Connect with us

Nedir

GWO eğitimi nedir? Neden önemlidir?

Yayın tarihi:

-

Avrasya Rüzgar firmasından Mert Palaoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmaları bünyesinde verdikleri GWO eğitimleri hakkında bilgiler sunan Mert Bey, konunun ülkemizde ele alınış biçimine dair de tespitlerde bulundu.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Mert Palaoğlu, 1987 yılında İzmir’de doğdum. Enerji sektörüne 4 yıl önce girdim. O zamana kadar 11 yıl boyunca tüplü dalış ve ilk yardım eğitmenliği yaptım. Şu an GWO eğitim sağlayıcısı olan Avrasya Rüzgar firmasında GWO eğitmenliği ve proje yönetici asistanlığı yapmaktayım.

Rüzgâr enerjisi sektöründe eğitim neden önemli?

Öncelikle, çalıştığımız her iş sektöründe işimizle alakalı eğitimler çok önemli. Kaldı ki rüzgâr sektörü çalışması keyifli ama bir o kadar da zor bir sektör. Çalışılan ortam birçok tehlike barındırmakta. Biz bu tehlikeleri tamamen ortadan kaldırıyoruz diyemediğimiz gibi zaman zaman iş baskısı ya da farklı sebepler ile maruz kalabiliyoruz. İşte bu nedenlerden ötürü verilen özellikle GWO çatısı altındaki eğitimler çalışanın tek güvenli eve dönüş bileti diyebiliriz. Türbinlerde gördük ki evet, birçok güvenlik önlemi mevcut fakat yeterli olmadığı yerler maalesef ki var. Dolayısıyla herhangi bir kaza durumunda ya da acil durumla personelin elinde olan tek manevra aldığı eğitim oluyor. İşte bu sebeplerden ötürü eğitimlerin içeriği, kalitesi ve uygulanabilirliği çok önemlidir.

Yüksekte çalışma eğitimleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yüksekte çalışma eğitimleri GWO’da 2 farklı şekilde gerçekleştirilmektedir. Birincisi ilk defa eğer bu eğitimi alıyorsanız 1. gün teorik eğitim gerçekleştirilir. 2. gün ise pratik eğitim yani toplamda personel 16 saat eğitime tabi olur. Pratik eğitim, GWO’nun standartları içerisinde belirttiği koşullarda ve ekipmanları kullanarak senaryo bazlı olacak şekilde gerçekleştirilir. Personel eğitim boyunca uyguladığı manevralarda değerlendirmeye alınır. Eğer eğitim sonunda başarılı olur ise 2 yıl geçerli olan GWO Yüksekte Çalışma sertifikasının edinmiş olur. Diğer bir eğitim şekli ise “Yenileme Eğitimi” adı altında daha öncesinden bu eğitimi almış olan personel, sertifika geçerlilik tarihi dolmadan başvuru yapar ise bu eğitime katılma hakkına sahiptir. Yenileme eğitimi toplamda 1 gün yani 8 saattir. Yarım gün teorik eğitim, yarım gün ise senaryo bazlı pratik eğitim şeklinde tamamlanır. Bu eğitim sonunda da katılımcı sertifikalarının süreleri yine 2 yıl uzatılmış olur.

Eğitim biriminizin GWO onaylı olduğunu biliyoruz. GWO standartları hakkında bilgi verebilir misiniz?

GWO; eğitimin doğru, güvenli ve kaliteli olabilmesi adına her sene kendi sayfasında standartlarını güncellemeye alarak yenilemektedir. Biz eğitim sağlayıcıları ve eğitmenler, düzenli olarak bu standartları takip etmek ve yenilikleri sistemimize geçirerek katılımcılara güncel eğitimleri sağlamak zorundayız. Standartlarda ders konularının içeriklerinden tutun da eğitmen/öğrenci oranına kadar her şey belirtilmiştir. Örneğin bir yüksekte çalışma eğitiminde standart der ki 1 eğitmen teorik olarak en fazla 12 katılımcıya eğitim verebilir fakat pratik eğitimde ise en fazla 4 katılımcıya eğitim verebilir. Yani eğer sizin eğitim sağlayıcı firmanızda sadece 1 eğitmeniniz var ise en fazla bir eğitim dönemi içerisinde 4 katılımcıya eğitim verebilirsiniz. GWO dışındaki eğitimlere bakıldığında yüksekte çalışma eğitimi sadece rüzgâr sektöründe değil, birçok yüksekte çalışma alanında alınması gereken bir eğitim. Ama genelde bu eğitimlerde bir eğitmen gelir ve 20, 30 hatta 50 kişiye eğitimi veriri gider. Bu ne kadar sağlıklı ya da gerçekçi bir eğitim, bir düşünmek lazım.

İşte GWO standartları katılımcıların verimli, en iyi ve en güvenli bir şekilde bu eğitimi almalarını sağlamak adına standartlarını sürekli tazeler ve bunları denetlettirir.

Sektörümüzü eğitime verilen kıymet ve eğitimli personel açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rüzgâr sektörü her geçen gün daha da büyümekte. Bu sebeple ciddi anlamda yeni personele ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Eğitim sağlayıcılarının verdikleri GWO eğitimleri standarda bağlı olduğu düşünülürse belli bir çizginin üzerinde seyretmektedir. Tabii firmaların da bu eğitim bilincinde olması gerekmekte çünkü her eğitimin belirli bir oranda maliyeti var. Bu maliyetlerin altında eğitim talep edilmesi ya da eğitim sağlayıcılarının birbirlerine kırdırılmaya çalışılması eğitimlerin kalitesinin zaman içerisinde kaybetmesine sebep verebilir. Şu an ki duruma bakacak olursak henüz böyle bir durumdan söz edemeyiz. Bu eğitimler sonucunda personel sahaya bilinçli bir şekilde giriş yaparak çalışmasına başlayabilmekte. Ama daha önceden de bahsettiğimiz gibi 2 sene geçerlilik süresi olan sertifikaların sadece “süresi dolduğunda yenilenmesi gerek” mantığı çalışanın öğrendiği becerilerin unutulmasına ve acil bir müdahale gerektiğinde doğru ve güvenli yolu sağlayamaması haline dönüşebilir. Bunu en net yenileme eğitimlerine gelen personelde gözlemleyebiliyoruz.

Aslında biz eğitim sağlayıcıları olarak eğitim boyunca gerekli olan tüm becerileri kazandırmaya çalışırken, bilgilerinin taze tutulması gerektiği yönünde bilgilendirmeyi yapsak da bu durum pek gerçekçi olmuyor. Bunun yolu bizim dışımızda firmaların bünyesinde çalıştırdığı personel için düzenli olarak düzenlemesi gerektiği acil durum tatbikatlarından geçmektedir. Çünkü tekrar edilmeyen her bilgi maalesef ki unutulmaktadır. Görüyoruz ki sahalarda çalışan personellerin çoğu kurtarma setlerini bile sadece eğitimden eğitime görmektedir. Acil bir durumda müdahale cesareti ancak kendine bilinçli bir şekilde güven ile gerçekleşmekle beraber, malzeme kullanım bilgisi, durum farkındalığı ve komuta zincirinin doğru uygulanmasından geçmektedir. Yani aslında eğitim sadece GWO ile sınırlı değildir, sahalarda çalışma ortamında devam etmektedir, etmelidir de.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nedir

Rüzgar türbini elemanları nelerdir?

Yayın tarihi:

-

Rüzgar türbini elemanları, nasel, dişli kutusu, mekanik frenli yüksek hız mili, düşük hız mili, kule, göbek, pervane kanatları, hidrolik sistem, elektrik üreteci, elektronik kontrol ünitesi, soğutma birimi, anemometre, eğim mekanizmasıdır.

Nasel

Nasel, türbininin dişli kutusunu ve elektrik üreteci gibi temel parçalarını içerir. Servis personeli, makina yerine türbin kulesinden girebilir. Naselin solunda, türbin pervanesi, pervane kanatları ve göbek bulunur.

Dişli Kutusu

Dişli kutusunda, solda düşük hız mili bulunur. Sağdaki yüksek hız milinin, düşük hız milinden 50 kat hızlı dönmesini sağlar.

Mekanik Frenli Yüksek Hız Mili

Mekanik frenli yüksek hız mili, dakikada yaklaşık 1500 devir hız ile döner ve elektrik üretecini çalıştırır. Bir acil durum mekanik freni vardır. Mekanik fren, aerodinamik frenlerin çalışmaması durumunda veya türbin bakımdayken kullanılır.

Düşük Hız Mili

Rüzgar türbininin düşük hız mili, pervane göbeğini dişli kutusuna bağlar. Modern bir 600 kW Rüzgar türbininde dişli nispeten yavaş, dakikada 19 – 30 devir hızı ile döner. Bu mil aerodinamik frenlerin çalışması için hidrolik sisteme ait borular içerir.

Kule

Kule, naseli ve pervaneyi taşır. Kulenin yüksekliği avantajlıdır. Zeminden uzaklaşmak hızı artırır. Tipik, modern, ortalama bir türbinde 40 – 60 metrelik bir kule bulunur.

Kulelerin biçimi, dairesel ya da kafes biçiminde olabilir. Dairesel kulelerde türbinin tepesine ulaşmak için dairesel bir merdiven yer alabilir, bu da personelin kuleyi denetlemesini kolaylaştırır. Kafes kulelerse daha az maliyetlidir.

Göbek

Pervane göbeği, türbinin düşük hız miline bağlanmış durumdadır.

Pervane Kanatları

Pervane kanatları, yakaladığı rüzgarın gücünü pervane göbeğine aktarır. 600 kW kapasitedeki modern bir türbinde pervane kanatlarının her birinin uzunluğu 20 metre civarındadır. Aerodinamik olarak uçak kanadıyla benzer biçimde tasarlanır.

Hidrolik Sistem

Hidrolik sistem, türbinin aerodinamik frenlerini içerir.

Elektrik Üreteci

Elektrik üreteci, bir senkron üreteç veya asenkron üreteçten meydana gelir. Modern bir Rüzgar türbinininde azami elektrik gücü genelde 500 – 1500 kW arasındadır.

Elektronik Kontrol Ünitesi

Elektronik kontrol ünitesi, Rüzgar türbininin durumunu sürekli izleyen ve eğim mekanizmasını kontrol eden bir bilgisayar içerir. Bir arıza halinde (örneğin, dişli kutusu veya üretecin fazla ısınması) Rüzgar türbinini otomatik olarak durdurur ve telefon modem hattı vasıtasıyla türbin operatörünü bilgisayarına uyarı verir.

Soğutma Birimi

Soğutma ünitesi, üreteci soğutmak için kullanılan bir soğutma birimini içerir. Ayrıca dişli kutusundaki yağı soğutmak için kullanılan bir soğutma birimi de içerir.

Anemometre

Anemometre (Rüzgar ölçer) ve yelkovan, rüzgarın hızını ve yönünü ölçmede kullanılır.

Anemometreden gelen elektronik sinyalleri, Rüzgar türbininin elektronik kontrol ünitesi , rüzgarın hızı 5 km/s hıza ulaştığında kanatları çalıştırmak için kullanır. Bilgisayar, türbini ve çevresini korumak için Rüzgar hızı 25 m/s’yi aştığında türbini otomatik olarak durdurur. Yelkovan, sinyalleri Rüzgar türbininin elektronik kontrol ünitesi tarafından rüzgar türbinini Rüzgara karşı döndürmek üzere rüzgâra karşı döndürmek üzere kullanılır.

Eğim Mekanizması

Eğim mekanizması, pervane ile birlikte naseli rüzgara karşı döndürmek amacıyla elektrik motorlarından faydalanır. Eğim mekanizmasını, yelkovanı kullanarak rüzgarın yönünü tespit eden elektronik kontrol ünitesi çalıştırır. Rüzgar, yön değiştirdiğinde türbin bir defada birkaç derecelik bir eğilme gerçekleştirir.

 

Devamını oku

Nedir

Rüzgar türbini çeşitleri nelerdir

Yayın tarihi:

-

Rüzgar türbinleri, yatay eksenli rüzgar türbinleri ve dikey eksenli rüzgar türbinleri olmak üzere iki temel tipe ayrılır:

Yatay eksenli rüzgâr türbinleri (YERT)

Yatay eksenli rüzgâr türbinlerinde dönme ekseni rüzgâr yönüne paralel konumlanmıştır. Kanatları ile rüzgar yönü arasındaysa dik açı mevcuttur. Ticari türbinlerde tercih  genellikle yatay eksenli türbin tipindedir. Rotor, döner tabla üzerine, rüzgarı en iyi alacak biçimde yerleştirilmiştir.

Yatay eksenli türbinlerde tasarım çoğunlukla, rüzgârı önden alacak biçimde yapılır. Rüzgârı arkadan alan türbinlerin kullanımı yaygın değildir. Rüzgârı önden alan türbinlerin avantajı, kulenin meydana getirdiği rüzgâr gölgelenmesinin etkili olmamasıdır. Dezavantajıysa, türbinin yönünün sürekli rüzgara dönük olması için dümen sisteminin gerekmesidir.

Pervane tipi rüzgâr türbinleri, yatay eksenli türbinlere örnek olarak verilebilir. Bu türbinlerin kanatları tek ya da iki ve daha fazla parçadan da oluşabilir. En yaygın kullanılan tip, üç kanatlı olanlardır. Bu türbinler elektrik üretme amaçlı kullanılırlar. Geçmişteyse çok kanatlı türbinlerin kullanım alanları, tahıl öğütme, su pompalama ve ağaç kesme olmuştur

Düşey eksenli rüzgâr türbinleri (DERT)

Düşey eksenli rüzgar türbinlerde türbin mili düşeydir ve rüzgârın geliş yönüne diktir. Bu tip türbinlerin Savonius tipi, Darrieus tipi gibi alt tipleri vardır. Daha çok deney amaçlı üretilmiştir. Ticari kullanımları fazla yaygın değildir.

Bu türbinlerin avantajlarına göz atılacak olursa

  • Üreteç  ve dişli kutusu yere yerleştirildiği için, türbini kule üzerine yerleştirmek gerekmez, kule masrafı ortadan kalkar.
  • Türbinin rüzgâr yönüne çevrilmesine, dümen sistemine ihtiyaç yoktur.
  • Türbin mili dışındaki diğer parçaların bakım ve onarımı kolaydır.
  • Güç eldesi toprak düzeyinde gerçekleştiği için, nakledilmesi kolaydır.

Darrieus tipi rüzgâr türbininin patenti, Fransız havacılık mühendisi Georges Jean Marie Darrieus tarafından 1931’de alınmıştır.  Rüzgârın taşıdığı enerjiden elektrik üretmek için kullanılan bir “Dikey Eksenli Rüzgâr Türbini”dir (DERT).Türbin dikey bir mile montajı yapılmış  birkaç adet kıvrımlı aerofoil kanattan meydana gelir.

Savonius rüzgâr türbinleri, Dikey Eksenli Rüzgâr Türbinleri sınıfına girmektedir, rüzgâr enerjisini dönen bir mile momentum temelinde aktarmak için kullanılır. İki ya da üç adet aerofoil, kepçe biçimindeki kesitin birleşimi şeklindedir. Yaygın olarak iki kepçeli olanlar kullanılır; “S” şeklini andıran bir görüntüsü vardır.

Devamını oku

Nedir

Betz yasası nedir?

Yayın tarihi:

-

Betz yasası tasarımından bağımsız olarak rüzgardan elde edilebilecek en fazla gücü gösterir. Alman bilim insanı Albert Betz tarafından geliştirilmiştir.

Betz yasası, rüzgar akımından enerji çeken, ideal koşullarda çalıştığı varsayılan “çalıştırıcı disk” içinden akan hava akımının kütlesinin ve momentumunun korunumundan yola çıkmıştır.

Yasaya göre, hiçbir türbin, gücün % 59,3 oranından fazlasını yakalayamaz.

Bu nedenle, 16/27 (0,593) faktörü Betz katsayısı olarak bilinir. Pratikte, iyileştirilmiş rüzgar türbinleri Betz sınırının en yüksek oranı olan % 75-80’e ulaşır.

Betz limiti, açık diskli bir aktüatörü temel almaktadır. İlave rüzgar akışını toplamak ve onu türbin içinden yönlendirmek için bir difüzör kullanılırsa, daha fazla enerji çıkarılabilir, ancak sınır yine de tüm yapının enine kesiti için geçerlidir.

Tüm durumlar için geçerli

Betz yasası, Newtonyen davranan sıvılar, rüzgar dahil tüm durumlar için geçerlidir

Bir türbin içinden rüzgar hareketinden kaynaklanan tüm enerji faydalı enerji olarak çıkarılsaydı, rüzgar hızı bunun ardından sıfıra düşerdi.

Betz yasası, hava belirli bir alandan geçerken ve rüzgar hızı enerji kaybından türbinden çekime doğru yavaşladığında, hava akışının daha geniş bir alana dağılması gerektiğini göstermektedir.

Rüzgar, türbinin çıkışında hareket etmeyi durdurursa, daha fazla rüzgar, engeleneceği için içeri giremeyecektir. Rüzgarın türbin içinde hareket etmesini sağlamak için, diğer tarafta, küçük de olsa,  sıfırdan büyük bir rüzgar hızına sahip rüzgar hareketi olması gerekir.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler