Connect with us

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex Grubu Brezilya’da 83 MW’lık proje kazandı

Yayın tarihi:

-

Nordex Grubu, Brezilya’daki bir rüzgâr santrali kompleksinin dördüncü aşamadaki inşaatında 24 adet AW132/3465 tedariği için sipariş aldı. Anlaşma, türbinlerin 15 yıl süreyle bakım, onarım ve tamirleri için servis sözleşmesini de içeriyor.

Nordex Grubu Brezilya’da 83 MW’lık proje kazandı

Rüzgâr santrali, Atlantik kıyısındaki São Miguel do Gostoso şehrine yakın Rio Grande do Norte vilayetinde yer alıyor. Dört ayrı bölümden meydana geliyor. Nordex, ilk üç inşaat aşaması için ayrıca 50 adet AW132 türbini kurulumu da yapmıştı. Dördüncü bölümün tamamlanmasıyla, rüzgâr santrali komleksi, toplamda 256 MW kapasite ve 74 türbinle hizmet verecek.

Nordex Grubu 24 türbini 120 metrelik beton kulelere kuracak. Firma kuleleri, bölge yakınlarındaki Areia Branca’da kendi yerel fabrikasında üretecek. Gövdeler, imalatçının Bahia’daki santralinde üretilecek. Nordex Grubu ayrıca, yerel üretim payının maksimuma çıkmasını garanti altına alacak biçimde, rotor kanatlarını da Brezilya’dan tedarik edecek.

 

 

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Ahşap kule, daha yeşil rüzgar türbinleri için fırsat sunuyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Büyük ölçekli uygulamalar için doğanın karbon elyafı olan lamine ahşaptan yapılmış zorlu tasarımlar geliştiren İsveçli ahşap teknolojisi şirketi Modvion, rüzgar türbinlerini daha da yeşil hale getirebilecek ahşap bir tasarım sunuyor. Modülleri ve ahşabı bir araya getirmenin devrim niteliğinde bir yolunu sunan Modvion, patentli çözümüyle rüzgar türbinleri için ahşaptan kule sunuyor. Geçmişin yel değirmenlerinden esinlenilen bu tasarımla Modvion, ahşaptan inşa ettiği kule ile türbinin karbon ayak izini %90’dan fazla azaltıyor.

Firmanın İcra Kurulu Başkanı Otto Lundman, “Dünya bir iklim kriziyle karşı karşıya ve enerji kaynaklarını değiştirmemiz gerekiyor. Rüzgar enerjisi sahip olduğumuz en verimli ve cazip enerji kaynaklarından biri. Biz bu değeri daha da artırıyoruz” diyor.

Kanatlar ve makineler endüstri standardı ekipmanlar olsa da, bu yaklaşım Avrupa’nın en büyük enerji şirketlerinden bazılarının ilgisini çekiyor. Vestas Wind Systems A/S daha küçük bir tanıtım modelini gördükten sonra, firmanın %15’ini satın alıyor, İtalyan Enel Green Power SpA bir iş birliği anlaşmasına varıyor. İsveçli Vattenfall AB firmasının ortağı olduğu Almanya’nın RWE AG firması da Mart ayında Modvion’un ahşap kulelerini gelecekteki projelerinde kullanmak üzere bir sözleşme imzalıyor.

Konuyla ilgili Vestas Ventures İcra Kurulu Başkanı Todd O’Neill, “Müşterilerimizin birçoğu, Modvion’un yolculuğunun nasıl bir parçası olabileceklerini öğrenmek için proaktif bir şekilde sorular soruyor. İş birliğimizin artmasını bekliyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Ahşap kulenin avantajları

Modvion, rüzgar türbinlerinde ahşap kulenin avantajlarını şu şekilde açıklıyor: “Yüksek rüzgar türbini kuleleri inşa etmenin en büyük zorluğu lojistiktir. Bu kadar devasa yapıları nasıl yerine yerleştirirsiniz? Kuleler uzadıkça lojistik zorluk da artar. Patentli çözümümüz, sıradan yollarda sıradan kamyonlarla taşımayı mümkün kılar. Bizim için köprüler, tüneller ve dolambaçlı yollar sorun değil. Lamine ahşabın çeliğe kıyasla üç büyük avantajı vardır: Ahşabın daha hafif bir yapıya olanak tanıyan daha yüksek bir özgül gücü vardır. Yüksek çelik kulelerin kendi ağırlıklarını taşıyabilmeleri için ekstra kuvvete ihtiyaçları vardır; ahşap kulelerin ise buna ihtiyacı yoktur. Son olarak, modüler ahşap kulelerimiz tutkalla birleştirilirken, modüler çelik kuleler düzenli kontrol gerektiren çok sayıda cıvata gerektirir.”

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

WWW’nin yeni tasarımı, deniz üstü rüzgar türbinlerinde geleneğe meydan okuyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Norveç merkezli World Wide Wind, tersine dönen dikey eksenli rüzgar türbini teknolojisi VAWT ile deniz üstü rüzgar enerjisinde geleneğe meydan okuyor. Ters yönde dönen dikey türbinler, yüzen açık deniz rüzgar projeleri için verimi radikal bir şekilde artırabilirken, LCoE’yi azaltıyor. Uzmanların deniz üstü rüzgar enerjisinde maliyeti yarı yarıya indirebilecek son derece yenilikçi bir türbin olarak yorumladığı bu teknoloji, önümüzdeki günlerde test aşamasına geçiyor.

19 metre uzunluğundaki 30 kW’lık prototip ile teste başlayacak tersine dönen dikey eksenli rüzgar türbininin, çok daha büyük 1,5 MW’lık bir sonraki prototipinin 2025 yılında teste başlayacağı açıklanıyor. World Wide Wind, 2030’dan önce ise, yaklaşık 400 metre uzunluğunda olacak 24 MW türbini piyasaya sürmeyi planlıyor.

Deniz üstü rüzgar enerjisine yönelik yazılım, veri analizi ve istihbarat çalışmaları sunan Aegir Insights’ın paylaştığı araştırmaya göre, İskandinav ülkesinin güneybatısının açıklarında yer alan pilot çalışma planlandığı gibi giderse, 2025 yılına kadar 1MW’lık bir amiral gemiye ve daha sonra 10 yıl dolmadan şu anda Avrupa açıklarında faaliyet gösteren geleneksel üç kanatlı yüzer ünitelerden potansiyel olarak %75 daha düşük bir fiyata şebekeye güç akıtabilecek devasa 24MW’lık bir modele geçişi hızlandıracak.

Türbini eşsiz yapan tasarımı

WWW’nin ters yönde dönen VAWT teknolojisi, basit bir anlatımla şu yapıdan oluşuyor: Ağır jeneratör işinin tamamı suyun altında ve türbinin yüzen dubasının altında yer alıyor. Bu, her şeyin suya batmasını önlemek için tabana yeterli ağırlık ekliyor ve yalnızca bir dizi bağlama çapası gerektiriyor. Jeneratörün rotoru ve statoru her biri ana kule gövdesinden 45 derecelik açıyla üç kanat çalıştıran bir çift dikey eksenli türbine bağlanıyor. Alt türbin bir yönde dönecek şekilde ayarlanıyor ve alt türbinin ortasından geçen bir direğe monte edilen üst türbin ise diğer yönde dönecek şekilde ayarlanıyor. Bu şekilde de kanatlar, yelkenli teknelerde olduğu gibi çoğu yerde rüzgardan faydalı tork elde ediyor.

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Türkiye’nin ilk yerli rüzgar türbinlerini üreten şirket 50 yaşında

Yayın tarihi:

-

Yazar

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi 2023 sonunda küresel rüzgar enerjisi kurulu gücünde teravat çağının başlayacağına işaret ederken, Türkiye Avrupa’nın en büyük 5. rüzgar sanayi olarak öne çıktı. Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekipmanı üretimini ve ihracatını başlatan şirket ise 2024’te 50. yılını kutlamaya hazırlanıyor.

Türkiye’de temiz ve yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlar hız kazanırken, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) verilerine göre, 12 gigavatı aşkın kurulu güçle rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı %11’i geçti. Aynı zamanda Avrupa’nın 5. büyük rüzgar sanayisine ev sahipliği yapan Türkiye’nin, rüzgar enerjisi ekipmanlarının ihracatıyla da 44 ülkeye ulaştığı görüldü. 2024 itibarıyla 50. yılını dolduracak olan, Türkiye’de rüzgarı enerjiye dönüştürmek konusunda öncü rol üstlenen ve SoyutWind markasıyla rüzgar sanayinin gelişimine kapı aralayan Çolak Holding, bu başarının mimarları arasında öne çıktı.

50. yıl mesajlarını paylaşan Çolak Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı Hasan Çolak, “Makine mühendisi olduğum için kurulduğu günden bu yana ağırlıklı olarak makine üretimi ve mühendislik sektörleri başta olmak üzere inşaat – taahhüt, enerji, finans ve dış ticaret alanlarında da faaliyet gösteren Çolak Holding ve tescilli markamız “SOYUT”, 2024 itibarıyla 50. yılını kutluyor. 1974’te kurulan ve henüz yasal çerçeve çizilmemişken, 2000’li yılların başında rüzgar enerjisinin ülkemizdeki gelişiminde lider rol üstlenen Çolak Holding ve enerji alanındaki iştirakimiz SoyutWind olarak, sektörün ulaştığı konumdan mutluyuz. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken, 50. yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

Türkiye’nin ilk rüzgar türbinini üretti ve ihraç etti

TÜREB verilerinde, Türkiye’nin ürettiği rüzgar ekipmanlarının %75’ini ihraç ettiği görüldü. Öte yandan Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) tarafından, 2023 sonu itibarıyla küresel çapta kurulu gücün 1 teravata ulaşarak rüzgar enerjisinde teravat çağının başlayacağı tahmin edildi. Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekipmanı ihracatıyla rüzgardan elde edilen enerjinin payının artmasında önemli bir rol oynadığını belirten Hasan Çolak, “2000 yılında rüzgar türbini üretimine başlayan, SoyutWind markasıyla 2004 yılında 250 kilowatt gücündeki ilk lisanssız rüzgar türbinini üreten, kuran ve bu ürünün ilk ihracatçısı olma başarısını yakalayan Çolak Holding olarak, 20 yıl gibi kısa bir sürede rüzgar enerjisi alanında ülkemizin kat ettiği yolu dikkate değer buluyoruz. Çolak Holding’in rüzgar sanayine odaklanan SoyutWind markası, imzacılarından olduğu bu başarıyı ilklerle taçlandırıyor. 2020’de 50 kilowatt gücündeki yerli sabit mıknatıs jeneratör (PMG) üreten ilk şirket olduk. Aynı yıl artan kullanıcı talebini karşılamak için ev tipi rüzgar türbinlerinin imalatına başladık. Aynı zamanda, sıfır rüzgar türbini üretiminin artan maliyetleri dolayısıyla rüzgar enerjisi yatırımı yapmak isteyenlerin sıkça başvurduğu ikinci el yenilenmiş (refurbished) türbinlerin tamir, servis ve bakım hizmetlerini sağlıyoruz” diye konuştu.

“Bağımsız, sürdürülebilir, temiz bir yaşam”

1974’ten bu yana kömür santralları, hidroelektrik santralları ve güneş enerjisi gibi enerjinin farklı alanlarında çalıştıklarını vurgulayan Hasan Çolak, “1998’de Alman bir ekiple Ar-Ge faaliyetlerine başladık ve 2000 yılında Türkiye’nin ilk rüzgar türbinini ürettik. Test ve denemeler çok meşakkatli olsa da emeklerimizin karşılığını aldık. Son dönemde, yaklaşık 2 yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından SoyutWind markasıyla küçük güçlerde ev tipi rüzgar türbinlerinin imalatına yöneliyoruz. Zira bireysel kullanıcılardan gelen talep artıyor. Herkesin kendi evine 3, 5, 10 kilowatt gücünde rüzgar türbini kurarak temiz enerji üretmeye başlamasına olanak tanıyan ev tipi türbinler, bireylerin daha bağımsız, sürdürülebilir ve temiz bir yaşam sürmelerine imkan sağlıyor. Bunun yanı sıra Soyut WindMill markamızla evlerin, çiftçilerin ve sulama kooperatiflerinin su ihtiyacını rüzgar gücüyle karşılayan mekanik su pompaları ve Soyut Karavan markasıyla ürettiğimiz mobil yaşam alanları, bağımsız, çevreci, sürdürülebilir ve temiz yaşam fikrini destekliyor” ifadelerini kullandı.

50. yılında rüzgar sanayisine kadın mühendisler kazandıracak

Çolak Holding olarak 50 yıla sığdırdıkları başarıların arkasında, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun olmuş nitelikli mühendislerin çalışkanlığının önemli bir payı olduğunu vurgulayan Çolak Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı Hasan Çolak, 50. yıl değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Benimsediği etik değerler ve ‘temiz teknoloji, temiz toplum’ yaklaşımıyla faaliyet göstermeye odaklanan ve sürdürülebilir refahın ancak bu şekilde sağlanabileceğine inanan Çolak Holding, 50. yılını kutlayacağı 2024 itibarıyla Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinde temiz teknolojilere, çevreye duyarlı ürünlerin Ar-Ge çalışmalarına ve girişim sermayesi yatırımlarına ağırlık verecek. Ayrıca 50. yılımızda, lider şirketlerin toplumsal sorumlulukları olduğu bilinciyle, yerli teknolojiyle üretim yaparak istihdam yaratan Çolak Holding olarak, Türkiye’deki kadın mühendis sayısını artırmaya yönelik bir sosyal sorumluluk projesine imza atacağız. Kadınların mühendislik eğitimi alarak Türk sanayisine daha çok katkıda bulunmasını ümit ediyoruz. Bu kapsamda sadece üniversite öncesi kız çocuklarına yönelik rüzgar türbini üretimini öğrenebilecekleri temel bir program hazırlıyoruz. Sürdürülebilir ve yeşil gelecek için küresel çabaların arttığı bu dönemde, Çolak Holding, SoyutWind ve diğer iştiraklerimiz, hem ülkemizin hem de dünyanın kurulu rüzgar enerjisi gücüne üretim ve ihracatla destek olmayı sürdürecek.”

Devamını oku

Trendler