Connect with us

Sancak Enerji rüzgârda ilk 5 içinde yer almayı hedefliyor

Yayın tarihi:

-

Sağlık, eğitim, enerji, inşaat, gayrimenkul geliştirme, tarım ve hayvancılık, kargo ve lojistik sektörlerinde yatırımları bulunan Sancak Group, enerji yatırımlarıyla gücüne güç katmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji alanında ilk 5 içinde yer almayı hedeflediklerini açıklayan Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, 2025 yılında 500 MW kurulu güce ulaşmayı planladıklarını bildirdi.

Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak

Hem endüstriyel üretim hem de nüfus anlamında hızla büyümekte olan ülkemizde bu duruma paralel olarak enerji ihtiyacında da hızlı bir artış görülmekte olup; enerji, ülkemizin büyümesinde rol oynayan en önemli konu başlıklarından biri haline gelmiştir.

Türkiye’deki enerji ihtiyacı temel olarak petrol, doğalgaz ve elektriğe bağlıdır. Elektrik üretim kısmında ise ülkemiz yenilenebilir enerji açısından oldukça önemli bir potansiyele sahiptir.

EPDK tarafından yayımlanan 2018 Yılı Elektrik Piyasası Gelişim Raporu’na göre yenilenebilir enerjinin ülkemizin toplam yıllık üretimindeki payı %32.3 kadardır. Temiz, sürdürülebilir ve gittikçe daha rekabetçi bir enerji kaynağı olan yenilenebilir enerji ile yakından ilgilenen Sancak Enerji, gelecek yıllarda Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılama ve yeni yatırımlarla istihdamı artırmak amacıyla 2007 yılında kurulmuştur. Türkiye’de çeşitli illere tesisler açarak yenilenebilir ve temiz enerji kullanımını arttıran Sancak Enerji Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve üretim çeşitliliğini artırmak amacıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Bugün işletmede 245,7 MW kurulu gücü olmak üzere 5 ayrı Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projesi bulunduğunu belirten Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, projelere ilişkin şu bilgileri veriyor: Kayseri ilinde bulunan 52.8 megavat (MW) kurulu güce sahip Yahyalı RES, 2016 yılının ilk çeyreğinde tam kapasiteyle işletmeye açılmış ve sahamızda 22 adet Nordex marka N117 2.4 MW kapasiteli rüzgar türbinleri kullanılmıştır.

2016 yılı Aralık ayında işletmeye alınan İzmir ilinde yer alan
ikinci projemiz Urla RES ise, 18 MW kurulu güce sahip olup; santralde 6 adet Nordex marka N117 3 MW kapasiteli rüzgar türbinleri kullanılmıştır. Sancak Enerji, yatırımlarına Konya ilinde bulunan Bağlar ve Ardıçlı RES projeleri ile devam etmiştir. Kurulu güçleri sırasıyla 79.2 MW ve 62.7 MW olan bu projeler 2018 yılı son çeyreğinde devreye alınmış olup tam kapasite ile çalışmaktadır. 2019 yılı son çeyreğinde ise İstanbul ili Silivri ilçesinde bulunan 33 MW kurulu güce sahip Yamaçtepe-2 RES projesi devreye alınmıştır. Konya ve İstanbul projelerimizde 53 adet Gamesa marka G132 3.3 MW kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır.

İşletmeye açıldığı tarihten bugüne kadar Yahyalı RES’te 497 milyon kilovatsaat (kWh) , Urla RES’te 162 milyon kWh , Ardıçlı RES’te 166 milyon kWh, Bağlar RES’te ise 175 milyon kWh olmak üzere toplamda 1 milyar kilovatsaat elektrik, temiz ve yenilenebilir kaynak olan rüzgardan üretilerek tüketicimizin kullanımına sunuldu. Böylelikle Sancak Enerji’nin Rüzgar Enerjisi Santralleri bugüne kadar toplamda 1 milyar kilovatsaat temiz enerji üreterek yaklaşık 120 milyon metreküp doğalgaz ithalatının yapılmasını engellemiştir.

GOLD Sertifikasına sahip Yahyalı RES’in yıllık 76.000 ton karbon emisyonunu önleyerek çevreci bir santral olma özelliği gösterdiğini vurgulayan Sancak, yılda 33.000 ton karbon emisyonunu önleyen Urla RES için ise, VCS Sertifikası alındığını belirtmiştir. Portföyümüzde bulunan 5 adet rüzgar enerjisi santrali yılda 325 bin ton karbondioksitin doğaya salınımına engel olurken, 240 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır.

Güneş enerjisi alanında ise 2 MW gücündeki Aksaray Güneş Enerjisi Santrali (GES) Şubat 2016’da devreye alınmıştır.

Mevzuatsal sorunlar nedeniyle lisanssız güneş enerjisinde başka yatırım yapmayı planlamadıklarını vurgulayan Necat Sancak, “Ağırlığı rüzgâr enerjisi, lisanslı güneş enerjisi, biyokütle santrali ve hibrit santral yatırımlarına vereceklerini belirtti. 2025 yılı sonu itibariyle yenilenebilir enerji alanında toplamda yaklaşık 500 MW’lık kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, enerji sektöründe oldukça önemli olduğunu düşündüğü Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarına, Sancak Enerji bünyesinde de yer verdiklerini belirtti ve şunları kaydetti: “Sancak Enerji bünyesinde kurmuş olduğumuz Ar-Ge biriminin yaptığı ve yapmakta
olduğu çalışmalarla santrallerimiz ve sektör adına oldukça yararlı işler çıkarmaktayız. Bunlardan ilki ve
sonuca ulaşmış olanı; tamamen kendi konfigürasyon ve yöntemlerimizle oluşturduğumuz rüzgar enerjisi
üretimi tahmin modelimizdir. Bu model Türkiye ve dünyada devletler ve akademisyenler tarafından tercih edilen atmosferik sayısal hava tahmin modelinin; makine öğrenmesi yöntemleriyle sentezi sonucu
oluşturulmuştur. Piyasadaki ticarileşmiş diğer üretim tahmini firma ve modelleriyle karşılaştırıldığında daha iyi tutarlılıklarda sonuç ve tahminler üretebilen bu modelimiz; merkez ofisimizde bulunan toplamda 80 çekirdekli işlemcilere sahip bilgisayarlarımız ile aralıksız veri üretmeye devam etmektedir. Konusunda uzman arkadaşlarımız ise bu modelin daha iyi hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürmektedirler.

Diğer yandan, enerji piyasalarında da aktif olarak rol alan ekibimiz; bu piyasayı daha iyi anlamlandırabilmek adına günlük piyasa analizleri yapmakta; gerekli veri analizi ve makine öğrenmesi yöntemlerini kullanarak ertesi gün veya birkaç saat sonrası için sistem yönü; piyasa takas fiyatı (PTF); sistem marjinal fiyatı (SMF) tahminleri üzerinde çalışmaktadır. Konuyla ilgili çalışmalarımız son hızla devam etmekte ve bütün bu ürünlerimizin sonuçlarını sizlerle paylaşacağımız; tamamen Sancak Enerji bünyesinde hazırlanan bir web sitesi projesini en kısa sürede hayata geçirebilmek için çalışmalarımız devam etmektedir.

Bu çalışmalarımıza ek olarak; merkez ofisimizde santral işletme müdürlerimiz ve türbin imalatçı firmalarla koordine bir şekilde mevcut santrallerimizin SCADA sistemlerindeki türbin bazlı verileri
kullanarak; arıza ve türbin bazlı performans analizleri yapılmaktadır. Böylelikle, sadece türbin imalatçısı
firmanın raporlarıyla yetinmek yerine; türbinlerimizi kendi içimizde de değerlendirme fırsatı buluyoruz.
Giderek dijitalleşen dünyamız göz önüne alındığında; enerji sektörü de bu yeni trende ayak uydurmaktadır. Bizler de bu süreci en başından yakalayarak; sektörün öncü enerji firmalarından olmak isteğimizi yerine getirmek için çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Örneğin, işletmede bulunduğu süresi artan santraller için oldukça önemli olduğunu düşündüğüm arızaların; big data ve yapay zekâ yardımıyla bir hafta öncesine kadar tespiti ile ilgili önemli girişimlerin dünya üzerinde ivme kazandığının bilincinde olarak; gerekli çalışmaların merkez ofisimizde de ilgili mühendis arkadaşlarımız tarafından en kısa sürede başlatılacağının bilgisini vermek isterim.

Son olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında karşılaşılan temel sorunlara da değinen TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Necat Sancak; şunları belirtiyor: Yenilenebilir enerji yatırımlarının önü açılmalı ve süreçler kolaylaştırılmalıdır. Yatırımların eski hızında devam edebilmesi için bir an önce yeni YEK Kanunu belli olmalı ve yatırımcıları yatırım yapmaktan alıkoymayacak alım fiyatları belirlenmelidir. Son olarak yatırımcı sıkıntılarına değinen Sancak; süreçler kolaylaştırılmalı ve yatırımcının önü açılmalı ki projeler hızla yatırıma dönüşsün; Türkiye’nin rüzgârı boşa esmesin ve Türkiye’nin güneşi enerjiye dönüşsün.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

Kamu Görevini Engelleyenler 5 Yıla Kadar Hapis cezası alabilir

Yayın tarihi:

-

Yazar

Dicle Elektrik Uzun Yıllar Borcunu Ödemeyip Şiddete Başvuranları Mektupla Uyardı;

Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde 27 milyar TL’yi aşan elektrik borcunu uzun süredir ödemeyen ve bununla birlikte görevlilerin çalışmalarını engelleyenlere karşı hukuk mücadelesi vermeyi sürdürüyor. Sorumluluk bölgesinde yer alan 6 ilde kamu hizmeti yürüten dağıtım şirketi, başta Şanlıurfa ve Mardin olmak üzere borçlu sulama abonelerini bu kez engellemelerden dolayı 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 6 ilinde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik’ten, başta Şanlıurfa ve Mardin’deki çiftçilerin 27 milyar TL’yi aşan elektrik borçlarının ödenmemesiyle ilgili olarak yeni bir açıklama yapıldı. Tarım sezonu öncesi “borcunu ödemeyene elektrik verilmeyecek” uyarısında bulunan Dicle Elektrik, borçlu abonelere bir mektupla önemli yeni uyarılarda bulundu. Mektupta mevzuat gereği elektriği kesilecek olan ancak bu kesintiye kaba kuvvetle karşı koyacak olan abonelerin, TCK’nın ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesine’ dair 113’ncü maddesi uyarınca 5 yıla kadar hapis cezası alabileceği duyuruldu.

İadeli taahhütlü mektupla uyarıldılar
Elektrik borcu bulunan, uzun süredir borcunu ödemeyen ve mevzuat gereği elektriğini kesmeye gelen görevlileri engelleyenlere yönelik gönderilen bu kritik uyarı, her bir borçlu aboneye özel olarak iadeli taahhütlü mektupla yapıldı.

Kamu görevini engelleyene 5 yıla kadar hapis
Aynı mektupta, görevlilere dönük yapılacak her türlü engellemenin TCK’nın 113’ncü maddesinde yer alan ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunu’ kapsadığına yer verilerek, çalışmaları cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engelleyenlerin, 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.

18 bin çiftçinin 27 milyar TL borcu var
Dicle Elektrik, bölgede 18 bin tarımsal sulama abonesinin elektrik borcunun 27 milyar TL’yi aştığını açıklamıştı. Söz konusu borcun 15.5 milyar TL’sinin Şanlıurfa’daki 13.000 aboneye, 9.5 milyar TL’sinin Mardin’deki 5.000 aboneye, geri kalanın ise Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerine ait olduğunu duyurulmuştu.

Dicle Elektrik tarafından abonelere iadeli taahhütlü olarak gönderilen kişiye özel mektuplarda şu ifadeler yer alıyor:

‘’ Sayın abonemiz;
… tesisat numaralı aboneliğinize ait muaccel olan ………… faturalı borçlara ilişkin olarak ekiplerimiz tarafından 18.03.2024 tarihinde Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği‘nin Zamanında Ödenmeyen Borçlar başlıklı 35. Maddesi hükümleri uyarıca kesme işlemi için aboneliğinizin bulunduğu sayaca gelinmiş ancak tarafınızca mukavemet gösterilmesi sebebiyle kesme işlemi gerçekleştirilememiştir. Aynı tesisat ve borca ilişkin ekiplerimiz tarafından tekrar kesme işlemi uygulanacak olup, tarafınızca mukavemet gösterilmesi halinde hakkınızda TCK 113 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile suç duyurunda bulunacağımız konusunda tarafınıza ihtarda bulunulmuştur.’’

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Enerji sektörü zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enerji sektörü zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı

Enerji sektörünün büyüme için teknoloji yatırımlarına önem verdiğini ortaya koyan KPMG’nin “Küresel Teknoloji Raporu 2023: Enerji Sektörü Görünümü” araştırmasına göre enerji sektörü yöneticilerinin yüzde 72’si siber güvenliği de içeren dijital dönüşüm çalışmalarının son 24 ayda kârlılığı ve performansı artırdığını belirtti. Bu oranın diğer sektörlerin ortalamasından 12 puan daha fazla olması da dikkat çekti.

KPMG’nin 16 ülke ve dokuz sektörden 2.100 yöneticiyle yaptığı ankete dayanan yeni “Küresel Teknoloji Raporu 2023: Enerji Sektörü Görünümü” araştırması enerji şirketlerinin teknolojileri pazarlarındaki zorlukların üstesinden gelmek için kullanabilecekleri bir can simidi olarak gördüklerini ortaya çıkardı. Anket, enerji sektörünün pazardaki zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı olduğunu ortaya koydu.

Ankete göre enerji sektörü katılımcıların yüzde 61’i düzenleme ve güvenliği dijital dönüşümün “ana tetikleyicisi” olarak görüyor. Yüzde 80’i teknoloji biriminin yeni teknolojilerin potansiyelini yönetim kuruluna daha iyi anlatması gerektiğini söylüyor. Yüzde 39’u yetenek eksikliğini dönüşümün ilerlemesinin önündeki en olası engel olarak görüyor. Yüzde 84’ü kurumlarının mevcut teknolojiyi kullanarak ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) taahhütlerini ilerletebileceğinden emin. Yüzde 85’i ise mevcut teknoloji yapılarını kullanarak verimliliklerini artırabileceklerini ve maliyetleri azaltabileceklerini ifade ediyor.

Sektör aynı zamanda teknoloji inovasyonuna bağlı risklerin de farkında. Araştırmaya göre, enerji sektöründen katılımcılar; güven, güvenlik, gizlilik ve esnekliği teknolojik çözümlerine entegre etme konusunda kurumlarının daha proaktif olması gerektiğini tüm sektörlerin ortalamasından 8 puan daha fazla belirtiyor. Ancak sektör, ilerlemenin önünde engellerle de karşılaşıyor. Örneğin araştırma, enerji sektörünün yapay zekâ (AI) uzmanlığı eksikliğinin inovasyon yapma ve rekabetçi kalma kabiliyetlerini etkileyebileceğini söyleyenlerin diğerlerine göre daha yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.

 Güvenlik endişeleri gündemin ilk sırasında

Hem düzenleyici kurumlar hem de tüketiciler enerji şirketlerini yakından izlediklerinden araştırmaya katılan enerji yöneticileri düzenleyici yükümlülükler ve güvenlik endişelerini dijital dönüşümlerinin en önemli tetikleyicileri olarak görüyor. Ayrıca, daha güçlü veri gizliliği veya siber güvenliğin hayata geçirdikleri dijital dönüşüm projeleri üzerinde en etkili kullanıcı beklentileri olduğunu da söylüyorlar. Enerji yöneticilerinin yüzde 72’sine göre, siber güvenliği içeren dijital dönüşüm çalışmaları son 24 ayda kârlılığı ve performansı artırdı, bu oran tüm sektörlerin ortalamasından 12 puan daha fazla.

 İş güçlerinin oluşturulmasına yardımcı olan teknoloji altyapılarına güveniyorlar

Araştırmaya göre enerji sektörü stratejik teknoloji yatırımının gücüne inanıyor, ancak dijital dönüşüm hedeflerini hayata geçirebilecek yeteneklere erişmeye odaklanmaları gerekiyor. KPMG tarafından hazırlanan 2023 Küresel Enerji CEO Görünümü raporu, enerji şirketlerinin yüzde 52’sinin (2022’ye göre 7 puanlık bir artış) yeteneklerini geliştirmek için çalışanlarına daha fazla yatırım yapmak istediğini ortaya koyuyor. Enerji sektöründen katılımcıların çoğu, iş güçlerinin bugüne kadar oluşturulmasına yardımcı olan teknoloji altyapılarının kabiliyetlerine güveniyor ve bazı durumlarda bu güvenleri diğer sektörlerin de ortalamasını aşıyor.

“Sektör geniş resmi göz önünde bulundurarak teknoloji yatırımlarını yapıyor”

KPMG Türkiye Enerji Sektörü Lideri Hakan Demirelli konuyla ilgili şunları söyledi: “Devam eden jeopolitik gerilimlerin, üretken yapay zekânın hızlı yükselişinin ve küresel ekonomik belirsizlik ortamının en çok etkilediği sektörden birisi enerji sektörü. Bu nedenle sektörde faaliyet gösteren şirketler geniş resmi göz önünde bulundurarak teknoloji yatırımları da yapmaya kararlı olduklarını bu anketimizde gösterdi. Bu yatırımlar, enerji şirketlerinin yenilikçi teknolojileri iyi bir şekilde kullanmasına olanak sağlıyor. Örneğin anketimiz enerji sektörünün, son 24 ayda şirketlerinin kârlılığını veya performansını artırmak için düşük kodlu/kodsuz platformları kullanma olasılığı en yüksek sektörlerden biri olduğunu ortaya çıkardı. Sektörün dijital dönüşüm projelerindeki başarısı ise doğru danışmanlık hizmetleri almaktan geçiyor. KPMG olarak biz de dijital dönüşüm alanındaki derin ve kapsamlı uzmanlığımız ile sektördeki şirketlerin uygun çözümleri başarılı bir şekilde kullanmalarına, inovasyonu artırmalarına ve daha geniş bir dijital dönüşüme başlamalarına yardımcı oluyoruz.”

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

TÜREB ve DEHUKAM ‘Deniz Üstü Rüzgar Mevzuatı İçin İş Birliği Protokolü’ne İmza Attı

Yayın tarihi:

-

Yazar

TÜREB ve DEHUKAM

 Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ve Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) arasında ‘Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Mevzuat Çalışmaları alanında İş Birliği Protokolü’ imzalandı.

3 Nisan’da DEHUKAM’ın Ankara’daki merkezinde düzenlenen imza törenine TÜREB Başkanı İbrahim Erden, DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara, TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman ve her iki kurumun üst düzey temsilcileri katıldı.

Türkiye rüzgar sektörünün çatı kuruluşu TÜREB ile deniz hukuku ve siyaseti alanlarında ülkemizin uzman kurumlarının başında gelen DEHUKAM arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden ile DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel ve DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın imzaladığı protokol ile her iki kurum arasında deniz üstü rüzgar enerjisi çalışmaları bağlamında mevzuat ve hukuki alanlarda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunulacak ve çeşitli ortak proje çalışmaları yürütülecek.

TÜREB ve DEHUKAM 2TÜREB Başkanı İbrahim Erden, deniz üstü rüzgar enerjisi alanında sektörün ihtiyaç duyacağı düzenlemeleri en verimli şekilde yapma hedefiyle oluşturdukları protokol hakkında şunları söyledi: “TÜREB 32 yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye’de rüzgarla ilgili yatırımların artması, insan kaynağının geliştirilmesi ve bu alanda bilgi birikimi sağlanması amacıyla kuruldu. Tabi o zaman daha dünya genelinde de henüz ticari deniz üstü uygulamaları yoktu. Danimarka’da bile ilk ticari tesisler 2000’li yılların başında hayata geçirilmeye başlandı ve özellikle 2010 sonrası yükselen bir ivmeyle deniz üstü yatırımları artmaya devam ediyor. Ülkemizin uzun ve orta vadeli stratejik enerji planlaması kapsamında deniz üstü rüzgar enerjisi hedeflerini de içeren ‘Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın 2023 yılı Ocak ayında açıklanmasıyla paralel olarak bizim de TÜREB olarak bu alandaki yoğun çalışmalarımız başladı. Biliyorsunuz 2035 yılında 5 GW’lık bir deniz üstü rüzgar santralı hedefimiz var. Biz de bu hedef doğrultusunda paydaşlarımızla birlikte Türkiye’de deniz üstü rüzgar alanında da sağlıklı bir mevzuat altyapısını oluşturmak, güçlü bir ekosistem geliştirmek ve bilgi birikimi sağlamak adına iş birlikleri gerekiyor. DEHUKAM bu açıdan devletimizin ve akademinin deniz hukuku ve siyaseti alanında kritik birimlerini bünyesinde bulunduran çok değerli bir kurumumuz ve paydaşımız.  Dolayısıyla, bugün DEHUKAM’la imzaladığımız protokole TÜREB olarak büyük önem veriyoruz. Bu ve benzeri iş birlikleri sayesinde bu alanda ulusal ve uluslararası iş birliği imkanlarının genişleyeceğine, bilgi birikiminin artacağına ve böylece yatırımların ve sanayinin gelişeceğine inanıyoruz; bu vesileyle de DEHUKAM yönetimine iş birliğinin başlangıcı vesilesiyle teşekkür ediyoruz.”

DEHUKAM’ın özellikle deniz hukuku alanında çalışan ve araştırmacı yetiştirmeye odaklanan bir kurum olduğunun altını çizen DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel de “TÜREB zaten kuruluş amacı dolayısıyla güçlü bir sektörel erişime ve ilgili araştırma altyapısına sahip. Yıllar önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız, özel sektör ve akademinin vizyonu sayesinde kurulmuş bu birliğin deniz üstü alanında da çalışmasını destekliyoruz. Biz de DEHUKAM olarak denizin dokunduğu her yerde olmak istiyoruz. TÜREB Yönetimi de bu amaçla bizimle bağlantıya geçti. DEHUKAM yönetimi olarak iş birliği ile ortak çalışmaların ülkemize ve deniz üstü rüzgar alanındaki hedeflerimize yarar sağlayacağı düşüncesiyle her iki kurum arasında deniz üstü rüzgar alanında karşılıklı bilgi alışverişi yaparak birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı hedefliyoruz. Protokolle deniz üstü rüzgâr enerjisi faaliyetlerinde hukuki altyapıya yönelik eğitim konularında TÜREB’e destek olarak ülkemizin bu alandaki ihtiyacını verimli bir şekilde karşılayacak çalışmalar yapmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Trendler