Connect with us

Genel

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Published

on

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar

Amaç ve Kapsam

MADDE 1- (1) Bu usul ve esasların amacı; Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı veya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum tarafından kurulu gücü azami 10 kW (10 kW dahil) tip proje hazırlanması uygun görülen, kendi tüketim tesisinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüne kadar üretimi ve tüketimi aynı noktadan bağlı, çatı ve cephe uygulamalı, güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için başvuru ve ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, bu başvurulara istinaden sunulacak bilgi ve belgeler ile düzenlenecek Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu formatının belirlenmesidir.

Hukuki dayanak

MADDE 2 – (1) Bu usul ve esaslar, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar
MADDE 3 – (1) Bu usul ve esaslarda geçen;
a) Bakanlık: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını,
b) Bağlantı Anlaşması: Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı

Anlaşmasını,
c) Çağrı Mektubu: Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubunu,
ç) GES: Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisini,
d) İkili anlaşma: Gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi

olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşmaları,

e) İlgili mevzuat: Elektrik piyasasına ilişkin kanun, yönetmelik, tebliğ, genelge ve Kurul kararlarını,

f) İlgili Şebeke İşletmecisi: İlgisine göre dağıtım şirketini veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiyi,

g) İlgili teknik mevzuat: Bakanlık tarafından çıkarılan ilgili yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenlemeleri,

ğ) kW: Mekanik, elektriksel ve/veya pik güç olarak ulaşılabilecek en yüksek güç değerini,

h) Perakende satış sözleşmesi: Bağlantı anlaşması mevcut olan kullanım yeri için, görevli tedarik şirketi ile tüketiciler arasında ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, perakende satış tarifesi veya son kaynak tarifesinden elektrik enerjisi ve/veya kapasite temini ile hizmet alımına yönelik olarak yapılan faaliyetlere ilişkin koşul ve hükümleri kapsayan sözleşmeyi,

ı) Sistem Kullanım Anlaşması: Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması,

i) Tebliğ: Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasında Dair Tebliği,

j) TEİAŞ: Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’ni,

k) Tekil kod: Dağıtım şirketleri tarafından dağıtım bölgelerindeki her bir tüketim noktası için belirlenen ve tüketim noktasının Piyasa Yönetim Sistemi’ne kaydı için de kullanılan münhasır kayıt kodunu,

l) Yönetmelik: Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliği,

ifade eder.
(2) Bu usul ve esaslarda geçmekle birlikte tanımlanmamış diğer terim ve kavramlar

ilgili mevzuattaki anlam ve kapsama sahiptir.

İKİNCİ BÖLÜM
Bağlantı Başvurusu ile Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Hükümler

Bağlantı başvurusu

MADDE 4 – (1) Bu usul ve esaslar kapsamındaki başvurular, Ek-1’de yer alan bilgi ve belgeler ile birlikte İlgili Şebeke İşletmecisinin merkez veya taşra birimine yapılır. Ayrıca, başvuruda bulunan kişilerce Yönetmeliğin 31 inci maddesinin yirmi birinci fıkrası kapsamında Ek-2’de yer alan beyan sunulur.

Bağlantı esasları

MADDE 5 – (1) Bu usul ve esaslar çerçevesinde kurulacak olan üretim tesisi, ilgili tüketim tesisinin ölçüm noktasından dağıtım sistemine bağlanır. Üretim ve tüketimin aynı ölçüm noktasından bağlı olmadığı başvurular bu usul ve esaslar kapsamında değerlendirilmez.

(2) Üretim tesisinin kurulu gücü, başvuru ile ilişkilendirilecek tüketim tesisinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünden fazla olamaz.

(3) Bu usul ve esaslar kapsamında üretim tesisi ile ilişkilendirilecek tüketim tesisleri için tüketim birleştirme yapılamaz ve her bir tüketim yeri için bir adet başvuru yapılabilir.

(4) Başka bir lisanssız üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim aboneliği ile bu usul ve esaslar kapsamında başvuru yapılamaz.

Çağrı Mektubu başvurularının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması

MADDE 6 – (1) Eksik başvuruda bulunan ve/veya usulüne uygun başvuruda bulunmayan kişilere ait başvurular İlgili Şebeke İşletmecilerince değerlendirmeye alınmaz ve talep edilmesi halinde başvuru evrakları iade edilir.

(2) Bu usul ve esaslar kapsamında bağlanacak GES’lerin toplam kapasitesi ile Yönetmelik’in 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bağlanacak tesislerin kapasitesi, bu tesislerin bağlanacağı dağıtım transformatörünün İlgili Şebeke İşletmecisine ait bir transformatör olması halinde transformatör gücünün yüzde ellisini geçemez. Transformatörün başvuru sahibine ait olması durumunda, bir tüketim tesisi ile ilişkilendirilen üretim tesisinin kurulu gücü 10 kW ile sınırlı olmak kaydıyla söz konusu kapasite transformatör gücü kadar olabilir. Bu usul ve esaslar kapsamındaki başvurular için Yönetmelik’in 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.

(3) Bir dağıtım transformatörüne birden fazla başvuru olması halinde; olumlu bağlantı görüşünün oluşturulmasında başvuru sahibinin son 1 (Bir) yıl içindeki tüketim miktarının diğer başvurulardan yüksek olması kriteri uygulanır. Bir yıllık tüketimi olmayan başvuru sahiplerinin yıllık tüketimleri mevcut aylık tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak yıllık bazda, sadece bir aylık tüketiminin olması halinde bu tüketimi dikkate alınarak yıllık bazda hesap edilir. Bir aylık tüketimi olmayan tüketim noktaları ile inşa aşamasındaki tesisler için

yapılan başvurularda proje değerleri dikkate alınarak en yakındaki aynı abone grubunda yer alan benzer abonelerin tüketimlerine göre hesap yapılır. Yapılan değerlendirme sonucunda, birden fazla başvurunun tüm kriterleri sağlaması durumunda İlgili Şebeke İşletmecisine başvuru tarihi sıralamada esas alınır.

(4) Bağlantı Anlaşmasındaki sözleşme gücü 3 kW’a kadar olan (3 kW dahil) tüketim tesisleri için yapılan başvurularda doğrudan bağlantı görüşü oluşturulur ve Ek-3’teki örneğe uygun şekilde Çağrı Mektubu düzenlenir.

(5) Eksiksiz ve usulüne uygun olarak İlgili Şebeke İşletmecilerine yapılan başvurular hakkında bir sonraki ayın ilk 20 (Yirmi) günü içerisinde, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, başkaca bir işlem tesis edilmeksizin olumlu bağlantı görüşü oluşturulur ve Ek-3’teki örneğe uygun şekilde Çağrı Mektubu düzenlenir.

(6) Eksik başvuruda bulunan ve/veya usulüne uygun başvuruda bulunmayan kişiler ile ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında başvurusu olumsuz sonuçlandırılan kişilere ait bilgiler, başvuruyu takip eden ayın son 10 (On) günü içerisinde İlgili Şebeke İşletmecisinin internet sayfasında duyurulur. Bu duyuruda eksikliklere ve gerekçelere ilişkin açıklamalara yer verilir ve başvuru sahipleri tarafından talep edilmesi halinde başvuru evrakları iade edilir. Ayrıca olumsuz sonuçlandırılan başvurular hakkında İlgili Şebeke İşletmecilerince duyuruyu takip eden 7 (Yedi) gün içerisinde yazılı bildirim yapılır.

(7) Başvurusu hakkında Çağrı Mektubu düzenlenen kişilere ait bilgiler, bağlantı görüşünün oluşturulduğu ayın son 10 (On) günü içerisinde İlgili Şebeke İşletmecisinin internet sayfasında duyurulur ve Çağrı Mektubu başvuru sahibine tebliğ edilmek üzere duyuruyu takip eden 7 (Yedi) gün içerisinde postaya verilir. Ancak bu süre içerisinde talep edilmesi halinde Çağrı Mektubu ilgilisine elden teslim edilebilir.

Bağlantı ve sistem kullanımı için başvuru

MADDE 7 – (1) Çağrı Mektubu sahibi kişiye, başvurusuna konu üretim tesisine ilişkin proje onayını tamamlaması için 6 ncı maddeye istinaden düzenlenen Çağrı Mektubu’nun kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 90 (Doksan) gün süre verilir. Çağrı mektubu sahibi kişi, söz konusu süre içerisinde, başvurusuna konu üretim tesisinin projesini Bakanlığa veya Bakanlık tarafından yetkilendirilen kuruma onaylattırmak ve proje onayına ilişkin belgeyi İlgili Şebeke İşletmecisine sunmakla yükümlüdür.

(2) Birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde proje onay işlemi için Bakanlık veya Bakanlık tarafından yetkilendirilen kuruma başvuruda bulunan ve proje onay işlemini süresi içerisinde tamamlayamayan kişilere birinci fıkrada tanımlanan süreler içerisinde yazılı olarak İlgili Şebeke İşletmecisine başvuruda bulunulması halinde, İlgili Şebeke İşletmecisi tarafından 90 (Doksan) gün ilave süre verilir.

(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında verilen süreler içerisinde proje onayına ilişkin belgenin ve onaylı projenin İlgili Şebeke İşletmecisine sunulmaması halinde Çağrı Mektubu hükümsüz hale gelir.

(4) Proje onay işlemini tamamlayarak İlgili Şebeke İşletmecisine birinci fıkrada ve ek süre verilmesi halinde ikinci fıkrada tanımlanan süreler içerisinde başvuruda bulunan kişiler ile İlgili Şebeke İşletmecisi arasında 15 (Onbeş) gün içerisinde Bağlantı Anlaşması imzalanır.

(5) Bağlantı Anlaşması imzalanan veya Çağrı Mektubu hükümsüz hale gelen kişilere ait bilgiler, İlgili Şebeke İşletmecisince kendi internet sayfasında, 6 ncı maddenin beşinci fıkrasında belirtilen duyuru ile birlikte duyurulur. Çağrı Mektubu hükümsüz hale gelen kişilerce talep edilmesi halinde İlgili Şebeke İşletmecisi başvuruya ilişkin evrakları başvuru sahibine iade eder.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli ve Son Hükümler

Üretim tesislerinin işletmeye girmesi

MADDE 8- (1) Bu usul ve esas hükümlerine göre şebekeye bağlanacak GES’lerin geçici kabul işlemlerinin, bağlantı anlaşmasının imza tarihinden itibaren 1 (Bir) yıl içerisinde tamamlanması zorunludur. Üretim tesisinin bu süre içerisinde tamamlanmaması halinde, Bağlantı Anlaşması kendiliğinden hükümsüz hale gelir. Talep edilmesi halinde İlgili Şebeke İşletmecisi başvuruya ilişkin evrakları başvuru sahibine iade eder.

(2) Geçici kabulü tamamlanarak işletmeye geçen üretim tesisi için, söz konusu üretim tesisi sahibi kişilerin başvuruda bulunmasını takip eden 3 (Üç) gün içerisinde, söz konusu üretim tesisi sahibi ile İlgili Şebeke İşletmecisi arasında Sistem Kullanım Anlaşması imzalanır.

(3) İhtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesine ilişkin işlemler, Sistem Kullanım Anlaşmasının imzalandığı tarihten itibaren görevli tedarik şirketince başlatılır. Bu kapsamda İlgili Şebeke İşletmecisi Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığına dair görevli tedarik şirketine bilgi vermekle yükümlüdür.

İhtiyaç fazlası enerjinin tespiti, faturalandırılması ve değerlendirilmesi

MADDE 9- (1) Bu usul ve esas hükümlerine göre tesis edilecek GES’lerin ihtiyaç fazlası enerjisinin tespiti, faturalandırılması ve değerlendirilmesinde ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler dışında Yönetmelik ve Tebliğ uyarınca işlem tesis edilir.

Diğer hükümler

MADDE 10- (1) Bu usul ve esaslarda düzenlenen hususlar dışında yürütülecek iş ve işlemlerde ilgili mevzuat hükümleri uyarınca işlem tesis edilir.

(2) Dağıtım şirketleri ile OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler, ilgili dağıtım bölgesinde bu usul ve esaslar çerçevesinde bağlantı görüşü verilen transformatörlerin bağlantı kapasitelerine ve başvurulara ilişkin bilgileri Ek-5’teki formata uygun olarak her ayın yirmibeşinde kendi internet sayfalarında yayınlamakla yükümlüdür.

(3) İlgili Şebeke İşletmecileri, bu usul ve esaslar çerçevesinde kurulacak üretim tesislerine ilişkin Kuruma yapacakları bildirimleri 27/5/2014 tarihli ve 29012 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Enerji Piyasası Bildirim Yönetmeliği hükümlerine göre yapar.

(4) Bağlantı başvurusunda, ihtiyacı karşılanmak üzere üretim tesisi ile ilişkilendirilecek tüketim tesisine ilişkin Tekil Kod’a yer verilir. Mevcut bir tüketim tesisinin bulunmaması halinde, kurulması planlanan tüketim tesisine ilişkin 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa göre verilen inşaat ruhsatı ve/veya inşaat ruhsatı yerine geçen belgenin başvuru esnasında, tüketim tesisine ait abonelik bilgilerinin ise geçici kabulden önce sunulması zorunludur.

(5) Bu usul ve esaslar kapsamında başvuruda bulunulan üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi aynı kalmak kaydıyla tüketicinin değişmesi halinde, üretim tesisinin devri için geçici kabul şartı aranmaksızın, yeni tüketici için bu usul ve esaslar, Yönetmelik ve Tebliğ kapsamındaki iş ve işlemler devam ettirilir. Yeni tüketici tarafından 30 (Otuz) gün içerisinde iş ve işlemlerin sürdürülmesi için başvuruda bulunulmaması ya da iptal talebinde bulunulması halinde ilgisine göre Çağrı Mektubu, Bağlantı Anlaşması ya da Sistem Kullanım Anlaşması hükümsüz hale gelir.

(6) Bu usul ve esaslar kapsamındaki geçici kabulü tamamlanarak işletmeye geçen üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisinin, satış, devir veya diğer bir düzenleme ile devredilmesi durumunda;

a) Yeni tüketici ile perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma imzalanması,

b) Yeni tüketici tarafından İlgili Şebeke İşletmecisine başvuruda bulunulması, hallerinde, yeni tüketici ile 2 (iki) gün içerisinde ilgili üretim tesisi için Sistem Kullanım Anlaşması imzalanır.

Yürürlük

Madde 11- (1) Bu usul ve esaslar, onaylanmasına ilişkin Kurul Kararının yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme
Madde 12 – (1) Bu usul ve esaslar hükümlerini Başkan yürütür.

Kaynak: http: www.epdk.org.tr

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Türkiye’nin İlk Temiz Hidrojen İdeathonu’nda Büyük Ödülü ”HydroS” Ekibi Kazandı!

Published

on

By

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında tüm dünyada bir temiz enerji dönüşümü gerçekleştirilmesi zorunluluk haline geliyor. Temiz Hidrojen ise dünyanın temiz enerji dönüşümünde en önemli araçlarından birisi olarak görülüyor.

Dünya’da yaşanan iklim değişikliği gibi önemli gelişmelere bağlı olarak da gelişmek için yeni bakış açılarına ve fikirlere ihtiyacımız bulunuyor. Geniş kitlelerin fikirlerine ulaşabilmek ve farklı bilgilerin birleşerek yenilikçi fikirlere dönüşmesini sağlayabilmek için, ideathonlar gibi yeni fikir oluşturma araçları ve platformları her geçen gün yaygınlaşıyor.

Bu amaç doğrultusunda; İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından, Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) ortaklığıyla uygulanan BEST For Energy Projesi kapsamında bu yıl düzenlenecek olan üç adet ideathon etkinliğinden ilki olan Türkiye’nin ilk Temiz Hidrojen İdeathonu Yaşar Üniversitesi’nde 23-24 Ekim tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirildi.

Temiz Hidrojen İdeathonu Yaşar Üniversitesi BTTO Müdürü Necip ÖZBEY ve İzmir Kalkınma Ajansı YDO Koordinatörü H.İ.Murat ÇELİK’in açılış konuşmaları ile başladı.

Etkinliğin devamında tematik konuşmacı olan Aspilsan Ar-Ge Mühendisi Dr. Can SINDIRAÇ, Shura Enerji Dönüşümü Merkezi Direktör Vekili Hasan AKSOY ve Siemens Gamesa Proje Yöneticisi Mikkel SERUP ‘’Neden Temiz Hidrojen?’’ konusunda  katılımcıları bilgilendirdi.

Gerçekleşen konuşmaların ardından katılımcılar yenilikçi fikirler ve uygulanabilir çözümler üretmek için ekipler halinde çalışırken, sektör firmaları ve akademisyenler de mentorluk desteği ile ekiplere katkı sağladı.

Temiz Hidrojen İdeathonu jüri üyesi olan KOSGEB İzmir İl Müdürü Levent ARSLAN, ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper KALAYCI, Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Emrah BIYIK, İZKA Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü H.İ. Murat ÇELİK ve Yaşar Üniversitesi BTTO Müdürü Necip ÖZBEY gerçekleştirilen sunumlar sonrası değerlendirmelerini yaptı ve kazanan projeler belli oldu.

Birincilik ödülü olan 10.000 TL’yi HydroS takımı ‘’Hydrogen in a Nutshell’’ projesi ile, ikincilik ödülü olan 5.000 TL’yi Cyclizm takımı ‘’Geleceği İzmir’le Dönüştür’’ projesi ve üçüncülük ödülü olan 2.500 TL’yi Ulujen takımı ‘’Atıktan Değere’’ projesi ile kazandı.

BEST For Enerji Projesi kapsamında İzmir’de düzenlenen ideathon etkinlikleri serisi 20-21 Kasım 2021 tarihindeki BEST For Wind ve 4-5 Aralık 2021 tarihindeki BEST For City İdeathonları ile devam edecek.

 

 

 

Continue Reading

Genel

Paris İklim Anlaşması yürürlüğe girdi: Enerjide yeni dönem

Published

on

By

Paris İklim Anlaşması’na ilişkin kanun teklifi 6 Ekim’de Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Anlaşma, Resmi Gazete’de de “22 Nisan 2016 tarihinde imzalanan Paris Anlaşması’nın beyan ile birlikte onaylanması uygun bulunmuştur” ifadeleriyle yayımlanarak yürürlüğe girmiş oldu.

WWF, Greenpeace, TEMA Vakfı’nın da aralarında bulunduğu 15 kurum, konuyla ilgili ortak açıklama yayınladı.

İklim değişikliği konusunda çalışan imzacı kurumlar, Türkiye’nin Anlaşmaya  taraf olmasının olumlu bir adım olduğunu belirtiyor ve 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefinin benimsenmesiyle Türkiye’nin iklim politikasında yeni bir dönem başladığını vurguluyor.

Türkiye, dünyada en fazla sera gazı emisyonuna neden olan ülkeler arasında 16. sırada ve kişi başı emisyonları her gün artıyor. Sera gazı emisyonlarının azaltımı için öncelikle, Türkiye’nin 2053 yılına kadarki süreci kapsayacak kısa vadeli iklim hedefleri belirlemesi gerekiyor.  Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefiyle uyumlu bir politika geliştirebilmek için, halihazırda sera gazı emisyonlarında artıştan azaltımı öngören Ulusal Katkı Beyanı’nı diğer ülkeler gibi gözden geçirmesi ve daha iddialı emisyon azaltım hedefleri sunması bekleniyor. 

Türkiye’nin yeni iklim politikası doğrultusunda sera gazı emisyonlarının azaltımı için yeni eylem planlarının hazırlanacak sektörler arasında, iklim değişikliğine en büyük etkiye neden olan enerji sektörü başta geliyor. Türkiye’nin fosil yakıtlardan aşamalı olarak çıkması, mevcut fosil yakıt destek ve teşviklerini sonlandırması ve tüm kamu kaynaklarını güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarına, bunun için gerekli altyapı çalışmalarına ve tüm kesimleri kapsayacak adil dönüşüm planlarına ayırması öncelikli konular olarak ortaya çıkıyor.

Hükümetin yeni iklim politikası dahilinde ilk adım olarak yeni kömür santrali yapılamayacağını taahhüt etmesi önem kazanıyor. 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için yeni kömür yatırımlarının yapılmaması gibi bazı önemli kilometre taşlarının bugün belirlenmesi gerekiyor. İklim politikasında yeni bir döneme giren Türkiye’nin,  geçtiğimiz hafta yeni kömürlü santrallerinin inşaatını durdurmayı amaçlayan “Yeni Kömür Santrali Yok Sözleşmesi” gibi girişimlerin izinde “yeni kömür yok” hedefini mutlaka taahhüt etmesi gerekiyor. 

Türkiye’nin aynı zamanda kömürden aşamalı çıkış için de bir hedef yıl belirlemesi önem taşıyor. Mevcut kömürlü termik santrallerin, yenilenebilir kaynaklarla ikame edilerek aşamalı olarak emekliye ayrılması, 2053 net sıfır hedefinin gerçekleştirilmesi için olmazsa olmaz. Bugün itibariyle, Avrupa’da 19 ülke kömürden tamamen çıktı ya da tamamen çıkma taahhüdünü duyurdu. İklim politikasında yeni bir döneme giren Türkiye, kömürden çıkışı planlayarak, bu konuda lider ülkeler arasına girebilir. 

Fosil yakıtlardan uzaklaşmanın yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele için atılacak her adım, istihdam, temiz hava, teknolojik gelişim gibi faydaları da beraberinde getiriyor.  Bilimsel araştırmalar, Türkiye’nin aktif bir iklim politikası yürütmesi halinde milli gelirinin %7 artacağını gösteriyor.”

Continue Reading

Genel

Enerji santallerinde öngörülü güvenlik

Published

on

By

Enerji ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanarak dışa bağımlılığın azaltılması, enerji kaynakların çeşitlendirilerek sürdürülebilir enerji kullanımının sağlanması ve enerji tüketimi neticesinde çevreye verilen zararların en aza indirilmesi açılarından yenilenebilir enerji oldukça önemli bir değere sahiptir.2020 Yılında yaşanan pandemi dönemi de bu önemi ayrı bir pencereden bizlere bir kez daha göstermiştir. Ülkelerin ihtiyaçlarını yerli kaynaklardan karşılaması pandemi gibi zorlu dönemlerde de yaşanabilecek çeşitli krizleri engellemektedir. 

Şu anda dünya genelinde fosil yakıtlardan enerji üretimi ağırlıkta olsa da gelişen trend yenilenebilir enerji üzerinedir. Birçok ülke enerji üretim alanındaki stratejilerini bu doğrultuda belirlemekte, üretilen enerjinin daha verimli kullanılabilmesi adına yeni teknolojiler üzerine çalışmalar yapmaktadır. Enerji alanında dünyada gelişen bu trende Türkiye’de ayak uydurmakta, hatta özellikle güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi alanında önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum ve jeopolitik yapısı sebebi ile özellikle yenilenebilir enerji alanında oldukça önemli bir potansiyele sahip durumdadır. Birçok ülkeye göre özellikle güneş ve rüzgar açısından çok daha avantajlı bir potansiyele sahip olduğu bilinen ülkemizin EPDK verilerine göre 2020 sonu itibariyle rüzgar enerjisi santrali kurulu gücü yaklaşık 9.000 MW, güneş enerjisi kurulu gücü de yaklaşık 6.600 MW civarındadır. Diğer yenilenebilir enerji kaynakları olan hidroelektrik enerji santralleri yaklaşık 30.000 MW, jeotermal enerji santralleri yaklaşık 1.500 MW kurulu güce sahiptir. Bu veriler göstermektedir ki toplam kurulu gücümüzün yaklaşık %47’si yenilenebilir enerji kaynaklarından,  %15’inin de geleceğin enerjisi olarak nitelendirilen rüzgar ve güneş kaynağına dayalı olduğunu göstermektedir. Uzmanlar tarafından tahmini hesaplanan yenilenebilir enerji  potansiyele göre daha oldukça yüksek bir potansiyelimiz olduğu bilinmekte ve bu doğrultuda da yeni projelerin işletmeye geçmesi ile birlikte her geçen gün kurulu gücümüz de artmaktadır. 

Artan bu enerji yatırımlarının, inşaat ve montaj süreçlerinin güvenle tamamlanarak işletmeye geçmesi, işletmeye geçtikten sonrada güvenle enerji üretmesi elbette ki oldukça önem arz etmektedir. Bu alanda yatırım yapan şirketlerin güvenlik açısından yaşayacağı bir problem, iş planlarını sekteye uğratabildiği gibi finansal açıdan dengesizliklere de yol açabilmekte ve mental açıdan yorgunluk yaratabilmektedir. Bir enerji üretim santralinin inşaat aşamasına geçebilmesi için uzun ve zorlu bir izin sürecinin tamamlanması, sonrasında da önemli yatırım bütçeleri ayrılması gerekmektedir. Bu denli zorlu ve maliyetli süreçlerden geçen bir enerji yatırımının güvenlik açısından problemler yaşaması istenebilecek en son şeylerdendir. Bilindiği üzere enerji üretim santrallerinin gerek şantiye dönemleri gerekse işletme dönemleri çeşitli riskler barındırmakta, bu risklerin ortaya çıkmaması içinde hassasiyetle önlemlerin alınması gerekmektedir. Özellikle şantiye/montaj halindeki projelerin çoğunluğu zorlu lokasyon ve coğrafi koşullarda yer almakta ve geniş bir alana yayılmaktadır. Bu tarz projelerde değerli malzeme yoğunluğunun yüksek olması, kaybolması halinde proje iş planını sekteye uğratabilecek ekipmanların varlığı, çok yönlü İSG unsurları ve sosyal etkileri güvenlik risklerini arttırmaktadır. Ortaya çıkan bu yüksek güvenlik risklerinin engellenebilmesi için çok iyi politikalar belirlenmesi, üzerinde hassasiyetle durulması ve doğru yönetilmesi değerlidir.

Enerji sektöründe ön planda olan başlıklardan birisi de güvenliktir ve burada stratejik bir öneme ve değere sahip olan enerji projelerinin güvenliği için, deneyim, bilgi birikimlerimi ve segmente özel derinleşmiş tecrübe devreye girer. 

Derin sektör tecrübesi ile hangi proje türünde hangi aşamada, hangi lokasyonlarda nasıl risklerle karşılaşabileceğimizi önceden öngörebilmesi,  projede daha göreve başlamadan önce tespit edilen bu risklerin ortaya çıkmaması içinde önem arz eder. Güvenlik teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri gibi farklı hizmet karmaları eşliğinde entegre güvenlik çözümleri ile optimum fayda sağlanır.  Enerji yatırımcılarına ayrıca enerji tesislerinde ihtiyaç duyulan en doğru güvenlik teknolojisini, güçlü yapımız sayesinde yıllara yayılabilen finansal modellemeler eşliğinde yapılabilmektedir. Bu teknoloji yatırımlarını yaparken işletme maliyetlerinde de tasarruf yaratıldığından  tesisler ileri güvenlik teknolojilerine de sahip olabilmektedir.

Örneğin, işletmeye geçmiş olan Rüzgar Enerji Santrallerinin güvenliği;  genelde geniş bir alana yayılmış olan rüzgar türbinlerinin standart kamera sistemi ile izlenmesi ve sürekli devriyeler atılması ile sağlanmaktadır. Benzer durum Güneş Enerjisi Santralleri için de geçerlidir. Geniş bir alanda kurulan santrale ait çevre hattı standart kamera sistemleri ile 7/24 izlenmekte, devriye eşliğinde çeşitli kontroller yapılmaktadır. Bir Rüzgar Enerji Santralinde tüm rüzgar türbinlerine, bir Güneş Enerji Santralinde de çevre hattına kurulan akıllı video analiz özelliğine sahip kamera sistemleri, hoparlörler ve Securitas Uzaktan İzleme Merkezinin entegrasyonu sayesinde 7/24 sürekli izlemeye gerek kalmadan, türbin pad alanlarının, çevre hattının güvenliğini çok daha etkin şekilde sağlanabilmektedir. Bu kurguda, türbin alanlarına veya çevre hattına yapılacak herhangi bir müdahalede akıllı video analizli kameralar görüntüyü Securitas Uzaktan İzleme Merkezi ile paylaşmakta, operatörler tarafından video doğrulama yapılmakta ve gerekiyorsa anlık olarak görerek sesli anons ile caydırıcılık sağlanmaktadır. Ardından ihtiyaca göre de güvenlik görevlileri ilgili noktaya yönlendirilmektedir. İşletmedeki RES’lere ve GES’lere özgü bu yenilikçi, öngörülebilir ve önleyici güvenlik tasarımı sayesinde işletme maliyetlerinden ciddi oranda avantaj sağlanmakta, sürekli devriyeye gerek kalmadığı için de İSG riskleri de engellenmektedir.

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com