Connect with us

Genel

Rüzgar toplantısında YEKDEM ön plandaydı

Yayın tarihi:

-

 

TÜREB’in düzenlediği sektör toplantısında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, “YEKDEM’le ilgili düzenlemeyi doğru bulduklarını, yatırımcılara geriye dönük bir uygulamanın olmayacağını, bu kararların sektöre yeni girenleri etkileyebileceğini söyledi.

 

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) 4 Mayıs’ta kamu ve yatırımcıları bir araya getiren sektör toplantısı düzenledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda en çok YEKDEM mekanizması konuşuldu. Toplantının açılış konuşmalarını TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez yaptı.

Konuşmasına TÜREB’i anlatarak başlayan Ataseven, rüzgarda sürdürülebilirliğin korunmasına ve 2020 yılından sonraki sürecin de belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.  Orman ve Su İşleri Bakanlığının bir genelgesiyle ortaya çıkan sıkıntıların aşılamadığını vurgulayan Ataseven sözlerine şöyle devam etti: “Yüksek harçlar ve ağaçlandırma bedelleri ile acele kamulaştırma kararlarına Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararları sıkıntılar oluşturuyor. Bunun yanında inşaat izin süreçlerinin uzunluğu ve karmaşıklığı ile sürdürülebilir rüzgar sektörü yerine öngörülebilirlik kaygısı sektörün en önemli sorunları arasında yer alıyor. Ayrıca YEKDEM yönetmeliğindeki değişikliklerin 1 mayıs 2016 tarihi itibariyle uygulamaya girmesi yatırımcıların sisteme adapte olabilmesi açısından kısıtlı bir süre içeriyor. Bu hızlı geçiş rüzgar paydaşlarını dengesizliğe düşürebilir.”

“YEKDEM Yan Gelip Yatma Yeri Değildir!”

Değerlendirme süreçlerinde kurum olarak hızlı davranmaya çalışıyoruz diyen EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “EPDK’nın aldığı kararları mahkemeye veriyorsunuz kazanıyorsunuz. Aslında kazanılan bir şey yok,  Türkiye kaybediyor. Senelerdir bunlarla uğraşıyorsunuz.

Temel hedef santralin yapımı olmalıdır. Biz özeleştiri yapıyoruz. Biraz da sizler yapın. Yapılamayan ve geciken her yatırım sadece yatırımcının kaybı değil, Türkiye’nin kaybıdır. Her sene neredeyse 300 milyon dolar kaybediyoruz. Yazık değil mi? Projelerin bitirilmesinde ihmalkar davranıyorsunuz. Burada denge sağlamak önemlidir. Hep bana hep bana olmaz. YEKDEM diyor ki senin yükümlülüğün var bunu yerine getirirsen fiyat garantisi veriyorum. Yükümlülüklerini yerine getiren yatırımcının desteklenmesini temel alan bir düzenleme oldu. YEKDEM yan gelip yatma yeri değildir”

Açılış konuşmalarında yer alan TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş, Kalkınma sürdürülürken gelecek nesillere daha yaşanabilir çevre bırakmanın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Türkiye’deki enerji yatırımlarının artık çevreye daha duyarlı şekilde yapıldığını, çevreci STK’ları dinleyerek ilerlemenin doğru olacağını ve  konuşulduğunda çözülemeyecek bir problemin olmadığını ifade eden Pektaş, bu aşamada üzerlerine düşen görevler ne ise yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğine Ev Ödevi

Rüzgar enerjisinde her konunun alım garantisine bağlanmaması gerektiğini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, elektrik fiyatlarına etkisi minimum, arz güvenliğine etkisi maksimum olan bir model üzerinde  çalışılması gerektiğine dikkat çekti. YEKDEM ile ilgili düzenlemeyi doğru bulduklarını ifade eden Dönmez, yatırımcılara geriye dönük bir uygulamanın olmayacağını, bu kararların sektöre yeni girenleri etkileyebileceğini söyledi. Sektör sorunlarının doğru tespit edilip çözüm önerilerinin hızlıca ortaya konması için Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğine ev ödevi veren Dönmez şunları kaydetti : “Önümüzdeki beş sene içinde rüzgar enerjisini nerede görüyorsunuz?  Rüzgar stratejisi ne olmalı? Master planlar, kurulu güç artış tahmini, hangi bölgede ne kadar artış olacak, tüketiciye etkisi ve istihdam çarpanı öngörülerinizi bekliyoruz. 1 ekim 2016’ya kadar bize teslim edin hemen iyileştirme çalışmalarına başlayalım.”

Türkiye’de Neler Oluyor?

Toplantının interaktif şekilde devam eden ikinci bölümünde en çok tartışılan konu, mevzuat değişikliklerinin geriye doğru işlemesinden kaynaklanacak sıkıntılar oldu. Eğer değişiklikler geriye dönük uygulanırsa yatırımların tehlikeye gireceğini ve sektörün durma noktasına gelebileceğini ifade eden katılımcılar resmi gazetede yayınlanıncaya kadar piyasaların konu ile ilgili tedirginliğinin devam edeceğini söylediler.

Yurtdışındaki kreditörlerin “Türkiyede neler oluyor” diye sorduklarını belirten katılımcılar, Cumhurbaşkanımızın yaptığı bir konuşmada “maç oynanırken kural değiştirilmez.” sözünü hatırlatarak bunun rüzgar sektörü içinde geçerli olmasını beklediklerini ifade ettiler. Yatırıma başlarken lisans alıp başladıklarını ve YEKDEM mevzuatını dikkate alarak finans başvurularını yaptıklarının altını çizen yatırımcılar, yönetmelikten önce pozisyon almış şirketlerin etkilenmemeleri hususunda daha net ifadeler beklediklerini dile getirdiler.

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku

Genel

Alaçatı’nın gözdesi Viento Hotel “hijyen manifestosuyla” kapılarını açtı

Yayın tarihi:

-

Alaçatı’da Köy içinde huzur ve dinginliğin yanı sıra kaliteli ve konforlu tatil sunmayı amaçlayan Viento Hotel, tüm gerekli hijyen önlemlerini alarak 1 Haziran’da yaza merhaba dedi.

Viento Hotel, Turizm Bakanlığının sertifika programına ilk katılan otellerden biri oldu. Ayrıca, temizlik ve hijyen standartlarını en üst seviyeye çıkararak, Sağlıklı Turizm İşletmesi belgesini ve Gıda Güvenliği Yönetimi ISO 22000 HACCP belgesini de alarak yeni döneme hazırlandı.

Hijyenik bir konaklama

Misafir odalarında kullanılan Ozon makinesi, ULV dezenfeksiyon makinesi ve TSE ve CE sertifikalı hastane tipi dezenfektanlar ile hijyenik, tertemiz ve konforlu bir konaklama yapmanızı sağlıyor. Odalarda sterilize edilmiş tek kullanımlık Molton Brown buklet malzemeleri, 90 derecede yıkanmış ve tek tek poşetlenmiş tekstil ürünleri, özenle hazırlanmış hijyen kittlerinin yanı sıra dileyen misafirlerine tek kullanımlık tekstil ürünleri de sunuyor.

Misafirlerine yüksek hijyen standartlarının yanı sıra odalarındaki birinci kalite yataklar, lüks tekstil ürünleri, işlemeli havlu, geçmişin mirasını taşıyan özel dokuma perdeler, jakuzili, havuzlu bahçesi, gizli bahçesinde yapılan meşhur kahvaltısı, keyifli müziklerin eşlik ettiği Sota Kabuklu Deniz Ürünleri Restoranı ve barı ile bu yaz da tatilcilerin Alaçatı’daki buluşma noktası olmaya devam edecek.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com