Connect with us

Genel

Danimarka’da kurulması planlanan enerji adaları

Yayın tarihi:

-

Dünyadaki birçok ülke ve özellikle Avrupa ülkeleri gezegenimizin yaşadığı iklim değişikliği ile mücadele için geleceğe yönelik adımlar atmaya başlamıştır. Avrupa ülkeleri arasında dikkati çeken Danimarka bu ülkelerin başında gelmektedir. 2030 yılına kadar ülkedeki sera gazı emisyonunu %70 oranda azaltmayı ve 2050 yılında ise sıfır karbon seviyesine geçmeyi taahhüt ettiği İklim Yasası çalışmaları hızla devam eden Danimarka, bu kapsamda ilk büyük projesini hayata geçirmeye hazırlanmaktadır. Kuzey Denizi ve Baltık Denizi’nde inşa edilecek olan 2 adet enerji adası, deniz üstü (offshore) rüzgar türbinleri ile enerji üretmeyi hedeflemektedir. Baltık Denizi ve Kuzey Denizi’nde enerji adaları kurarak 20 milyon haneye elektrik sağlanması amaçlanmaktadır. Projenin sonraki aşamalarında ise, kurulu güç 20 GW’a çıkarılarak civar ülkeler ile ortak bağlantı yapılacaktır. Bu çalışmada enerji adaları ile ilgili olarak bilgi verilmesi amaçlanmıştır. 

İlk Deniz Üstü Rüzgar Elektrik Santrali (DRES), Danimarka’nın Lolland Adası açıklarında 1991 yılında işletmeye alınmıştır. 4.95 MW kurulu gücünde Bonus Energie firmasına ait 6 adet deniz üstü rüzgar türbinleri kullanılmıştır. 

1991 yılından 2010’lu yıllara kadar DRES projelerinde ciddi bir gelişme yaşanmamıştır. Ancak 2010 yılından itibaren türbin teknolojisinin gelişimi ile başta İngiltere, Danimarka olmak üzere Hollanda, Belçika ve Almanya’da da DRES projeleri işletmeye alınmıştır. Çin ve Amerika, özellikle son 5 yılda konu ile ilgili çalışmalara başlamıştır. Temmuz 2022 itibarı ile 55 GW işletmede olmakla birlikte; Global Wind Energy Council (GWEC) tahminlerine göre 2030 yılına kadar 360 GW DRES kapasitesinin işletmeye alınması öngörülmektedir.    

Enerji adası kavramı 

Enerji adası kavram olarak civarında deniz üstü rüzgar türbinlerinin olduğu, hidrojen enerjisinin de kullanılarak enerjinin bir adada toplanarak planlanan ülkelere iletim hattı ile transferini sağlayan sistemdir. Danimarka hükümeti, 22 Haziran 2020 yılında kanunlaştırdığı “İklim Anlaşması” kapsamında 2 adet enerji adası kuracağını açıklamıştır. Projenin yürütücüsü ise Danimarka Enerji Ajansı (Danish Energy Agency) olarak duyurulmuştur. Enerji adası (Energy island) kavramı, Danimarka tarafından gündeme getirilmiştir. Danimarka’nın başkenti Kopenhagen’in 150 km güneydoğusunda kurulması düşünülen Bornholm Enerji Adası’nın büyüklüğü, 120 bin metrekare (yaklaşık 18 futbol sahası) olarak planlanmıştır. Enerji adalarının ilki Bornholm’da; ikincisi ise Danimarka’nın Baltık Denizi’nde kalan münhasır ekonomik bölgesinde planlanmaktadır. Enerji adası, deniz üstü rüzgar türbinlerinden üretilen enerjinin suni bir ada üzerinde bulunan şalt sahasında toplanarak diğer ülkelere dağıtımının yapılması şeklinde düşünülebilir. 

Şekil 2:
Enerji adası kavramı.

Bornholm Enerji Adası 

Bornholm Enerji Adası, Danimarka Jutland Bölgesi’nde bulunan Thorsminde Kasabası’na 80 km mesafede yer almaktadır.  Bornholm Projesi’nin tarafları ise, yatırımcı Ørsted A/S, rüzgar türbin firması Siemens Gamesa Renewable Energy, Danimarka Teknik Üniversitesi, Danimarka elektrik ve gaz dağıtım şirketi Energienet ve Bornholm Belediyesi’dir (VindØ consortium). Proje, %50.1 kamu, %49.9 özel sektör tarafından finanse edilecektir.

Şekil 3. Bornholm Enerji Adası’nın yeri.

470 km denizaltı kablosunun kullanılacağı projede 5 GW kurulu güç olacaktır; ilerleyen dönemde bu kapasitenin 10 GW’a çıkarılması planlanmaktadır. 10 GW kurulu güce ulaştığında civar ülkelere bağlantı da gündeme gelecektir. Bornholm Enerji Adası’nın vizualize edilmiş resmi aşağıda görülmektedir. Toplam 200 adet deniz üstü rüzgar türbini kullanılacaktır. Toplam yatırım tutarı 28 milyar euro olarak hesaplanmıştır. 2030 yılında 1. Faz olan 3 GW işletmeye alınması planlanmaktadır. Yüksek Gerilim Doğru Akım (High-Voltage Direct Current-HVDC) teknolojisi kurulacak DRES’lerden üretilecek elektrik enerjisinin Danimarka anakarasına iletiminde kullanılacaktır. Uzun dönemde ise, yeşil hidrojen teknolojisi de kullanılacaktır, bu dönüşüm projede “Power-to-X” olarak adlandırılmıştır.

Şekil 4. Bornholm Enerji Adası’nın vizualize edilmiş resmi.

Baltık Denizi Enerji Adası 

Baltık Denizi’nde kurulması planlanan ikinci ada, Zealand ve civardaki ülkelere bağlantısı yapılacaktır. Ronne Adası kıyısından 15 km gözle görünme mesafesinde olacaktır. 

Bu enerji adaları ile ilgili kapsamlı çalışmalar devam etmektedir. Energinet, bağlantı konusunda çalışmalara devam etmekte iken; Danimarka Enerji Ajansı, adaların yapılacağı yerlerin tahsisi ile ilgili çalışmaları yürütmektedir. İnşası planlanan 2 enerji adasında üretilecek enerji Danimarka’nın ihtiyacından daha fazladır; bu yüzden civar ülkeler ile de müşterek çalışmalar yapılarak bağlantı noktaları üzerinde alternatifler değerlendirilmektedir. 

KAYNAKÇA 

GWEC, Global Wind Report, Belgium, 2022.

Home Page

https://ens.dk/en/our-responsibilities/wind-power/energy-islands/denmarks-energy-islands

https://renewablesnow.com/news/energinet-rsted-and-more-partner-on-energy-island-innovation-on-bornholm-796400/

Genel

Kamu Görevini Engelleyenler 5 Yıla Kadar Hapis cezası alabilir

Yayın tarihi:

-

Yazar

Dicle Elektrik Uzun Yıllar Borcunu Ödemeyip Şiddete Başvuranları Mektupla Uyardı;

Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde 27 milyar TL’yi aşan elektrik borcunu uzun süredir ödemeyen ve bununla birlikte görevlilerin çalışmalarını engelleyenlere karşı hukuk mücadelesi vermeyi sürdürüyor. Sorumluluk bölgesinde yer alan 6 ilde kamu hizmeti yürüten dağıtım şirketi, başta Şanlıurfa ve Mardin olmak üzere borçlu sulama abonelerini bu kez engellemelerden dolayı 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 6 ilinde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik’ten, başta Şanlıurfa ve Mardin’deki çiftçilerin 27 milyar TL’yi aşan elektrik borçlarının ödenmemesiyle ilgili olarak yeni bir açıklama yapıldı. Tarım sezonu öncesi “borcunu ödemeyene elektrik verilmeyecek” uyarısında bulunan Dicle Elektrik, borçlu abonelere bir mektupla önemli yeni uyarılarda bulundu. Mektupta mevzuat gereği elektriği kesilecek olan ancak bu kesintiye kaba kuvvetle karşı koyacak olan abonelerin, TCK’nın ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesine’ dair 113’ncü maddesi uyarınca 5 yıla kadar hapis cezası alabileceği duyuruldu.

İadeli taahhütlü mektupla uyarıldılar
Elektrik borcu bulunan, uzun süredir borcunu ödemeyen ve mevzuat gereği elektriğini kesmeye gelen görevlileri engelleyenlere yönelik gönderilen bu kritik uyarı, her bir borçlu aboneye özel olarak iadeli taahhütlü mektupla yapıldı.

Kamu görevini engelleyene 5 yıla kadar hapis
Aynı mektupta, görevlilere dönük yapılacak her türlü engellemenin TCK’nın 113’ncü maddesinde yer alan ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunu’ kapsadığına yer verilerek, çalışmaları cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engelleyenlerin, 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.

18 bin çiftçinin 27 milyar TL borcu var
Dicle Elektrik, bölgede 18 bin tarımsal sulama abonesinin elektrik borcunun 27 milyar TL’yi aştığını açıklamıştı. Söz konusu borcun 15.5 milyar TL’sinin Şanlıurfa’daki 13.000 aboneye, 9.5 milyar TL’sinin Mardin’deki 5.000 aboneye, geri kalanın ise Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerine ait olduğunu duyurulmuştu.

Dicle Elektrik tarafından abonelere iadeli taahhütlü olarak gönderilen kişiye özel mektuplarda şu ifadeler yer alıyor:

‘’ Sayın abonemiz;
… tesisat numaralı aboneliğinize ait muaccel olan ………… faturalı borçlara ilişkin olarak ekiplerimiz tarafından 18.03.2024 tarihinde Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği‘nin Zamanında Ödenmeyen Borçlar başlıklı 35. Maddesi hükümleri uyarıca kesme işlemi için aboneliğinizin bulunduğu sayaca gelinmiş ancak tarafınızca mukavemet gösterilmesi sebebiyle kesme işlemi gerçekleştirilememiştir. Aynı tesisat ve borca ilişkin ekiplerimiz tarafından tekrar kesme işlemi uygulanacak olup, tarafınızca mukavemet gösterilmesi halinde hakkınızda TCK 113 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile suç duyurunda bulunacağımız konusunda tarafınıza ihtarda bulunulmuştur.’’

Devamını oku

Genel

ENERCON ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için türbin anlaşması imzaladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, WindEurope Bilbao etkinliğinde YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesi imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün önde gelen şirketlerinden ENERCON ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam ettiklerini duyurdu. 20 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninde; ENERCON CEO’su Udo Bauer, ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, bugün geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Törende konuşan ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, şunları söylüyor: “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından ENERCON için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerjinin ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz.”

ENERCON Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, yapılan anlaşma ve projenin önemine dair şu açıklamalarda bulunuyor: “ENERCON olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA II ihalesinin getirdiği derin yerlilik kapsamlarına uygun olarak, yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim ve sanayinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur.”

Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. ENERCON iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

İlk YEKA projesi Akköy RES’in devreye alınması

İlk faz için rüzgar türbinlerinin üretimi devam ederken ENERCON, Aydın’ın Didim ilçesindeki 25,2 MW kapasiteli 6 adet E-138 EP3 E2 türbininden oluşan ilk YEKA projesi Akköy Rüzgar Santrali’ni 2023 yılı sonunda devreye alarak YEKA 2 yolculuğuna başarılı bir başlangıç yapıyor. ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, şunları ekliyor: “Projelerin başarılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulunan tüm ekiplerimize, tedarikçilerimize ve alt yüklenicilerimize minnettarız. Enerjisa Üretim ile birlikte ENERCON ekipleri de projelerin başarıyla hayata geçirilmesi için yoğun çaba ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

Devamını oku

Genel

WindEurope Bilbao hızlı başladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin geniş bir heyetle katıldığı WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği, 20 Mart’ta Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacıları arasında olduğu özel ‘Bakanlar Oturumu’ ile başladı. TÜREB Standı’nın açılışını da yapan Dönmez, standı ziyaretinde katılımcı şirketlerin üst düzey yöneticilerinden fuar temaslarına ve sektöre dair görüşlerini aldı.

WindEurope CEO’su Giles Dickson’ın modere ettiği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacı olarak yer aldığı Bakanlar Oturumu yoğun ilgiyle takip edildi. Oturumun diğer konuşmacıları Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philipp Nimmermann, Yunanistan Enerji ve Çevre Bakan Yardımcısı Alexandra Sdoukou, Moldova Enerji Bakan Yardımcısı Carolina Novac, Siemens Gamesa Renewable Energy CEO’su Jochen Eickholt, RWE Onshore Wind/PV Europe & Australia CEO’su Katja Wünschel, Iberdrola Renewables Yönetici Direktörü Xabier Viteri Solaun ve EDPR Avrupa ve Latin Amerika CEO’su Duarte Bello oldu.

Oturum sonrasında TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ile birlikte ‘Türkiye Pavilyonu’ olarak da kabul edilen TÜREB Standı’nın açılışını gerçekleştiren Bakan Yardımcısı Dönmez, fuara katılan Türk şirketlerin temsilcilerinden fuardaki temas programları hakkında bilgi aldı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’yi böyle bir etkinlikte üst düzeyde temsil ediyor olmaktan memnun olduklarını belirterek fuar süresince düzenleyecekleri teknik ziyaretler ve gerçekleştirecekleri temaslarla sektörün büyümesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Devamını oku

Trendler