Connect with us

Sektör Haberleri

Adnan Polat: “Rüzgârı da güneşi de 20’şer bin megavatlara çıkarmalıyız”

Yayın Tarihi:

on

Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, Anadolu Ajansı muhabirine enerji sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulundu. Polat Enerji’nin rüzgâr enerjisinde sektör lideri konumunda bulunduğunu ve şu ana kadar bu alanda bitirdikleri yatırımların tutarının yaklaşık 1,1 milyar dolar olduğu bilgisini verdi.

Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, rüzgâr enerjisinde son lisans ihalelerinden ve piyasadan 800 megavatlık daha ön lisans ve lisans almak üzere olduklarını ve bunun da 1 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geldiğini belirtti.

Bu yeni yatırımları 2023 yılına kadar tamamlamış olmayı hedeflediklerini ifade eden Polat, böylece rüzgâr enerjisinde bin 500 megavat kurulu güce ulaşacaklarını dile getirdi.

Polat, Macaristan’da da bin megavatlık bir güneş enerjisi projesinin çalışmalarına başladıklarını ve bu yatırımın gelecek yıl fiili olarak başlayacağını belirterek, “Birinci karargâhımız İstanbul, ikincisi Budapeşte. Esasında birçok ülkeden, Afrika’dan da teklifler geliyor ama biz biraz daha ayağımızı yorganımıza göre uzatıp taşıyabileceğimiz yükün altına girmek istiyoruz. Çok hızlı büyüyüp dağılmak istemiyoruz” diye konuştu. 

 “Rüzgârı da güneşi de 20’şer bin megavatlara çıkarmalıyız”

Türkiye’nin güneş enerjisi yatırımlarını hızlandırmanın yeni yollarını bulması gerektiğini anlatan Polat, şunları kaydetti:

“Almanya’da Türkiye’dekinin üçte ikisi kadar güneşlenme saati var ama 2017 sonunda 40 bin megavatlık güneş enerjisi kurulumunu tamamladı. Türkiye’de ise dört bin megavatı ancak geçebildik. Rüzgârda da Almanlar 45 bin megavatta, biz ise 7 bin megavattayız. Bizim rüzgârı da güneşi de hiç olmazsa 20’şer bin megavatlara çıkarmamız lazım. Bunun bize dış ödemeler dengesinde de çok katkısı olacak. Yani 40 bin megavat dediğiniz vakit, nereden baksanız Türkiye’nin dışarıya yılda 5 milyar dolar daha az ödeme yapmasına neden olur. Böylece döviz içeride kalır.”

Adnan Polat, güneş ve rüzgâr alanında Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerine çıkılması gerektiğini ifade ederek, şartnamelere göre yeni ihalelere katılıp katılmamaya karar vereceklerini söyledi.

Yenilenebilir enerjide yerlileşme çalışmalarını fiilen de desteklediklerini belirten Polat, şöyle devam etti:

“Bu ekipmanların mümkün olduğu kadar Türkiye’de üretilmesini istiyoruz. Çünkü burada üretilirse dışarıya döviz gitmiyor, istihdam sağlanıyor, teknolojik know-how gelişiyor. Artık yabancı firmalar da burada yatırım yapmayı kabul ediyor. Biz daha önce rüzgâr pervanelerini Almanya’dan Enercon firmasından alıyorduk. Kendilerini ikna ettik ve 12 sene evvel İzmir serbest bölgede kanat fabrikası kurdular. Şu anda toplam imalatlarının yüzde 10’u Türkiye’ye satılıyor, yüzde 90’ı Japonya, Almanya ve Kanada’ya ihraç ediliyor. Şimdi jeneratör dahil diğer ekipmanları da yerli üretmeye başlıyorlar. Dolayısıyla ben bu yarışmalarda yerli üretim şartı koymalarını çok doğru buluyorum. Yerli üretilmesi bizim için çok daha önemli. Çünkü sadece Türkiye için üretilmeyecek, dışarıya da ihraç edilebilecek.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

SHURA, Türkiye’de enerji dönüşümü için yola çıktı

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin enerji dönüşümü tartışmalarına katkı koymayı amaçlayan SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, 9 Mayıs 2018’de iş dünyası, kamu temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin bir araya geldiği bir tanıtım toplantısıyla faaliyete geçti.

SHURA, Türkiye elektrik sektörü için çarpıcı sonuçlar içeren ilk çalışmasını da toplantıda kamuoyuyla paylaştı. Türkiye ölçeğinde ilk kez gerçekleştirilen çalışmaya göre, Türkiye herhangi bir ek iletim altyapı maliyeti altına girmeden 2026 yılına kadar kurulu rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesini 40 bin MW’a çıkarabilir.

European Climate Foundation (ECF), Almanya’nın enerji konusundaki en etkin düşünce kuruluşu Agora Energiewende ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ortaklığında kurulan SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, veri bazlı, tarafsız ve bağımsız analizler gerçekleştirerek Türkiye’nin düşük karbonlu enerji sistemine geçişini desteklemek üzere yola çıktı. Türkiye’nin enerji sektörünü ekonomik, teknolojik ve politikalar açılarından değerlendiren araştırma ve analizlerle bu konudaki tartışmalara ortak bir zemin yaratmayı odağına alan SHURA, enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynakları merkeze koyan bir anlayış oluşturmayı hedefliyor.

Toplantının açılışında konuşan SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman SHURA’nın kuruluş amaçları, misyonu ve yaklaşımına dikkat çekerek “SHURA, enerji dönüşümünün hızlı, ekonomiyi güçlendirecek ve tüm taraflara fayda sağlayacak şekilde gerçekleşmesi için enerji sektörünün tüm paydaşlarının bakış açılarını dikkate alan bir sürecin önemine inanıyor” dedi.

Enerji dönüşümünün ülke ekonomisinde yaratacağı fırsatlara değinen SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın ise toplantıda şöyle konuştu: “Hızla büyüyen ekonomisi, artan elektrik talebi ve giderek rekabete açılan enerji piyasası ile köklü bir değişim yaşayan Türkiye, son yıllarda Avrupa’nın en hızlı büyüyen rüzgâr ve güneş piyasalarından biri haline geldi. Ülkemiz, enerji dönüşümü için çözümler sunan sanayisi, esnek ve yeni iş modellerine açık yatırımcıları ve yaratıcı girişimcileri ile küresel ölçekte öncü rol oynayabilecek pek çok özelliğe sahip.”

 2026’da 40 bin MW rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücü mümkün

SHURA, Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi ve iletim altyapısını kapsamlı biçimde inceleyen ilk çalışmasını da açılış toplantısında kamuoyu ile paylaştı. Yenilenebilir kaynakların elektrik iletim şebekesine entegrasyon seçeneklerini inceleyen analiz, önemli bir bilgi boşluğunu dolduruyor.

Bu analizin Türkiye ölçeğinde ilk kez gerçekleştirildiğine dikkat çeken Değer Saygın sözlerinin şöyle sürdürdü: “Elektrik iletim sisteminde yenilenebilir kaynakların artan payını analiz eden çalışmanın sonuçları heyecan verici. Türkiye, rüzgâr ve güneş enerjisinde gerçekleşmesi öngörülen artışı, TEİAŞ’ın 2026 yılına kadar planladığı iletim şebekesi yatırımına ek bir maliyet gerektirmeden iki katına çıkarabiliyor. Böylece bu kaynaklardan üretilecek elektrik, toplam tüketimin %20’sinden fazlasını karşılayabilecek düzeye geliyor. Başka bir deyişle, Türkiye’nin 2026’da rüzgâr ve güneş kurulu gücünü 40 bin MW’a çıkarmasının elektrik sistemi altyapısına büyük bir etkisi yok. Bu sistem operatörü, kamu kurumları, enerji planlayıcıları ve yatırımcılar nezdinde çığır açacak bir bulgu. Yenilenebilir enerji gelişimine dair bu rapor, Türkiye’nin enerji sisteminde büyük ölçekli bir dönüşüme ışık tutabilir.”

SHURA, enerji sektörünü bir araya getiriyor

SHURA’nın düşük karbonlu bir geleceğin inşasına, bilgiye ve güncel verilerle dayalı analizlerle katkı yapmayı hedeflediğini belirten Selahattin Hakman şunları söyledi: “SHURA, farklı bakış açılarının enerji dönüşümü sürecine entegre edilmesini ayrıca önemsiyor. Bu amaçla SHURA, yatırım, teknoloji, finans, akademi dünyasının ve danışmanlık, düşünce ve sivil toplum kuruluşlarının liderlerinden oluşan bir danışma kuruluna ev sahipliği yapıyor. Ortadoğu’nun mitolojik rüzgâr (Shu) ve güneş (Ra) tanrılarından esinlenerek isimlendirdiğimiz, aynı zamanda geleneklerimizdeki “şûra” anlayışıyla çok paydaşlı bir müzakere zemini olma anlamı taşıyan kurumumuzun, ülkemizin yenilenebilir enerjideki dönüştürücü gücünü çok iyi yansıtacağına inanıyorum.”

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Sayers de “Sabancı Üniversitesi yerli ve uluslararası ortaklarla iklim değişikliği ve enerji konularında yıllardır önemli çalışmalar gerçekleştirdi ve çok sayıda başarılı girişim başlattı. Aynı şekilde, karar vericiler ile özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını analiz odaklı özgün araştırmaları temel alarak bir araya getirme vizyonuyla SHURA girişimine de ev sahipliği yapıyor” dedi.

Almanya’nın enerji konusundaki en etkin düşünce kuruluşu Agora Energiewende’nin İcra Direktörü Dr. Patrick Graichen ise konuşmasında şu görüşleri dile getirdi: “Almanya’da, küresel ölçekte enerji dönüşümüne öncülük etmeyi çok önemsiyoruz ve maliyeti hızla düşen yenilenebilir enerjinin ve verimlilik teknolojilerin faydasına da şahit olduk. Enerji dönüşümünün sunduğu fırsatları fark eden birçok devlet ve sektör arasına bu teknolojilerde yüksek potansiyele sahip Türkiye’nin yaratıcı iş dünyasının da dahil olacağını umuyorum. Almanya’da bu dönüşümü çok paydaşlı teknik çalışmalara dayanarak tartışabilmek amacıyla kurulan Agora Energiewende’nin, benzer bir yaklaşımı benimsemiş SHURA ile iş birliğini çok önemsiyorum. SHURA’nın Türkiye’nin enerji geleceği için değerli bir iş ortağı olduğuna inanıyorum” dedi.

Açılış toplantısında Türkiye’deki enerji dönüşümünü değerlendiren SHURA’nın kurucu ortaklarından European Climate Foundation Genel Müdürü Prof. Laurence Tubiana ise “Ülkeler ölçeğinde yaşanacak enerji dönüşümü, Paris Anlaşması’nın hayata geçebilmesinin ön koşulu. Analitik temeli, enerji sistemi konusunda birikimli ekibi, şeffaf ve veri odaklı tutumu göz önünde bulundurulduğunda, SHURA’nın Türkiye’nin güvenli, verimli ve düşük karbonlu bir enerji sistemine geçiş politikalarına ilham vereceğine inanıyorum” dedi.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Sanayiciye elektrik şoku artacak

Yayın Tarihi:

on

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 20 Ocak 2018’de yayınlanan ve 1 Nisan 2018’de yürürlüğe giren tebliğin yarattığı şokun yankıları sürerken, yıllık tüketim limitlerinin düşürülmesi ile elektrik maliyetleri artan reel sektör kuruluşlarının ve OSB’lerin sayıları çoğalacak.

“Son Kaynak Tedarik Tarifelerinin Düzenlenmesi Hakkındaki Tebliğ” gereğince 1 Nisan 2018 tarihinden itibaren yıllık elektrik tüketimi 50 Milyon kWh ve üzerinde olan “büyük enerji tüketicileri” olarak tanımlanan sanayi tesisleri elektrik ihtiyaçlarını ulusal tarifeden sağlayamıyor. Organize Sanayi Bölgeleri, demir çelik ve petrokimya tesisleri, çimento fabrikaları gibi büyük ölçekli kuruluşları kapsayan bu yeni düzenleme ile şirketlerin elektrik maliyetleri %20 ilâ %30 arasında artış göstermişti.

PAHALI ENERJİ KULLANAN SANAYİCİ SAYISI ARTACAK

Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever,

Yakında bu uygulamanın genişleyeceğini ve 50 Milyon kWh olan yıllık enerji tüketim limitinin aşağı çekilmesi ile çok daha fazla sayıda sanayi tesisi ve Organize Sanayi Bölgesi’nin enerji maliyetinin artacağını söyledi. Bu durumıun sanayicinin maliyet yapısını bozacağını ve öngörülemezliği artıracağını kaydeden Vatansever, “Önümüzdeki günlerde yıllık elektrik tüketim limitinin düşürülmesi ile çok daha fazla sanayi tesisi tarife dışında kalacak ve Nisan 2018 döneminde olduğu gibi tarifeye göre çok yüksek fiyata enerji kullanacak. Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığımızı ve EPDK yöneticilerimizi bu konuda şimdiden uyarma ihtiyacı hissediyoruz” dedi.

“BU DÖVİZ KURU İLE FİYATIN İNMESİ İMKANSIZ”

EPDK tarafından yayımlanan Ocak 2018 Ulusal Tarifesi’nde sanayi için elektrik fiyatı 21,97 krş/kWh iken Nisan 2018 Ulusal Tarifesi’nde sanayi için 22,98 krş/kWh, yeni tebliğe göre ise Nisan 2018 dönemi elektrik yalın birim maliyetinin 26,5 ile 28 krş/kWh aralığında olduğuna dikkat çeken Vatansever, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yeni Tebliğe göre Elektrik Piyasasında saatlik değişen Piyasa Takas Fiyatı (PTF), sanayi tesisi ya da OSB’nin o saatte tükettiği elektrik miktarı çarpımı hesaplanarak o saatte elektrik için ödeyeceği bedel hesaplanıyor. Bu rakama Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyeti ve aracı firmalara ödenen komisyon eklendiğinde Nisan 2018 için şirketlerimizin tüketim profili ve tedarikçisine ödediği komisyona bağlı olarak elektrik fiyatı 26,5 ve 28 krş/kWh olarak gerçekleşiyor.  Bu fiyata  ilave olarak dağıtım bedeli, sistem iletim bedeli ve diğer vergi ve fonlar da ekleniyor. Her ay farklı, belirsiz ve yüksek fiyattan enerji satın almaya zorlanan sanayicinin enerji maliyetini öngöremeden ulusal ve uluslar arası piyasada rekabet etmesi mümkün değil. Diyelim ki sanayicimiz bugün bir sipariş aldı, sözleşmesini yaptı ve malını Temmuz ayında teslim edecek. Maliyetlerini hesaplarken belirlediği elektrik fiyatı, üretime başladığı anda belki %10, belki %30 artacak. Enerji üretiminde ithal kaynaklara %75 oranında bağımlı olduğumuz ve döviz fiyatının sürekli yükseldiği bir durumda, piyasa fiyatının düşme ihtimalini hemen hemen sıfır görüyoruz. Zaten zorlukla üretim yapan sanayicimizin rekabet koşullarına darbe vuracak bu tür girişimlerin olmamasını diliyoruz.”

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Türk firması Bosna-Hersek’te rüzgâr çiftliği inşa edecek

Yayın Tarihi:

on

9. Saraybosna İş Forumu kapsamında Türkiye’den Enprode ile Bosna-Hersek’ten Imres Smart şirketleri arasında Livno şehrinde rüzgâr çiftliği inşa edilmesine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.

Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da düzenlenen 9. Saraybosna İş Forumu (SBF) kapsamında, Türkiye’den Enprode Mühendislik ve Yapım ile Bosna-Hersek’ten Imres Smart şirketleri arasında ülkenin batısındaki Livno’da rüzgâr çiftliği inşa edilmesine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.

Bosna Bank International (BBI) ile İslam Kalkınma Bankası (IDB) tarafından parlamento binasında düzenlenen SBF’nin resmi açılışının ardından Livno şehrinde rüzgâr çiftliği inşa edilmesine ilişkin imzalar atıldı.

“Balkanların Davosu” olarak nitelendirilen SBF kapsamında düzenlenen imza törenine Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç ve iki şirketin temsilcileri katıldı.

Enprode Mühendislik ve Yapım Şirketi Genel Müdürü Yüksel Güler, Bosna-Hersek’in Hırvatistan sınırında bulunan Livno şehrinde yapılacak rüzgâr çiftliğinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Üç aşamalı bir proje söz konusu. Projenin amaçlarından birisi de Bosna-Hersek’i Avrupa Birliği’nin (AB) bağlantı sistemine yakınlaştırmak.” dedi.

Projenin yenilenebilir enerjiyi üzerine kurulu olması nedeniyle de son derece önemli olduğuna işaret eden Güler, rüzgâr çiftliğinin ülkenin kalkınmasına da katkı sağlaması temennisinde bulundu.

Forum kapsamında ayrıca, yatırım hikayeleriyle bölge ülkelerine etki eden altı firmaya “Saraybosna İş Köprüsü Ödülleri” (Sarajevo Business Bridge Awards) takdim edildi.

İki günlük iş forumu kapsamında bugün ve yarın “Batı Balkanlar Altı Bölgesel Ekonomik Alan-AB ile Gelişmek”, “Güneydoğu Avrupa Uluslararası Ağ Geçitleri ve Bağlantılar”, “Güneydoğu Avrupa için Hızlı Büyüme Fırsatı Olarak Turizm”, “AB Tedarik Zinciri ve Batı Balkan Şirketleri Üzerindeki Etkisi”, “Güneydoğu Avrupa’da Bilişimde Sermayeleşmek ve Dijital Ekonomi Eğilimleri” ve “Diğer Bölgeler İçin Ekonomik Kalkınma Modeli Olarak Dubai” başlıklı paneller de düzenlenecek. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku
Advertisement

Trendler