Connect with us

Türbin Komponantleri

“Berdan Cıvata San. A.Ş RES bağlantı elemanları üretiminde öncü bir firma olacak ”

Yayın tarihi:

-

Türkiye’de cıvata somun üretim sektörü içinde CE Belgesini alan ilk firma olduklarını belirten Berdan Cıvata San. A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi hedeflerinin, Tarsus’u Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe bağlantı elemanlarında üretim üssü haline getirmek olduğunu söylüyor.

Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde (MTOSB) faaliyet gösteren ve cıvata, somun, saplama üretimi konusunda uzmanlaşan Berdan Cıvata ayrıca rüzgar enerji santralleri için önemli bağlantı elemanları üretmektedir. 44 yıldır bağlantı elemanları sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Berdan Cıvata San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi, MTOSB’de 33 bin m2’lik alan üzerinde kurulu 9000 m2’lik tesislerinde, 22’si mühendis 225’e yakın kalifiye elemanla TSE, ISO, ASTM, ASME, BS ve EN normlarına uygun üretim yaptıklarını söylüyor. Şemsi, ayrıca Türkiye cıvata ve somun sektöründe CE Belgeli ve TUCSAmark Sertifikalı ilk firma olduklarını da vurguluyor. Müşterilerinin taleplerine göre daldırma galvaniz, elektro galvaniz veya çinko lamelli kaplama yapabildiklerini anlatan Şemsi, tüm ürünlerini ISO EN 3.1 (B) veya 3.2 (C) Kalite Sertifikası eşliğinde sevk ettiklerini belirtiyor.

“Önemli ilkleri olan bir firmayız”

Tüm üretim ve hizmet süreçlerini müşteri memnuniyeti ve kalite üzerine oturttuklarını belirten Hasan Şemsi, sektörde imza attıkları ilkleri ise şöyle sıralıyor: “ülkemizde güvenli cıvata-somun üretiminde kalitesini CE Belgesi’yle taçlandıran ilk firmayız. Yine Çelik Yapılar Derneği’nin Bureau Veritas ile birlikte yaptığı denetimler sonucu verdiği TUCSAmark Yeterlilik Belgesi’ni sektörümüzde alan ilk firmayız. Bağlantı elemanları sektöründe Türkiye’nin en zengin test laboratuvarına, ayrıca cıvata somun sektörünün Türkak’tan Akredite olmuş ilk laboratuvarına sahip bulunuyoruz. Türkiye’de bu sektörde en büyük otomatik somun dövme presine sahip olan bir firmayız. Türkiye’de en büyük iki ovalama tezgahından birisi bizim fabrikamızda bulunuyor. Adana’da Konukoğlu Barajı’nın M155 çapta 9,8 m boyda 1,5 ton ağırlıkta Baraj kapak saplamalarının dişlerini veya Avrupa’nın en uzun ikincisi olan İzmit Körfez Geçiş Köprüsünün ayaklarını taşıyacak 10m boyda 780 kg ağırlıktaki M110 çapta Ankerajlarını bu tezgahlarda ovalayarak dişledik.  Bünyesinde çevre dostu daldırma galvaniz tesisi, elektro galvaniz tesisi ve çinko lamelli kaplama tesislerini bir arada bulunduran ve bu sayede müşterilerinin her türlü talebine cevap verme avantajına sahip olan bir firmayız. Patentli Daldırma Galvaniz tesisimizde ön temizlik için asit kullanmadığımızdan 10.9 cıvatalarımızda Hidrojen Kırılganlığı Riski sıfırdır. Büyük projeler için büyük boyutlu cıvata somun ve ankeraj saplamalarını üretebilmek üzere Ar-Ge çalışmalarına aralıksız devam ediyoruz. Bu çalışmalar sonucunda ISO EN 14399-10 HRC Tork Kontrollü (TCB Tension Controlled Bolt) cıvata somun üretimini ve ihracatını Türkiye’de ilk defa gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Yine bu çalışmalar sonucu Japon Köprü Firması IHI’nın Dünya’da 3 firmaya yeterlilik verdiği Avrupa’nın en uzun ikincisi olan İzmit Körfez Geçiş köprüsünün ayaklarını taşıyan her biri 850 ton yük taşıma kapasiteli Ankeraj cıvatalarını yapabilmiş bulunuyoruz.”

‘Cari açık makasını daraltacağız’ 

Hasan Şemsi rüzgar enerji santrallerinde; kuleleri beton zemine bağlayan 3-4 metre boylardaki yüksek mukavemetli ankraj saplamalarını, kuleleri birbirine bağlayan sıcak daldırma galvanizli 10.9 Kalite HV cıvata ve somunlarını ve kanatları rotora bağlayan daldırma galvanizli özel (Barrel Nut) somun ve saplamalarını ürettiklerini belirtiyor. Bulundukları sektörde birçok ilke imza atan bir firma olarak rüzgar enerji sektörüne yönelik de önemli hedefler belirlediklerinin altını çizen Şemsi şunları aktarıyor: “Enerji Bakanımız, Türkiye’nin 2023 hedefinin rüzgar enerjisinde 20 bin MW kurulu güce ulaşmak olduğunu açıkladı. Yine Bakanımız Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında Avrupa’nın en büyük pazarı olduğunu belirtti. Bu heyecan verici müthiş pazarda hedefimiz, Berdan Cıvata’yı Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe de bağlantı elemanlarında üretim üssü haline getirmek. Bu şekilde bir yandan Türkiye için üretip ithalatı azaltırken, diğer yandan ihracat yaparak cari açık makasını daraltmaya yardımcı olmak istiyoruz. Yine istihdamı artırırken, aynı zamanda ülkemizin 2023 yılı için belirlediği 500 milyar dolarlık ihracat hedefine de katkı koymayı istiyoruz. Cıvata, somun, saplama üretimi konusunda geniş bir know-how’a sahibiz. Tezgah, teçhizat ve teknik eleman konusunda da altyapımızı daha fazla güçlendirerek bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Nordex, Alstom, G.Elektrik, Vestas ve Siemens gibi Rüzgar devlerinin onaylı tedarikçileri olan bir firma olarak Almanya, İspanya, Brezilya ve Çin’e rüzgar türbinleri ile ilgili bağlantı elemanları ihracatımız, bu inancımızı desteklemektedir.”  

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

HES Kablo, Türkiye için üretmeye devam ediyor

Yayın tarihi:

-

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin listelendiği bu yıl 13’üncüsü açıklanan, “Fortune 500 Türkiye Araştırması”nın 2019 sonuçları açıklandı. Finansal kurumlar ve holding dışındaki tüm sektörleri kapsayan Fortune 500 Türkiye listesinde bu yıl da kablo sektöründe zirvede olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Ülkemiz için üretmeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin lider kablo üreticisi olan HES KABLO; sektördeki 50 yıllık birikimi ile enerjiden iletişime, bilişimden sanayiye kadar birçok farklı sektöre dünya standartlarında endüstriyel altyapı ürünleri sunmaktadır. 140’tan fazla ülkeye ihracat yapan entegre üretim tesislerinde yüksek kaliteli ürünler ile uluslararası arenada bilinir ve saygın bir marka haline gelen Hes Kablo, geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da mega projelerine ve mega kentlerine sunduğumuz özel çözümlerle, dünyada en ağır olma özelliğini taşıyan ve ilk defa üretilen 400 kV 3000 mm2 ekstra yüksek gerilim kablo ürünlerimizle Türkiye’yi ve Dünya’yı geleceğe taşımaya devam ediyoruz.

Devamını oku

Elektronik Ekipman

Bir kontaktör, bütün bir yapı için nasıl çalışır?

Yayın tarihi:

-

Yazar

Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması, özellikle alçak gerilim ürünlerinin otomasyon ve kontrol amaçlarıyla daha fazla donatılmasını beraberinde getiriyor. Ürünler ve sistemler birbiri ile konuşuyor ve bunları yorumlamaya çalışıyor; yani akıllanıyor. Bunlara öncülük eden şirketlerden biri olan Siemens yeni ürün ve sistemleri ile teknolojinin ilerleyişine yön vermeye devam ediyor. Sirius Innovation da bunun en açık göstergelerinden birisi.

Alçak gerilim grubunda yer alan ürünler genel olarak elektromekanik ürünler olduğundan teknolojik iyileştirme ve geliştirme yapmak; elektronik alanına girilmediği sürece pek de mümkün değil. O nedenle son 30 yıllık zaman dilimine bakıldığında, alçak gerilim şalt cihazlarının içinde elektroniğin daha fazla yer aldığını ve gelişmelerin bu yönde yaşandığını görebiliriz. Siemens de aslında bu trendin öncülerinden. Piyasaya sürülen ürünlerin mümkün olduğunca daha fazla teknoloji içermesi, daha modüler olması ve birbirleri ile uyumlu cihazlar üretmek ana hedeflerimiz arasında yer alıyor

Örneğin, kontaktör en temel şalt ürünlerinden birisidir ve 50 yıl öncekiyle modellerle çalışma prensibi hemen hemen aynıdır. Boyutlarını biraz daha küçültmek mümkün, bunun da bir sınırı var; daha modüler olması sağlanabilir ve kullanılan aksesuar ve yardımcı elemanlar ile fonksiyonları ve kullanım sıklığı artırılabilir. Alçak gerilim şalt ürünlerinde pazara yeni modellerin sürülmesi, oldukça uzun aralıklarda olur. Diğer üreticileri de düşünecek olursak yaklaşık 10 ila 12 yılda bir yeni modeller çıkar ve uzun yıllar kullanılır.

1960’lı yıllarda 3TA serisi kontaktörler piyasadaydı. Arkasından 3TB serisi ve 1980’lerde de 3TF serisi ürünler geldi.  1997’de Sirius serisi ürünler başladı ve aradan 15 yıl geçtikten sonra 2012’de Sirius Innovation piyasaya sunuldu. Yeni nesil olarak adlandırdığımız bu ürünler kısa sürede pazar tarafından tanındı ve kabul gördü.

Sadece şalt cihazı bazında değil tüm sistem temelinde bütünsel bir yaklaşım sergilemek oldukça önemli. Alçak gerilim şalt cihazları ağırlıklı olarak motor devrelerinde kullanılır. Motorlara yol vermek, onları korumak, onlara kumanda etmek ve bunları yaparken elde edilen bilgileri de hedeflenen kounmlara aktarmak gibi görevleri vardır. Kontaktörler, motor koruma ve zaman röleleri bu temel fonksiyonları yerine getiren sistem parçalarıdır. Bu sebeple ürünlere bakarken hep sistemin bütününü de ele almak gerekir. Çünkü sadece motoru korumanız yetmez; aynı zamanda ona yol da vermeniz gerekir. Sadece korumak ya da yol vermek yetmez, bu motorun doğru bir şekilde çalıştığı bilgisini bir yerlere iletmeniz gerekir; bu sayede panoda bir lamba yanar ve operatörler o cihazın sağlıklı bir şekilde çalıştığını anlar. Be bu sistemle birlikte hareket eden başka sistemlere bilgilerin düzgün bir şekilde iletilmesi gerekir, bu sayede diğer sistemler de bu bilgilerden faydalanarak kendi operasyonlarını yürütebilsin. Yani hem bütünsel hem de bütünleşik bir yapıya ihtiyacımız var. Artık mesele; tek başına bir kontaktörün ne yaptığı ve nasıl çalıştığından daha ziyade bütün bir yapının içinde nasıl çalıştığıdır.

Sirius Innovation’da yakalanmak istenen de tam olarak budur. Bütün cihazların birbiri ile uyumlu olması, haberleşebilmeleri ve birbirlerinin fonksiyonlarını tamamlayacak faaliyetleri yapabilmeleri hedefleniyor. Tüm bu işlevsel artılarının yanında daha şık bir görünüm, daha kolay montaj ile daha az işçilik gibi tüketicinin ve servis personelinin işine yarayacak özellikler de ürünlerde bulunuyor.

Sirius ilk piyasaya sunulduğu andan itibaren ciddi ses getirmiş ve uzun yıllar boyunca piyasada en çok tercih edilen ürünler arasında yer almıştır. Seri, piyasaya çıktıktan sonra ciddi bir rekabet yarattı ve rakip firmalar bu serideki ürünlerle rekabet edebilmek için ciddi çalışmalar gerçekleştirdiler. Bu çalışmaların sonucunda da birçok ürün ortaya çıktı. Sirius Innovation, Sirius’un da çok üzerinde bir anlayış ile hazırlandı ve 2012 yılında piyasaya sürüldü. Sirius Innovation serisinden daha gelişkin bir teknolojiye sahip bir ürün olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sirius Innovation’da farklı olan birkaç temel nokta var, birincisi ürün renkleri. Eskiden şalt cihazları kirli beyaz renkte bir ön kapakla sunulurken metalik gri renklere dönüldü. Bu renk genel olarak daha fazla teknolojiyi çağrıştırıyor. Bu renk kullanımıyla birlikte logo da orijinal renkleri ile ürünlerin üstünde yer almaya başladı. Dolayısıyla bir panoya çok uzaktan bile bakılsa içinde Siemens Innovation ürünleri kullanıldığı hemen anlaşılabilmektedir.

Elbette ürünün modüler ve birbirleri ile uyumlu olmasına çok dikkat edildi. Ve ürünler güçlerine göre farklı boylarda sunulmaya başlandı. Bugün 4 kW’lık bir kontaktör ile 250 kW’lık bir kontaktör aynı boyutlarda değil. Diğer yandan aynı boyda olan farklı cihazlarında da birbiri ile uyumlu olması sağlandı. Yani 4 kW’lık bir kontaktöre uygun alacağınız termik röle veya motor koruma şalteri o cihazla aynı büyüklükte olacaktır. Bu sayede cihazlar birbiri ile çok kolay akuple olabilmektedir. Bilindiği gibi son dönemde elektrik panoları daha küçük ve daha düzenli hale gelmeye başladı. Eskiden karmaşanın hüküm sürdüğü bu cihazlar günümüzde sanki bir ecza dolabı gibi düzenli ve kompakt bir hale gelmiş durumda. Innovation serisi de bu düzenli ve kullanışlı yapıya önemli katkılar sağlamaktadır.

Ürünle ilgili bir diğer noktada esneklik ve montaj kolaylığı. Esnekliği sağlayan en önemli unsurlardan birisi farklı cihazlarda ortak aksesuarların kullanılıyor olması. Örneğin 4 kW’lık kontaktör ile 250 kW’lık kontaktör aynı kontak bloğu tarafından tutturulabiliyor, bu çok önemli bir avantaj. Farklı çeşitte ve sayıda aksesuarı bulundurmak yerine ortak aksesuarlara sahip olmak birçok farklı avantajı da beraberinde getiriyor. Bu tip ayrıntılar aynı zamanda birim fiyatların aşağı inmesini de sağlıyor. Sirius Innovation ürünleri Sirius serisi ürünlerden daha uygun fiyatlarla pazara sunuluyor.  Dolayısıyla tüketiciler hem en son teknoloji ürün kullanıyorlar hem de bunu daha uygun fiyata yapabiliyorlar. Bu da müşterinin ürünü tercih etmesi için önemli bir avantaj sağlıyor.

Ürünün sahip olduğu üstün özelliklere ilave olarak montaj kolaylığını da sayabiliriz. İki tip farklı montaj seçeneği var. Birincisi standart vidalı bağlantı, yani kabloları takıp vidayı sıkma şeklinde. İkincisi ise vidasız olan ve ‘cage clamp’ adı verilen yöntem. Bu daha çok klemenslerde kullanılan ve kabloyu bağlantı yuvasına sokarak tornavida yardımıyla yayla sıkışmasını sağlayan bir sistem. Bu şekilde bağlantı güvenilirliğini daha yükseltmiş oluyorsunuz. Vidalı sistemlerde zaman içinde baskı azalabilmekte; ancak yaylı sistemlerde baskı azalsa bile yay aracılığı ile tekrar eski seviyesine geliyor. %100 temas sağlamaya devam eden bu sistemler montaj sürelerini kısaltması ve güvenilirliği arttırması ile ön plana çıkıyor.

Son olarak farklı bir özelliğinden daha bahsetmek gerekir. Sirius Innovation bir ürün ailesinden daha çok bir yaklaşımı ifade ediyor. Sadece şalt cihazları değil yumuşak yol vericiler, akım kontrol röleleri gibi ürünler aynı renklerle bu sistemin bir parçası olarak tüketiciye sunuluyor. Aslında bu seriyi sistemin yapı taşları şeklinde görmek ve değerlendirmek daha faydalı olacaktır.

Müşterilerden alınan geri bildirimlere bakıldığında, öncelikle yeni renklerin beğenildiği gözlendi. Ürünün renkleri yüksek teknolojisine vurgu yapıyor. Bir diğer nokta üretim hataları konusunda çok iyi bir noktada olması. Uluslararası kabullere göre imalat yapan fabrikalarda, üretim hatası olan ürünler için kabul edilebilir oran, on binde 7 civarındadır. Sirius Innovation’da bu oranın on binde 1-2 seviyesinde olduğunu görüyoruz.

İki yıldır satışını yaptığımız bu yeni ürünlerde henüz ülkemizde arıza nedeniyle bize geri dönen bir ürün yok. Yani takıp unutabileceğimiz ürünlere doğru bir gidiş var gibi diyebiliriz. Günümüzde kullanıcılar ürünleri, cihazları bir kez satın alıp montajını yaptırdıktan sonra sorunsuz kafaları rahat bir şekilde çalışmak istiyorlar. Bu isteğe en çok yaklaşabilen ürün Sirius Innovation’dur.

Devamını oku

Elektrik Konnektörleri

Nexans Türkiye, Kablolarıyla Atatürk Havalimanı Sahra Hastanesine Hayat Verecek

Yayın tarihi:

-

Yazar

“Hayata enerji verir” sloganıyla müşterilerine yüksek performanslı kablo ve kablo çözümleri sunan Nexans, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda kurulan hastanenin inşaatında kullanılmak üzere, yangına karşı güvenli enerji kablolarının tedariği için harekete geçti.

Sektörün lider global oyuncularından Nexans, 45 günde tamamlanması planlanan bin oda kapasiteli hastaneyi, yangına karşı güvenli son teknoloji ürünü Alsecure kablolarıyla buluşturabilmek üzere, tüm birimleriyle koordineli bir şekilde organize olarak ivedilikle tedariğe başladı.

Nexans Türkiye Genel Müdürü Atilla Kurtiş, konuyla ilgili “Nexans olarak, bugüne kadar gerek Türkiye’de gerekse dünyada, hastane de dahil olmak üzere, sayısız dev projeye imza attık. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz dönemi de gözeterek, bu projenin bizim için ayrı bir önemi olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’deki 2 fabrikamız ve 500 çalışanımızla üretime devam ettiğimiz bu olağanüstü dönemde tabi ki bu proje için de ihtiyaçlar  doğrultusunda hızla harekete geçerek, en kısa sürede kablo tedariğini gerçekleştirebilmek için çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz. En üst seviye güvenlik için dizayn edilmiş Nexans teknolojisini Yeşilköy’deki hastanemiz ile buluşturacak olmaktan dolayı da ayrıca gurur duyuyoruz” dedi..

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com