Connect with us

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Portföyünde 5 RES bulunan Sancak Enerji, hibrit projelere odaklanacak

Published

on

Sağlık, eğitim, enerji, inşaat, gayrimenkul geliştirme, tarım ve hayvancılık, kargo ve lojistik sektörlerinde yatırımları bulunan Sancak Group, enerji yatırımlarıyla gücüne güç katmaya devam ediyor.  Yenilenebilir enerji alanında ilk 5 içinde yer almayı hedeflediklerini açıklayan Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak 2030 yılında 500 MW kurulu güce ulaşmayı planladıklarını bildirdi.

Bugün işletmede 270 MW kurulu gücü olmak üzere 5 ayrı Rüzgar Enerjisi Santrali  bulunduğunu belirten Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak, projelere ilişkin şu bilgileri verdi: 

“Kayseri ilinde bulunan 52.8 megavat (MW)  kurulu güce sahip Yahyalı RES, 2016 yılının  ilk çeyreğinde tam kapasiteyle işletmeye  açılmış ve sahamızda 22 adet Nordex marka  N117 2.4 MW kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır. 2016 yılı Aralık ayında işletmeye  alınan İzmir ilinde yer alan ikinci projemiz  Urla RES ise 18 MW kurulu güce sahip olup,  santralde 6 adet Nordex marka N117 3 MW  kapasiteli rüzgar türbini kullanılmıştır. San cak Enerji, yatırımlarına Konya ilinde bulunan  Bağlar ve Ardıçlı RES projeleri ile devam etmiştir. Kurulu güçleri sırasıyla 103.2 MW ve  62.7 MW olan bu projeler 2019 yılı içerisin de devreye alınmış olup işletmeye açılmıştır.  2019 yılı son çeyreğinde ise İstanbul ili Silivri  ilçesinde bulunan 33 MW kurulu güce sahip  Yamaçtepe-2 RES projesi devreye alınmıştır.  Konya ve İstanbul projelerimizde toplam 53  adet Siemens Gamesa marka G132 model  3.3 MW gücünde rüzgar türbini kullanılmıştır.

2019 yılında Bağlar RES sahamız tamamlandığında 79.2 MWe olarak işletmeye  alınmıştır. 2020 yılında Bağlar sahamızın  lisansında kalan 21 MWe’lik kısım için izin  süreçleri ve başvuruları tekrar yapılmış olup  24 MWm/21MWe’lik ilave bir yatırım yapma  kararı verilmiştir. Bu kapasite için Nordex  firması ile anlaşma sağlanmış olup 5 adet  Nordex marka N133 model 4.8 MW’lık türbin  sipariş edilmiştir. Bu 24 MW’lık kapasitenin  Ağustos 2021 tarihinde devreye alınmasıyla  birlikte Bağlar RES 103.2 MWm/100 MWe  kurulu gücüne yükseltilmiş olacaktır.  

İşletmeye açıldığı tarihten bugüne kadar  Yahyalı RES’te 740 milyon kilovatsaat (kWh),  Urla RES’te 266 milyon kWh, Ardıçlı RES’te  448 milyon kWh, Bağlar RES’te 519 milyon  kWh, Yamaçtepe-2 RES’te ise 137 milyon  kWh olmak üzere toplamda 2,11 milyar kWh  elektrik, temiz ve yenilenebilir kaynak olan  rüzgardan üretilerek tüketicimizin kullanımına sunulmuştur.”

GOLD Sertifikasına sahip Yahyalı RES’in yıl lık 76.000 ton karbon emisyonunu önleyerek  çevreci bir santral olma özelliği gösterdiğini  vurgulayan Sancak, yılda 33.000 ton karbon  emisyonunu önleyen Urla RES için ise VCS  Sertifikası alındığını belirtti ve şunları ifade  etti: “Portföyümüzde bulunan 5 adet Rüzgar Enerjisi Santrali yılda toplam 740 milyon  kWh elektrik üretmekte olup, 325 bin ton  karbondioksitin doğaya salımına engel olur ken; 240 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaktadır.”

Yeni projeleri ve yatırım planları hakkında da  açıklamalar yapan Sancak Enerji Yönetim  Kurulu Başkanı Necat Sancak, şunları söyledi:

“Kısa ve uzun vadede Güneş enerjisi alanın da büyümeyi hedefliyoruz. Mevcudumuzda  yer alan Aksaray ilinde 2 MW gücünde Güneş Enerjisi Santralimiz (GES) bulunmakta dır. Güneş enerjisi alanında büyüme hedefi  düşüncesi ile çıkan yeni Hibrit Santral yönet meliği gereği uygun olan santrallerimizden 

Bağlar ve Yahyalı Rüzgar Enerji Tesisleri mizde 20-25 MW kurulu gücüne Hibrit Güneş Enerji Santrali eklemeyi planlamaktayız.  Bununla birlikte gelecekte enerjinin farklı  şekillerde ticaretinin yapılması, enerjinin de polanması, geri dönüşüm ve atıklardan enerji elde edilmesi gibi enerjinin farklı kullanım  alanlarındaki fırsatlarını da değerlendirmek  istemekteyiz.” 

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

“Türkiye’nin en büyük rüzgar yatırımcıları arasındayız”

Published

on

By

Türkiye’nin farklı bölgelerinde 8 rüzgar enerjisi santrali yatırımı bulunan Eksim Enerji, 428  MW aktif kurulu gücüyle yılda 1.2 milyon MWh elektrik üretiyor. 

Eksim Enerji, rüzgar enerjisinde Türkiye’nin en  büyük yatırımcıları arasında yer alıyor. Türkiye  Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) verilerine göre,  Eksim Enerji toplam 428 MW aktif kurulu gücüyle ülkemizin en büyük rüzgar enerjisi yatırımcıları arasında beşinci sırada bulunuyor.

Mevcut üretim kapasitesiyle yıllık 400 bin  hanenin elektrik ihtiyacını karşıladıklarını belirten Eksim Enerji Genel Müdürü Sabahattin  Er, 2000 yılından bugüne Türkiye’de 100’den  fazla lokasyonda rüzgar hızı ölçümü yaparak  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK)  toplam 1800 MW büyüklüğünde 39 proje için  başvuruda bulunduklarını söyledi.

Er’in verdiği bilgiye göre, RES projelerinde yapılan başvurularda 548 MW kapasiteli 8 proje  EPDK tarafından onaylanarak lisanslandırıldı.  Kapasite artış hakkı alan Geyve RES ve Silivri  RES tesislerinde proje çalışmaları devam ediyor. Projeler tamamlandığında Eksim Enerji,  rüzgar enerjisinde toplam 548 MW üretim kapasitesine ulaşmış olacak.

Pandemi sürecinde işlerimiz devam ediyor 

2021 yılı içinde ilave kapasite tahsisi ile 120  MW daha RES lisansı çıkardıklarına dikkat  çeken Sabahattin Er, “Bunların izin çalışmaları  devam ediyor. Hibrit santraller konusunda da  çalışmalarımızı yaptık. 125 MW civarında bir  güneş kurulumumuz olacak. Önümüzde 250  MW civarında RES ve GES’ten oluşan bir yenilenebilir enerji yatırım portföyü var. Pandemi  sürecinde şantiyelerimizde işler devam etti.  Geçen yıl 80 MW’lık yatırım yaptık. Santrallerin  kurulum maliyeti megavat başına yaklaşık 1  milyon Euro olarak hesaplanabilir. Bu durumda  2020 yılında 80 milyon Euro’luk yatırım gerçekleştirdik diyebiliriz. Yenilenebilir enerjide kararlıyız. Bu alanda devam etmek istiyoruz” diye  konuştu.

Rüzgarda kurulu güç 10 bin MW’ye yaklaştı 

Türkiye’nin son yıllarda başta rüzgar enerjisi  olmak üzere yenilenebilir enerji alanında kaydettiği ilerlemeye de dikkat çeken Sabahattin  Er, şunları söyledi: “Türkiye’nin rüzgar enerjisi  kurulu kapasitesi 10 bin MW’ye yaklaştı. Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyeli 48 bin

MW  olarak tahmin yapılıyor. Biz bu rakamın çok  daha yukarılara çıkabileceğini düşünüyoruz.”

Dolaylı olarak on binlerce kişiye istihdam sağlıyor 

Rüzgar enerjisi sektörünün doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunduğu yan sanayilerin

de olduğunu belirten Eksim Enerji Genel Müdürü Sabahattin Er, şunları ifade etti: “Örneğin  Türkiye’de 8 kule yatırımcısı, 3 türbin kanadı yatırımcısı var. Jeneratör üreticisi de var. Ayrıca taşıma, vinç, kurulum gibi işleri de yapan pek çok şirket var. Bunlar ihracata yönelik de çalışıyor. Dolayısıyla rüzgar enerjisi dolaylı olarak  on binlerce insana istihdam sağlıyor. Bu alanda  büyümemize devam edersek, bulunduğumuz  bölgenin yenilenebilir enerji merkezi de olabiliriz.”

Eksim Enerji’nin rüzgar enerji yatırımları

Continue Reading

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Radarımızdaki yurtdışı yenilenebilir enerji projeleri yatırım fırsatları: RES yatırımcıları için Avrupa bölgesi

Published

on

By

Türkiye’de yenilenebilir enerji sektörü yatırımcılarının uzun vadeli sermaye getirilerini  (equity return) etkileyen önemli makroekonomik ve sektörel gelişmeler yaşanmaktadır.  Halihazırda işletmede bulunan rüzgâr enerjisi proje yatırımcıları için bakıldığında:

  • Yabancı Para Finansman Maliyetlerindeki Artış,
  • Kur Riskinde Oluşan Yüksek Volatilite,
  •  Tedarik Zincirindeki Yıkıcı Etkiler,
  • Türkiye Risksiz Sermaye Getirinde Oluşan Artış Trendi,
  • Uzun Vadeli Elektrik Fiyat Seviyelerinde  Baskılanma Etkisi

gibi etkiler, kısmen uzun vadeli YEKDEM  mekanizmasına sahip olan Rüzgar Enerjisi  Projeleri için dahi uzun vade yatırım için beklenen /tahminlenen getiri seviyelerine ulaş makta zorlanmalar yaratmaktadır.

Türkiye’de yeni YEKDEM mekanizmasının  devreye girmesi ile birlikte, YEK Destekleme  Mekanizması Fiyatı ve Yerli Katkı Fiyatı dahilinde ulaşılabilecek azami üst sınır fiyatın  da 5,10 ABD Doları cent/ kWh olarak belirlenerek, 1 Temmuz 2021 tarihinden 31 Aralık  2025 tarihine kadar işletmeye girecek YEK  Belgeli yenilenebilir enerji kaynaklarına daya lı elektrik üretim tesisleri için 10 yıl süreyle  uygulanmaya alınması yeni Rüzgar Enerjisi  Santrali Yatırımlarında yatırımcı açısından  geri dönüş sürelerini artırmaktadır.

Profinstance Danışmanlık olarak gerçekleştirdiğimiz Türkiye rüzgar enerjisi projelerinde  finansman süreçleri, yatırım değerleme ve finansal modelleme çalışmaları, M&A süreçle ri, halka arza hazırlık süreçleri dahilinde gerçekleştirdiğimiz danışmanlık çalışmalarında  da gördüğümüz üzere, yabancı para cin sinden sermaye getirileri beklentileri %8-10  bandında kabul edilebilir bulunabilecekken;  post-covid sonrası dönemde risk artışları paralelinde bu beklentilerin %10-12 bandında  yatırımcı açısından sağlanması gerekmek tedir. Özellikle projeler dahilinde oluşan nakit  akışı değişimleri ve YEKDEM dönemleri sonrasına ilişkin tahminlerde yatırımların geri  dönüş sürelerini ilk yatırım kararı aşamasına  kıyasla 2.5-5 yıl bandında uzatmıştır. Bu değişiklikler, Türkiye projelerine kıyasla, yurtdışı  projelerinin de Türkiye yatırımcıları için de ya tırım açısından avantajlı hale getirmiştir.

Özellikle 2020 yılı ve sonrasında Türkiye  Rüzgâr Enerjisi yatırımcılarında için gerçekleştirdiğimiz yurtdışı kurumsal yatırım çalışmalarında, Yunanistan, Belarus, Bosna-Her sek, Kosova, Kuzey Makedonya, Hırvatistan,  Romanya, Bulgaristan, Polonya, İtalya ve İspanya gibi bölgelerdeki yatırımlar yatırım için  tercih edilebilir hale gelmiştir. Bu durumun  başlıca nedenleri:

  • Avrupa bölgesi özelindeki uzun vadeli finansman maliyetlerinin uygunluğu,
  • Türkiye’den daha agresif büyüme hedefleri bulunan ülkelerdeki teşvik mekanizmalarının uygunluğu,
  • Avrupa Birliği’nin “Net Zero” hedefleri konusundaki kesin kararlığının yenilenebilir  enerji sektöründeki uygulamalara pozitif  etkisi,
  • Avrupa rüzgâr enerjisi piyasasındaki finansal gelişmişlik seviyesi paralelinde,  uzun vadeli fiyat risklerini yönetebilecek  enstrümanların risk azaltıcı etkisi.
  • Yukarıda belirtilen etkiler, Avrupa Yenilenebilir Enerji Endeksi gibi finansal veriler de ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın uzun  vadeli sektör trend analizleri kapsamındaki veriler ile de teyit edilebilmektedir.

Kaynak: Investing.com, Avrupa Yenilenebilir Enerji Endeksi

Kaynak: International Energy Agency, “Net Zero by 2050 A Roadmap for the Global Energy Sector”

Bu noktada, Profinstance Danışmanlık olarak, Kurumsal Yenilenebilir Enerji sektörü  Yatırımcı Firmalar için üstlendiğimiz yurtdışı  RES projelerindeki danışmanlık faaliyetle rinde çalışmalarımızdan süzülen bazı kritik  noktaları yatırımcılar için aşağıda detaylandırılmıştır. Bu belirtilen noktaların yatırımcı  değerlendirmelerinde doğrudan veya ilgili  konularda uzman danışmanlar tarafından  öncelik alması gerekmektedir.

  • Yatırım yapılacak ülkenin Rüzgâr Atlası,  WAsP Uygulamasında yer alıp almaması, ülke genelinde rüzgâr analizleri için  kullanılan modellerin detayının değerlendirilmesi (bu konu özellikle uzun vade  üretim tahminleri ile yabancı finansman  kuruluşları nezdinde “bankability” artır maktadır).
  • Yatırım yapılacak ülkedeki ve proje özelinde teşvik, destekleme, prim mekanizmalarının güncel durumda analizi  ve gerçekleştirilen finansal modelleme  çalışmalarına, nakit akış analizlerine ger çekçi şekilde aktarılması, ilgili mekanizmalarda uzun vadede değişim risklerinin – benzer ülke deneyimlerinden risk odaklı bir şekilde duyarlılık ve senaryo  analizlerine konu edilmesi,
  • Yatırım yapılacak ülkedeki, finans sektörü gelişmeleri ve fiyatlamalarının yatırım  kararlarında bir değerlendirme alanı olarak gerçekçi şekilde dikkate alınması,
  • Yatırım yapılacak proje spesifik, ilgili  ülkede vadeli elektrik piyasası, santral  finansal ve operasyonel yönetim uygu lamaları, uzun vadeli alım-satım sözleşmeleri alanında piyasa işleyişi gibi  konuların analizi ve yatırım analizlerine  aktarılabilmesi,
  • Yatırım yapılacak proje özelinde proje  finansmanı veya kurumsal finansman  olanaklarının Türkiye piyasasındaki, örnekler üzerinden değil, ilgili ülke / bölge  ve o bölgede aktif finansman kuruluşları  ile değerlendirilerek analiz edilmesi,
  • Yatırım gerçekleştirilecek ülke özelinde  tek bir yatırım fırsatının değil, farklı projelerin bir ön değerlendirme sürecine tabi  tutularak, yatırım ortamının daha geniş  bir perspektifte anlaşılması.
  • Bu noktada, Profinstance Danışmanlık olarak, Kurumsal Yenilenebilir Enerji sektörü Yatırımcı Firmalar için üstlendiğimiz yurtdışı RES projelerindeki danışmanlık faaliyetlerinde çalışmalarımızdan süzülen bazı kritik noktaları yatırımcılar için aşağıda detaylandırılmıştır. Bu belirtilen noktaların yatırımcı değerlendirmelerinde doğrudan veya ilgili konularda uzman danışmanlar tarafından öncelik alması gerekmektedir. 
    • Yatırım yapılacak ülkenin Rüzgâr Atlası, WAsP Uygulamasında yer alıp almaması, ülke genelinde rüzgâr analizleri için kullanılan modellerin detayının değerlendirilmesi (bu konu özellikle uzun vade üretim tahminleri ile yabancı finansman kuruluşları nezdinde “bankability” artırmaktadır). 
    • Yatırım yapılacak ülkedeki ve proje özelinde teşvik, destekleme, prim mekanizmalarının güncel durumda analizi ve gerçekleştirilen finansal modelleme çalışmalarına, nakit akış analizlerine gerçekçi şekilde aktarılması, ilgili mekanizmalarda uzun vadede değişim risklerinin – benzer ülke deneyimlerinden – risk odaklı bir şekilde duyarlılık ve senaryo analizlerine konu edilmesi, 
    • Yatırım yapılacak ülkedeki, finans sektörü gelişmeleri ve fiyatlamalarının yatırım kararlarında bir değerlendirme alanı olarak gerçekçi şekilde dikkate alınması, 
    • Yatırım yapılacak proje spesifik, ilgili ülkede vadeli elektrik piyasası, santral finansal ve operasyonel yönetim uygulamaları, uzun vadeli alım-satım sözleşmeleri alanında piyasa işleyişi gibi konuların analizi ve yatırım analizlerine aktarılabilmesi,
    • Yatırım yapılacak proje özelinde proje finansmanı veya kurumsal finansman olanaklarının Türkiye piyasasındaki, örnekler üzerinden değil, ilgili ülke / bölge ve o bölgede aktif finansman kuruluşları ile değerlendirilerek analiz edilmesi, 
    • Yatırım gerçekleştirilecek ülke özelinde tek bir yatırım fırsatının değil, farklı projelerin bir ön değerlendirme sürecine tabi tutularak, yatırım ortamının daha geniş bir perspektifte anlaşılması. 

Kaynak: WindEurope

Yazar

Continue Reading

Yatırımcılar ve Geliştiriciler

Rüzgar santrali sahalarında risk yönetimi

Published

on

Rüzgâr santrali projeleri yatırım karar aşamasından devreye alınana kadar birbirinden çok farklı riskler içermektedir. Bu riskleri aşama aşama ele alıp çözümlemeye ve risk azaltıcı tedbirleri elimizden geldiğince açıklamaya çalışacağız. 

Ülkemizde yaklaşık 25 yıl önce yatırımlarla başlayan ve son 10 yıldır oldukça ivmelenen rüzgâr enerjisi sektörü hızla gelişmekte, tedarikçisinden servis bakımcısına, inşaat işlerinden nakliye/lojistik sektörüne her aşamada istihdam yaratılmakta, bu alanlarda sektör profesyonelleri yetiştirmektedir. 

Ülkemizde kanat, kule, mekanik ve elektrik sistemleri alt tedarikçileri oldukça yetenek kazanmış durumdadır. Bu sayede sadece ülkemize değil civar ülkeler başta olmak üzere dünya çapında ihracat yapılabilmekte, taahhüt işleri alınmaktadır. 

Kurulu gücümüz yaklaşık 10GW seviyelerine gelmiştir. Bu da kaba hesapla 4 bin adet türbinin ülkemizde çalıştığını varsayabiliriz.

Bunun yanı sıra mevcut YEKDEM mekanizmasının eskisi gibi sürmeyecek olması, rüzgâr santrali yatırım hızını azaltabileceği tahminleri yapılmaktadır. Bu durumda mevcut santrallerimizin işletme dönemi verimlilikleri ve risk azaltıcı tedbirleri oldukça önem arz etmektedir. 

Bir rüzgâr santrali yapılırken temel olarak aşağıdaki risk kriterleri söz konusudur;

  1. Yatırım riskleri
  2. İnşaat/montaj dönemi riskleri
  3. İşletme dönemi riskleri 
  4. Hava olayları kaynaklı riskler
  5. Pazar/ülke riskleri

Bu riskleri tek tek ele alacak olursak; 

  1. Yatırım riski

Yatırım kaynaklı olan riskler başlangıçta en önemli ve yatırımcıya endişe uyandıran risktir. 

Bu riski küçültmek için tedarikçinin aracı olarak sağlayacağı ECA teminatı ve tedarikçinin ülke ihracat kredileri ile bu parametre minimize edilmektedir. Bir başka deyişle “Export Credit Agency – ECA” denilen bu kuruluşlar verilen kredileri sigorta ederek faiz oranlarını piyasaya göre oldukça aşağı çekilebilmektedir. Bu da yatırımcıyı finansal olarak oldukça rahatlatmaktadır. 

  1. İnşaat dönemi riskleri

Kredi riskleri azaldıktan sonra artık inşaat dönemine geçilince yatırımcının riskleri iki türlü şekilde azaltılabilir.

  1. Yapılan sözleşmeler
  2. İnşaat/Montaj Bütün Riskler (All Risk) – CAR/EAR sigortaları 

Tedarik, taşeron sözleşmeleri maddeleri çok detaylı bir şekilde müzakere edilmeli, açıkta kalan riskler ise CAR/EAR sigortaları ile teminat altına alınmalıdır. 

Burada öncelikle yatırımcı kendini sigorta teminatları ile korumalı, taşeronlarından da benzer poliçeleri istemeli ve bu poliçeleri detaylı bir şekilde incelemelidir. 

  1. İşletme dönemi riskleri

Rüzgâr santrali devreye alındıktan sonra, türbin ve elektrik işletme işleri ile yatırımcı yoğun bir çalışma ortamında on yıllar boyunca baş başa kalacaktır. Bu yüzden işletme dönemi servis bakım sözleşmeleri detaylı bir şekilde profesyonellerce incelenmeli ve sözleşme bu riskleri azaltacak şekilde biçimlenmelidir. Bu sözleşmelerden arta kalan riskler ise işletme dönemi sigorta poliçeleri ile yine teminat altına alınmalıdır.

İşletme döneminde servis bakım sözleşmeleri genelde parça garantili olmaktadır. Ancak bazı sözleşmelerde bunun olmadığını görebilmekteyiz. Bu, sigorta poliçesine ilerleyen yıllarda büyük yük getirmekte ve prim oranlarını oldukça yükseltip bazı durumlarda sahayı sigortalanamaz hale getirebilmektedir. Bu uç durumda ise saha doğal afet risklerine açık hale gelmekte ve teminat dışında kalabilmektedir.

  1. Hava olayları kaynaklı riskler

Rüzgâr santralleri rüzgârın doğası gereği belirsizliklerle dolu bir işletme süreci geçirecektir. Hava olaylarının uzun vadedeki tahmin edilemezliğinin yatırımcıyı ister istemez üretim kaynaklı ciro riski ile karşı karşıya bırakması oldukça muhtemeldir. Yatırım öncesi yapılan detaylı mikro konuşlandırma raporları olsa da, yine de bu risklerden var olmaya devam edecektir.

Bu riskleri azaltmak için son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan parametrik sigorta bir çözüm imkânı sunabilmekte, hava olayları kaynaklı üretim ciro kayıpları bu sigorta ile teminat altına alınmaktadır. Yatırıcılara ve hatta kredi kuruluşlarına bu sigortayı yaptırmalarını şiddetle tavsiye etmekteyiz. 

  1. Pazar/ülke riskleri

Yatırımcıyı, özellikle de yabancı yatırımcıları etkileyen, yatırım kararı alınmasındaki en önemli parametre pazar/ülke riskleridir. Ülkenin siyasi ve ekonomik durumu her zaman yatırımcı tarafından irdelenmekte, çeşitli kuruluşlar tarafından hazırlanan ülke ekonomik görünüm raporları incelenmektedir. Yatırımcı doğal olarak her zaman kendini güvence altında görmek isteyecektir. Bu da çeşitli mekanizmalarla sağlanabilmektedir. Burada devletin yenilenebilir enerji ile ilgili bir kanunun olması, teşvik mekanizmaları, makul ekonomik göstergeler yatırımcıyı cesaretlendiren öğelerdir. 

Alım garantisi (FiT) belli bir süre boyunca pazar riskini ortadan kaldırmaktadır. Bu en önemli ve yaygın yatırım çekme yöntemidir. 

Siyasi riskler ise politik risk sigortaları ile bazı durumlarda çözülebilmektedir. Ancak ülkenin de risk kriterleri kabul edilebilir değerlerde olmalıdır.

Tüm bu bahsettiğimiz riskler ve çözümleri karasal rüzgar santralleri için geçerliydi. Dünyada son yıllarda hızla artan denizüstü rüzgâr santralleri (DRES) için de bu riskleri genişletebilir, özellikle denizcilik sektörü kaynaklı risklerden bahsedebiliriz. Bu konular için de teminatlar mevcuttur. Başka bir yazımızda bu risklerden ve çözümlerinden bahsedebiliriz. 

Tüm yatırımcılarımıza rüzgârı bol kazançları bol zamanlar dilerim.

Saygılarımla.

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com