Connect with us

Güç Aktarım Bileşenleri

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yayın tarihi:

-

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Elektrik motorlarındaki üretimiyle Türkiye’nin bu alandaki yerli öncüleri arasında yer alan AEMOT, teknolojik altyapısı, yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’nin ihtiyacı olan motor ve generatörleri geliştirmeye ve üretmeye devam ediyor. Alanında Türkiye’nin ‘ilk’lerini gerçekleştiren firma, yerli rüzgar türbini için Aselsan’a ürettiği 4.7 MW’lık generatörlerin ardından, 6 MW’lık rüzgar generatörü üzerinde çalışıyor.

Yenilenebilir enerjiye generatör üretimi, generatör servis bakımı, pitch ve yaw motor üretimi ile çözüm sunan AEMOT, rüzgar enerjisinde türbinlerde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar ile yine rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler üretiyor. 

Enerji santralleri ve türbin üreticilerinin yanı sıra, e-mobility çözümleriyle elektrikli araç üreticilerine de çözümler sunan AEMOT, sürdürülebilirliğe odaklanarak enerji verimliliği sunan çözümlerini WIN EURASIA 2024’te sergilemeye hazırlanıyor.

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

Yerli türbin için generatör üreten AEMOT, çözümlerini WIN’de sergiliyor

AEMOT ürünleri:

0,37 kW-1.9 MW arası alçak gerilim elektrik motorları

250 Kw-5 MW  3Kv, 6kV, 11kV orta gerilim motorları

Elektrikli araçlar için yüksek hızlı PM motorlar

Rüzgar türbinlerinde kullanılan Pitch ve Yaw PM motorlar

Hidroelektrik santraller için senkron generatör 800 kW-50 MW 6 kV, 11kV, 13.8kV

Rüzgar türbinleri için DF ve INDUCTION generatörler

Senkron relüktans motorlar

AEMOT Smart Sensör

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Devamını oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güç Aktarım Bileşenleri

Sektörün talepleri, PGR’nin Sikloid Serisi PCD Redüktörleri ile karşılık buluyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Redüktör üretiminin lider firmalarından biri olan Polat Group Redüktör (PGR), sektörün yenilikçi yüzü olmayı sürdürüyor. PGR, sektörün taleplerini gözeterek piyasaya sunduğu Sikloid Serisi PCD Redüktörleri ile kompaktlık, yüksek tahvil, küçük boyut ve ürün güvenilirliği konusundaki talepleri karşılıyor.

Geleneksel redüktörlerden farklı bir tasarıma sahip olan PCD serisinin en önemli özelliği; normal dişlilerde olduğu gibi kayıcı şekilde bir sürtünme hareketi yerine, bir elemandan diğerine yuvarlanmak suretiyle iletmesi.

Benzersiz sikloidal tasarımı sayesinde üstün avantajlara sahip PCD Serisi Redüktörler:

  • En zorlu uygulamalarda yüksek performans, 
  • Aşırı yük koruması,
  • Geniş tahvil aralığı,
  • Yüksek yük kapasitesi,
  • Sessiz çalışma,
  • Yüksek verimlilik, 
  • Termal faktör sınırlaması olmadan uzun çalışma ömrü sağlıyor.

PCD serisinin diğer özellikleri

  • Tek kademede 21, çift kademede 36 farklı gövde büyüklüğü ile hizmete sunulmaktadır.
  • Giriş ve çıkışı eş eksenli redüktörlerdir.
  • Gövde rijit bir yapıya sahiptir ve ısı transferine uygundur.
  • Sistem mukavemet hesaplamaları; DIN, ISO ve NIEMANN standartlarına uygun olarak yapılmaktadır.
  • Ayaktan, flanştan ve gövdeden bağlantılı 3 farklı gövde opsiyonları bulunmaktadır.
  • Yatay ve dikey olmak üzere farklı montaj pozisyonları bulunmaktadır.
  • Farklı giriş opsiyonları (Motor akuple, PAM, IEC, W, …) sunulabilmektedir.
  • Mil çıkışlı olarak sunulmaktadır.
  • Diskler 100 Cr6, Gövdeler GG25 malzemeden üretilmektedir.
  • Tek kademe 412’ye kadar gövdeler gres ile 413…420 arası gövdeler ise yağ banyosu yapılarak; çift kademe 407/07…418/10 arası gövdeler gres ile 416/11…427/19 arası gövdeler yağ banyosu yapılarak yağlanmaktadır.
  • Müşterinin özel talepleri karşılanabilmektedir.

Teknik özellikler

  • Güç: 0.2 … 75 kW
  • Moment: 7 … 61500 Nm
  • Tahvil: 6 … 658503
Devamını oku

Güç Aktarım Bileşenleri

Schaeffler’in optimum yağlamalı mil yatakları ile milyonlarca Euro tasarruf

Yayın tarihi:

-

Yazar

Zorlu koşullara rağmen rüzgar türbinlerinin 25 yıldan fazla bir süre kullanılabilirliğini garanti altına almayı ve arızaları önlemeyi amaçlayan Dongfang Electric Corporation (DEC), Fujian Xinghua Körfezi’ndeki rüzgar türbinlerinin ana mil yatakları için kusursuz bir çözüm arıyordu. Karşılaştığı güçlüklerle ilgili Schaeffler‘e başvuran DEC, taleplerine Schaeffler’in uygun rulman ve optimum yağlama çözümleriyle karşılık buldu.

Destek kanatları, jeneratörler, elektronik kontrol sistemleri ve diğer temel bileşenleri kapsayacak şekilde kara ve deniz üstü rüzgar türbinlerini tasarlayıp üreten DEC, özellikle zorlu çevresel koşullara maruz kalan offshore uygulamaları için (en büyük rüzgar türbinlerinden biri olan 10 MW’lik rüzgar türbini de dahil) rüzgar türbinlerinin bakım çalışmalarını en aza indirgeyerek minimum 25 yıl hizmet vermesini amaçlıyor. Tesis üreticisi için her hasar pahalıdır. Arızaları önlemek için ana yatak düzeni ve yağlama çok uyumlu olmalıdır. Gres, rulmanın sürekli çalışmasını sağlayabilen tek dinamik olduğundan, rulman ömrü için yeterli miktarda gresin sağlanması gerekmektedir. Karşılaştığı bu zorluklarla ilgili Schaeffler’e başvuran DEC, optimum çözüme ulaştı.

Schaeffler’in Çözümü

Schaeffler uzmanları, uygun rulman ve optimum yağlamayı belirlemek için BEARINX programını kullanarak hesaplamalar yaptı. Uygulamaya özel tasarlanmış ana yatak rulmanı ile optimum yağlama için performans gresi Arcanol LOAD460’ın kullanılması önerildi. BEARINX hesaplamaları ve ekipman testi, detaylı bilgiler sağlamanın yanı sıra LOAD460’ın uygulama gereksinimlerini karşıladığını da gösterdi. Arcanol LOAD460 düşük sıcaklıklarda (-40°C) yüksek performans ve  mükemmel aşınma korumasına ek olarak, Emcor testinin de belirttiği gibi olağanüstü korozyon önleme özellikleri gösterir. Schaeffler müşterisi DEC için yüksek yüklerde ve geniş bir sıcaklık aralığında dahi gres hizmet ömrünün artması anlamına geliyor. Bu da bakım aralıklarının optimize edilmesini ve sistemde daha düşük gres tüketimini sağlıyor.

DEC, diğer santrallerinde de kullanmayı planlıyor

Offshore rüzgar türbinlerinde hasar ve bunun sonucunda rulmanların sökülmesi ve bileşenlerin değiştirilmesiyle ilintili masraflar, maliyetleri çok yükseklere taşıyabiliyor. Tek başına bir ana mil yatağının değiştirilmesinde tekne, vinç ve diğer ekipmanların kiralama maliyetleri 800.000 Euro dolaylarına ulaşıyor. Planlanmamış bir kesintide, ortalama 20 gün ile 2,2 milyon kilovat saat kayıp meydana geliyor; bu da 200.000 Euro tutarında ek maliyet ortaya çıkarıyor. Genel çözümden oldukça memnun olan DEC, Arcanol LOAD460’ın 10 MW’lik rüzgar santrali türbininin ana milinde başarıyla kullanılmasının ardından, Arcanol LOAD460’ı diğer rüzgar santrallerinde de kullanmayı planlıyor.

75 yılı aşkın bir süredir hareket ve mobilite alanlarında çığır açan icatlar ve gelişmelere öncülük eden Schaeffler, bu sektörün yanı sıra; haddehaneler, çelik endüstrisi, çimento endüstrisi, inşaat makineleri ve kağıt endüstrisindeki uygulamalar için yüksek derecede uyumluluk sergileyen rulman ve yağlama çözümleri sunuyor.

Devamını oku

Güç Aktarım Bileşenleri

Rüzgar enerjisi üreticilerinin ödüllü çözümü: Schaeffler PREMESY

Yayın tarihi:

-

Yazar

Bir açık deniz tesisindeki tek bir arıza, altı haneli rakamlara kadar maliyete neden olabilir. Schaeffler PREMESY, hataları erken bir aşamada tespit edebilir ve operatörü gerçek zamanlı olarak bilgilendirerek maliyetlerin en aza indirilmesine yardımcı olur.

Schaeffler PREMESY, montaj ve işletim sırasında rüzgar türbinlerinde rulman ön yükünü izler.

Yüksek hassasiyetli, dijital mesafe sensörleri ve bir izleme ünitesi, sistemin temel bileşenleridir.

Sürekli izleme, kestirimci bakımın uygulanmasını mümkün kılar.

Rotor mili yatak desteği, rüzgar türbinlerinde önemli bir rol oynar. Rüzgar tarafından üretilen tüm kuvvetler doğrudan bu yataklara etki eder. Rulmanlar son derece dinamik yüklere ve çalışma koşullarına maruz kalır. Ana yatak arızalanırsa, üretim kayıpları ve yüksek takip maliyetleri ile tüm rüzgar türbini için plansız duruş süresine neden olur. İşte burada Schaeffler’in yeni geliştirilen PREMESY ön yük ölçüm sistemi devreye giriyor.

Ayarlanmış yatak düzenlemeleri, modern multi-megawatt’lık rüzgar türbinlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu rulman tasarımı, uzun hizmet süreleri ile birlikte yüksek düzeyde güvenilirlik sunar. Ancak önemli olan, rulman ön yükünün montaj aşamasında olduğu kadar çalışma sırasında da mümkün olduğunca hassas bir şekilde ayarlanmasıdır. Bu ön yükün optimum konfigürasyonu, tasarım sürecinde sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak karmaşık hesaplamalar temelinde belirlenir. Ancak pratikte bu ayarlar, özellikle montajdan sonra nadiren kontrol edilir. Tasarım aşamasında tanımlanan rulman ön yükünden herhangi bir sapma, yalnızca rulmanlar çalışma sırasında zamanından önce arızalanırsa belirlenir.

Schaeffler PREMESY, piyasadaki türünün ilk ve tek dijital sistemidir. Montaj sırasında ve çalışma sırasında rulman ön yükünü izler.

Sistem, entegre edilmesi kolay merkezi bir birim tarafından izlenen yüksek hassasiyetli, dijital mesafe sensörlerine dayanmaktadır. Bu nedenle PREMESY, arızalara neden olma olasılığı en yüksek olan faktörler izlenebildiğinden, kestirimci bakım için temel sağlar.

Sürekli izleme, arızaları ve buna bağlı yüksek maliyetleri önler

Rüzgar türbini sistemlerindeki plansız arızalar son derece yüksek maliyetlere neden olabilir. Birkaç gün, hatta haftalarca süren üretim kayıplarının yanı sıra onarım maliyetleri özellikle açık deniz tesisleri için 500 bin Euro ile 1 milyon Euro arasında olabilir.

Schaeffler Rüzgar Enerjisi Bölgesel İş Birimi Uzmanı Benedikt Neugebauer, “PreMESY kullanılmadan rulman ön yükünün doğru şekilde ayarlanması ve izlenmesi son derece karmaşıktır. Ön yük çok yüksekse hizmet ömrü önemli ölçüde azalır ve aşırı durumlarda rulman aşırı ısınabilir. Ön yük çok düşükse, rulmanın ve dolayısıyla tüm rüzgar türbininin erken arızalanmasına neden olabilecek rulmanların düzgün kinematik davranışına müdahale eder. PREMESY, rüzgar türbinlerinin kesintisiz çalışmasını sağlayarak güvenilir enerji üretimine önemli katkı sağlıyor” diye açıklıyor.

PREMESY, mevcut pazar lansmanından önce endüstri tarafından kabul gördü. Bu yenilikçi sistem Kasım 2021’in başında, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) tarafından düzenlenen Rüzgar Geleceği Ödülleri’nde ‘Yılın Akıllı Teknoloji Yeniliği’ kategorisini kazandı.

Devamını oku

Trendler