Connect with us

Sektör Haberleri

Alman türbin üreticisi Senvion tasfiyeye gidiyor

Yayın tarihi:

-

Türbin üreticisi Senvion’un tasfiyesi bir Alman mahkemesi tarafından onaylandı. Buna rağmen, firma yeni fon seçenekleri arayışında olduğu açıklamasıyla ilgi çekti.

Firmanın bir milyon eurodan fazla borcu bulunuyor. Firmanın, alacaklılarla tartışmaların bir sonuca varmaması üzerine, firma evraklarıyla ilgili çalışmalara girdiği belirtildi.

Senvion’un hisseleri de borsalarda, erken saatlerde % 55’le gelen değer kaybının üzerine %40.5’lik bir diğer kayıpla büyük düşüş yaşadı.

Senvion gecikme ve cezalarla karşı karşıya kalmıştı. Aynı zamanda sanayi ortamı da rekabet anlamında, hükümet tarafından güvencesi verilen sabit tarifelerden, daha düşük fiyatlara rağbetin olduğu ihalelerden oluşan sistemden dolayı değişim yaşadı.Piyasa liderleri Siemens Gamesa ve Vestas, daha küçük tedarikçileri baskı altına sokacak fiyatlandırma gücünü elinde bulunduruyor.

Finansal kaynaklardan yapılan açıklamalara göre, Senvion’un kısa dönemde ticari yaşamını sürdürmesi için 100 milyon Euro dolayında bir meblağ gerekiyor.

Senvion, işlemler başlarken ve sürmekte olan servis ve bakım anlaşmaları dahil olmak üzere iş operasyonları devam ederken yönetim kurulunun ofiste olacağını açıkladı.

Senvion’un websitesine göre firmanın küresel çapta 4000 çalışanı bulunuyor.

Kaynak: Reuters

Sektör Haberleri

TÜREB Başkanı: Rüzgârda hedef her sene 1.000 MW kurulum, 1.000 MW kapasite tahsisi

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Hakan Yıldırım’la bir söyleşi gerçekleştirdik. YEKA RES-2 ve destek mekanizmalarına ilişkin bilgiler sunan Hakan Bey, 2019 yılı beklentilerini de paylaştı bizlerle.

Geçen Nisan ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından YEKA RES-2 başvuruları alındı. 2017 yılı ihalelerinden sonra gerçekleştirilen ilk rüzgâr ihalesi olacak. Süreç hakkında değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

İlk YEKA’dan farklı olarak, her biri 250 MW’e gücünde olmak üzere belirlenen 4 farklı bağlantı bölgesine toplam 22 başvuru yapıldı. Bakanlık tarafından değerlendirme aşamasında olan başvurulara bakıldığında, toplam gücün MW’lara bölünmesi sonucunda YEKA modelinin artık orta ve büyük ölçekli yatırımcılara hitap eden bir yatırım fırsatı sunduğunu görüyoruz.  

YEKA modelinde sürekliliği sağlamak için, yerli ürün kullanım karşılığı yöntemi ile ihale edilmesi durumunda, ölçeğin 250 MW yerine 100 MW ya da 50 MW’lık daha makul kapasiteli ihalelere çıkılmasının, projelerin yatırıma dönüşme oranı ve finansman kolaylığı açısından önemli olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca, ETKB tarafından ilan edilen alım garantisi fiyatının sabit tutulması ve yarışmanın bağlantı kapasitesi üzerinden MW bazlı fiyat artışı yöntemiyle yapılmasını önermekteyiz. YEKA projelerindeki yerlilik kriterinin basit bir tanım ve uygulama yöntemiyle gerçekleştirilmesi, sanayi atılımlarının günün şartlarına uyarlanabilmesi yönünde esneklik getirecektir.

TÜREB İstatistik Raporuna göre 2008 yılından bu yana sektörün en düşük yeni rüzgâr santrali kurulumu son iki yılda yaşandı. 2019 yılı için Türkiye rüzgâr sektöründeki büyüme beklentiniz nedir?

Birkaç yıldır küresel anlamda yaşanan ekonomik dalgalanmaların proje finans maliyetlerini artırdığını ve bu nedenle ülkemizde bazı projelerin yavaşladığını, yatırımcının, belirsizlik gördüğü alanlarda riske girmek istemediğini dolaylı olarak da kurulumların azaldığını görüyoruz. Bunun neticesinde, her yıl 1 GW kurulum hedefimizin aksine, 2017 yılında 766 MW, 2018 yılında yalnızca 497 MW güç işletmeye alındı.

Önümüzdeki dönemde aynı hedeflerin devamını başarıyla sağlamak adına, rüzgâr, Türkiye için gerek elde edilmiş uzmanlık gerekse yatırımcı ilgisi nedeniyle, en hızlı devreye alınabilecek enerji yatırımlarındandır. Rüzgâr sektöründe hızla gelişen teknolojilerin getirdiği verimlilik hem üretim kapasitesini artırmakta hem de yatırım maliyetlerini düşürmektedir. Ayrıca hızla gelişen enerji depolama teknolojisi de yenilenebilir enerji üretimlerinin baz yük ihtiyacına cevap vermesine imkân sağlamaktadır.

Rüzgâr enerjisinde her sene 1.000 MW kurulum ve 1.000 MW kapasite tahsisi hedefiyle, sektörümüzün orta ve uzun vadedeki geleceğini belirgin hale getirebilmek ve yatırımların kesintisiz devam ettirilmesi kanaatindeyiz.

TÜREB olarak 2020 yılı sonrası devreye girecek olan destekleme mekanizması ile ilgili sizin beklentiniz nedir?

Sürdürülebilir ve finanse edilebilir rüzgâr yatırımları için bir çıpa fiyatın gerekli olduğu açıktır. Mevcut YEKDEM sisteminin güncel teknoloji; maliyet; finans; coğrafya ve rüzgâr koşullarına göre düzenlenmesi ve piyasa fiyatına yakın bir noktada tanımlanması kamu menfaati ve yatırımların yapılması için gereklidir. Bu amaçla TÜREB olarak önerimiz, başa baş maliyete karşılık gelen 52,2 USD/ MWh’in bedelin çıpa olarak belirlenmesidir (örnek proje gücü 50 MW, kapasite faktörü %35, öz kaynak/borç oranı 30/70, USD kredi faiz oranı her şey dahil %9, ana yatırım maliyeti 55 milyon USD, işletme maliyeti de orman; hazine vb. izin ve sistem kullanım bedellerinin aynı kalacağı varsayımıyla 13,1 USD/MWh olarak alınmıştır). Uzun vadeli ve daha makul finansman kaynaklarına erişim için alım garantisinin 15 yıl olarak düzenlenmesini önermekteyiz.

Ayrıca yerli katkının sektördeki önemine ilişkin bilgi verebilir misiniz? Mevcut teşvikler ile rüzgâr sanayisi istenilen seviyeye ulaştı mı?

Yerli ve milli kaynaklarımızın etkin kullanımıyla enerji arz güvenliğinin sağlanması; nihai tüketicilerin elektrik maliyetlerinin düşürülmesi; karbon salınımının düşürülmesi ve yerlilik sayesinde sanayi istihdamının geliştirilmesi ve cari açığımızın en önemli sebebi olan enerji ithalatının azaltılması hedeflenmektedir. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasının önemli bir unsuru da ekipmanda da dışa bağımlılığın azaltılmasıdır.

2015 yılında yürürlüğe giren Yerlilik mevzuatı ile gelişmeye başlayan rüzgâr endüstrisi sayesinde günümüzde kule; kanat; jeneratör; dişli ve dişli kutusu ile ankraj ve bağlantı elemanlarının üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu bağlamda halihazırda kurulmuş ve gelişmiş olan yerli imalat sanayini korumak; rekabetçi olarak gelecek dönemlere taşıyabilmek adına iç pazarın canlı tutulması şarttır.

Mevcut rüzgâr sanayimizin yerli ekipman kullanımı ile her daim cazip kılınması amacıyla 2020 yılı sonrasında da ek bir fiyat desteği sunulması ve mutlaka alım garantisinden bağımsız olarak (piyasa fiyatıyla birlikte enerji satışı yapılsa dahi) işletilmesi gerekmektedir. Sanayi yatırımlarının planlama ve amortisman süreçlerini düşünerek; yerli katkı desteğinin en az 10 yıl süresince sunulması ve çıpa fiyat desteğindeki gibi USD ve/veya EUR cinsinden seçilebilmesi faydalı olacaktır.

Devamını oku

Sektör Haberleri

Rüzgar YEKA-2 ihalesi tamamlandı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, dört bağlantı bölgesinde toplam bin megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesi oluşturulması için yaptığı YEKA ihalesi tamamlandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca düzenlenen Rüzgar YEKA -2 ihalesinde Aydın, Muğla, Balıkesir ve Çanakkale bölgeleri için toplam bin megavatlık kapasite tahsisi yapıldı.

Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları YEKA-2 ihalelerinde, Balıkesir bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 3,53 dolar-cent ile Enercon Rüzgar Enerji Santrali Kurulum Hizmetleri Ltd. Şti., Çanakkale bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 3,67 dolar-cent ile Enerjisa Üretim Santralleri AŞ verdi.

Bu kapsamda açık eksiltme usulüyle yapılan 250’şer megavat kapasiteli Balıkesir ve Çanakkale bölgelerinin ihaleleri için en düşük teklifler açıklandı.
Komisyon başkanlığını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ın yaptığı ihalede Enercon Rüzgar Enerji Santrali Kurulum Hizmetleri Ltd. Şti, Enerjisa Üretim Santralleri AŞ, Eze İnşaat AŞ, Beyçelik Elewan Yenilenebilir Enerji Üretim AŞ, B. Ergünler Yol Yapı İnşaat Taah. Madencilik Nakliyecilik San. Tic. AŞ, Res Anatolia Holding AŞ, Çinili Res Enerji Üretim San. Tic. AŞ, Gem Wind Enerji Sanayi Ticaret AŞ ile İklim Elektrik Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ teklif verdi.

İhalede Balıkesir bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 3,53 dolar-cent ile Enercon Rüzgar Enerji Santrali Kurulum Hizmetleri Ltd. Şti., Çanakkale bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 3,67 dolar-cent ile Enerjisa Üretim Santralleri AŞ verdi.

Rüzgar YEKA -2 kapsamında bugün düzenlenen ilk iki ihalede, Aydın bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 4,56 dolar-cent ile Enerjisa Üretim Santralleri AŞ, Muğla bölgesi için kilovatsaat başına en düşük teklifi 4 dolar-cent ile Enercon Rüzgar Enerji Santrali Kurulum Hizmetleri Ltd. Şti. vermişti.

 

Kaynak: Hürriyet

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Dünya, sürdürülebilir enerji hedeflerinin gerisinde

Yayın tarihi:

-

Yazar

Geçtiğimiz yıllardaki önemli ilerlemelere rağmen, dünya, BM’nin 2030 yılı için koyduğu Sürdürülebilir Enerji Hedeflerinin gerisinde kalıyor. 2030 yılı için ekonomik olarak ulaşılabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiyi garanti altına almak halen mümkün görünüyor. Ancak özellikle dünyanın en fakir bölgelerine ulaşmak ve enerji sürdürülebilirliğini iyileştirmek, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajası (IRENA), BM istatistik Bölümü (UNSD), Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından hazırlanan rapora göre, daha uzun sürecek gayretler gerektiriyor.

Geçtiğimiz yıllarda enerjiye erişimde, elektriksiz yaşayan insanların sayısında, 2016’daki 1 milyardan ve 2010’daki 1.2 milyardan 840 milyon kişiye kadar meydana gelen düşüşle kayda değer bir gelişme yaşandı. Hindistan, Bangladeş, Kenya ve Myanmar, 2010’dan bu yana en çok ilerlemeyi gerçekleştiren ülkeler arasında yer alıyor. Bunula birlikte, gayretler sürdürülmesze ve artırılmazsa, 2030 yılında halen 650 milyon kişi elektriksiz yaşamaya devam edecek. Bu nüfusun da 10’da 9’u Sahra Altı bölgelerde yaşıyor olacak.

SDG7 ‘nin takibi: Enerji İlerleme Raporu aynı zamanda tüm dünyada elektrik üretimi ve enerji verlimliliği iyileştirmesi için yenilenebilir enerjinin uygulamaya konulmasında büyük çabalar harcandığını gösteriyor. Her şeye rağmen, temiz pişirme çözümlerine erişim ve yenilenebilir enerjinin ısı üretiminde ve ulaşımda kullanılmasında hala hedeflerle arada boşluklar ortaya çıkıyor. İlerlemenin tüm bölgelere ve sanayilere yayılması ve sürdürülmesi, daha güçlü politik taahhütleri, uzun dönem enerji planlamasını, özel finansmanda artışı ve yeni teknolojilerin daha süratli ilerlemesini sağlayacak sağlam politik ve finansal yoğunluğu da gerektiriyor.

Rapor, SDG/’nin üç hedefinde küresel, bölgesel ve ülke bazlı ilerlemeyi takip ediyor: enerjiye ve temiz pişirme yöntemlerine erişim, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği. Hareket önceliklerini ve şimdiye kadar başarısı kanıtlanmış pratikleri tanımlıyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Yöneticisi Francesco La Camera : “Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği; sürdürülebilir gelişme, enerji erişimi imkanı, ekonomik büyümedeki artış, istihdam yaratılması ve sağlıkta gelişme için anahtar faktörler durumunda. Enerjide geçişi tüm ilkelere yayabiliriz ve faydalarının en kırılgan topluluklara ulaşmasını da garanti altına alabiliriz. IRENA, tüm insanlığın yararı için sürdürülebilir enerji geleceği inşa etmede temel ortaklarımızla somut çözümler üzerindeki birlikteliklerimizi güçlendirecek”

Her bir hedef için öne çıkan değerler şu şekilde. Bulgular, 2017 resmi, ulusal düzeyde verilere ve küresel ilerleme ölçülerine dayanıyor

Elektriğe erişim: 10 yıllık istikrarlı ilerlemenin ardından, küresel elektriğe ulaşma oranı % 89’a yükseldi ve her yıl 153 milyon kişi daha elektriğe erişti. Bununla birlikte, küresel olarak en büyük güçlük, halen 573 milyon kişinin karanlıkta yaşadığı en uzak bölgelerde ve Sahra Altı Afrika’da varlığına devam ediyor. En fakirlerin ve en zor durumdakilerin ev araçlarına, güneşle aydınlatma, güneşle ev enerjisi sistemleri dahil şebeke dışı çözümlere ve git gide artan mini şebekelere ulaşımı çok önemli hale gelecek. Küresel bazda, 2017’de en az 34 milyon kişi temel elektrik hizmetlerine şebeke dışı teknolojiler yoluyla erişim kazandı. Raporlar, aynı zamanda sürdürülebilir enerji kaynaklarına erişimini güvenilirliğinin ve ekonomik uygunluğunun önemini de vurguluyor.

Temiz pişirme: Çoğu Asya’da Sahra Altı Afrika’da olmak üzere yaklaşık üç milyar insan 2017 yılında temiz pişirme yöntemlerine erişimleri olmaksızın yaşıyorlardı. Temiz pişirmede yaşanan bu eksiklik, ciddi sağlık sorunlarını ve sosyo ekonomik tespitleri de beraberinde getiriyor. Mevcut ve planlanan politikalar ile birlikte, 2030 yılında erişimi olmayan kişi sayısı 2.2 milyar olacak. Bu sayının da sağlık, çevre ve cinsiyet eşitliğinde etkisi önemli.

Küresel enerji tüketiminde 2016 yılındaki % 16.6 oranına karşı % 17.5 kullanım oranı hesaplandı. Yenilenebilir kaynakların kullanımı, elektrik üretiminde hızla artıyor, ancak ısıtma ve ulaşım amaçlı tüketim, toplamda daha az yol kat etti. Yenilenebilir enerji üretiminde, enerji sistemlerinin ekonomik olarak uygun, güvenilir, sürdürülebilir, modern kullanıma odaklı hale gelebilmesi için büyük bir artış gerekiyor. Yenilenebilir enerji ana akım haline geldikçe, yenilenebilir kaynakların daha kapsamlı enerji sistemlerine entegrasyonu ve bunların, enerjide geçiş sürecinde sosyo ekonomik etkilerini değerlendirmeye katacak  politikalara ihtiyaç duyuluyor.

Enerji verimliliğindeki gelişmeler, büyük ekonomilerde gösterilen politik çabalar sayesinde son yıllarda sürekli hale geldi. Bununla birlikte, birincil enerji yoğunluğu küresel oranı halen geride yer alıyor; ve hesaplamalar 2017 ve 2018 yıllarında bir yavaşlamayı d agözler önüne seriyor. Hedeflerin gerçekleştirilmesi için, zorunlu enerji verimliliği politikalarının kuvvetlendirilmesi, hedeflenen mali veya finansal destek verilmesi, piyasa bazlı mekanizmalarda destek noktalarının sağlanması ve enerji verimliliği ile ilgili yüksek kalitede bilginin sağlanması, merkezi öğeler olacaktır.

 

 

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com