Connect with us

Bilgi Kaynakları

On Birinci Kalkınma Planı’nda yenilenebilir enerji politikaları

Yayın tarihi:

-

2019- 2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı’na göre 2018 yılı verilerine göre 88 bin 551 megavat olan kurulu elektrik gücü, dönem sonunda 109 bin 474 megavata çıkarılacak. Plana göre, 2018 yılında yüzde 32,5 olan yenilenebilirin elektrik üretimindeki payı ise 2023 yılında yüzde 38,8’e yükseltilecek.

2018 yılında Türkiye’nin elektrik enerjisi talebinin 303,3 teravatsaat olduğu kaydedilen çalışmada, 2023 yılında bu rakamın 375,8 teravatsaate ulaşmasının öngörüldüğü belirtildi. Doğal gazın elektrik üretimindeki payının 2018’de yüzde 29,85 olduğu vurgulanan planda; bu oranın 2023 yılı itibariyle yüzde 20,7’ye indirilmesinin hedeflendiği açıklanıyor. Geçen yıl 150 teravatsaat olan yerli kaynaklardan elektrik üretiminin ise On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde 2023 itibariyle 219,5 teravatsaate yükseltilmesi öngörülmüş.

Yenilenebilir enerjiye destek artarak sürecek

On Birinci Kalkınma Planı çerçevesinde; yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artırılması ve yenilenebilir enerji üretiminin şebekeye güvenli bir şekilde entegrasyonunun sağlanması amacıyla gerekli planlama ve yatırımlar gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Buna göre; Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) benzeri modeller sayesinde yenilenebilir kaynakların elektrik üretiminde daha yoğun bir şekilde kullanılması sağlanacak. Ayrıca yenilenebilir enerji üretim tesislerinin şebekeye entegrasyonu ve buna ilişkin teknik yardım projeleri hayata geçirilecek. Artan yenilenebilir enerjinin şebeke üzerinde oluşturduğu kısıtların bertaraf edilmesi amacıyla; pompaj depolamalı HES’ler dahil olmak üzere enerji depolama sistemleri tesis edilecek. Daha verimli ve kendi enerjisini üreten binalar yaygınlaştırılacak. Mevcut binalarda enerji verimliliğini teşvik edici desteklemeler yapılacak. Ayrıca; bu kapsamda Ulusal Yeşil Bina Sertifika Sistemi kurulacak ve kendi elektrik ihtiyacını karşılamak için lisanssız güneş ve rüzgâr enerjisi santral uygulamalarının yaygınlaştırılması sağlanacak. Kamu binalarında ise “Enerji Verimliliği Projesi” uygulanacak. (Kaynak: aa.com.tr)

Bilgi Kaynakları

Dünya çapında iklim değişikliğiyle mücadelede patent başvuruları düşüşte

Yayın tarihi:

-

IEA ve OECD’nin yeni bulgularına göre iklim değişikliğini azaltmadaki temel yenilik ölçütlerinden biri, kaygı verici bir eğilim gösteriyor.

Dünya Patent İstatistik Veritabanı’nda (PATSTAT) yer alan yeni verilere göre, IEA ve OECD araştırmacıları, enerji üretimi, taşımacılık, inşaat, imalat ve karbon eldesi ve depolanmasıyla ilgili iklim değişikliğini azaltma teknolojilerindeki patentleme sayısının düşüş  eğiliminin sürdüğü gözleniyor. 2011-2012’deki aynı dilimde, diğer teknolojilere göre oldukça süratli bir artış gösteren söz konusu patent başvuruları, o dönemden bu tarafa önemli bir düşüş gösterdi.

İklim değişikliğini azaltmaya yönelik teknolojilerde dünya patent başvuruları

Çarpıcı nokta, genel anlamda ya da sağlık teknolojileri, genel mühendislik, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlardaki patentlerde bu türden bir düşüşe ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamış olması. İlginç şekilde, bu düşüş, yerel ve bölgesel hava kirliliğini azaltma ya da atık su temizleme benzeri alanlarla ilgili teknolojilerde de aynı derecede gözlenmiyor.

Bu düşüşün bir kısmı, iklim değişikliğini azaltmaya yönelik teknolojilerdeki “olgunluğun” artması, dolayısıyla patente yönelimin azalmasıyla açıklanabilir.

Örneğin, solar PV’de maliyetleri azaltan yakın zamandaki gelişmelerin birçoğu, “know how”ın geliştirilmesiyle, önceki yıllardaki yeniliklerin kullanılmasıyla bağlantılandırılabiliyor.

Ayrıca, genel eğilimin tersi yönde seyreden teknoloji alanlarının iki kategoriye ayrıldığını not etmek ilginç olacaktır: i) enerji sistemi entegrasyonuyla ilintili teknolojilere imkân tanıyan alanlar; ii) iklim değişikliğini azaltmada düzenleme çabalarının geçen yıllarda politik tartışmaların konusu olduğu, denizcilik ve hava taşımacılığı gibi alanlar. İklim değişikliğini azaltma ile uyumlanmayla ilintili teknolojiler, son yıllarda bu türden dik bir düşüş göstermemiştir.

IEA tarafından yapılan son çalışma, enerji sektöründeki dijitalleşmenin ve bu gelişmenin iklim değişikliğini azaltmada olası faydalarını ortaya koymuştur. Patent verileri, enerjide yeniliğin önemini desteklemektedir. Dijital teknolojilerin girişi, tabiatı gereği dijital olarak nitelendirilen enerji ve inşaat alanlarında neredeyse %40 oranla bir hayli yüksektir. Bu oran, dijitalleşmenin kamu refahına büyük yararlar getirme potansiyeli barındırdığı ifade edilen sağlık gibi alanlardakilerden de yüksektir.

ICT bağlantılı bir sınıfı da içeren patent aileleri

Bu çalışmadan çıkarılan bir diğer bulgu da, OECD ülkeleri arasında ve özellikle ABD’de, enerjiyle bağlantılı iklim değişikliğini azaltma teknolojilerinin geliştirilmesinde araştırma işbirliğinin giderek önem kazanmasıdır. Tüm alanlarda, ABD’de yaşayan araştırmacılarla Çin ve Hindistan’daki araştırmacılar arasındaki iş birliği, önceki yıllara göre önemli ölçüde artarak, ilk beşteki ülke çiftlerini meydana getirmiştir. Bir diğer önemli bulgu da, bu eğilimin yönünün OECD ülkelerinden yükselen ekonomilere doğru olmasıdır.

2011-2012 diliminden bu yana meydana gelen dik düşüş, yenilik ve maliyet indirgemesi arasında uzun süren gecikme meydana gelebileceğine ilişkin sert bir uyarıdır.

Üretim maliyetlerinin gitgide rekabetçi bir biçime ulaştığı; 1990’larda ve 2000’lerde rüzgâr ve güneş enerjisini inceleyen araştırmalardan son yıllarda önemli ölçüde faydalandık. Burada sunulan bulgu, patentlendirmeye dair; gelecek yıllara ilişkin ortaya çıkan kaygıları temel almaktadır.

Yine de olumlu gelişmeler mevcut. İlki, iklim değişikliğini engellemeye yönelik teknolojileri; diğer alanlarla yakınlaştırmaktır. Özellikle, iklim değişikliğinin etkisinin azaltılmasının; dijitalleşmeyle ilgili yapılan önemli araştırma çabalarından faydalanması muhtemeldir. İkinci olarak, uluslararası araştırma iş birliği, diğer alanlarda kısıtlı kalmış ülke çiftlerini de dahil edecek şekilde yükseliştedir.

Küresel bağlamda, iklim değişikliği konusu bu tür iş birliği çabalarına gereksinim duyar. İklim değişikliğinin baskıcı; zorlu yapısı uzağa (coğrafi anlamda), geniş (teknolojik anlamda) bakmayı gerektirir.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Elektriğe yüzde 15 zam

Yayın tarihi:

-

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) açıklamasına göre; 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere elektriğe yüzde 15 zam yapıldı.

EPDK’den yapılan açıklamada; söz konusu fiyat artışında bir önceki tarife dönemine göre Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) toptan satış tarifeleri ile görevli tedarik şirketlerinin EÜAŞ harici alımlarına ilişkin maliyeti oluşturan piyasa takas fiyatlarındaki artışların en önemli etken olduğu kaydedildi.

Açıklamada; “1 Temmuz’dan itibaren geçerli olan elektrik piyasası tarifelerini belirleyen maliyet bileşenlerinde oluşan artışlar nedeniyle görevli tedarik şirketlerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicilerin tükettiği elektrik tarifelerinde vergi ve fonlar dahil yüzde 15 zam yapılmıştır. Bu kapsamda; 1 Temmuz itibariyle; mesken abonelerince 100 kilovatsaat elektrik enerjisi için vergi ve fonlar dahil olmak üzere 61,8 lira ödenecektir” ifadesi kullanıldı. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Elektrikte 175 megavatlık mobil santral atağı

Yayın tarihi:

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Elektrik Üretim AŞ‘nin (EÜAŞ) envanterine katılan Mobil Elektrik Santral Tesisi açılış töreninde, enerji sektörüne son 17 yılda 100 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını ve elektrik üretim kaynaklarının çeşitlendirildiğini söyledi.

Elektrikte dengeli bir enerji sepetinin oluşturulması için yerli kaynakları maksimum oranda kullandıklarını dile getiren Dönmez, “Artık, ‘Türkiye’nin enerji arz güvenliği sorunu yoktur’ cümlesini gönül rahatlığıyla kurabiliriz.” ifadesini kullandı.

Dönmez, hem özel sektör hem de kamunun iş birliği ve sinerjisiyle enerjide son yıllara rekorlar ve büyük başarılar sığdırdıklarını, kurulu gücün 30 bin megavat seviyesinden 90 bin megavata ulaştığını aktardı.
Yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarında büyük bir atılım gerçekleştirerek bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekorlarına imza attıklarını anımsatan Dönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geçen yıl elektriğimizin yaklaşık yüzde 50’sini yerli kaynaklardan karşıladık. 2019’un ilk 5 ayında ise bu rakam yüzde 67’ye yükseldi. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz her biri 25 megavat gücünde toplam 175 megavatlık 7 mobil elektrik santral kurulumu ile kısa dönemli enerji arz güvenliğimizi sağlamak adına da önemli bir adım atıyoruz. Santrallerimiz anlık ihtiyacın karşılanmasında en hızlı çözümü sunacak. Neden en hızlı çözüm diyoruz? Çünkü bir elektrik santrali yapımı ve işletmeye alınması yaklaşık 36 ay ancak bu santraller 48 saat gibi kısa bir sürede montaj ve demontaj yapılabiliyor. Santral sistemlerimizin taşınması da oldukça pratik. Lojistiği ve transferi son derece kolay ve esnek. Böylece ihtiyaç olması halinde tek bir mobil santral ile 50 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacağız. Elektrik enerjisi aciliyeti arz eden bir nokta mı var? Bu santralleri kolay bağlantı özelliği sayesinde bölgedeki uygun trafo merkezine intikal ettirerek enerji ihtiyacına en pratik cevabı vereceğiz. Santrallerimiz çok kısa sürede tam yüke çıkabilme kapasitesine sahip. Yani alanda ihtiyaç duyulan enerjiyi santrallerimiz maksimum kapasiteyle sağlayacak güce ve yetkinliğe sahip.”

“İhtiyaca göre farklı şekillerde devreye alınabiliyor”

Dönmez, mobil santrallerin ihtiyaca göre farklı şekillerde devreye alınabileceğini söyledi.
Söz konusu santrallerin “pik enerji tüketimi” anlarında veya bölgesel yük ihtiyaçlarına destek olarak hızlı bir şekilde devreye gireceğini belirten Dönmez, şunları kaydetti:
“Elektrik kesintileri, arızalar, iletim ya da dağıtımdan kaynaklanan sorunlar, afet ve acil durumlar ya da diğer olağandışı durumlarda santraller elektrik enerjisi üreterek olası krizlere karşı hızlı ve etkin reaksiyon almamızı sağlayacak. Mobil santrallerimiz bu alandaki hareket kabiliyetimizi ve esnekliğimizi büyük oranda geliştirecek. Mobil santrallerin ilk etapta İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası ile Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır ve İzmir’deki trafo merkezleri olmak üzere 7 noktada bağlantısını gerçekleştireceğiz.”

“Türkiye güçlü bir ekonomi olduğunu kanıtladı”

Öte yandan; “Büyük ve Güçlü Türkiye” yolunda ortaya koydukları hedeflere doğru kararlılıkla ilerleyeceklerini dile getiren Dönmez; “Türkiye’nin son 17 yıllık siyasi ve ekonomik serüveni içeride ve dışarıda; bilinçli veya bilinçsiz; maksatlı ya da değil; bütün olumsuz senaryo ve tahminleri boşa çıkararak ilerledi.” dedi.
Dönmez; bu performansın tesadüfle açıklanamayacağına işaret ederek; “İnanıyoruz ki önümüzdeki süreç bu olumsuz öngörülerin de temelsiz kalacağı ve haksız çıkacağı bir dönem olacak. Bu noktada; bizler de enerji sektörü olarak durmadan; ara vermeden çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türk ekonomisine sınıf atlatacak en önemli meselenin sağlam bir enerji altyapısından geçtiğini vurgulayan Dönmez; Türkiye’nin yatırımcı dostu;mali açıdan güçlü; istikrarlı ve şeffaf enerji piyasasıyla yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir ülke olduğunu söyledi.

Dönmez; bu durumun en güzel örneklerinin Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ihalelerinde görüldüğüne işaret ederek; “Ayrıca küresel olarak doğrudan yatırımların azaldığı 2018 yılında Türkiye yüzde 13 doğrudan yatırım artışıyla ne kadar büyük ve güçlü bir ekonomi olduğunu bir kere daha kanıtladı. Enerji de yabancı yatırımcının en fazla rağbet gösterdiği alanların başında geldi.” ifadelerini kullandı.
Törene Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mustafa Yılmaz; EÜAŞ Genel Müdürü İzzet Alagöz ve birçok sektör temsilcisi katıldı.

Devamını oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com