Connect with us

Genel

Yeni Avrupa rüzgar atlası

Yayın tarihi:

-

 

Yazan: Ferhat Bingöl – Rüzgar Enerjileri Mühendisi (PhD)

Yayınlanan ilk Avrupa Rüzgar Atlası hem bilimsel olarak, hem de mühendislik uygulaması olarak öncü olmuştu. Şimdi, 25 sene sonra, Türkiye’nin de içinde olduğu daha geniş bir çalışmayla yeni bir metot ve yeni bir atlas geliştirilecek.
Bundan tam 25 yıl önce Danimarka ulusal bilim merkezi Risø’dan iki bilim adamı, Erik Lundtang Petersen ve Ib Troen, uzun süredir insanların ihtiyacı olan bir çalışmayı hayata geçirmeyi başardı. Araştırmacılar Danimarka üzerinde denemesini yaptıkları yeni fizibilite tekniklerine Rüzgar Atlası Metodolojisi (Wind Atlas Methodology – WAM) adını verdiler ve tüm Avrupa için uygulamak üzere Avrupa Komisyonundan gerekli desteği aldılar. Bu mali destekle Avrupa’nın farklı yerlerinde halihazırda var olan yaklaşık 200 rüzgar ölçüm direğinden alınan veriler Danimarka bilim merkezine gönderildi. Sayısız ziyaretle direklerin kurulum şartları, varsa hatalar listelendi, rüzgar verileri bu bilgilere göre temizlendi. Nihayetinde geliştirilen model uygulandı ve ilk Avrupa Rüzgar Atlası 1989 yılında yayınlandı (Resim 1). Bu 1976 petrol krizinden bu yana rüzgar ve diğer yenilenebilir enerjileri daha iyi kullanmak için yöntemler arayan Avrupa yatırımcısı, mühendisi ve bilim insanı için bulunmaz bir fırsat oldu. Avrupa Rüzgar Atlası, 650 sayfalık bir veri kataloğu ve 200 istasyonun tüm istatistiki bilgileri ve bu bilgilerin nasıl farklı noktalardaki rüzgar kapasitesini tahmin edileceğini anlatan bir kullanım kitapçığıyla kullanıcılara sunuldu. Yaklaşık birkaç sene içinde metodoloji ve atlasın kendisi Avrupa’nın temel rüzgar tahmin sistemi olmayı başardı.

Resim 1: İlk Avrupa Rüzgar Atlası sonucunda hazırlanan rüzgar atlası. İlk atlas dahi Ege denizindeki yüksek potansiyeli gösteriyor. (wasp.dk)

Yöntemin bu denli kabul görmesinin birkaç farklı nedeni var. Birincisi, o güne değin belirli bir nokta da ölçülmüş rüzgar verisinin yakında da olsa farklı bir noktadaki rüzgar verisine nasıl dönüştürüleceği konusunda kesin bir bilimsel yöntem yoktu. Bu, rüzgar tarlası yapmak isteyen yatırımcıyı birçok farklı direk dikmeye ve zaten o sıralarda getirisi düşük olan rüzgar enerjilerine yeni bir mali külfet ekliyordu. İkinci olarak, bilgisayarların düşük işlemci gücünden dolayı bilgisayarlarda rahat çalışacak bir model lazımdı ki; geliştirilen metot lineer akış modelleme ve istatistiki değerlendirme içerdiği için çok hızlı işlem yapabiliyordu. Son olarak da kullanılacak girdi ve çıktı verilerine bir standardizasyon getiriliyor ve bugün var olan saha fizibilite çalışmalarının temelleri atılmış oluyordu. Son olarak da, yeni metodoloji baştan sona bir çözüm vaat ediyordu. Rüzgar ölçüm noktasında başlayıp rüzgar türbini noktasında yıllık üretim tahmini (Annual EnergyProduction – AEP) olarak bitiyordu ki bu kullanıcıların işini kolaylaştırıyordu.
İşte rüzgar enerjileri sektörünün şu andaki çalışma şeklini belirleyen bu metodolojinin bulunmasının üzerinden 25 sene geçti. Metodu geliştiren bilim merkezi bu başarısıyla daha da ünlendi ve teoriyi pratiğe dönüştürmek için bir yazılım geliştirdi. Şimdi WAsP adıyla bilinen ve 11nci sürümü çıkan yazılımın ilk adı “Wind Atlas and Application Programme”idi. Çok fazla sayıda “A” ile başlayan kelimeyi yan yana barındırdığı için WAsP diye kısaltılan bu isim rüzgar enerjileri sektöründe bir standardın da adı oldu. Altıncı sürümden (1996) itibaren Windows işletim sistemi için arayüze de sahip olan yazılım farklı şirketlerin de ilgisini çekerek lisanslandı. Örneğin yine Danimarkalı EMD firmasının WindPRO yazılımı ya da o sırada bağımsız bir İngiliz şirketi olan GarradHassan firmasının (şimdi DNV GL) WindFarmer yazılımı WAsP çekirdeğini kullanan bilimsel yazılımlardır. Tabii bu iki yazılım kendi uzmanlarınca WAsP temeli üzerine birçok eklenti geliştirmiş ve metodolojiyi daha kapsamlı hale getirmişlerdir. Risø tarafından bu şirketlere lisanslanan ürün bu sayede dünyada neredeyse kullanılmadığı bir yer bırakmadı. 2014 yılındaki kayıtlara bakılırsa WAsP ve Rüzgar Atlası Metodolojisi 110 farklı ülkede kullanıldı. Bunlardan 30 tanesi ulusal atlas diye tabir edilen, tüm ülkenin atlasının çıkarıldığı çalışmalar oldu (Resim2) .
Resim2: Rüzgar Atlası Metodu şu ana kadar 110 ülkede (mavi ve kırmızı) kullanıldı ve bunların 30 tanesi ülkesel çapta atlaslardı (kırmızı) (wasp.dk)
Rüzgar Atlası Metodolojisi Nasıl Çalışır?
Metodoloji 4 adımda çalışır:
1)İstatistiki rüzgar verileri bir fizibilite çalışmasının temelidir. WAM öncelikle belirli süre zarfında toplanmış verileri istatistiki bir formata dönüştürerek başlar. Ölçüm cihazınızın karakterine göre bazı sınırlamalar getirebileceğiniz bu işlem sayesinde Gözlemlenmiş Ortalama Rüzgar Klimatolojisi (Observed Mean Wind Climate – OMWC) olarak adlandırılan şekle dönüştürülür. Toplam olarak ve sektörel olarak gruplara ayrışmış veriler frekanslarına (f) ve yatay rüzgar hızına göre (U [m/s]) en iyi Weibull dağılımı adı verilen fonksiyon ile tanımlanabilir. Gözlemlenmiş veri A[m/s] ve k parametrelerine göre uygulanıp ölçülmüş değerler taşınabilir bir istatistiki bilgiye dönüştürülür. Bu bilgilerden istenildiği zaman hız U ve enerji yoğunluğu E [W/m^2] bilgileri hesaplanabilir.
2)OMWC alınarak WAsP yazılımına yükseklik ve pürüzlülük eğrileri ile birlikte (ve varsa engeller bilgileri ile) eklenir. OMWC sadece ölçüm noktasına göre hesaplanmış bir veri olduğu için ilk adım bu veriden tüm bölgeyi tanımlayan bir “atlas” oluşturmaktır. Genelde düz bir arazide yapılan ölçüm 20 ila 50 km çapındaki bir araziyi tanımlayan atlasa dönüştürülebilir. WAsP, veri içinde yer alan üç katmanı, yükseklik, pürüzlülük ve engeller, çıkartarak veriyi bir atlasa dönüştürür ve artık yeni rüzgar verisi tüm arazi için kullanılabilir.
3)Atlas dosyası, var olan yükseklik eğrileri, pürüzlülük verileri kullanılarak artık harita üzerindeki herhangi bir nokta seçilip 2.adımın tam tersine o noktadaki bilgilere göre noktasal veriye dönüştürülebilir. Bu adım sonunda, örneğin rüzgar türbininin yerleştirileceği noktadaki kapasiteyi bulmuş oluruz.
4)Son adımda ise WAsP yazılımına rüzgar türbini hakkında bilgi verilir. Birden fazla türbin varsa hepsinin yerleri aynı anda girilerek rüzgar tarlası grubu altında toplanır. 3. adımda yer alan noktasal veriler her türbin noktası için hesaplanıp toplam yıllık üretim kapasitesi (AEP) hesaplanır ve kullanıcıya verilir.
Türkiye’de bu şekilde geliştirilen ilk atlas Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Yenilenebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa yürütülen Türkiye Rüzgar Atlası projesidir. Veriler yapılan yayının satın alınması yoluyla kitap olarak kullanıcıya sunulur. (Resim5)
Resim5: 2002 senesinde MGM tarafından geliştirilen Türkiye’nin İlk Rüzgar Atlası
Numerik Rüzgar Atlasları ve Dünya Rüzgar Atlası
Yaklaşık 10 yıl kadar önce WAM bir yenileme geçirdi. Rüzgar atlaslarının ölçüm yapılmayan yerlerde dahi yaratılmasını sağlayan bir yöntem geliştirildi. Yenilemeye göre artık eğer bir noktada ölçüm yapılmasa dahi rüzgar modelleme verileri temel alınarak belirli noktalar için atlas noktası oluşturulabiliyordu. Bu sayede daha önceki bölümde anlatılan 4 adımlık işlem sadece 3. ve 4. adım kullanılarak yapılabilir hale geldi. Numerik Rüzgar Atlasları (Numerical Wind Atlases – NWA) olarak adlandırılan teknoloji günümüzde en yaygın kullanılan metotlardan biri oldu. Bu metodolojide belirli noktalarda direkler vasıtasıyla ölçüm yapılması yine gereklidir çünkü bu ölçümler modelin sağlamasını yapmak için kullanılır (Resim3).
Resim3: En son geliştirilen Nümerik Rüzgar Atlasına bir örnek. Güney Afrika Rüzgar Atlası (http://www.wasaproject.info)
Türkiye’de bu şekilde geliştirilen ve halen kullanılmakta olan ürün Rüzgar Enerjileri Potansiyel Atlası’dır ve Yenilebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından sunulmaktadır. Veriler noktasal ya da bölgesel veriler olarak kullanıcı tercihine göre ücretli olarak sunulur. (Resim6)
Resim6: Yenilenebilir Enerjiler Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA)
Yeni Avrupa Rüzgar Atlası Projesi ve Türkiye Ayağı
WAsP’ın belki de en ilginç özelliği ilk geliştirici ekibin 30 sene sonra halen aynı ekipte yer almalarıdır. Ib Troen ve Erik Petersen halen WAsP takımında yer alıyor ve aktif olarak yazılım da kod geliştiriyorlar. Şimdi bu yaşlı ama dinç ekip üyelerinden yeni bir haber var. 2014 yılı yeni Avrupa Rüzgar Atlası projesinin hazırlıklarıyla geçti. Bu sefer daha detaylı bir atlas çıkarmak ve daha fazla bilimsel ürün geliştirmek için ilk atlası çıkaran ekibin liderliğinde bir konsorsiyum kurulmaya çalışıldı. Bu konsorsiyumda Türkiye ile birlikte Belçika, Danimarka, Almanya, Letonya, Portekiz, İspanya ve İsveç var. Projenin yürütücülüğünü Danimarka Teknik Üniversitesi adına Prof.Dr.Jakob Mann yapmaktadır.
Türkiye’de akademik katılım ise oldukça yüksek seviyede oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi yüksek sayıda araştırmacısıyla farklı deneyler ve proje önerileriyle konsorsiyuma katıldı. Proje yöneticiliğini TÜBİTAK uzmanlarının yürüttüğü projede, proje anlaşmasına göre, Türkiye tarafından yatırılan tüm destek yine sadece Türk araştırmacılar tarafından kullanılabilecektir.
Proje ilkinden farklı olarak bir merkezin tekelinde olmadan tasarlandı ve tüm ortakların yapmak istediği projeye yararlı tekil projelerin bütünü olarak ERANET+ destek programına başvuruldu. Olumlu cevabın sonrası projelere 1 Ocak 2015 itibariyle başlama fırsatı verilecek. Proje 5 sene sürecek ve bittiğinde, Avrupa’nın yeni bir rüzgar atlası olacak. Bu sefer atlas tümüyle ücretsiz ve geliştirme yöntemi son kullanıcıya açık olarak sunulacak. Ürün sadece enerji kapasitesi tahmininde kullanılmayacak aynı zamanda türbülans, belirsizlik değerleri gibi rüzgar yatırımcılarının çok ihtiyaç duyduğu eklentilere de sahip olacak.
Tablo: NEWA katılımcı ülkeleri ve destek miktarları.

2020’de bizi ne bekliyor

Yeni Avrupa Rüzgar Atlası 2020 yılında tamamlandığında tüm Avrupa ve Türkiye yeni bir planlama ve fizibilite yöntemine kavuşmuş olacak. Bu yenilikler bir önceki bölümde bahsedilen teknik yenilemelerle sınırlı değil. Yani atlasın etkileri sadece bazı işleri kolaylaştırmaktan öte bilgiye ücretsiz erişim ve çok çabuk ve düşük maliyetli fizibilite çalışması yapılabiliyor hale gelinecek olması değil. Bunun anlamı sadece yatırımcıların değil, TEİAŞ gibi kurumlarında kendi plan programlarını daha az belirsizlik içeren yöntemlerle geliştirmelerini ve 5 ila 10 senelik planlamalarda daha da başarılı sonuçlar elde edilebilecek olması.

 

Akademik olarak Türkiye ile paylaşılan ve beraber geliştirilen model sayesinde de önümüzdeki akademik kuşaklar için daha sağlam bir rüzgar enerjisi metrolojisi temeli atılmış olacak. Bunun da teknoloji transferi aracılığıyla tüm dünya pazarına hitap eden ürünler geliştirilmesinde öncü olması beklemek bence hayalperestlik olmaz.

 

Projenin belki de ülkemiz adına olumlu olan tüm bu sonuçlarından bile daha önemli katma değerinin, 10 senede yüzde 300 büyüyen Türkiye rüzgar enerjileri sektörünü bu başarısından dolayı Avrupa ve dünyada hak ettiği yere koyması olduğunu düşünüyorum.

 

 

 

 

Devamını oku
Reklam
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

ENSİA’da yeni yönetim belli oldu

Yayın tarihi:

-

Yazar

ensia_genel_kurulu

Türkiye’nin farklı kentlerinden enerji ekipmanı üreticilerini çatısı altında toplayan Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA), 3’üncü Olağan Genel Kurulu’nu İzmir Tepekule’de gerçekleştirdi. Pandemi kurallarına uygun olarak toplanan Genel Kurul’da, derneğin yeni Yönetim, Denetim ve Danışma Kurulu üyeleri seçildi.

Kurulduğu 2016 yılından bugüne ENSİA’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdüren Hüseyin Vatansever, görevini Başkan Yardımcısı Alper Kalaycı’ya devretti. Türkiye’nin ilk rüzgâr enerji türbini kanadı  fabrikasını 2001 yılında Ege Serbest Bölgesi’nde kuran Aero Rüzgâr Endüstrisi A.Ş’nin Genel Müdürü olan Alper Kalaycı, sektörde 25 yıla yaklaşan deneyime sahip.

GÖNÜL HUZURU İLE DEVREDİYORUM

Genel Kurul’da bir konuşma yapan 2016-2021 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever, bir “proje derneği” olan ENSİA’nın, geçen beş yılda çok önemli işlere imza attığını, Türkiye’nin dört bir yanından 43 kurumsal üyeyi çatısı altında bulundurmasının bunun kanıtı olduğunu söyledi.

Yönetim Kurulu’nda Başkan Yardımcısı görevini sürdüren Alper Kalaycı’ya görevini gönül huzuru ile teslim ettiğini kaydeden Vatansever, “Alper bey derneğimizin kurumsallaşmasında çok önemli roller üstlenen, sektöründe çok iyi tanınan, uluslararası birikime ve deneyime sahip, yetkinliği tartışılmaz bir arkadaşımız. Bu bayrak yarışında derneği çok daha iyi noktalara taşıyacağına yürekten inanıyorum. Kendisine ve yeni yönetimimize başarılar diliyorum.” dedi.

ENSİA İNİSİYATİF ALAN DURUŞUNU SÜRDÜRECEK

Genel Kurul’da üyelerin tamamının oyunu alarak Yönetim Kurulu Başkanı olan Alper Kalaycı da, ENSİA’nın beş yılda kat ettiği mesafenin tüm yenilenebilir enerji sektöründe ve kamu otoriteleri nezninde takdir görmesinden büyük gurur duyduklarını söyledi.

Hüseyin Vatansever’in beş yıldır özveri ile sürdürdüğü başkanlık görevini, tüm üyelerin katılımı ve ortak akılla sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Kalaycı, yeni Yönetim Kurulu’nda Türkiye’nin alanlarında en güçlü firmalarının temsilcilerin yer almasının önemine dikkat çekti.

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Derneğimiz bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da her paydaşına eşit uzaklıkta ve yakınlıkta, kamu otoritelerine saygılı, yapıcı öneri ve fikirlerini muhataplarına iletmekten çekinmeyen, ülkemizde yatırım yapan her firmayı ‘yerli’ olarak gören, yerli enerjinin yerli ekipmanla desteklenmesi gerektiğini düşünen, sektörümüze yeni ana ve yan sanayi yatırımlarının çekilmesi noktasında inisiyatif alan duruşunu sürdürecektir. Sektörümüzde yeni teknolojilerin çok hızlı geliştiğine ve uygulama alanı bulduğuna tanık oluyoruz. Denizüstü (offshore) rüzgâr santralleri, hibrid santraller, yeşil hidrojen v.b gibi gelecek konuların yakın gelecekte ülkemizin gündeminde daha fazla yer alacağını biliyoruz. Bu konulardaki düşüncelerimizi de kamuoyumuz ve kamu otoritelerinin gündemine taşımak istiyoruz. ENSİA ailesine katılan tüm kurumsal üyelerimizin Ur-Ge ve Best For Energy gibi ulusal ve uluslararası projelerde daha aktif katılımlarını çok önemsiyoruz.”

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, Genel Kurul’da Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever ve 2018-2021 döneminde görev yapan Yönetim Kurulu Üyelerine plaket takdim etti.

 

Devamını oku

Genel

Biden Başkan, Yenilenebilir Enerji Şampiyon

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yenilenebilir enerji endüstrisi, hafta sonunda Biden’in galibiyetinin ilanıyla yükselişe geçti.

Biden’in ABD seçimlerindeki az farkla galibiyeti, özellikle offshore rüzgar enerjisine odaklanan gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı. Demokrat kanat siyasetçisinin, ABD’yi Paris Anlaşması ve 2050 yılı sıfır sera gazı emisyonu hedefi çerçevesine geri getirmesi bekleniyor. Biden, bu yılın başlarında, dört yıllık başkanlığında temiz enerjinin kullanımının artırılması için 2 trilyon harcama yapma planlarını açıklamıştı.

Offshore Rüzgar Enerjisi İş Ağı Başkanı Liz Burdock, “Başkanlığa Joe Biden’in seçilmesi, yenilenebilir enerjiye, paydaşlar arasında açık deniz rüzgarına önemli ölçüde odaklanmayı vaat eden bir yönetimin desteğiyle offshore rüzgar enerjisi endüstrisinin önemli ölçüde büyümesine katkıda bulunacaktır” dedi.Tüm yenilenebilir enerji projeleri için vergi kredilerinin çok yıllı olacak şekilde uzatılmasını ve tüm fosil yakıt sübvansiyonlarında ücretsiz pil depolama ve kesintileri umduğunu da sözlerine ekledi.

Ekim ayında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, 2025 yılına kadar 12.5GW olmak üzere, 2030’a kadar 25GW offshore rüzgar enerjisi hedefi belirlenmesi için bir yasa tasarısı sundu. Amerikan Rüzgar Enerjisi Derneği, “Amerika için daha temiz ve daha müreffeh bir enerji geleceğini şekillendirmek için birlikte çalışırken” Biden yönetimi ve Kongre ile işbirliği yapmayı dört gözle beklediğini söyledi.

Wood Mackenzie Americas Başkan Yardımcısı Ed Crooks, Biden’in, Trump Yönetiminin offshore rüzgâr enerjisine uyguladığı frenleri tersine çevireceğini, petrol ve gaz gelişimine daha fazla kısıtlama getireceğini ve bu durumun 2035 yılına kadar bu sahada üretimi % 30 oranında azaltabileceğini sözlerine ekledi.

Petrol ve gaz altyapı projeleri için federal izinlerle ilgili kararların sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini hesaba katarak petrol ve gaz boru hatları ve aktarım tesisleri için yeni engeller yaratacağını ekledi.

Bu arada Biden, elektrikli otomobil satışlarına yardımcı olacak daha sıkı yakıt ekonomisi standartları getirmeyi planladığını ve potansiyel olarak 2030 yılına kadar ABD yollarında 4 milyon EV’ye yol açmayı planladığını, ancak bu on yılın yakıt talebi üzerindeki doğrudan etkinin minimum düzeyde olması beklendiğini söyledi.

Biden İklim Planı’nın aynı zamanda, karbon içermeyen hidrojen üretmek için yenilenebilir enerjilerin kullanılması ve çelik, beton ve kimyasalların dekarbonizasyonu gibi stratejilere odaklanacak bir İklim için Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-C) kurulmasını önerdiğini söyledi.

Kaynak:renews.biz Photo: Brendan Smialowski/AFP via Getty Images

Devamını oku

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com