Connect with us

Bilgi Kaynakları

Elektrikte 175 megavatlık mobil santral atağı

Yayın tarihi:

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Elektrik Üretim AŞ‘nin (EÜAŞ) envanterine katılan Mobil Elektrik Santral Tesisi açılış töreninde, enerji sektörüne son 17 yılda 100 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını ve elektrik üretim kaynaklarının çeşitlendirildiğini söyledi.

Elektrikte dengeli bir enerji sepetinin oluşturulması için yerli kaynakları maksimum oranda kullandıklarını dile getiren Dönmez, “Artık, ‘Türkiye’nin enerji arz güvenliği sorunu yoktur’ cümlesini gönül rahatlığıyla kurabiliriz.” ifadesini kullandı.

Dönmez, hem özel sektör hem de kamunun iş birliği ve sinerjisiyle enerjide son yıllara rekorlar ve büyük başarılar sığdırdıklarını, kurulu gücün 30 bin megavat seviyesinden 90 bin megavata ulaştığını aktardı.
Yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarında büyük bir atılım gerçekleştirerek bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekorlarına imza attıklarını anımsatan Dönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geçen yıl elektriğimizin yaklaşık yüzde 50’sini yerli kaynaklardan karşıladık. 2019’un ilk 5 ayında ise bu rakam yüzde 67’ye yükseldi. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz her biri 25 megavat gücünde toplam 175 megavatlık 7 mobil elektrik santral kurulumu ile kısa dönemli enerji arz güvenliğimizi sağlamak adına da önemli bir adım atıyoruz. Santrallerimiz anlık ihtiyacın karşılanmasında en hızlı çözümü sunacak. Neden en hızlı çözüm diyoruz? Çünkü bir elektrik santrali yapımı ve işletmeye alınması yaklaşık 36 ay ancak bu santraller 48 saat gibi kısa bir sürede montaj ve demontaj yapılabiliyor. Santral sistemlerimizin taşınması da oldukça pratik. Lojistiği ve transferi son derece kolay ve esnek. Böylece ihtiyaç olması halinde tek bir mobil santral ile 50 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Elektrik enerjisi aciliyeti arz eden bir nokta mı var? Bu santralleri kolay bağlantı özelliği sayesinde bölgedeki uygun trafo merkezine intikal ettirerek enerji ihtiyacına en pratik cevabı vereceğiz. Santrallerimiz çok kısa sürede tam yüke çıkabilme kapasitesine sahip. Yani alanda ihtiyaç duyulan enerjiyi santrallerimiz maksimum kapasiteyle sağlayacak güce ve yetkinliğe sahip.”

“İhtiyaca göre farklı şekillerde devreye alınabiliyor”

Dönmez, mobil santrallerin ihtiyaca göre farklı şekillerde devreye alınabileceğini söyledi.
Söz konusu santrallerin “pik enerji tüketimi” anlarında veya bölgesel yük ihtiyaçlarına destek olarak hızlı bir şekilde devreye gireceğini belirten Dönmez, şunları kaydetti:
“Elektrik kesintileri, arızalar, iletim ya da dağıtımdan kaynaklanan sorunlar, afet ve acil durumlar ya da diğer olağandışı durumlarda santraller elektrik enerjisi üreterek olası krizlere karşı hızlı ve etkin reaksiyon almamızı sağlayacak. Mobil santrallerimiz bu alandaki hareket kabiliyetimizi ve esnekliğimizi büyük oranda geliştirecek. Mobil santrallerin ilk etapta İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası ile Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır ve İzmir’deki trafo merkezleri olmak üzere 7 noktada bağlantısını gerçekleştireceğiz.”

“Türkiye güçlü bir ekonomi olduğunu kanıtladı”

Öte yandan; “Büyük ve Güçlü Türkiye” yolunda ortaya koydukları hedeflere doğru kararlılıkla ilerleyeceklerini dile getiren Dönmez; “Türkiye’nin son 17 yıllık siyasi ve ekonomik serüveni içeride ve dışarıda; bilinçli veya bilinçsiz; maksatlı ya da değil; bütün olumsuz senaryo ve tahminleri boşa çıkararak ilerledi.” dedi.
Dönmez; bu performansın tesadüfle açıklanamayacağına işaret ederek; “İnanıyoruz ki önümüzdeki süreç bu olumsuz öngörülerin de temelsiz kalacağı ve haksız çıkacağı bir dönem olacak. Bu noktada; bizler de enerji sektörü olarak durmadan; ara vermeden çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk ekonomisine sınıf atlatacak en önemli meselenin sağlam bir enerji altyapısından geçtiğini vurgulayan Dönmez; Türkiye’nin yatırımcı dostu;mali açıdan güçlü; istikrarlı ve şeffaf enerji piyasasıyla yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir ülke olduğunu söyledi.

Dönmez; bu durumun en güzel örneklerinin Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ihalelerinde görüldüğüne işaret ederek; “Ayrıca küresel olarak doğrudan yatırımların azaldığı 2018 yılında Türkiye yüzde 13 doğrudan yatırım artışıyla ne kadar büyük ve güçlü bir ekonomi olduğunu bir kere daha kanıtladı. Enerji de yabancı yatırımcının en fazla rağbet gösterdiği alanların başında geldi.” ifadelerini kullandı.
Törene Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mustafa Yılmaz; EÜAŞ Genel Müdürü İzzet Alagöz ve birçok sektör temsilcisi katıldı.

Bilgi Kaynakları

TÜREB, Türkiye’nin rüzgar enerjisi verilerini online erişime açtı

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), rüzgar enerjisi alanında Türkiye’nin kurulu gücünü ve inşa halinde olan projeleri tüm detayları ile gösteren veri tabanını www.tureb.com.tr  adresinde kullanıma açtı. Projeyle ilgili olarak düzenlenen online basın toplantısında açıklamalarda bulunan Hakan Yıldırım, “Rüzgar sektörü dijitalleşmedeki öncü rolü sayesinde koronavirüs salgını sürecinde dayanıklılığını ispatladı; rüzgarı enerjiye çevirmeye hiç ara vermedik” dedi ve veri tabanıyla, 2021’in ilk yarısında 10 GW’ı aşması beklenen Türkiye rüzgar kurulu gücünün tam bir resmini dijital ortama taşımayı amaçladıklarını söyledi.

Rüzgarla ilgili tüm bilgiler eş zamanlı olarak tek adreste

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB, rüzgar sektörüne ait güncel verileri eş zamanlı olarak dijital ortama taşımak amacıyla www.tureb.com.tr adresinde yeni bir veri tabanı oluşturdu. Bu projeyle sektörün dijitalleşmedeki öncü rolünü bir kez daha vurguladıklarını belirten Hakan Yıldırım, “Rüzgar enerjisi memleket meselesi derken kast ettiğimiz önemli bileşenlerden biri de buydu. Dijitalleşme uygulamalarından yararlanmaya en elverişli sektörlerden biriyiz. Rüzgar halihazırda hem dünyada hem Türkiye’de bu uygulamaları en çok hayata geçiren sektör olarak dayanıklılığını rakamlarla kanıtladı. Salgın döneminde rüzgardan elektrik üretimi sekteye uğramadı, bilakis arttı. Bu projeyle verimliliği artırma ve sektör üyelerine uluslararası alanda rekabet avantajı sağlama açısından bir adım daha atmayı hedefledik. Veri tabanımız sayesinde rüzgar istatistikleri anlık olarak izlenebilecek; yatırımcılara, türbin üreticilerine, bölgelere, şehirlere ve yıllara göre filtrelenebilme özelliğiyle istenen her türlü istatistiki veriye ulaşılabilecek. Daha önce 6 ayda bir yayınladığımız istatistik raporlarına da bu şekilde istenen her an erişim sağlanmış olacak. Bir rüzgar santrali devreye alındığı anda bu, eş zamanlı olarak santral haritamızda görünür olacak. TÜREB olarak dijitalleşmede örnek teşkil etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Yıldırım ayrıca, halen inşa halindeki santrallerin büyük bir kısmının tamamlanmasıyla Türkiye’nin rüzgar kurulu gücünün 2021 yılı ilk yarısında 10 GW’ı aşacağını belirterek sektöre verilen desteğin günün gereklerine göre düzenlenmesi ve devam ettirilmesi durumunda 2030 yılında rüzgarda 25 GW kurulu güç hedefine ulaşılmasının mümkün olduğuna dikkat çekti. Hakan Yıldırım, ‘ileri analitik ve veri yönetimi’ konularında uzman bir firma olan GTech ile iş ortaklıklarının dijital dönüşüm süreçlerinde TÜREB paydaşlarına ve sektöre önemli değerler kattığını ve bu projeyi GTech’le birlikte gerçekleştirmekten memnuniyet duyduklarını belirtti.

GTech’le ‘veriyi değere dönüştüren’ iş ortaklığı

TÜREB, proje kapsamında ”ileri analitik, büyük veri, iş zekası ve veri tabanı” konularında uzmanlığı ve derin saha tecrübesiyle bilinen, aynı zamanda TÜREB kurumsal üyesi de olan GTech ile iş birliği yaptı. GTech, Türkiye’nin en büyük kurumlarıyla birlikte imza attığı pek çok projeyle 20 yıldır veriden değer yaratıyor. TÜREB iş birliği hakkında bilgi veren GTech Kurucu Ortağı ve CEO’su Mine Taşkaya şunları kaydetti: “GTech olarak veri yönetimi ve ileri analitik konularındaki uzmanlığımızla, her sektör ve ihtiyaç için değer yaratmak üzere çalışıyoruz. Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olan TÜREB ile birlikte imza attığımız bu proje sayesinde rüzgar enerjisi sektörü için de verinin değere dönüşmesine vesile olduk. Projede veri tabanının oluşturulması, dashboard’ların hazırlanması gibi teknik altyapı çalışmalarının yanı sıra elde edilen verilerin içgörüye dönüştürülmesini ve geleceğe yönelik kararların bu veriler ışığında alınmasını sağlayacak bir yapı kuruldu. Günümüzde pek çok şirket daha rekabetçi olmak için müşteri verisi, operasyonel veri, ürün verileri gibi dağınık halde duran verilerini tek bir platformda entegre ederek anlamlı hale getirmek istiyor. GTech olarak biz de kurumların karar vermeleri için gerekli içgörüyü sağlayacak yapılar kuruyoruz. Rüzgar enerjisi sektöründe bu anlamda atılacak pek çok adım, gidilecek uzun bir yol olduğunu gözlemledik. Dijitalleşmenin bu sektöre sağlayacağı katma değerin altını bu vesileyle bir kez daha çizmek isterim. Proje ortağı olarak GTech’i seçen TÜREB yönetimine bize olan güvenleri; projede emeği geçen herkese özverili ve disiplinli çalışmaları için teşekkür ederiz.”

Dijitalleşme rüzgarda büyümenin ‘dinamosu’ olacak

Türkiye rüzgar sektörü, halen 8.288 MW’lık kurulu güçle Türkiye elektriğinin yaklaşık yüzde 10’unu üretiyor. Dijitalleşme alanında özellikle son 5 yılda önemli mesafe kat eden sektör, hayata geçirilen bilgi bankası sayesinde hangi alanlarda yatırım fırsatları ya da verimlilik artışı ihtiyacı olduğu gibi bilgilere de anlık olarak erişebilecek. Rüzgar bilgi bankası böylece sektörün büyümesinin ve dayanıklılığının dinamosu olacak.

Veri Tabanında neler var?

Rüzgarda Türkiye’nin hangi ilinde hangi yatırımcının hangi marka türbinlerle ne kadarlık güçte türbinler kurduğundan, saatlik, aylık ve yıllık elektrik üretimi ve oranlarına; rüzgar santrallerinin Türkiye haritası üzerinde dağılımından, projelere, firmalara ve illere göre üretim miktarına kadar çok geniş bir veri adresinde eş zamanlı olarak yer alacak. Bilgi bankasında bulunan verilerin ana sınıflandırılması ise;

  • Kurulu Güç
  • İnşa Halinde
  • Lisanslı

halinde olmalarına göre yapıldı.

Tüm bu kategorilerde:

  • Yıl
  • Bölge
  • Şehir
  • Yatırımcı
  • Firma
  • Proje Adı
  • Türbin Markası
  • Türbin Modeli
  • Türbin Gücü

bilgilerinin yanı sıra saatlik, aylık ve yıllık elektrik üretimi ile türbin markası, modeli ve il bazında yatırımcı ve sektör kurulu güç karşılaştırması bilgilerine de yer verildi.

Ek olarak yatırımcılara, firmalara, projelere ve yıllara göre üretim miktarları da sayfada erişilebilen bilgiler arasında yer alıyor. Böylelikle rüzgarda yatırım projeksiyonları da harita üzerinde değerlendirilebiliyor.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

“Geleceği yenilenebilir enerji belirleyecek”

Yayın tarihi:

-

Dünyayı etkisi altına alan ve ekonomik açıdan pek çok etkilerinin görüldüğü COVID-19 salgınına rağmen, yenilenebilir enerji alanında rekor büyüme dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan Yenilenebilir Enerji 2020 Raporu’nda, Ocak ve Ekim ayları arasında devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesinin, geçen yılın aynı dönemine göre %15 artışla rekor büyümeye imza attığı görülüyor.

YENADER Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin

Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği – YENADER Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, IEA 2020 raporunu değerlendirdi: “Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar toplam enerji üretim kapasitesi içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 32’ye çıkarmayı planlıyor. Dünya Enerji Ajansının 2020 raporuna göre güneş enerjisinde 2023 ile 2025 yılları arasında 130 ile 165 GW ortalama kapasite artışı beklenirken, deniz ve okyanus üzerinde kurulan rüzgar enerjisi santrallerinde ise yatırımlar 2020’ye göre ikiye katlanacak. Gelecek yenilenebilir enerjide.”

Tüm dünyada küresel ekonomi ve günlük yaşamı etkileyen korona virüs salgını, 2020 yılının başından bu yana dünya ve ekonomi ve sosyolojisini alt üst etti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Yenilenebilir Enerji 2020 Raporu ile yepyeni bir dünya vizyonu tahmin ediyor.

Yenilenebilir enerji krize dayanıklı

Fosil yakıt üretiminin azalması ve keskin fiyat düşüşleriyle birlikte küresel enerji talebinde %5’lik düşüşün gözlemlendiği belirtilen raporda, yenilenebilir enerji talebinde dünya genelinde %1’lik artış olduğu ifade ediliyor. Diğer sektörlere göre, yenilenebilir enerji piyasalarının krize karşı dayanıklı olduğunu vurgulayan rapor kapsamında, diğer tüm yakıtların tam aksine, yenilenebilir enerji sektörünün 2020 yılında yaklaşık %7 oranında büyüyeceği belirtiliyor.

Salgına karşı beklentilerin üzerinde büyüme dikkat çekiyor

Korona virüs salgınının yayıldığı 2020 yılının ilk altı ayında tedarik zincirindeki aksaklıklar ve yeni yatırımların ertelenmesi, yenilenebilir enerji projelerinin yavaşlamasına neden olurken, yılın ikinci yarısından itibaren aynı yatırımların hız kazandığına vurgu yapılıyor. Bununla birlikte Ocak ve Ekim ayları arasında devreye alınan yenilenebilir enerji kapasitesinin, geçen yılın aynı dönemine göre %15 daha fazla olduğu ve bunun yeni bir rekor olduğu da raporun önemli tespitlerinden biri. Bu pozitif gelişmenin, enerji uzmanlarının dahi beklentileri üzerinde olabileceği ifade ediliyor.

“Küresel felaketleri önlemek için yenilenebilir enerji vazgeçilmez stratejik hamle”

2010’dan bu yana ‘yenilenebilir enerji’ alanındaki teknoloji ve kapasite yatırımları artışının, dünyayı ‘gerçek bir felaketten’ kurtarmak adına en ‘vazgeçilmez’ stratejik hamle olarak öne çıkardığını belirten Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği – YENADER Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, raporla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Avrupa Birliği (AB), 2030 yılına kadar toplam enerji üretim kapasitesi içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 32’ye çıkarmayı hedeflemişken, iklim değişikliğine adaptasyon ve etkisini azaltmak adına 750 milyar Euro’luk bir ‘iyileştirme’ fonu konusunda mutabakata varmış durumda. 2023 ile 2025 arası 130 ile 165 GW ortalama kapasite artışı beklenen güneş enerjisi alanında, 2010 ile 2020 arasında gerçekleşen üretim maliyetlerindeki yüzde 82’lik azalmanın üzerine, bu dönemde bir yüzde 36’lık düşüş daha eklenecek. Deniz ve okyanus üzerinde rüzgar enerjisi santralleri yatırımları ise 2020’ye göre ikiye katlanacak.”

YENADER Başkan Yardımcısı Ali Karaduman

Yenilenebilir enerjide büyüme devam ediyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarının, geçtiğimiz yıllara göre rekor büyüme gerçekleştirdiğini belirten YENADER Başkan Yardımcısı Ali Karaduman “Koronavirüs salgınına karşı dayanaklılığını gösteren yenilenebilir enerjinin 2020’de neredeyse %7 oranında büyüyeceği belirtiliyor. Rapor zorlu bir yıl olarak nitelendirilen 2020’de de yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kullanımının artışını vurgulaması açısından oldukça önemli. Tüm dünyada artan nüfusa ve gelişen teknolojiye bağlı olarak enerjiye olan ihtiyaç her geçen gün daha da artıyor. Özellikle bu süreçte ülkemizin de yenilenebilir enerji kaynaklarını doğru değerlendirerek, bu alandaki çalışmalarına ivedilikle ağırlık vermesi gerekiyor. Rüzgar enerjisinde 6 Kasım Cuma günü 151.325 MWh ile bir günlük enerji rekorunun kırılması da doğru yolda olduğumuz gösteriyor. Gelecek için temiz enerji şart” dedi.

“2022 yılına kadar hızlı büyüme devam edecek”

Yılın en çok ivme kazanan yatırımlarından güneş enerjisi şirket hisselerinin Ekim 2020’de geçen yılın sonuna göre iki kattan fazla değer kazandığının belirtildiği raporu değerlendiren YENADER Genel Sekreteri ve Enerji Sistemleri Uzmanı Dr. Füsun Tut Haklıdır ise “Yenilenebilir enerjide bu hızlı artışın 2022’ye dek devam edeceği öngörülüyor.  2022’de Çin ve bazı ülkelerde yenilenebilir enerji teşvik sürelerinin tamamlanması; bu tarihten itibaren yenilenebilir enerjinin hızını belirleyeceği yönünde. Yenilenebilir enerjinin korona virüse karşı dayanıklı ama politika belirsizliklerine karşı oldukça duyarlı olduğu da raporda önemli bir saptamadır” şeklinde konuştu.

YENADER Genel Sekreteri Dr. Füsun Tut Haklıdır

Enerji sektöründeki değişimler 2020 yılını unutulmaz kılıyor

Dünyadaki yeni gelişmelerin pozitif etkilerinin olabileceğini belirten YENADER Genel Sekreteri Dr. Füsun Tut Haklıdır sözlerine şu şekilde devam etti: “Enerji sektöründeki önemli oyunculardan biri olan ABD’de yönetimin değişmesi, yeni yönetimin temiz enerji ve iklim değişikliğine daha duyarlı politikalarının olması, Avrupa’da ise Green Deal hedefinin yaygınlaşarak devam etmesi, petroldeki üretim düşüşünün petrol firmalarını benzer tecrübelere sahip oldukları alanlardan biri olan jeotermal enerji ve diğer rüzgar, güneş hatta hidrojen enerji sistemlerine; yenilenebilir enerjiden elektrik üretimine yöneltmesi de 2020’nin enerji sektöründe yaşanan değişimler nedeniyle unutulmayacak bir yıl olmasına neden olacak gelişmelerden biri olarak düşünülebilir.”

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

EPDK’dan YEKDEM açıklaması

Yayın tarihi:

-

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 31 Aralık 2020 tarihine kadar işletmeye geçecek YEK belgesi sahibi işletmeler için ayrıca bir YEKDEM başvurusu alınmayacağını açıkladı. İlgili açıklama şu şekilde:

“5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun (YEK Kanunu) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 05/12/2013 tarihli ve 28842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/5625 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 18/05/2005 tarihinden 31/12/2020 yılı sonuna kadar işletmeye geçen YEK belgeli üretim tesislerinin 10 yıl boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Desteklenmesi Mekanizmasından (YEKDEM) faydalanma imkanı bulunmaktadır.

18/09/2020 tarihli ve 31248 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2949 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca ise 01/01/2021 ile 30/06/2021 tarihleri arasında işletmeye geçecek YEK belgeli üretim tesislerinin 31/12/2030 tarihine kadar YEKDEM’den faydalanma imkanı bulunmaktadır.

YEK Kanununun ilgili hükümleri uyarınca hali hazırda kısmi işletmeye geçen veya bu yıl sonuna kadar kısmi işletmeye geçecek üretim tesislerinin –üretim tesisinin tamamının işletmeye geçmesinden bağımsız olarak– 2022 yılı YEKDEM başvurularının 31 Ekim 2021 tarihine kadar yapılmış olması halinde bu kişiler 10 yıl boyunca YEKDEM’den faydalanabilecektir. İlaveten 01/01/2021 ile 30/06/2021 tarihleri arasında işletmeye geçecek YEK belgeli üretim tesisleri de 2022 yılı YEKDEM başvurularını 31 Ekim 2021 tarihine kadar yapabilecek olup YEK Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca sene içerisinde YEKDEM’e giriş ve çıkış yapılamamaktadır.

Bu bağlamda 2022 yılı YEKDEM başvuruları Kurumumuz tarafından 2021 yılı Ağustos ayı içerisinde yayınlanacak duyuru sonrası 31 Ekim 2021 tarihine kadar elektronik ortamda alınmaya başlanacaktır. İlgili kişilerde herhangi bir hak kaybı oluşmaması için bu tarihe kadar 2022 yılı YEKDEM başvurusunun yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda 3/11/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar işletmeye geçecek YEK belgeli üretim tesislerine ilişkin 2020 yılı içerisinde ayrıca bir YEKDEM başvurusu alınmayacaktır.

Kamuoyuna saygıyla arz olunur.”

Devamını oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com