Connect with us

Bilgi Kaynakları

Windbaba uzman eğitimcilerle sektöre bilgi ve tecrübe sunuyor

Yayın tarihi:

-

Rüzgar enerjisi sektöründe yeni bir online eğitim platformu var: Windbaba. Sektörün tanınan profesyonelleri tarafından eğitimler verilen platform, katılımcılara Yaşar Üniversitesi iş birliğiyle sertifika sahibi olma şansı da sunuyor. Windbaba’yı, platformun eğitimcilerinden ve XGEN Enerji Yönetici Ortağı İskender Kökey’le konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz? Windbaba organizasyonunda hangi görevde bulunuyorsunuz?

Ben İskender Kökey, lisans eğitimimi tamamladıktan sonra rüzgar enerjisi sektöründe 10 yıldır aktif olarak görev yapmaktayım. Bugün XGEN Enerji’nin yönetici ortağı olarak faaliyetlerimi sürdürüyorum. XGEN Enerji ekibi olarak rüzgar enerji santrallerinin kurulması öncesindeki rüzgar ölçüm süreçlerini yönetiyor, aynı zamanda rüzgar türbini üreticilerinin global tedarik zincirinde yer alan bir yerli imalatçı olarak çeşitli mekanik akşamların imalatlarını gerçekleştiriyoruz. Windbaba eğitmeni olarak ise 10 yılı aşkın bir süreyle yönettiğim rüzgar ölçüm kampanyalarındaki saha tecrübelerimi ve bilgi birikimimi Windbaba çatısı altında verdiğim eğitimlerle kursiyerlerimizle aktarıyorum.

İskender Kökey

Windbaba nedir? Gelişmeleri baş döndürücü bir hızla takip ettiğimiz rüzgar enerjisi sektörü, her geçen gün gerek kurulu güçlerdeki artış gerekse teknoloji arzındaki ilerlemelerle çok daha fazla profesyonele ihtiyaç duyar hale geldi. Diğer taraftan, fiziksel olarak insanların bir arada olmasına gerek duyulmadığı eğitim çözümlerini her kademede özümsemiş durumdayız. Hemen her disiplinde doğru ve yeterli bilgiye, hızlı ve konforlu şekilde ulaşmak hiç olmadığı kadar önem kazanmış durumda. İşte tüm bu gelişmeler ışığında rüzgar enerjisi sektörüne girmek isteyen veya halihazırda rüzgar enerjisi sektöründe olup kendisini geliştirmek isteyenlere hitap eden online bir eğitim platformudur Windbaba. Daha önce kendi uzmanlığında birçok başarılı projeye imza atmış eğitmenleri ve geniş bir perspektifte sunduğu Türkçe eğitim içeriği ile günümüz rüzgar enerjisi sektörünün önemli bir boşluğunu doldurmak için yayın hayatına başladı. Kursiyerlere sunduğu esnek eğitim paketleri ile herkesin sadece ihtiyacı olan konularda eğitime erişmesine imkan tanıyan Windbaba platformu, opsiyonel olarak sunduğu sertifikalandırma süreci ile de kariyerini bu alanda ilerletmek isteyenler için alternatifli çözümler sunmaktadır. 

Eğitimciler arasında sektör profesyonellerini görüyoruz. Eğitimciler hakkında bilgi vermek ister misiniz? 

Bilindiği gibi rüzgar enerjisi sektörü çok farklı alanlarda uzmanlıklara ihtiyaç duyulan, multidisipliner bir zincirden oluşuyor. Windbaba platformu her geçen gün genişleyen dinamik bir eğitmen kadrosuyla bu uzmanlıkların tamamına, alanında yetkin eğitimcileri ile yanıt vermektedir. Eğitmenlerimizin ortak noktası, kendi kariyerlerinde uzmanı oldukları konularda başarılı işlere imza atmış olması dolayısı ile işin sadece teoriğine değil, uygulamasına da hâkim olmalarıdır. Farklı eğitmenlerimizle finansmandan imalata, projelendirmeden işletme ve bakıma tüm süreçlerde sektörel bilgi ve tecrübelerimizi kursiyerlerimize aktarmak arzusundayız.

Katılımcılar bir sınava tabi tutuluyor ve başarılı olanlar üniversite onaylı bir sertifika sahibi oluyorlar eğitim sonucu. Süreç nasıl işliyor, biraz anlatır mısınız?

Tabii ki, izlediğiniz ders ile ilgili, özgeçmişinize ek yapmak için veya aldığınız bu eğitimi belgelemek için süre sınırlı bir online sınava giriliyor. Sınava girmek opsiyonel. Yani sadece eğitimi alıp, bilgi sahibi olup, sertifika almayabilirsiniz. Şunu da eklemek isterim, aldığınız bir eğitimi sınırsız bir şekilde defalarca seyretme şansınız var. Sınav soruları Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından hazırlanıyor. Sınav sonrası başarılı olduğunuz zaman Yaşar Üniversitesi onaylı, takip ve teyit edilebilir bir başarı sertifikasını PDF formatında alabiliyorsunuz. 

Rüzgâr enerjisi sektöründeki en büyük sorun nedir sizce? Yetişmiş insan gücünün sınırlı olması mı?

En büyük sorun çok büyük bir potansiyelimiz olmasına rağmen, bunu harekete geçirememiş olmamız. Ülkemizdeki ve dünyadaki genel gidişat, finansal piyasaların durumu genel olarak sektörü etkilemesine rağmen yatırımcının ilgisi halen çok fazla. Yine de her şeye rağmen 8 GW üzeri bir kurulu güce ulaştık. 20 GW hedefimiz olduğunu düşünürseniz, ki bence potansiyelimiz offshore ile çok daha fazla ve yılda ortalama 1 GW tesis devreye alabilsek, ki 1 GW sınırını sadece 2015 senesinde bir kere geçebildik, en kötü ihtimalle önümüzdeki 12-15 sene sektör çok hareketli olacak. Daha önce de belirttiğim gibi, sektör çok farklı uzmanlık alanlarına hitap ediyor ve yetişmiş insan gücü ihtiyacı, çok farklı dallarda artarak devam edecek.

Windbaba kısa bir süre önce faaliyete geçti ama ilk intiba nasıl? Sektörden ilgi beklediğiniz seviyede mi? 

Sektörden ilgi çok fazla. Çünkü windbaba sektördeki bir açığı ciddi şekilde kapatıyor. Birçok firma, öğrenci kolları, dernekler windbaba ile kontağa geçerek; eğitim almak, eğitim vermek, iş birliği yapmak istediklerini aktardılar. 

Tabii ki karşılaştığımız bu yoğun ilgi bizleri de mutlu etti. Altına imza attığımız işin öncelikle sektörün kendisine ve geleceğine hizmet ettiğine olan inancımız bir kat daha arttı. Devamında aldığımız geri dönüşler ile bu ilgiyi katlayarak canlı tutmayı hedefliyoruz. 

Peki, süreç içerisinde Windbaba’da ne tür yenilikler göreceğiz?

Hayat normale döndükten sonra, katılımcılarımızın isteklerini de dikkate alarak, eğitim portföyümüzü arttıracağız. Sonrasında belli sayıda eğitim alan katılımcılar ile sektör profesyonellerinin bir araya geleceği network etkinlikleri organize etmek, teknik geziler düzenlemek gibi planlar var. Mayıs ayı sonu gibi planlamış olduğumuz ilk network etkinliğimizi ise pandemi riskinin sonra ermesini takiben, sonbahar gibi gerçekleştirmeyi umuyoruz. Bunların dışında katılımcılarımızdan, sizlerden, okuyucularınızdan gelecek her türlü öneriye de açığız. 

Sizi takip etmek isteyenler nasıl ulaşabilirler?

Gelişmelerden haberdar olabilmek için windbabaonline ismi ile Instagram ve windbaba ismi ile Linkedin sayfalarımızı takip etmenizi öneririz.

Bilgi Kaynakları

Yenilenebilir ve Enerji Sektörü Türk Kadınları KİH-YÇ İle Cedaw ve İstanbul Sözleşmesi’ni Konuştu

Yayın tarihi:

-

Yazar

YENİLENEBİLİR VE ENERJİ SEKTÖRÜ TÜRK KADINLARI KİH-YÇ İLE CEDAW VE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ KONUŞTU

Yenilenebilir Enerji Sektörü Türk Kadınları (TWRE), Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Sektörü Başta Olmak Üzere Enerji Sektörünün Gelişiminde Aktif Rol Oynayan ve Oynayacak Olan Kadın Profesyonellerin İletişim Grubu Olarak, Mayıs 2018’te Sedef Budak tarafından kurulmuş olan TWRE Türkiye’de Enerji Sektörünün ilk ve tek cinsiyet eşitliği hareketidir.

Türkiye’de ve dünyada kadınların insan haklarını savunmak ve hayata geçirmek amacıyla 1993 yılında kurulan bağımsız bir kadın örgütü olan “Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği “ (KİH-YÇ), adını Birleşmiş Milletler ’in (BM) aynı yıl Viyana’da düzenlenen İnsan Hakları Dünya Konferansı’nda ortaya çıkan “Kadın hakları, insan haklarıdır!” söyleminden almıştır.

KİH-YÇ, kadının insan haklarının eksiksiz uygulanmasını ve kadınların hayatın her alanına özgür bireyler ve eşit yurttaşlar olarak katılımını desteklemek amacıyla yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde çalışmaktadır.

KİH-YÇ’ ın en bilinen programı olan Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı KİHEP 1995 yılından buyana Türkiye genelinde ve Kıbrıs’ta 15 binden fazla kadına ulaşmıştır.

Ülkemizde gün geçtikçe artan kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet sorunun neden- sonuç ilişkisini değerlendirmek, sözleşmeyi ilk imzalayan ve parlamentosunda da onaylayan ilk ülke konumunda bulunarak taraf olduğumuz “İstanbul Sözleşmesi” nin esasları, neden ve nasıl uygulanması gerektiği konularında sektörü aydınlatmak için 29 Temmuz Çarşamba akşamı, saat 21.00’de Youtube Canlı Yayını gerçekleştirilmiştir.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

TWRE Kurucu Başkan Sayın Sedef BUDAK ve TWRE Danışma Kurulu Üyesi Sayın SeyranHATİPOĞLU ev sahipliğinde, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’ni temsilen, kadın haklarısavunucusu, Sayın Avukat Ezel Buse SÖNMEZOCAK konuk edilmiştir.

Oturumda kadın hakları, insan hakları, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi CEDAW ve 6284 numaralı kanun, kadın haklarının neden saldırı altında olduğu, İstanbul Sözleşmesinin önemi, ana akım medya, aile içi şiddet ve toplumsal cinsiyet, iş hayatında kadınlar ve toplum olarak eşit haklara nasıl ulaşabileceğimiz konuları öncelikle “İnsan Hakları” bakış açısı temelinde değerlendirilmiştir.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

GWEC: Offshore, Asya-Pasifik liderliğinde 2030’da 234 GW’a çıkacak

Yayın tarihi:

-

Yazar

GWEC: Offshore, Asya-Pasifik liderliğinde 2030’da 234 GW’a çıkacak

2019, eklenen 6.1 GW yeni kapasiteyle küresel offshore tarihinde en iyi yıl olarak kayda geçti. COVID-19 krizinin etkilerine rağmen 2020 yılında 6.6 GW daha eklenmesi bekleniyor.

Offshore, hükümetler tarafından, COVID-19 sonrası ekonomik iyileşmenin temel bileşenlerinden biri olarak görülüyor.

Avrupa, kurulumlarda önde gelen bölge olmayı sürdürüyor. Ancak piyasanın, yeni kapasitede Dünya lideri olan Çin’in yanında, 2030’a doğru hızlanacak olan Tayvan, Vietnam, Japonya ve Güney Kore ile birlikte yükselişe geçeceği öngörülüyor.

GWEC tarafından yapılan piyasa tahminlerine göre 2030’a dek 205 GW üzeri yeni offshore kapasitesinin kurulumu yapılacak. Bu da geçen yıla göre, politik can simidi, azalan teknoloji maliyetleri ve uluslararası karbonsuzlaştırma taahhütleri sayesinde 15 GW artış anlamına geliyor.

Yüzer offshore tam ticarileşmeye, tüm Dünya’da kurulumu yapılacak en az 6 GW ile ulaşacak. Türbinin teknolojisinin de verimlilik ve esneklik anlamında gelişerek seviyelendirilmiş enerji maliyetlerinde azalma ve kabul görme oranında artma gibi faydaları beraberinde getirmesi bekleniyor.

Offshore, diğer enerji sektörleriyle karşılaştırıldığında pandemiden daha az etkilendi. GWEC Piyasa İstihbaratı, süren büyüme sayesinde gelecek on yılda sektörde 900.00 iş olanağı yaratılmasını bekliyor. Bu da, offshore’un küresel ekolojik restorasyonda lokomotif görevi taşıma potansiyelini ortaya koyuyor.

GWEC CEO’su Ben Backwell şu yorumu yaptı: “Offshore, hükümetler, teknolojinin COVID sonrası ekonomik iyileşmeye, istihdam yaratıp kıyı toplumlarına ekonomik gelişme sağlayacak büyük ölçekli yatırımların başlangıcını yaparak oynayacağı rolün farkına vardıkça gerçek anlamda küreselleşiyor. Gelecek on yılda Japonya, Kore ve Vietnam gibi gelişen piyasaların tam kapasiteyle offshore’a yöneleceğini ve Asya, Latin Amerika ve Afrika’da deniz türbinlerinin kurulacağını göreceğiz”

GWEC Strateji Yöneticisi Feng Zhao ise; “Endüstrinin görünümü, tüm Dünya’da ülkeler offshore’un uçsuz bucaksız potansiyelini keşfettikçe daha umut vaat eder hale geliyor. Piyasa büyümeyi sürdürdükçe, sektörde ortaya çıkan yüzer santral, daha büyük, verimli türbinler ve Power-to-X gibi yeniliklerle birlikte sektöre yeni kapılar ve piyasalar açılmaya devam edecek ve sektör küresel enerji geçişinde önemi gitgide artan bir konuma yerleştirecek” dedi.

 

 

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Sürdürülebilir İyileşme Raporu yayınladı

Yayın tarihi:

-

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan Sürdürülebilir İyileşme Raporu 6 önemli sektörde maliyetleri düşürücü tavsiyeler içeriyor. Bu sektörler; elektrik, ulaşım, sanayi, inşaat, fosil yakıtlar ve düşük karbon teknolojileri. Sürdürülebilir İyileşme Raporu, ekonomik kalkınma, daha fazla iş imkanı üretilebilmesi ve daha temiz enerji sistemleri konusunda tavsiyeler içermektedir.

  • COVİD-19 süreci ile beraber dünya 1929 Büyük Buhranı’ndan bu yana hiç görülmemiş ekonomik bir krizle yüzleşiyor. Küresel enerji yatırımlarının, COVİD-19 ve getirdiği ağır ekonomik şartlardan dolayı 2020 yılında %20 -yaklaşık 400 milyar dolar- azalması bekleniyor.
  • Küresel karbon emisyonları 2020 yılında tarihi bir düşüş yaşadı.
  • 2019 yılında enerji sektöründe 40 milyondan fazla insan istihdam edildi.
  • Enerji sektöründe, 3 milyon insan COVİD-19 sürecinde işini kaybetti ve 3-3,5 milyon insanın daha işini kaybetmesi bekleniyor. 17 milyon kişi elektrik üretimi ve dağıtımda, 20 milyon kişi fosil yakıtlar üretimi ve dağıtımında, 3 milyon kişi biyoenerji üretim ve dağıtımında istihdam ediliyor.
  • G20 ülkeleri 2020 bütçelerini GSYİH’lalarının ortalama %7’si kadar revize etmek zorunda kaldılar.
  • Yenilenebilir enerji kaynakları 2020 yılında üretimi artan tek enerji kaynağı oldu.
  • Karbon emisyonlarının %8 düşerek 2010 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
  • OECD’ye göre, 1929 Büyük Buhranı’ndan bu yana ki en büyük daralma bu yıl yaşanacak. 2020 yılında küresel ekonominin %6 oranında daralması bekleniyor.
  • Dünya çapında 300 milyon kişinin işini kaybetmesi ve 50 milyon şirketin faaliyetlerini ciddi manada kesintiye uğratması bekleniyor.
  • Irak, Cezayir, Nijerya, Umman, Angola gibi fosil yakıtlara bağımlı ülkelerin hidrokarbon gelirlerinin %80 oranında azalması bekleniyor.
  • IEA’nın 2019 yılı raporuna göre, Sahra altı Afrika’da 27 ülkede sağlık merkezleri ve hastanelerin %60’ında elektrikler yarıdan fazla zamanlı kesintiye uğruyor.
  • 2020 yılı petrol talebinin %8;

Doğalgaz talebinin %4,

Kömür talebinin %8,

Elektrik tüketiminin %5

Nükleer enerji üretiminin %2,5 düşmesi bekleniyor.

  • 2020’de dünya genelinde araba satışlarının %15, ticari araç satışlarının %22 oranında düşmesi bekleniyor. Otomotiv sektörü direkt olarak 11 milyon, dolaylı olarak 4 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Dünyadaki arabaların yaklaşık 3’te 1’i 10 ve üzeri yaşta. Bu araçları, yeni sistem hibrit araçlarla değiştirmek küresel karbon emisyonunda %40 oranında bir azalmayı beraberinde getirebiliyor.
  • Dünya genelinde çalışan her 4 kişiden 1’i sanayide istihdam ediliyor. COVID-19 krizi ile beraber alınan tedbirler doğrultusunda yakın gelecekte enerji verimliliği, tarımda reform ve verimlilik, geri dönüşüm gibi alanlarda yapılacak yatırımlar 10-18 milyon insan için istihdam yaratabilir.
  • Enerji, enerji teknolojilerinde inovasyon, özellikle hidrojen, batarya ve nükleer reaktörlerde ve enerji depolamada yapılacak her 1 milyon dolarlık yatırım ortalama 3-8 insana istihdam imkanı sağlayabilir.
  • Mesken binalarda ve sanayide enerji verimliliği için yapılacak yatırımlar ve güneş enerjisi yatırımları en çok istihdam yaratabilecek alt sektörler olarak dikkat çekiyor. Bu alanlarda yatırım yapılacak her 1 milyon dolar 10-15 istihdam yaratabilecek.
  • Nükleer ve hidro santraller düşük karbonlu enerji tesislerinin büyük bir kısmını oluşturuyor ve düşük karbonlu kaynaklardan sağlanan elektriğin %70’i nükleer ve hidroelektrik tesislerden sağlanıyor. Toplam küresel elektrik üretiminin %30’u hidroelektrik ve nükleer santrallerden sağlanıyor. 2019 yılında 50 milyar dolar hidroelektrik, 40 milyar dolar da nükleer yatırımları için harcandı. Gelişmiş ülkelerdeki nükleer santrallerin %40’i 2030’a kadar faaliyet dışı kalacak. Fransa’da elektriğin %75’i nükleer güç kapasitesinden üretiliyor.
  • Halihazırda dünya genelinde 130 GW kapasiteli kömür santralleri inşaatı bulunuyor ve 500 GW yatırımı planlanmış proje mevcut.
  • Rüzgar ve güneş enerjisi küresel elektrik arzında 2019 yılındaki artışın %80’ini oluşturdu.
  • IRENA’ya göre, 2019’da 5 milyon kişi güneş ve rüzgar enerjisinde istihdam edildi.
  • Gelişmekte olan ülkelerin birçoğu kömür ağırlıklı enerji üretimine sahipler. Çin ve Hindistan’ın elektrik üretiminin %65-75’i kömürden sağlanıyor. Geri kalan Güneydoğu Asya’da toplam üretilen elektriğin ortalama %40’i kömür kaynaklarından sağlanıyor. 1 GW’lik bir enerji üretimi için kömür yerine güneş enerjisi ikame edildiği takdirde yıllık olarak 1,5 milyon ton karbon emisyonu azalması yaşanıyor.
  • Temiz enerjiye geçiş için yıllık ortalama 80 milyar dolar ek yatırıma ihtiyaç var ve tüketici elektrik fiyatları ortalama %5 artacaktır.
  • 2019 yılında dünyadaki elektriğin %36’sı kömür kaynaklarından %23’u doğalgaz kaynaklarından sağlandı. Bu rakamın 2020 yılında ciddi oranda düşmesi bekleniyor.
  • Kömür santralleri 1,7 milyon kişiye, gaz santralleri ise 900 bin kişiye istihdam sağlıyor.
  • Hızlı tren ağlarının artırılması küresel emisyon oranlarının düşürülmesi için büyük bir fırsat sağlayacaktır. 60 bin km uzunluğundaki küresel hızlı tren ağında 420 binden fazla kişi çalışıyor ve inşası devam eden hızlı tren ağlarında ise 2,6 milyon kişi istihdam ediliyor. Kuzey Amerika’daki havayolu taşımacılığının %20’si, Avrupa’da %10’u, Asya Pasifik’te ise %8’i hızlı tren taşımacılığı ile ikame edilebilir. Enerji verimliliği açısından hızlı tren taşımacılığı ortalama olarak en az 12 defa hava ve karayolu taşımacılığından daha karlı. Eğer mevcut hızlı trenlerle yolcu kapasitesi %60 artırılırsa bu 2030’a kadar 200 milyon ton daha az petrol tüketimini beraberinde getirecektir.
Devamını oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com