Connect with us

“Enerjide rüzgara ve diğer yenilebilir kaynaklara yönelimi destelemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır”

Yayın tarihi:

-

 Borusan Lojistik’ten Kaan Gürgenç ile hoş bir sohbet geçirdik.

Bizlere şirketinizden bahsedebilir misiniz? 

Borusan Lojistik, 1973 yılında Borusan Holding bünyesinde grup şirketlerine hizmet vermek amacıyla kurulmuş, 2000 yılında deneyim ve bilgi birikimini grup dışı firmalara da sunmak amacıyla “entegre lojistik hizmet sağlayıcı” olarak yeniden yapılanmıştır. 2012 yılı Aralık ayında gerçekleştirdiği Balnak satın alması ile Türkiye lojistik sektörünün lideri konumuna gelen Borusan Lojistik, dört stratejik iş alanında yoğunlaşmış bulunuyor. Bu iş alanları; Lojistik Hizmetleri, Liman Hizmetleri, Uluslararası Taşımacılık Hizmetleri ve Yabancı Ülkeler Lojistik Hizmetleridir.

Gemlik’te stratejik bir konuma sahip olan Borusan Limanı, proje yükü hizmetleri, genel kargo, konteyner, PCC ve RO-RO liman ve terminal hizmetlerini, 7 gün 24 saat kendi uzman kadrolarıyla dünya standartlarında vermektedir. Borusan Limanı, 10.000 TEU kapasiteli dev konteyner gemilerine de hizmet verebilir konuma gelmiştir. 5 milyon ton genel kargo, 400.000 TEU konteyner ve 250.000 araç elleçleme kapasitesine sahiptir. 1400 metre yanaşma yeri ile 360.000 m2 gümrüklü ve gümrüksüz terminal sahasına sahip bulunmaktadır. 450 metrelik lineer rıhtım uzunluğuna ve 14,5 metre su derinliğine sahip olan Borusan Limanı’na büyük ana hat gemileri yanaşabilmektedir.

Borusan Lojistik yakın ve etkin coğrafyasında lider olmak hedefiyle yabancı ülkelerdeki faaliyetlerini artırma kararı almış ve bu amaçla 2006 sonunda Borusan Logistics International kurulmuştur. Borusan Logistics International Orta Doğu ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kazakistan, Hollanda ve ABD’de  %100 Borusan Lojistik’e ait şirketler ile 3PL hizmetler vermektedir.

Borusan Lojistik’in Türkiye’de alanında ilk ve tek olma özelliği taşıyan yeni şirketi ETA da kamyoncu esnafını Türkiye’nin en büyük, en etkin ve son teknolojileri kullanan filosu haline getirirken diğer yandan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere güvenilir, izlenebilir ve uygun fiyatlı nakliye hizmeti sunmaktadır.

Rüzgâr enerjisi ile ilgili hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Ülkemiz için stratejik önemi hızla artan rüzgâr enerjisi sektöründe farklı alanlardaki yetkinlik ve deneyimimizi, güçlü altyapımız ve hizmet ağımızla birleştirerek değer ve fark yaratan, anahtar teslim çözüm paketleri sunuyoruz.

Proje süreçlerindeki tüm olası riskleri üstleniyor, geniş iş hacmimiz sayesinde sahip olduğumuz satın alma gücünü kullanarak maliyetleri minimuma indiriyoruz.

Rüzgâr enerjisi santrallerinin lojistiğinde, süreci baştan sona en ince detayına kadar planlayan ve takip ederek müşterimizin asıl işine odaklanması için zaman yaratıyoruz. Borusan Lojistik’in kurumsal güvenilirliği, operasyonel yetkinliği, liman hizmetleri ve çevreye gösterdiği saygı bizi rekabette öne geçiriyor.

Operasyonlarda sürecin başından sonuna kadar tüm aşamaları için hizmet veriyor ve çözüm üretiyoruz. Bu hizmetlere gemi kiralama, taşınacak malzemenin üretildiği ülkeden gemiye taşınması, gemiye yüklenmesi ve varış limanında gemiden tahliye edilmesi dâhildir. Ayrıca malzemenin gümrüklenmesi, stoklanması, nakliyesi, sahada indirilmesi ve ülke içinde ve dışında nakliye için gerekli bütün izinlerin alınmasını da biz yapıyoruz. Nakliyenin gerçekleşeceği yol analizlerini yapıyor ve gerekirse rotada değişiklik yapıyoruz. Dolayısıyla A’dan Z’ye, sürecin tamamını kapsayan anahtar teslim bir çözüm sunuyoruz müşterilerimize.

Bugüne dek gerçekleştirdiğimiz projelerden birkaç örnek vermek isterim. Bunlar arasında Borusan Enerji EnBW’nin Mut RES projesi için türbin malzemelerini Mersin Taşucu limanında tahliyesi,. 1.600 rakımdaki Mut’a taşınması; Borusan Mannesmann’ın ABD’deki Ohio Doğal Gaz Boru Hattı için tedarik ettiği 25.000 ton ağırlığındaki doğal gaz borularının ABD’ye sevk edilmesi ve Mardin Ilısu Barajı için temin edilen malzemenin Macaristan’dan Türkiye’ye taşınması yer alıyor. Bu projede taşınan hareketli bölümlerin (rotorların) her biri 95 ton, sabit bölümlerin (statorların) her biri ise 42,5 tondu.

Borusan Lojistik olarak her zaman müşterilerine fark yaratan hizmetler sunmaya ve onların memnuniyetini sürekli artırmak için çalışmaya devam edeceğiz. RES sektöründe Borusan Lojistik’le çalışan tüm firmalar hizmet ve çözümlerimizdeki farkı bizzat yaşıyorlar.

Yakın gelecekteki projeleriniz nelerdir?

Bu yıl önümüzdeki ilk çeyrekte 10 setlik türbini Alsancak Limanı’ndan İzmir Kemalpaşa’ya taşıyarak gemiden nakliye ve tahliye gerçekleştireceğiz.

Yılın ikinci yarısı için ise müşterilerimizle yeni projelerde tekliflendirme aşamasındayız. En az 3 proje ile anlaşma safhasına gelmek üzereyiz.

Sizce rüzgar enerjisi gereken değeri görüyor mu?

Rüzgâr enerjisinin ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizdeki önemi giderek artıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın strateji belgesine göre rüzgâr enerjisinde 2023 itibarı ile 20 bin MW seviyesine ulaşılması hedefleniyor. 20 bin MW nokta tahminen o zamanki kurulu gücün yüzde 20’sine tekabül edecek çok önemli bir hedeftir. Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli bulunduğuna da inanıyoruz. Burada önemli olan yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırım yapmanın kolaylaştırılması ve bürokrasinin azaltılması… Bunlar yapılabildiği takdirde Türkiye hem rüzgârda hem de diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında potansiyelini hayata geçirecektir.

Zaten bunu yapmak zorundayız. Ülkemizde halen enerji tüketiminin yaklaşık % 60’ı fosil enerji kaynaklarından karşılanıyor. Türkiye’nin enerjide daha kendine yeterli hale gelebilmesi ve dışa bağımlılığını azaltabilmesi için fosil enerji tüketimi oranının azaltılması gerekiyor. Tüm üretim alanlarının temel maliyet girdilerinin içinde enerjinin olduğunu unutmamalıyız. Dolayısıyla, başta rüzgâr olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi sürdürülebilir kalkınmamız ve ülkemizin refahı açısından stratejik öneme sahiptir. Ayrıca fosil yakıtların, başta iklim değişikliği ve hava kirliliği olmak üzere çevre üzerindeki olumsuz etkilerine karşılık, yenilenebilir enerji bize doğal kaynakları tüketmeden ve çevreye zarar vermeden enerji elde etme olanağı veriyor. Tüm bu konuların Türkiye’de giderek daha iyi anlaşıldığına inanıyorum.

Bu ilgiyi artırmak için neler yapılabilir?

Enerjide rüzgâra ve diğer yenilenebilir kaynaklara yönelimi desteklemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır. Bu politikalar Hükümet tarafından enerji sektörünün de katılımı ile oluşturulmalı ve kararlı bir şekilde uygulanmalıdır. Öncelikle yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen ve kolaylaştıran adımlar atılmalıdır. Ayrıca kota uygulaması düşünülebilir. Bunlar arasında fosil enerji kaynaklarının kullanımının sınırlanması gibi bir uygulama başlatmak mümkündür. Böylece diğer kaynaklara yönelik yatırımlar artacaktır.

Ayrıca teknolojiye yatırım yapmak önem taşıyor. Yatırımcılar bu alanda TÜBİTAK’ın çalışmalarını ve projelerini destekleyebilirler. Bunun yanı sıra enerjiyi etkin bir şekilde dağıtabilmek için ŞAT sahalarında güncel teknoloji altyapısı kurulmalı, trafo aktarım merkezleri yenilenmelidir. Halen dağıtımda ciddi ölçülerde kayıplar yaşanıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım.

Hizmet verdiğiniz sektörde genel olarak yapılan doğrular ve yanlışlar nelerdir?

Kendi sektörümüze baktığımızda ülkemiz lojistik açıdan birçok avantaja ve ciddi bir potansiyele sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  Ne var ki bu potansiyeli yeterince kullanamıyoruz. Bunun için neler yapılması gerektiği konusundaki görüşlerimi kısaca paylaşmak isterim. Öncelikle lojistikte karayolu, demiryolu ve deniz yolu taşımacılığının birlikte, birbirlerini tamamlayacak şekilde ve uzun vadeli bir perspektifle değerlendirileceği bir master plan gerekiyor.  Bu plan aynı zamanda, kaliteli ve nitelikli personel eksiğinin giderilmesine ve bu alanda önemli bir eğitim hamlesine de yer vermelidir. Yine uzun vadeli düşünerek ve yatırımın geri dönüşünü buna göre hesaplayarak denizciliğe yatırım yapılmalıdır.

Ülkemizin dışarıya açılan kapıları olarak stratejik bir öneme sahip olan limanlarımızın diğer taşımacılık biçimleriyle daha fazla entegre olması önem taşıyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın verilerine göre halen Türkiye’de 174 tane liman var. Ancak bunların parmakla sayılabilecek kadar azında demiryolu bağlantısı bulunuyor. Oysa demiryolu da deniz yolu gibi başka bir ekonomik modeldir ve bizim taşımayı denizyoluyla, içerdeki dağıtımı ise demiryoluyla yapılabilecek hale getirmemiz gerekiyor.

Etkinlikle ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizin açınızdan nasıl geçiyor (geçti)?

Bu etkinliğin rüzgâr enerjisi sektörünün gelişimine önemli katkı yaptığını düşünüyorum. Bu kongrede, rüzgâr enerjisinin ulusal ve uluslararası temsilcileri farklı panellerde bir araya gelerek görüş ve bilgi alışverişinde bulunma, ilişki geliştirme fırsatı elde ettiler.  Yeni gelişmelerin ve araştırmaların paylaşılması sektördeki bilgi birikiminin artması açısından çok yararlı oldu.  Yabancı firmaların ilgisi de bu yıl hayli yüksekti. Sektör bu ilginin olumlu sonuçlarını yakından hissediyor.

Bizim açımızdan kongre çok verimli geçti. İki önemli anlaşmanın temellerini attık.

 

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Sektör Haberleri

YEKDEM’de süre 6 ay uzatıldı

Yayın tarihi:

-

Resmî Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile mevcut YEKDEM desteklerinden yararlanmak için geçerli olan 31 Aralık 2020 tarihine kadar devreye girmiş olma şartı 30 Haziran 2021 tarihine ertelendi.

Resmî Gazete’nin 31248 sayılı nüshasında yer alan karar ile devreye girecek elektrik üretim tesislerine sağlanacak yerli üretim desteği için verilecek sürenin de 5 yıl uzatılacağı hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanlığı Kararı şu şekilde:

“17/9/2020 TARİHLİ VE 2949 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahipleri için, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun Kanuna ekli I sayılı Cetvelde yer alan fiyatlar 31/12/2030 tarihine kadar uygulanır.

(2) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek YEK Belgeli üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksamın yurt içinde imal edilmiş olması halinde, bu tesislerde üretilerek iletim veya dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisi için 5346 sayılı Kanuna ekli I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara, üretim tesisinin işletmeye giriş tarihinden itibaren beş yıl süreyle aynı Kanuna ekli II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlar ilave edilir.

MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.”

Devamını oku

Türbin Üretimi

Wieringermeer şebeke projesi ilk aşamasında

Yayın tarihi:

-

Nordex Grubu, müşterisi Vattenfall için üstlendiği Hollanda’daki 300 MW Wieringermeer projesinin ilk bölümünü başarıyla tamamladı: 50 adet N117 / 3600 türbinin sonuncusu Ağustos ayında şebekeye bağlandı. Projenin konumu çeşitli zorluklar ortaya çıkardı. Diğer 32 adet N117 / 3600 türbin ile bir sonraki aşamanın inşası şimdiden devam ediyor.

Teknik, topografik ve ekolojik zorluklar başarıyla aşıldı

Amsterdam’ın 60 kilometre kuzeyinde bulunan bölgenin mükemmel rüzgar koşulları bulunuyor. Bununla birlikte, Wieringermeer deniz seviyesinin yedi metre altında ıslah edilmiş bir arazi niteliği taşıyor. 300 kilometrekarelik büyüklüğündeki alan, kanallarla kesişiyor ve aynı zamanda koruma altındaki bir ormanı da içeriyor. Bu durum da lojistik ve inşaat açısından zorlukları beraberinde getirdi. Uygun depolama alanı olmadığı için Nordex Grubu kuleleri, motor yuvalarını, aktarma organlarını ve göbekleri ancak gerektiği zaman teslim etti. Türbinler yedi farklı gövde yapılandırmasında geldi. Bu nedenle, doğru türbini uygun yere teslim etmek de önem arz etti.

Zeminin düşük taşıma kapasitesi nedeniyle, su basmasını önlemek için temellerin üst üste konulması ve ayrıca 1,5 metre yükseltilmesi gerekiyordu. Buna ek olarak, koruma altındaki kuş bölgeleri, bazı türbinlerde erişim, çalıştırma ve izin verilebilecek vinç sayısı konusunda sınırlamalara neden oldu.

Süreçler başarıya ulaşmaya yardımcı oldu

Bu projenin özel gereksinimleri Nordex Group’u süreçlerini değiştirmeye zorladı. Örneğin, jeton temelli izin sistemi, birden fazla inşaat ekibinin güvenli bir şekilde belirli türbinlere atanmasını sağladı. Bu yaklaşım, iş çakışmalarını önledi ve verimliliği en üst düzeye çıkardı.

Ek olarak, teknik proje yönetimi (TPM) gibi yeni işlevler yürürlüğe alındı. Ayrıca, kalite ve dokümantasyon yöneticilerinin yanı sıra güçlü bir HSE ekibi, Vattenfall’ın yüksek standartlarını karşılamak için sahada görevlendirildi. CEO José Luis Blanco: “Esnekliğe çok önem veriyoruz. Bu ayarlamalar, müşterilerimizin gereksinimlerini ve karşılaştıkları zorlukları anladığımızı göstermektedir. Bazı yeni süreçler, diğer büyük kamu hizmeti ölçeğindeki projelere başarıyla dahil edilmeketdir “, dedi.

COVID-19 süresince kesintisiz proje

Faaliyetlerin en yoğun zamanında, şantiyede herhangi bir zamanda sekiz büyük vinç ve 120’den fazla kişi çalışıyordu. Çok sayıda insanın COVID-19 salgınına rağmen sahada güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak için Nordex Grubu, genel seyahat kısıtlamaları ve hijyen önlemlerini uygulamaya ek olarak Hollandalı bir sağlık yetkilisini görevlendirdi. Görevleri, görevlerine başlamadan önce her gün şantiyedeki tüm personelin ateşini kontrol etmek ve herhangi bir semptom geliştirdiğinde tıbbi müdahelede bulunmaktı. Bu önlemler, çalışanlara artan enfeksiyon riskinden ve birçok insanla bağlantılı temaslardan belirli bir ölçüde koruma sağladı ve başarılı da oldu.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com