Connect with us

Genel

Rüzgar enerjisinde ilklerle anılan ENERCON Türkiye, 25. yılını kutladı

Yayın tarihi:

-

Rüzgar enerjisinin Türkiye’deki gelişimi ve sanayileşmesinde çok önemli bir paya sahip olan ENERCON, Türkiye’de çeyrek asra ulaşan varlığını düzenlediği 25. Yıl Galası ile kutladı. Rüzgarın hem kamu hem de özel sektörden önemli isimlerinin yer aldığı gecede, ENERCON Türkiye’nin 1,5 MW’tan 2,5 GW’a uzanan 25 yıllık tarihin kilometre taşları sunuldu.

Türkiye’deki faaliyetlerine ilk rüzgar enerjisi santrali olan İzmir Germiyan RES’in türbinlerini tedarik ederek ve devreye alarak başlayan, günümüzde ise 1.100 kurulu rüzgar türbiniyle 2.5 GW kurulu güce ulaşan ENERCON Türkiye, 25. yılını özel bir geceyle kutladı. Onshore rüzgar enerjisi teknolojisinin öncüsü ENERCON, düzenlediği ‘ENERCON Türkiye 25. Yıl Gala’ gecesinde Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün önde gelen yatırımcıları ve paydaşlarıyla beraber hem kamu hem de özel sektörden önemli isimleri Rahmi Koç Müzesi’nde ağırladı. ENERCON CEO’su Dr. Jürgen Zeschky, CCO Ulrich Schulze Südhoff ve Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika (CAMEA) Bölge Başkanı Arif Günyar‘ın açılış konuşmalarını yaptığı etkinlikte; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Martin Graf, Demirer Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer, Demirer Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Önder Demirer, Polat Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Neşet Cireli ve sektörün yakından tanıdığı birçok isim yer aldı.

Gecenin açılış konuşmasını yapan ENERCON CAMEA Bölge Başkanı Arif Günyar, ENERCON Türkiye’nin 25 yıllık geçmişine vurgu yaparak, Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründeki öncü adımlarına değindi. Günyar, “Geçtiğimiz 25 yıl boyunca inovasyonu benimsedik, ilerleme kaydettik ve yenilenebilir enerji sektörünün şekillenmesine yardımcı olduk. Türkiye’nin sürdürülebilir, doğaya ve çevreye uyumlu enerji üretim stratejilerine ve gelişimine katkıda bulunmaktan gurur ve onur duyuyoruz” dedi. Açılış konuşması yapan bir diğer isim olan ENERCON CCO’su Ulrich Schulze Südhoff ise, “Son 25 yılda Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektörüne ister bir işletmeci, geliştirici, tedarikçi, yatırımcı ya da kamu ve idari kısım olarak isterse de bir ticari birliğin parçası olarak katkıda bulunmuş olun; çabalarınızı takdir ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu. “Bu yolculuğa birlikte devam etmeye hazırız” diyen Südhoff, “Şu an Türkiye’de daha güçlü bir ticaret ve tedarik zinciri ayak izi için yatırım yapıyoruz. En son teknolojimiz olan 175 metrelik rotor çaplı 6 MW’lık türbinin öncülüğünde kendimizi Türkiye’de ve dünyada kara rüzgarının büyümesine hazırlıyoruz. Rüzgar enerjisi uygun fiyatı, bağımsızlığı ve emisyonsuz gücüyle, fosil yakıtlara artık her zamankinden daha fazla stratejik bir alternatif sunuyor” ifadelerini kullandı.

 

Demirer: ENERCON gibi mükemmel bir ortak

Gecede konuşan Demirer Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Erol Demirer, rüzgar enerjisine giriş süreçlerini ve ENERCON’la olan ortaklıklarını anlattı. ENERCON’la tanışma hikayelerine değinen Demirer, “Biz rüzgarı 1996 yılında düşünmeye başladık. Ailece kablocuyduk ve daha geleceğe yönelik bir sektör ararken rüzgarın bu işe uygun olduğuna karar verdik. İncelemek için Avrupa’da önemli türbin üreticilerini ziyaret ettik ve gezdiğimiz değişik firmalardan ENERCON’un vizyonunu ve teknolojisini beğenerek onlarla çalışmayı tercih ettik” dedi.

ENERCON’un titiz çalışmasına vurgu yapan Demirer, “Türkiye’de bir santral kurmak istediğimizi ve 3 tane türbin satın almak istediğimizi söyledik ancak Türkiye servisleri olmadığı için türbini Türkiye’de çalıştırabileceğimizden emin olmak istediler. Ürettiğimiz kablolardan bahsederek teknolojiye uzak olmadığımızı anlattık ve 2 ay sonra bizi ziyarete gelerek teknolojimizi gördüler. Bu şekilde 3 türbinin siparişini 1996 sonunda verdik ve 1997 yılında türbinler geldi. 1998 başında kurulumuna başladığımız türbinlerin ilk teknisyenleri Almanya’dan gelmişlerdi. İlk türbin olduğu için o kadar çok ziyaretçimiz vardı ki Alman teknisyenler şaşırmıştı. Hızlı bir çalışmayla türbinlerin montajı kısa sürede bitti. Kabulünü yapmak için Enerji Bakanlığı’ndan ekip geldi ama ilk türbin olduğu için farklı endişeleri vardı. Almanya’daki türbinleri anlatarak ikna ettik. Enerji Bakanı açılışını yaptı ve türbinler problemsiz çalıştı. 3 türbine göre çok büyük bir kalabalık ve ilgi vardı” diye konuştu. Fabrika yatırımı için ENERCON’un kurucusu Aloys Wobben ile olan hikayelerini de paylaşan Demirer, şu ifadeleri kullandı: “ENERCON’dan Aloys Wobben geldiği zaman Türkiye’nin enerjisini çok sevdi ve yatırım için konuştuk. Türkiye’nin batısında tura çıktıktan sonra değişik yatırımlar için kararlar ve izinler aldık. Çeşme RES’ten sonra ilk santral için Bozcaada’ya karar verdik ve hayata geçirdik. Daha sonra Türkiye’ye bir tane kanat fabrikası kurma kararı aldık ve el sıkıştık. 2 ay sonra Yunanistan’daki bir santralin açılışına davet ettiler ve orada Yunan Enerji Bakanı Aloys Wobben’a Türkiye’de açmayı planladığınız fabrikayı Yunanistan’a aktarmayı düşünürseniz tüm teşvikleri vereceklerini söyledi; ancak Wobben sadece el sıkışmamıza rağmen imzaları attık dedi. Fabrikayı 2003 yılında açtık ama YEKDEM’in çıkması geciktiği için fabrika boş kaldı. ENERCON gibi uluslararası bir ortağımız olduğu için fabrika ilk 2 sene ihracata çalışarak kendini sürdürebildi. Daha sonra santral yatırımlarımıza devam ettik ve birçok projeye imza attık. Süreç içerisinde Türkiye’de bu işe olan eğilim artmaya başladı. İlk zamanlar rüzgar enerjisi santrali için başvuruna izin veriliyordu, daha sonra ihale açıldı ve başvurular o kadar arttı ki başvuruların toplam gücü o zaman dünyadaki kurulu rüzgar kapasitenden bile fazlaydı. Geriye bakınca iyi bir işe başladığımızı ve ENERCON gibi mükemmel bir ortakla çalıştığımızı görüyoruz.”

Varank: ENERCON, Türkiye ve Almanya arasındaki iş birliğinin en güzel örneklerinden biri

Galada konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sözlerine ENERCON’u tebrik ederek başladı. ENERCON’un Türkiye ve Almanya arasındaki sürdürülebilir ve güvene dayalı iş birliğinin en güzel örneklerinden biri olduğunu söyleyen Varank, “Halihazırda 8 bine yakın Alman sermayeli şirkete Türkiye olarak ev sahipliği yapıyoruz. Bu şirketlerin yatırım büyüklüğü 14 milyar dolar ve 140 bin kişiye istihdam imkanı sağlıyor. ENERCON Türkiye; Ar-Ge, üretim, tedarik, montaj, bakım-onarım, teknoloji transferi ve insan kaynağı bağlamında 25 yıldır ülkemizde rüzgar enerjisi sektörünün gelişimine ve yerli sanayinin gelişimine öncülük ediyor. Bu vesileyle rüzgar enerjisi sektörümüzün ilk kuruluşlarından olan ENERCON’a ülkemize katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

25 yıllık tarihin kilometre taşları: 1,5 MW’tan 2,5 GW’a

1984 yılında Almanya Aurich’de kurulan ve bugün itibarıyla dünya çapında 32.250 türbin ile 60 GW kurulu güce ulaşan ENERCON, türbinlerin ana bileşenlerini Almanya, Türkiye, Portekiz ve Polonya’da üretiyor ve tedarik ediyor. Kuruluşundan bu yana Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki dönüşümünde önemli bir rol oynayan ve ülkenin sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığını güçlendiren ENERCON Türkiye, geçtiğimiz çeyrek asır boyunca teknolojik gelişmelerin ön saflarında yer alıyor ve rüzgar enerjisi sektörünün büyümesini teşvik ederek en ileri rüzgar enerjisi çözümlerini sunuyor. 1998 yılında Türkiye’nin ilk rüzgar enerji santrali olan İzmir Germiyan RES’in türbinlerini tedarik ederek ve devreye alarak Türkiye’deki rüzgar enerjisi sektörüne öncülük eden ENERCON Türkiye, 1,5 MW kurulu güç ile başladığı rüzgar enerjisi sektöründe 1.100 kurulu rüzgar türbini ve 2,5 GW kurulu güce ulaşarak sektörün önemli bir aktörü olmaya devam ediyor.

Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe sanayileşmenin öncüsü olan ENERCON, 1999 yılında Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün ilk firmalarından biri olarak ENERCON Servis’i türbinlerin montaj, bakım ve onarım hizmetlerini vermek üzere kuruyor. 2000 yılında devreye aldığı Bores Bozcaada RES için türbinlerin çelik kulelerini yerli üreticiden teslim alan firma, 2002 yılında Türkiye’nin ilk rotor kanat fabrikası AERO Rüzgar Endüstrisi A.Ş. ve 2009 yılında Türkiye’nin ilk türbin prekast beton kule fabrikası WEC Kule’ye yaptığı doğrudan yatırımlarla üretim faaliyetlerine devam ediyor. Türkiye’deki organizasyonunu satış, proje yönetimi, mühendislik ve kalite yönetimi, satın alma ve idari birimlerle güçlendirmek amacıyla 2006 yılında ENERCON Rüzgar Enerji Santrali Kurulum Hizmetleri’ni faaliyete geçiren firma, bugün toplam 550’den fazla doğrudan çalışanı ile Türkiye’deki türbin üreticileri arasında en büyük işveren konumunda yer alıyor.

2018 yılında yeni lansmanı yapılan E-126 EP3 ve E-138 EP3 türbin modelleri için küresel tedarik zincirini Türkiye’de kurma kararı alan ENERCON, 2019 yılında bu türbin modellerinin rotor kanatları, kule ve kule bağlantı parçaları ve ayrıca doğrudan tahrikli jeneratör gibi ana bileşenlerinin seri üretimine Türkiye’de başlıyor. Türkiye’de yerel ekonominin ve istihdamın büyümesine aktif olarak katkıda bulunan ENERCON’un yatırımları, 100’den fazla orta ölçekli işletmeden oluşan ve yaklaşık 10.000 kişiye istihdam olanağı sağlayan güçlü bir tedarik ve alt yüklenici zinciri oluşturuyor.

2019 yılında düzenlenen YEKA RES-2 ihalesine rüzgar enerjisi santrali yatırımcısı olarak da katılarak 500 MW’lık bir kapasite alan ENERCON, aynı ihaleden 500 MW’lık kapasite alan Enerjisa Üretim ile iş birliği yaptı. 2022 yılında yapılan iş birliği, YEKA RES-2’nin toplam kapasitesinin (1.000 MW) yerli üretim E-138 EP3 türbinleri ile gerçekleştirilmesini kapsıyor.

2023 yılında YEKA RES-3 ihalesinden 260 MW kazanan ENERCON ve Kalyon Enerji, projelerin aynı türbin modeli ile gerçekleştirilmesi konusunda anlaştı. YEKA RES-2 ve 3’ten toplam 1260 MW kapasiteli ilk projelerin kurulum aşamasının 2023 yılının son çeyreğinde başlaması planlanıyor.

 

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

ENERCON ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için türbin anlaşması imzaladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, WindEurope Bilbao etkinliğinde YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesi imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün önde gelen şirketlerinden ENERCON ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam ettiklerini duyurdu. 20 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninde; ENERCON CEO’su Udo Bauer, ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, bugün geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Törende konuşan ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, şunları söylüyor: “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından ENERCON için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerjinin ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz.”

ENERCON Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, yapılan anlaşma ve projenin önemine dair şu açıklamalarda bulunuyor: “ENERCON olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA II ihalesinin getirdiği derin yerlilik kapsamlarına uygun olarak, yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim ve sanayinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur.”

Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. ENERCON iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

İlk YEKA projesi Akköy RES’in devreye alınması

İlk faz için rüzgar türbinlerinin üretimi devam ederken ENERCON, Aydın’ın Didim ilçesindeki 25,2 MW kapasiteli 6 adet E-138 EP3 E2 türbininden oluşan ilk YEKA projesi Akköy Rüzgar Santrali’ni 2023 yılı sonunda devreye alarak YEKA 2 yolculuğuna başarılı bir başlangıç yapıyor. ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, şunları ekliyor: “Projelerin başarılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulunan tüm ekiplerimize, tedarikçilerimize ve alt yüklenicilerimize minnettarız. Enerjisa Üretim ile birlikte ENERCON ekipleri de projelerin başarıyla hayata geçirilmesi için yoğun çaba ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

Devamını oku

Genel

WindEurope Bilbao hızlı başladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin geniş bir heyetle katıldığı WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği, 20 Mart’ta Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacıları arasında olduğu özel ‘Bakanlar Oturumu’ ile başladı. TÜREB Standı’nın açılışını da yapan Dönmez, standı ziyaretinde katılımcı şirketlerin üst düzey yöneticilerinden fuar temaslarına ve sektöre dair görüşlerini aldı.

WindEurope CEO’su Giles Dickson’ın modere ettiği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacı olarak yer aldığı Bakanlar Oturumu yoğun ilgiyle takip edildi. Oturumun diğer konuşmacıları Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philipp Nimmermann, Yunanistan Enerji ve Çevre Bakan Yardımcısı Alexandra Sdoukou, Moldova Enerji Bakan Yardımcısı Carolina Novac, Siemens Gamesa Renewable Energy CEO’su Jochen Eickholt, RWE Onshore Wind/PV Europe & Australia CEO’su Katja Wünschel, Iberdrola Renewables Yönetici Direktörü Xabier Viteri Solaun ve EDPR Avrupa ve Latin Amerika CEO’su Duarte Bello oldu.

Oturum sonrasında TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ile birlikte ‘Türkiye Pavilyonu’ olarak da kabul edilen TÜREB Standı’nın açılışını gerçekleştiren Bakan Yardımcısı Dönmez, fuara katılan Türk şirketlerin temsilcilerinden fuardaki temas programları hakkında bilgi aldı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’yi böyle bir etkinlikte üst düzeyde temsil ediyor olmaktan memnun olduklarını belirterek fuar süresince düzenleyecekleri teknik ziyaretler ve gerçekleştirecekleri temaslarla sektörün büyümesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Devamını oku

Genel

Türk rüzgarı Bilbao’ya uzandı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) öncülüğünde üst düzey kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan büyük bir heyet, 20-22 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği katılımı için Bilbao’ya uçtu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de çeşitli görüşmeler yapmak üzere aralarında yer aldığı heyet, Türkiye rüzgar sektörünün Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri olduğunu mesajını bir kez daha vurgularken yerli rüzgar sanayisinin daha da gelişmesine ve iş hacmini artırmasına yönelik temaslar gerçekleştirecek. 

‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ mottosuyla sektörün büyümesini hızlandıracak adımlar atmayı sürdüren TÜREB öncülüğündeki geniş bir heyet, Türkiye rüzgar sektörünü dünyadan ve Avrupa’dan temsilcilerle buluşturmak üzere WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliğine katılmak üzere Bilbao’ya uçtu. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan üst düzey temsilcilerin de katıldığı programda, heyet mensupları, ‘Türkiye Pavilyonu’ niteliği taşıyacak TÜREB standında Avrupa rüzgar sektörü temsilcileriyle çeşitli temaslar gerçekleştirecek.

Dünyanın farklı ülkelerinden 12 binden fazla rüzgar profesyonelini bir araya getirecek olan WindEurope 2024 Yıllık Etkinliği, küresel anlamda en etkili sektör platformları arasında yer alıyor. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, yatırımcılardan türbin şirketlerine, yerli sanayiden sektörle ilgili karar verici kurumlara kadar çok geniş bir yelpazeden üst düzey temsilcilerin yer aldığı Bilbao Heyeti’nin, Türk rüzgar sektörü adına verimli iş birliklerine imza atacağına inandığını söyledi.  Sanayi Yılı ve Yatırım Yılı’nın ardından 2024’ü ‘Rüzgarda Seferberlik Yılı’ ilan ettiklerinin altını çizen Erden, büyük potansiyelini gerçekleştirme yolunda ilerleyen Türkiye rüzgar sektörü olarak yurt içinde proje izin süreçleri, finansman ve sürdürülebilir büyümeye; yurt dışında ise yerli rüzgar sanayisinin Avrupa’nın en güçlü tedarik ortağı olduğu mesajını vermeye odaklandıklarını hatırlattı. İbrahim Erden, WindEurope etkinliklerinin Türkiye’nin bu alandaki gücünü ve potansiyelini uluslararası arenada vurgulamak açısından en uygun platformlar olduğunu kaydederek 2035 ulusal emisyon hedeflerine erişimde daha fazla rüzgar kurulu gücünü hızla gerçekleştirmenin giderek daha kritik bir etken haline geldiğini sözlerine ekledi.

Etkinlikte ikili temasların yanı sıra Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyelini, teknolojik gelişmelerini ve vizyonunu katılımcılara tanıtacak olan TÜREB Heyeti, 22 Mart’ta sona erecek WindEurope Bilbao Fuarı’nın tamamlanmasının ardından 23 Mart’ta Türkiye’ye dönecek.

Devamını oku

Trendler