Connect with us

Genel

Yeni Avrupa rüzgar atlası

Yayın tarihi:

-

 

Yazan: Ferhat Bingöl – Rüzgar Enerjileri Mühendisi (PhD)

Yayınlanan ilk Avrupa Rüzgar Atlası hem bilimsel olarak, hem de mühendislik uygulaması olarak öncü olmuştu. Şimdi, 25 sene sonra, Türkiye’nin de içinde olduğu daha geniş bir çalışmayla yeni bir metot ve yeni bir atlas geliştirilecek.
Bundan tam 25 yıl önce Danimarka ulusal bilim merkezi Risø’dan iki bilim adamı, Erik Lundtang Petersen ve Ib Troen, uzun süredir insanların ihtiyacı olan bir çalışmayı hayata geçirmeyi başardı. Araştırmacılar Danimarka üzerinde denemesini yaptıkları yeni fizibilite tekniklerine Rüzgar Atlası Metodolojisi (Wind Atlas Methodology – WAM) adını verdiler ve tüm Avrupa için uygulamak üzere Avrupa Komisyonundan gerekli desteği aldılar. Bu mali destekle Avrupa’nın farklı yerlerinde halihazırda var olan yaklaşık 200 rüzgar ölçüm direğinden alınan veriler Danimarka bilim merkezine gönderildi. Sayısız ziyaretle direklerin kurulum şartları, varsa hatalar listelendi, rüzgar verileri bu bilgilere göre temizlendi. Nihayetinde geliştirilen model uygulandı ve ilk Avrupa Rüzgar Atlası 1989 yılında yayınlandı (Resim 1). Bu 1976 petrol krizinden bu yana rüzgar ve diğer yenilenebilir enerjileri daha iyi kullanmak için yöntemler arayan Avrupa yatırımcısı, mühendisi ve bilim insanı için bulunmaz bir fırsat oldu. Avrupa Rüzgar Atlası, 650 sayfalık bir veri kataloğu ve 200 istasyonun tüm istatistiki bilgileri ve bu bilgilerin nasıl farklı noktalardaki rüzgar kapasitesini tahmin edileceğini anlatan bir kullanım kitapçığıyla kullanıcılara sunuldu. Yaklaşık birkaç sene içinde metodoloji ve atlasın kendisi Avrupa’nın temel rüzgar tahmin sistemi olmayı başardı.

Resim 1: İlk Avrupa Rüzgar Atlası sonucunda hazırlanan rüzgar atlası. İlk atlas dahi Ege denizindeki yüksek potansiyeli gösteriyor. (wasp.dk)

Yöntemin bu denli kabul görmesinin birkaç farklı nedeni var. Birincisi, o güne değin belirli bir nokta da ölçülmüş rüzgar verisinin yakında da olsa farklı bir noktadaki rüzgar verisine nasıl dönüştürüleceği konusunda kesin bir bilimsel yöntem yoktu. Bu, rüzgar tarlası yapmak isteyen yatırımcıyı birçok farklı direk dikmeye ve zaten o sıralarda getirisi düşük olan rüzgar enerjilerine yeni bir mali külfet ekliyordu. İkinci olarak, bilgisayarların düşük işlemci gücünden dolayı bilgisayarlarda rahat çalışacak bir model lazımdı ki; geliştirilen metot lineer akış modelleme ve istatistiki değerlendirme içerdiği için çok hızlı işlem yapabiliyordu. Son olarak da kullanılacak girdi ve çıktı verilerine bir standardizasyon getiriliyor ve bugün var olan saha fizibilite çalışmalarının temelleri atılmış oluyordu. Son olarak da, yeni metodoloji baştan sona bir çözüm vaat ediyordu. Rüzgar ölçüm noktasında başlayıp rüzgar türbini noktasında yıllık üretim tahmini (Annual EnergyProduction – AEP) olarak bitiyordu ki bu kullanıcıların işini kolaylaştırıyordu.
İşte rüzgar enerjileri sektörünün şu andaki çalışma şeklini belirleyen bu metodolojinin bulunmasının üzerinden 25 sene geçti. Metodu geliştiren bilim merkezi bu başarısıyla daha da ünlendi ve teoriyi pratiğe dönüştürmek için bir yazılım geliştirdi. Şimdi WAsP adıyla bilinen ve 11nci sürümü çıkan yazılımın ilk adı “Wind Atlas and Application Programme”idi. Çok fazla sayıda “A” ile başlayan kelimeyi yan yana barındırdığı için WAsP diye kısaltılan bu isim rüzgar enerjileri sektöründe bir standardın da adı oldu. Altıncı sürümden (1996) itibaren Windows işletim sistemi için arayüze de sahip olan yazılım farklı şirketlerin de ilgisini çekerek lisanslandı. Örneğin yine Danimarkalı EMD firmasının WindPRO yazılımı ya da o sırada bağımsız bir İngiliz şirketi olan GarradHassan firmasının (şimdi DNV GL) WindFarmer yazılımı WAsP çekirdeğini kullanan bilimsel yazılımlardır. Tabii bu iki yazılım kendi uzmanlarınca WAsP temeli üzerine birçok eklenti geliştirmiş ve metodolojiyi daha kapsamlı hale getirmişlerdir. Risø tarafından bu şirketlere lisanslanan ürün bu sayede dünyada neredeyse kullanılmadığı bir yer bırakmadı. 2014 yılındaki kayıtlara bakılırsa WAsP ve Rüzgar Atlası Metodolojisi 110 farklı ülkede kullanıldı. Bunlardan 30 tanesi ulusal atlas diye tabir edilen, tüm ülkenin atlasının çıkarıldığı çalışmalar oldu (Resim2) .
Resim2: Rüzgar Atlası Metodu şu ana kadar 110 ülkede (mavi ve kırmızı) kullanıldı ve bunların 30 tanesi ülkesel çapta atlaslardı (kırmızı) (wasp.dk)
Rüzgar Atlası Metodolojisi Nasıl Çalışır?
Metodoloji 4 adımda çalışır:
1)İstatistiki rüzgar verileri bir fizibilite çalışmasının temelidir. WAM öncelikle belirli süre zarfında toplanmış verileri istatistiki bir formata dönüştürerek başlar. Ölçüm cihazınızın karakterine göre bazı sınırlamalar getirebileceğiniz bu işlem sayesinde Gözlemlenmiş Ortalama Rüzgar Klimatolojisi (Observed Mean Wind Climate – OMWC) olarak adlandırılan şekle dönüştürülür. Toplam olarak ve sektörel olarak gruplara ayrışmış veriler frekanslarına (f) ve yatay rüzgar hızına göre (U [m/s]) en iyi Weibull dağılımı adı verilen fonksiyon ile tanımlanabilir. Gözlemlenmiş veri A[m/s] ve k parametrelerine göre uygulanıp ölçülmüş değerler taşınabilir bir istatistiki bilgiye dönüştürülür. Bu bilgilerden istenildiği zaman hız U ve enerji yoğunluğu E [W/m^2] bilgileri hesaplanabilir.
2)OMWC alınarak WAsP yazılımına yükseklik ve pürüzlülük eğrileri ile birlikte (ve varsa engeller bilgileri ile) eklenir. OMWC sadece ölçüm noktasına göre hesaplanmış bir veri olduğu için ilk adım bu veriden tüm bölgeyi tanımlayan bir “atlas” oluşturmaktır. Genelde düz bir arazide yapılan ölçüm 20 ila 50 km çapındaki bir araziyi tanımlayan atlasa dönüştürülebilir. WAsP, veri içinde yer alan üç katmanı, yükseklik, pürüzlülük ve engeller, çıkartarak veriyi bir atlasa dönüştürür ve artık yeni rüzgar verisi tüm arazi için kullanılabilir.
3)Atlas dosyası, var olan yükseklik eğrileri, pürüzlülük verileri kullanılarak artık harita üzerindeki herhangi bir nokta seçilip 2.adımın tam tersine o noktadaki bilgilere göre noktasal veriye dönüştürülebilir. Bu adım sonunda, örneğin rüzgar türbininin yerleştirileceği noktadaki kapasiteyi bulmuş oluruz.
4)Son adımda ise WAsP yazılımına rüzgar türbini hakkında bilgi verilir. Birden fazla türbin varsa hepsinin yerleri aynı anda girilerek rüzgar tarlası grubu altında toplanır. 3. adımda yer alan noktasal veriler her türbin noktası için hesaplanıp toplam yıllık üretim kapasitesi (AEP) hesaplanır ve kullanıcıya verilir.
Türkiye’de bu şekilde geliştirilen ilk atlas Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Yenilenebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa yürütülen Türkiye Rüzgar Atlası projesidir. Veriler yapılan yayının satın alınması yoluyla kitap olarak kullanıcıya sunulur. (Resim5)
Resim5: 2002 senesinde MGM tarafından geliştirilen Türkiye’nin İlk Rüzgar Atlası
Numerik Rüzgar Atlasları ve Dünya Rüzgar Atlası
Yaklaşık 10 yıl kadar önce WAM bir yenileme geçirdi. Rüzgar atlaslarının ölçüm yapılmayan yerlerde dahi yaratılmasını sağlayan bir yöntem geliştirildi. Yenilemeye göre artık eğer bir noktada ölçüm yapılmasa dahi rüzgar modelleme verileri temel alınarak belirli noktalar için atlas noktası oluşturulabiliyordu. Bu sayede daha önceki bölümde anlatılan 4 adımlık işlem sadece 3. ve 4. adım kullanılarak yapılabilir hale geldi. Numerik Rüzgar Atlasları (Numerical Wind Atlases – NWA) olarak adlandırılan teknoloji günümüzde en yaygın kullanılan metotlardan biri oldu. Bu metodolojide belirli noktalarda direkler vasıtasıyla ölçüm yapılması yine gereklidir çünkü bu ölçümler modelin sağlamasını yapmak için kullanılır (Resim3).
Resim3: En son geliştirilen Nümerik Rüzgar Atlasına bir örnek. Güney Afrika Rüzgar Atlası (http://www.wasaproject.info)
Türkiye’de bu şekilde geliştirilen ve halen kullanılmakta olan ürün Rüzgar Enerjileri Potansiyel Atlası’dır ve Yenilebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından sunulmaktadır. Veriler noktasal ya da bölgesel veriler olarak kullanıcı tercihine göre ücretli olarak sunulur. (Resim6)
Resim6: Yenilenebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA)
Yeni Avrupa Rüzgar Atlası Projesi ve Türkiye Ayağı
WAsP’ın belki de en ilginç özelliği ilk geliştirici ekibin 30 sene sonra halen aynı ekipte yer almalarıdır. Ib Troen ve Erik Petersen halen WAsP takımında yer alıyor ve aktif olarak yazılım da kod geliştiriyorlar. Şimdi bu yaşlı ama dinç ekip üyelerinden yeni bir haber var. 2014 yılı yeni Avrupa Rüzgar Atlası projesinin hazırlıklarıyla geçti. Bu sefer daha detaylı bir atlas çıkarmak ve daha fazla bilimsel ürün geliştirmek için ilk atlası çıkaran ekibin liderliğinde bir konsorsiyum kurulmaya çalışıldı. Bu konsorsiyumda Türkiye ile birlikte Belçika, Danimarka, Almanya, Letonya, Portekiz, İspanya ve İsveç var. Projenin yürütücülüğünü Danimarka Teknik Üniversitesi adına Prof.Dr.Jakob Mann yapmaktadır.
Türkiye’de akademik katılım ise oldukça yüksek seviyede oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi yüksek sayıda araştırmacısıyla farklı deneyler ve proje önerileriyle konsorsiyuma katıldı. Proje yöneticiliğini TÜBİTAK uzmanlarının yürüttüğü projede, proje anlaşmasına göre, Türkiye tarafından yatırılan tüm destek yine sadece Türk araştırmacılar tarafından kullanılabilecektir.
Proje ilkinden farklı olarak bir merkezin tekelinde olmadan tasarlandı ve tüm ortakların yapmak istediği projeye yararlı tekil projelerin bütünü olarak ERANET+ destek programına başvuruldu. Olumlu cevabın sonrası projelere 1 Ocak 2015 itibariyle başlama fırsatı verilecek. Proje 5 sene sürecek ve bittiğinde, Avrupa’nın yeni bir rüzgar atlası olacak. Bu sefer atlas tümüyle ücretsiz ve geliştirme yöntemi son kullanıcıya açık olarak sunulacak. Ürün sadece enerji kapasitesi tahmininde kullanılmayacak aynı zamanda türbülans, belirsizlik değerleri gibi rüzgar yatırımcılarının çok ihtiyaç duyduğu eklentilere de sahip olacak.
Tablo: NEWA katılımcı ülkeleri ve destek miktarları.

2020’de bizi ne bekliyor

Yeni Avrupa Rüzgar Atlası 2020 yılında tamamlandığında tüm Avrupa ve Türkiye yeni bir planlama ve fizibilite yöntemine kavuşmuş olacak. Bu yenilikler bir önceki bölümde bahsedilen teknik yenilemelerle sınırlı değil. Yani atlasın etkileri sadece bazı işleri kolaylaştırmaktan öte bilgiye ücretsiz erişim ve çok çabuk ve düşük maliyetli fizibilite çalışması yapılabiliyor hale gelinecek olması değil. Bunun anlamı sadece yatırımcıların değil, TEİAŞ gibi kurumlarında kendi plan programlarını daha az belirsizlik içeren yöntemlerle geliştirmelerini ve 5 ila 10 senelik planlamalarda daha da başarılı sonuçlar elde edilebilecek olması.

 

Akademik olarak Türkiye ile paylaşılan ve beraber geliştirilen model sayesinde de önümüzdeki akademik kuşaklar için daha sağlam bir rüzgar enerjisi metrolojisi temeli atılmış olacak. Bunun da teknoloji transferi aracılığıyla tüm dünya pazarına hitap eden ürünler geliştirilmesinde öncü olması beklemek bence hayalperestlik olmaz.

 

Projenin belki de ülkemiz adına olumlu olan tüm bu sonuçlarından bile daha önemli katma değerinin, 10 senede yüzde 300 büyüyen Türkiye rüzgar enerjileri sektörünü bu başarısından dolayı Avrupa ve dünyada hak ettiği yere koyması olduğunu düşünüyorum.

 

 

 

 

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Alaçatı’nın gözdesi Viento Hotel “hijyen manifestosuyla” kapılarını açtı

Yayın tarihi:

-

Alaçatı’da Köy içinde huzur ve dinginliğin yanı sıra kaliteli ve konforlu tatil sunmayı amaçlayan Viento Hotel, tüm gerekli hijyen önlemlerini alarak 1 Haziran’da yaza merhaba dedi.

Viento Hotel, Turizm Bakanlığının sertifika programına ilk katılan otellerden biri oldu. Ayrıca, temizlik ve hijyen standartlarını en üst seviyeye çıkararak, Sağlıklı Turizm İşletmesi belgesini ve Gıda Güvenliği Yönetimi ISO 22000 HACCP belgesini de alarak yeni döneme hazırlandı.

Hijyenik bir konaklama

Misafir odalarında kullanılan Ozon makinesi, ULV dezenfeksiyon makinesi ve TSE ve CE sertifikalı hastane tipi dezenfektanlar ile hijyenik, tertemiz ve konforlu bir konaklama yapmanızı sağlıyor. Odalarda sterilize edilmiş tek kullanımlık Molton Brown buklet malzemeleri, 90 derecede yıkanmış ve tek tek poşetlenmiş tekstil ürünleri, özenle hazırlanmış hijyen kittlerinin yanı sıra dileyen misafirlerine tek kullanımlık tekstil ürünleri de sunuyor.

Misafirlerine yüksek hijyen standartlarının yanı sıra odalarındaki birinci kalite yataklar, lüks tekstil ürünleri, işlemeli havlu, geçmişin mirasını taşıyan özel dokuma perdeler, jakuzili, havuzlu bahçesi, gizli bahçesinde yapılan meşhur kahvaltısı, keyifli müziklerin eşlik ettiği Sota Kabuklu Deniz Ürünleri Restoranı ve barı ile bu yaz da tatilcilerin Alaçatı’daki buluşma noktası olmaya devam edecek.

Devamını oku

Genel

Güncel haberlerimiz Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’da

Yayın tarihi:

-

Moneta Medya Grubu, dijital dünyadaki görünürlüğünü artırmak için yeni bir adım daha attı ve bütün siteleriyle Bundle uygulamasındaki yerini aldı.

Dijital dünyadaki varlığıyla göz dolduran Moneta Medya Grubu, sektörel mikro web siteleriyle Bundle uygulamalarında yer alacağını duyurdu. Bundle, son dakika gelişmelerini ve en fazla sayıda haber ve içeriği okurlarıyla buluşturan, Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması. Teknolojiden bilime, finanstan spor ve kültür sanata kadar geniş bir alanda en güncel haberleri dijital dünyadaki okuyuculara sunan Bundle uygulaması App Store ve Google Play’den indirilebiliyor.

App Store’dan indirmek için tıklayınız: https://apps.apple.com/tr/app/bundle-son-dakika-haber/id830521905?l=tr

Goggle Play’den indirmek için tıklayınız: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.dwarfplanet.bundle

Türkiye’den ve dünyadan pek çok firmayla özel iş birlikleri içerisinde olan Moneta Medya Grubu, hem basılı hem de dijital alanda spesifik yayınlarla profesyonel dünyada iletişime katkı sunuyor. Hem Türkçe hem de İngilizce sitelerle global çapta sektör profesyonellerine hitap eden web siteleri, aynı zamanda sektör temsilcileri için bir açık kürsü vazifesi de görüyor. Firmalar ve yeni ürünler hakkında güncel haberlerin yer aldığı web siteleri, sektör profesyonellerinin kaleme aldığı yazı çalışmalarıyla eşsiz bir bilgi kaynağı konumunda.

Endüstriyel pazar iletişiminin dinamik öncüsü

Hem konvansiyonel medya hem de yeni medya anlayışını başarılı bir şekilde harmanlayarak sektörel ihtiyaçlara özel çözümler geliştirme konusunda uzmanlaşmış olan Moneta Medya Grubu; sürekli ölçülebilir, takip edilebilir ve hızlı aksiyon almaya dönük anlayışıyla yayıncılık, iletişim ve pazarlama alanında hizmet sunuyor. Şirket, geçtiğimiz yıl endüstriyel PR ve reklam yönetimi alanında dünyanın önde gelen kuruluşlarından olan Mepax ile partnerlik anlaşması imzaladı. “Endüstriyel Pazar İletişimi” sloganıyla “360© Pazar İletişimi” anlayışını geliştiren Moneta Medya Grubu; Mepax şirketiyle yaptığı partnerlik anlaşmasıyla hizmetlerini global düzey ve standartlara taşımıştı. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının internete erişimi olduğu ve dijital pazarlamanın giderek önem kazandığı günümüz şartlarında; dijital dünya, gezegenin en uzak köşelerine dahi ulaşabilme imkânı tanıyor. Bu kapsamda Google News’ten sonra Bundle altyapısını da kullanmaya başlayan Moneta Medya Grubu, globalleşmek isteyen Türk firmaları için doğru kanalları ve iş birliklerini sağlamaya devam edecek.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

GWEC’ten çarpıcı Covid-19 raporu!

Yayın tarihi:

-

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) tarafından hazırlanan rapor, Küresel Rüzgar Raporu 2019, en son piyasa verileri, ülke profilleri, trendler ve GWEC Piyasa analizleri yoluyla küresel rüzgar endüstrisine kapsamlı bir genel bakış sunar. Rüzgar enerjisi son 20 yılda hızla arttı ve dünya çapında temiz, uygun maliyetli bir enerji kaynağı haline geldi.

Önemli bulgular:
  • 2019’da küresel bazda 60.4 GW rüzgar enerjisi kapasitesi kuruldu, 2018’deki kurulumlara göre yüzde 19 artış ile rüzgâr için tarihinde en iyi ikinci yıl olma niteliği taşıyor.
  • Dünya genelinde rüzgâr enerjisi için toplam kapasite, 2018’e göre yüzde 10 artışla 651 GW’ın üzerinde gerçekleşti.
  • Çin ve ABD, 2019 yılında yeni kapasitenin yüzde 60’ından fazlasını oluşturarak, Dünya’nın en büyük kara rüzgâr pazarları olmaya devam ediyor.
  • Açık deniz rüzgarı, küresel rüzgar tesislerinin yönlendirilmesinde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır ve sektör 2019’da 6,1 GW rekor kırarak yeni tesislerin yüzde 10’luk bir rekor payını oluşturmaktadır.
  • Rapor, rüzgâr enerjisi büyümesini daha da hızlandırmak için iki önemli araç tanımlamaktadır: Odak noktasını LCOE’den rüzgar ve yenilenebilir endüstrilerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini destekleyen bina enerji pazarlarına kaydırmak; ve sektöre yeni fırsatlar açmak için hibridizasyon ve yeşil hidrojen gibi yeni teknolojik çözümlerin kullanılması.
  • 2020’nin rüzgar enerjisi için rekor bir yıl olması bekleniyordu. GWEC, 76 GW yeni kapasite öngörüyordu. Bununla birlikte, COVID-19’un rüzgar enerjisi kurulumları üzerindeki tam etkisi hala bilinmemektedir. GWEC, COVID-19’un küresel ekonomi ve enerji piyasaları üzerindeki potansiyel etkileri ışığında 2020-2024 tahminlerini gözden geçirecek ve 2020 ikinci çeyreğinde güncellenmiş bir piyasa görünümü yayınlayacaktır.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com