Connect with us

Genel

Rüzgar enerjisi potansiyeli belirleme çalışması: Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi örneği (BURDUR)

Yayın tarihi:

-

Hızla artan dünya nüfusu ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak enerjiye olan talep günden güne artmaktadır. Bu talep enerji kaynağı sorununu da beraberinde getirmektedir. Doğadaki fosil kökenli (petrol,kömür vb.) enerji rezervlerinin zamanla tükenecek durumda olmaları, çevreye saldıkları CO2 vb. zararlı gaz miktarları ve küresel ısınmaya sebebiyetleri bilinmektedir. Bu nedenle enerji üretimi konusunda alternatif çözümler aranmaya başlanmış ve rüzgar enerjisi gibi doğaya hiçbir atık madde bırakmayan temiz ve yenilenebilir enerjilere yönlenilmiştir. Bu maksatla Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi elektriğini kendi rüzgarı ile üretmeyi hedeflemiş ve İstiklal Yerleşkesi’nin rüzgar enerji potansiyelini belirlemek üzere çalışmalar başlatmıştır. Bu çalışma ile kampüs içerisine rüzgar ölçüm istasyonu kurulumu yapılarak 12 ay boyunca ölçüm ve veri takibi yapılmıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Burdur,rüzgar enerjisi, rüzgar enerjisi ölçüm istasyonu, elektrik enerjisi

1. Giriş

Son zamanlarda dünya genelinde birçok ülke artış gösteren enerji ihtiyacını karşılamak üzere tükenmekte olan fosil kökenli enerji kaynaklarının alternatifi olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir [1]. Tüm Dünyada yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde rüzgar enerjisi en gelişmiş ve ticari olarak en ekonomik enerjidir [2]. Rüzgar enerjisine yönelmenin ardında fosil enerji kaynaklarının sınırlı rezervlerinin kalması, çevreye saldıkları CO2 vb. gazlar, küresel ısınmaya etkisi [3], atıl durumda olan rüzgar enerji potansiyelini değerlendirme hissiyatı, sosyo-ekonomik ve politik açıdan dışa bağımlı olmaktan kurtulabilme maksadıyla ülke kaynaklarının kullanılmasındaki toplum bilinci, rüzgar türbini üzerine çalışan (üreten, satan, sistemi kuran)  firmaların sektördeki kayda değer kar marjları[4], rüzgar santrallerinin diğer enerji santrallerine kıyasla daha hızlı kurulumu vb. nedenler bulunmaktadır [5]. Ayrıca yapılan araştırmalara göre 57.000 ağacın yapacağı CO2temizleme işlemine denk işi 500 kW gücünde bir rüzgar türbininin yaptığı belirtilmektedir [6].

Rüzgar türbinlerinin elektromanyetik alana etki ederek radyo-TV alıcılarına parazit oluşturabilme ve kuş ölümlerine neden olma ihtimalleri bulunmaktadır, fakat bu durumun engellenmesi gayet kolay ve ucuz olup neredeyse ortadan kaldırılmış durumdadır [5,7].Çıkardıkları sesler ise sanılanın aksine son derece düşüktür. Öyle ki 250 m uzaklıktaki bir rüzgar türbinin gürültü seviyesi 45 dB iken sıradan bir ofisteki mevcut gürültü değeri 70 dB ve araba içindeki gürültü değeri ise 80 dB civarlarındadır [8].

2014 yılı itibariyle ülkemizin kurulu gücü 68 719,1 MW (yaklaşık 69 GW) dolaylarındadır [9]. 2013 yılı toplam elektrik tüketimimiz ise 245 484 GWh’tir [10]. Dolayısıyla ülkemizin enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olduğu açıktır. Bu dengeyi sağlayabilmek için mevcut enerji kaynaklarımızın değerlendirilip yerli enerji santrallerimizin sayı ve kapasitelerinin artırılması gerekmektedir. Ayrıca çeşitli coğrafi bölgelerde değerlendirilmeyi bekleyen rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarımıza gereken önem derhal verilmelidir.

Yapılan araştırmalara göre,ülkemizin rüzgar enerji toplam potansiyeli 48 000 MW olarak belirlenmiştir. Bu güç değeri hesaplanırken rüzgar hızı 7 m/sn’nin üzerindeki bölgeler dikkate alınmıştır [11]. Ülkemizde kurulu rüzgar santrali toplam gücü en güncel verilere göre yaklaşık 3 512 MW’tır [9]. Oysa ki bu değer toplam rüzgar potansiyelimizin maalesef ki % 7-8’lik kısmına tekabül etmektedir. Dolayısıyla halen değerlendirilmeyi bekleyen bir hayli rüzgar potansiyelimizin bulunduğu görülmektedir.

2. Rüzgar ölçüm sistemi

Bir bölgenin rüzgar enerji potansiyelinin belirlenmesi için o bölgeye ait bazı veriler bilinmelidir.  Bu nedenle rüzgar potansiyeli açısından verimli olduğu düşünülen koordinat tespit edilerek ölçüm istasyonu montajı yapılmalı ve ölçüm işlemine geçilmelidir. Ölçüm istasyonunun tasarımı ve ilgili sensörlerin montajı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Ölçüm Standartları Yönetmeliği’ne uygun olmalıdır. Ölçüm işlemi en az 12 ay boyunca devam etmeli [12-14]ve o bölgeye ait rüzgar hızı, rüzgar frekansı (rüzgar esme sıklığı) ve rüzgar yönü vb bilgilerin ölçülerek kaydedilmesi gerekmektedir [15]. Bu işlemin ardından analiz ve değerlendirme aşamasına geçilerek toplam potansiyel hesaplanmalıdır.

Türbin verimi ve maliyeti dikkate alındığında elektrik üretimi için rüzgar hızının alt sınırı  5-6 m/sn olarak kabul edilmiştir [15]. Verimli yatırımlar için ise 7 m/sn’nin üzerindeki ortalama rüzgar hızları uygun görülmektedir [16]. Ayrıca yapılan araştırmalar rüzgar türbinlerinin çalışma aralığının 3 m/sn ile 25 m/sn arasında olduğunu göstermiş ve bu aralığın dışında kalan rüzgar hızlarının türbinleri olumsuz yönde etkilediği kabul görmüştür [13].

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi’ne rüzgar ölçüm istasyonu kurulması için kampüs içinde özenle koordinat belirleme çalışmaları yapılmıştır. Bu maksatla farklı zaman dilimlerinde farklı noktalara çıkılmış ve rüzgar hızları gözlemlenmiştir. Arazideki en uygun nokta 1313 m rakımında UTM E 263254 ve N4173479 koordinatları olarak belirlenmiştir. Belirtilen durum Şekil 1’de gösterilmiştir.

Şekil 1. Rüzgar enerji ölçüm istasyonunun İstiklal Yerleşkesi’ndeki konumu

Şekil 2. Ölçüm istasyonu temel atma şekli [1].

Şekil 3. Kule temel atmaçalışmaları

Kule 50 m yarıçaplık alanı kapsayacak şekilde her biri 3 m olan 21 adet modül ile kurulmuş ve toplam 63m’lik irtifa elde edilmiştir. Kurulumun belirli aşamalarında kule dengesini sağlamak maksadıyla 40 m ve 50 m yarıçaplık alanlarda çelik gerdirme halatları kullanılarak kule dengesi sağlanmıştır. Bu esnada kule üzerine ilgili sensör ve cihazların montajı yapılmıştır. Montajlanan cihazlar ve teknik özellikleri Tablo1’de verilmiştir.

Tablo 1 . Montajlanan cihazlar ve teknik özellikleri [1].

 

 

 

 

Şekil4. Kule montaj çalışmaları

Ölçüm kulesinin 30 m ve 61m irtifasında 2 adet rüzgar hız sensörü, 28 m ve 59 m irtifasında 2 adet rüzgaryön sensörü, 3.5 m irtifasında 1 adet basınç sensörü, 4 m irtifasında 1 adetsıcaklık ve nem sensörü ve 3.5 m irtifasında ise 1 adet Data Logger montajı yapılmıştır. Şebekeye ihtiyaç duymadan beslenen kule enerjisini 20W’lık güneş paneli ve 12V’luk kuru akü ile karşılamaktadır.

Şekil 5. Verilerin toplanışşekli

İstiklal Yerleşkesi’ne ait ilgili sensörlerden elde edilen veriler Data Logger cihazı ile kayıt altına alınıp GSM modem üzerinden proje ekibine aktarılmaya devam etmektedir. Kule ve sensörler topraklama hattı ile yıldırıma karşı korunmuştur. Ayrıca uçak ikaz lambası ile tüm sistemin güvenliği sağlanmaktadır.

Proje Akademik/ Teknik Danışmanı Öğr. Gör. Alper KEREM ilk teknik geziyi öğrencileri için düzenlemiştir. Kule kurulum aşamasında gerçekleştirilen gezi de yapılan bu çalışmanın önemi vurgulanarak koordinat belirleme çalışmaları ve ilgili ölçüm sensörleri ve özellikleri tüm teknik detaylarıyla öğrencilere aktarılmıştır.

Şekil 6. İlk teknik geziden bazı görüntüler

 

 Şekil 7. Ölçüm istasyonunun devreye alınmış hali

3. Sonuç ve öneriler
Bu çalışma ile Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi’nin rüzgar enerji potansiyeli araştırılmıştır. Ölçümler 12 ay boyunca devam etmiş ve şuana kadar elde edilen verilerin yatırıma eş değer düzeyde olduğu görülmüştür. Kurulacak toplam santral gücünün hesaplanabilmesi için ölçüme 12 ay boyunca daha devam edilmesi düşünülmektedir. Bu sayede 2015 yılı rüzgar verileri de gözlemlenmiş olacaktır. Elde edilecek 24 aylık verilerin analiz edilip değerlendirilmesiyle toplam RES gücü belirlenecektir.
Rüzgar enerjisi potansiyeli belirlenmesi üzerine yapılan bu çalışma ile üniversite öğrencileri, bölge halkı ve işletmelere rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi konusunda bilinç oluşturulmuştur. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi ve MYO öğrencileri için teknik geziler düzenlenerek bilgi aktarımı sağlanmıştır. Kurulum aşamasından itibaren tüm sistemi yerinde inceleme ve araştırma yapma imkanı sunulmuştur.
Ülke genelinde RES yatırımları için izin ve imar işlemlerinin yapılacak yasal düzenlemelerle daha kolay hale getirilerek rüzgar türbinleri ve rüzgar ölçüm sensörlerinin yurt içinde üretilmesi önerilmektedir. Rüzgar yatırımı konusunda lisans alan firmaların yatırıma geçebilmesi için ekonomik açıdan desteklenmesinin Türkiye’deki yerli rüzgar sanayisinin gelişimine katkı sağlayacağı açıktır. Bu sayede iş istihdamında artışların gözlenmesi mümkün olacaktır.
Ayrıca üniversite ve sanayi işbirliği faaliyetleri yaygınlaştırılarak rüzgar enerjisi konusunda Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, yerli projelerin sayı ve çeşitlerinde artışlar sağlanmalı ve üniversiteler bu alanlarda kalifiye elemanlar yetiştirerek sektöre hazırlamalıdır. Yapılacak bu çalışmaların yerli rüzgar enerjisi sektörünün gelişimine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
TEŞEKKÜR
Bu çalışma TR61/13/DFD/036 no’lu proje ile Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve 0212-GÜDÜMLÜ-13 no’lu proje ile Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Komisyonu tarafından desteklenmiştir.
KAYNAKLAR
1. Kerem, A., Atayeter, Y., Görgülü, S., Salman, S. (2014). Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi’nin Rüzgar Enerji Fizibilite Alt Yapısının Hazırlanması ve Uygulanması. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 5 (1): 18-24.
2. Yılmaz, M. (2012). Türkiye’nin Enerji Potansiyeli ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Açısından Önemi. Ankara Üniversitesi Çevrebilimleri Dergisi, 4(2), 33-54.
3. Başkaya, Ş. (2010). Hidroelektrik santralleri (HES) ve Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES)’nde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED). III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi,  Cilt: II Sayfa: 668-676, 20-22 Mayıs.
4. Akbulut, U., Doğan, B., T., Kıncay, O. (2008). Ülkemizde Rüzgar Enerjisi Başvuruları Gerekçe, Usul ve Bazı Gerçekler. IV. Ege Enerji Sempozyumu, 21-22-23 Mayıs, İzmir.
5. Akkoyunlu, A. (2006). Türkiye’de Enerji Kaynakları ve Çevreye Etkileri. Türkiye’de Enerji ve Kalkınma Sempozyumu, 26 Nisan 2006,  İstanbul.
6. Aydın, İ. (2013). Balıkesir’de Rüzgâr Enerjisi – Wind Energy in Balıkesir. Doğu Coğrafya Dergisi, 18 (29).
7. Çakır, M., T. (2010). Türkiye’nin Rüzgar Enerji Potansiyeli ve AB Ülkeleri İçindeki Yeri. Politeknik Dergisi, Cilt:13 Sayı: 4 s: 287-29.
8. İnternet : http://www.eie.gov.tr/eie-web/turkce/YEK/ruzgar/ruzgar_turbin.html Son Erişim Tarihi : 01.12.2014
9. İnternet: http://www.emo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=88369#.VHY19vmsX9U Son Erişim Tarihi: 02.12.2014
10. İnternet: http://enerjienstitusu.com/2014/01/08/2013-yili-elektrik-tuketimi-uretimi/ Son Erişim Tarihi: 02.12.2014
11. ETKB, (2014). Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı. Mavi Kitap 2014, Ankara.
12. Akova, İ. (2008). Yenilenebilir Enerji Kaynakları. Nobel Dağıtım, Ankara.
13. Şahin, A., D. (2004). Progress and Recent Trends in Wind Energy. Progress in Energy and Combustion Science, 30: 501–43.
14. Özerdem, B., Turkeli, H., M. (2005). Wind Energy Potential Estimation and Micrositting in İzmir Institute of Technology Campus, Turkey. Renewable Energy, 30(10):1623–1633.
15. Hayli, S. (2001). Rüzgar Enerjisinin Önemi, Dünya’da ve Türkiye’deki Durumu. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 11 Sayı: 1, Sayfa: 1-26, Elazığ.
16. Özil, E., Şişbot, S., Özpınar, A., Olgun, B. (2012). Elektrik Enerjisi Teknolojileri ve Enerji Verimliliği. Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB) Ticari İşletmesi, Cilt: I.

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Genel

Alaçatı’nın gözdesi Viento Hotel “hijyen manifestosuyla” kapılarını açtı

Yayın tarihi:

-

Alaçatı’da Köy içinde huzur ve dinginliğin yanı sıra kaliteli ve konforlu tatil sunmayı amaçlayan Viento Hotel, tüm gerekli hijyen önlemlerini alarak 1 Haziran’da yaza merhaba dedi.

Viento Hotel, Turizm Bakanlığının sertifika programına ilk katılan otellerden biri oldu. Ayrıca, temizlik ve hijyen standartlarını en üst seviyeye çıkararak, Sağlıklı Turizm İşletmesi belgesini ve Gıda Güvenliği Yönetimi ISO 22000 HACCP belgesini de alarak yeni döneme hazırlandı.

Hijyenik bir konaklama

Misafir odalarında kullanılan Ozon makinesi, ULV dezenfeksiyon makinesi ve TSE ve CE sertifikalı hastane tipi dezenfektanlar ile hijyenik, tertemiz ve konforlu bir konaklama yapmanızı sağlıyor. Odalarda sterilize edilmiş tek kullanımlık Molton Brown buklet malzemeleri, 90 derecede yıkanmış ve tek tek poşetlenmiş tekstil ürünleri, özenle hazırlanmış hijyen kittlerinin yanı sıra dileyen misafirlerine tek kullanımlık tekstil ürünleri de sunuyor.

Misafirlerine yüksek hijyen standartlarının yanı sıra odalarındaki birinci kalite yataklar, lüks tekstil ürünleri, işlemeli havlu, geçmişin mirasını taşıyan özel dokuma perdeler, jakuzili, havuzlu bahçesi, gizli bahçesinde yapılan meşhur kahvaltısı, keyifli müziklerin eşlik ettiği Sota Kabuklu Deniz Ürünleri Restoranı ve barı ile bu yaz da tatilcilerin Alaçatı’daki buluşma noktası olmaya devam edecek.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com