Connect with us

Rüzgar enerjisi santrallerinde atık yönetim süreçleri

Yayın tarihi:

-

Çevre ve atık bilinci bir bireyin ve bir işletmenin anayasası olmalı; olmazsa olmaz prensibi ile yaşamak gibi. Dünyamız bir tane sonuçta, onun korunmaya ihtiyacı var. Bir tane olan ve alternatifi bulunmayanın can suyuna sürdürülebilir planların uygulanması sorumluluğu ile yaşamak. Sonuçta o bilinçten uzaklaştığımızda, hoyratça kullandığımız dünyamız bizlere; kasırga, deprem, yangın, sel ve virüs üretmiş oluyor.

Konusu çevre ve dünya olan onlarca makale ve çalışma yayınlanmıştır. Sürekli yenileri de eklenmektedir. Bizlerde bu bağlamda 2010 yılında çalışma hayatımıza başladığımızda, merkezinde çevre olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yeterliliğe sahip firmamızı kurarken; önce birey olarak bizlerin, sonra işletmemizin ve devamında bizden hizmet satın alan işletmelerin çevreye duyarlı olmalarını sağlamayı ilke edindik.

Atık yönetimi yaptığımız yıllar içerisinde elde ettiğimiz tecrübelerimizi son yıllarda yatırımları artan rüzgâr enerjisi santrallerinin ihtiyaçlarının tespiti ile yoğunlaşarak çözüm ortaklığı kurmaya başladık.

Bakım sonrası oluşan tehlikeli & tehlikesiz atıkların yönetimi, sevkiyat, bertaraf ve geri dönüşüm, kanat scrap, çevre danışmanlığı ve kurulum süreçlerinde oluşan atıklar için proje bazlı talepler doğrultusunda hizmet vermekteyiz.

Enerji kazanım için kurulan RES’ler rüzgâr merkezli olduğu için yüksek tepelere veya dağlara kurulmaktadır.

Haliyle atık yönetim hizmeti verilecek işletmelerde atık miktarlarının azlığı, ulaşım problemlerinin olması hem zaman maliyeti hem de bertaraf nakliye maliyetleri doğurmaktadır.

Tüm hizmetler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan almış bulunduğumuz yeterliliklerle ve yeterliliği olan lisanslı araç, yeterlilik almış ekip ve yine yeterliliği bulunan bertaraf ve geri dönüşüm firmaları ile işlemler yasal çerçevede gerçekleşmektedir. 

Hizmet verdiğimiz işletmeler danışmanlık sürecimizde ise, atığın stoklandığı alanların ıslahı mevzuata uygun yapımın sağlanması, atığın yerinde azaltılması eğitimi ve yasal zorunlukların AYP (Atık Yönetim Planlarının) düzenlemesi hizmeti ile sorunsuz atık yönetim sürdürmekteyiz.

Şirket politikamız gereği hızla büyüyen RES enerji sektörünün tüm ihtiyaçlarını tesit etmek ve yeterliklerimiz ile çözüm ortaklıklarımızı arttırmayı hedeflemekteyiz.

Referanslarımız: Nordex Enerji AŞ, Siemens Gamesa AŞ, Enerjisa AŞ, İltek Enerji AŞ, Dost Enerji, Enercon AŞ, General Elektrik.

Çevre izin süreçleri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan lisanslı firmamız yaklaşık on yıldır ülke genelinde 650’ye yakın firmaya;  

  • Atık yönetimi,
  • Çevre danışmanlık hizmeti,
  • TMGD (Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ege Bölgesi) eğitim ve danışmanlık   hizmetleri vermektedir.                       

Kadromuzda; 5 TMGD, 8 Çevre Mühendisi, 1 Kimya Yüksek Mühendisi, 1 Biyolog, 1 Maden Mühendisi ve ayrıca konusunda uzman 4 idari personel mevcuttur.

Hizmetlerimiz sırası ile;

  • Tüm atıkların yönetimi (toplanması-taşınması-geri kazanımı-bertaraf). Atığın miktarına ve lokasyonuna bakılmaksızın, yasal mevzuatlar uygulanarak geri dönüşüm ve bertaraf firmalarımıza ulaşması sağlanmaktadır. Atık sevk, lojistik hizmetini bünyemizdeki firmamız ile yeterli altyapıya sahip mevzuata uygun lisanslı, kendi ekip ve araçlarımızla yürütmekteyiz. 
  • Çevre Danışmanlık Hizmetleri. (21.11.2008 Tarih ve 27061 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 6 (ğ) bendi) 
  • TMGD Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı, TMGD Eğitim ve Danışmanlık hizmeti (Ege Bölgesi yeterliliği ile).
  • Lisanslandırma çalışmaları (Her türlü geri kazanım, bertaraf, taşıma ve ara depolama lisansları).
  • Güvenlik bilgi formu düzenlemesi (MSDS Belgesi hazırlanması).
  • Atık stok alanı düzenleme – atıklara kaynağında çözüm üretme.
  • Yakıt tankı temizliği.
  • Arıtma tesisi kurma ve çalıştırma 
  • Laboratuvar kurulumu 
  • Çevresel etki kirlilik sigortası 
  • Âtıl durumdaki fabrikaların sökümü 
  • Çeşitli kurumlardan belgelendirme takibi (lisans-izin-ruhsat-emisyon-deşarj-kapasite raporu-ÇED vb.) 
  • ISO Belgelendirmesi (9001, 18001, 24001) 
  • Bilumum ölçüm (koku-gürültü-baca gazı-atık kategori tayini vs.) hizmetleri vermekteyiz.

Rüzgâr Enerji Santrallerine hangi hizmetleri sunuyoruz

  1. RES işletmesinin çevre bilgi sistemine kaydını sağılıyoruz, oluşan atıkların MOTAT sistemi üzerinden atık gönderimleri ile yıl sonu yapılacak TABS (atık beyan sistemi) veri girişlerinin ve faaliyet boyunca oluşacak atıkların mevzuatlar doğrultusunda gönderilebilmesinin alt yapısını oluşturuyoruz.
  2. Proje sahasına montaj aşamasında geçici atık stok alanları kurarak oluşan tüm tehlikeli ve tehlikesiz atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı tesissilerimize sevkini gerçekleştiriyoruz.
  3. Kurulum tamamlandıktan sonra kalıcı atık stok alanın Atık Yönetimi Yönetmeliği gereği kriterlere uygun halde yapılması uygun tabelaların asılmasını ve hazırlanması sürecinde işletmeyle bilgi paylaşımında bulunuyoruz.
  4. İşletme faaliyete geçip enerji üretimine başladıktan sonra, bakımlarda ve arızalarda oluşan tehlikeli ve tehlikesiz atıkların bertaraf veya geri dönüşüm tesislerine, öncesinden oluşturduğumuz MOTAT kayıtları ile atık sevklerinin yapılmasını sağlıyoruz.
  5. Faaliyet süresinde oluşabilecek doğa olayları ile rüzgâr gülü kanatlarının gördüğü hasarlar sonucunda, kanatların yenisi ile değiştirildiğinde, sahada kalan hasarlı kanatların Scrap sürecini; kesilerek küçük parçalar halinde araçlara yüklenmesini ve lisanslı geri dönüşüm bertaraf tesisine sevkini gerçekleştiriyoruz.
  6. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yeterliliğimiz ile düzenli atık yönetimi ve çevre danışmanlık hizmeti alan RES işletmelerimiz ile sözleşmeler yapıyoruz. 

Çevre danışmanlığı hizmet süresince;

a) Atık yönetimini,

  1. Atık stok alanının kriterlere uygun revizyonu ve kurulumu
  2. Atıkların yerinde ayrıştırılması ve stoklanmasının sağlanması (değerli atıkların geri dönüşme gönderilerek elde edilecek gelirin, bertaraf edilecek atıklar için atık yönetimi bütçesine katkı sağlanması)
  3. Bakım onarım sonrası oluşan atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı geri dönüşüm ve bertaraf işletmelerine sevk edilmesi.

b)   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtların oluşturulmasını,

  1. Çevre bilgi sistemi kayıtlarının tamamlanması
  2. Atık gönderimlerinin yıllık TABS (atık beyanlarının veri girişlerinin) sağlanması)
  3. AYP (atık yönetim planlarının) sürecindeki atık stok alnın kriterlere uygun hazırlanması ve atık gönderim raporlarının hazırlanması ile onaylanması
  4. Çevre İzin muafiyetlerinin alınması
  5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetimlerinde işletmede bulunarak süreçte gerekli tüm belge ve bilgilerin aktarılmasının sağlanmasını.

Yılmaz Başak, İzmir Yeni Çevre

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 11.114 Ziyaretçi Ağırladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Hardware ve Fastener Expo Eurasia 91 Ülkeden 2.309 Ziyaretçi Ağırladı

Hırdavat ve bağlantı elemanları sektöründe büyük bir başarıya imza atıldı! Sektörün önde gelen buluşma noktası Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia, 9-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde büyük bir katılım ile gerçekleşti. Fuarlar %30 rekor artışla, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. 

Avrasya Uluslararası Hırdavat Fuarı Hardware Eurasia ve Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı Fastener Expo Eurasia fuarları, bu yıl %30 rekor bir artışla 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir başarı elde etti. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği önemli bir platform olarak yoğun ilgi gördü. 

HISİAD Akademi Seminerleri Ziyaretçilerden Büyük İlgi Gördü

Fuar kapsamında Hırdavat Sanayicileri ve İş Adamları Derneği HISİAD Akademi tarafından düzenlenen seminerlere katılım da oldukça yüksekti. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, sektörün önde gelen isimleri sunumlar yaparak katılımcılarla önemli bilgiler paylaştılar. 

Sektöre Büyük Katkı Sağlandı

RX Tüyap organizatörlüğünde HISİAD ve BESİAD iş birliği ile düzenlenen fuarlarda 300’den fazla katılımcı firma ve firma temsilcisi ürün ve hizmetlerini sergiledi. 4 gün boyunca ziyaretçiler hırdavat ve bağlantı elemanlarına yönelik en yeni trendleri ve gelişmeleri keşfetme imkanı buldu. Fuarlarda elektrikli el aletlerinden iş güvenliği malzemelerine, bağlantı elemanlarından yüzey işleme kadar geniş bir ürün yelpazesi sunuldu. Geçen yıla kıyasla uluslararası ziyaretçi sayısında %30 rekor bir artış yakalayan fuarlar, 91 ülkeden 2.309 uluslararası ziyaretçiyi ağırladı. Fuarlar toplamda ise 11.114 kişi tarafından ziyaret edildi. 

Fuar kapsamında T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle organize edilen uluslararası alım heyetleri, katılımcı firmalara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat potansiyellerini geliştirme imkanı sundu. Fuarın ilk günü 60’dan fazla uluslararası VIP alıcı B2B görüşmeler gerçekleştirdi. 4 gün boyunca fuarda ağırlanan 400 kişilik uluslararası alım heyetleri, Türkiye’deki hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün ihracat potansiyelini gözlemleme ve değerlendirme fırsatı buldu.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarların sektöre önemli katkılar sağladığını belirterek şunları söyledi: “Hardware Eurasia Fuarı’mızın bu sene üçüncüsünü, Fastener Expo Fuarı’mızın ise ikincisini gerçekleştirdik. Hardware Eurasia ve Fastener Expo Eurasia fuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları sektörünün önemli birer platformu olmaya devam ediyorlar. Bu fuarlarımızda geçen yıla göre uluslararası ziyaretçi sayısında %30’un üzerinde bir artış kaydettik. Önümüzdeki senelerde de düzenlenmeye devam edecek fuarlarımız her iki endüstrinin ihracat potansiyeline katkı sağlayacak.”

Devamını oku

Yatırımcılar

Yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Polat Enerji, Soma RES’le Avrupa’da liderlik hedefliyor 

Yayın tarihi:

-

Yazar

756,2 MWm kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde sektör liderliğini elinde bulunduran Polat Enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması ve enerji tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi için yatırımlarını sürdürüyor. 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlara devam eden Polat Enerji, orta vadeli hedefleri arasında Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmayı planlıyor.

Toplam 5 rüzgar ve 1 güneş enerjisi santraliyle temiz enerji üreten Polat Enerji, 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği rüzgar enerjisi konusunda liderliğini sürdürüyor. Yıllık enerji üretim kapasitesi 2 milyar KWh’e ulaşan Polat Enerji, kapasite artırımı yatırımlarının yanı sıra enerji depolama çalışmalarını da sürdürerek bu alanda da ilkler arasında yer almayı hedefliyor. Geçtiğimiz sene Yalova’daki Göktepe RES için gerçekleştirilen kapasite artışı yatırımı ile santral kurulu gücünü 121,1 MWm’ye yükselten Polat Enerji, farklı santrallerinde toplam 30 MW rüzgar kapasite artışı ve 46,6 MW güneş hibrit kapasite artışı ile yatırımlarına bu sene de devam ediyor. 

Polat Enerji’nin orta vade yatırım hedefleri arasında ise, 312,1 MWm kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 7. büyük rüzgar enerji santrali olan Soma RES’te yatırımlarına devam ederek, Soma RES’i Avrupa’nın en büyük rüzgar enerji santrali yapmak yer alıyor.

Rüzgar enerjisinde Türkiye’de lider

Polat Enerji’nin rüzgar kurulu gücü, Türkiye rüzgar kurulu gücünün yaklaşık %6,1’ni oluşturuyor. Elektrik üreticilerinin 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla sahip oldukları kurulu güçleri baz alınarak yapılan araştırmaya göre Polat Enerji, rüzgar enerjisi alanında kurulu 719,8MWm’lik kapasitesi ile Türkiye’de yıllardır bulunduğu lider konumunu 2023 sonu itibarı ile de koruyor. Yenilenebilir enerji santralleriyle 2023 yılında 2 milyar kWh’e yakın elektrik üretimi ile yaklaşık 610 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan Polat Enerji, portföyündeki santrallerle her yıl 55 milyon adet ağaç dikimine eş değer 1,3 milyon ton civarında karbon dioksit gazı emisyonu azaltımı sağlıyor. 

Türkiye, hedefe emin adımlarla ilerliyor

Rüzgar, güneş, jeotermal ve hidroelektrik anlamında çok önemli kaynaklara sahip olan Türkiye’de, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli bir artış göstererek %29’dan %42’ye çıkıyor. Ulusal Eylem Planı (UEP) Kapsamında Türkiye’nin 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda, toplam kurulu kapasitesinin 189,7 GW seviyesine ulaşması öngörülüyor. Bu çerçevede, yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payının yaklaşık %65’e, elektrik üretimindeki payının ise %55’e yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye toplam kurulu elektrik gücünün %43,5’ini ve toplam üretilen elektriğin ise %34,2’sini oluşturması hedefleniyor.

Türkiye’nin hedefe emin adımlarla ilerlediğini belirten Polat Enerji CEO’su Cem Deniz, “Geçen yıl rüzgar enerjisi yatırımlarında yaklaşık 400 MWe kurulu güç devreye alınabildi. Güneş enerjisinde ise yaklaşık 2 GW’a yakın kurulu güç devreye alındı, bunun neredeyse %90’ını lisanssız elektrik üretim santralleri oluşturuyor. Ulusal planlardaki hedeflere ulaşabilmemiz için ise her sene rüzgarda en az 1,5 GW, güneşte en az 3,5 GW kurulu gücü devreye almamız gerekiyor.  Türkiye’nin güçlü potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu hedeflerin dahi üzerine çıkma imkanına sahibiz. Sektör olarak en büyük beklentimiz, hedeflediğimiz yatırımları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu muazzam yenilenebilir enerji potansiyelini tüm paydaşlarımızla beraber gerçeğe dönüştürmek” açıklamasında bulunuyor.

Enerjide arz güvenliği önemli

Pandemi ve sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşının küresel anlamda enerji sektöründe arz güvenliği konusunu gündeme taşıdığını ifade eden Deniz, özellikle Avrupa’da yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını dile getiriyor. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum bağlamında stratejik bir pozisyonda olduğunu ifade eden Polat Enerji CEO’su Cem Deniz “Türkiye sadece yenilenebilir enerji üretimi ile de değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörüne yönelik yerli imalat sanayinde de önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye yenilenebilir enerji anlamında hem yurt içi yatırımcılar hem de yurt dışından gelecek yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuşuyor.

Devamını oku

Dernekler

Rüzgar Sektörü Eylül’de Hamburg’a Çıkartma Yapacak!

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bu yılı rüzgarda ‘Seferberlik Yılı’ ilan eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), Türk rüzgar sektörünün sanayi, üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa genelinde vurgulama amaçlı faaliyetlerine Eylül ayında düzenlenecek WindEnergy Hamburg Fuarı’na yine oldukça geniş bir heyetle katılarak devam edecek. Türkiye rüzgar sektöründe sanayi ve hizmet ihracatını artırabilmeyi ve sektörün “Avrupa’nın en güvenilir tedarik partneri” olduğunu vurgulamayı amaçlayan geniş katılımlı organizasyonda kamu ve özel sektörde karar verici konumda bulunan üst düzey yöneticiler yer alacak.

“Geleceğin Enerji Haritasını Birlikte Çizelim” temasıyla WindEnergy Hamburg organizasyonunun hazırlık çalışmalarına başlayan TÜREB yönetimi, sektörün üst düzey isimlerinden oluşan 100’ü aşkın katılımcıyla ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyelini uluslararası arenada tanıtmak ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla 23-27 Eylül tarihleri arasında Hamburg’da olacak.

Rüzgar enerjisi değer zincirini baştan sona kapsayan organizasyon yapısıyla dünyanın en çok izlenen fuarlarından biri olan WindEnergy Hamburg, ekipman ve bileşen üreticilerinden proje geliştiricileri ve operatörlerine, bilim insanlarından politikacılara kadar oldukça geniş bir katılımcı kitlesine sahip. Fuarın bu yılki gündeminde yeniden güçlendirme, şebeke bağlantı zorlukları ve yeni enerji depolama çözümleri başlıkları en üst sıralarda yer alıyor. WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenecek 150’yi aşkın panel ve konferansta emisyon hedefleri dolayısıyla aksiyonlarını artırmaları yönünde baskı altında bulunan şebeke işletmecileri ve hükümetlerden beklentiler, rüzgar santrallerinin yaygınlaştırılması, yaşam ömrünü doldurmaya yaklaşan rüzgar enerji santrallerinde rehabilitasyon çalışmaları, depolama teknolojileri ve özellikle türbin teknolojilerinde çığır açan teknolojiler gibi sektörün öne çıkan konuları ele alınacak. Etkinliğe her yıl ortalama 100 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi katılıyor.

WindEnergy Hamburg Fuarı’nda TÜREB öncülüğünde kurulacak Türkiye Pavilyonu’nda sektörün önde gelen şirketleri sundukları ürün ve çözümleri birebir fuar katılımcılarına aktaracak. Türkiye heyetinde yer alacak katılımcıların bir kısmı kamu ve özel sektör adına fuardaki çeşitli panel ve konferanslarda konuşmacı olarak da yer alacak.

İlgili kamu kurumlarından üst düzey katılımların beklendiği heyet, ziyaret kapsamında dünyanın önde gelen rüzgar şirketleriyle çeşitli iş birliği toplantılarına ve görüşmelere katılacak. Heyet üyeleri Hamburg bölgesindeki rüzgar teknolojisi tesislerine düzenlenecek teknik ziyaretlerle son gelişmeleri yerinde görme fırsatı da bulacak.

Devamını oku

Trendler