Teknoloji Üreticilerinden ‘Öngörülebilirlik’ Vurgusu

Selda Kul
Teknoloji Üreticilerinden ‘Öngörülebilirlik’ Vurgusu
  • Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen TÜREK#10GW+ panellerinin üçüncüsü, ‘Rüzgar Enerjisi Üretiminde Yeni Teknolojiler” başlığı altında 9 Şubat 2022 tarihinde online olarak gerçekleştirildi.
  • Başdöndürücü bir hızla gelişen rüzgar enerjisi teknolojilerinin bizzat teknoloji üreticisi şirketlerin global yöneticileri tarafından değerlendiridiği panel, WindEurope CEO’su Giles Dickson moderatörlüğünde yapıldı. Panele, Enercon Merkez Asya, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi CEO’su Arif Günyar, Nordex Avrupa CEO’su İbrahim Özarslan, Siemens Gamesa Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye Bölgesi CEO’su Clark MacFarlene, GE Onshore Mühendislik Lideri Renjith Vripullan ve Vestas Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Başkanı Jose Luis Jimeno konuşmacı olarak katıldı.
  • Rüzgar enerjisi teknolojilerindeki gelişmelerin karbon emisyon hedeflerine katkısının sürdürülebilirlik ekseninde tartışıldığı panelde katılımcılar, ‘Türkiye’nin rüzgarda ilk 10 ülke arasında kalabilmesi için daha fazla öngörülebilirlik sağlanması ve finanse edilebilir bir proje yapısı oluşturulması gerektiği’ konularında birleşti.

    Teknoloji üreticilerinden ‘5 ila 10 yıllık öngörülebilirlik’ vurgusu

    Türkiye’nin rüzgar kurulu gücünde 10 GW’ı aşmış olmasının büyük bir başarı öyküsü olduğunun altını çizen panel katılımcıları bu başarının sürdürülebilir kılınması için daha fazla öngörülebilirlik sağlanmasının yanı sıra yeni yarışma, YEKDEM ve benzer regülasyonların geliştirilme ve uygulanmasında ‘esneklik’ gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Türkiye’de rüzgar sektörünün yolculuğu 20 yıl önce başladı ama özellikle son 10 yıl oldukça rekabetçi bir dönem oldu ve tüm teknoloji üreticileri Türkiye’ye ciddi yatırımlar yaptı” diyen Enercon Merkez Asya, Ortadoğu ve Afrika CEO’su Arif Günyar, OEM şirketlerinin Türkiye’de yıllık 2 bin ila 2 bin 500 MW’lık kurulum yapması gerektiğini ancak mevcut düzenlemelerle buna ulaşmanın pek mümkün görünmediğini belirterek Türkiye’nin mevcut eskalasyon metodolojisinin değişeceğine dair duyumlar aldıklarını sözlerine ekledi.

    Bir önceki YEKDEM uygulamasının 10 GW kurulu güce ulaşılması başarısı sağladığını söyleyen Vestas Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Başkanı Jose Luis Jimeno da mevcut YEKDEM uygulamasında yerli para birimi uygulanması ve yerli katkı konusuna dikkat çekerek mevcut koşullarda herhangi bir projenin gerçekleştirilmesinin zor olabileceğini kaydetti. Siemens Gamesa, Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye Bölge CEO’su Clark MacFarlene “Bir ülke sürdürülebilir piyasaya girişi istiyorsa istikrarlı ve finanse edilebilir olması, iştah yaratması önemli. Bu koşulların nasıl sağlanabileceğine bakmak gerekir” şeklinde konuşurken Nordex Avrupa CEO’su İbrahim Özarslan ise bu konuda daha iyimser olduğunu ve Türkiye’nin daha önce de benzer dönemlerden geçtiği halde son dakika uygulanan tedbirlerle pazarın atağa geçtiğini gördüklerini vurguladı. Özarslan “Türkiye’de pazarı doğru yöne götürmek için diğer pazarlardan edindiğimiz deneyimlerimizi paylaşmak, doğru tavsiyelerde bulunmak ve kapıları birlikte açmak önemli. Bu noktada TÜREB’in de önemli rolü olduğunu düşünüyorum. Ben hala iyimserim ve bu yönde gidilebileceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. GE Onshore Mühendislik Lideri Renjith Vripullan da Türkiye’nin kendileri için hala önemli bir pazar olduğunun altını çizerek “Sektör olarak büyümek istiyorsak bu iniş çıkışlı dönemde sorunların üstesinden nasıl gelebileceğimizi kestirebilmemiz gerek” hatırlatmasında bulundu.

     

     

    Teknolojideki gelişmeler ‘sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri’ bağlamlarıyla birlikte değerlendirildi

     

    Panele katılan konuşmacılar türbin teknolojilerinde, kanatlarda ve diğer bileşenlerde ortaya konulan teknolojik gelişmelerin hem sürdürülebilir olup olmamaları hem de tedarik zinciri ve lojistik alanlarına uyumu konusuna özel olarak dikkat çekti. Türbin büyüklüklerinde daha geniş kanat açıklıklarına ulaşmak üzere çalışıldığını belirten Vestas Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Başkanı Jose Luis Jimeno, bu tür türbinlerin her türlü rüzgarı alabildiğini ve daha düşük boyutlu türbinlere göre daha verimli çalıştığını belirtirken yine de verimlilik açısından tüm tedarik zincirinin hesaba katılması gerektiğini vurguladı. “Hepimiz aynı yönde ilerliyoruz. Daha büyük türbinler daha esnek çalışsın istiyoruz ama önemli olan sektör için fayda getirecek akıllıca geliştirmeler yapmak ve bunun tedarik zinciri, nakliye, kurulum gibi alanlarla uyumlu olmasını sağlamak” diyen Nordex Avrupa CEO’su İbrahim Özarslan da önümüzdeki yıllarda yeni teknolojiler geliştirilmesi konusunda bir parça yavaşlama olabileceğini söyledi. Optimizasyon konusuna vurgu yapan GE Onshore Mühendislik Lideri Renjith Vripullan ise “Bizce ana konu türbinin büyüklüğü ya da ne kadar enerji ürettiği değil, optimizasyon. Her projeyi nasıl optimize ederiz ona bakmamız lazım. Göz önünde bulundurmamız gereken pek çok faktör var” şeklinde konuştu.

    Hidrojen ve atık konusu da ele alındı

     

    Panelde karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik bağlantısıyla genişçe tartışılan konulardan ikisi de rüzgar enerjisi alanında hidrojen kullanımı ve sektörün kurulumdan üretime kadar her alanda ürettiği atıklar konusu oldu. “Hidrojen tüm yenilenebilir enerji çözümleri için önem arz eden ve gelecek için yaşamsal bir yakıt” diyen Siemens Gamesa, Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye Bölge CEO’su Clark MacFarlene depolama alanındaki gelişmelerin hidrojeni devreye almada büyük önem arz ettiğini ve bu alanlarda çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı.

    Türbinlerin, kanat, rotor ve diğer bileşenlerin geri dönüşümü, geri kazanımı ve yeniden kullanımı konusuna vurgu yapan oturum moderatörü WindEurope CEO’su Giles Dickson da WindEurope’un 2025’ten itibaren düzenli depolamayı durdurarak geri dönüşüm ve geri kazanım konularına odaklanacağını bilgisini verdi. Dickson, ‘geri kullanım, tekrar kullanım ya da çok amaçlı başka kullanımların’ gündemlerinde olduğunun altını çizdi.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum Yap