Connect with us

Zorlu Enerji sürdürülebilirlik için çalışıyor

Yayın tarihi:

-

Türkiye’deki portföyünün yüzde 78’ini yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayan Zorlu Enerji, Türkiye’deki en büyük rüzgar yatırımcıları arasında yer alıyor. 80,3 MW kurulu güce sahip Sarıtepe ve Demirciler Rüzgar Enerjisi Santrallerini Ağustos 2016’da tam kapasite devreye alan Zorlu Enerji, tüm rüzgar projelerinin sürdürülebilirliğe katkısını “Gold Standard” sertifikası ile ortaya koyuyor.   

Referans projeler geliştirmeyi sürdüren Zorlu Enerji, Osmaniye’nin Bahçe ilçesinde 100 milyon euro yatırımla hayata geçirdiği Sarıtepe ve Demirciler Rüzgar Enerjisi Santrallerini (RES) Ağustos 2016’da tam kapasite devreye alarak, bu alandaki toplam kurulu gücünü 271,7 MW’a taşıdı. Zorlu Enerji, 2017 itibariyle toplam kurulu gücünün yüzde 25’ine yakınını rüzgar yatırımlarından sağlar konuma gelirken; Türkiye’deki kurulu gücündeki yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları oranı da yüzde 78’e ulaştı.

Zorlu Enerji’nin 2010 yılında devreye aldığı Gökçedağ RES, halihazırda Türkiye’nin en büyük rüzgar santralleri arasında yer almanın yanında yıllık 325 milyon kilovat/saat elektrik üretimi ile 130 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilen bir kapasite sunuyor. Türkiye’nin rüzgar potansiyeli en yüksek noktalarından biri olan Osmaniye’de kurulu santral, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından 6. Sürdürülebilirlik Ödülleri kapsamında Çevresel ve Sosyal Performans kategorisinde Sürdürülebilirlik Ödülü’ne layık görüldü. 

Pakistan’ın ilk rüzgar enerjisi santrali Zorlu Enerji’den

Sadece Türkiye’nin değil, Pakistan’ın da en büyük RES yatırımcıları arasında yer alan Zorlu Enerji’nin ödüllü bir diğer rüzgar enerjisi projesi ise Pakistan’da. Proje geliştirmedeki uzmanlığını yalnızca yurt içi pazarlarla sınırlamayan Zorlu Enerji, enerji arzının talebi karşılamakta yetersiz kaldığı Ortadoğu ve Asya pazarındaki yatırımlarına güvenle devam ediyor. İnşasına 2007 yılında başladığı Pakistan’ın ilk rüzgar enerjisi santralini 2013 yılında devreye alan Zorlu Enerji’nin 56,4 MW kurulu güce sahip santralinin kapasitesini 300 MW’a kadar yükseltme opsiyonu bulunuyor. Gharo-Keti-Bandar-Hyderabad rüzgar koridorunda yer alan Jhimpir santrali, 17 yıl boyunca her yıl Pakistan’daki 350 bin haneyi aydınlatacak. Santral, 2013 yılında devreye giren santral, ayrıca Mart 2012’de Project Finance dergisi tarafından verilen “Ortadoğu’nun En İyi Yenilenebilir Enerji Finansmanı” ödülüne layık görüldü.

Gönüllü karbon piyasalarının en itibarlısı Gold Standard sertifikalı projeler  

Sorumlu yatırımcı misyonuyla hareket eden Zorlu Enerji, şimdiye kadar hayata geçirdiği 4 rüzgar enerjisi santralinde de gönüllü karbon piyasasında işlem gören enerji projelerini derecelendiren standartlar arasında en itibarlısı olan “Gold Standard” sertifikasını aldı. 302 bin 675 ton CO₂ emisyon azaltımı sunan Gökçedağ RES projesi, 2009 yılında Gold Standard sertifikası alan dünyanın en büyük yenilenebilir enerji projesi olurken; Zorlu Enerji, Pakistan’daki RES projesiyle de sertifikaya layık görülerek ülkede Gold Standard sertifikası alan ilk şirket oldu. Dünyada 80’den fazla sivil toplum örgütü tarafından desteklenen ve 1100 projenin de gelişmesi için çalışan program, Gold Standard Foundation tarafından yürütülüyor. Gönüllü piyasadaki kredibiliteyi ve şeffaflığı garanti eden sertifika, yüksek kaliteli karbon kredilerinin oluşturulmasında bir kalite güvence bedeli sağlıyor. Risk kontrolü, paydaş kabulü itibar artırımı ve piyasa görünürlüğü kriterlerini karşılayan Zorlu Enerji RES projelerinin, sürdürülebilir kalkınmaya katkısı, bu sertifikayla onaylanıyor.

Türkiye’deki ilk kuş radar sistemi

Sürdürülebilirlik bakış açısını rüzgar enerji projelerine de yansıtan Zorlu Enerji, Gökçedağ RES ile Türkiye’de “Karbon Emisyon Satış Sözleşmesi” imzalayan ilk enerji şirketi olmasının yanı sıra Türkiye’deki ilk kuş izleme radarının da yatırımcısı konumunda. 500 bin dolar yatırım ile kurduğu Merlin Radar Sistemi, kuş hareketlerini algılayarak hem kuşların hem türbin kanatlarının zarar görmesini engellemeyi amaçlıyor. Sistem, rüzgar santrallerine yaklaşan kuş ve kuş sürülerini tespit ederek, gerçek zamanlı izleme sunarak, santral yakınındaki kuşların kanatlara çarparak hayatını kaybetmesi ve türbin kanatlarının hasar görmesinin önüne geçilmesi sağlanıyor.

Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Gönüllü

Yatırım kararlarını ekonomik, çevresel ve toplumsal sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde ele alan Zorlu Enerji, Kasım 2016’dan bu yana BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. Borsa İstanbul’un (BIST) 2018 dönemi için açıkladığı Sürdürülebilirlik Endeksi, şirketlerin doğal kaynakların tükenmesi, küresel ısınma, sağlık, güvenlik, istihdam gibi konulara nasıl yaklaştıkları ve yaklaşımlarını, kurumsal yönetim politika ve uygulamalarına ne kadar yansıttıkları değerlendirilerek oluşturuluyor. Zorlu Enerji, endekste yer alan 44 şirketten biri.

Zorlu Enerji Grubu, ayrıca, sürdürülebilirlik stratejisinin uzun vadeli belirlenmesi ve bu alandaki hedef ve aksiyonların iş süreçlerinin her noktasında uygulanması için oluşturduğu Sürdürülebilirlik Kurulu önderliğinde 5’inci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınlamak üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Sektör Haberleri

YEKDEM’de süre 6 ay uzatıldı

Yayın tarihi:

-

Resmî Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile mevcut YEKDEM desteklerinden yararlanmak için geçerli olan 31 Aralık 2020 tarihine kadar devreye girmiş olma şartı 30 Haziran 2021 tarihine ertelendi.

Resmî Gazete’nin 31248 sayılı nüshasında yer alan karar ile devreye girecek elektrik üretim tesislerine sağlanacak yerli üretim desteği için verilecek sürenin de 5 yıl uzatılacağı hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanlığı Kararı şu şekilde:

“17/9/2020 TARİHLİ VE 2949 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ KARAR

MADDE 1- (1) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek olan Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Destekleme Mekanizmasına tabi YEK Belgeli üretim lisansı sahipleri için, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun Kanuna ekli I sayılı Cetvelde yer alan fiyatlar 31/12/2030 tarihine kadar uygulanır.

(2) 1/1/2021 tarihinden 30/6/2021 tarihine kadar işletmeye girecek YEK Belgeli üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksamın yurt içinde imal edilmiş olması halinde, bu tesislerde üretilerek iletim veya dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisi için 5346 sayılı Kanuna ekli I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara, üretim tesisinin işletmeye giriş tarihinden itibaren beş yıl süreyle aynı Kanuna ekli II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlar ilave edilir.

MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.”

Devamını oku

Türbin Üretimi

Wieringermeer şebeke projesi ilk aşamasında

Yayın tarihi:

-

Nordex Grubu, müşterisi Vattenfall için üstlendiği Hollanda’daki 300 MW Wieringermeer projesinin ilk bölümünü başarıyla tamamladı: 50 adet N117 / 3600 türbinin sonuncusu Ağustos ayında şebekeye bağlandı. Projenin konumu çeşitli zorluklar ortaya çıkardı. Diğer 32 adet N117 / 3600 türbin ile bir sonraki aşamanın inşası şimdiden devam ediyor.

Teknik, topografik ve ekolojik zorluklar başarıyla aşıldı

Amsterdam’ın 60 kilometre kuzeyinde bulunan bölgenin mükemmel rüzgar koşulları bulunuyor. Bununla birlikte, Wieringermeer deniz seviyesinin yedi metre altında ıslah edilmiş bir arazi niteliği taşıyor. 300 kilometrekarelik büyüklüğündeki alan, kanallarla kesişiyor ve aynı zamanda koruma altındaki bir ormanı da içeriyor. Bu durum da lojistik ve inşaat açısından zorlukları beraberinde getirdi. Uygun depolama alanı olmadığı için Nordex Grubu kuleleri, motor yuvalarını, aktarma organlarını ve göbekleri ancak gerektiği zaman teslim etti. Türbinler yedi farklı gövde yapılandırmasında geldi. Bu nedenle, doğru türbini uygun yere teslim etmek de önem arz etti.

Zeminin düşük taşıma kapasitesi nedeniyle, su basmasını önlemek için temellerin üst üste konulması ve ayrıca 1,5 metre yükseltilmesi gerekiyordu. Buna ek olarak, koruma altındaki kuş bölgeleri, bazı türbinlerde erişim, çalıştırma ve izin verilebilecek vinç sayısı konusunda sınırlamalara neden oldu.

Süreçler başarıya ulaşmaya yardımcı oldu

Bu projenin özel gereksinimleri Nordex Group’u süreçlerini değiştirmeye zorladı. Örneğin, jeton temelli izin sistemi, birden fazla inşaat ekibinin güvenli bir şekilde belirli türbinlere atanmasını sağladı. Bu yaklaşım, iş çakışmalarını önledi ve verimliliği en üst düzeye çıkardı.

Ek olarak, teknik proje yönetimi (TPM) gibi yeni işlevler yürürlüğe alındı. Ayrıca, kalite ve dokümantasyon yöneticilerinin yanı sıra güçlü bir HSE ekibi, Vattenfall’ın yüksek standartlarını karşılamak için sahada görevlendirildi. CEO José Luis Blanco: “Esnekliğe çok önem veriyoruz. Bu ayarlamalar, müşterilerimizin gereksinimlerini ve karşılaştıkları zorlukları anladığımızı göstermektedir. Bazı yeni süreçler, diğer büyük kamu hizmeti ölçeğindeki projelere başarıyla dahil edilmeketdir “, dedi.

COVID-19 süresince kesintisiz proje

Faaliyetlerin en yoğun zamanında, şantiyede herhangi bir zamanda sekiz büyük vinç ve 120’den fazla kişi çalışıyordu. Çok sayıda insanın COVID-19 salgınına rağmen sahada güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak için Nordex Grubu, genel seyahat kısıtlamaları ve hijyen önlemlerini uygulamaya ek olarak Hollandalı bir sağlık yetkilisini görevlendirdi. Görevleri, görevlerine başlamadan önce her gün şantiyedeki tüm personelin ateşini kontrol etmek ve herhangi bir semptom geliştirdiğinde tıbbi müdahelede bulunmaktı. Bu önlemler, çalışanlara artan enfeksiyon riskinden ve birçok insanla bağlantılı temaslardan belirli bir ölçüde koruma sağladı ve başarılı da oldu.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com