Connect with us

Enerji Depolama Sistemleri

Highview Power’dan yeni bir enerji depolama ürünü: CRYOBattery

Yayın tarihi:

-

Dayanıklı enerji depolama çözümlerinin önde gelen firmalarından Highview Power, birkaç gigawatta ölçeklendirilebilen ve her yere yerleştirilebilen yeni kriyojenik bataryanın piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Bu sistem, 10 saate kadar dayanıklı, 140 USD/s maliyetli, 200 MW/2 GWs düzeyindeki sistemler için dönüm noktası anlamına geliyor.

Highview Power tarafından üretilen bu kriyojenik enerji depolama sistemi, fosil yakıtla üretim yapan enerji istasyonlarının yerini almaya aday. Sistem, yenilenebilir enerji temel sistemlerine büyük ölçekte ana yük imkânı tanırken, aynı zamanda elektrik dağıtım şebekelerini de destekleyip enerji güvenliğini sağlıyor. 

Highview Power’ın kriyojenik enerji depolama teknolojisi, likit havayı depolama aracı olarak kullanırken, zaman değişimi, senkronize voltaj desteği, frekans düzenleme, senkronize atalet ve sistemin yeniden yüklenmesi gibi iyi bir şebeke için gereken tüm servisleri içeriyor. Pompalı hidroenerji veya sıkıştırılmış havanın aksine, CRYOBatter herhangi bir yere konumlandırılabiliyor. Bataryanın, birkaç gigawatt düzeylerinde bile çok küçük karbon ayak izi bulunuyor ve zararlı madde kullanılmıyor. 

Navigant araştırma firmasından analist Alex Eller konuya ilişkin şunları belirtti:

“Kriyojenik enerji gibi uzun dayanımlı teknolojiler; yaygın şekilde kullanılan fosil yakıtla enerji üretimine bağımlılıktan; güneşten rüzgâra değişen yenilenebilir enerjinin hâkim olduğu şebeke sistemine geçişte gitgide gereksinim haline gelecek.”

Highview Power Başkanı ve CEO’su Javier Cavada ise şunları söyledi: “Bu, yenilenebilir enerji sanayii ve yüksek miktarda yenilenebilir enerji kullanmak isteyen herkes için dönüm noktası. Şebekeye yenilenebilir enerji sistemleri bağlandıkça, uzun dayanımlı; giga ölçekte enerji depolaması da, bu kaynakların ana yük olacak şekilde güvenilir hale getirilmesinde önem kazanacaklardır. CRYOBattery bu güvenilirliği ve ölçeklenebilirliği sadece getirmekle kalmıyor; aynı zamanda maliyet etkin ve ulaşılabilir.”

Lityum-iyon gibi, konumu değiştirilebilir, uzun dayanımlı diğer depolama teknolojileri, tipik olarak 4 ile 8 saat arasında depolama imkânı tanırken, CRYOBattery birkaç gigawatt saatlik depolamayla, saatlik veya günlük değil, haftalık depolamayı gündeme getiriyor. 

Son 15 yılda, Highview Power; sahibi olduğu BLU2 çekirdek kontrolör sistemini geliştirdi ve optimize etti. Sistem, Highview Power’ın bilgisinin ve uzmanlığının bir işletme sisteminin tamamında kullanılmasını sağlıyor. BLU kontrolör, tüm CRYOBattery bileşenlerinin denetimini; esneklik ve verimlilik arasındaki dengeyi gözeterek; en uygun işletme performansını elde edecek şekilde birleştiriyor. 

BLU kontrolör, sistemin; ayrı operasyon modlarının seçimi yoluyla özel bir uygulamayla yapılandırılmasına imkân tanıyor. Ayrıca, operasyon ve performans görüntüleme geri bildirimi sağlarken, işletmenin optimum verimliliğini de güvence altına alıyor. Sistemin yapısal esnekliği, işletmenin; piyasadaki gelişmelerle birlikte ortaya çıkacak talep değişkenlerine uyum sağlamasını sağlayacak yapısal kapasiteye haiz olmasını sağlıyor.

Enerji Depolama Sistemleri

Enerji yatırımcılarına can suyu; Hibrit

Yayın tarihi:

-

Son zamanlarda oldukça ilgi çeken ve enerji yatırımcıları için umut  ışığı olan  yardımcı kaynak (hibrit) enerji  yatırımları gündemimize oturdu. 

Birden fazla  enerji kaynağına dayalı olarak üretim yapabilen enerji santrallerını hibrit santral olarak tanımlıyoruz.

Ana enerji kaynağına yardımcı kaynak olarak kurulabilecek bu ilave santraller sayesinde, enerji kaynağına  tahsis edilen  bağlantı kapasitesinin dolaylı olarak arttırılması sağlanacaktır. Herhangi bir zamanda, santraldeki hibrit enerji sistemlerinden  birinin enerji üretmeye devam etme olasılığı artacak ve  santraldeki toplam enerji üretim kapasitesi yükselmiş olacaktır.

Örneğin; kurulumu yapılan bir rüzgar santralinde rüzgar hızlarının  değişken olması nedeniyle enerji üretiminde yaşanan kayıpları ,santrale ilave  edilecek ve yardımcı kaynak olarak güneş enerjisi kullanılarak yapılacak bir ek santral  ile  enerji üretimini sürdürülebilir hale getirebiliriz.   

Yardımcı kaynak kurulabilecek alanlar;  lisans sınırları içerisinde kalmakla beraber , yeni tahsis edilebilecek   alanlar da olabilmektedir. Bunun için öncelikle lisans tadili ile koordinat değişikliği yapılması gerekmektedir.

Ana kaynağı Rüzgar ve güneş olan enerji  yatırımlarına yardımcı kaynak yaratabildiğimiz gibi diğer enerji kaynaklarında da verimi arttırmak amacı ile yan kaynak kullanımı avantaj sağlayacaktır.

Örneğin; Biyogaz santrallerindeki hammadde yetersizliğinden kaynaklı tam kapasite çalışamama durumunu, lisanslı santrallere derç edilmiş alanlara güneş enerjisi santrali kurarak santralin verimli bir şekilde çalışması sağlanabilecektir. Jeotermal santralinde ; Jeotermal kuyusuna bitişik arazi, jeotermal kanalına bitişik arazi, kuyu başı tesisleri ve santral alanına bitişik araziler yardımcı kaynak kurulabilecek arazilerdir.

Yine aynı şekilde . Hidroelektrik enerji santrallerinde, dönemsel olarak suyun çekilmesi veya suyun buharlaşması gibi sorunlardan kaynaklanan enerji üretimindeki kayıplar, sisteme ek olarak kurulabilecek güneş enerjisi santrali ile dengelenebilecek olup, su yüzeylerine yüzer paneller ile güneş santral  kurulabilecek ve mevcut panellerin su ile soğutulması da sağlanabilmektedir.

Bunların yanı sıra lisanslı kojenerasyon elektrik üretim tesislerine, termik enerji santrallerine yardımcı tesis olarak Güneş veya Rüzgar Enerji Santrali kurmak mümkün olmaktadır.

Kojenerasyonlarda  Lisans bölgesinde yer alan tüm çatı ve arazilere kurulum yapılabilmekte olup, termik santrallerde  Kömür madeni sahasına ve sahaya bitişik arazilere kurulum yapılabilmektedir. Böylelikle tükenmekte olan fosil yakıtlar yerine temiz enerji ile üretim hakkı kazanılmış olacaktır.

Üretilen bu enerjiler  mevcut YEKDEM fiyatları üzerinden dolaylı olarak satılmış olacaktır. Santrallerin elektrik güçleri artmamakla beraber mekanik güçleri artacak olup üretimlerine katkı sağlanmış olacaktır.YEKDEM sonunda da serbest piyasa üzerinden satmaya devam edilebileceklerdir. Enerji satışları ana kaynağın satış bedeli üzerinden değerlendirilecek olup, örneğin bir rüzgar santralına GES yardımcı tesis yapılmışsa, satış bedeli RES in satış bedeli üzerinden değerlendirilecektir.

Hibrit santrallerin tarımsal toprağa ve orman alanlara yapılmaması gerekmekte olup, öncelikle santral sahasını oluşturan alanlar ya da tesisler arasında teknik  alanda makul mesafeler bırakılması ve üretim tesis sahasının bütünleşik olması zorunluluğu bulunmaktadır.  

Elektrik üretim tesislerinin birden çok kaynaklı elektrik üretim tesisine dönüştürülmesi kapsamında, yardımcı kaynağı güneş enerjisi olan birden çok kaynaklı elektrik üretim tesislerinde, her 1 MW yardımcı kaynak gücüne karşılık en az 15 dönüme kadar alan santral sahası gerekmektedir.   

Birden çok kaynaklı elektrik üretim tesislerinde kurulabilecek yardımcı kaynağın elektriksel gücü 50 MW altındaki tesislerde ana kaynağın gücünü geçemeyecek, 50 MW üstündeki tesislerde ise 50 MW’a ilave edilecek ana kaynağın gücünün yarısını geçemeyecek olup, yenilenebilir tesisler dışında kalan enerji tesislerinde %15 yardımcı kaynak kısıtı uygulanabilecektir. Trafo kapasitelerindeki sınırlar göz önüne alınarak, daha fazla yatırımcının düzenlemeden yaralanabilmesi için de hibrit yatırımlar için üst sınır 100 MW olarak uygulanacaktır. 

Ayrıca yardımcı kaynak için  ek saha istenmesi durumunda talep edilen sahanın da mevcut sahasına eklenebileceği, ayrıca santral yatırımı için gerekli olan özel mülkiyete ait alanlar için de gerekli olan durumlarda kamulaştırma yolu ile edinilebilmesine imkan sağlanabilecektir.

Hibrit santrallerin yeşil enerji üretimine çok katkısı olacağı düşünülmekle beraber, yatırımı tamamlanan santrallere ilave bir yük getirmeden üretimde kapasiteyi arttırmaya katkı sağlayacaktır.

Böylece mevcut tesislerde kurulu gücü maksimum derecede kullanma imkânı sağlanacaktır.

Enerji sektörüne can suyu olacak ve sektörü hareketlendirecek bu yardımcı ve dolayısı ile  yenilenebilir kaynakların kullanımının  artması  ve berekete dönüşmesi dileklerimizle bol enerjili  günler diliyorum. 

Devamını oku

Enerji Depolama Sistemleri

Yenilenebilir enerji santrallerinde 1000 MW atıl kapasite var

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye son yılların en sıcak ve kurak yaz mevsimini yaşarken, bu durumun sonucu olarak elektrik tüketiminde rekorlar kırılıyor. Muğla-Milas’ta devam eden yangınla birlikte 630 Megavat kurulu gücündeki Kemerköy Termik Santrali’nin devreden çıkması, yaz aylarında hidroelektrik santrallerde yaşanan kapasite düşüşü ile birlikte elektrik enerjisinde arz-talep dengesizliği elektrik kesintilerini beraberinde getiriyor.

Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı bu noktada dikkat çekici bir öneri getirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) çağrıda bulunan Kalaycı, yenilenebilir enerji santrallerinde bin Megavatlık atıl kapasitenin hemen devreye alınabileceğine işaret etti.

Cezai yaptırım nedeniyle üretim baskılanıyor

Rüzgâr, Güneş, Jeotermal ve Biyokütle enerji santrallerinin, lisanslandırma değerinden daha fazla mekanik kurulum yaptıklarını hatırlatan Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Temmuz ayı sonu itibarıyla bu dört enerji türündeki lisanslı santraller 13 bin 923 Megavat seviyesinde mekanik, 13 bin 156 Megavat seviyesinde elektrik kapasitesine sahipler. İki kapasite arasında 767 Megavat fark bulunuyor. Lisanssız santraller de düşünüldüğünde en az bin Megavatlık kullanılamayan kapasitemiz olduğunu biliyoruz. Bu santraller anlık olarak fazla üretim yaparlarsa, şebekeye fazlasını veremiyorlar. Verdikleri zaman ise cezai yaptırım ile karşı karşıya kalıyorlar. Yani daha fazla enerji üretebilecekken, lisans değerinin üzerine çıkmamak için üretimi kısmak ya da baskılamak zorunda kalıyorlar. Bu noktada EPDK bürokrasisine çağrımız, basit bir mevzuat değişikliği ile bu soruna çözüm getirmeleridir. Yıl içinde elektrik tüketiminin tepe noktaya ulaştığı tarih aralıkları dikkate alınarak dönemsel mevzuat değişikliği de uygulanabilir. Santrallerimiz bu kritik dönemde üretebildikleri kadar elektrik üretsinler. Lisanslarındaki enerji seviyesi kadar devlete satsınlar, lisans seviyelerinin üzerinde ürettikleri enerjiyi ise herhangi bir destek fiyatlandırmasından faydalanmadan sisteme versinler. Böylelikle ulusal şebekeye ciddi ve çok düşük maliyetli bir katkı sağlayabiliriz. Önümüzdeki günlerde bizleri bekleyen kesintiler konusunda da bir destek sağlanmış olur. ”

Yüzde 70 dışa bağımlıyız

Türkiye’nin birincil enerji kaynaklarında yüzde 70’e yakın bir oranda dışa bağımlı bir ülke olarak yenilenebilir ve yerli kaynaktan üretilen her birim enerjiye ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Alper Kalaycı,  “Üretilen her Megavat/saat yerli ve yenilenebilir enerji, karşılığı olan dövizin ithal enerji kaynaklarına harcanmaması ve cebimizde kalması anlamına geliyor” diye konuştu.

Devamını oku

Enerji Depolama Sistemleri

Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği yayınlandı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Resmi Gazete’nin 9.52021 tarihli 31479 nüshasında “Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği” yayınlandı.

Merakla beklenen düzenleme ile elektrik depolama üniteleri ve tesislerinin kurulmaları, iletim veya dağıtım sistemine bağlanmaları, piyasa faaliyetlerinde kullanılmalarına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş oldu.

Yeni düzenleme ile elektrik enerjisini depolayabilen ve depolanan enerjiyi sisteme verebilen elektrik depolama tesisi faaliyetleri, üretim tesisine bütünleşik elektrik depolama ünitesi, tüketim tesisine bütünleşik elektrik depolama tesisi, müstakil elektrik depolama tesisi veya şebeke işletmecileri tarafından kurulabilecek elektrik depolama tesisi vasıtasıyla gerçekleştirilebilecek.

 

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler