Connect with us

Etkinlikler

Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu projesi tanıtım toplantısı

Yayın tarihi:

-

Çevreci Enerji Derneği tarafından organize edilen, Türkiye ve AB arasında Sivil Toplum Diyaloğu – V hibe programı kapsamında destek almaya hak kazanan, Kyoto Club ortaklığı, Karşıyaka Belediyesi ve Bologna Belediyesi iştirakçiliğinde yürütülen “Sürdürülebilir Kalkınma için Sürdürülebilir Sivil Toplum Diyaloğu” projesinin açılış toplantısı, 13 Haziran 2019 Perşembe günü 13.30 – 17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve akademisyenler katılacağı toplantı, İzmir – Karşıyaka Zübeyde Hanım Nikah Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Projede, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği sürecinde Avrupa’da sürdürülebilir kalkınma alanında yapılan iyi uygulamalar Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve üniversite iş birlikleri ile Türkiye’ye aktarılacak, STK, kamu ve özel sektör temsilcileri arasında ortaklıklar kurulmasına katkıda bulunulacaktır.

Etkinlikteki konuşmacılar ise şu şekilde:

Tolga ŞALLI – Çevreci Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Ceyhan ÇİÇEK – TC Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı, AB İşleri Uzmanı

Prof. Dr. Nuri AZBAR – Ege Üniversitesi Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi

Av. Arsin DEMİR – Tarım Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Kemal DEMİRKOL – GTE Karbon Direktörü

Prof. Dr. Mehmet Cemali DİNÇER – Yaşar Üniversitesi Rektörü (Teşrifleri halinde)

Dr. Cemil TUGAY – Karşıyaka Belediye Başkanı

Tunç SOYER – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı (Teşrifleri halinde)

Ali Rıza ÇALIŞIR – Karşıyaka Kaymakamı (Teşrifleri halinde)

Devamını oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Siemens Gamesa 5.X rüzgar enerjisi platformu Türkiye’de

Yayın tarihi:

-

Yazar

Siemens Gamesa, 170 metrelik çapıyla sektörün en büyük rotoruna sahip yeni Siemens Gamesa 5.X onshore platformu ICCI Enerji ve Çevre etkinliğinde tanıttı. Yenilenebilir enerji üretiminde en yüksek birim kapasitesini sunan platform, Türkiye pazarına büyük katkı sağlayacak.

Siemens Gamesa Renewable Energy, ürün portföyündeki yenilikleri 28-30 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen 25. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda (ICCI) ziyaretçilerle paylaştı. Etkinlikte, SG 5.8-155 ve SG 5.8-170 olmak üzere iki farklı türbin modelini içeren yeni Siemens Gamesa 5.X onshore (karasal) rüzgar enerjisi platformu da Türkiye pazarına ilk kez tanıtıldı.

5,8 MW nominal kapasiteyle Siemens Gamesa onshore (karasal) portföyündeki en yüksek birim kapasitesini sağlayan platform, aynı zamanda 155 ve 170 metrelik çaplarıyla sektörün en büyük rotorlarını da sunuyor. Bu sayede yüksek, orta ve düşük rüzgar koşullarında maksimum performans elde edilebiliyor.

Çift beslemeli jeneratör ile kısmi konvertörün kombinasyonu, üç kademeli multiplikatör ile tasarlanmış kompakt güç aktarma organları ve başka Siemens Gamesa platformlarında başarısı kanıtlanmış bileşenler gibi Siemens Gamesa’ya özgü teknolojiler, bu yeni rüzgar türbinlerinde bir araya geliyor.

“SG 5.8-155’in ilk global prototipinin montajı 2020 ortasında”

SG 5.8-155’in üretimine de 2020’nin 4. çeyreğinde başlaması öngörülüyor. SG 5.8-170’in ilk global prototipi ise 2020’nin 3. çeyreğinde hazırlanacak ve üretim 2021’in ilk çeyreğinde başlayacak.

Siemens Gamesa 25. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’nda (ICCI) ayrıca SG 4.5-145’in teknolojik açıdan geliştirilmiş sürümü olan ve 5,0 MW nominal güçle daha yüksek verimlilik sağlarken Seviyelendirilmiş Enerji Maliyetini (LCoE) düşüren SG 5-145 türbini de tanıttı. Bu türbin, başka pek çok özelliğinin yanı sıra, son teknolojili kontrol sistemi, artırılmış kanat aerodinamiği, sahaya uygun esnek güç sınıfı seçenekleri ve optimum lojistik için modüler tasarımıyla dikkat çekiyor.

“Yeni türbinler Türkiye pazarına mükemmel uyum sağlıyor”

Siemens Gamesa Türkiye CEO’su Ebru Çiçekliyurt : “ICCI etkinliğinde sunduğumuz yeni türbinler Türkiye pazarına mükemmel uyum sağlayacak. Bu platformu üretimden lojistiğe, inşaattan servise kadar tüm değer zincirini iyileştiren esnek bir tasarımla sunuyoruz. Ayrıca platformun çok-yönlü yapısı da pek çok farklı sahada kullanım imkanı sağlıyor. Rüzgar enerjisi sektöründeki en son teknolojileri barındıran yeni ürünlerimizin, Siemens Gamesa için önemli bir pazar olan Türkiye’deki varlığımızı daha da güçlendireceğine inancım tam”dedi.

Yaklaşık 1 GW kurulu kapasiteyle ve tamamlanmış 30’dan fazla projeyle Türkiye’nin lider rüzgar türbini tedarikçilerinden olan Siemens Gamesa, 2010 yılından bu yana Türkiye pazarında aktif şekilde faaliyet gösteriyor.

ICCI 2019’da Siemens Gamesa projesine ödül

  1. yılında “Enerjide Değişim ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen ICCI 2019’da, teknoloji ve dijitalleşme odaklı değişim ve dönüşüme en iyi uyum sağlayan firmalar da ödüllendirildi. Siemens Gamesa, Yenilenebilir Enerji Santralleri kategorisinde, Muğla’daki Fatma RES rüzgar projesiyle ödüle layık görüldü.

 

 

Devamını oku

Etkinlikler

ICCI 2019 başladı

Yayın tarihi:

-

25. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2019 kapılarını açtı.

Sabah saatlerinde yapılan açılış töreniyle kapılarını açan ICCI 2019, Perşembe akşamına kadar ziyaret edilebilecek.

Hannover Fuarcılık Türkiye Genel Müdürü Alexander Kühnel’in açış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş birer konuşma gerçekleştirdi.

Protokolün kurdele kesimiyle başlayan ICCI 2019’un bu yılki teması ‘Enerjide Değişim ve Dönüşüm‘.

Rüzgar Enerjisi Dergisi ICCI 2019’da

Rüzgar Enerjisi Dergisi, ICCI 2019’da standıyla yerini aldı. 10. Salon B114 numaralı Rüzgar Enerjisi Dergisi standına uğrayarak ICCI Özel Sayısı’nı edinebilirsiniz.

Devamını oku

Etkinlikler

Enerjide dönüşüm ve değişim ICCI 2019’da

Yayın tarihi:

-

ICCI
ICCI ve Pennwell Türkiye Genel Müdürü Feraye Gürel’le bir söyleşi gerçekleştirdik. Feraye Hanım hem bu yıl ki konsept hakkında bilgiler sundu hem de enerji sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ICCI 2019 hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu yılki temanız nedir?

Bu yıl ICCI, Türkiye’de 25. kez düzenlenecek. Çeyrek asrı geride bırakan ve enerji sektörünü bir araya getiren en büyük platform olmaktan gururluyuz. Hem sektörde hem de dünya genelinde yaşanan değişimler dolayısıyla bu yılki ana temamızı da bu doğrultuda seçmeyi uygun bulduk ve “Enerjide Dönüşüm ve Değişim”i ICCI 2019’un ana teması olarak belirledik. Nedenlerine gelirsek şöyle sıralamak mümkün:

  • Türkiye enerji piyasası büyük bir değişimin ve dönüşümün içerisinde. Geçtiğimiz 10 yılda yapılan 50 milyar doları aşkın yatırımın ardından, uygulamaya koyulan politikalar ile piyasa başka bir boyuta geçiş dönemi içerisinde.
  • Burada en dikkat çeken unsurlar, yerlileşme ve enerji üretiminde yerli kaynakların payını artırma olarak dikkat çekiyor. Bunu yeni nesil sanayiciliği tanımlamak için kullanılan Endüstri 4.0’dan hareketle ‘Enerji 4.0’ olarak nitelendiriyoruz.
  • Enerjide de Türkiye dördüncü jenerasyona geçiş sürecini başlattı. Bu dönemde daha önceki döneme damga vuran üretim yatırımlarının, görece azalan oranda ancak verimlilik odaklı modellerle devam edeceğini öngörüyoruz. Yani yatırımlar durmuyor, sadece biçim değiştiriyor ve olması gerektiği gibi “daha çok verimlilik” odağında ilerliyor.
  • Enerji 4.0’da en önemli konu, değişim, dönüşüm ve teknolojinin iş modellerine entegrasyonu olacak.

 Peki sizce enerji sektöründe yaşanan bu değişimin nedeni nedir?

Sadece Türkiye özeline baktığımızda bile yapılan yatırımların tutarının bu değişimi mecburi kıldığını görebiliyoruz. Örneğin Türkiye’de yalnızca son 10 yılda 110 milyar dolarlık yatırım yapılmış durumda. Özel sektörün son 15 yılda özelleştirmeler dahil yaptığı elektrik üretim ve dağıtım yatırımlarının toplamı 95 milyar doları buldu. Önümüzdeki 10 yılda yapılması gereken yatırım tutarı ise ilgili bakanlıklarca 110 milyar dolar olarak ifade ediliyor ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı, her zaman bu yatırımın paydaşlarının en etkin ve önemli buluşma noktası oldu. Bu yatırımların büyük bir kısmının dünya enerji piyasasını etkisi altına alan değişim, dönüşüm ve teknoloji odaklı olmasını bekliyoruz. Çünkü Endüstri 4.0 gibi, dijitalleşme ve artan otomasyon gibi gelişmeler de böylesi bir değişimi zorunlu hale getiren unsurlar arasında yer alıyor. Gelişen bir ülke olarak bunun dışında kalmamız düşünülemez. Enerji sektörü burada da öncü bir sektör olma yolunda uzun zamandır çalışıyor. Enerjide dijitalleşme önümüzdeki yıllarda çok daha yoğun konuşacağımız bir konu olacak.

Biz de Türkiye enerji piyasasının en köklü buluşma platformu olarak, gelecek 10 yılda bu dönüşümün yatırımcılarını ağırlayacağız. Tüm hazırlık ve projeksiyonlarımızı bu çerçevede yapıyoruz. Bu yıl konferansın içeriğini sektörün en çok ilgilendiği dijitalleşme, finansmana erişim gibi ana alanlara odakladık. Fuarda sergileyeceğimiz “prosumer” (ev) konsepti ile de dijitalleşme ve Enerji 4.0’da bizleri neler beklediğinin, herkesi ilgilendiren ilk örneklerini katılımcılarla paylaşacağız.

 Dünya genelinde durum nasıl?

Dünyaya baktığımızda orada da durumun pek farklı olmadığını görüyoruz. Mevcut ekonomik görünüm, gelişmekte olan ülkelerin zaman zaman küresel türbülanstan etkilendiğini gösteriyor. Bu türbülanslar ister istemez enerji piyasasını da etkiliyor. İşte tam bu noktada “finansal sürdürülebilirlik” kavramı devreye giriyor. Enerji firmalarının finansal açıdan sürdürülebilir bir yapıda faaliyetlerine devam etmesi ekonomik bütünlük açısından da önem taşıyor. Sizin de takip ettiğiniz üzere şirket ya da sektör birlik temsilcileri de bir süredir bunu çeşitli platformlarda dile getiriyorlar. Bu süreçte şirketlerin, finansal yapılandırmalar için uygun zemini bulmaları ve piyasa faaliyetlerini optimize edici enstrümanlara erişimlerinin kolaylaştırılması gerektiğine inanıyoruz.

Rüzgâr enerjisi sektörünü değerlendirmeniz mümkün mü?

Rüzgâr enerjisi sektörü, dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi giderek artan ve bu trendi devam ettireceği düşünülen bir alan. Güneş de önemli bir yenilenebilir enerji kaynağı ancak rüzgârın, yatırım şartlarını da içeren fizibilitesinin daha olumlu olmasının bunda etkisi olduğu kabul ediliyor. Türkiye hem rüzgâr alma açısından oldukça zengin bir coğrafya hem de bu yönde bir kamu iradesi ve özel sektör iştahı mevcut. Dolayısıyla bu alanın büyümesini sürdüreceği yönünde bir görüş hâkim.

Enerji piyasasının geneline baktığınızda nasıl bir değerlendirmede bulunursunuz?

Enerji piyasamız çok önemli kararların verileceği bir sürecin içerisinde bulunuyor. Doğalgaz piyasasına baktığımızda, Gazprom Export ile olan yıllık 8 milyar metreküp doğalgaz alım sözleşmemizin süresinin 2021 yılında sona ereceğini görüyoruz. Bu kontratların geleceği yönünde alınacak kararlar, piyasa dinamiklerini çok yakından ilgilendiriyor. Kontratlar yenilenecek mi, yenilenmeyecek mi veya hangi koşullarla yenilenecek sorularına verilecek cevaplar çok önemli. Tamamlanan ve devam eden depolama projeleri ve artan giriş kapasiteleri ile doğalgaz iletim sistemimiz büyük esneklik kazandı ve arz güvenliği anlamında daha sağlıklı konuma geldi. Bu durum, Türkiye’nin uzun dönemli doğalgaz kontratları yerine daha esnek alım seçeneklerini değerlendirmesi sonucunu doğurabilir. Bunu hep birlikte deneyimleyeceğiz.

Tabii bir diğer alan elektrik piyasası. Bu alanda da bu yıl içerisinde ilk kez ciddi miktarda kurulu güce sahip yap-işlet santrallerinin sözleşme sürelerinin bitimini tecrübe edeceğiz. Bu santrallerin kamu kontrolünden ve kamu bazlı fiyat sisteminden çıkarak piyasaya katılmaları önemli bir eşik olacak.

Bir de yaşanan ya da yaşanacak olan değişim ve dönüşüme uyum süreci var. Siz mevcut enerji yapımızın buna uyumunu nasıl görüyorsunuz?

Belirttiğiniz gibi her değişim bir de ona adapte olmak gerekliliğini beraberinde getiriyor. Enerji de hemen bütün sektörlerin dinamosu olduğundan burada yaşanacak adaptasyon ve entegrasyonun mümkün olduğunca sorunsuz ve hatta kusursuz olması gerekli. Bunun için de bazı şartlar var. Burada doğru modeli kurgulama ve yapıyı çok boyutlu tasarlama öne çıkıyor. Peki bu ne demek? Örneğin elektrik üretiminin yüzde 75’ini nükleer santrallerden karşılayan Fransa, bu santralleri baz yükte çalışır tutmak için ülkedeki otomobil üreticilerinin elektrikli modellerini uzun sürede şarj edilebilir şekilde üretmeye yönlendiriyor. Bu bir entegrasyon stratejisidir. Benzer bir stratejiyi bazı ülkeler, dağıtık enerji üretim sistemleri ve enerji depolama sistemlerinin var olan şebekelere entegrasyonu için de uyguluyor. Türkiye’nin bu yönde izleyeceği strateji, enerji piyasasının geleceği açısından büyük önem taşıyor. Biz bu sene ICCI’da bu stratejileri kamu ve özel sektör birlikteliği ile tartışmayı ve bir beyin fırtınası estirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için hem kamunun hem özel sektörün hem de akademinin ve ilgili diğer sektör kuruluşlarının karar vericiler düzeyinde katılmasına yönelik bir program oluşturduk.

ICCI’ın genel akışı ve önemli konuşmacıları hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Ben bundan önce şu konuyu da gündeme getirmek istiyorum. Bu tür etkinliklerin öneminin eskisi kadar olmadığı yönünde bir kanaate rastlıyoruz zaman zaman. Evet, bireysel iletişimin dijital ve elektronik ortamlara yönelmiş olduğu bir gerçek, ancak bu durum aynı zamanda sektörel iletişimin bugüne kadarki platformlarında da değişim başlattı. Fuar ve konferanslar gibi sektörel iletişim etkinlikleri de bu değişim ile yeniden yapılanıyor. Yani değişim bizim kendi alanlarımızda da mevcut. Bizim ICCI olarak buradaki avantajımız ne derseniz, bu alanda dünyanın önde gelen kuruluşları ABD’li PennWell ve Alman Deutsche Messe’nin global birikimlerini arkamıza almamız, değişik coğrafyalardaki en iyi uygulamaları Türkiye’ye uyarlamamızı kolaylaştırıyor.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, ICCI 2019’da bir konuşma yapacak.

Bu yılki konferansta küresel tecrübemizi ve birikimimizi yansıtarak katılımcılara ve ziyaretçilere hem konferans bağlamında hem de fuar alanında çok elit bir etkinlik deneyimi yaşatacağız. Örneğin çok kıymetli konuşmacılarımız var. İlk günün keynote konuşmasını Prof. Dr. İlber Ortaylı Hoca yapacak. Prof. Dr. Ortaylı, katılımcılarımızı Türkiye’de ve bölgede enerjinin tarihi hakkında aydınlatıcı bir yolculuğa çıkaracak; enerjide mevcut gelişmeleri ve gelecek beklentilerini daha iyi okumayı sağlamak amacıyla enerjinin dünya genelindeki seyrine de ışık tutacak. Tabii 30’dan fazla oturumun yapılacağı konferans programında dijitalleşmeyi işin dışında bırakmadık. İkinci günün ana konuşmacısı “inovasyon, dijitalleşme ve enerjinin geleceği bağlantısı” konusuyla Brightwell Holdings Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas. Türkiye Fütüristler Derneği Kurucu Başkanı olan ve bir dönem Dünya Fütüristler Birliği’nin Türkiye Başkanlığı’nı da yürüten TOBB Genç Girişimciler Kurulu Üyesi Manas, yükselen dijitalleşme ve otomasyon yönelimlerinin enerji sektörünü gelecekte nasıl biçimlendireceğini ele alacak. Türkiye’nin önemli ekonomistlerinden, aynı zamanda bir akademisyen ve yazar olan Prof. Dr. Emre Alkin de konferansın üçüncü gününde “Fırtınada Ayakta Kalma Sanatı” sunumuyla katılımcılara seslenecek. Prof. Dr. Alkin, 10 yıllık yatırım yoğun bir dönemden sonra yatırımların farklı bir noktaya evrildiği ve finansman konusunun ön plana çıktığı enerji sektörünü ve genel olarak ekonomiyi yakın vadede nelerin beklediği konusunu gündeme taşıyacak.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com