Connect with us

“Enerjide rüzgara ve diğer yenilebilir kaynaklara yönelimi destelemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır”

Yayın tarihi:

-

 Borusan Lojistik’ten Kaan Gürgenç ile hoş bir sohbet geçirdik.

Bizlere şirketinizden bahsedebilir misiniz? 

Borusan Lojistik, 1973 yılında Borusan Holding bünyesinde grup şirketlerine hizmet vermek amacıyla kurulmuş, 2000 yılında deneyim ve bilgi birikimini grup dışı firmalara da sunmak amacıyla “entegre lojistik hizmet sağlayıcı” olarak yeniden yapılanmıştır. 2012 yılı Aralık ayında gerçekleştirdiği Balnak satın alması ile Türkiye lojistik sektörünün lideri konumuna gelen Borusan Lojistik, dört stratejik iş alanında yoğunlaşmış bulunuyor. Bu iş alanları; Lojistik Hizmetleri, Liman Hizmetleri, Uluslararası Taşımacılık Hizmetleri ve Yabancı Ülkeler Lojistik Hizmetleridir.

Gemlik’te stratejik bir konuma sahip olan Borusan Limanı, proje yükü hizmetleri, genel kargo, konteyner, PCC ve RO-RO liman ve terminal hizmetlerini, 7 gün 24 saat kendi uzman kadrolarıyla dünya standartlarında vermektedir. Borusan Limanı, 10.000 TEU kapasiteli dev konteyner gemilerine de hizmet verebilir konuma gelmiştir. 5 milyon ton genel kargo, 400.000 TEU konteyner ve 250.000 araç elleçleme kapasitesine sahiptir. 1400 metre yanaşma yeri ile 360.000 m2 gümrüklü ve gümrüksüz terminal sahasına sahip bulunmaktadır. 450 metrelik lineer rıhtım uzunluğuna ve 14,5 metre su derinliğine sahip olan Borusan Limanı’na büyük ana hat gemileri yanaşabilmektedir.

Borusan Lojistik yakın ve etkin coğrafyasında lider olmak hedefiyle yabancı ülkelerdeki faaliyetlerini artırma kararı almış ve bu amaçla 2006 sonunda Borusan Logistics International kurulmuştur. Borusan Logistics International Orta Doğu ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kazakistan, Hollanda ve ABD’de  %100 Borusan Lojistik’e ait şirketler ile 3PL hizmetler vermektedir.

Borusan Lojistik’in Türkiye’de alanında ilk ve tek olma özelliği taşıyan yeni şirketi ETA da kamyoncu esnafını Türkiye’nin en büyük, en etkin ve son teknolojileri kullanan filosu haline getirirken diğer yandan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere güvenilir, izlenebilir ve uygun fiyatlı nakliye hizmeti sunmaktadır.

Rüzgâr enerjisi ile ilgili hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Ülkemiz için stratejik önemi hızla artan rüzgâr enerjisi sektöründe farklı alanlardaki yetkinlik ve deneyimimizi, güçlü altyapımız ve hizmet ağımızla birleştirerek değer ve fark yaratan, anahtar teslim çözüm paketleri sunuyoruz.

Proje süreçlerindeki tüm olası riskleri üstleniyor, geniş iş hacmimiz sayesinde sahip olduğumuz satın alma gücünü kullanarak maliyetleri minimuma indiriyoruz.

Rüzgâr enerjisi santrallerinin lojistiğinde, süreci baştan sona en ince detayına kadar planlayan ve takip ederek müşterimizin asıl işine odaklanması için zaman yaratıyoruz. Borusan Lojistik’in kurumsal güvenilirliği, operasyonel yetkinliği, liman hizmetleri ve çevreye gösterdiği saygı bizi rekabette öne geçiriyor.

Operasyonlarda sürecin başından sonuna kadar tüm aşamaları için hizmet veriyor ve çözüm üretiyoruz. Bu hizmetlere gemi kiralama, taşınacak malzemenin üretildiği ülkeden gemiye taşınması, gemiye yüklenmesi ve varış limanında gemiden tahliye edilmesi dâhildir. Ayrıca malzemenin gümrüklenmesi, stoklanması, nakliyesi, sahada indirilmesi ve ülke içinde ve dışında nakliye için gerekli bütün izinlerin alınmasını da biz yapıyoruz. Nakliyenin gerçekleşeceği yol analizlerini yapıyor ve gerekirse rotada değişiklik yapıyoruz. Dolayısıyla A’dan Z’ye, sürecin tamamını kapsayan anahtar teslim bir çözüm sunuyoruz müşterilerimize.

Bugüne dek gerçekleştirdiğimiz projelerden birkaç örnek vermek isterim. Bunlar arasında Borusan Enerji EnBW’nin Mut RES projesi için türbin malzemelerini Mersin Taşucu limanında tahliyesi,. 1.600 rakımdaki Mut’a taşınması; Borusan Mannesmann’ın ABD’deki Ohio Doğal Gaz Boru Hattı için tedarik ettiği 25.000 ton ağırlığındaki doğal gaz borularının ABD’ye sevk edilmesi ve Mardin Ilısu Barajı için temin edilen malzemenin Macaristan’dan Türkiye’ye taşınması yer alıyor. Bu projede taşınan hareketli bölümlerin (rotorların) her biri 95 ton, sabit bölümlerin (statorların) her biri ise 42,5 tondu.

Borusan Lojistik olarak her zaman müşterilerine fark yaratan hizmetler sunmaya ve onların memnuniyetini sürekli artırmak için çalışmaya devam edeceğiz. RES sektöründe Borusan Lojistik’le çalışan tüm firmalar hizmet ve çözümlerimizdeki farkı bizzat yaşıyorlar.

Yakın gelecekteki projeleriniz nelerdir?

Bu yıl önümüzdeki ilk çeyrekte 10 setlik türbini Alsancak Limanı’ndan İzmir Kemalpaşa’ya taşıyarak gemiden nakliye ve tahliye gerçekleştireceğiz.

Yılın ikinci yarısı için ise müşterilerimizle yeni projelerde tekliflendirme aşamasındayız. En az 3 proje ile anlaşma safhasına gelmek üzereyiz.

Sizce rüzgar enerjisi gereken değeri görüyor mu?

Rüzgâr enerjisinin ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizdeki önemi giderek artıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın strateji belgesine göre rüzgâr enerjisinde 2023 itibarı ile 20 bin MW seviyesine ulaşılması hedefleniyor. 20 bin MW nokta tahminen o zamanki kurulu gücün yüzde 20’sine tekabül edecek çok önemli bir hedeftir. Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli bulunduğuna da inanıyoruz. Burada önemli olan yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırım yapmanın kolaylaştırılması ve bürokrasinin azaltılması… Bunlar yapılabildiği takdirde Türkiye hem rüzgârda hem de diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında potansiyelini hayata geçirecektir.

Zaten bunu yapmak zorundayız. Ülkemizde halen enerji tüketiminin yaklaşık % 60’ı fosil enerji kaynaklarından karşılanıyor. Türkiye’nin enerjide daha kendine yeterli hale gelebilmesi ve dışa bağımlılığını azaltabilmesi için fosil enerji tüketimi oranının azaltılması gerekiyor. Tüm üretim alanlarının temel maliyet girdilerinin içinde enerjinin olduğunu unutmamalıyız. Dolayısıyla, başta rüzgâr olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi sürdürülebilir kalkınmamız ve ülkemizin refahı açısından stratejik öneme sahiptir. Ayrıca fosil yakıtların, başta iklim değişikliği ve hava kirliliği olmak üzere çevre üzerindeki olumsuz etkilerine karşılık, yenilenebilir enerji bize doğal kaynakları tüketmeden ve çevreye zarar vermeden enerji elde etme olanağı veriyor. Tüm bu konuların Türkiye’de giderek daha iyi anlaşıldığına inanıyorum.

Bu ilgiyi artırmak için neler yapılabilir?

Enerjide rüzgâra ve diğer yenilenebilir kaynaklara yönelimi desteklemek için uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır. Bu politikalar Hükümet tarafından enerji sektörünün de katılımı ile oluşturulmalı ve kararlı bir şekilde uygulanmalıdır. Öncelikle yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen ve kolaylaştıran adımlar atılmalıdır. Ayrıca kota uygulaması düşünülebilir. Bunlar arasında fosil enerji kaynaklarının kullanımının sınırlanması gibi bir uygulama başlatmak mümkündür. Böylece diğer kaynaklara yönelik yatırımlar artacaktır.

Ayrıca teknolojiye yatırım yapmak önem taşıyor. Yatırımcılar bu alanda TÜBİTAK’ın çalışmalarını ve projelerini destekleyebilirler. Bunun yanı sıra enerjiyi etkin bir şekilde dağıtabilmek için ŞAT sahalarında güncel teknoloji altyapısı kurulmalı, trafo aktarım merkezleri yenilenmelidir. Halen dağıtımda ciddi ölçülerde kayıplar yaşanıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım.

Hizmet verdiğiniz sektörde genel olarak yapılan doğrular ve yanlışlar nelerdir?

Kendi sektörümüze baktığımızda ülkemiz lojistik açıdan birçok avantaja ve ciddi bir potansiyele sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  Ne var ki bu potansiyeli yeterince kullanamıyoruz. Bunun için neler yapılması gerektiği konusundaki görüşlerimi kısaca paylaşmak isterim. Öncelikle lojistikte karayolu, demiryolu ve deniz yolu taşımacılığının birlikte, birbirlerini tamamlayacak şekilde ve uzun vadeli bir perspektifle değerlendirileceği bir master plan gerekiyor.  Bu plan aynı zamanda, kaliteli ve nitelikli personel eksiğinin giderilmesine ve bu alanda önemli bir eğitim hamlesine de yer vermelidir. Yine uzun vadeli düşünerek ve yatırımın geri dönüşünü buna göre hesaplayarak denizciliğe yatırım yapılmalıdır.

Ülkemizin dışarıya açılan kapıları olarak stratejik bir öneme sahip olan limanlarımızın diğer taşımacılık biçimleriyle daha fazla entegre olması önem taşıyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın verilerine göre halen Türkiye’de 174 tane liman var. Ancak bunların parmakla sayılabilecek kadar azında demiryolu bağlantısı bulunuyor. Oysa demiryolu da deniz yolu gibi başka bir ekonomik modeldir ve bizim taşımayı denizyoluyla, içerdeki dağıtımı ise demiryoluyla yapılabilecek hale getirmemiz gerekiyor.

Etkinlikle ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizin açınızdan nasıl geçiyor (geçti)?

Bu etkinliğin rüzgâr enerjisi sektörünün gelişimine önemli katkı yaptığını düşünüyorum. Bu kongrede, rüzgâr enerjisinin ulusal ve uluslararası temsilcileri farklı panellerde bir araya gelerek görüş ve bilgi alışverişinde bulunma, ilişki geliştirme fırsatı elde ettiler.  Yeni gelişmelerin ve araştırmaların paylaşılması sektördeki bilgi birikiminin artması açısından çok yararlı oldu.  Yabancı firmaların ilgisi de bu yıl hayli yüksekti. Sektör bu ilginin olumlu sonuçlarını yakından hissediyor.

Bizim açımızdan kongre çok verimli geçti. İki önemli anlaşmanın temellerini attık.

 

Genel

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 11.114 Ziyaretçi Ağırladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Hırdavat ve bağlantı elemanları sektöründe büyük bir başarıya imza atıldı! Sektörün önde gelen buluşma noktası Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia, 9-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde büyük bir katılım ile gerçekleşti. Fuarlar %30 rekor artışla, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. 

Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia fuarları, bu yıl %30 rekor bir artışla 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarı elde etti. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği önemli bir platform olarak yoğun ilgi gördü. 

HISİAD Akademi Seminerleri Ziyaretçilerden Büyük İlgi Gördü

Fuar kapsamında Hırdavat Sanayicileri ve İş Adamları Derneği HISİAD Akademi tarafından düzenlenen seminerlere katılım da oldukça yüksekti. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, sektörün önde gelen isimleri sunumlar yaparak katılımcılarla önemli bilgiler paylaştılar. 

Sektöre Büyük Katkı Sağlandı

RX Tüyap organizatörlüğünde HISİAD ve BESİAD iş birliği ile düzenlenen fuarlarda 300’den fazla katılımcı firma ve firma temsilcisi ürün ve hizmetlerini sergiledi. 4 gün boyunca ziyaretçiler hırdavat ve bağlantı elemanlarına yönelik en yeni trendleri ve gelişmeleri keşfetme imkanı buldu. Fuarlarda elektrikli el aletlerinden iş güvenliği malzemelerine, bağlantı elemanlarından yüzey işleme kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuldu. Geçen yıla kıyasla uluslararası ziyaretçi sayısında %30 rekor bir artış yakalayan fuarlar, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. Fuarlar toplamda ise 11.114 kişi tarafından ziyaret edildi. 

Fuar kapsamında T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen uluslararası alım heyetleri, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat potansiyellerini geliştirme imkanı sundu. Fuarın ilk günü 60’dan fazla uluslararası VIP alıcı B2B görüşmeler gerçekleştirdi. 4 gün boyunca fuarda ağırlanan 400 kişilik uluslararası alım heyetleri, Türkiye’deki hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün ihracat potansiyelini gözlemleme ve değerlendirme fırsatı buldu.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarların sektöre önemli katkılar sağladığını belirterek şunları söyledi: “Hardware Eurasia Fuarı’mızın bu sene üçüncüsünü, Fastener Expo Fuarı’mızın ise ikincisini gerçekleştirdik. Hardware Eurasia ve Fastener Expo Eurasia fuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün önemli birer platformu olmaya devam ediyorlar. Bu fuarlarımızda geçen yıla göre uluslararası ziyaretçi sayısında %30’un üzerinde bir artış kaydettik. Önümüzdeki senelerde de düzenlenmeye devam edecek fuarlarımız her iki endüstrinin ihracat potansiyeline katkı sağlayacak.”

Devamını oku

Yatırımcılar

Yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Polat Enerji, Soma RES’le Avrupa’da liderlik hedefliyor 

Yayın tarihi:

-

Yazar

756,2 MWm kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde sektör liderliğini elinde bulunduran Polat Enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve enerji tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi için yatırımlarını sürdürüyor. 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlara devam eden Polat Enerji, orta vadeli hedefleri arasında Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmayı planlıyor.

Toplam 5 rüzgar ve 1 güneş enerjisi santraliyle temiz enerji üreten Polat Enerji, 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği rüzgar enerjisi konusunda liderliğini sürdürüyor. Yıllık enerji üretim kapasitesi 2 milyar KWh’e ulaşan Polat Enerji, kapasite artırımı yatırımlarının yanı sıra enerji depolama çalışmalarını da sürdürerek bu alanda da ilkler arasında yer almayı hedefliyor. Geçtiğimiz sene Yalova’daki Göktepe RES için gerçekleştirilen kapasite artışı yatırımı ile santral kurulu gücünü 121,1 MWm’ye yükselten Polat Enerji, farklı santrallerinde toplam 30 MW rüzgar kapasite artışı ve 46,6 MW güneş hibrit kapasite artışı ile yatırımlarına bu sene de devam ediyor. 

Polat Enerji’nin orta vade yatırım hedefleri arasında ise, 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlarına devam ederek, Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmak yer alıyor.

Rüzgar enerjisinde Türkiye’de lider

Polat Enerji’nin rüzgar kurulu gücü, Türkiye rüzgar kurulu gücünün yaklaşık %6,1’ni oluşturuyor. Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri baz alınarak yapılan araştırmaya göre Polat Enerji, rüzgar enerjisi alanında kurulu 719,8MWm’lik kapasitesi ile Türkiye’de yıllardır bulunduğu lider konumunu 2023 sonu itibarı ile de koruyor. Yenilenebilir enerji santralleriyle 2023 yılında 2 milyar kWh’e yakın elektrik üretimi ile yaklaşık 610 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan Polat Enerji, portföyündeki santrallerle her yıl 55 milyon adet ağaç dikimine eş değer 1,3 milyon ton civarında karbon dioksit gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. 

Türkiye, hedefe emin adımlarla ilerliyor

Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik anlamında çok önemli kaynaklara sahip olan Türkiye’de, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli bir artış göstererek %29’dan %42’ye çıkıyor. Ulusal Eylem Planı (UEP) Kapsamında Türkiye’nin 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda, toplam kurulu kapasitesinin 189,7 GW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu çerçevede, yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payının yaklaşık %65’e, elektrik üretimindeki payının ise %55’e yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye toplam kurulu elektrik gücünün %43,5’ini ve toplam üretilen elektriğin ise %34,2’sini oluşturması hedefleniyor.

Türkiye’nin hedefe emin adımlarla ilerlediğini belirten Polat Enerji CEO’su Cem Deniz, “Geçen yıl rüzgar enerjisi yatırımlarında yaklaşık 400 MWe kurulu güç devreye alınabildi. Güneş enerjisinde ise yaklaşık 2 GW’a yakın kurulu güç devreye alındı, bunun neredeyse %90’ını lisanssız elektrik üretim santralleri oluşturuyor. Ulusal planlardaki hedeflere ulaşabilmemiz için ise her sene rüzgarda en az 1,5 GW, güneşte en az 3,5 GW kurulu gücü devreye almamız gerekiyor.  Türkiye’nin güçlü potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu hedeflerin dahi üzerine çıkma imkanına sahibiz. Sektör olarak en büyük beklentimiz, hedeflediğimiz yatırımları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu muazzam yenilenebilir enerji potansiyelini tüm paydaşlarımızla beraber gerçeğe dönüştürmek” açıklamasında bulunuyor.

Enerjide arz güvenliği önemli

Pandemi ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşının küresel anlamda enerji sektöründe arz güvenliği konusunu gündeme taşıdığını ifade eden Deniz, özellikle Avrupa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını dile getiriyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum bağlamında stratejik bir pozisyonda olduğunu ifade eden Polat Enerji CEO’su Cem Deniz “Türkiye sadece yenilenebilir enerji üretimi ile de değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörüne yönelik yerli imalat sanayinde de önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye yenilenebilir enerji anlamında hem yurt içi yatırımcılar hem de yurt dışından gelecek yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar Sektörü Eylül’de Hamburg’a Çıkartma Yapacak!

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bu yılı rüzgarda ‘Seferberlik Yılı’ ilan eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türk rüzgar sektörünün sanayi, üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa genelinde vurgulama amaçlı faaliyetlerine Eylül ayında düzenlenecek WindEnergy Hamburg Fuarı’na yine oldukça geniş bir heyetle katılarak devam edecek. Türkiye rüzgar sektöründe sanayi ve hizmet ihracatını artırabilmeyi ve sektörün “Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri” olduğunu vurgulamayı amaçlayan geniş katılımlı organizasyonda kamu ve özel sektörde karar verici konumda bulunan üst düzey yöneticiler yer alacak.

“Geleceğin Enerji Haritasını Birlikte Çizelim” temasıyla WindEnergy Hamburg organizasyonunun hazırlık çalışmalarına başlayan TÜREB yönetimi, sektörün üst düzey isimlerinden oluşan 100’ü aşkın katılımcıyla ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyelini uluslararası arenada tanıtmak ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla 23-27 Eylül tarihleri arasında Hamburg’da olacak.

Rüzgar enerjisi değer zincirini baştan sona kapsayan organizasyon yapısıyla dünyanın en çok izlenen fuarlarından biri olan WindEnergy Hamburg, ekipman ve bileşen üreticilerinden proje geliştiricileri ve operatörlerine, bilim insanlarından politikacılara kadar oldukça geniş bir katılımcı kitlesine sahip. Fuarın bu yılki gündeminde yeniden güçlendirme, şebeke bağlantı zorlukları ve yeni enerji depolama çözümleri başlıkları en üst sıralarda yer alıyor. WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenecek 150’yi aşkın panel ve konferansta emisyon hedefleri dolayısıyla aksiyonlarını artırmaları yönünde baskı altında bulunan şebeke işletmecileri ve hükümetlerden beklentiler, rüzgar santrallerinin yaygınlaştırılması, yaşam ömrünü doldurmaya yaklaşan rüzgar enerji santrallerinde rehabilitasyon çalışmaları, depolama teknolojileri ve özellikle türbin teknolojilerinde çığır açan teknolojiler gibi sektörün öne çıkan konuları ele alınacak. Etkinliğe her yıl ortalama 100 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi katılıyor.

WindEnergy Hamburg Fuarı’nda TÜREB öncülüğünde kurulacak Türkiye Pavilyonu’nda sektörün önde gelen şirketleri sundukları ürün ve çözümleri birebir fuar katılımcılarına aktaracak. Türkiye heyetinde yer alacak katılımcıların bir kısmı kamu ve özel sektör adına fuardaki çeşitli panel ve konferanslarda konuşmacı olarak da yer alacak.

İlgili kamu kurumlarından üst düzey katılımların beklendiği heyet, ziyaret kapsamında dünyanın önde gelen rüzgar şirketleriyle çeşitli iş birliği toplantılarına ve görüşmelere katılacak. Heyet üyeleri Hamburg bölgesindeki rüzgar teknolojisi tesislerine düzenlenecek teknik ziyaretlerle son gelişmeleri yerinde görme fırsatı da bulacak.

Devamını oku

Trendler