Connect with us

Sanayi sitelerindeki yenilenebilir yatırımlarına KDV muafiyeti

Yayın tarihi:

-

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Bazı Kanun Hükmünde Kararnamalerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ilk 29 maddesi; Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından kabul edildi. Teklifin 18. maddesi, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDV) istisnaları düzenleyen 13. maddesine “yenilenebilir ve diğer enerji” ifadesinin eklenmesini öngörüyor.

Teklifteki ilgili madde şu şekilde:

“MADDE 18- Madde ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (j) bendine “yenilenebilir ve diğer enerji” ibaresinin eklenmesi yönünde düzenleme yapılması suretiyle; yenilenebilir enerji kaynaklarının (jeotermal, güneş, rüzgar vb.) tarımsal üretimde yaygınlaşması ve etkin olarak kullanılması sayesinde üretim maliyetlerinin önemli oranda düşürülmesi; ve tarıma dayalı ihtisas OSB yatırımlarının daha etkin, verimli ve devamlı olmasına katkı sağlanması öngörülmektedir.”

Değişiklikle birlikte organize sanayi bölgelerinde yapılacak yenilenebilir enerji yatırımlarına KDV muafiyeti getirilmektedir.

Bağımsız Servis Sağlayıcıları

Rüzgar enerjisi santrallerinde atık yönetim süreçleri

Yayın tarihi:

-

Çevre ve atık bilinci bir bireyin ve bir işletmenin anayasası olmalı; olmazsa olmaz prensibi ile yaşamak gibi. Dünyamız bir tane sonuçta, onun korunmaya ihtiyacı var. Bir tane olan ve alternatifi bulunmayanın can suyuna sürdürülebilir planların uygulanması sorumluluğu ile yaşamak. Sonuçta o bilinçten uzaklaştığımızda, hoyratça kullandığımız dünyamız bizlere; kasırga, deprem, yangın, sel ve virüs üretmiş oluyor.

Konusu çevre ve dünya olan onlarca makale ve çalışma yayınlanmıştır. Sürekli yenileri de eklenmektedir. Bizlerde bu bağlamda 2010 yılında çalışma hayatımıza başladığımızda, merkezinde çevre olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yeterliliğe sahip firmamızı kurarken; önce birey olarak bizlerin, sonra işletmemizin ve devamında bizden hizmet satın alan işletmelerin çevreye duyarlı olmalarını sağlamayı ilke edindik.

Atık yönetimi yaptığımız yıllar içerisinde elde ettiğimiz tecrübelerimizi son yıllarda yatırımları artan rüzgâr enerjisi santrallerinin ihtiyaçlarının tespiti ile yoğunlaşarak çözüm ortaklığı kurmaya başladık.

Bakım sonrası oluşan tehlikeli & tehlikesiz atıkların yönetimi, sevkiyat, bertaraf ve geri dönüşüm, kanat scrap, çevre danışmanlığı ve kurulum süreçlerinde oluşan atıklar için proje bazlı talepler doğrultusunda hizmet vermekteyiz.

Enerji kazanım için kurulan RES’ler rüzgâr merkezli olduğu için yüksek tepelere veya dağlara kurulmaktadır.

Haliyle atık yönetim hizmeti verilecek işletmelerde atık miktarlarının azlığı, ulaşım problemlerinin olması hem zaman maliyeti hem de bertaraf nakliye maliyetleri doğurmaktadır.

Tüm hizmetler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan almış bulunduğumuz yeterliliklerle ve yeterliliği olan lisanslı araç, yeterlilik almış ekip ve yine yeterliliği bulunan bertaraf ve geri dönüşüm firmaları ile işlemler yasal çerçevede gerçekleşmektedir. 

Hizmet verdiğimiz işletmeler danışmanlık sürecimizde ise, atığın stoklandığı alanların ıslahı mevzuata uygun yapımın sağlanması, atığın yerinde azaltılması eğitimi ve yasal zorunlukların AYP (Atık Yönetim Planlarının) düzenlemesi hizmeti ile sorunsuz atık yönetim sürdürmekteyiz.

Şirket politikamız gereği hızla büyüyen RES enerji sektörünün tüm ihtiyaçlarını tesit etmek ve yeterliklerimiz ile çözüm ortaklıklarımızı arttırmayı hedeflemekteyiz.

Referanslarımız: Nordex Enerji AŞ, Siemens Gamesa AŞ, Enerjisa AŞ, İltek Enerji AŞ, Dost Enerji, Enercon AŞ, General Elektrik.

Çevre izin süreçleri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan lisanslı firmamız yaklaşık on yıldır ülke genelinde 650’ye yakın firmaya;  

  • Atık yönetimi,
  • Çevre danışmanlık hizmeti,
  • TMGD (Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ege Bölgesi) eğitim ve danışmanlık   hizmetleri vermektedir.                       

Kadromuzda; 5 TMGD, 8 Çevre Mühendisi, 1 Kimya Yüksek Mühendisi, 1 Biyolog, 1 Maden Mühendisi ve ayrıca konusunda uzman 4 idari personel mevcuttur.

Hizmetlerimiz sırası ile;

  • Tüm atıkların yönetimi (toplanması-taşınması-geri kazanımı-bertaraf). Atığın miktarına ve lokasyonuna bakılmaksızın, yasal mevzuatlar uygulanarak geri dönüşüm ve bertaraf firmalarımıza ulaşması sağlanmaktadır. Atık sevk, lojistik hizmetini bünyemizdeki firmamız ile yeterli altyapıya sahip mevzuata uygun lisanslı, kendi ekip ve araçlarımızla yürütmekteyiz. 
  • Çevre Danışmanlık Hizmetleri. (21.11.2008 Tarih ve 27061 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 6 (ğ) bendi) 
  • TMGD Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı, TMGD Eğitim ve Danışmanlık hizmeti (Ege Bölgesi yeterliliği ile).
  • Lisanslandırma çalışmaları (Her türlü geri kazanım, bertaraf, taşıma ve ara depolama lisansları).
  • Güvenlik bilgi formu düzenlemesi (MSDS Belgesi hazırlanması).
  • Atık stok alanı düzenleme – atıklara kaynağında çözüm üretme.
  • Yakıt tankı temizliği.
  • Arıtma tesisi kurma ve çalıştırma 
  • Laboratuvar kurulumu 
  • Çevresel etki kirlilik sigortası 
  • Âtıl durumdaki fabrikaların sökümü 
  • Çeşitli kurumlardan belgelendirme takibi (lisans-izin-ruhsat-emisyon-deşarj-kapasite raporu-ÇED vb.) 
  • ISO Belgelendirmesi (9001, 18001, 24001) 
  • Bilumum ölçüm (koku-gürültü-baca gazı-atık kategori tayini vs.) hizmetleri vermekteyiz.

Rüzgâr Enerji Santrallerine hangi hizmetleri sunuyoruz

  1. RES işletmesinin çevre bilgi sistemine kaydını sağılıyoruz, oluşan atıkların MOTAT sistemi üzerinden atık gönderimleri ile yıl sonu yapılacak TABS (atık beyan sistemi) veri girişlerinin ve faaliyet boyunca oluşacak atıkların mevzuatlar doğrultusunda gönderilebilmesinin alt yapısını oluşturuyoruz.
  2. Proje sahasına montaj aşamasında geçici atık stok alanları kurarak oluşan tüm tehlikeli ve tehlikesiz atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı tesissilerimize sevkini gerçekleştiriyoruz.
  3. Kurulum tamamlandıktan sonra kalıcı atık stok alanın Atık Yönetimi Yönetmeliği gereği kriterlere uygun halde yapılması uygun tabelaların asılmasını ve hazırlanması sürecinde işletmeyle bilgi paylaşımında bulunuyoruz.
  4. İşletme faaliyete geçip enerji üretimine başladıktan sonra, bakımlarda ve arızalarda oluşan tehlikeli ve tehlikesiz atıkların bertaraf veya geri dönüşüm tesislerine, öncesinden oluşturduğumuz MOTAT kayıtları ile atık sevklerinin yapılmasını sağlıyoruz.
  5. Faaliyet süresinde oluşabilecek doğa olayları ile rüzgâr gülü kanatlarının gördüğü hasarlar sonucunda, kanatların yenisi ile değiştirildiğinde, sahada kalan hasarlı kanatların Scrap sürecini; kesilerek küçük parçalar halinde araçlara yüklenmesini ve lisanslı geri dönüşüm bertaraf tesisine sevkini gerçekleştiriyoruz.
  6. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yeterliliğimiz ile düzenli atık yönetimi ve çevre danışmanlık hizmeti alan RES işletmelerimiz ile sözleşmeler yapıyoruz. 

Çevre danışmanlığı hizmet süresince;

a) Atık yönetimini,

  1. Atık stok alanının kriterlere uygun revizyonu ve kurulumu
  2. Atıkların yerinde ayrıştırılması ve stoklanmasının sağlanması (değerli atıkların geri dönüşme gönderilerek elde edilecek gelirin, bertaraf edilecek atıklar için atık yönetimi bütçesine katkı sağlanması)
  3. Bakım onarım sonrası oluşan atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı geri dönüşüm ve bertaraf işletmelerine sevk edilmesi.

b)   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtların oluşturulmasını,

  1. Çevre bilgi sistemi kayıtlarının tamamlanması
  2. Atık gönderimlerinin yıllık TABS (atık beyanlarının veri girişlerinin) sağlanması)
  3. AYP (atık yönetim planlarının) sürecindeki atık stok alnın kriterlere uygun hazırlanması ve atık gönderim raporlarının hazırlanması ile onaylanması
  4. Çevre İzin muafiyetlerinin alınması
  5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetimlerinde işletmede bulunarak süreçte gerekli tüm belge ve bilgilerin aktarılmasının sağlanmasını.

Yılmaz Başak, İzmir Yeni Çevre

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

DAHA FAZLA GÜÇ, DAHA FAZLA UYUM, DAHA FAZLA ESNEKLİK

Yayın tarihi:

-

DELTA4000 GELİŞİMİNE DEVAM EDİYOR

Rüzgar türbini üreticisi olarak 35 yıllık deneyime sahip olan Nordex Grubu, kanıtlanmış teknolojisini ve yenilikçi mühendislik anlayışını birleştirerek bu deneyimini istikrarlı bir şekilde sonraki aşamalara taşımaya devam ediyor.

Nordex, temel tasarım felsefesinin ve operasyon stratejisinin bir parçası olan daha geniş çalışma aralığı anlayışını,  ilk olarak 2017’de N149/4.0-4.5 türbin tipi ile birlikte tanıtmıştı. Zaman içinde Delta4000 serisini geliştirme ve test etme deneyimlerini bir araya getirerek, bu anlayışını yeni N149/5.X ve N163/5.X ile bir üst seviyeye taşıdı.

 Yeni N149/5.X ve N163/5.X türbinleri, 5 MW+ sınıfında çok çeşitli güç modlarını kapsayarak hafif ve orta rüzgarlı bölgelerde rekabet gücünü daha da artırmaktadır. Globalde ve özellikle de Türkiye’de hafif ve orta rüzgarlı bölgelerde gerek jeneratör gücü gerek ise kanat uzunluğuyla yatırımcıların tercihine sunulmuştur. Bu türbinler özellikle yatırım açısından saha koşullarına oldukça elverişli ve verimli olacak şekilde tasarlanmıştır.

ESNEKLİĞİ BİR SONRAKİ SEVİYEYE TAŞIMAK

Nordex, bünyesinde yer alan uzman saha ve fizibilite mühendisleri ile birlikte farklı yatırım kriterlerini göz önünde bulundurarak;  enerji optimizasyonu, türbinin yaşam ömrünün arttırılması gibi koşulları yeni jenerasyonlara uygulayarak yatırımcı açısından iş modellerinde esneklik  sağlayabilmektedir.

5.X olarak piyasaya sürülen türbinler, 5 MW güç seviyesinde değişkenlik gösterdiği için, şebeke gereksinimlerine ve yerel rüzgar koşullarına  göre esneklik ve optimizasyon alanı sağlamaktadır.

Bu aynı zamanda, bulunduğu konuma göre her bir türbin için farklı maksimum çıkış gücü elde ederek, rüzgar santralinin toplam çıkış gücünü en uygun ve en verimli hale getirilebilmesi anlamına gelir.

Diğer bir önemli avantaj ise; farklı rüzgar koşulları ve karmaşık topoğrafyadan kaynaklı zorlu koşullarda uygulanacak işletme modları ile yeni türbinlerin uygunluğunun sağlanabilmesidir.

GÜCE GÜÇ KATMAK

N149 / 5.X

İlk defa 2017 yılında N149 / 4.0–4.5 türbin tipi ile  tanıtılan esnek güç yaklaşımıyla elde edilen başarıyı, rüzgar sektöründe yatırımcı tarafından oluşan ihtiyaç doğrultusunda bir üst seviyeye taşıma isteği doğmuştur. Rotor çapı aynı kalacak şekilde bazı elektriksel ve mekaniksel sistemlerle birlikte, soğutma sistemlerinde de değişikler yapılarak N149/5.X türbin tipini 5MW seviyesine çıkarma başarısı elde edilmiştir.

Böylece N149/5.X, N149/4.0–4.5’e göre, bulunduğu rüzgar koşulları ve kullanılan operasyon modlarına göre yaklaşık olarak %10 ila %15 oranında fazla enerji kazanımı sağlanmaktadır.

Bu yüksek performans ile özellikle yatırımcıların enerji birim maliyetlerini azaltmak amaçlanmıştır. Yapısı itibari ile güç modlarındaki esnekliği, bulunduğu rüzgar şartlarına göre uyum sağlaması ve en optimum güç performansını sunması ile bu maliyetlerin azalacağı planlanmaktadır.

N149/5.X farklı kule seçenekleri ile de yatırımcının tercihine sunulurken, Türkiye pazarında TS105 ve TS125 kuleler satışa sunulmaktadır.  Ancak proje özelinde enerji birim maliyetlerini de dikkate alarak değerlendirme yapılıp  farklı kule yükseklikleri ile  kule seçiminde de esneklik anlayışı sürdürülmektedir.

N163 / 5.X

2019 yılının Ağustos ayında yatırımcıların beğenisine sunulan  N163/5.X türbini ise özellikle hafif ve orta rüzgarlı bölgeler için yüksek enerji  üretimi odaklanarak tasarlanmıştır.

Yapısal tasarım olarak N149/5.X ile aynı naseli paylaşmaktadır. N149/5.X türbin tipinden farklı olarak rotor kanat uzunluğu 74.5m’den 81.5 m’ye  çıkarılmıştır.  Bununla birlikte rotor bölgesinde gerekli güçlendirmeler yapılarak maruz kalacağı yüklere karşı dayanaklık sağlanmıştır.

Bulunduğu rüzgar koşulları ve kullanılan operasyon modlarına göre N149 / 5.X türbin tipi ile karşılaştırıldığında yaklaşık olarak %11.6 gibi fazladan enerji kazanımı sağlamaktadır. Yine benzer saha koşullarında N149/4.8 türbin tipi ile karşılaştırıldığında yaklaşık olarak %17’lik bir enerji kazanımı sağlamaktadır.

N149 / 5.X  türbin tipinde olduğu gibi, hafif ve orta rüzgarlı bölgeler için bu yüksek performans ile özellikle yatırımcıların enerji birim maliyetlerindeki optimizasyon hedef alınmıştır. Yapısı itibari  güç modlarındaki esnekliği, bulunduğu rüzgar şartlarına göre uyum sağlamakta ve en optimum güç performansı ile bu maliyetlerin azalacağı planlanmaktadır.

N163/5.X farklı kule seçenekleri ile de yatırımcının tercihine sunulurken, Türkiye pazarında TS108, T118 ve TS148 kule seçenekleri bulunmaktadır.  Ancak proje özelinde enerji birim maliyetlerini de dikkate alarak değerlendirme yapılabilir ve farklı kule yükseklikleri sunulabilir. Bu yaklaşım ile de kule seçiminde de esneklik anlayışı sürdürülmektedir.

KANITLANMIŞ MİMARİ YAPI

  • Kanıtlanmış rotor kanadı

N163 / 5.X rotor kanadı, Nordex’in 2012’den beri seri üretimde kullandığı kanıtlanmış GFRP / CFRP kademeli yapı konseptine dayanan tek parçalı bir kanattır. N149/4.0–4.5 kanadı sahalarda güvenilir bir performans sergilediği için  N149/5.X türbinlerde kullanılması uygun görülmüştür. Bu yüzden N149/5.X , N149/4.0–4.5 ile aynı tasarıma ve aynı ölçeğe sahip kanadı kullanmaktadır.

  • Şebeke uyumluluğu

Delta4000 ürün serisinin türbinleri, uluslararası pazarların şebeke gereksinimlerini karşılar. Ek olarak, şebeke dengeleme sistemi hizmetleri sağlarlar.

  • Nasel boyutları

Her iki 5.X türbini de diğer tüm Delta4000 türbinleriyle aynı mimari nasel yapısına ve boyutlarına sahiptir. Konvertör ve transformatör, elektrik kayıplarını en aza indirmek ve sahada kurulum çabasını azaltmak için nasel bölümüne entegre edilmiştir.

  • Yüksek performans ve kullanılabilirlik için güvenilir aktarma organı

Aktarma organı konsepti, üç noktalı süspansiyona ve yüksek hızlı dişli kutusuna sahip modüler bir sisteme dayanmaktadır. Aktarma organı, yeni performans seviyelerine ulaşmak için kendini kanıtlamış tedarikçilerle sürekli olarak geliştirilmektedir.

  • Daha az servis eforu

Delta4000 serisinin teknik konsepti, ürünün tüm ömrü boyunca servis eforunu en aza indirmektir. Türbin tasarımı yapılırken bu anlayışla yola çıkılmış ve  her bileşen, optimize edilerek çalışma ve bakım ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Akıllı onarım konseptlerinin yanı sıra vinç ve kaldırma gibi destekleyici teknolojileri, bakım eforunu ve duruş sürelerini azaltmaktadır.

  • Daha soğuk yerlere ulaşmak

Kanıtlanmış Nordex Soğuk İklim Paketi, en soğuk bölgelerde bile rüzgar santrali geliştirmeyi mümkün kılar. Soğuk İklim Paketi (CCV)  özelliği taşıyan türbinler -30 Santigrat derece gibi düşük dış sıcaklıklarda çalışabilir. Kanıtlanmış buzlanmayı önleme sistemi, rotor kanatları için hem N149/5.X hem de N163/5.X için  mevcuttur.

  • Kanıtlanmış elektriksel sistem

Nordex ilk megavat boyutundaki sisteminin donanımını, 2000 yılında çift beslemeli asenkron jeneratör ve kısmi konvertör ile yapmıştır. Delta4000 serisinde de kendini kanıtlamış ve oldukça ekonomik olan bu sistem N149 / 5.X ve  N163 / 5.X  için de aynı konseptte tasarlanmıştır.

Bir önceki Delta4000 türbin serilerine göre öne çıkan en önemli değişim ise gerilim seviyesinin arttırılarak 5MW seviyesine yükseltilmesidir. Bunun için  Nordex soğutma sistemini tamamen değiştirerek iki ayrı soğutma devresi ile büyük bileşenlerin soğutulması sağlanmıştır. Konvertör ve dişli kutusu bir soğutma devresinde soğutulurken, jeneratör ve transformatör diğerinde soğutulmak üzere tasarlanmıştır.

  • Yıldırım / aşırı gerilim koruması, elektromanyetik uyumluluk (EMC)

Rüzgar türbininin yıldırım / aşırı gerilim koruması, IEC 61400-24 standardı kapsamında iç ve dış yıldırım / aşırı gerilim koruma önlemlerinin uygulanmasını içeren EMC uyumlu yıldırım koruma bölgesi konseptine dayanmaktadır.

 

Devamını oku

Etkinlikler

“Rüzgarda en az 5 yıllık proje stokuna ihtiyaç var”

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB tarafından dijital platformda düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK@home’un açılış oturumu, 25 Kasım’da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

‘Rüzgar Bize Yeter’ temasıyla düzenlenen TÜREK@home Kongresi’ne Başkanlık eden Hakan Yıldırım, ülkemizin rüzgar projeleri stokunun 2021 ortasından itibaren çok büyük oranda azalacağına dikkat çekerek “Önümüzdeki en önemli engel belirsizlik. Uzun vadeli öngörülebilirliğin sağlanabilmesi için 2020 sonrası mekanizmanın bir an önce netleştirilmesi ve 5 senelik kapasite ilan edilip, paketler halinde ihale takvimlerinin belirlenmesi ve yayınlanması gerek. Şu aşamada 5 yıllık bir ihale programı açıklanması hem yerli hem yabancı yatırımcıları hem de imalatçıları harekete geçirecektir” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, açılış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin rüzgar potansiyeline inancının tam olduğunu ifade ederken “Türkiye’nin rüzgarını yelkenimize doldurarak üreten Türkiye hikayemize tam yol devam edeceğiz. Ülkemizin birçok bölgesinde hayata geçecek RES’lerle üretim gücümüzü artırıp Sivas’tan Edirne’ye, Aydın’dan Eskişehir’e kadar ülkemizin dört bir yanında adeta rüzgar avlayacağız. Anadolu’nun rüzgarını enerjiye ve berekete dönüştüreceğiz” dedi. Bakan Dönmez, “Türkiye 2020’de Avrupa’da en büyük beşinci üretici konumuna geldi, 2020 adeta rüzgarın yılı oldu. Yerli ihtiyacın karşılanmasının yanı sıra kapasitemizin yüzde 80’ini de ihraç ediyoruz. YEKA’da ortaya koyduğumuz yerli teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon şartlarımızla hedefimiz rüzgarda elde ettiğimiz birikim, insan kaynağı ve üretilen yüksek teknoloji ürünlerle tüm dünyaya örnek öncülük eden bir Türkiye ortaya çıkarmak. Rüzgarı ikinci bir otomotiv sektörü yapmaya niyetliyiz” şeklinde konuştu.

“Enerjide gelecek dönem eğilimlerine baktığımızda ciddi bir yapılanma görüyoruz” diyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Rüzgar ve güneşin önümüzdeki dönemde en büyük payı alacağı görülüyor. Bakanlık olarak bu alandaki yatırımcılara son 8 yılda 7 bine yakın teşvik belgesi verdik, böylece 124 milyar liralık yatırım yapıldı ve 19 binden fazla kişiye iş imkanı açıldı” dedi. Enerji ihtisas endüstri bölgeleri kurulumu ve rüzgarda devam eden Ar-Ge projeleri hakkında detaylı bilgiler veren Bakan Varank, rüzgarda halen yüzde 60’lar seviyesinde olan yerlilik oranı yükseltmeyi hedeflediklerini belirterek Alaçatı Rüzgar Santrali’nin kapasitesinin tamamen yerli ve milli imkanlarla artırılacağına vurgu yaptı. Bakan Varank, İzmir’de yapımı devam eden Çandarlı Limanı sahasının arkasında özel bir endüstri bölgesi kurup özellikle rüzgar alanında çalışan firmalara yer tahsisi yapabileceklerine de dikkat çekti.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş “Hiç kimse rüzgarımızı engelleyemez, kimse güneşimizi gölgeleyemez. Coğrafyamızdaki imkanları en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını arayıp bulmalıyız” derken depolama konusunda çalışmalara hız verilmesi gerekiğinin altını çizdi. Elitaş, “Sektörün kamu tarafından yapılacak ihalelerde hangi fiyattan satış yapıyorsa o fiyattan borçlanabilecek şekilde ihalelerin var olması gerektiği kanaatindeyim. Böylece anlaşılabilir veya öngörülebilir bir yatırım ortamının ortaya çıkmasına imkan sağlanacaktır diye düşünüyorum” dedi. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ise “Enerji ithalatımızı azaltmak için rüzgar enerjisi bizim için çok önemli. Ülkemizin rüzgarı bu kadar güçlü esmeseydi, güneşi böyle parlamasaydı enerji sektörümüz bu kadar güçlü olmazdı. EPDK, istikamet üzere yürümekte ve yatırım yapmakta kararlı olanların daima yanında ve arkasında olacaktır” şeklinde konuştu.

“5 yıllık ihale programının açıklanması sektöre hayat verir”

TÜREK@home Kongre Başkanı Hakan Yıldırım, rüzgar sektörünün 2021 ortası itibarıyla bir dönüm noktasında olacağını belirterek şimdiden atılacak adımlarla sektörün sanayi ve insan kaynağı dahil tüm kazanımlarının korunabileceğine vurgu yaptı. Yıldırım, “Bu sektöre özellikle son 10 senede ülke olarak çok büyük emek verdik ve bugünkü başarılı noktaya hep birlikte getirdik. İyi durum ve kötü durum senaryolarını çalışarak sektördeki oyuncuların başına kısa ve orta vadede neler geleceğini öngörerek bu kadar üst düzey atılımın yapıldığı bir sektörün elimizden kayıp gitmesini önlemek istiyoruz. Rüzgar tersine dönmeden, finanse edilebilir mekanizmaları ve yatırım için cezbedici olabilecek proje stokunu ortaya koymalı ve ülkemizi rüzgar sanayisi alanında bölgenin üretim üssü olarak geliştirmeliyiz.Bu hepimizin ülkemize olan borcudur. Asıl amacı teknoloji transferi olan ve az sayıdaki paydaş için iş yükü oluşturacak yeka projelerinde 2022 yılında kurulum başlanacak gibi görünmektedir. Bununla birlikte büyük bir kısmı eksi fiyatlı çıkan yaklaşık 3bin MW’lık, bugünkü koşullarda finanse edilmesi imkan dahilinde görünmeyen projelerin 2023’e kadar bir iş yükü oluşturması beklenmemektedir. Yeka ve eksi fiyatlı projeler ile 5.000MW’lık bir proje stoğu kağıt üzerinde olmakla birlikte 2022’nin belki de sonlarına kadar aktif bir stok olarak değerlendirilmemektedir. Oysa bu hazır bekleyen kısa vadeli proje stokunun yatırıma dönüşmesi için düzenlemeler yapılması, orta vadeli finanse edilebilir mekanizma oluşturulması ve 5 yıllık ihale yol haritasının çıkartılması sektörün geleceği açısından belirleyici olacaktır. Aksi durumda sektörün tüm oyuncuları açısından 2021’in ortasından itibaren başlayacak sorunları ilerleyen aşamada geri çevirmek çok daha zor olabilir” dedi.

2020 sonrasında uygulanacak mekanizmaların geleceğin küresel gerçeklerine uygun olarak tasarlanması gerektiğini ve sektördeki 15 bin kişilik iş gücünü aktif ve üretmek tutacak proje stoku oluşturmanın en acil konu olduğunu vurgulayan TÜREK Başkanı Hakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: Son bir yıl içinde özellikle Covid-19’un da hayatımıza girmesiyle birlikte açıkça gördük ki iş dünyasında yatırımların, gelişmenin, ilerlemenin önündeki en büyük engel belirsizliktir. Önümüzdeki dönemde rüzgar sektörü üzerinde bir belirsizlik oluşmasına izin verilmemesi gerekir.”

TÜREK@home ile ‘rüzgar’ tüm yıl esecek

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB, içinde bulunduğumuz koronavirüs salgın sürecini ‘daha önce deneyimlenmemiş inovatif bir yaklaşımla’ ele alarak tüm yıl boyunca “rüzgar” konuşabilme fırsatı sunacak bir dijital platform oluşturdu. Daha evvel her yıl fiziksel ortamda yapılan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK, salgın önlemleri dolayısıyla “TÜREK@home” adı ve “Rüzgar Bize Yeter” mottosuyla online olarak gerçekleştiriliyor. 25 Kasım 2020 tarihinden başlayarak her iki ayda bir düzenlenecek olan toplamda beş online panel ile, rüzgar enerjisi sektörü  için önem arz eden tüm konular kamu ve özel sektörden önde gelen konuklarla birlikte ele alınacak. Paneller ve sanal fuar, www.turek.org.tr adresinden ve TÜREB’in YouTube kanalı üzerinden de canlı olarak yayınlanacak.

“TÜREK@home” Paneller Serisi’nin bundan sonraki takvimi şöyle olacak:

  • 27 Ocak 2021 – Küresel Görünüm: Yenilikler ve Fırsatlar
  • 24 Mart 2021- TR Rüzgar Piyasası Görünümü: Yerli ve Küresel Pazarlardan Çıkarılan Dersler & İş Modeli Karşılaştırmaları
  • 26 Mayıs 2021 – İlk YEKA Deneyimleri ve Gelecekteki Kapasite Tahsis Modelleri
  • 28 Temmuz 2021 – Türkiye Tedarik Zincirine Genel Bakış
Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com