Türkiye denizüstü rüzgârda 5 gigavatlık hedefe hazırlanıyor

Mesut Kul
6 Min. Okuma
Alparslan Bayraktar, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin 2035 yılına uzanan denizüstü rüzgâr hedefini, ilk yarışmaya yönelik takvimi, yerli tedarik zincirinin rolünü ve yatırım vizyonunu Rüzgar Enerjisi Dergisi’ne değerlendirdi.

Türkiye, denizüstü rüzgâr enerjisini yenilenebilir enerji hedeflerinin yanı sıra enerji güvenliği, sanayi dönüşümü ve mavi ekonomi vizyonu kapsamında ele alıyor. Bakan Bayraktar, bu özel röportajda 2035 yılı için belirlenen 5 gigavatlık kurulu güç hedefini, öncelikli sahalardaki çalışmaları ve 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanan ilk denizüstü rüzgâr yarışmasına ilişkin hazırlıkları aktarıyor. Röportaj; yerli üretim kapasitesinden uluslararası yatırımcı ilgisine, liman ve tersane altyapısından mühendislik hizmetlerine uzanan yeni ekosistemin ana başlıklarını ortaya koyuyor.

Türkiye’nin denizüstü rüzgâr enerjisi alanındaki mevcut çalışmaları ve stratejik hedefleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye olarak enerjide tam bağımsızlık hedefimiz doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün itibarıyla rüzgâr ve güneş kurulu gücümüz 42 bin megavatı aşmış durumda. Hedefimiz ise 2035 yılına kadar sadece rüzgâr ve güneşte 120 bin megavat kurulu güce ulaşmak. Bu hedef doğrultusunda her yıl ortalama 8 bin megavatlık yeni kapasiteyi devreye almamız gerekiyor.

Bu büyük dönüşümün en önemli başlıklarından biri de denizüstü rüzgâr enerjisidir.

2022 yılında yayımladığımız Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda, 2035 yılına kadar 5 gigavat denizüstü rüzgâr kurulu gücüne ulaşmayı hedef olarak belirledik. Bu doğrultuda Ege Denizi’nde Saros, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört öncelikli saha belirledik. Bu sahalara ilişkin izin süreçleri planlandığı şekilde devam ediyor.

Bunun yanında Marmara Denizi’nde Dünya Bankası ile yürüttüğümüz ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen proje kapsamında iki sahada rüzgâr ölçümleri tamamlandı. Kısa süre içerisinde deniz tabanı ve zemin etütlerine başlayacağız.

Denizüstü rüzgârı yalnızca yeni bir elektrik üretim alanı olarak görmüyoruz. Bunu Türkiye’nin enerji güvenliği, sanayi dönüşümü ve mavi ekonomi vizyonunun önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Türkiye’nin ilk offshore rüzgâr ihale sürecine ilişkin yol haritası ve öncelikleri nelerdir?

İlk denizüstü rüzgâr yarışmamız için hazırlıklarımız planlandığı şekilde ilerliyor.

22 Haziran’da taslak yarışma şartnamesini kamuoyunun görüşüne açtık. 17 Ağustos’a kadar sektör temsilcilerinden, yatırımcılardan ve ilgili kuruluşlardan gelecek görüşleri alacağız. Bu değerlendirmelerin ardından nihai şartnameyi oluşturacağız.

Hedefimiz, ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yarışma duyurusunu yapmak ve 2027 yılının ilk çeyreğinde ilk denizüstü rüzgâr yarışmasını gerçekleştirmek.

Bu süreci yalnızca bir ihale olarak değil; yatırımcı güvenini artıran, öngörülebilirliği esas alan ve uzun vadeli bir sektör inşa eden stratejik bir başlangıç olarak görüyoruz.

Türkiye’nin sanayi altyapısı ve yerli tedarik zincirinin offshore rüzgâr sektöründeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye bugün karasal rüzgâr sanayisinde Avrupa’nın önemli üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir.

YEKA projelerimiz kapsamında uyguladığımız yerlilik politikaları sayesinde kule, kanat, jeneratör ve birçok kritik ekipman ülkemizde üretilebilmektedir. Yaklaşık yüzde 55 yerlilik şartı ile güçlü bir sanayi altyapısı oluşturduk.

Şimdi aynı başarıyı denizüstü rüzgâr alanına taşımayı hedefliyoruz.

Taslak şartnamemizde bazı türbin ekipmanlarının Türkiye’de üretilmesi halinde ilave teşvik mekanizmaları öngördük. Amacımız sadece santral kuran değil; denizüstü rüzgâr teknolojisini geliştiren, ekipmanını üreten ve bunu ihraç eden bir Türkiye oluşturmaktır.

Denizüstü rüzgâr yatırımları; çelik sanayinden gemi inşaya, liman işletmeciliğinden deniz lojistiğine, kablo üretiminden mühendislik hizmetlerine kadar çok geniş bir ekosistemi harekete geçirecektir.

Dolayısıyla burada oluşacak katma değer yalnızca enerji sektörüne değil, Türkiye sanayisinin tamamına önemli katkılar sağlayacaktır.

Uluslararası yatırımcıların Türkiye offshore rüzgâr pazarına ilgisi konusunda Bakanlığınızın değerlendirmeleri nelerdir?

Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin oldukça yüksek olduğunu görüyoruz.

Taslak şartnamemize hem yerli hem de yabancı yatırımcılardan yoğun geri bildirim geliyor. Ayrıca uluslararası rüzgâr enerjisi kuruluşları ve sektör derneklerinin organizasyonları kapsamında proje geliştiricileri, teknoloji firmaları ve finans kuruluşlarıyla düzenli temas halindeyiz.

Türkiye; güçlü elektrik piyasası, büyüyen enerji talebi, gelişmiş sanayi altyapısı ve jeostratejik konumu sayesinde yatırımcılar açısından önemli bir potansiyel sunuyor.

Biz de yatırım ortamını daha öngörülebilir hale getirerek uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımları teşvik etmeye devam edeceğiz.

Son olarak, Türkiye’nin denizüstü rüzgâr enerjisi alanındaki gelecek vizyonu ve sektör paydaşlarına vermek istediğiniz mesaj nedir?

Türkiye’nin enerji talebi büyümeye devam ediyor. Özellikle sanayimizin yoğun olduğu batı bölgelerinde elektrik tüketimi her geçen yıl artıyor. Buna karşılık üretim kaynakları ülkemizin doğusuna göre daha sınırlı.

Bu nedenle batı bölgelerimizde güçlü, sürekli ve yerli üretim kaynaklarına ihtiyacımız var.

Denizüstü rüzgâr santralleri tam da bu ihtiyaca cevap verecek stratejik yatırımlardır. Deniz üstündeki rüzgâr rejimi daha güçlü ve daha süreklidir. Bu sayede üretim profili karasal rüzgâra göre daha dengeli olacak, sistem işletmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu yönüyle denizüstü rüzgârı, yenilenebilir enerji içinde baz yük karakterine en yakın üretim kaynaklarından biri olarak değerlendiriyoruz.

Aynı zamanda bu yatırımlar, Türkiye’nin batısında yerli ve temiz enerji üretimini artırarak arz güvenliğimizi güçlendirecek, iletim sistemimizi daha verimli hale getirecek ve dışa bağımlılığımızın azaltılmasına katkı sağlayacaktır.

Bunun yanında denizüstü rüzgâr sektörü yalnızca enerji üretimi değildir. Limanlarımızın gelişmesi, tersanelerimizin yeni iş alanları kazanması, denizcilik hizmetlerinin büyümesi, yüksek teknolojili üretim kapasitemizin artması ve nitelikli istihdam oluşturması bakımından da çok yüksek çarpan etkisine sahip yeni bir ekonomik ekosistemdir.

Bizim hedefimiz yalnızca 2035 yılında 5 gigavatlık denizüstü rüzgâr kurulu gücüne ulaşmak değildir.

Hedefimiz; türbinini, platformunu, kablosunu, mühendisliğini ve deniz hizmetlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilen, teknolojisini ihraç eden ve bölgesinde söz sahibi olan bir Türkiye inşa etmektir.

Türkiye, yenilenebilir enerji dönüşümünün yeni aşaması olan denizüstü rüzgârda da güçlü sanayisi, yetişmiş insan kaynağı ve kararlı enerji politikalarıyla önemli bir oyuncu olacaktır.

Hızlı teklif

Bu ürün için size geri dönüş yapalım

Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.

Talep türü:
✓ 24 saat içinde geri dönüş
✓ Doğrudan ilgili ekibe iletilir
✓ Ücretsiz bilgi talebi
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış
SON SAYI
Rüzgar Enerjisi Dergisi son sayı e-dergi kapağı
Rüzgar Enerjisi
Temmuz-Ağustos
Yeni sayıyı online okuyun
E-Dergiyi Oku