Connect with us

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Sancak Enerji rüzgârda ilk 5 içinde yer almayı hedefliyor

Published

on

Sağlık, eğitim, enerji, inşaat, gayrimenkul geliştirme, tarım ve hayvancılık, kargo ve lojistik sektörlerinde yatırımları bulunan Sancak Group, enerji yatırımlarıyla gücüne güç katmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji alanında ilk 5 içinde yer almayı hedeflediklerini açıklayan Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, 2025 yılında 500 MW kurulu güce ulaşmayı planladıklarını bildirdi.

Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak

Hem endüstriyel üretim hem de nüfus anlamında hızla büyümekte olan ülkemizde bu duruma paralel olarak enerji ihtiyacında da hızlı bir artış görülmekte olup; enerji, ülkemizin büyümesinde rol oynayan en önemli konu başlıklarından biri haline gelmiştir.

Türkiye’deki enerji ihtiyacı temel olarak petrol, doğalgaz ve elektriğe bağlıdır. Elektrik üretim kısmında ise ülkemiz yenilenebilir enerji açısından oldukça önemli bir potansiyele sahiptir.

EPDK tarafından yayımlanan 2018 Yılı Elektrik Piyasası Gelişim Raporu’na göre yenilenebilir enerjinin ülkemizin toplam yıllık üretimindeki payı %32.3 kadardır. Temiz, sürdürülebilir ve gittikçe daha rekabetçi bir enerji kaynağı olan yenilenebilir enerji ile yakından ilgilenen Sancak Enerji, gelecek yıllarda Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılama ve yeni yatırımlarla istihdamı artırmak amacıyla 2007 yılında kurulmuştur. Türkiye’de çeşitli illere tesisler açarak yenilenebilir ve temiz enerji kullanımını arttıran Sancak Enerji Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve üretim çeşitliliğini artırmak amacıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Bugün işletmede 245,7 MW kurulu gücü olmak üzere 5 ayrı Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projesi bulunduğunu belirten Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, projelere ilişkin şu bilgileri veriyor: Kayseri ilinde bulunan 52.8 megavat (MW) kurulu güce sahip Yahyalı RES, 2016 yılının ilk çeyreğinde tam kapasiteyle işletmeye açılmış ve sahamızda 22 adet Nordex marka N117 2.4 MW kapasiteli rüzgar türbinleri kullanılmıştır.

2016 yılı Aralık ayında işletmeye alınan İzmir ilinde yer alan
ikinci projemiz Urla RES ise, 18 MW kurulu güce sahip olup; santralde 6 adet Nordex marka N117 3 MW kapasiteli rüzgar türbinleri kullanılmıştır. Sancak Enerji, yatırımlarına Konya ilinde bulunan Bağlar ve Ardıçlı RES projeleri ile devam etmiştir. Kurulu güçleri sırasıyla 79.2 MW ve 62.7 MW olan bu projeler 2018 yılı son çeyreğinde devreye alınmış olup tam kapasite ile çalışmaktadır. 2019 yılı son çeyreğinde ise İstanbul ili Silivri ilçesinde bulunan 33 MW kurulu güce sahip Yamaçtepe-2 RES projesi devreye alınmıştır. Konya ve İstanbul projelerimizde 53 adet Gamesa marka G132 3.3 MW kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır.

İşletmeye açıldığı tarihten bugüne kadar Yahyalı RES’te 497 milyon kilovatsaat (kWh) , Urla RES’te 162 milyon kWh , Ardıçlı RES’te 166 milyon kWh, Bağlar RES’te ise 175 milyon kWh olmak üzere toplamda 1 milyar kilovatsaat elektrik, temiz ve yenilenebilir kaynak olan rüzgardan üretilerek tüketicimizin kullanımına sunuldu. Böylelikle Sancak Enerji’nin Rüzgar Enerjisi Santralleri bugüne kadar toplamda 1 milyar kilovatsaat temiz enerji üreterek yaklaşık 120 milyon metreküp doğalgaz ithalatının yapılmasını engellemiştir.

GOLD Sertifikasına sahip Yahyalı RES’in yıllık 76.000 ton karbon emisyonunu önleyerek çevreci bir santral olma özelliği gösterdiğini vurgulayan Sancak, yılda 33.000 ton karbon emisyonunu önleyen Urla RES için ise, VCS Sertifikası alındığını belirtmiştir. Portföyümüzde bulunan 5 adet rüzgar enerjisi santrali yılda 325 bin ton karbondioksitin doğaya salınımına engel olurken, 240 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır.

Güneş enerjisi alanında ise 2 MW gücündeki Aksaray Güneş Enerjisi Santrali (GES) Şubat 2016’da devreye alınmıştır.

Mevzuatsal sorunlar nedeniyle lisanssız güneş enerjisinde başka yatırım yapmayı planlamadıklarını vurgulayan Necat Sancak, “Ağırlığı rüzgâr enerjisi, lisanslı güneş enerjisi, biyokütle santrali ve hibrit santral yatırımlarına vereceklerini belirtti. 2025 yılı sonu itibariyle yenilenebilir enerji alanında toplamda yaklaşık 500 MW’lık kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Sancak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Necat Sancak, enerji sektöründe oldukça önemli olduğunu düşündüğü Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarına, Sancak Enerji bünyesinde de yer verdiklerini belirtti ve şunları kaydetti: “Sancak Enerji bünyesinde kurmuş olduğumuz Ar-Ge biriminin yaptığı ve yapmakta
olduğu çalışmalarla santrallerimiz ve sektör adına oldukça yararlı işler çıkarmaktayız. Bunlardan ilki ve
sonuca ulaşmış olanı; tamamen kendi konfigürasyon ve yöntemlerimizle oluşturduğumuz rüzgar enerjisi
üretimi tahmin modelimizdir. Bu model Türkiye ve dünyada devletler ve akademisyenler tarafından tercih edilen atmosferik sayısal hava tahmin modelinin; makine öğrenmesi yöntemleriyle sentezi sonucu
oluşturulmuştur. Piyasadaki ticarileşmiş diğer üretim tahmini firma ve modelleriyle karşılaştırıldığında daha iyi tutarlılıklarda sonuç ve tahminler üretebilen bu modelimiz; merkez ofisimizde bulunan toplamda 80 çekirdekli işlemcilere sahip bilgisayarlarımız ile aralıksız veri üretmeye devam etmektedir. Konusunda uzman arkadaşlarımız ise bu modelin daha iyi hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürmektedirler.

Diğer yandan, enerji piyasalarında da aktif olarak rol alan ekibimiz; bu piyasayı daha iyi anlamlandırabilmek adına günlük piyasa analizleri yapmakta; gerekli veri analizi ve makine öğrenmesi yöntemlerini kullanarak ertesi gün veya birkaç saat sonrası için sistem yönü; piyasa takas fiyatı (PTF); sistem marjinal fiyatı (SMF) tahminleri üzerinde çalışmaktadır. Konuyla ilgili çalışmalarımız son hızla devam etmekte ve bütün bu ürünlerimizin sonuçlarını sizlerle paylaşacağımız; tamamen Sancak Enerji bünyesinde hazırlanan bir web sitesi projesini en kısa sürede hayata geçirebilmek için çalışmalarımız devam etmektedir.

Bu çalışmalarımıza ek olarak; merkez ofisimizde santral işletme müdürlerimiz ve türbin imalatçı firmalarla koordine bir şekilde mevcut santrallerimizin SCADA sistemlerindeki türbin bazlı verileri
kullanarak; arıza ve türbin bazlı performans analizleri yapılmaktadır. Böylelikle, sadece türbin imalatçısı
firmanın raporlarıyla yetinmek yerine; türbinlerimizi kendi içimizde de değerlendirme fırsatı buluyoruz.
Giderek dijitalleşen dünyamız göz önüne alındığında; enerji sektörü de bu yeni trende ayak uydurmaktadır. Bizler de bu süreci en başından yakalayarak; sektörün öncü enerji firmalarından olmak isteğimizi yerine getirmek için çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Örneğin, işletmede bulunduğu süresi artan santraller için oldukça önemli olduğunu düşündüğüm arızaların; big data ve yapay zekâ yardımıyla bir hafta öncesine kadar tespiti ile ilgili önemli girişimlerin dünya üzerinde ivme kazandığının bilincinde olarak; gerekli çalışmaların merkez ofisimizde de ilgili mühendis arkadaşlarımız tarafından en kısa sürede başlatılacağının bilgisini vermek isterim.

Son olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında karşılaşılan temel sorunlara da değinen TÜREB Yönetim Kurulu Üyesi Necat Sancak; şunları belirtiyor: Yenilenebilir enerji yatırımlarının önü açılmalı ve süreçler kolaylaştırılmalıdır. Yatırımların eski hızında devam edebilmesi için bir an önce yeni YEK Kanunu belli olmalı ve yatırımcıları yatırım yapmaktan alıkoymayacak alım fiyatları belirlenmelidir. Son olarak yatırımcı sıkıntılarına değinen Sancak; süreçler kolaylaştırılmalı ve yatırımcının önü açılmalı ki projeler hızla yatırıma dönüşsün; Türkiye’nin rüzgârı boşa esmesin ve Türkiye’nin güneşi enerjiye dönüşsün.

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

“Türkiye’nin en büyük rüzgar yatırımcıları arasındayız”

Published

on

By

Türkiye’nin farklı bölgelerinde 8 rüzgar enerjisi santrali yatırımı bulunan Eksim Enerji, 428  MW aktif kurulu gücüyle yılda 1.2 milyon MWh elektrik üretiyor. 

Eksim Enerji, rüzgar enerjisinde Türkiye’nin en  büyük yatırımcıları arasında yer alıyor. Türkiye  Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) verilerine göre,  Eksim Enerji toplam 428 MW aktif kurulu gücüyle ülkemizin en büyük rüzgar enerjisi yatırımcıları arasında beşinci sırada bulunuyor.

Mevcut üretim kapasitesiyle yıllık 400 bin  hanenin elektrik ihtiyacını karşıladıklarını belirten Eksim Enerji Genel Müdürü Sabahattin  Er, 2000 yılından bugüne Türkiye’de 100’den  fazla lokasyonda rüzgar hızı ölçümü yaparak  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK)  toplam 1800 MW büyüklüğünde 39 proje için  başvuruda bulunduklarını söyledi.

Er’in verdiği bilgiye göre, RES projelerinde yapılan başvurularda 548 MW kapasiteli 8 proje  EPDK tarafından onaylanarak lisanslandırıldı.  Kapasite artış hakkı alan Geyve RES ve Silivri  RES tesislerinde proje çalışmaları devam ediyor. Projeler tamamlandığında Eksim Enerji,  rüzgar enerjisinde toplam 548 MW üretim kapasitesine ulaşmış olacak.

Pandemi sürecinde işlerimiz devam ediyor 

2021 yılı içinde ilave kapasite tahsisi ile 120  MW daha RES lisansı çıkardıklarına dikkat  çeken Sabahattin Er, “Bunların izin çalışmaları  devam ediyor. Hibrit santraller konusunda da  çalışmalarımızı yaptık. 125 MW civarında bir  güneş kurulumumuz olacak. Önümüzde 250  MW civarında RES ve GES’ten oluşan bir yenilenebilir enerji yatırım portföyü var. Pandemi  sürecinde şantiyelerimizde işler devam etti.  Geçen yıl 80 MW’lık yatırım yaptık. Santrallerin  kurulum maliyeti megavat başına yaklaşık 1  milyon Euro olarak hesaplanabilir. Bu durumda  2020 yılında 80 milyon Euro’luk yatırım gerçekleştirdik diyebiliriz. Yenilenebilir enerjide kararlıyız. Bu alanda devam etmek istiyoruz” diye  konuştu.

Rüzgarda kurulu güç 10 bin MW’ye yaklaştı 

Türkiye’nin son yıllarda başta rüzgar enerjisi  olmak üzere yenilenebilir enerji alanında kaydettiği ilerlemeye de dikkat çeken Sabahattin  Er, şunları söyledi: “Türkiye’nin rüzgar enerjisi  kurulu kapasitesi 10 bin MW’ye yaklaştı. Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyeli 48 bin

MW  olarak tahmin yapılıyor. Biz bu rakamın çok  daha yukarılara çıkabileceğini düşünüyoruz.”

Dolaylı olarak on binlerce kişiye istihdam sağlıyor 

Rüzgar enerjisi sektörünün doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunduğu yan sanayilerin

de olduğunu belirten Eksim Enerji Genel Müdürü Sabahattin Er, şunları ifade etti: “Örneğin  Türkiye’de 8 kule yatırımcısı, 3 türbin kanadı yatırımcısı var. Jeneratör üreticisi de var. Ayrıca taşıma, vinç, kurulum gibi işleri de yapan pek çok şirket var. Bunlar ihracata yönelik de çalışıyor. Dolayısıyla rüzgar enerjisi dolaylı olarak  on binlerce insana istihdam sağlıyor. Bu alanda  büyümemize devam edersek, bulunduğumuz  bölgenin yenilenebilir enerji merkezi de olabiliriz.”

Eksim Enerji’nin rüzgar enerji yatırımları

Continue Reading

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Radarımızdaki yurtdışı yenilenebilir enerji projeleri yatırım fırsatları: RES yatırımcıları için Avrupa bölgesi

Published

on

By

Türkiye’de yenilenebilir enerji sektörü yatırımcılarının uzun vadeli sermaye getirilerini  (equity return) etkileyen önemli makroekonomik ve sektörel gelişmeler yaşanmaktadır.  Halihazırda işletmede bulunan rüzgâr enerjisi proje yatırımcıları için bakıldığında:

  • Yabancı Para Finansman Maliyetlerindeki Artış,
  • Kur Riskinde Oluşan Yüksek Volatilite,
  •  Tedarik Zincirindeki Yıkıcı Etkiler,
  • Türkiye Risksiz Sermaye Getirinde Oluşan Artış Trendi,
  • Uzun Vadeli Elektrik Fiyat Seviyelerinde  Baskılanma Etkisi

gibi etkiler, kısmen uzun vadeli YEKDEM  mekanizmasına sahip olan Rüzgar Enerjisi  Projeleri için dahi uzun vade yatırım için beklenen /tahminlenen getiri seviyelerine ulaş makta zorlanmalar yaratmaktadır.

Türkiye’de yeni YEKDEM mekanizmasının  devreye girmesi ile birlikte, YEK Destekleme  Mekanizması Fiyatı ve Yerli Katkı Fiyatı dahilinde ulaşılabilecek azami üst sınır fiyatın  da 5,10 ABD Doları cent/ kWh olarak belirlenerek, 1 Temmuz 2021 tarihinden 31 Aralık  2025 tarihine kadar işletmeye girecek YEK  Belgeli yenilenebilir enerji kaynaklarına daya lı elektrik üretim tesisleri için 10 yıl süreyle  uygulanmaya alınması yeni Rüzgar Enerjisi  Santrali Yatırımlarında yatırımcı açısından  geri dönüş sürelerini artırmaktadır.

Profinstance Danışmanlık olarak gerçekleştirdiğimiz Türkiye rüzgar enerjisi projelerinde  finansman süreçleri, yatırım değerleme ve finansal modelleme çalışmaları, M&A süreçle ri, halka arza hazırlık süreçleri dahilinde gerçekleştirdiğimiz danışmanlık çalışmalarında  da gördüğümüz üzere, yabancı para cin sinden sermaye getirileri beklentileri %8-10  bandında kabul edilebilir bulunabilecekken;  post-covid sonrası dönemde risk artışları paralelinde bu beklentilerin %10-12 bandında  yatırımcı açısından sağlanması gerekmek tedir. Özellikle projeler dahilinde oluşan nakit  akışı değişimleri ve YEKDEM dönemleri sonrasına ilişkin tahminlerde yatırımların geri  dönüş sürelerini ilk yatırım kararı aşamasına  kıyasla 2.5-5 yıl bandında uzatmıştır. Bu değişiklikler, Türkiye projelerine kıyasla, yurtdışı  projelerinin de Türkiye yatırımcıları için de ya tırım açısından avantajlı hale getirmiştir.

Özellikle 2020 yılı ve sonrasında Türkiye  Rüzgâr Enerjisi yatırımcılarında için gerçekleştirdiğimiz yurtdışı kurumsal yatırım çalışmalarında, Yunanistan, Belarus, Bosna-Her sek, Kosova, Kuzey Makedonya, Hırvatistan,  Romanya, Bulgaristan, Polonya, İtalya ve İspanya gibi bölgelerdeki yatırımlar yatırım için  tercih edilebilir hale gelmiştir. Bu durumun  başlıca nedenleri:

  • Avrupa bölgesi özelindeki uzun vadeli finansman maliyetlerinin uygunluğu,
  • Türkiye’den daha agresif büyüme hedefleri bulunan ülkelerdeki teşvik mekanizmalarının uygunluğu,
  • Avrupa Birliği’nin “Net Zero” hedefleri konusundaki kesin kararlığının yenilenebilir  enerji sektöründeki uygulamalara pozitif  etkisi,
  • Avrupa rüzgâr enerjisi piyasasındaki finansal gelişmişlik seviyesi paralelinde,  uzun vadeli fiyat risklerini yönetebilecek  enstrümanların risk azaltıcı etkisi.
  • Yukarıda belirtilen etkiler, Avrupa Yenilenebilir Enerji Endeksi gibi finansal veriler de ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın uzun  vadeli sektör trend analizleri kapsamındaki veriler ile de teyit edilebilmektedir.

Kaynak: Investing.com, Avrupa Yenilenebilir Enerji Endeksi

Kaynak: International Energy Agency, “Net Zero by 2050 A Roadmap for the Global Energy Sector”

Bu noktada, Profinstance Danışmanlık olarak, Kurumsal Yenilenebilir Enerji sektörü  Yatırımcı Firmalar için üstlendiğimiz yurtdışı  RES projelerindeki danışmanlık faaliyetle rinde çalışmalarımızdan süzülen bazı kritik  noktaları yatırımcılar için aşağıda detaylandırılmıştır. Bu belirtilen noktaların yatırımcı  değerlendirmelerinde doğrudan veya ilgili  konularda uzman danışmanlar tarafından  öncelik alması gerekmektedir.

  • Yatırım yapılacak ülkenin Rüzgâr Atlası,  WAsP Uygulamasında yer alıp almaması, ülke genelinde rüzgâr analizleri için  kullanılan modellerin detayının değerlendirilmesi (bu konu özellikle uzun vade  üretim tahminleri ile yabancı finansman  kuruluşları nezdinde “bankability” artır maktadır).
  • Yatırım yapılacak ülkedeki ve proje özelinde teşvik, destekleme, prim mekanizmalarının güncel durumda analizi  ve gerçekleştirilen finansal modelleme  çalışmalarına, nakit akış analizlerine ger çekçi şekilde aktarılması, ilgili mekanizmalarda uzun vadede değişim risklerinin – benzer ülke deneyimlerinden risk odaklı bir şekilde duyarlılık ve senaryo  analizlerine konu edilmesi,
  • Yatırım yapılacak ülkedeki, finans sektörü gelişmeleri ve fiyatlamalarının yatırım  kararlarında bir değerlendirme alanı olarak gerçekçi şekilde dikkate alınması,
  • Yatırım yapılacak proje spesifik, ilgili  ülkede vadeli elektrik piyasası, santral  finansal ve operasyonel yönetim uygu lamaları, uzun vadeli alım-satım sözleşmeleri alanında piyasa işleyişi gibi  konuların analizi ve yatırım analizlerine  aktarılabilmesi,
  • Yatırım yapılacak proje özelinde proje  finansmanı veya kurumsal finansman  olanaklarının Türkiye piyasasındaki, örnekler üzerinden değil, ilgili ülke / bölge  ve o bölgede aktif finansman kuruluşları  ile değerlendirilerek analiz edilmesi,
  • Yatırım gerçekleştirilecek ülke özelinde  tek bir yatırım fırsatının değil, farklı projelerin bir ön değerlendirme sürecine tabi  tutularak, yatırım ortamının daha geniş  bir perspektifte anlaşılması.
  • Bu noktada, Profinstance Danışmanlık olarak, Kurumsal Yenilenebilir Enerji sektörü Yatırımcı Firmalar için üstlendiğimiz yurtdışı RES projelerindeki danışmanlık faaliyetlerinde çalışmalarımızdan süzülen bazı kritik noktaları yatırımcılar için aşağıda detaylandırılmıştır. Bu belirtilen noktaların yatırımcı değerlendirmelerinde doğrudan veya ilgili konularda uzman danışmanlar tarafından öncelik alması gerekmektedir. 
    • Yatırım yapılacak ülkenin Rüzgâr Atlası, WAsP Uygulamasında yer alıp almaması, ülke genelinde rüzgâr analizleri için kullanılan modellerin detayının değerlendirilmesi (bu konu özellikle uzun vade üretim tahminleri ile yabancı finansman kuruluşları nezdinde “bankability” artırmaktadır). 
    • Yatırım yapılacak ülkedeki ve proje özelinde teşvik, destekleme, prim mekanizmalarının güncel durumda analizi ve gerçekleştirilen finansal modelleme çalışmalarına, nakit akış analizlerine gerçekçi şekilde aktarılması, ilgili mekanizmalarda uzun vadede değişim risklerinin – benzer ülke deneyimlerinden – risk odaklı bir şekilde duyarlılık ve senaryo analizlerine konu edilmesi, 
    • Yatırım yapılacak ülkedeki, finans sektörü gelişmeleri ve fiyatlamalarının yatırım kararlarında bir değerlendirme alanı olarak gerçekçi şekilde dikkate alınması, 
    • Yatırım yapılacak proje spesifik, ilgili ülkede vadeli elektrik piyasası, santral finansal ve operasyonel yönetim uygulamaları, uzun vadeli alım-satım sözleşmeleri alanında piyasa işleyişi gibi konuların analizi ve yatırım analizlerine aktarılabilmesi,
    • Yatırım yapılacak proje özelinde proje finansmanı veya kurumsal finansman olanaklarının Türkiye piyasasındaki, örnekler üzerinden değil, ilgili ülke / bölge ve o bölgede aktif finansman kuruluşları ile değerlendirilerek analiz edilmesi, 
    • Yatırım gerçekleştirilecek ülke özelinde tek bir yatırım fırsatının değil, farklı projelerin bir ön değerlendirme sürecine tabi tutularak, yatırım ortamının daha geniş bir perspektifte anlaşılması. 

Kaynak: WindEurope

Yazar

Continue Reading

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Portföyünde 5 RES bulunan Sancak Enerji, hibrit projelere odaklanacak

Published

on

By

Sağlık, eğitim, enerji, inşaat, gayrimenkul geliştirme, tarım ve hayvancılık, kargo ve lojistik sektörlerinde yatırımları bulunan Sancak Group, enerji yatırımlarıyla gücüne güç katmaya devam ediyor.  Yenilenebilir enerji alanında ilk 5 içinde yer almayı hedeflediklerini açıklayan Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak 2030 yılında 500 MW kurulu güce ulaşmayı planladıklarını bildirdi.

Bugün işletmede 270 MW kurulu gücü olmak üzere 5 ayrı Rüzgar Enerjisi Santrali  bulunduğunu belirten Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak, projelere ilişkin şu bilgileri verdi: 

“Kayseri ilinde bulunan 52.8 megavat (MW)  kurulu güce sahip Yahyalı RES, 2016 yılının  ilk çeyreğinde tam kapasiteyle işletmeye  açılmış ve sahamızda 22 adet Nordex marka  N117 2.4 MW kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır. 2016 yılı Aralık ayında işletmeye  alınan İzmir ilinde yer alan ikinci projemiz  Urla RES ise 18 MW kurulu güce sahip olup,  santralde 6 adet Nordex marka N117 3 MW  kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır. San cak Enerji, yatırımlarına Konya ilinde bulunan  Bağlar ve Ardıçlı RES projeleri ile devam etmiştir. Kurulu güçleri sırasıyla 103.2 MW ve  62.7 MW olan bu projeler 2019 yılı içerisin de devreye alınmış olup işletmeye açılmıştır.  2019 yılı son çeyreğinde ise İstanbul ili Silivri  ilçesinde bulunan 33 MW kurulu güce sahip  Yamaçtepe-2 RES projesi devreye alınmıştır.  Konya ve İstanbul projelerimizde toplam 53  adet Siemens Gamesa marka G132 model  3.3 MW gücünde rüzgar türbini kullanılmıştır.

2019 yılında Bağlar RES sahamız tamamlandığında 79.2 MWe olarak işletmeye  alınmıştır. 2020 yılında Bağlar sahamızın  lisansında kalan 21 MWe’lik kısım için izin  süreçleri ve başvuruları tekrar yapılmış olup  24 MWm/21MWe’lik ilave bir yatırım yapma  kararı verilmiştir. Bu kapasite için Nordex  firması ile anlaşma sağlanmış olup 5 adet  Nordex marka N133 model 4.8 MW’lık türbin  sipariş edilmiştir. Bu 24 MW’lık kapasitenin  Ağustos 2021 tarihinde devreye alınmasıyla  birlikte Bağlar RES 103.2 MWm/100 MWe  kurulu gücüne yükseltilmiş olacaktır.  

İşletmeye açıldığı tarihten bugüne kadar  Yahyalı RES’te 740 milyon kilovatsaat (kWh),  Urla RES’te 266 milyon kWh, Ardıçlı RES’te  448 milyon kWh, Bağlar RES’te 519 milyon  kWh, Yamaçtepe-2 RES’te ise 137 milyon  kWh olmak üzere toplamda 2,11 milyar kWh  elektrik, temiz ve yenilenebilir kaynak olan  rüzgardan üretilerek tüketicimizin kullanımına sunulmuştur.”

GOLD Sertifikasına sahip Yahyalı RES’in yıl lık 76.000 ton karbon emisyonunu önleyerek  çevreci bir santral olma özelliği gösterdiğini  vurgulayan Sancak, yılda 33.000 ton karbon  emisyonunu önleyen Urla RES için ise VCS  Sertifikası alındığını belirtti ve şunları ifade  etti: “Portföyümüzde bulunan 5 adet Rüzgar Enerjisi Santrali yılda toplam 740 milyon  kWh elektrik üretmekte olup, 325 bin ton  karbondioksitin doğaya salımına engel olur ken; 240 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır.”

Yeni projeleri ve yatırım planları hakkında da  açıklamalar yapan Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak, şunları söyledi:

“Kısa ve uzun vadede Güneş enerjisi alanın da büyümeyi hedefliyoruz. Mevcudumuzda  yer alan Aksaray ilinde 2 MW gücünde Güneş Enerjisi Santralimiz (GES) bulunmakta dır. Güneş enerjisi alanında büyüme hedefi  düşüncesi ile çıkan yeni Hibrit Santral yönet meliği gereği uygun olan santrallerimizden 

Bağlar ve Yahyalı Rüzgar Enerji Tesisleri mizde 20-25 MW kurulu gücüne Hibrit Güneş Enerji Santrali eklemeyi planlamaktayız.  Bununla birlikte gelecekte enerjinin farklı  şekillerde ticaretinin yapılması, enerjinin de polanması, geri dönüşüm ve atıklardan enerji elde edilmesi gibi enerjinin farklı kullanım  alanlarındaki fırsatlarını da değerlendirmek  istemekteyiz.” 

Continue Reading
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com