.com)

 

Devamını Oku

Rüzgar Çiftliği Yatırımcıları

Bakan Albayrak: Dünyanın en büyük off-shore rüzgâr projesini hazırlıyoruz

Yayın Tarihi:

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, güneş ve rüzgar enerjisinde 1000’er megavatlık YEKA ihaleleri için çalışmalara başlandığını belirterek, “Öncelikle rüzgarda dünyanın en büyük off-shore (denizin üstünde) projesini hazırlıyoruz. dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 1. Türkiye Enerji ve Maden Forumu’nda yaptığı konuşmada, 2017’nin Türkiye açısından yenilenebilir enerjide “ses getirilen” bir yıl olduğunu söyledi.

Özellikle yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihaleleriyle hem rekabetçi fiyatların ortaya çıktığı, Ar-Ge çalışmalarının yapılacağı, hem de yerli üretim ve istihdamı destekleyecek projelerin gerçekleştirildiğini anlatan Albayrak, “Bu yılki YEKA’ları da öyle bir şekilde yapalım ki dünyada başka bir alanda da ses getirsin diye düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

Bu yıl içinde yapılacak yeni YEKA ihaleleri için çalışmaların başladığını aktaran Albayrak, “Güneş ve rüzgarda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık. Öncelikle rüzgarda dünyanın en büyük off-shore projesini hazırlıyoruz. Bu alanda da ses getireceğini düşünüyoruz. Güneş YEKA’sına pil depolamasıyla ilgili düzenlemeyi de eklemeyi düşünüyoruz. Yine sıcak bir yaz olacak, bu yaz bitmeden iki ihaleyi de gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” diye konuştu.

“Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir”

Albayrak, enerji diplomasisinin ekonomi kadar dış politikaya da büyük etkisi olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz’de yürütülen etkin siyaset ve Güneydoğu’daki enerji fırsatlarının terör tehdidinden temizlenmesinin önemli adımlar olduğunu dile getiren Albayrak, şöyle konuştu:

“Sınır hatlarında mayınların temizlenmesiyle çok yoğun bir kara sondajına başlayacağız. Giremediğimiz bölgeler olmuştu. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın statüsü, oradaki insanlar çok önemli. Hep oldu bittiye dayalı olmuş. Bölgede tek taraflı bir siyaset aldı başını gitti. Kıbrıs’taki zenginlikler Kıbrıslılara aittir. Türkiye de burada tavrını ortaya koydu. Somut ve akılcı bir çözüm üretilmediği sürece, biz etkin olmak zorundayız. Tek taraflı bir sondaj yapılırsa, Türkiye olarak buna izin veremeyiz.”

Eti Maden geçen yıl ihracat rekoru kırdı

Türkiye’nin maden ve sondaj alanındaki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Albayrak, Eti Maden’in geçen yıl 2,2 milyon ton maden ihracatıyla rekor kırdığını söyledi.

Albayrak, bor madeninde de bu yıl önemli gelişmeler yaşanacağını belirterek, “Bor madeninde bu yıl itibarıyla önemli hamleler yapacağız. Bu konuda dünyada yetkin ve önemli kurumlarda çalışmış uzmanlardan bir ekip kurduk. Bu yıl borun katma değerli ve stratejik ürüne dönüştürülmesi kapsamında önemli iki-üç tesisin temel atma süreciyle ilgili açıklamaları yapacağız. Yerli ve milli kamu savunma sanayi şirketimizle birlikte bir işbirliği ve ortak bir şirketle, dünyada da ses getirecek adımlar atacağız.” dedi.

“Maden Güvenlik Kurumu için geçen hafta imzaları attık”

Türkiye’nin sismik arama gemilerinin madencilik alanında da çalışmalar yapabilecek özelliklere sahip olduğunu söyleyen Albayrak, şunları kaydetti:

“Sondajda 2020’de asgari 5 milyon metre derinliğe ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin jeokimya haritasının tamamı bitiyor. Jeofizik de tamamlanmak üzere. Firmalarımız başvurup izni alıyor, kazmayı vuruyor. Bütün bu çerçevede kurumsal gruplarımızın da bu sektöre girmesiyle önümüzdeki süreç şekil alacak. Bu yıl 2 milyon metre, seneye 3 milyon metre ve 5-6 milyon sondaj yapıp, çok daha fazla ve çeşit madeni yeni madencilik modelimizle piyasaya çıkaracağız. Maden Güvenlik Kurumu için de Türkiye’de kurumsal dönüşüm için geçen hafta itibarıyla imzaları attık. Bu ay itibarıyla da bitiyor inşallah. Bir sektörü sıfırdan dünya standardına taşımak için altyapıyı hazırlıyoruz.”

“Güneş YEKA’sına pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyeceğiz”

Gelecek 10 yıl içinde güneş ve rüzgarda 10’ar bin megavatlık yatırım yapılacağını anımsatan Albayrak, “Bu yılki bin megavatlık güneş Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesine pil ve depolamayla ilgili noktayı da ekleyip, gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Çalışmalar inşallah mart, nisan gibi biterse, ilkbahar aylarında bunun anonsu olur. Bu yaz bitmeden de bu iki ihaleyi hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Yani, güneş ve rüzgarda 1000’er megavatlık yeni ihaleler için çalışmalara başladık.” diye konuştu.

Kuraklık hidroelektrikte üretimi düşürdü

AB içinde Türkiye’nin doğalgaz ve elektrik tüketimi en ucuz olan ülkeler arasında bulunduğunu aktaran Albayrak, özellikle sanayinin çok rekabetçi fiyatlarla doğalgaz kullandığını ve bu maliyet avantajının sanayiye önemli katkısı olduğunu söyledi.

Elektrik ve doğalgaz maliyetlerini dengeli bir şekilde yönetmeye çalıştıklarını belirten Albayrak, şöyle devam etti:

“Bu maliyetleri enflasyona baskı oluşturmayacak şekilde çeyreklik düzenlemelerle, küçük küçük artış ve azalışlarla yönetmeyi öngördük. Doğalgazda da portföy ve ticaret yönetimiyle, stratejik iş birliğiyle… Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’yi (BOTAŞ) sadece evlere doğalgaz boru hattı çeken bir kurum olmaktan çıkarıp daha farklı bir yere taşımak için bölgesel ve küresel oyuncularla sessiz yürüttüğümüz iş birlikleri var. BOTAŞ’ın daha güçlü bilançoya kavuşmasıyla, sektörleri, sanayi ve hanehalkını çok daha mutlu kılacak bir strateji güdüyoruz ama bu tabi normal şartlar altında. Yeni bir rezerv bulursunuz, o maliyetleri başka bir noktaya taşır. Elektrikteki yerli payımız noktasında ise son 44 yılın en kurak yılını geçirdik ve 2018’e de öyle girdik. Maalesef tarihin en düşük hidroelektrik santraline dayalı üretimini yapıyoruz.”

Çatıda 2 bin megavata yakın kapasite

Bakan Albayrak, binaların cephe ve çatılarına kurulacak güneş panellerine yönelik düzenlemenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu şekildeki kurulumların mevcut durumda 6-8 yıla kadar geri dönüşü oluyor. Yerli güneş panelinin üretilmeye başlamasıyla buradaki maliyetler daha da düşecek. Bu durumda çatı paneli yatırımları daha cazip hale gelebilecek.” dedi.

Türkiye’de şu anda baz senaryoya göre bin 800-2 bin megavatlık bir kapasite olduğunu dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:

“Daha ileri senaryoda 4-5 bin megavatlar konuşuluyor. Hem iletim hem dağıtım şirketleri ve Türkiye’nin iletim altyapısındaki maliyetleri de düşürecek bir hamle. Bireysel tüketicinin de iştahlı olduğu bir alan. Bunun hayata geçmesiyle Türkiye böyle bir kapasiteyi de devreye alırsa, arz güvenliği için yeni bir yerli kaynak şekli ortaya çıkmış olur. Pil ve depolamayla ilgili mevzuatsal olarak da yeni adımlar atacağız ve bu konuda çok farklı bir noktaya doğru gidiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Trendler