Connect with us

Sektör Haberleri

Abdullah Tancan’dan 2.000 MW’lık Mini YEKA RES açıklaması

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği tarafından düzenlenen “Türkiye Rüzgar Piyasası Görünümü: Yerli ve Küresel Pazarlardan çıkarılan Dersler ve İş Modeli Karşılaştırmaları” başlıklı TÜREK@home oturumu 24 Mart 2023 Çarşamba günü öğleden sonra online olarak gerçekleştirildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturum, sektörle ilgili önemli açıklamalara ev sahipliği yaptı. Oturuma, Türkiye rüzgar piyasasının ilk 5 yatırımcısı, Polat Enerji CEO’su Zeki Eriş, Güriş Holding Enerji Grup CEO’su Ali Karaduman, Demirer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer, Borusan EnbW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı ve Eksim Yatırım Holding Genel Müdürü Sabahattin Er konuşmacı olarak katıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Bakanlık olarak mini YEKA GES’te olduğu gibi bir mini YEKA RES ilan etmenin arifesinde olduklarını ve yarışmanın 2.000 MW için planlandığını açıklarken, rüzgar sektörünün ilk 5 yatırımcısının yer aldığı oturumda konuşmacılar da finansman, yerli imalat ve yerli pazar, izin süreçleri, Türk mühendisliği ve gelecek iş modelleri gibi konularda önemli değerlendirmelerde bulundu.

2.000 MW’lık mini YEKA RES açıklaması

İşletmedeki rüzgar santrallerinin toplam kurulu güce oranının 2021 Şubat ayı itibarıyla yüzde 9,5’e ulaştığını ve 2020 yılında rüzgar enerjisinden üretilen elektriğin yaklaşık 25 milyar kilovatsaate ulaştığını belirten Abdullah Tancan, yeni mini YEKA RES’le ilgili şu açıklamayı yaptı: “Düzenli ve takvime bağlı kapasite arzı önemli. Biz Mini YEKA GES’te olduğu gibi Mini YEKA RES’in ilanı arifesindeyiz. Ama bütün mevzuat düzenlemeleri dahil olmak üzere sektörle istişare halinde bunu yapmak için TÜREB yönetimine bu düşüncemizi ilettik. Biliyorsunuz 2.000 MW’lık daha önceden kapasiteleri ilan edilmiş fakat bugüne kadar başvuruları alınmamış bir kapasite arzı söz konusuydu. Bu bölgeleri korumak ve ilan edilmiş bölge sınırlarını değiştirmemek üzere önümüzdeki günlerde Mini YEKA RES olarak ilan etmeyi düşünüyoruz. TÜREB’ten tavan fiyatları ve yarışma koşulları ne olmalı ve ne kadar süre verilmeli gibi konularda görüş talep ettik. Bu görüşü ivedilikle bekliyoruz. Tabiri caizse yarın görüş iletseler biz öbür gün ilana çıkabilecek durumdayız. TÜREB Yönetim Kurulu’ndan beklediğimiz görüşler olgunlaştığında 2.000 MW’lık Mini YEKA RES diyebileceğimiz ilana çıkma aşamasındayız.”

“Türk mühendisliğini yerli türbinimizin geliştirilmesinde kullanmamız gerekiyor”

Oturumda ilk sözü alan Güriş Holding Enerji Grup CEO’su Ali Karaduman Türk markalı türbin ve ekipman üretimini gerçekleştirmek istediklerini belirterek şunları kaydetti: Dünyanın geleceğinin temiz enerjide olduğu kesin. Küresel olarak rüzgar enerji endüstrisi genişledikçe türbin tedarikçisi firmalar arasında ücretlendirme politikası rekabet kazanacak, maliyetler düşmeye devam edecek. Temiz ve uygun fiyatlı bir teknoloji olarak rüzgar enerjisi ülkeleri, şirketleri ‘yeşil bir iyileşmeye giden yoldaki’ değerleri desteklemek için kritik bir öneme sahip olacak. Biz ne kadar yatırım yapsak da buradaki en önemli olay milli ve yerli değerimiz olan Türk mühendisliğini yerli türbinimizin geliştirilmesinde kullanmamız gerekliliği. Türkiye’de uygulanan türbinler yurt dışı menşeli, artık bunu Türkiye’ye mal etme zamanımız geldi. Jeotermalde biz bunu yaptık, rüzgarda da yapmak istiyoruz. Türki Cumhuriyetler, Mısır, Arabistan gibi yerlere çok rahatlıkla Türk markalı türbinleri gönderebiliriz.”

Türkiye’de santral yapımlarında izin süreçlerine de dikkat çeken Karaduman, “Ülkemizde orman izinleri, imar izinleri ve ÇED davaları belimizi bükmekte. Eskiden 24 aya sığdırırken şimdi 36 veya 44 ayda yapınca seviniyoruz. Bu bize zaman ve para kaybının yanı sıra Türkiye’nin yenilenebilir enerjiden faydalanmasını da geciktiriyor” dedi. Ali Karaduman ayrıca “Pandemi nedeniyle yatırımlarımız gevşemedi, son sürat devam ediyor. Ancak yeni YEKDEM’le yüzde 40’lık bir gelir kaybımız olduğu için mecburen frene bastık. Hem pandemi sürecinde finans bulma zorluğumuz hem de YEKDEM mekanizmasındaki fiyat düşüklüğü bizlerin yatırım yapmasını neredeyse engeller durumda” şeklinde konuştu.

Erol Demirer: Rüzgar yatırımlarının finansman yapısı farklı

Oturumda söz alan bir diğer yönetici olan Demirer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer de rüzgar yatırımlarının finansman yapısının farklı olduğuna dikkat çekerek, “Bir doğal gaz santrali ile karşılaştırırsak ömrü boyunca masrafının doğal gaz santralinde yüzde 30’u yatırım yüzde 60’ı yakıt yüzde 10’u işletme; rüzgarda ise yüzde 90 yatırım yüzde 10’u işletme. Yani bizim baştan 3 misli fazla yatırım yapmamız lazım” dedi. Bu durumun uzun vadeli ve düşük faizli krediyi çok önemli hale getirdiğini belirten Demirer, hem faiz yüksek hem de enflasyon dolayısıyla kredinin dövizle alınması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: Makinelerin fiyatları döviz bazında, ama makineler TL bazlı bile olsa her durumda krediyi dövizle almamız lazım. Tabii dövizle kredi alabilmek için de bankacılar dövizle gelir istiyor yoksa çok büyük risk görüyor. YEKDEM fiyatları dövize endekslendikten sonra yatırımlar büyük bir hızla arttı. En başta 20 MW’lardan bugün 10 bin MW’lara dayanmış durumdayız. Ama yeni YEKDEM’de hem fiyatlar düşük; onun yanı sıra TL bazında yarısı dövize yarısı enflasyona endeksli. Dövizde son yıllarda büyük çalkantılar görüyoruz. Bu da yatırımlarda ödemelerde büyük zorluklar getirebilir. Bu üzerimize bir risk faktörü olarak biniyor. Zaten çok rekabet yüklü fiyatlar yüzünden böyle bir risk marjını karşılayacak durumumuz da yok. Yeni santrallerin finansmanında sorun görüyorum.” Erol Demirer, ayrıca yerli üretimin yanı sıra ‘yerli pazar’ ihtiyacının da altını çizdi.

“Rüzgar ekosisteminin korunması büyüme trendinin devamı için en önemli başlık olacak”

“Rüzgarda yerli imalat, kurulum, mühendislik, inşaat, devreye alma, bakım, işletme gibi kabiliyetlerle büyük bir ekosistem oluşturuldu, çok ciddi bir istihdam ve bilgi birikimi meydana geldi. Bu ekosistemin korunması da büyüme trendinin devamı bundan sonraki kısım için en önemli başlık olacak” diyen Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, öngörülebilirliğin önemini vurgulayarak “Bakanlığımızın her yıl 1000 MW RES kapasitesi hedefi var. Bu hedeflere sadık kalmak önemli, biz de tüm hesaplarımızı buna göre yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Mevzuatın rüzgar gibi regüle pazarlarda işin üretimini, hızını belirleyen temel faktör olduğuna dikkat çeken Amasyalı, mevzuat konusunda karşılıklı paylaşım ve istişare mekanizmasının problemleri aşma yönünde başarılı olduğunu Türkiye’nin ve Avrupa’ya göre yepyeni bir sektörde iyi bir ritim yakaladığını kaydetti. Rüzgar enerjisi santralleri için “flora, fauna ve yerel halkla iyi komşuluk” konusunu da vurgulayan Enis Amasyalı, bu konularda doğru bilgilendirme yapılması ve paydaşlarla etkili iletişim kurulmasının önemli olduğunu da kaydetti. “Sosyal ve çevresel etkiler başlığı tüm bu çıkarımlarla önümüzdeki dönemde daha da geliştirmek zorunda olduğumuz bir başlık” diyen Amasyalı, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelini bir üst lige taşımak amacıyla başlatılan hibrit ve depolama tesisleri adımlarının da son dönemde sektör için en önemli gündem maddeleri arasında bulunduğunu belirtti. Enis Amasyalı, sektör olarak umutla bekledikleri hibrit ve depolama tesisleri ilgili mevzuatların yeni iş modelleri oluşturacağını belirterek “Depolamanın ticarileşmesi ile birlikte buna depolamayı da katarak, aslında bir nevi santrallerimizi kısmi baz yük santrallerine çevirmek hedeflerimiz arasında. 2020’de deniz üstü rüzgar santralleri küresel ölçekte 35,6 GW seviyesine ulaştı. Henüz karada kat edeceğimiz çok yol var ama Dünya Bankası’nın yaptığı bir analiz var; buna göre Türkiye’nin teknik deniz üstü kapasitesi 70 GW, küçümsenecek bir değer değil. Bu konuda gerekli ölçümlerin yapılması ve bu konudaki belirsizliklerin ortadan kaldırılmasının ardından orta uzun vadede gelişen piyasa dinamiklerine bakılarak burada da bir yatırımcı iştahı olacağını öngörüyoruz” dedi.

“2022’den itibaren proje stokumuz azalacak”

Eksim Yatırım Holding Genel Müdürü Sabahattin Er de “Rüzgarda halen 9.300 MW’lık santral işletmede, 1.700 MW da inşa halinde. Tamamlandığında 11 bin MW’a ulaşmış olacağız. 13-14 yılda ciddi bir ivme yakaladık. Tabii bu sırada ciddi bir sanayi de gelişmiş oldu. Tüm ülkeler yenilenebilir gücünü ve özellikle rüzgarı artırmayı hedefliyorlar. Ayrıca üretici firmaları kendi ülkelerinde yerli imalat yapmaya zorlayarak daha stabil bir üretim hedefliyorlar. Benzer bir şekilde ülkemizde de böyle. Ancak inşa halindeki projeleri tamamladığımızda 2022’den itibaren proje stokumuzun azalacağına dikkat çekmek isterim. EPDK tarafından mevcut santrallere tahsis edilen ilave kapasiteler var ama bunlarla ilgili sektörün talebi şu: Yatırımcılar ilave kapasiteler yapılırken yerli katkıdan yararlanmak istiyor. Fakat bu durum şu an mevzuata uygun değil. Bu yatırımcıları yurt dışından malzeme tedarik etmeye itebilir. Yatırımcı bu sebeple yerli katkının devam etmesini istiyor” şeklinde konuştu. “Her yıl 1.000 MW’lık kapasite sözünü” hatırlatan Sabahattin Er, “Hem yatırımcı şimdiden planlamasını yapsın hem de ülkemizdeki üretim süreci kesintiye uğramasın diye 5+5 (yıl) şeklinde ihale planlamasını şimdiden bekliyoruz” dedi. Er ayrıca, rüzgar sahalarına GES kurulumu izni verilirse buradaki kapasiteleri daha optimum seviyelere çıkarmayı hedeflediklerini belirterek orta vadede, hala maliyetleri yüksek olan depolama çözümlerini, de değerlendirmek istediklerini sözlerine ekledi.

“Üretemediğimiz enerjiyi ithal etmek zorunda kalacağız”

Dünya genelinde ve ayrıca Türkiye’de yapılan yarışma süreçlerini değerlendiren Polat Enerji CEO’su Zeki Eriş ise “Yarışmaların gerçekten aslında burada yarışmayı hak eden ve burada yarışması gerekli yarışmacılar arasında yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yarıştırmamız gereken şey yatırımcının öz kaynağının getiri beklentisi olmalı. Fiyat mekanizması TL olur, döviz olur, bitcoin olur ama sonuçta öngörülebilir bir fiyat mekanizmasına banka karar verir. Sonuç itibarıyla bunu gerçekten yapabilecek kişileri idare değerlendirerek bunu belirli bir fiyatla almayı garantileyecek. Eşit olmayan tarafları yarışmalara dahil ederek beş altı sene bu kapasiteleri oyalıyoruz. Üretemediğimiz enerjiyi hala ithal etmek zorunda kalacağız. Ayrıca bu yatırımı yapabilecek kişilerin zaten zor buldukları ve bir şekilde plase etmek durumunda kaldıkları öz kaynağı, bildikleri bir işten belki de bilmedikleri bir işe, faize ya da yurt dışında başka bir işe yatırmalarına vesile olacağız. Dolayısıyla bunu kaybedeceğiz, bu ülkenin sermayesini elimizden kaçıracağız” uyarısında bulundu.

Eriş, yarışmalarla ilgili bir ceza mekanizmasının olmamasını büyük bir hata olarak gördüğünü vurgulayarak, ülke olarak bu işi bilen, parası olan ve kendini gerçekten ispatlamış yatırımcılara ihtiyacımız olduğunu belirtti.

Sektör Haberleri

Yılın ilk çeyreğinde devreye giren elektrik kapasitesinin yüzde 97,9’u yenilenebilir enerjiden

Yayın tarihi:

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ocak-Mart döneminde devreye giren kurulu gücün yüzde 97,9’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu bildirdi.

Bakan Dönmez, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji atağının bu yıl da devam ettiğini belirterek, “Her geçen gün artan kurulu güç içerisindeki yenilenebilir enerji oranı yüzde 100’ü zorluyor. İlk üç ayda devreye giren kurulu gücümüzün yüzde 97,9’u yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştu” ifadelerini kullandı.

Dönmez’in paylaştığı infografiğe göre, yılın ilk çeyreğinde devreye alınan 1233 megavat kapasitenin 1207 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu.

Devamını oku

Sektör Haberleri

İzmir, temiz enerjide uzmanlaşıyor

Yayın tarihi:

-

İzmir ve çevresinin temiz enerji ve temiz teknolojiler konusunda uzmanlaşmış bir bölgeye dönüşmesini hedefleyen BEST For Energy Projesi hayata geçiyor. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından, Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) ortaklığında uygulanan proje 2023’e kadar sürecek. Proje, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleşiyor.

Pandemi koşulları nedeniyle internet üzerinden çevrimiçi düzenlenen “Temiz Enerji Sektörü Tedarikçi Geliştirme Programı”nın tanıtım toplantısına İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz, Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, Proje Takım Lideri Ekin Taşkın, TPI Composites EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar, LM Wind Power Fabrika Direktörü Emre Kahya, Ateş Wind Power Kurucu Ortağı Mahmut Güldoğan ve Kontek İcra Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir ile basın mensupları katıldı.

Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektöründe faaliyet gösteren veya göstermeyi hedefleyen firmalar için önemli fırsatlar içeren “Temiz Enerji Sektörü Tedarikçi Geliştirme Programı”nın önümüzdeki 2 yıl boyunca uygulanacağı belirtildi. BEST For Energy Projesi’nin firmalara yönelik hizmetlerinden oluşan programda; ihtiyaç analizi, yetenek envanteri, eğitim, danışmanlık, iş görüşmeleri, bilgi ve network portalı gibi birçok ücretsiz hizmetin bulunduğunun altı çizildi.

“Temiz enerjinin başkenti: İzmir”

Toplantının açılışında konuşan ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, enerji kadar ekipmanların da yerli olması gerektiğini söyledi. Kalaycı, “Yenilenebilir enerji ekipmanlarının tedarik zincirinde, ölçeğine bakmaksızın Türkiye’de üretim yapan her firmanın yer almasını istiyoruz. BEST For Energy bu yönü ile ENSİA’nın kuruluş vizyonu ile bire bir örtüşen bir projedir” dedi.

Türkiye’nin son 15 yılda yenilenebilir yani temiz enerji üretiminde tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesi yazdığını vurgulayan Başkan Alper Kalaycı, İzmir’in ise bu noktada “Temiz Enerjinin Başkenti” ünvanını bileğinin hakkıyla elde ettiğinin altını çizdi. Türkiye’de rüzgâr türbini kanadı üreten 4 fabrikanın tümünün İzmir’de üretim yapmasının bunun bir göstergesi olduğunu dile getiren Başkan Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İzmir, açık ara lider”

“Rüzgâr enerjisi kurulu gücünü son 15 yılda 182 kat artırarak 9 bin 305 Megavata (MW) çıkaran ülkemiz, bu büyük başarısı ile Avrupa’da 7’inci sırada yer alıyor. İzmir ise bin 798 MW kurulu güç ile açık ara ‘Türkiye’nin Rüzgâr Enerjisi Başkenti’ olma ünvanını koruyor. İzmir’in de içinde yer aldığı Ege Bölgesi, 3 bin 511 MW kurulu güç ile ülkemizin en yüksek RES yatırımının yapıldığı bölge olarak öne çıkıyor. Bizim için enerjimizin yerli ve yenilenebilir olması tek başına yeterli değil. Biz o enerjiyi üreten ekipmanın da yerli olması gerektiğini vurguluyoruz. Keza ülkemizde yatırım yapmış, istihdam sağlayan, vergi veren, ihracat yapan, katma değer sağlayan her firmamızı; sermaye kaynağına bakmaksızın ‘yerli’ olarak adlandırıyoruz. Rüzgarın yanında; güneş, biyokütle, jeotermal ve dalga gibi temiz enerji kaynaklarında da İzmir, ekipman üretim merkezi olmalı. BEST For Energy Projesi’ne bu anlamıyla büyük önem veriyoruz.”

“İzmir, temiz enerjide uzmanlaşıyor”

İZKA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz ise İzmir Kalkınma Ajansı olarak İzmir için bilgi üretmek, öncü, özgün ve örnek projeler geliştirmek amacıyla çalışmalarını yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda yaptıkları araştırma ve analizler sonucu İzmir’in temiz enerji ve temiz teknolojiler konusunda mukayeseli bir üstünlüğü olduğunu belirten Yavuz, “Bu avantajımızı, İzmir’in sürdürülebilir kalkınmasında bir kaldıraç olarak kullanmak üzere pek çok çalışma yürütmekteyiz. İzmir’in öncülüğünde, Türkiye’de temiz enerji ve temiz teknoloji sektörünün rekabetçi ve yenilikçi ürünlerle katma değer yaratan ve yeni yeşil işlerle daha çok istihdam üreten bir sektöre dönüşmesini sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Yeşil Mutabakat’a katkı sağlayacak”

BEST For Energy Projesi’nin belirlenen hedeflere ulaşmakta önemli bir adım olacağını kaydeden Genel Sekreter Yavuz, “BEST For Energy Projesi’ni, kümelenme ve akıllı uzmanlaşma temelli bir bölgesel kalkınma projesi olarak görüyoruz. İzmir ve çevresinin temiz enerji ve temiz teknolojiler sektöründe uzmanlaşmış, bu alanda tüm dünyaya yönelik katma değer üreten bir bölge olmasını amaçlıyoruz. Ajansımızın gelecek dönem faaliyetleri ve finansal destek mekanizmaları da, BEST For Energy Projesi kapsamında geliştirilen strateji ve eylem planlarına göre belirlenecek. BEST For Energy Projesi’nin, Avrupa Yeşil Mutabakatına Türkiye ve İzmir’den katkı sağlayacak en önemli faaliyetlerden birisi olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“4 ülkeden yatırımcılarla görüşülüyor”

BEST For Energy Projesi’nin sektördeki KOBİ’lerle birlikte büyük ölçekli firmalar ve sektörel politikaları belirleyen karar vericiler için de önemli faydalar sunduğunu belirten İZKA Genel Sekreteri Yavuz, “Yatırım Destek Ofisimiz ile yenilenebilir enerji konusuna çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. İspanya, Çin gibi 4 ülkeden firmaların İzmir’de yatırım yapmaları konusunda görüşmelerimiz var. İzmir’in yenilenebilir enerji potansiyelini de yurt dışında tanıtıyoruz ve son derece yüksek ilgiyle karşılaşıyoruz. Yapacağımız projelerle İzmir’e ciddi anlamda yabancı yatırımcı da çekilecektir” dedi. Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektörü Yetenek Envanterinin projenin önemli katkılarından birisi olmasının planlandığını aktaran Yavuz şunları söyledi:

“İhracat ve yatırıma katkı sunacak”

“Proje ile rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle alanında ekipman üreten ve hizmet sağlayan tüm firmaların yetenekleri tek bir tabloda görülebilecek. Yetenek envanteri büyük ölçekli uluslararası firmaların ihtiyacı olan tedariklerin hangilerini Türkiye’den karşılayabileceğini gösterecek. Sektörün Türkiye’de yapacağı yatırımlar için de yol gösterici olacak. Karar vericilerin sektörle ilgili ulusal ve bölgesel politikaları oluştururken faydalanacağı önemli kaynaklardan biri haline gelecek. BEST For Energy Projesi kapsamında Yetenek Envanteri’nin yanı sıra Sektörün Değer Zinciri ve Rekabet Analizi, Firmaların İhtiyaç Analizi, Ulusal ve Uluslararası Talep Analizi gibi birçok çalışma yapılacak.”

Proje ile İzmir’in başarısı taçlanacak

Ateş Wind Power Kurucu Ortağı Mahmut Güldoğan firma olarak hem vakit hem de konsantrasyonlarını yeşil enerjiye yönlendirdiklerini kaydetti. Güldoğan, yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanmak ve maliyetlerin düşürülmesi gibi konulara yoğunlaşılması gerektiğini belirtti. TPI Composites EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar ise pandemi süreciyle iklim değişikliğinin ve dolayısıyla temiz enerjinin konuşulur hale geldiğini kaydetti. Serdar, “Geleceğin sektörleri listelerinin hemen hepsinde temiz enerji en başlarda yer alıyor. Bu noktada ülke olarak, İzmir olarak büyük bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum. Hali hazırda mevcut üretim kapasitesi ve sanayisi ile temiz enerjinin, rüzgarın başkenti olan İzmir’in, bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. İzmir öncelikle bunu başarabilecek ortama, kaynaklara ama her şeyden öncesi insan kaynağına sahip. Bu çerçevede temiz enerji sektörüne yönelik sanayinin, tedarikçilerin geliştirilmesine yönelik her türlü girişim çok değerli, bu yüzden de BEST For Energy projesini çok yerinde ve anlamlı buluyorum” ifadelerini kullandı.

“Global pazarlara açılabiliriz”

BEST For Energy projesinin ve yaratılan sinerjinin kendileri gibi uluslararası şirketleri son derece heyecanlandırdığını aktaran LM Wind Power Fabrika Direktörü Emre Kahya, İzmir’in sahip olduğu potansiyel ile pazarın güçlü isimlerinden biri haline gelebileceğini aktardı. Kahya, “ABD ve Çin artık taleplere yetişemez hale geldi. Biz de İzmir’deki bu sinerjiden faydalanıp Türkiye’yi global pazarlara açabiliriz. Kalifiye iş gücü anlamında da ortaokul ve lisedeki gençlerimizi yetiştirip temiz enerji sektörüne yönlendirirsek ileride sorun yaşamayız” dedi.

“İzmir, enerji depolamada da öne çıkabilir”

Kontek İcra Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir ise rüzgar enerjisinde kullanılan kanat, kule gibi ekipmanların İzmir’de yapıldığını fakat güneş enerjisinin gelecekte çok daha önem kazanacağını açıkladı. Özdemir, “Yenilenebilir enerjide batarya teknolojileri önemli bir rol oynamakta. Bu alandaki çalışmalar İzmir ve bölgesine çok daha yeni bir sinerji getirecek ve kentimizde e-mobility’den depolamaya kadar tabana yayılan üretim teknolojilerini uygulayabilmek mümkün hale gelecek. Dışa bağımlı olmamız bizleri çok üzerken yerli üretim kapasitesinin artmasıyla bu sorunun biteceğine inanıyoruz. Bizim gibi uluslararası olmayan fakat enerji konusunda ciddi yatırımlar, araştırmalar yapan firmaların da BEST For Energy gibi projelerle kapasitesinin artmasına destek olacaktır” diye konuştu.

Firmalar nasıl faydalanacak?

Ücretsiz hizmetlerden faydalanmak isteyen firmaların 10 dakikalarını ayırarak www.bestforenergy.org  web sitesinde bulunan CLEANHIT adı verilen Hızlı İhtiyaç Taraması’nı doldurmaları gerekiyor. CLEANHIT’i dolduran firma, ön kayıt yapmış ve hizmetlerden faydalanma isteğini belirtmiş olacak.

Her hizmet için, belirlenen kontenjan dikkate alınarak amaca özel ayrı bir değerlendirme yapılacak ve uygun firmalar belirlenirken projenin önceki hizmetlerinden faydalanmış olması önemli bir seçim kriteri olacak. Verilecek hizmet için seçilen firmalar, CLEANHIT’i doldururken girdikleri e-posta adresi üzerinden gerekli bilgilendirmeler yapılarak yönlendirilecek.

Devamını oku

Sektör Haberleri

Türkiye, 2020’de en çok RES yatırımı yapılan beşinci Avrupa ülkesi oldu

Yayın tarihi:

-

WindEurope tarafından kamuoyuna açıklanan  “Finansman ve Yatırım Eğilimleri 2020” başlıklı rapor, Türkiye’nin geçen yıl Avrupa’da en çok rüzgar enerjisi yatırımı yapılan beşinci ülke olduğunu ortaya koydu.

“Finansman ve Yatırım Eğilimleri 2020” başlıklı rapora göre Avrupa rüzgar sektörü geçen yıl 42,8 milyar avroluk yatırım alırken, bu yatırımların 26,3 milyar avro değerindeki kısmı deniz üstü (offshore) projeleri için kullanıldı ve toplam 7,1 gigavat offshore rüzgar enerjisi kapasitesinin kurulumu gerçekleşti. Karasal rüzgar enerjisi (onshore) sektörüne yapılan yatırım tutarı ise aynı dönemde 16,5 milyar avroya ulaştı ve toplamda 12,5 gigavat kapasiteli karasal rüzgar santrali işletmeye alınmış oldu.

Yatırım Lideri Birleşik Krallık

2020 yılında en çok RES yatırımı yapılan ülke 13,5 milyar avro ile İngiltere oldu. 7,9 milyar avroya ulaşan yatırımla Hollanda ikinci, 2,2 milyar avro ile Almanya üçüncü ve 1,8 milyar avro ile Fransa dördüncü oldu. Türkiye, 1,6 milyar avro değerindeki yatırım tutarıyla sıralamada beşinci sırada yer aldı.

WindEurope tarafından hazırlanan “Finansman ve Yatırım Eğilimleri 2020” başlıklı rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com