Connect with us

Enerjide akıllı dönüşümde kadının rolü

Yayın tarihi:

-

İstanbul Gedik Üniversitesi ve Yönetim Araştırmaları Derneği iş birliği ile düzenlenen Yönetim Araştırmaları / Mühendislik Uygulamaları Dijital Sempozyumu (YÖNAR/MU’2021)’nda 3 Nisan Cumartesi günü “Enerji Değişmek için Dönüşürken Kadının Gücü” konulu çevrimiçi panel gerçekleşti.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun panel başkanlığını yürüttüğü oturumda, İş Annesi Derneği Kurucu Başkanı Aynur Gönce, Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE) Kurucu Başkanı Sedef Budak, Gufo İletişim Kurucusu Derya Adin ve İstanbul Gedik Üniversitesi Öğretim Elemanı Enda Tolon söz aldı.

Kadın istihdamı enerji sektöründe artmalı

 İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu: “Akıllı Dönüşüme Yolculuk diyerek bir araya geldiğimiz YÖNAR’21’de akıllı enerji sistemleri, ulaştırma, ısıtma ve endüstrinin elektrifikasyonu mühim. Enerji sektörünün değişmek için dönüşümünde kadın istihdamı enerji sektöründe artmalı. Kadın gücü erişilebilir ve temiz enerji için ülkemizin enerjisini artıracak” dedi.

İş Annesi Dostu Ödülleri hayata geçirilecek

 İş Annesi Derneği Kurucu Başkanı Aynur Gönce: “Sürdürülebilir enerjiye geçişte pek çok yöntem, yaklaşım ve kaynak kullanımı da dönüşüyor. Şirketler, hükümetler bu dönüşümde kadının enerjisinin sağlayacağı katkının yeterince farkında mı? Araştırmaların ve kadın istihdamında öncü adımlar atan şirketlerin verileri açıkça ortaya koyuyor ki kadınlar iş hayatında daha detaycı ve birçok işi bir arada yürütebilme becerisi çok yüksek. Kadınların enerjisi, iş süreçlerini geliştirmede çok büyük bir fark yaratabiliyor. Kadınların ikna kabiliyeti, gelişmiş planlama yeteneği, yaratıcı zekası, kriz çözme becerisi kesin olarak bu dönüşümün bir parçası haline getirilmeli. Dünyada kadının benzersiz enerjisinden yararlanmakta öteden beri bir isteksizlik var. Elbette bu isteksizliğin sosyolojik ve politik açıdan çok derinlere inen kökleri var ama o kökleri yerinden sökebiliriz. Bunu kız kardeşlik enerjisinin gücü sayesinde birlikte başarabiliriz. Kız kardeşlik enerjisinin ve kadın çalışanların birbirine desteğinin şirketlerde bir kurum kültürü olarak yerleşmesi için İş Annesi Derneği olarak Fokus Grup etkinlikleri yapıyoruz. İş annelerinin enerjisini yükseltmek ve bu enerjiyi en verimli şekilde kullanmalarını sağlamak şirketlerin, işverenlerin, markaların, yerel yönetimlerin en önemli sorumluluklarından biri. İş Annesi Derneği’nin hedefi, bu bilincin ve bu yaklaşımın oluşmasını, gelişmesini sağlamak. Bu amaçla ‘İş Annesi Dostu Ödülleri’ni planlıyoruz. İşe alımlarda ‘anne olma potansiyeli’ üzerinden kadınlara yönelik olumsuz karar verme yaklaşımının ortadan kaldırılması amacıyla pilot şirketlerden başlayacak şekilde ‘Ebeveyn Destek Birimi’ kurulmasına ve iş hayatında ‘Ebeveyn Destek Sorumlusu’ pozisyonunun oluşturulmasına öncülük etmeyi planlıyoruz. Ayrıca özellikle sanayi sektöründe ve kadın istihdamının çok düşük olduğu sektörlerde ‘İş Annesi Dostu Şirket Dönüşümü’ programını hayata geçirmeye karar verdik. Bunun için şirketlere rehberlik etmek amacıyla, uzmanlar ve akademisyenlerle birlikte bir kılavuz hazırlıyoruz. Detaylarını kamuoyu ile yakında paylaşacağız” diye konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayan projelere finans muslukları kapandı

 Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE) Kurucu Başkanı ve rüzgar ve güneş enerji santralleri teknik yatırım danışmanı Sedef Budak konuşmasında, Dünya Bankası liderliğinde belirlenen toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık standartları ile artık ülkeler ve şirketler için borçlanma şartlarının değiştiğine ve sürdürülebilir, temiz, eşit ve adil olmayan projelerin finans musluklarının kapatıldığına dikkat çekti.

2018 yılında kurulan TWRE’nin sektörün her kesiminden kadın üyelere sahip olduğunu açıklayan Budak, “TWRE’nin üye profiline bakıldığında yüzde 1 oranında CEO, yüzde 3 oranında genel müdür,  yüzde 3 oranında girişimci ve şirket sahibi, yüzde 3 akademisyen, yüzde 5 danışman, yüzde 7 öğrenci, yüzde 10 uzman, yüzde 36 mühendis ve yüzde 32 diğer kollarda yani mühendis olup mühendislik yapamayan, basın yayın, ticaret, finans, yönetim konularında çalışan kadınlar yer alıyor. Mühendislik dallarında ise; elektrik, elektrik – elektronik, makine, malzeme, kimya, fizik, jeotermal, meteoroloji, harita ve çevre mühendislerinin yanı sıra şehir plancısı ve mimara kadar pek çok farklı daldan mezun üyemiz mevcut” diye konuştu.

Sıfır karbon aşısına ihtiyaç var”

 Tüm dünyayı ortak bekleyen tek krizin iklim krizi olduğuna dikkat çeken Gufo İletişim Kurucusu Derya Adin, enerji kullanım alışkanlıklarında kapıda olan değişim ve dönüşümün sağlanması için tüm dünyanın sıfır karbon aşısına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Adin: “Burada aşı için özel bir formüle de gerek yok. Yapılması gereken şey karar vericiler, özel sektör, sivil toplum, akademi ve kamunun tam anlamıyla bir iş birliği içinde hareket etmesi” dedi. Koronavirüs küresel salgını gösterdi ki; kadın liderler kriz dönemlerini daha başarılı yönetiyor diyen Adin, iklim krizini kadının gücüyle yeneceğimize inandığını açıkladı.

Bilinçlenmenin önemini de vurgulayan Adin, bilinçlenen toplumun enerjiyi daha verimli tüketeceğini ve tükettireceğini hatta karbonun denetçisi olacağını aktararak bu noktada medyaya da sorumlu vatandaşlık görevi düştüğünü ifade etti. Medyada enerjinin A’dan Z’ye doğru, tarafsız ve anlaşılır bir şekilde anlatılmasına ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Adin, bunun için enerji sektöründeki bu değişim ve dönüşümün günlük hayattaki yansımalarının medyada daha fazla yer alması gerektiğinin altını çizdi.

Kadın profesörlerin oranı yüzde 20

İstanbul Gedik Üniversitesi Öğretim Elemanı Enda Tolon ise şunları aktardı:

“Üniversitelerin temel mühendislik dallarında, fen bilimlerinde, hukukta, sosyal bilimlerde enerjinin tüm yönleri ile ilgilenen bilim insanları bulunmakta. Hemen hemen tüm branşlarda enerji ve hatta enerji-çevre ilişkisinin de akademik müfredatlarda yer aldığını görmekteyiz. Ülkemizde, mühendislik ve doğa bilimleri fakülteleri ile enerji enstitülerinde öğretim elemanları sayılarına bakıldığında akademik kadrolardaki kadın akademisyen sayılarının profesör kadrosunda yüzde 20 kadın, doçent kadrosunda yüzde 29, Dr. öğretim üyesi kadrosunda yüzde 33, öğretim görevlisi kadrosunda yüzde 39, araştırma görevlileri kadrosunda yüzde 40 olduğu görülüyor. Toplum tarafından inşa edilen toplumsal cinsiyete ilişkin rol ve beklentileri aynı şekilde yükseköğrenim kurumlarına da yansıdığını ve karar alma mekanizmalarında kadınların daha az temsil edildiğini görmekteyiz. Hali hazırda görev yapan ve atanan rektörlerden 127 devlet üniversitesinde 8 rektör, 74 vakıf üniversitesinde 9 kadın rektör bulunuyor. Kadınların yükseköğrenim olanaklarından ne kadar ve nasıl yararlandıkları, akademik kariyerde ilerleme olanaklarının araştırılması önem taşıyor. Kadınlar olarak bizler toplumumuzun gelişmeye ve de değişime olan akıllı yolculuğunu enerjimizle yönetebiliriz.”

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Hırdavat ve bağlantı elemanları sektöründe büyük bir başarıya imza atıldı! Sektörün önde gelen buluşma noktası Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia, 9-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde büyük bir katılım ile gerçekleşti. Fuarlar %30 rekor artışla, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. 

Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia fuarları, bu yıl %30 rekor bir artışla 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarı elde etti. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği önemli bir platform olarak yoğun ilgi gördü. 

HISİAD Akademi Seminerleri Ziyaretçilerden Büyük İlgi Gördü

Fuar kapsamında Hırdavat Sanayicileri ve İş Adamları Derneği HISİAD Akademi tarafından düzenlenen seminerlere katılım da oldukça yüksekti. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, sektörün önde gelen isimleri sunumlar yaparak katılımcılarla önemli bilgiler paylaştılar. 

Sektöre Büyük Katkı Sağlandı

RX Tüyap organizatörlüğünde HISİAD ve BESİAD iş birliği ile düzenlenen fuarlarda 300’den fazla katılımcı firma ve firma temsilcisi ürün ve hizmetlerini sergiledi. 4 gün boyunca ziyaretçiler hırdavat ve bağlantı elemanlarına yönelik en yeni trendleri ve gelişmeleri keşfetme imkanı buldu. Fuarlarda elektrikli el aletlerinden iş güvenliği malzemelerine, bağlantı elemanlarından yüzey işleme kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuldu. Geçen yıla kıyasla uluslararası ziyaretçi sayısında %30 rekor bir artış yakalayan fuarlar, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. Fuarlar toplamda ise 11.114 kişi tarafından ziyaret edildi. 

Fuar kapsamında T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen uluslararası alım heyetleri, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat potansiyellerini geliştirme imkanı sundu. Fuarın ilk günü 60’dan fazla uluslararası VIP alıcı B2B görüşmeler gerçekleştirdi. 4 gün boyunca fuarda ağırlanan 400 kişilik uluslararası alım heyetleri, Türkiye’deki hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün ihracat potansiyelini gözlemleme ve değerlendirme fırsatı buldu.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarların sektöre önemli katkılar sağladığını belirterek şunları söyledi: “Hardware Eurasia Fuarı’mızın bu sene üçüncüsünü, Fastener Expo Fuarı’mızın ise ikincisini gerçekleştirdik. Hardware Eurasia ve Fastener Expo Eurasia fuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün önemli birer platformu olmaya devam ediyorlar. Bu fuarlarımızda geçen yıla göre uluslararası ziyaretçi sayısında %30’un üzerinde bir artış kaydettik. Önümüzdeki senelerde de düzenlenmeye devam edecek fuarlarımız her iki endüstrinin ihracat potansiyeline katkı sağlayacak.”

Devamını oku

Yatırımcılar

Yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Polat Enerji, Soma RES’le Avrupa’da liderlik hedefliyor 

Yayın tarihi:

-

Yazar

756,2 MWm kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde sektör liderliğini elinde bulunduran Polat Enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve enerji tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi için yatırımlarını sürdürüyor. 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlara devam eden Polat Enerji, orta vadeli hedefleri arasında Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmayı planlıyor.

Toplam 5 rüzgar ve 1 güneş enerjisi santraliyle temiz enerji üreten Polat Enerji, 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği rüzgar enerjisi konusunda liderliğini sürdürüyor. Yıllık enerji üretim kapasitesi 2 milyar KWh’e ulaşan Polat Enerji, kapasite artırımı yatırımlarının yanı sıra enerji depolama çalışmalarını da sürdürerek bu alanda da ilkler arasında yer almayı hedefliyor. Geçtiğimiz sene Yalova’daki Göktepe RES için gerçekleştirilen kapasite artışı yatırımı ile santral kurulu gücünü 121,1 MWm’ye yükselten Polat Enerji, farklı santrallerinde toplam 30 MW rüzgar kapasite artışı ve 46,6 MW güneş hibrit kapasite artışı ile yatırımlarına bu sene de devam ediyor. 

Polat Enerji’nin orta vade yatırım hedefleri arasında ise, 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlarına devam ederek, Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmak yer alıyor.

Rüzgar enerjisinde Türkiye’de lider

Polat Enerji’nin rüzgar kurulu gücü, Türkiye rüzgar kurulu gücünün yaklaşık %6,1’ni oluşturuyor. Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri baz alınarak yapılan araştırmaya göre Polat Enerji, rüzgar enerjisi alanında kurulu 719,8MWm’lik kapasitesi ile Türkiye’de yıllardır bulunduğu lider konumunu 2023 sonu itibarı ile de koruyor. Yenilenebilir enerji santralleriyle 2023 yılında 2 milyar kWh’e yakın elektrik üretimi ile yaklaşık 610 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan Polat Enerji, portföyündeki santrallerle her yıl 55 milyon adet ağaç dikimine eş değer 1,3 milyon ton civarında karbon dioksit gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. 

Türkiye, hedefe emin adımlarla ilerliyor

Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik anlamında çok önemli kaynaklara sahip olan Türkiye’de, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli bir artış göstererek %29’dan %42’ye çıkıyor. Ulusal Eylem Planı (UEP) Kapsamında Türkiye’nin 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda, toplam kurulu kapasitesinin 189,7 GW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu çerçevede, yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payının yaklaşık %65’e, elektrik üretimindeki payının ise %55’e yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye toplam kurulu elektrik gücünün %43,5’ini ve toplam üretilen elektriğin ise %34,2’sini oluşturması hedefleniyor.

Türkiye’nin hedefe emin adımlarla ilerlediğini belirten Polat Enerji CEO’su Cem Deniz, “Geçen yıl rüzgar enerjisi yatırımlarında yaklaşık 400 MWe kurulu güç devreye alınabildi. Güneş enerjisinde ise yaklaşık 2 GW’a yakın kurulu güç devreye alındı, bunun neredeyse %90’ını lisanssız elektrik üretim santralleri oluşturuyor. Ulusal planlardaki hedeflere ulaşabilmemiz için ise her sene rüzgarda en az 1,5 GW, güneşte en az 3,5 GW kurulu gücü devreye almamız gerekiyor.  Türkiye’nin güçlü potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu hedeflerin dahi üzerine çıkma imkanına sahibiz. Sektör olarak en büyük beklentimiz, hedeflediğimiz yatırımları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu muazzam yenilenebilir enerji potansiyelini tüm paydaşlarımızla beraber gerçeğe dönüştürmek” açıklamasında bulunuyor.

Enerjide arz güvenliği önemli

Pandemi ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşının küresel anlamda enerji sektöründe arz güvenliği konusunu gündeme taşıdığını ifade eden Deniz, özellikle Avrupa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını dile getiriyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum bağlamında stratejik bir pozisyonda olduğunu ifade eden Polat Enerji CEO’su Cem Deniz “Türkiye sadece yenilenebilir enerji üretimi ile de değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörüne yönelik yerli imalat sanayinde de önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye yenilenebilir enerji anlamında hem yurt içi yatırımcılar hem de yurt dışından gelecek yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar Sektörü Eylül’de Hamburg’a Çıkartma Yapacak!

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bu yılı rüzgarda ‘Seferberlik Yılı’ ilan eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türk rüzgar sektörünün sanayi, üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa genelinde vurgulama amaçlı faaliyetlerine Eylül ayında düzenlenecek WindEnergy Hamburg Fuarı’na yine oldukça geniş bir heyetle katılarak devam edecek. Türkiye rüzgar sektöründe sanayi ve hizmet ihracatını artırabilmeyi ve sektörün “Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri” olduğunu vurgulamayı amaçlayan geniş katılımlı organizasyonda kamu ve özel sektörde karar verici konumda bulunan üst düzey yöneticiler yer alacak.

“Geleceğin Enerji Haritasını Birlikte Çizelim” temasıyla WindEnergy Hamburg organizasyonunun hazırlık çalışmalarına başlayan TÜREB yönetimi, sektörün üst düzey isimlerinden oluşan 100’ü aşkın katılımcıyla ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyelini uluslararası arenada tanıtmak ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla 23-27 Eylül tarihleri arasında Hamburg’da olacak.

Rüzgar enerjisi değer zincirini baştan sona kapsayan organizasyon yapısıyla dünyanın en çok izlenen fuarlarından biri olan WindEnergy Hamburg, ekipman ve bileşen üreticilerinden proje geliştiricileri ve operatörlerine, bilim insanlarından politikacılara kadar oldukça geniş bir katılımcı kitlesine sahip. Fuarın bu yılki gündeminde yeniden güçlendirme, şebeke bağlantı zorlukları ve yeni enerji depolama çözümleri başlıkları en üst sıralarda yer alıyor. WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenecek 150’yi aşkın panel ve konferansta emisyon hedefleri dolayısıyla aksiyonlarını artırmaları yönünde baskı altında bulunan şebeke işletmecileri ve hükümetlerden beklentiler, rüzgar santrallerinin yaygınlaştırılması, yaşam ömrünü doldurmaya yaklaşan rüzgar enerji santrallerinde rehabilitasyon çalışmaları, depolama teknolojileri ve özellikle türbin teknolojilerinde çığır açan teknolojiler gibi sektörün öne çıkan konuları ele alınacak. Etkinliğe her yıl ortalama 100 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi katılıyor.

WindEnergy Hamburg Fuarı’nda TÜREB öncülüğünde kurulacak Türkiye Pavilyonu’nda sektörün önde gelen şirketleri sundukları ürün ve çözümleri birebir fuar katılımcılarına aktaracak. Türkiye heyetinde yer alacak katılımcıların bir kısmı kamu ve özel sektör adına fuardaki çeşitli panel ve konferanslarda konuşmacı olarak da yer alacak.

İlgili kamu kurumlarından üst düzey katılımların beklendiği heyet, ziyaret kapsamında dünyanın önde gelen rüzgar şirketleriyle çeşitli iş birliği toplantılarına ve görüşmelere katılacak. Heyet üyeleri Hamburg bölgesindeki rüzgar teknolojisi tesislerine düzenlenecek teknik ziyaretlerle son gelişmeleri yerinde görme fırsatı da bulacak.

Devamını oku

Trendler