Connect with us

Endüstrinin güvenlik ortağı Securitas’tan, enerji sektörüne maliyet dostu teknolojik çözümler

Yayın tarihi:

-

Securitas, teknoloji ile desteklediği güvenlik çözümleriyle hem riskleri minimize ediyor hem de uzun vadede güvenlik teknolojilerine yapılan maliyetleri düşürüyor. Enerji segmentinde; üretim, dağıtım ve enerji nakil hatları faaliyetlerini kapsayan güvenlik risklerini ve ihtiyaçlarını analiz eden, bu analizler ile olası risk ve ihtiyaçlara özel çözümler geliştiren şirket, 2022 yılında dijitale 39 milyon TL, teknolojiye ise 50 milyon TL’lik yatırım yaparak bu konudaki iddiasını güçlendiriyor.

Securitas Türkiye Enerji Segmenti Lideri Ünsal Kütaruk, odağına teknolojiyi alan Securitas çözümlerini dergimize değerlendiriyor.

Güvenlik, santraller işletmeye alınmadan önce başlıyor. Yeni santral yatırımı yapacaklara önerileriniz nelerdir?

Evet, nasıl ki bir güneş enerji santrali için yer seçimi, panel, invertör tercihleri, fizibilite önemliyse; işletme dönemindeki güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilmek, sorunlarla karşılaşmamak ve en doğrusu da sadece enerji üretimine odaklanabilmek için doğru güvenlik teknolojisi seçimi çok önemlidir.  Teknoloji hayatımızın her alanında olduğu gibi güvenlik alanında da gelişiyor; artık kameralar da akıllandı, yapay zeka özellikli kameralar insanı, aracı farklı bir canlıyı, yağmur damlasını birbirinden ayırarak tespit edebiliyor. Çok çeşitli kurgular bu kameralar sayesinde, sürekli izlemeye gerek olmadan kontrol edilebiliyor. Örneğin bir alanda bir insanın belirli bir süreden fazla zaman geçirmesini, bir sınır hattına dışarıdan bir insan müdahalesini, kameralar sayesinde tespit edebilmek mümkün.

Konu güneş enerjisi santralleri özelinde ele alınacak olursa, bu teknolojiler nasıl fayda sağlıyor?

Bu santraller bildiğimiz üzere oldukça geniş alana sahip. Santralin giriş noktasında görev yapan güvenlik görevlilerinden, uzak noktalarda yaşanabilecek girişimleri gözle görerek fark edebilmesini ya da 7/24 küçük ekranlardaki standart kamera sistemlerden görebilmesini beklemek doğru değil. Zaten yaşanan olaylara baktığımızda birçoğunda bu tarz güvenlik çözümlerini görüyoruz. Aslında bu demek oluyor ki güvenlik için ödenen bedel karşılığını tam olarak bulamıyor ya da yüksek risk içeriyor. İşletme dönemindeki bu riskleri engelleyebilmek, etkin bir güvenlik çözümü eşliğinde tasarruf edebilmek için yatırım aşamasında akıllı analiz özelliğine sahip kameralar tercih edilerek uzaktan izleme çözümleri ile entegre edilmesini öneriyoruz.

Securitas olarak Türkiye’de bu yöntemle güvenlik çözümü sağladığımız birçok enerji santrali, fabrika, otel ve konut mevcut ve hatta bazılarında insansız güvenlik hizmeti de veriyoruz.  Santral çevresinde kurulu akıllı analiz özelliğine sahip kameralar, 7/24 uzaktan izleme merkezimize bağlı çalışmakta ve olası bir ihlal, görüntü operatörünün önüne düşmekte. Operatör tarafından yapılan doğrulama sonucuna göre de kamera üzerinde yer alan IP hoparlör aracılığı ile görerek sesli uyarı yapılmakta ve girişim başarıyla bertaraf edilmektedir. Bu yöntemle sağlanan caydırıcılık başarısının %99’larda olduğunu da ayrıca belirtebilirim. Bu çözüm eşliğinde sonuç olarak ne elde ediyoruz?

7/24 riskin tespiti,

Uzaktan risk yaşamadan caydırıcılık,

Maliyet tasarrufu.

Diğer yandan Securitas olarak bu kamera yatırımlarını 3 ila 5 yıl gibi finansal modellemeler eşliğinde yapabiliyor, yatırım dönemindeki maddi yükü hafifleterek, işletme döneminde santral para kazandıkça ödenmesine olanak sağlayabiliyoruz. Servis ve bakımını da üstlenerek, global sigortalarımız eşliğinde yüksek bir güvence sağlıyoruz.

Securitas olarak özellikle enerji sektöründe en çok hangi risklerle karşılaşıyorsunuz? 

Güvenlik, hayatımızın her alanında olduğu gibi enerji sektöründe de çok önemli. Bir santralin inşaat dönemindeki iş planına göre zamanında devreye alınabilmesi, işletme halindeyken de kesintisiz enerji üretimi, gerek maddi kayıpların önlenebilmesi ve belki daha da önemlisi manevi ve psikolojik problemlerle uğraşmamak adına tüm yatırımcılar için en temel ihtiyaçtır. Güvenlik de bu ihtiyacı sağlayabilmeyi destekleyen en temel faktörlerdendir. İnşaat ve montaj dönemindeki bir enerji santrali, çok çeşitli güvenlik riskleri barındırmaktadır. Yaptığımız veri analizlerine göre iş kazası, yangın, yerel halk tepkisi, sabotaj gibi riskler ön plana çıkarken en çok karşılaşılanı ve bu dönemde yaşanma ihtimali oldukça yüksek olan riskin hırsızlık olduğunu biliyoruz. Değerli malzemelerin erişime açık bulunması, projelerin oldukça büyük alanlara sahip olması, birçok alt işverenle çalışılması bu riskleri beslemektedir. Riskin bu kadar yüksek olduğu projelerin bu döneminde, bekçi veya sadece insanlı güvenlik hizmeti asla yeterli olmamaktadır. Her değerli malzemenin ve riskli alanın başında bir güvenlik görevlisi bulundurmak maliyetleri çok yükselteceğinden en doğru ve ölçülebilir güvenlik çözümü için akıllı güvenlik teknolojileri ve uzaktan izleme hizmetlerinin kullanılmasını öneriyoruz.

Bu konudaki çözümleriniz nelerdir? Projenin başlangıcından itibaren nasıl ilerliyorsunuz?

Güvenlik ihtiyacı bulunan bir enerji santrali projesinin mutlaka yerinde risk analizi yapılmalıdır. Riskler belirlenirken de birçok dinamik dikkate alınmalıdır ki bu noktada tecrübe oldukça önemlidir. Securitas olarak, enerji santrallerine olan yatırımların başladığı ilk yıllardan bu yana birçok santrallerin inşaat döneminde hizmet verdik ve tecrübelerimiz, deneyimlerimiz bu alanda birçok ürün ve hizmet geliştirmemize olanak sağladı. Güvenlik çözümümüzü nasıl belirliyoruz: Öncelikle proje alanında saha keşif ve risk analizlerimizi segment uzmanlıklarımız eşliğinde gerçekleştirip, bir rapor eşliğinde ortaya çıkartıyoruz ve ardından bu risklere karşılık çözümlerimizi belirliyoruz. İşletme dönemindeki enerji santrallerinde de hırsızlık, mala zarar verme, avcılık faaliyetleri, yangın ve sabotaj gibi riskler projenin coğrafi konumuna ve çeşitli dinamiklere göre değişken olmak üzere ön plana çıkmaktadır. Bunları önleyebilmek ve güvenlik maliyetlerinden tasarruf sağlayabilmek adına da santral henüz proje aşamasındayken teknoloji yatırımının doğru seçilmesi oldukça önemlidir.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Hırdavat ve bağlantı elemanları sektöründe büyük bir başarıya imza atıldı! Sektörün önde gelen buluşma noktası Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia, 9-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde büyük bir katılım ile gerçekleşti. Fuarlar %30 rekor artışla, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. 

Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia fuarları, bu yıl %30 rekor bir artışla 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarı elde etti. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği önemli bir platform olarak yoğun ilgi gördü. 

HISİAD Akademi Seminerleri Ziyaretçilerden Büyük İlgi Gördü

Fuar kapsamında Hırdavat Sanayicileri ve İş Adamları Derneği HISİAD Akademi tarafından düzenlenen seminerlere katılım da oldukça yüksekti. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, sektörün önde gelen isimleri sunumlar yaparak katılımcılarla önemli bilgiler paylaştılar. 

Sektöre Büyük Katkı Sağlandı

RX Tüyap organizatörlüğünde HISİAD ve BESİAD iş birliği ile düzenlenen fuarlarda 300’den fazla katılımcı firma ve firma temsilcisi ürün ve hizmetlerini sergiledi. 4 gün boyunca ziyaretçiler hırdavat ve bağlantı elemanlarına yönelik en yeni trendleri ve gelişmeleri keşfetme imkanı buldu. Fuarlarda elektrikli el aletlerinden iş güvenliği malzemelerine, bağlantı elemanlarından yüzey işleme kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuldu. Geçen yıla kıyasla uluslararası ziyaretçi sayısında %30 rekor bir artış yakalayan fuarlar, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. Fuarlar toplamda ise 11.114 kişi tarafından ziyaret edildi. 

Fuar kapsamında T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen uluslararası alım heyetleri, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat potansiyellerini geliştirme imkanı sundu. Fuarın ilk günü 60’dan fazla uluslararası VIP alıcı B2B görüşmeler gerçekleştirdi. 4 gün boyunca fuarda ağırlanan 400 kişilik uluslararası alım heyetleri, Türkiye’deki hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün ihracat potansiyelini gözlemleme ve değerlendirme fırsatı buldu.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarların sektöre önemli katkılar sağladığını belirterek şunları söyledi: “Hardware Eurasia Fuarı’mızın bu sene üçüncüsünü, Fastener Expo Fuarı’mızın ise ikincisini gerçekleştirdik. Hardware Eurasia ve Fastener Expo Eurasia fuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün önemli birer platformu olmaya devam ediyorlar. Bu fuarlarımızda geçen yıla göre uluslararası ziyaretçi sayısında %30’un üzerinde bir artış kaydettik. Önümüzdeki senelerde de düzenlenmeye devam edecek fuarlarımız her iki endüstrinin ihracat potansiyeline katkı sağlayacak.”

Devamını oku

Yatırımcılar

Yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Polat Enerji, Soma RES’le Avrupa’da liderlik hedefliyor 

Yayın tarihi:

-

Yazar

756,2 MWm kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde sektör liderliğini elinde bulunduran Polat Enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve enerji tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi için yatırımlarını sürdürüyor. 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlara devam eden Polat Enerji, orta vadeli hedefleri arasında Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmayı planlıyor.

Toplam 5 rüzgar ve 1 güneş enerjisi santraliyle temiz enerji üreten Polat Enerji, 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği rüzgar enerjisi konusunda liderliğini sürdürüyor. Yıllık enerji üretim kapasitesi 2 milyar KWh’e ulaşan Polat Enerji, kapasite artırımı yatırımlarının yanı sıra enerji depolama çalışmalarını da sürdürerek bu alanda da ilkler arasında yer almayı hedefliyor. Geçtiğimiz sene Yalova’daki Göktepe RES için gerçekleştirilen kapasite artışı yatırımı ile santral kurulu gücünü 121,1 MWm’ye yükselten Polat Enerji, farklı santrallerinde toplam 30 MW rüzgar kapasite artışı ve 46,6 MW güneş hibrit kapasite artışı ile yatırımlarına bu sene de devam ediyor. 

Polat Enerji’nin orta vade yatırım hedefleri arasında ise, 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlarına devam ederek, Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmak yer alıyor.

Rüzgar enerjisinde Türkiye’de lider

Polat Enerji’nin rüzgar kurulu gücü, Türkiye rüzgar kurulu gücünün yaklaşık %6,1’ni oluşturuyor. Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri baz alınarak yapılan araştırmaya göre Polat Enerji, rüzgar enerjisi alanında kurulu 719,8MWm’lik kapasitesi ile Türkiye’de yıllardır bulunduğu lider konumunu 2023 sonu itibarı ile de koruyor. Yenilenebilir enerji santralleriyle 2023 yılında 2 milyar kWh’e yakın elektrik üretimi ile yaklaşık 610 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan Polat Enerji, portföyündeki santrallerle her yıl 55 milyon adet ağaç dikimine eş değer 1,3 milyon ton civarında karbon dioksit gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. 

Türkiye, hedefe emin adımlarla ilerliyor

Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik anlamında çok önemli kaynaklara sahip olan Türkiye’de, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli bir artış göstererek %29’dan %42’ye çıkıyor. Ulusal Eylem Planı (UEP) Kapsamında Türkiye’nin 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda, toplam kurulu kapasitesinin 189,7 GW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu çerçevede, yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payının yaklaşık %65’e, elektrik üretimindeki payının ise %55’e yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye toplam kurulu elektrik gücünün %43,5’ini ve toplam üretilen elektriğin ise %34,2’sini oluşturması hedefleniyor.

Türkiye’nin hedefe emin adımlarla ilerlediğini belirten Polat Enerji CEO’su Cem Deniz, “Geçen yıl rüzgar enerjisi yatırımlarında yaklaşık 400 MWe kurulu güç devreye alınabildi. Güneş enerjisinde ise yaklaşık 2 GW’a yakın kurulu güç devreye alındı, bunun neredeyse %90’ını lisanssız elektrik üretim santralleri oluşturuyor. Ulusal planlardaki hedeflere ulaşabilmemiz için ise her sene rüzgarda en az 1,5 GW, güneşte en az 3,5 GW kurulu gücü devreye almamız gerekiyor.  Türkiye’nin güçlü potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu hedeflerin dahi üzerine çıkma imkanına sahibiz. Sektör olarak en büyük beklentimiz, hedeflediğimiz yatırımları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu muazzam yenilenebilir enerji potansiyelini tüm paydaşlarımızla beraber gerçeğe dönüştürmek” açıklamasında bulunuyor.

Enerjide arz güvenliği önemli

Pandemi ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşının küresel anlamda enerji sektöründe arz güvenliği konusunu gündeme taşıdığını ifade eden Deniz, özellikle Avrupa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını dile getiriyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum bağlamında stratejik bir pozisyonda olduğunu ifade eden Polat Enerji CEO’su Cem Deniz “Türkiye sadece yenilenebilir enerji üretimi ile de değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörüne yönelik yerli imalat sanayinde de önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye yenilenebilir enerji anlamında hem yurt içi yatırımcılar hem de yurt dışından gelecek yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar Sektörü Eylül’de Hamburg’a Çıkartma Yapacak!

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bu yılı rüzgarda ‘Seferberlik Yılı’ ilan eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türk rüzgar sektörünün sanayi, üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa genelinde vurgulama amaçlı faaliyetlerine Eylül ayında düzenlenecek WindEnergy Hamburg Fuarı’na yine oldukça geniş bir heyetle katılarak devam edecek. Türkiye rüzgar sektöründe sanayi ve hizmet ihracatını artırabilmeyi ve sektörün “Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri” olduğunu vurgulamayı amaçlayan geniş katılımlı organizasyonda kamu ve özel sektörde karar verici konumda bulunan üst düzey yöneticiler yer alacak.

“Geleceğin Enerji Haritasını Birlikte Çizelim” temasıyla WindEnergy Hamburg organizasyonunun hazırlık çalışmalarına başlayan TÜREB yönetimi, sektörün üst düzey isimlerinden oluşan 100’ü aşkın katılımcıyla ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyelini uluslararası arenada tanıtmak ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla 23-27 Eylül tarihleri arasında Hamburg’da olacak.

Rüzgar enerjisi değer zincirini baştan sona kapsayan organizasyon yapısıyla dünyanın en çok izlenen fuarlarından biri olan WindEnergy Hamburg, ekipman ve bileşen üreticilerinden proje geliştiricileri ve operatörlerine, bilim insanlarından politikacılara kadar oldukça geniş bir katılımcı kitlesine sahip. Fuarın bu yılki gündeminde yeniden güçlendirme, şebeke bağlantı zorlukları ve yeni enerji depolama çözümleri başlıkları en üst sıralarda yer alıyor. WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenecek 150’yi aşkın panel ve konferansta emisyon hedefleri dolayısıyla aksiyonlarını artırmaları yönünde baskı altında bulunan şebeke işletmecileri ve hükümetlerden beklentiler, rüzgar santrallerinin yaygınlaştırılması, yaşam ömrünü doldurmaya yaklaşan rüzgar enerji santrallerinde rehabilitasyon çalışmaları, depolama teknolojileri ve özellikle türbin teknolojilerinde çığır açan teknolojiler gibi sektörün öne çıkan konuları ele alınacak. Etkinliğe her yıl ortalama 100 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi katılıyor.

WindEnergy Hamburg Fuarı’nda TÜREB öncülüğünde kurulacak Türkiye Pavilyonu’nda sektörün önde gelen şirketleri sundukları ürün ve çözümleri birebir fuar katılımcılarına aktaracak. Türkiye heyetinde yer alacak katılımcıların bir kısmı kamu ve özel sektör adına fuardaki çeşitli panel ve konferanslarda konuşmacı olarak da yer alacak.

İlgili kamu kurumlarından üst düzey katılımların beklendiği heyet, ziyaret kapsamında dünyanın önde gelen rüzgar şirketleriyle çeşitli iş birliği toplantılarına ve görüşmelere katılacak. Heyet üyeleri Hamburg bölgesindeki rüzgar teknolojisi tesislerine düzenlenecek teknik ziyaretlerle son gelişmeleri yerinde görme fırsatı da bulacak.

Devamını oku

Trendler