Connect with us

Etkinlikler

“Sektörün buluşma platformu İzmir Rüzgâr Sempozyumu’na davet ediyoruz”

Published

on

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası ve Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubeleri tarafından 5. kez düzenlenecek olan İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi 3 Ekim’de kapılarını açacak ve 5 Ekim akşamına kadar ziyaret edilebilecek. Konuyla ilgili olarak Etkinlik Yürütme Kurulu Başkanı Alper Kalaycı’nın görüşlerini aldık.

5. İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi Etkinlik Yürütme Kurulu Başkanı Alper Kalaycı

Öncelikle sektör hakkında sizden kısaca bilgi alabilir miyiz?

Rüzgâr enerjisi sektörü, İzmir ağırlıklı olarak son yıllarda büyük gelişmeler gösterdi. 2019 yılı Haziran sonu itibariyle 1.462 MW’ı İzmir’de olmak üzere toplam kurulu gücümüz 7.615 MW’a ulaştı. 2019 yılı ilk yarısında, ülkemizde üretilen tüm elektrik enerjisinin %7,40’ı rüzgârdan karşılandı. İlk sempozyumu düzenlediğimiz 2001 yılında, ülkemizin toplam elektrik kurulu gücü 24.000 MW ve rüzgâr enerjisi kurulu gücü ise sadece 18,9 MW idi. Bugün toplamda 90.000 MW’ı geçen bir kurulu gücümüz var ve önümüzdeki 5 yılda 20.000 MW, sonraki 5 yılda 15.000 MW daha eklenmesi bekleniyor. Rüzgâr enerjisi, bu yeni gelecek kapasitelerde yine önemli bir yer tutmaya devam edecek. Ayrıca, İzmir rüzgârın başkenti konumuna gelmiş ve ana üreticilerin büyük çoğunluğu ilimizde üretim yaparak, çok ciddi katmadeğer yaratmaktalar.

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi nasıl başladı ve bugünlere nasıl gelindi?

Elektrik ve Makina Mühendisleri Odaları İzmir Şubeleri, yeni teknoloji ve uygulamaları içeren bilgi birikiminin tüm meslek alanlarında olduğu gibi, rüzgâr enerjisi alanında da yaygınlaşmasını sağlamak amacı ile ilk kez 5-7 Nisan 2001 tarihlerinde Alaçatı’da sempozyum ve sergi gerçekleştirdi. 

Sempozyumda, rüzgâr enerjisi konusunda deneyim kazanmış yerli ve yabancı konuşmacılar birikimlerini katılımcılarla paylaşmış ve bu sunumlar bildiriler kitabı olarak yayımlanmıştı. Rüzgâr enerjisi teknolojisinin gelişimine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlar ile bu alanda bilgi, hizmet ve ürün talep eden kamu-özel sektör yetkilileri ve ilgililerin bir araya getirilmesi şansı yakalanıp doğrudan bilgilendirmenin ve etkileşimin sağlandığı bir ortam oluşturulmuştu.

Ülkemizde rüzgâr enerjisi yatırımlarının başlangıç aşamasında düzenlenen böyle bir organizasyon, sektör temsilcilerinden yoğun ilgi görmüş ve organizasyona 300 dolayında ilgili katılım sağlamıştı. Bugün rüzgâr enerjisinin geldiği seviyeyi göz önünde bulundurduğumuzda o gün yapılan çalışmanın ne kadar isabetli olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Ardından 23-24 Aralık 2011 tarihlerinde 2. İzmir Rüzgâr Enerjisi Sempozyumu’nda 26 bildiri sunuldu ve sempozyuma 685 sektör temsilcisi katılım sağladı. 8-10 Ekim 2015 tarihleri arasında düzenlenen 3. sempozyum da rüzgâr sektörünü yine yoğun katılımla bir araya getirirken bu sempozyumda etkinliğin sürekliliği için olumlu görüşler ifade edildi. 4. etkinliğimiz 28-30 Eylül 2017 tarihleri arasında “Rüzgâr Enerjisi Yerli Üretim ve Yan Sanayisi” ana temasıyla gerçekleştirildi ve 370’i kayıtlı 710 kişinin katıldığı sempozyum programında 3 günde 48 konuşmacı yer aldı. Sempozyum paralelinde düzenlenen sergiye ise sektörde ürün ve hizmet üreten 26 kurum ve kuruluş katılım sağladı.

Oluşan bu yoğun talep üzerine geçen yıl yönetim kurullarımız, artık beklenen bir organizasyon haline gelen İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi’nin beşincisinin 3-5 Ekim 2019 tarihlerinde tekrar düzenlenmesi için karar aldılar ve yürütme kurulumuz tarafından hazırlık çalışmalarına başlandı.

Ayrıca sempozyum çalışmalarına yön vermek ve etkinliğe dair bilgilendirme yapılması amacıyla 21 kişinin katılımıyla Sempozyum Danışma Kurulu toplantısı da gerçekleştirildi.

İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi’nde bu yıl bizleri neler bekliyor?

Bir buçuk yıl önce hazırlıkları başlatılan sempozyum için Yürütme Kurulumuz 14 toplantı gerçekleştirerek program içeriğini tamamladı. 

Gerek ürün gerekse hizmet alanında bölgesel bir merkez olan İzmir’in bu önemini daha iyi vurgulayabilmek için sempozyumda ana temayı “Yerli Üretim ve İzmir” olarak belirledik. Türkiye’de kurulan ilk rüzgâr enerjisi santraline ev sahipliği yaptığını, üretim kapasitesini ve bugünkü kurulu gücü ile gelecekteki potansiyelini göz önünde bulundurduğumuzda İzmir’in, yenilenebilir enerji alanında ne kadar önemli olduğunu daha iyi algılamış oluruz. 

Üç gün sürecek Sempozyumda, farklı başlıklar altında toplanmış önemli sunumların yapılacağı yoğun bir programın oluşturulduğunu söyleyebilirim. Sempozyumda sektörün sorunları ve gereksinimlerinin farklı platformlarda masaya yatırılarak tartışılacak ortamının yaratılmasını hedeflediğimiz ve çağrılı konuşmacıların yer aldığı 8 oturum gerçekleştirilecek. Bu oturumlarda “Yerli Rüzgâr Endüstrisi”, “Denizüstü ve Karasal YEKA’lar”, “Rüzgâr Santrallerinin İşletilmesi ve Bakımı”, “Rüzgâr Santrallerinde Dijitalleşme”, “Rüzgâr Santrallerinde Çalışma Güvenliği” ve “Rüzgâr Santrallerinin Çevresel ve Sosyal Etkileri” konuları ele alınacak. 

Bu yıl sempozyum için 35 bildirinin özeti sekretaryamıza ulaştırıldı. Bu bildiriler değerlendirilerek 18 bildiri 4 oturumda sunulmak üzere programda yer aldı. Web sayfamızda yayımlanacak bildirilere katılımcılar; etkinlikte dağıtılan programda yer alan karekodları okutarak sunum sırasında direkt ulaşabilecekler. Yine etkinliğimizde katılımcıların bir araya gelip sohbet edecekleri sosyal ortamlar oluşturuldu.

Üyelerimizin gelişimi için düzenlediğimiz bu tür etkinliklerde; organizasyonun denk bütçe ile gerçekleşmesi ve Şube bütçelerine ek yük getirmeden tamamlanması amaçlanmaktadır. Sempozyum ile birlikte düzenlediğimiz sergiye sektörde faaliyet gösteren firmalar yoğun ilgi gösterdi ve şu an bütün alanlarımızı doldurduk. Ayrıca katılımcılara vereceğimiz doküman ve çalışmaların hazırlığına firmalarımız desteklerini sürdürdü. 

Web sayfamız olan www.ruzgarsempozyumu.org adresinden sempozyum; program, sergi yerleşimi; katılım bilgisi gibi detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu yıl duyuru amacıyla sosyal medyayı daha aktif kullanmayı amaçlıyoruz. Bu kanallarımızı takip ederseniz güncel bilgilere daha hızlı ulaşabilirsiniz.

Sempozyuma çok az bir zaman kaldığını düşünürsek son olarak etkinlik hakkında ne söylemek istersiniz?

2001 yılında henüz ülkemizde konunun yeni yeni ele alındığı bir dönemde başlayan Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisi’nin hem bilgi paylaşımı hem de yüz yüze iletişim için önemli bir platform olduğunu düşünüyorum. Bu platformun önemini; bugüne kadar düzenlediğimiz etkinliklerde katılımın niceliği ve niteliğindeki yükseklik ile gördük. 

Sempozyumumuzu sahiplenerek oluşumuna destek veren Sempozyum Yürütme; Danışma ve Bilim Kurullarına; bildiri yazarlarına; çağrılı konuşmacılara sempozyuma destek veren firmalara; sempozyum sekretaryasına ve tabii ki bu etkinliğin gerçekleşmesi için karar alıp bize böyle bir imkânı sunan Oda yöneticilerimize teşekkür etmek istiyorum.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı açısından önemli bir platform olan sempozyum ve sergimize izleyici olarak katılmanın ücretsiz olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Sektörü oluşturan tüm bileşenleri 3-5 Ekim 2019 tarihlerinde MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek 5. İzmir Rüzgâr Sempozyumu ve Sergisine katılmaya davet ediyorum.

Etkinlikler

Enerji Sektörü, Nordex Türkiye ve ICCI ev sahipliğinde bir araya geldi

Published

on

By

ICCI EXCLUSIVE

Enerji Sektörü’nün özel şirketlerinin üst düzey yatırımcıları ve yöneticileri, Nordex Türkiye ve ICCI ev sahipliğinde 30 Kasım 2021 Salı akşamı Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen ICCI Exclusive Networking etkinliğinde bir araya geldi. Enerji Sohbetleri’yle renklenen ve sektörün yoğun katılımıyla gerçekleşen bu etkinliğe, Türkiye’nin en büyük enerji yatırımcılarının yanı sıra pek çok enerji şirketinin üst düzey yöneticileri katıldı.

“Hep Beraber, Tekrar Beraber” temasıyla uzun pandemi ayrılığı sürecine vurgu yapan etkinlik sektörün özel şirket sahiplerini ve yöneticilerini ilk defa bu kadar geniş çaplı bir organizasyonda buluşturdu.

Enerji Sohbetleri’nin ilk oturumuna Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve KHAS Üniversitesi Enerji Sistemeler Bölüm Başkanı Prof. Volkan Ş. Ediger katılarak , enerji sektörüne ve ekonomiye dair genel değerlendirmelerini paylaştılar. Enerji Sohbetlerinin ikinci oturumunda ise yatırımcı bakış açısıyla gündeme dair önemli konular Demirer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer ve Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından masaya yatırıldı.

ICCI adına görüşlerini belirten Feraye Gürel şunları söyledi:

“ICCI, 29 yıldır Enerji sektörünün en önemli buluşma adresi. Biz senelerce networking etkinlikleriyle sektörü bir arada tutacak yatırımlar yaptık. Nihayet uzun bir pandemi süreci sonrası Enerji sektörünün değerli yatırımcıları ve üst düzey yöneticileriyle fiziki olarak bir araya geldik, ICCI adına çok mutluyuz. ICCI Exclusive Networking etkinliği ile sektörün en önemli yatırımcılarının ve yöneticilerinin kendilerini özel hissedecekleri, son derece samimi ama bir o kadar da münhasır bir ortam yaratmak istedik. Son derece titiz ve seçici davrandık. İstedik ki yoğun iş tempoları arasında hem biraz nefes alsınlar hem de sektördeki dostlarıyla bir araya gelsinler. Varolan ekonomik gündeme dair makro tartışmalar ve enerji gündemi ağırlıklı bir sohbet oldu. ‘Hep beraber, tekrar beraber’ temamıza uygun son derece keyifli bir gece geçirdik, böyle bir geceye verdiği desteklerden dolayı Nordex Türkiye Genel Müdürü Sayın Habib Babacan başta olmak üzere, tüm Nordex Acciona ailesine özel teşekkürlerimi iletiyorum. Davetimize gelerek bizi onurlandıran tüm misafirlerimize de sonsuz teşekkürler.”

 Nordex Türkiye Genel Müdürü Babacan: “Sektörümüzün ‘Hep Beraber’ buluşması, ‘Tekrar Beraber’ biraraya gelmesi sektörümüzün tüm paydaşları için çok önemli.”

 Nordex Türkiye Genel Müdürü Habib Babacan ise şunları söyledi:

“Uzun pandemi dönemi boyunca bir araya gelemezsek de, bizler tüm enerji sektörü olarak durmak bilmeden çalışmaya devam ettik. Pandeminin etkin olduğun 2020 ve 2021 yıllarında enerji sektöründe toplamda 7,250 MW’lık yeni santral ünitleri devreye alındı ve Türkiye’nin toplam kurulu gücüne %7,9’luk bir ilave kurulu güç eklenmiştir. Bu iki senede ilave eklenen kurulu gücün %98,6’sının yenilenebilir kaynaklara dayalı olması çok memnun edici. Bununla birlikte, geçtiğimiz bu iki senede  tüm Rüzgar Enerjisi sektörü olarak da bu ilave kurulu gücün %36,5’ini karşılayarak toplamda 2,660 MW’lık RES gücünü devreye almayı başardık.

Pandemi süreci devam ederken, tüm özverileriyle proje sahalarında çalışan tüm enerji sektörü çalışanlarına ve pandemi şartlarına rağmen yatırımlarının arkasında dirayetle duran Türk yatırımcılarına ne kadar teşekkür etsek azdır. Zorlu geçen bu süreçten sonra ICCI ile birlikte, Enerji Sektörü’nün üst düzey yatırımcıları ve yöneticilerini bir araya getirmeyi istedik.

Sektörümüzün ‘Hep Beraber’ buluşması, ‘Tekrar Beraber’ biraraya gelmesi sektörümüzün tüm paydaşları için çok önemli. Bu birlikteliğin sektörün yatırım devamlılığına katkıda bulunmasını temenni eder, Nordex Türkiye olarak davetimize katılan tüm yatırımcılara ve yöneticilerimize teşekkürlerimizi sunarız. ”

 

Continue Reading

Etkinlikler

Türkiye’nin İlk Rüzgar Enerjisi İdeathon’u İzmir’de Düzenlendi!

Published

on

Ideathon

Rüzgar Enerjisi Sektörü’nde AR&GE, yenilikçilik ve üniversite-sanayi iş birliği olanaklarını artırmak amacı ile düzenlenen Türkiye’nin ilk Rüzgar Enerjisi  İdeathonu; Teknopark İzmir’de 20-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. İzmir’in temiz enerji ve temiz teknoloji sektöründe akıllı uzmanlaşmasını sağlamayı amaçlayan BEST For Energy Projesi kapsamında düzenlenen BEST For Wind açık inovasyon yarışmasını Wind Ki takımı ‘’Küçük Ölçekli Rüzgar Türbini Uygulamaları’’ Projesi ile kazandı.

Etkinliğin ilk gününde sektörün önde gelen firmalarının yöneticileri tarafından öğrencilere rüzgar enerjisi sektöründeki gelişmeler ve gelecek trendleri aktarıldı. Etkinliğe konuşmacı olarak Ateş Wind Power Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mahmut GÜLDOĞAN, TPI Composites Finans Direktörü Özgür SOYSAL, ASELSAN Kıdemli İş Geliştirme Yöneticisi Cem BALKAN, Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat DURAK ve XGEN Enerji Kurucu Ortağı İskender KÖKEY katılıdı. Tüm konuşmacılar sektörün büyüme potansiyelinin altını çizerek, sektördeki nitelikli istihdam fırsatları konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

Sektörel bilgilendirme sunumlarının ardından katılımcılar aralıksız olarak 24 saat boyunca yenilikçi fikirler ve uygulanabilir çözümler üretmek için takımlar halinde çalışırken, sektör firmaları ve akademisyenler de mentorluk desteği ile takımlara katkı sağladı.

16 takımın projeleri; ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper KALAYCI, BEST For Energy Projesi Takım Lideri Ekin TAŞKIN, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Öğretim Üyesi Dr. Ferhat BİNGÖL, İzmir Kalkınma Ajansı YDO Koordinatörü  H.İ.Murat ÇELİK ve KOSGEB İzmir İl Müdürü Dr. Levent ARSLAN’dan oluşan jüri heyeti tarafından değerlendirildi.

Birincilik ödülünü Wind Ki takımı ‘’Küçük Ölçekli Rüzgar Türbini Uygulamaları’’ projesi ile,  ikincilik ödülünü Hemp X takımı ‘’Sürdürülebilir Rüzgar Türbini Malzemeleri’’ projesi ile ve üçüncülük ödülünü GulfSPY takımı ‘’Dres Uygulama Noktalarının Belirlenmesi’’ projesi ile kazandı.

İzmir Kalkınma Ajansı tarafından, Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği ortaklığıyla uygulanan BEST For Energy Projesi kapsamında düzenlenen Temiz Enerji İdeathon serisi, 4-5 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Kentsel Temiz Enerji Uygulamaları İdeathonu ile devam edecek.

Continue Reading

Etkinlikler

Dr. Fatih Birol: Değişim başladı, dünyada yeni bir enerji sistemi doğuyor

Published

on

IICEC koınferans

Dünya gündeminin en önemli konu başlıklarından biri olan iklim ve enerji alanındaki küresel gelişmeler ve bunların Türkiye’ye etkileri, Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından İstanbul’da düzenlenen ‘Dünyada Enerji ve İklim Trendleri ve Türkiye’ye Yansımaları’ konferansı ve ‘İş Dünyası Perspektifi’ panelinde ele alındı.
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi olarak, enerji ve iklim konularına uzun süredir öncelik verdiklerini belirterek, “Sabancı Üniversitesi kampüsünü net-sıfır yapmayı hedefliyoruz. Bunu ilk defa burada sizlerle paylaşıyoruz. Çalışmalara başladık neticelerini de paylaşacağız” dedi.

YASED Başkanı Ayşem Sargın da yeşil dönüşüme ilişkin gündemin uluslararası yatırımların seyri ve gelişimi üzerinde önem kazandığına dikkat çekerek, “Uluslararası yatırımlar, yeşil dönüşümde bir katalizör rolü üstlenecek” diye konuştu.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol ise, enerjide hızlı bir değişimin başladığını vurgulayarak, “Dünyada yeni bir enerji sistemi doğuyor. Enerjide değişim başladı ve değişim hızlı bir şekilde devam ediyor” diye konuştu.

İklim ve enerji alanındaki küresel gelişmeler ve Türkiye’ye etkileri, Sabancı Center’da ‘Dünyada Enerji ve İklim Trendleri ve Türkiye’ye Yansımaları’ başlığı ile düzenlenen IICEC Konferansı’nda ele alındı. Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın açılış konuşması ile başlayan konferansta YASED Başkanı Ayşem Sargın ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol da birer konuşma yaptılar.  ‘Dünyada Enerji ve İklim Trendleri ve Türkiye’ye Yansımaları’ konferansının açılış konuşmasını yapan Güler Sabancı, IICEC konferansının önemine vurgu yaparak, Ayşem Sargın, Dr. Fatih Birol ve panelistlere, katkılarından dolayı teşekkür etti.

Güler Sabancı: “Sabancı Üniversitesi kampüsünü net-sıfır yapmayı hedefliyoruz”

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol’un, dünya çapında en etkili kişilerin sıralandığı Time 100 listesinde bu yıl yer alan tek Türk olduğunu hatırlatan Güler Sabancı, kendisi ile gurur duyduklarını ve bir kez daha tebrik ettiklerini söyledi. Güler Sabancı, konuşmasına şöyle devam etti: “Daha sürdürülebilir bir geleceği, enerji güvenliğini, rekabetçiliği ve temiz enerjiye geçişi destekleyen enerji politikaları, sürdürülebilir değer odaklı yatırımlar ve yenilikçi iş modelleri ve temiz enerji teknolojileri, ile sağlayabiliriz. Sabancı Üniversitesi olarak, enerji ve iklim konularına uzun süredir öncelik veriyoruz. IICEC’i, bir Enerji ve İklim merkezi olarak, bu iki konunun birbirinden ayrılamayacağı vizyonu ile daha temiz ve daha güvenli, dolayısıyla da ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve yeni nesil için daha iyi bir enerji geleceğine katkı sunmak üzere kurduk. 11. yaşına gelen IICEC’in, bu hedeflere katkısını artırıyor olduğunu görmekten mutluluk duyuyorum ve çok memnunum. Bildiğiniz gibi IICEC, geçen yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Turkey Energy Outlook’ çalışmasını yayımladı. Tüm paydaşlar için artık bir yol haritası var ve bu çalışma sektör paydaşları tarafından sahiplenildi, çok olumlu geri dönüşler aldı. Bu, ‘Referans’ niteliğinde bir çalışma oldu. IICEC, bir diğer büyük projesi olan, ‘Türkiye’de Elektrikli Araçlar Görünümü’ çalışmasını da Aralık ayında kamuoyu ile paylaşacak. Bu çalışmada, Türkiye’de elektrikli araçlar, e-mobilite ekosistemi ve büyüme perspektifi ve getireceği fırsatlar, birlikte sunulacak.

IICEC önümüzdeki dönemde bizleri yine enerji ve iklim alanlarında en önemli dinamikler üzerinde güncel buluşturmaya devam edecek. Bunun için de Dr. Fatih Birol’a Onursal Başkan olarak IICEC’in gelişimine destekleri için de tekrar teşekkür ediyorum.  Dr. Fatih Birol, Başkanlığı ile Uluslararası Enerji Ajansı’nı ‘küresel temiz enerji dönüşümü’ne liderlik eden bir organizasyon niteliğine ulaştırdı. Temiz enerji dönüşümü için kritik olan ‘Yol Haritası’nın belirlenmesi için, G7 Devlet Başkanları ve COP26 İklim Zirvesi Başkanı’ndan gelen talep üzerine Uluslararası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan ‘Net Zero by 2050’ raporu, uluslararası iklim hedeflerine ve daha temiz ve güvenli bir enerji geleceğine ulaşmak için, enerji sektörünün nasıl bir dönüşüm geçirmesi gerektiğine dair, karar vericilere önemli mesaj ve tavsiyeleri ortaya koydu. Ayrıca IICEC’in destekçileri olan Yönetim Kurulu üyelerine de teşekkür ediyorum.

Bugün Sabancı Üniversitesi ile ilgili bir bilgiye de ilk defa sizlerle paylaşmak istiyorum. Sabancı Üniversitesi kampüsünü net-sıfır yapmayı hedefliyoruz. Bunun için çalışmalara başladık. Neticelerini de yine sizlerle paylaşacağız.”

“Yeşil dönüşüm gündemi uluslararası yatırımların seyri ve gelişimi üzerinde önem kazandı”

Konferansta konuşan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ayşem Sargın, şunları söyledi: “Pandemi sonrasında küresel ve ülke düzeyinde yaşamakta olduğumuz en olumlu gelişme; yeşil dönüşüme ilişkin gündemin uluslararası yatırımların seyri ve gelişimi üzerinde önem kazanmış olması. Dünya yatırım raporunun 2021 yılı teması, COP26 gündemini de işaret eder şekilde ‘sürdürülebilir bir toparlanma’ konusuna odaklandı ve yeşil yatırımlar yapma ve yeşil finansman imkanlarındaki artışı işaret ederek önümüzde önemli fırsatlar olduğunu işaret etti. Pandemiden çıkışta ve iklim değişikliği ile mücadelede tüm küresel aktörler uluslararası iş birliğinin başarının temeli olduğu konusunda fikir birliği içinde. Ancak konu sadece dönüşümden ibaret değil ve üzerinde durmamız gereken konu aslında kalıcı, sürdürülebilir bir dönüşümü, olabildiğince kapsayıcı olarak sağlamak. Uluslararası yatırımlar, yeşil dönüşümde bir katalizör rolü üstlenecek.”

“Glasgow’dan enerji dünyasına ve yatırımcılara açık bir mesaj gitti”

IICEC Konferansı’nda, Dünya enerji piyasalarında yeni bir trendin artık var olduğunu vurgulayan Dr. Fatih Birol, şöyle devam etti: “Enerji piyasalarında kesin bir trend var. Ufukta yeni bir dünya enerji sistemi doğuyor.  Son 30 yılda dünya enerji piyasasına baktığınız zaman yüzde 80’i fosil yakıtlar. Kömür, doğalgaz ve petrol hiç değişmedi ama bu değişim başladı. Değişim hızlı bir şekilde devam ediyor ve bunun hızının ne kadar olacağına da Glasgow ve kabilindeki hükümetlerin kararları olacak. Dünyadaki bütün ülkeler sırasıyla Paris Antlaşması’nı kabul ettiler. Türkiye’de dün itibarıyla bu yasalaştı bu son derece güzel bir şey. Ülkelerin birçoğu 2050 ile ilgili bazıları biraz daha sonra emisyonları nasıl sıfıra indireceklerine dair hedef koydular. Glasgow’dan enerji dünyasına ve yatırımcılara son derece açık bir mesaj gitti. Mesaj da şu: ‘sen yatırımcı bundan sonra eğer fosil yakıtlara yatırım yapmaya devam edersen et, ama bak dikkat et yatırımın biraz riskli olabilir’. Yani isterseniz iklim değişikliğine inanın inanmayın fosil yatırımı sevin sevmeyin artık yatırımcıların kafasında fosil yakıta özellikle kömüre yatırım yapmanın riski artık hesaplara bir parametre olarak girdi. Bence bu Glasgow’dan çıkan en önemli mesaj dünyadaki yatırımcılara bence bu bunun altını çizmek lazım. Baktığımızda; iklim değişikliğine neden olan emisyonların yüzde 80’i enerjiden geliyor. O halde iklim değişikliğine bulunacak çözüm enerji sektöründen geçiyor. Bunun içinde ne yapmak lazım enerji sektöründe müthiş bir dönüşüme ihtiyaç var. Güler Hanım da söyledi, G7 liderleri COP Başkanlığı, bize dedi ki; siz bir tane yol haritası hazırlar mısınız? 2050 yılına kadar enerji dünyasının ne olması gerekir ki, emisyonlar sıfıra gelsin. Biz, büyük bir ekip kurduk ve birçok dünyadaki uluslararası teşkilatlarla çalışarak yol haritası hazırladık. Gerçekten baktığımda emisyonların sıfıra gelmesi için tarihte eşi benzeri olmamış değişimlerin olması gerekiyor.

“Sıfır emisyon için üç tane ev ödevi var”

Üç tane ev ödevi var: Birincisi; özellikle dünya için son derece kritik olan 2030’a kadar şu anda piyasalarda olan kullandığımız temiz enerji teknolojilerinin artışını üç misli daha hızlandırmalıyız. İkincisi; şu anda piyasada olmayan ama araştırma geliştirme deneme faaliyetleri olan yeni temiz enerji teknolojilerini en kısa zamanda inovasyon yolu ile enerjinin bir parçası haline getirmeliyiz. Üçüncüsü; şu anda kullandığımız fosil yakıtların tüketiminde büyük bir düşüş görmemiz lazım.

“Türkiye’nin çatı üstü güneş sisteminde muazzam bir potansiyeli var”

Türkiye güneşte çok ciddi bir atılım yaptı ama şu anda bile toplam güneş potansiyelimizin yüzde 3’ünü kullanıyoruz. Muazzam bir potansiyel var. Bu birçok ülkede başarı ile kullanılan ve insanların kendi kendine güneşten elektrik ürettikleri bir sistem. Türkiye, sadece elektrik üretme konusunda değil, yine evlerde, sanayi tesislerinde, bloklarda, okullarda güneşten çatı üzerinde güneşten elektrik üretebiliyor, hatta ihraç yapabilecek ülke konumuna da gelebilir.
“Ne doğalgazda ne petrolde bir kıtlık yok, önemli olan bunun piyasalara gönderilmesi”
Bugün, doğalgaz fiyatlarında Avrupa, Asya, Amerika’da yukarı doğru baskı görüyoruz. 2019’da 5 dolar iken, bugün 25 dolara gelmiş durumda. Birincisi; dünya ekonomisi 2021 yılında yüzde 6’lık bir büyümeyi görüyor. Bu son 50 yılda dünyanın gördüğü en büyük ekonomik büyüme. Bu büyüme ateşleyen enerji maalesef, diyeceğim fosil yakıtlar. Doğalgaz petrol ve kömürde inanılmaz bir büyüme görüyoruz. İkinci neden; bazı ülkelerde önemli ülkelerde ekstrem hava durumları yaşandı. Üçüncüsü de doğalgaz üretim tesislerinde 2020 yılında yapılması gereken birçok bakım çalışması Covid yüzünden yapılamayınca tesisler duruma geldi. Ama şunu söyleyeyim; ne doğalgazda ne petrolde bir kıtlık yok. Yeteri kadar doğalgaz da petrolde var. Önemli olan bunun piyasalara gönderilmesi.”

İklim ve enerjideki son gelişmeler, sektör ve şirketler açısından değerlendirildi

Konuşmaların ardından ‘İş Dünyası Perspektifi’ paneline geçildi. Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak, Borusan Holding CEO’su Erkan Kafadar, Baker Hughes, TPS Ülke Lideri Merve Öztunç, Sanko Enerji CEO’su Hakan Yıldırım ve Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler, iklim ve enerji alanındaki son gelişmeleri, sektör ve şirketler açısından değerlendirdiler.

“Türkiye yenilenebilir enerji kurulu gücü olarak Avrupa’da 5’inci, Dünya’da 12’inci sırada”

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem:“Küresel olarak ve ülkemizde kalkınmanın devamı ve refah düzeyinin artması için daha fazla ve daha temiz enerji sağlamamız gerekiyor. Bu anlamda enerji dönüşümü büyük önem taşıyor. Bu dönüşüm ancak politikaların, enerji şirketlerinin ve sektörlerin birlikte ve uyum içerisinde çalışması ile mümkün olabilir. Enerjide bağımsızlık ve temiz enerji geleceği için atılan adımlarla Türkiye bugün yenilenebilir enerji kurulu gücü noktasında Avrupa’da 5’inci, Dünya’da 1’nci sırada bulunuyor. Ülkemizin Paris anlaşması çerçevesindeki hedeflerine ulaşması, uluslararası rekabetçiliğini koruyabilmesi için kritik olan bu dönüşümün gerçekleşmesi amacıyla da gerekli düzenleme ve uygulamaların yürürlüğe girmesi büyük önem taşıyor. Bunun için de tüm paydaşlar olarak elbirliği ile çalışmaya devam etmeliyiz.”

“Yenilenebilir enerji içinde hidrojenin rolü de artıyor”

Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak: “Dünya 2050 Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için düşük karbonlu enerji sistemlerine geçmeye odaklanırken, yenilenebilir enerji içinde hidrojenin rolü de artıyor. Bugün Avrupa’nın tamamen gündemine oturmuş durumda olan hidrojen; özellikle çelik, çimento, rafineri ve petrokimya sektörleri gibi yüksek sıcaklıkta üretim yapan sanayileri ve ulaştırma sektörünü dönüştürme potansiyeline sahip durumda. Yenilenebilir enerji ile birlikte Enerjinin İnterneti (IoE), Blokchain, yapay zeka gibi birçok farklı teknoloji de enerji sektörünün daha sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesinde önemli rol oynayacak. Bu alandaki dijital dönüşüm ve yatırımların doğru stratejilerle hayata geçirilmesi enerjinin üretim, dağıtım ve tüketiminde maliyetleri düşürecek, arz güvenliğini sürdürecek, atıl enerjinin değerlendirilmesini, kayıpların azaltılmasını sağlayacak ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla yeni mikro şebekeler yaratılmasına, şeffaf ve takip edilebilir üretim verileriyle tüketimin güvenle yönetilmesine imkân verebilecektir.”

“2030’da karbon nötr olmayı hedefliyoruz”

Borusan Holding CEO’su Erkan Kafadar: “Enerjiye sadece üretim açısından bakmıyoruz. Üretim tesisleri, fabrikaları olan bir Grup olarak, tükettiğimiz enerjiye de dikkat ediyoruz. Şirketlerimizde enerji kullanımlarını takip ediyoruz. Ürettiğimiz mal ve hizmetlerin kapsam 1 ve 2, hatta ileride mümkün olursa kapsam 3 emisyonlarını takip etmeyi ve gerekli aksiyonların almayı ve 2030’da karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte rüzgar enerjisinin, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de küresel iklim değişikliği ile mücadelenin kilit enerji kaynaklarından biri olacağını düşünüyoruz. Ülkemizin mevcut rüzgar potansiyelinin artan bir hızda yatırımlara dönüşerek değerlendirileceğine, bu yerli, temiz ve yenilenebilir kaynağın Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına en önemli hizmeti vereceğine olan inancımız tam.”

“Çevresel etkiyi azaltmak için, önemli adımlar atmayı taahhüt ediyoruz”

Baker Hughes, TPS Ülke Lideri Merve Öztunç:“Baker Hughes, enerji teknolojisi şirketi olarak, iklim değişikliğinin dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli zorluklardan biri olduğuna inanıyoruz ve enerji sektörünün gezegenimiz üzerindeki çevresel etkisini azaltmak için, önemli adımlar atmayı taahhüt ediyoruz. İklim Değişikliği konusundaki şirket politikalarımız ve Paris İklim Anlaşması Taahhüdümüz ile de bu adımları ile destekliyoruz. 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarımızı net sıfıra indirmeyi, müşterilerimizin emisyonları azaltmasına yardımcı olmak için mevcut ürün ve hizmetleri devreye almayı ve enerjinin geleceği için yeni teknolojilere yatırım yapmayı taahhüt ediyoruz. Misyonumuzun özü, bugün en yüksek verimliliğe sahip çözümleri sunmak ve enerjinin karbondan arındırılmasına giden yolu ileriye taşımaktır.”
Öztunç ayrıca, başta enerji ve tüm sektörlerdeki kadın rollerinin güçlenmesi çalışan oranının artmasına da vurgu yaparak, IICEC’e bu konuda gösterdiği özen ve hassasiyet nedeni ile teşekkür etti.

“Karbonsuz yeni ekonomik düzene geçiyoruz”

Sanko Enerji CEO’su Hakan Yıldırım: “Dünya, son 10 yılda ‘karbonsuz yeni ekonomik düzene geçiş’ eşiğinde. Bu durum, hepimizin hayatını tepeden tırnağa etkiliyor. Şirketlerin karbona ‘bütünleşik’ bir açıdan bakmasını önemsiyorum. “Ben bir üretici olarak hangi noktalarda karbon emisyonu oluşturuyor ya da oluşturulmasına neden oluyorum, bunu nasıl gidermeliyim” sorusunu sürekli kendimize sormak zorundayız. Enerji sektörünün bu noktada vereceği sınavın diğer sektörler için de yol gösterici olacağını düşünüyorum. Yeşil enerjiye yatırımların son sürat artması ve temiz enerji teknolojilerine erişimin herkes için sağlanması şartına uyabilir, ayrınca enerji verimliliği konusuna da büyük bir dikkatle eğilirsek sektör olarak hedeflerimizi yerine getirebiliriz.”

Dönüşüm, sosyal farkındalık ve gerçekçi hedeflerle de desteklenmeli

Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler:”Sürdürülebilirlik odağında yaşanan enerji dönüşümü, iklim ve çevre konuları, dönüşümün maliyeti ve tüketici fiyatlarına etkisi ile birlikte arz güvenliğinin sağlanması gibi ana konuların optimizasyonu üzerinde ilerlemek zorundadır. Bu enerji dönüşümünün başarısı için inovasyon ve yeni enerji teknolojileri, en kritik öğeler olarak ön plana çıkacaktır. Dönüşüm, sosyal farkındalık ve gerçekçi hedeflerle de desteklenmelidir.”

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com