Connect with us

IEA ve Yenilenebilir Enerji Dernekleri ‘Karbonsuz Ekonomik Düzende Yenilenebilir Enerjinin Rolü’nü Tartıştı

Yayın tarihi:

-

IEA ve Yenilenebilir Enerji Dernekleri ‘Karbonsuz Ekonomik Düzende Yenilenebilir Enerjinin Rolünü- Tartıştı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, Türkiye yenilenebilir enerji sektörünün önde gelen derneklerinin yöneticileri ve Sanko Enerji Grubu CEO’su Hakan Yıldırım’la bugün İstanbul’da yapılan basın toplantısında, enerji sektörünün geleceğini ve bundan sonra atılması gereken adımları tartıştı. Sanko Enerji sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinlikte Enerji basınıyla buluşan uzmanlar karbonsuz yeni ekonomik düzene geçişte Türkiye’nin üstlenmesi gereken rolü ve bu süreçte yenilenebilir enerjinin sağlayacağı gücü detaylarıyla ele aldı.   

24 Aralık’ta İstanbul’da yapılan toplantıya IEA Başkanı Dr. Fatih Birol’la beraber Jeotermal Enerji Derneği (JED) Başkanı Ali Kındap, Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkan Yardımcısı Birol Ergüven, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Ebru Arıcı, Hidroelektrik Santralları Sanayi İşadamları Derneği (HESİAD) Başkanı Fahrettin Arman, Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkanı Halil Demirdağ, Uluslararası Güneş Enerji Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Kutay Kaleli, Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk ve Sanko Enerji Grubu CEO’su Hakan Yıldırım katıldı.

Fatih Birol-IEA BAŞKANI

“Dünyada yeni bir enerji sistemi doğuyor”

Covid sonrası dönemde enerji fiyatlarında dünya genelinde yaşanan artışın farklı nedenleri olduğunu ancak yenilenebilir enerjide 2022’de yeni rekorlar kırılacağını dile getiren IEA Başkanı Dr. Fatih Birol, “Dünyada yeni bir enerji sistemi doğuyor. Sancılı bir geçiş olacak ve bu geçiş bugünden yarına da olmayacak. Yeni enerji teknolojilerindeki maliyetler düşüyor. Ülkeler arasında yeni enerji teknolojilerinin önderi ve ana ihracatçısı kim olacak yarışı var.

Bu iki faktör neticesinde biz göreceğiz ki yeni bir dünya enerji sistemi gelecek. Geçiş bu yönde” dedi. Yenilenebilir enerji yatırımcılarına uzun vadeli öngörülebilirlik sağlanırsa enerji dönüşümünün başarılı olacağına dikkat çeken Birol, bu yıl yenilenebilir enerji alanında dünyada 290 GW’lık bir büyüme beklendiğini belirterek “Türkiye’ye dair tahminlerimiz oldukça güven verici ve teşvik edici. Eğer böyle devam edilirse 5 yılda bu alanda 35 GW’lık artış sağlanabilir” şeklinde konuştu.

HESİAD Başkanı Fahrettin Arman

“Hala ekonomik potansiyelimizin tamamını kullanmıyoruz”

Türkiye’nin hidroelektrik alanında dünyada ve Avrupa’da üst sıralarda olduğuna dikkat çeken HESİAD Başkanı Fahrettin Arman, yine de bu alandaki ekonomik potansiyelin tamamının kullanılamadığını vurguladı. Arman, son iki yıldır ciddi bir kuraklık döneminde olunması nedeniyle baraj seviyelerinin normal işletme seviyesinin çok altına indiğinin ve geçtiğimiz yıl üretimin yüzde 28’ini sağlayan hidrolik santrallerin bu yıl yüzde 17’lerde kaldığının altını çizdi. Fahrettin Arman ayrıca, sektörde teşvik yönetmelik ve uygulamalarının daha ileriye dönük olarak ülke ekonomisine neler kazandıracağına bakarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Güneş enerjisi 10 GW kurulu güç yolunda

Güneş enerjisi sektörünün üç ayrı derneği GÜYAD, GENSED ve GÜNDER yöneticileri de sektörün 10 GW kurulu güç yolunda olduğunu belirterek yaklaşık 250 GW’lık güneş enerjisi potansiyeli olduğu düşünülen Türkiye’de sektörün büyümesi ve karbonsuz düzene azami düzeyde katkı sağlaması için önerilerini şu şekilde sıraladı:

Birol Ergüven - GÜYAD Başkan

Birol Ergüven – GÜYAD Başkan Yardımcısı

“Türkiye’de hala yeterli elektrik üretim kapasitesine sahip değiliz. Eksiği yenilenebilir enerji ile tamamlamalıyız. Türkiye dünyada çatılarda güneş enerjisi ile sıcak su üreten ülkeler sıralamasında 3. sırada. Bunu nasıl başardık? İhtiyaç vardı ve ucuzdu. Bunu neden güneşten elektrik üretiminde yapamıyoruz? Güneşten elektrik üretimini kolaylaştırmalıyız, çok fazla sayıda kurulum sağlayabiliriz. Türkiye güneşte dünyada ilk 5-6 sırada yer alabilir. Bu kapasiteye ve dinamizme sahibiz.”

Halil Demirdağ - GENSED

Halil Demirdağ – GENSED: “Şu an enerji sektöründeki fiyatlar maalesef gerçek ve ayrıca çok beklenmedik. Dünya bu noktada bir hata yaptı ve polisilikon üretiminin yüzde 75 oranında Çin’e kaymasına izin verdi. Çin de polisilikon hammaddesine yüzde 500 zam yaptı. Bu piyasadaki polemiğin zamanla azalacağını bekliyoruz. Bundan sonrasında ne olacağa bakarsak gördüğümüz şey dünyada yeşil hidrojene bir talep olacağı yönünde. Endüstriyel boyutta hidrojen üretimine ihtiyaç var, yeşil enerji ihtiyacı var. Ayrıca elektrikli araçlar hızla artıyor ve artmaya devam edecek.”

Kutay Kaleli - GÜNDER

Kutay Kaleli – GÜNDER: “Ülkemiz yenilenebilir enerji cenneti ve bundan faydalanmaya başladık ancak daha çok faydalanmak gerekiyor. Depolama alanında ülkemizde yeni Ar-Ge yatırımları yapılması gerektiğini düşünüyoruz. 2021’i çatı GES yılı olarak geçirdik. 2022’de de bu alandaki artışın devam edeceğini öngörüyoruz. Sektörde açıklanan kapasiteleri yeterli bulmuyoruz. Sürdürülebilir kapasite planlaması yapılmalı. Hibrit tesislerle ilgili de hidrolar ya da jeotermal ve bio gibi, güneş ve rüzgâr olmayan santrallere bazı limitler getirildi, bu limitlerin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.”

TÜREB Başkanı Ebru Arıcı

Rüzgarda 10 GW sonrası tartışılıyor

TÜREB Başkanı Ebru Arıcı da rüzgar sektörünün 10 GW kurulu gücü aşmasının ardından çok kısa bir süre içerisinde 11 GW’ı göreceklerini belirterek rüzgarın enerji dönüşümünde güvenilir bir partner olduğunun altını çizdi. Arıcı sözlerine şöyle devam etti: “2021 rüzgarda rekorların yılı oldu. Tüm zamanların üretim rekorları kırıldı. Son 21 ayda 2988 MW güç devreye aldık. 2021 ayrıca hibrit başvrularının alındığı ve kapasite artışlarıyla ilgili yerliliiğin açıklandığı bir yıl oldu. Bundan sonra rüzgarda her yıl 1.500 MW kurulu gücü devreye almak istiyoruz.”

Ali Kındap - Jeotermal Enerji Derneği Başkanı

“Türkiye’nin en az yarısını jeotermal kaynaklarla ısıtabiliriz”

Jeotermal alanındaki derneklerin yöneticileri de toplantıda şunları dile getirdi:

Ali Kındap – Jeotermal Enerji Derneği Başkanı: “Paris Anlaşması’yla dünyada enerji dönüş süreci başladı. Bu süreçte yenilenebilir, yeşil ve temiz enerji kaynakları önümüze gelmeye devam edecek. Şu an 1.650 MW enerji üretiminde, 3.500 MW’ı da enerji dışı kullanımda olmak üzere 5.000 MW’dan fazla jeotermal kaynak kullanımımız var. Bu alanda gerçek potansiyelimizin 3’te 1’ini kullanıyoruz. Yapı ve konut ısıtma işinde, ayrıca sera ve tarımda jeotermal kaynakların daha fazla kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Jeotermal seracılık ciddi bir gelişim alanı. Bunu Türkiye’ye yayarsak bölgesel kalkınmayı geliştirip tarımda ciddi bir atılım yapabiliriz. Jeotermal santraller 7 gün 24 saat baz yük santraller gibi çalışabiliyor. Yıllık 10 milyar KWh enerji sisteme verebiliyoruz. Bunu 25 milyar kWh’ye rahatça çıkarabiliriz.”

Ufuk Şentürk - JESDER Başkanı

Ufuk Şentürk – JESDER Başkanı: “Dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkelerin başında geliyoruz. Yeni Türkiye Jeotermal Kanunu’nun yakında meclise sevk edilmesini bekliyoruz. Karbondioksit ve sülfürün, ki gübrenin hammaddesidir, burada kullanılmasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca jeotermal suların tarımda gübre olarak kullanılmasının önünü açmak istiyoruz. Ülkemizin en az yarısını jeotermal kaynaklarla ısıtabilir, doğal gaz bağımlılığının önüne geçebiliriz. Boş çıkan petrol kuyularını değerlendirerek 50 bin dönüm serayı ısıtabilir, en büyük lityum üreticisi olabiliriz. Sondaj maliyetlerinin azaltılabilmesi için petrol ve doğalgaz sektörüne sağlanan istisnalardan bizim sektörümüz de yararlanmalı. YEKDEM fiyatları da yapılabilir seviyelere çıkarılmalı.”

Sanko Enerji Grubu CEO- Hakan Yıldırım

“Yeni modelde karbona yer yok”

Toplantının ev sahipliğini üstlenen Sanko Enerji Grubu CEO’su Hakan Yıldırım ise yeni bir ekonomik model oluştuğunu ve bu modelde karbona yer olmadığını belirterek “Türkiye gibi genç ve dinamik bir nüfusu olan bir ülkede şu üç alanda verimlilik çok önemli: Yatırımda, üretimde ve finansmanda verimlilik.

Yatırımlar konusunda öngörülebilir politikalarla yapılabilir proje stoku sağlamamız gerekiyor. Üretim alanında dönüştürmemiz gereken santrallerimiz var. Finansmanda verimlilik konusunda ise uluslararası finans kuruluşları şuna kafa yormalı: Madem dünya için aynı yararı sağlıyoruz, İsviçre’deki yatırımcıya sağlanan finansman şartları bize de sağlanmalı. Çünkü projelerin etkisi aynı. Biz buralarda verimli olursak bu dönüşüm trenini yakalarız” dedi.

Sanko Enerji “Bireysel Karbon Sıfırlama Sertifikası” verdi

Toplantı sonunda, Sanko Enerji tarafından tüm konuşmacı ve katılımcılar adına hazırlanan ‘Bireysel karbon sıfırlama sertifikaları’ da takdim edildi. Hazırlandığı tarihten itibaren 12 aylık süre boyunca karbon ayak izini sıfırlayan “Sanko Enerji Bireysel Karbon Sıfırlama Sertifikası”, VCS standardı altında geliştirildi. 5 ton  CO₂  eş değerine sahip bireysel karbon sıfırlama sertifikası, dünyanın alanında önde gelen girişimlerinden biri olan Verra veri tabanında sertifika sahibi için oluşturulan hesaba işlenmiş oldu.

(VCS Standardı, Uluslararası Salım Ticareti Derneği (IETA) ve Dünya Bankası tarafından tanınan uluslararası ölçekte bir standarttır. Türkiye’de kişi başı yıllık karbondioksit salımı ortalama 4,9 ton CO₂ ’ye eş değerdir.)

Sektörden

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için imzaları Bilbao’da attı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için imzaları Bilbao’da attı

Enercon ve Enerjisa Üretim, YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesini WindEurope Bilbao etkinliğinde imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam eden Enercon ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla imza töreni gerçekleştirdi. İmza töreninde Enercon CEO’su Udo Bauer, Enercon CCO’su Uli Schulze Südhoff, Enercon Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Enercon CCO’su Uli Schulze Südhoff, “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından Enercon için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerji ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz” açıklamasında bulunuyor.

Yapılan anlaşma ve projenin önemine dair açıklamalarda bulunan Enercon Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, “Enercon olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA 2 ihalesinin getirdiği yerlilik kapsamlarına uygun olarak yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim sanayisinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur” ifadelerini kullanıyor.

Törende konuşan isimlerden Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer ise, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. Enercon iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

Devamını oku

Enerji Depolama

Depolamalı RES projelerinde son durum nedir?

Yayın tarihi:

-

Yazar

Depolamalı RES projelerinde son durum nedir?

Rüzgar enerjisi sektörünün yakından takip ettiği üzere 2022 yılının son çeyreğinden itibaren önlisans başvuruları alınmaya başlanan, değerlendirme aşamalarını geçmiş ve önemli bir kısmı önlisans almış depolamalı RES projeleri güncel proje stokunu bu analizde incelemeye çalıştık.

Nisan 2024 itibarıyla EPDK’nın internet sitesinden sağlanan güncel verilere göre depolamalı RES önlisansı alan projelerin genel durumu aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Depolamalı RES Önlisansı Alan Projelerin Genel Durumu

Proje Sayısı

238

Yatırımcı Sayısı (Farklı Tüzel Kişilik Bazında)

109

İl Sayısı

54

Tüm Projelere verilen Depolama RES Önlisans Toplam Kurulu Gücü (MWm)

17.378

Türkiye’nin hemen hemen tamamında projelerin geliştirilmeye başlaması memnuniyet verici olmakla birlikte, depolamalı RES önlisansları yoğunluklu olarak Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerindeki proje sahalarına yapılmıştır. Önlisanslı projelerin ve kapasitenin yaklaşık %50’si bu üç ilimizde olan projelerden oluşmaktadır.

Depolamalı RES Önlisansı Alan Projelerin Bulunduğu İller

İl

Ön Lisans / Proje  Sayısı

Depolama RES ÖnlisansToplam Kurulu Güç (MWm)

TEKİRDAĞ

43

4.022 

KIRKLARELİ

34

2.678 

EDİRNE

25

2.192 

Toplam

102

8.892 

Önlisans almış bu projelerin yanı sıra henüz “Önlisans Değerlendirme” aşamasında olan depolamalı RES projelerini incelediğimizde genel görünüm aşağıdaki gibidir:

Önlisans Değerlendirme Aşamasında olan Depolamalı RES Projelerin Genel Durumu

Proje Sayısı

21

Yatırımcı Sayısı (Farklı Tüzel Kişilik Bazında)

18

İl Sayısı

10

Tüm Projelere verilen Depolama RES  Önlisans Toplam Kurulu Gücü (MWm)

1.556

Benzer bir şekilde “Değerlendirme” aşamasında olan depolamalı RES projelerinin önemli bir bölümü yine Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerinde toplanmıştır.

Önlisans “Değerlendirme” Aşamasında olan Depolamalı RES Projelerin Bulunduğu İller

İl

Ön Lisans Değerlendirme Aşaması/ Proje Sayısı

Toplam Kurulu Güç 

(MWm)

TEKİRDAĞ

4

505

EDİRNE

4

450

ANTALYA

1

200

KIRKLARELİ

5

181

Toplam

14

1336

Önlisansını almış ve Önlisans Değerlendirme aşamasında tüm projelerin hepsinin proje kurulu güç bazında segmentasyon analizi aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır. Bu analize göre, depolamalı RES projelerinin %55 gibi önemli bir bölümü 100 MW ve üzeri kurulu güce sahip projelerden oluşmaktadır.

Önlisans ve Önlisans Değerlendirme Aşamasında tüm Depolamalı RES Projelerin Kurulu Güç Bazında Analizi

 Depolama RES ÖnLisansların 

Kurulu Güç Bazında

Segmentasyonu

Proje Sayısı

Segment Bazında Projelerin 

Kurulu Güçlerinin Toplamı (MWm)

Segment Kurulu Güçlerinin   Toplamının Yüzdesi (%)

Kurulu Gücü 100 MWm ve üzeri  olan Projeler

71

  10.441 

55%

Kurulu Gücü 50 MWm – 99 MWm arasında olan Projeler

91

  5.578 

29%

Kurulu Gücü 50 MWm altı olan Projeler

97

  2.914 

15%

Toplam

259

  18.933 

100%

Önlisans Değerlendirme aşamasında bulunan depolamalı RES projelerinin de yakın zaman içerisinde önlisans alacağının varsayılması durumunda, tüm verileri birleştirdiğimizde; toplamda 259 farklı projeyle yaklaşık 19 GW büyüklüğündeki bu proje stoku geçtiğimiz 18 ay içerisinde sektöre sunulmuş oldu.

Bu proje önlisanları, özellikle gelecek yılların yatırımlarının tetiklenmesine yardımcı olacak proje geliştirme faaliyetlerinin önemli bir şekilde başlamasına ve 2023 yılından başlayarak proje geliştirme, izinler, ölçüm direği, micrositing gibi danışmanlık alanlarında ciddi hareketliliklerin oluşmasını sağladı. 

Bahsi geçen bu RES projelerinin 6 ila 7 MW segmentindeki türbinlerle yatırıma dönüşmesi durumunda, sadece depolamalı RES projelerinden kaynaklı potansiyel olarak yaklaşık 2.700 ila 3.200 türbinlik ilave bir rüzgar türbini pazarının önümüzdeki 2 ila 5 sene içerisinde oluşması öngörülebilir.

Bununla birlikte, depolamalı RES projelerinin yatırımlarının gerçekleşmelerini geciktirebilecek veya engelleyebilecek konular şunlar olabilecektir:

Depolama yatırımları ve depolama yatırım maliyetleri,

Özellikle Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerindeki proje yığılmaları, bu projelerin iletime nasıl bağlanacağı ve iletim altyapı yatırımlarının hangi takvimde ve nasıl yapılacağı,

Yine özellikle Trakya Bölgesi’nde yer alan ve Teknik Etkileşim Analizi (TEA) yönünden projelerin olumsuz görüş almış/alıyor olması,

Proje izinlerinde oluşabilecek gecikmeler,

Projelerin geliştirilmiş olsa dahi, nihai yatırımcısını bulmasıyla ilgili ikincil proje devir süreçleri,

Yatırım döneminde uygun finansman koşullarının bulunuyor olması.

Habib Babacan hakkında

Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe 2008 yılından bu yana profesyonel iş yaşamını sürdürmekte olan Habib Babacan, kendi girişimi olan Mature Capital’le sektördeki yatırımcılara rüzgar enerjisi sektöründe ve rüzgar projelerinde iş geliştirme, proje geliştirme, Strateji Oluşturma ve Proje Devir (M&A) alanlarında danışmanlık hizmetleri sağlamaya devam ediyor. Rüzgar Projelerinin Devirleri (M&A) alanına odaklanmış Mature Capital hakkında daha fazla bilgiye aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz.

https://www.maturecapital.com.tr

https://www.linkedin.com/company/mature-capital-m/

Devamını oku

Güç Aktarım Bileşenleri

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Elektrik motorlarındaki üretimiyle Türkiye’nin bu alandaki yerli öncüleri arasında yer alan AEMOT, teknolojik altyapısı, yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’nin ihtiyacı olan motor ve generatörleri geliştirmeye ve üretmeye devam ediyor. Alanında Türkiye’nin ‘ilk’lerini gerçekleştiren firma, yerli rüzgar türbini için Aselsan’a ürettiği 4.7 MW’lık generatörlerin ardından, 6 MW’lık rüzgar generatörü üzerinde çalışıyor.

Yenilenebilir enerjiye generatör üretimi, generatör servis bakımı, pitch ve yaw motor üretimi ile çözüm sunan AEMOT, rüzgar enerjisinde türbinlerde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar ile yine rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler üretiyor. 

Enerji santralleri ve türbin üreticilerinin yanı sıra, e-mobility çözümleriyle elektrikli araç üreticilerine de çözümler sunan AEMOT, sürdürülebilirliğe odaklanarak enerji verimliliği sunan çözümlerini WIN EURASIA 2024’te sergilemeye hazırlanıyor.

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

AEMOT ürünleri:

0,37 kW-1.9 MW arası alçak gerilim elektrik motorları

250 Kw-5 MW  3Kv, 6kV, 11kV orta gerilim motorları

Elektrikli araçlar için yüksek hızlı PM motorlar

Rüzgar türbinlerinde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar

Hidroelektrik santraller için senkron generatör 800 kW-50 MW 6 kV, 11kV, 13.8kV

Rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler

Senkron relüktans motorlar

AEMOT Smart Sensör

Devamını oku

Trendler