Connect with us

Genel

Schneider Electric, 2016 sürdürülebilirlik hedeflerini şimdiden aştı

Yayın tarihi:

-

• Sürdürülebilir kalkınma konusundaki taahhütlerini üçer aylık dönemlerle ölçerek “Gezegen ve Toplum Barometresi” ile açıklayan Schneider Electric, 3. Çeyrek itibariyle topladığı 10 üzerinden 7,65 puan ile 2016 hedefini aştı. • Schneider Electric, 2016 yılı itibariyle CDP’nin “İklim A listesine” 6 yıl art arda giren kendi sektöründeki tek şirket olurken, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 4. yılda da kendi sektöründe öncülük ediyor. Schneider Electric ayrıca, Fortune Dergisi tarafından dünyayı değiştiren 50 şirket arasında 24. sırada gösterildi.

 

Enerji yönetimi ve otomasyon alanında dünya çapında uzman olan Schneider Electric, 2016 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin mali ve mali olmayan sonuçlarını açıkladı. Schneider Electric, sürdürülebilir kalkınma konusundaki iddialı taahhütlerini üçer aylık dönemler itibariyle ölçmek amacıyla 2015-2017 Gezegen ve Toplum Barometresi’ni kullanıyor. Schneider Electric, açıkladığı Gezegen ve Toplum Barometresi’ne göre 2016 yılı 3. Çeyrek itibariyle 10 üzerinden toplam 7,65 puan elde ederek 2016 hedefini şimdiden aştı.

Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Gilles Vermot Desroches sonuçlarla ilgili olarak “Bu çeyrekte Schneider Electric’in sürdürülebilirlik performansı, “finansal olmayan değerlendirme” uzmanları tarafından hak ettiği şekilde ödüllendirildi. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nde kendi sektörümüzde dört yıl üst üste ilk sırada yer almayı ve bir kez daha dünya çapında itibara sahip olan CDP’nin “İklim A listesine” girmeyi başardık. Schneider Electric, 6 yıl boyunca her yıl A notu alan kendi sektöründeki tek şirket oldu. Grubumuz, ayrıca, enerji dönüşümüne katkıda bulunan şirketlerin listesi olan Carbon Clean 200 listesinde 4. sırada yer aldı ve ilk defa Fortune dergisi tarafından yayınlanan Dünyayı Değiştiren Şirketler arasında yer almayı başardı. Finansal olmayan performansımız üzerindeki bu olumlu görüşlerin birleşimi, gezegenimizin yararına olan sürdürülebilirlik konusundaki proaktif bağlılığımızı yansıtıyor. Bu performans, 2016 yılı 3. çeyreği itibariyle doğal olarak Gezegen ve Toplum barometresine de yansıdı ve yılsonu hedefi şimdiden aşıldı.”  şeklinde konuştu.Schneider Electric Gezegen ve Toplum Barometresi kapsamında 2016 3. çeyrekte 16 göstergeden 15’inin sonuçları yayınlandı ve 14 göstergede genel barometre puanı geçildi.

Bu çeyrekte, Barometre kapsamında Gezegen direğinde yer alan “Taşımada yüzde 10 CO2 tasarrufu” göstergesi 2015 yılının başlarından itibaren yüzde 8,5 oranında CO2 tasarrufu yapıldığını gösterirken, 2016 yılının 3. çeyreğinde tüm taşıma yöntemleri bu sonuca olumlu katkıda bulundu. Hava yolundan deniz yoluna geçişte sağlanan yüzde 23 oranında CO2 tasarrufu ile bu performansa en büyük katkıda bulunan uzun mesafeli nakliye oldu. Kısa mesafeli nakliyede ise, yoldan, yüzde 1 azalma kaydedildi. Bu   gösterge ayrıca, Schneider Electric tarafından satın alınan malların nakliyesi sırasında gerçekleşen emisyonları da kapsıyor.  Öte yandan, “AR-GE’deki ürünlerinin yüzde 100’ü Schneider ecoDesign Way ile tasarlanıyor” göstergesi, Schneider EcoDesign WayTM ile tasarlanan AR-GE’deki ürünlerinde 2016 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 20,8’den yüzde 46’ya uzanan güçlü bir artış olduğunu gösteriyor. Bu programın amacı ise, daha iyi bir çevresel ayak izine sahip yeni ürünler geliştirmek üzere Grup içine bir metodoloji yerleştirmek.

Bu yaklaşım ile; CO2 ayak izi de dahil olmak üzere iklim değişikliği üzerindeki etki, hammadde tüketimi, sağlık açısından tehlikeli kimyasalların azaltılması, enerji verimliliği, ürün servis imkanları (onarım, geri dönüşüm, tekrar kullanım, vs.), kullanım ömrü sonunda geri dönüştürülebilirlik ve ürün ambalajı başlıklarında iyileşmeyi ölçmek hedefleniyor. Bu farklı yönlerin ürünün çevresel performansı üzerindeki ağırlığı, her bir ürün için uygunluklarına göre özelleştiriliyor. Gezegen ve Toplum Barometresi kapsamında “Kâr” direğinde yer alan “Ürün gelirinin yüzde 75’inin Green Premium ekolojik etiketi ile gerçekleştirilmesi” göstergesinde ise yüzde 66,3 oranında performans gerçekleştirildi. Bu sonuç, 2017 yılı hedefine ulaşmak için beklenen performansın az da olsa altında kalırken, “Önerilen tedarikçilerimizin yüzde 100’ü ISO 26000 esaslarını karşılamaktadır” göstergesi ise, bir önceki çeyreğe göre 6 puan artışla yüzde 72 performans sergiledi. Bu gösterge, bir tedarikçinin bir üçüncü şahıs tarafından yapılan değerlendirmesine dayanıyor. 2011’den bu yana sürdürülebilirlik, tedarikçilerin performansını ölçmek için kullanılan yedi direkten biri haline gelerek en yüksek performansı gösteren tedarikçilerin “önerilen” tedarikçiler haline gelmesini sağlıyor.

Barometre’nin “Toplum” direğinde yer alan “Her yıl tüm çalışanlar için 1 günlük eğitim” göstergesi, bir yıllık süre zarfında, yedi saate eşdeğer olan en az bir günlük eğitim alan çalışanlarda yüzde 83 oranına ulaştı. 2016 yılının üçüncü çeyreğinde, tüm Grup tesislerinde Eğitim Haftası gerçekleştirilirken, 30 bin saatin üzerinde sınıf içi eğitim ve 20 bin saatin üzerinde de web seminerleri verildi. 2017 yılsonu hedefi 1300 olarak belirlenen “Schneider Electric Öğretmenleri STÖ’sü kapsamında 1300 görev” göstergesi kapsamında ise, 2016 yılının üçüncü çeyreği sonunda hali hazırda 1203 görev gerçekleştirildi.

Tüm dünyadaki Schneider Electric çalışanları ve emeklilerinden oluşturulan Schneider Electric Eğitmenleri, yakıt yoksulluğuyla mücadele eden mesleki veya eğitim amaçlı STÖ’lerde ve şirketlerde, gönüllülük esasına dayalı olarak çalışıyor ve Schneider Electric Enerji Erişim Fonu tarafından destekleniyor.

Devamını oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

ENERCON ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için türbin anlaşması imzaladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, WindEurope Bilbao etkinliğinde YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesi imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün önde gelen şirketlerinden ENERCON ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam ettiklerini duyurdu. 20 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninde; ENERCON CEO’su Udo Bauer, ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, bugün geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Törende konuşan ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, şunları söylüyor: “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından ENERCON için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerjinin ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz.”

ENERCON Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, yapılan anlaşma ve projenin önemine dair şu açıklamalarda bulunuyor: “ENERCON olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA II ihalesinin getirdiği derin yerlilik kapsamlarına uygun olarak, yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim ve sanayinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur.”

Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. ENERCON iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

İlk YEKA projesi Akköy RES’in devreye alınması

İlk faz için rüzgar türbinlerinin üretimi devam ederken ENERCON, Aydın’ın Didim ilçesindeki 25,2 MW kapasiteli 6 adet E-138 EP3 E2 türbininden oluşan ilk YEKA projesi Akköy Rüzgar Santrali’ni 2023 yılı sonunda devreye alarak YEKA 2 yolculuğuna başarılı bir başlangıç yapıyor. ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, şunları ekliyor: “Projelerin başarılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulunan tüm ekiplerimize, tedarikçilerimize ve alt yüklenicilerimize minnettarız. Enerjisa Üretim ile birlikte ENERCON ekipleri de projelerin başarıyla hayata geçirilmesi için yoğun çaba ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

Devamını oku

Genel

WindEurope Bilbao hızlı başladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin geniş bir heyetle katıldığı WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği, 20 Mart’ta Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacıları arasında olduğu özel ‘Bakanlar Oturumu’ ile başladı. TÜREB Standı’nın açılışını da yapan Dönmez, standı ziyaretinde katılımcı şirketlerin üst düzey yöneticilerinden fuar temaslarına ve sektöre dair görüşlerini aldı.

WindEurope CEO’su Giles Dickson’ın modere ettiği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacı olarak yer aldığı Bakanlar Oturumu yoğun ilgiyle takip edildi. Oturumun diğer konuşmacıları Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philipp Nimmermann, Yunanistan Enerji ve Çevre Bakan Yardımcısı Alexandra Sdoukou, Moldova Enerji Bakan Yardımcısı Carolina Novac, Siemens Gamesa Renewable Energy CEO’su Jochen Eickholt, RWE Onshore Wind/PV Europe & Australia CEO’su Katja Wünschel, Iberdrola Renewables Yönetici Direktörü Xabier Viteri Solaun ve EDPR Avrupa ve Latin Amerika CEO’su Duarte Bello oldu.

Oturum sonrasında TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ile birlikte ‘Türkiye Pavilyonu’ olarak da kabul edilen TÜREB Standı’nın açılışını gerçekleştiren Bakan Yardımcısı Dönmez, fuara katılan Türk şirketlerin temsilcilerinden fuardaki temas programları hakkında bilgi aldı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’yi böyle bir etkinlikte üst düzeyde temsil ediyor olmaktan memnun olduklarını belirterek fuar süresince düzenleyecekleri teknik ziyaretler ve gerçekleştirecekleri temaslarla sektörün büyümesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Devamını oku

Genel

Türk rüzgarı Bilbao’ya uzandı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) öncülüğünde üst düzey kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan büyük bir heyet, 20-22 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği katılımı için Bilbao’ya uçtu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de çeşitli görüşmeler yapmak üzere aralarında yer aldığı heyet, Türkiye rüzgar sektörünün Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri olduğunu mesajını bir kez daha vurgularken yerli rüzgar sanayisinin daha da gelişmesine ve iş hacmini artırmasına yönelik temaslar gerçekleştirecek. 

‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ mottosuyla sektörün büyümesini hızlandıracak adımlar atmayı sürdüren TÜREB öncülüğündeki geniş bir heyet, Türkiye rüzgar sektörünü dünyadan ve Avrupa’dan temsilcilerle buluşturmak üzere WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliğine katılmak üzere Bilbao’ya uçtu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan üst düzey temsilcilerin de katıldığı programda, heyet mensupları, ‘Türkiye Pavilyonu’ niteliği taşıyacak TÜREB standında Avrupa rüzgar sektörü temsilcileriyle çeşitli temaslar gerçekleştirecek.

Dünyanın farklı ülkelerinden 12 binden fazla rüzgar profesyonelini bir araya getirecek olan WindEurope 2024 Yıllık Etkinliği, küresel anlamda en etkili sektör platformları arasında yer alıyor. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, yatırımcılardan türbin şirketlerine, yerli sanayiden sektörle ilgili karar verici kurumlara kadar çok geniş bir yelpazeden üst düzey temsilcilerin yer aldığı Bilbao Heyeti’nin, Türk rüzgar sektörü adına verimli iş birliklerine imza atacağına inandığını söyledi.  Sanayi Yılı ve Yatırım Yılı’nın ardından 2024’ü ‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ ilan ettiklerinin altını çizen Erden, büyük potansiyelini gerçekleştirme yolunda ilerleyen Türkiye rüzgar sektörü olarak yurt içinde proje izin süreçleri, finansman ve sürdürülebilir büyümeye; yurt dışında ise yerli rüzgar sanayisinin Avrupa’nın en güçlü tedarik ortağı olduğu mesajını vermeye odaklandıklarını hatırlattı. İbrahim Erden, WindEurope etkinliklerinin Türkiye’nin bu alandaki gücünü ve potansiyelini uluslararası arenada vurgulamak açısından en uygun platformlar olduğunu kaydederek 2035 ulusal emisyon hedeflerine erişimde daha fazla rüzgar kurulu gücünü hızla gerçekleştirmenin giderek daha kritik bir etken haline geldiğini sözlerine ekledi.

Etkinlikte ikili temasların yanı sıra Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyelini, teknolojik gelişmelerini ve vizyonunu katılımcılara tanıtacak olan TÜREB Heyeti, 22 Mart’ta sona erecek WindEurope Bilbao Fuarı’nın tamamlanmasının ardından 23 Mart’ta Türkiye’ye dönecek.

Devamını oku

Trendler