Connect with us

Genel

Rüzgarda Sürprizi Bol Bir Yıl Geliyor

Yayın tarihi:

-

Türeb’in 6.’sını düzenlediği TÜREK organizasyonunda “YEKA’da sürpriz adımlar geliyor” diyen Enerji Bakanı Berat Albayrak, 2018 yılında YEKA’da, özellikle rüzgar lisansı için şaşırtıcı hamleler gerçekleştireceklerini söyledi. EPDK Başkanı Yılmaz ise yıl sonundan önce yeni RES lisans yarışmaları yapılacağını açıkladı.

Ankara’da 1-2 Kasım tarihlerinde gerçekleşen 6. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) sektörün önemli isimlerini ağırladı. İki gün boyunca dolu dolu geçen organizasyonda 12 oturum gerçekleşti. Açılışını Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı etkinlikte önemli mesajlar verildi.

YEKA’ları heyecanla bekliyoruz
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye’de rüzgar enerjisinin özellikle son beş yılda çok hızlı bir gelişim gösterdiğini belirterek, bundan sonra da sektörün önünün açık olduğunu kaydetti. Sadece rüzgar yatırımları değil aynı zamanda rüzgar endüstrisinin de geliştiğine dikkat çeken Ataseven, sektörün beklediği geriye kalan ihalelerin yapılmasını ve ikinci YEKA hazırlıklarını heyecanla beklediklerini söyledi.

Piyasaları şaşırtmaya devam edeceğiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, kongrede yaptığı konuşmada Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizmasının (YEKDEM) 2020 yılında sona ereceğini belirterek, “İlk ağızdan söylüyorum, ‘hayır’ devam etmeyeceğiz. O günün koşullarında ciddi katkı yaptı ancak miadını doldurdu. Tüm paydaşları tatmin eden bir model ortaya koymadığınız sürece bu model sürdürülebilir değildir. Yatırımcıyı, tüketiciyi, endüstriyi, kamuyu, hepsini eşit anlamda tatmin etmeli ki sürdürülebilir olsun. Yoksa bir süre sonra bir başkası gelir bu modeli durdurur” diye konuştu.
YEKA modelinin uygulanmaya devam edeceğini kaydeden Bakan Albayrak şöyle dedi: “2018’de sürpriz bazı adımlarla, rüzgarda özellikle, YEKA’lar devam edecek. Güneşte dünyanın en büyük ihalesini yaptık, hakikaten çok başarılıydı. Rüzgarda da güneşte de aynı şekilde seneye farklı sürpriz adımlarla devam edecek. Bundan hiçbir şekilde geri adım atmayacağız. Gelişme anlamında piyasaları şaşırtmaya devam edeceğiz.”
Türkiye’nin enerji sektöründe iç piyasada maksimum rekabeti sağlamak zorunda olduğunu vurgulayan Bakan Albayrak: “Bu şartlar ne kadar rekabetçi ve başarılı bir şekilde tesis edilirse o kadar büyük firmalar, dünyada rekabet eden köşe başı kurumlar ortaya çıkarırsınız. Türkiye bu alanda, rüzgar enerjisi noktasında çok ciddi bir başarı hikayesi, kapasitelerin devreye alınması anlamında özellikle önemli adımlar atmaya devam edecek. Daha şeffaf, daha rekabetçi daha liberal bir piyasa, kazan-kazan-kazan resminin ortaya çıktığı güzel bir resim ortaya koyacağız.” Dedi.

Yeni RES yarışmaları yılbaşından önce
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz da TÜREK’teki konuşmasında, geçtiğimiz bahar aylarının sonunda gerçekleştirilen 710 MW’lik kapasite için gerçekleştirilen rüzgar lisans yarışı ihalelerinde 18 projenin lisanslandırıldığını hatırlattı. Yılmaz, kalan 31 bölge için de yılbaşından önce ihalelerin tamamlanacağını söyledi. Bu açıklama, 2300 MVV’ye yakın kapasite için yeni rüzgar lisans yarışmalarının bu yıl içinde tamamlanacağı anlamına geliyor.

Yabancı Yatırımcılar Eksi Fiyata Temkinli Yaklaşıyor
Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope CEO’su Giles Dickson, rüzgar ihalelerindeki negatif fiyat tekliflerinin bir yönüyle başarı olduğunu ancak rekabet ve tedarik zinciri gelişimi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca basit izin ve ruhsat sisteminin olmasının gerekliliğini dile getiren Dickson, proje geliştiriciler için tek elden bu işlerin yapılmasının çok önemli olduğunu ve yatırımcının önünü görebildiği ölçüde yatırım yapacağını belirtti.

Öngörülebilirlik Önemli
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Genel Sekreteri Steve Sawyer, TÜREK’teki konuşmasında, enerji sektörü için artık çok hızlı ve düzeni bozucu büyük değişikliklerin yaşandığı bir dönemin yaşandığını belirtti. Bu yeni dönemde rüzgar ve güneşin egemen olacağını gördüklerini vurgulayan Sawyer, konuşmasında öngörülebilirliğin son derece önemli olduğunun altını çizdi.

Çevreye Önem Vermemiz Gerek
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş “Nasıl ki insanın bir kaldırma kapasitesi varsa çevrenin de bir kaldırma kapasitesi vardır. O nedenle çevreye çok önem vermemiz gerek. İklim değişikliği ile ilgili tüm protokollere imza atmış ve çevre konusunda çok önemli çalışmalar yapan bir ülkeyiz” dedi.

Genel

Biden Başkan, Yenilenebilir Enerji Şampiyon

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yenilenebilir enerji endüstrisi, hafta sonunda Biden’in galibiyetinin ilanıyla yükselişe geçti.

Biden’in ABD seçimlerindeki az farkla galibiyeti, özellikle offshore rüzgar enerjisine odaklanan gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı. Demokrat kanat siyasetçisinin, ABD’yi Paris Anlaşması ve 2050 yılı sıfır sera gazı emisyonu hedefi çerçevesine geri getirmesi bekleniyor. Biden, bu yılın başlarında, dört yıllık başkanlığında temiz enerjinin kullanımının artırılması için 2 trilyon harcama yapma planlarını açıklamıştı.

Offshore Rüzgar Enerjisi İş Ağı Başkanı Liz Burdock, “Başkanlığa Joe Biden’in seçilmesi, yenilenebilir enerjiye, paydaşlar arasında açık deniz rüzgarına önemli ölçüde odaklanmayı vaat eden bir yönetimin desteğiyle offshore rüzgar enerjisi endüstrisinin önemli ölçüde büyümesine katkıda bulunacaktır” dedi.Tüm yenilenebilir enerji projeleri için vergi kredilerinin çok yıllı olacak şekilde uzatılmasını ve tüm fosil yakıt sübvansiyonlarında ücretsiz pil depolama ve kesintileri umduğunu da sözlerine ekledi.

Ekim ayında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, 2025 yılına kadar 12.5GW olmak üzere, 2030’a kadar 25GW offshore rüzgar enerjisi hedefi belirlenmesi için bir yasa tasarısı sundu. Amerikan Rüzgar Enerjisi Derneği, “Amerika için daha temiz ve daha müreffeh bir enerji geleceğini şekillendirmek için birlikte çalışırken” Biden yönetimi ve Kongre ile işbirliği yapmayı dört gözle beklediğini söyledi.

Wood Mackenzie Americas Başkan Yardımcısı Ed Crooks, Biden’in, Trump Yönetiminin offshore rüzgâr enerjisine uyguladığı frenleri tersine çevireceğini, petrol ve gaz gelişimine daha fazla kısıtlama getireceğini ve bu durumun 2035 yılına kadar bu sahada üretimi % 30 oranında azaltabileceğini sözlerine ekledi.

Petrol ve gaz altyapı projeleri için federal izinlerle ilgili kararların sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini hesaba katarak petrol ve gaz boru hatları ve aktarım tesisleri için yeni engeller yaratacağını ekledi.

Bu arada Biden, elektrikli otomobil satışlarına yardımcı olacak daha sıkı yakıt ekonomisi standartları getirmeyi planladığını ve potansiyel olarak 2030 yılına kadar ABD yollarında 4 milyon EV’ye yol açmayı planladığını, ancak bu on yılın yakıt talebi üzerindeki doğrudan etkinin minimum düzeyde olması beklendiğini söyledi.

Biden İklim Planı’nın aynı zamanda, karbon içermeyen hidrojen üretmek için yenilenebilir enerjilerin kullanılması ve çelik, beton ve kimyasalların dekarbonizasyonu gibi stratejilere odaklanacak bir İklim için Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-C) kurulmasını önerdiğini söyledi.

Kaynak:renews.biz Photo: Brendan Smialowski/AFP via Getty Images

Devamını oku

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com