Connect with us

Türbin Komponantleri

Kaleliler Bağlantı Elemanları, rüzgâr sektörüne global çapta tedarik sağlıyor

Yayın tarihi:

-

Kaleliler Bağlantı Elemanları Firması Genel Müdür Yardımcısı Demet Mumcu ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmalarının ürün grupları hakkında açıklamalarda bulunan Demet Hanım, rüzgâr enerjisi sektörüne yönelik çözümleri hakkında da ayrıntılı bilgiler sundu.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Demet Mumcu, Kaleliler Bağlantı Elemanları Firması Genel Müdür Yardımcısıyım. 13 yıldır Kaleliler’de çalışıyorum. 

Kaleliler Bağlantı Elemanları Genel Müdür Yardımcısı Demet Mumcu

Okurlarımız için firmanızı kısaca anlatır mısınız?

Firmamız 1995 yılında, Ankara’da Sayın Kazım Kaleli tarafından kurulmuştur. Öncelikle hırdavat ve bağlantı elemanları satışı yapmak amacıyla 30 metrekarelik bir satış mağazası ve 5 personel ile kurulmuş olan firmamız bugün Ankara Saray mevkiinde toplam 14 bin metrekarelik alandaki fabrikasında çelik bağlantı elemanları üretimi ve ihracatı yapan bir sanayi kuruluşudur. 

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz? 

Firmamız, M 12-M 72 ölçülerinde cıvata vb. ürünler, M 8-M 220 ölçülerinde saplamalar  ve gijonlar, U Boltlar, J Boltlar, M 20-M 72 ölçülerinde somunlar, çelik plakalar, teknik çizim ile özel yapım cıvata, saplama ve diğer bağlantı elemanlarının üretimini gerçekleştirmektedir.

Özellikle yüksek dayanımlı çelik cıvata grubu, EN 14399-1 HV cıvata takımları ve EN 15048-1 HR cıvata takımları başta olmak üzere standart ve özel değişik kalite sınıflarında üretim yapmaktadır. Bu ürün grupların CE belgesi sahibidir

Rüzgâr enerjisi sektörüne sunduğunuz çözümler hakkında bilgi alabilir miyiz?

Firmamız Ankara Ostim Yenilenebilir Enerji Kümesi üyesidir. Rüzgâr sektöründe hizmet veren başlıca firmaların onaylı tedarikçisi konumundadır. Bu sektör için çok uzun sayılmayacak bir sürede çeşitli denetlemelerden geçerek, başarı örneği göstermiş ve global olarak onaylı tedarikçi konumuna gelmiştir. 

Temel Ankraj Sepetleri, Kule-Kule ve Kule-Nasel Cıvataları konusunda hizmet vermekteyiz. Halen süregelen çeşitli projelere üretim ve sevkiyatlarımız devam ediyor.

Üretim hattınızda kimi yenilikler gerçekleştiğini biliyoruz. Bu hususta bilgi verebilir misiniz? 

Üretim hattımızdaki başlıca yenilik, bu yıl içerisinde devreye alınmış aylık 300 ton kapasiteli ısıl işlem hattımız. Bizim üretim gamına uygun olarak üretilmiş olan Isıl İşlem hattımızın otomatik kontrol sistemi ve deneyimli teknik kadrosu sayesinde, üretim hattımızın en önemli konusu olan ısıl işlem konusunda artık daha verimli çalışabiliyoruz.

Ayrıca, üretim gamımızı ve kapasitemizi artıran bir diğer yenilik ise yine bu yıl içerisinde devreye alınmış olan soğuk dövme hattımız. Aylık 100 ton kapasite ile çalışmaya başlamıştır. M 12–M 20 gamında üretim gerçekleştirilmektedir.

Kaleliler firmasının kalite politikası ve kalite kontrol süreçleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Kalite politikamız müşteri ihtiyaç ve beklentileri, standartların ve yasal şartların gereklilikleri doğrultusunda üretim yapmak ve sürekli kendimizi geliştirmektir.

Üretim ve kalite kontrol süreçlerimiz tamamıyla ERP programı ile takip edilmekte ve kayıt altına alınmaktadır. Hammadde tedariği özel hazırlanmış şartnameler ile yapılmakta ve malzeme girişten itibaren başlayan kalite kontrol süreci, proses kontroller ve son üründen sevkiyata kadar devam etmektedir. Standartların gerektirdiği test ve ölçümleri yapabilecek akredite kuruluşlar tarafından kalibrasyonları yapılmakta olan cihaz ve ekipmanlar ile donatılmış Kalite Kontrol Laboratuvarımızda her parti test edilmekte ve kalite sertifikaları yine ERP programı üzerinden otomatik olarak hazırlanmaktadır. ERP programı ile tüm kayıtlar saklanabilmekte ve 100% izlenebilirlik sağlanmaktadır.

Türkiye’de türbin üretimi yapan büyük firmalarla iş ortaklığı yapıyor musunuz?

Tabii ki, halihazırda Siemens ve Nordex firmalarının onaylı global tedarikçisiyiz.

Nordex firması ile devam eden birçok projede çalışıyoruz. Akça Bergama, Tatlıpınar, Ayvalık, Yahselli, Bafa ve Vize sahalarını örnek olarak verebiliriz.

Ürünleriniz için Yerli Üretim Sertifikası süreçlerinin de tamamlandığını biliyoruz. Bu konuda bilgi alabilir miyiz?

Ürünlerimiz için yerli üretim ile ilgili denetimlerimiz tamamlanmış olup, hizmet vermekte olduğumuz tüm türbin tipleri, temel sepetleri ve kule ve nasel cıvataları için Yerli Malı Belgelerimiz tamamlamış durumdayız.

Türk piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizin ve piyasanın ancak ve ancak yapıcı bir rekabetle ilerleyebileceğini düşünüyorum. Özellikle belli bir kalite standardında üretim yapan firmaların fiyat politikalarını değiştirerek değil; daha kaliteli üretim, daha iyi hizmet ve kendilerini sürekli geliştirerek hem kendi firmalarına hem de ülke ekonomisine katkı verecekleri düşüncesindeyim. O nedenle biz rakiplerimizi rakip olarak görmektense, kendimize koymuş olduğumuz hedefleri hep daha ileriye taşıyacak unsurlar olarak görmekten yanayız. Geçmişten bugüne dek istisnalar olsa da genellikle rakiplerimizle bile belli projelerde ortak çalışmalar ve bilgi tecrübe paylaşımları yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bunu bir dezavantaj değil, bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Birlikten kuvvet doğar düşüncesindeyiz.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı? 

Ülkenin ekonomik koşulları açısından düşündüğümüzde kısa vadede olamasa da orta vadede yatırım düşüncelerimiz var tabii. Özellikle kapasiteyi artırmakla ilgili birtakım planlarımız var. Araştırmalarımız devam ediyor. 

Pazarlama faaliyetleri açısından önümüzdeki yıl katılmayı planladığımız fuarlar var. Hamburg Rüzgar Enerjisi Fuarı ve İtalya Milano Bağlantı Elemanları Fuarlarında olacağız. 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Üretimin ülkemizin ekonomisi için ne denli değerli olduğunu her geçen gün daha iyi anlamaktayız. O nedenle özgür ve güçlü olabilmek için daha çok üretmeye, daha nitelikli üretim yapmaya ihtiyacımız var. Yerli üretimin devlet tarafından desteklenmesinin ne denli önemli olduğunu rüzgâr ve savunma sanayii sektöründeki değişimlerle görüyoruz. Bu gibi çalışmaların ve devletin desteklerinin artmasını diliyorum. Özellikle de bu sektörlere hizmet vermeye çalışan bizim gibi orta ölçekli ama kaliteli üretim yapmak için var gücüyle ama kısıtlı imkânlarıyla çalışan üreticilere daha fazla destek, devlet desteği ve teşvik sistemlerinin olmasını temenni ediyorum.

Bize söz hakkı verdiğiniz için de çok teşekkür ederim. 

Hidrolik Sistemler ve Parçalar

Twiflex’ten rüzgar türbinlerine özel VKSD-FL yaylı fren

Yayın tarihi:

-

Küçük çaplı rüzgar türbinleri imalatında önde gelen bir Avrupalı üretici, Twiflex’le 60 kW yatay eksenel türbinlerindeki rotor ve yay frenleme çözümleri için irtibata geçti. Frenler temel olarak durdurma zamanları için kullanılacak, aynı zamanda acil duruş işlevselliği de taşıyacaklar. Fren pozisyonları için gereken boşluk payının çok kısıtlı olması, uygulamada önemli bir güçlük olarak karşıya çıktı. OEM, her bir tahrikte tek caliper kullanılmasını ve frenlerinde envanter ve iş akış gereksinimlerini en aza indirmek amacıyla ortak bir tasarımla yapılması isteğinde bulundu. Twiflex mühendisleri, modifiye edilmiş bir VKSD-FL (yüzer) yayın kullanıldığı bir tasarım ortaya çıkardılar. Tasarımda frenler hidrolik güçle serbest kalıyor, fren kuvveti 119 KN ve 2 mm hava boşluğu bulunuyor.

Boşluğa ilişkin özel gereksinimleri karşılamak üzere Twiflex, müşteriyle özel montaj anlaşması oluşturmak amacıyla yakın çalışma yürüttü. 

FL, azaltılmış eksenel genişlik ve türbin montajındaki hiza kaçıklığı toleransına bağlı olarak özellikle seçildi. Fabrikada en az yataklama yüküyle gereksinim duyulan performansın karşılanması için özel sürtünme balatası kullanıldı. Frenlerin devre dışı kaldığı durumları izlemek için de yakınlık sensörleri yerleştirildi. Fren balataları, “tam aşınma” durumuna gösterge sağlamak amacıyla gömülü aşınma katmanlarıyla birlikte geldi. 

Frenler 2 milyonun (yay yorgunluk ömrü) üzerinde döngü oluşturmak üzere tasarlandı. Kolay balata değişimleri, ayarlamalar ve bakım için de Twiflex’e özgü “park hali” sistemi kullanıldı.

Devamını oku

Elektronik Ekipman

Türbin elektromekaniğinde global partner: Resolux Türkiye

Yayın tarihi:

-

Resolux Türkiye Yetkili Ülke Müdürü Okan Uykan’la bir röportaj gerçekleştirdik. Orijinal Ekipman Üreticileri (OEM) ve kule imalatçılarına yönelik olarak türbin içi elektromekanik kapsam tedariği sunacak Resolux Türkiye’nin vizyonu hakkında bilgiler aldığımız Okan Bey’in rüzgâr enerjisi sektörüne ilişkin değerlendirmelerini de öğrendik.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1987 yılı Bursa doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da bitirdim. Üniversite eğitimime 2006 senesinde Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği ile başladım ve 2011 yılında mezun oldum. 2012 yılında ise İspanya’da bulunan Universidad de Jaén okulundan Yenilenebilir Enerjiler Yüksek Lisans diplomasını alarak mezun oldum. Enerji, elektromekanik, elektrik ve telekomünikasyon sektörlerinde iş geliştirme, satış, satın alma ve idari yöneticilik pozisyonlarında toplamda 10 yıla yakın global tecrübeye sahibim. İspanyolca ve İngilizce dillerini akademik ve mesleki yeterlik seviyesinde aktif olarak kullanmaktayım. Proaktif, girişimci, sorumluluk alan ve çözüm odaklı liderlik özelliklerini barındırmamın yanında planlı ve vizyoner hedefler doğrultusunda ilerlemenin sürdürülebilir başarıya ulaşmada anahtar rol oynayacağına inanırım. Son olarak, 2019 yılında başladığım Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Doktora Programına devam etmekteyim.

Resolux Türkiye Yetkili Ülke Müdürü Okan Uykan

Bayramoğlu İnşaat bünyesinde sunduğunuz rüzgâr kulelerine yönelik çözümlerinizi global bir partnerle yeni bir boyuta taşıyorsunuz. Resolux Türkiye hakkında bilgi alabilir miyiz?

60 yıllık çelik konstrüksiyon, metal kaynaklı imalatlar ve anahtar teslim endüstriyel inşaat altyapısına sahip Bayramoğlu A.Ş. son 10 yılda yatırım ve atılımlarını enerji alanına yöneltmiş ve rüzgâr enerjisi bu alanda lokomotif olmuştur. 2018 yılına kadar lokal projelerde kendini geliştiren Bayramoğlu A.Ş. bu yıl da alanında uzman dünyanın farklı ülkelerinde iştirakleri olan İspanyol Barga firması ile Barga&Bayramoğlu Renewable Energy adında bir firma kurmuş ve 1,5 yıl içinde 10’dan fazla ülkeye mekanik parça ihracatı yapmaktadır. Yine aynı dönemde başlayan rüzgâr kulesi elektrik – elektronik ekipmanları üretim ve ihracatı için Danimarkalı Resolux Group ile görüşülmüş, Bayramoğlu ve Resolux Grup ortak girişim yapısında kurulmuş olan Resolux Türkiye faaliyetlerine 2019 yılında başlamıştır. İlk adım, Yetkili Ülke Müdürü unvanıyla Okan Uykan olarak bu ortak girişimin yönetiminin profesyonel anlamda başına geçmemle oldu. Elektronik Yüksek Mühendisi olarak ve Yenilenebilir Enerjiler sektöründe yerel ve global anlamda bulunan 10 yıllık tecrübemle bu ortak girişime geçtiğimiz yıldan bugüne yoğun mesai harcayarak katkı sunmaktayım.

Resolux Türkiye olarak ne tür çözümler sunacaksınız rüzgâr enerjisi sektörüne? 

Resolux Türkiye olarak geçtiğimiz yıl Haziran ayından bugüne dek en çok mesai ve emek harcadığımız kısım yerelleştirme (lokalizasyon) olmuştur. Ve bu odak noktamız Resolux Türkiye’nin sürdürülebilir projesi olarak sürekli devam edecektir. Türkiye’de hizmet vermekte olan tüm OEM’ler ve kule imalatçıları müşteri grubumuz arasında olup müşterilerimize türbin içinde bulunan tüm elektromekanik kapsamın tedarik hizmetini sunmayı planlamaktayız. Bu hizmeti sağlarken Resolux Grup’un 20 yıldan fazladan edinmiş olduğu global know-how önemli bir kılavuz olacaktır. Bu vesileyle hedefimiz yalnızca iç pazara sağlanacak hizmet değil aynı zaman da ihracattır. Hizmetimizin temelinde global anlayışla sürdürdüğümüz tedarik zinciri yönetimine Türkiye’deki imalat sanayiinde derin lokalleşme çıpasını da ekleyerek büyümektir. Bu kapsamda Resolux Türkiye bünyesinde; mühendislik, tedarik, üretim, stok yönetimi, lojistik, ithalat, ihracat ve dağıtım hizmetlerinin tümü müşterilerimizin hizmetine sunulacaktır.

2020 yılı için hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Türbin içi aksam üretimi için odak noktalarımız arasında; kablo gruplama, aydınlatma ürünleri, çeşitli panolar, e-modül, asansör, paketleme (kitting) ve ürün değişim hizmetleri vardır. Üretim yeri olarak Bursa ve İzmir planlanmıştır. Yıllık üretim tercih hedefimiz 2020 yılı sonuna kadar 200 türbinin iç aksam tedarik hizmetini sağlamaktır. Hedefimiz 2021 yılı için bu hedefin iki katıdır. Üretim planımızın tüm hazırlıkları 2020 Ocak ayı sonuna doğru üretime geçmek üzere yapılmıştır.

Türkiye’de rüzgâr enerjisi sektörünü ve gelişimini genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ortak girişimin temelinde Türkiye’nin rüzgâr piyasasındaki gelişimi, potansiyeli ve özellikle coğrafi anlamda sağladığı büyük avantajlar bulunmaktadır. Türkiye rüzgâr enerjisi piyasasında önemli OEM’lerin operasyonlarını yıllardır yürütüyor olması, yine global kule imalatçılarının ve kanat üreticilerinin yüksek kapasitelerde iç ve dış pazara üretim yapıyor olması ve YEKA-1 (1.000 MW) ve YEKA-2 (1.000 MW) projeleri yerli üretimin önemini ortaya koymaktadır. 

Resolux’un Türkiye pazarına ilgi duymasındaki temel motivasyon nedir?

Türkiye’nin rüzgâr enerjisi piyasasında 20 yılı geçkin bir global tecrübesi bulunmakta olup artık global pazarda söz sahibi konuma gelinmeye başlamıştır. Bu sebeple Resolux Group olarak Resolux Türkiye’yi, ülkemizde yine tecrübeli bir partner olan Bayramoğlu ortaklığında genişletmek doğal bir sonuç olarak ortaya çıkmış ve bu yatırımın yapılmasında itici güç olmuştur.

Türkiye piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemiz sınırlarını biraz daha genişletip bulunduğumuz coğrafya özelinde konuşacak olursak eğer riskleri barındırdığı kadar fırsatları da barındırdığını söylemek yanlış olmaz. Yüksek teknoloji odaklı nitelikli üretimin hem gelişmiş pazarlarda hem de gelişmekte olan pazarlarda yeri her zaman vardır. Bulunduğumuz coğrafyada da bu ihtiyaç bir nebze daha fazladır. Rekabetin doğuyor olması sevindiricidir ve aynı zamanda kaliteyi de artıracaktır. Fakat bizim üretimimizin de standardı olan yüksek teknoloji gündeme geldiğinde konu rekabetten ziyade nitelikli, sürdürülebilir üretimi, buna uygun altyapı yatırımını ve tabii ki mühendislik hizmetini gerektirmektedir. Bu sebeple iç ve dış rekabet dahilinde pazar koşullarını yakından takip etmekle birlikte odak noktamız müşterilerimizin projelerine sunduğumuz nitelikli ve sürdürülebilir hizmettir.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Global anlamda hemen her sektörde reel anlamda önemli bir krizin yaşandığı ve aynı zamanda finansal anlamda hemen her ülkede ciddi bir parasal sıkılaşmanın yaşandığı bu dönemde uzun vadede doğrudan yabancı yatırım anlamına gelen bu ortaklık sektörümüze örnek olacak ve heyecan getirecektir. Diğer taraftan yüksek teknoloji yatırımı statüsünde değerlendirilen rüzgâr enerjisi yatırımları hem Bursa ilimiz hem de ülkemizin genelinde bu alanda üretimin ve yan sanayinin oluşmasına vesile olacaktır. Böylelikle katma değerli ürün üretimine altaypı sağlayacak bu ortaklık sayesinde orta ve uzun vadede cari açığa önemli bir pozitif katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda istihdama önemli katkılar sunuyor olacağız. Bünyemizde birçok mühendis ve ara teknik eleman isthdamı sağlayacağız.

Devamını oku

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Enerji depolama sisteminin önemi ve uygulamaları

Yayın tarihi:

-

Son yıllarda enerji sektöründe kullanımı giderek artan enerji depolama sistemlerinin, önümüzdeki dönemde işlenebilir “Li” rezervlerinin artması, elektronik ve şalt ürünlerine yönelik teknolojide gelişme kaydedilmesi ve ülkelerin şebeke regülasyonlarının enerji depolama sistemi entegrasyonuyla ilgili genişletilmesiyle beraber, gelecekte ekonomik ve teknik olarak uygulanabilir en önemli çözümlerden biri olacağı öngörülmektedir. Özellikle rüzgâr ve güneş enerji santrallerinin yoğun olduğu ülkelerde enerji depolama sistemi, o ülkenin elektrik şebekesi kararlığını ve enerji arz/talep dengesini yönetmek için kaçınılmaz bir hale gelmiştir.  Amerika, İngiltere, Almanya ve Avusturalya gibi yenilenebilir enerji santrallerinin yoğun olduğu ülkelerde bu eğilimin hızla arttığı görülmektedir.

Enerji depolama sistemlerinin sürdürülebilir enerji arzını yönetmede teknik ve ekonomik olarak önemli bir yer tuttuğu bilinmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak üretilen enerjinin yatırım, işletme maliyeti ve çevreye etkileri değerlendirildiğinde, ülke ekonomisine olan katma değeri, diğer konvansiyonel enerji üretimi yatırımlarına göre daha fazla olduğu bilinmektedir.

Bunun yanında enerji dağıtımı tarafında ise gelecekte daha yoğun kullanılacak araç şarj istasyonlarının şebekeye entegre olmasıyla beraber büyük çaplı anlık enerji talebinde de enerji depolama sistemleri hazır ve hızlı enerji kaynağı olarak destekleyici bir rol üstlenmektedirler.

Ülkeler kendi şebeke yapısı ve gereken enerji sistemi parametrelerini değerlendirerek, enerji depolama sisteminin en uygun noktalara bağlantısı yapılması yönünde şebeke yönetmeliği üzerinde çalışmaktadırlar. Özellikle Türkiye’de olduğu gibi, büyük çaplı (GW) yenilenebilir enerji projelerinde kullanılması amacıyla da bu çalışmalar yapılmaktadır. Türkiye’de toplam kurulu gücün yaklaşık %10’u kadar yenilenebilir enerji sistemi bulunmaktadır. Önümüzdeki 10 yıl içinde toplam 20GW rüzgâr ve güneş enerji santrali yatırımı ile beraber yenilenebilir enerji santrallerinin konvansiyonel enerji santrallerine oranının giderek artacağı öngörülmekte olup, şebeke kararlılığını sağlamak amacıyla enerji depolama sistemlerinin kullanılması kaçınılmaz olacaktır.

Enerji Depolama Sistemleri; enerji üretim sektöründe, enerji üretimini zamana bağlı oluşacak yükün durumuna göre düzenlemek, yan hizmetler desteği sağlayarak şebekenin dengeli çalışmasını sağlamak, yenilenebilir enerji santrallerinin gün içinde veya gün sonrası enerji üretim tahmin hatalarını gidermek ve farklı tipte enerji santrallerinin beraber çalışarak düzgün bir şekilde güç eğrisi oluşturmalarına yardımcı olmaktadır.

Enerji depolama sistemleri uygulamasında kritik konulardan biri de güç yoğunluğu ve enerji yoğunluğudur. Birçok uygulamaya göre farklı enerji çözümleri uygulanmaktadır. Bir uygulamada (Örn. Frekans kontrolü, enerji kalitesi uygulaması) güç yoğunluğu daha önemli ise gücü sağlayan ekipmanların enerji depolayan pillerin kapasitesine göre daha yoğun kullanılması gerekmektedir. Bazı uygulamalarda (Örn. Anlık güç tüketimi, dizel jeneratörlerle beraber çalışma) ise enerji yoğun bir depolama sistemi tercih edilmektedir. Bu tür uygulamada ise pillerin kapasitesi, güç ekipmanlarının (evirici, trafo vs.) kapasitesinden daha fazla olması gerekmektedir.

Primer/Sekonder frekans zelluygulamasında öikle enerji arzının yetersiz olacağı öngörüldüğünde veya bir santral arızası oluşması durumunda, enerji depolama sistemleri hazırda bulunan bir enerji kaynağı olarak önemli bir rol üstlenmektedir. Özellikle enerji depolama sisteminin verdiği tepki hızı, konvansiyonel santrallerden daha hızlı olmaktadır.

Gece ve gündüz enerji tüketimlerinin eşit olmaması ve yer yer anlık güç tüketiminin olduğu saatlerde kullanılması için daha önce depolanan enerji; talep edildiği süre içerisinde kullanılmaktadır. Gece gündüz saatlerindeki enerji fiyatlarını değerlendirdiğimizde arbitraj amacıyla da kullanılması mümkündür.

Rüzgâr santrallerinde özellikle gün öncesi tahminin zor olduğu zamanlarda enerji depolama sisteminin; gerçekleşen üretimi değerlendirerek; yapılan tahmin seviyesinde enerji arzını sağlayacak şekilde şarj ve deşarj işlemini sağlaması mümkündür. Bu sayede santraller; oluşabilecek tahmin cezaları ile karşı karşıya kalmamış olacaklardır.

Enerji depolama sistemlerinin bir görevi de aynı bölgede bulunan birçok rüzgâr santralinin pürüzlü ürettiği enerjiyi gerekli şarj ve deşarj uygulamaları ile pürüzsüz hale getirerek enerji kalitesini arttırmaktır. Kaynak yapısından dolayı aktif ve reaktif güçte oluşan salınımları enerji depolama sisteminin ürettiği/tükettiği aktif ve reaktif güç ile düzeltmek mümkündür.

İletim sistemine yönelik kullanımda ise eğer iletim sistemi kapasitesi enerji üretim kapasitesi kadar yeterli değil ise enerji depolama sistemleri; enerji üretim santrallerine yakın yere entegre edilerek iletim sisteminin kapasitesinden fazla üretilen enerjinin depolanıp; enerjinin üretilmediği veya üretilmesi talep edilmediği zamanlarda kullanılarak; iletim sisteminin kullanım kapasitesi verimliliği en iyi şekilde artırılabilir.

Geleceğin şebekesinde özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının mevcut şebekeye hızla entegre edilmesi; doğalgaz santrallerinin yatırım ve işletmesinin maliyetli olması; hidroelektrik ve termik santrallerin; gerek çevreye dolayı önemli hale gelecektir. Enerji depolama verdiği etki gerekse yeterli verimde olmamasından sistemleri de şebeke kararlılığı ve enerji kalitesine yönelik sisteme önemli katkılar sağlayacaklardr. Özellikle şebeke yönetmeliği çalışmalarındaki gelişmelerin olması ve pil fiyatlarının gün geçtikçe azalması; enerji depolama sistemi yatırımlarının artması için önemli bir faktör olup; şebekenin daha verimli çalışmasına ve böylelikle ülke ekonomisine de önemli katkıda bulunacaktır.

Oğuzhan Çayırezmez, Siemens Sanayi ve Ticaret AŞ Enerji Yönetimi Sektörü

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com