Connect with us

Etkinlikler

ICCI Digital, Bakan Dönmez’in de katılımıyla başladı

Yayın tarihi:

-

Koronavirüs önlemleri nedeniyle bu yıl dijital formatta düzenlenen 26. ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI Digital), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş; EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Haluk Kalyoncu ve Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Türkiye enerji sektöründe yaşanan gelişmeler hakkında bilgiler veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yeni dönemde enerji gündemlerinin şu 4 maddeden oluşacağını belirtti:

  •  “Yerli kaynak olarak denizlerimiz enerji politikamızda daha fazla yer alacak.
  • Teknoloji, inovasyon, Ar-Ge ve girişimcilik enerji politikamızın DNA’sı haline gelecek.
  • Kurallı serbest piyasa amacımızdan vazgeçmeyeceğiz.
  • Enerji maliyetlerinin kur ile ilişkisinin koparılması için daha fazla yerli ve yenilenebilir kaynağa yöneleceğiz.”

Zoom platformu üzerinden yapılan ICCI Digital’in açılışına video konferans yoluyla katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez “Son 9 aydır gündemimizde olan Covid-19 özelinde konuşursak, ülkemizin ve enerji politikalarımızın kısa dönemli öncelikleri değişmekte ancak uzun dönemli önceliklerimiz sabit kalmaktadır. Arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar üzerine kurduğumuz uzun dönemli hedeflerimiz çerçevesinde politikalarımızı konjonktüre göre revize ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin denizlerde petrol ve gaz arama faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler aktaran Bakan Dönmez, “Diğer gelişmiş ülkeler gibi denizlerimizdeki ekonomik değeri vatandaşlarımızın refahına sunmaya çalışıyoruz. Sadece üretim-tüketim dengesinden bakarsak geniş perspektifteki pek çok konuyu atlayabiliriz. Her şeyden önce bu bir kaynak ve bu kaynağı değere dönüştürecek teknoloji meselesi. Daha önceki konuşmalarımda da belirttim, ‘Kaynak bizimse teknoloji de bizim olmalı’” mesajı verdi.

“Pandemiye rağmen denizlerdeki faaliyetlerimizi iş planımıza göre sürdürdük”

Pandeminin olumsuz etkilerine karşı denizlerdeki arama faaliyetlerinin planlandığı gibi devam ettiğini belirten Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Mersin’den yola çıkan Kanuni Sondaj Gemisi’nin Karadeniz’de Fatih gemisine katılarak birlikte sondaj faaliyetlerine başlayacağını söyledi. Oruç Reis Araştırma Gemisi’nin de faaliyet göstereceği noktaya vardığını ifade eden Bakan Dönmez, Oruç Reis’in 10 km uzunluğundaki sismik kabloları deniz tabanına sererek ilk sismik okumalara başladığını kaydetti.

“Yenilenebilir enerji öne çıktı”

“Yaşadığımız dönemde öne çıkan bir diğer unsur da yenilenebilir enerji oldu” diyen Bakan Dönmez, şunları kaydetti: Enerji sektörü tarihin en büyük kırılmasını Covid-19 ile yaşadı. Bu kırılma bazı yaralara sebep oldu ve bu yaraların iyileşmesi zaman alacak. Enerji talebi anlamında Kovid’in oluşturduğu hasar küresel olarak birçok dengeyi de değiştirdi. İyi anlamda baktığımızda yenilenebilir enerjinin tüketimdeki payı arttı. Ucuz faizlerle daha fazla güneş ve rüzgâr gibi teknolojilere yatırım yapmak kolaylaştı. Emisyonlar düştü. Ancak burada ciddi bir tehlike var: O da düşük ekonomik büyümeyle düşük emisyonları yakalama sürdürülebilir bir senaryo değil. Ekonomiler Covid döneminde aldıkları ağır yaraları sarmak için daha fazla gaza basacak. Bu durum beraberinde kaynak üretim ve tüketim dengesinde ciddi bir artışa neden olacak. Bu artışın neden olacağı emisyon salımını minimumda tutmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımların daha da artırılması gerekiyor.

Dünya Enerji Ajansı tarafından dün açıklanan Dünya Enerji Görünümü Raporu ışığında güneş enerjisine de dikkat çeken Bakan Dönmez, “Elektrik piyasalarının yeni kralı güneş olacak. Güneş önümüzdeki dönemde daha fazla üretimde söz sahibi olacak ve maliyetleri de düşmeye devam edecek. Eskiden şebeke, kaynakların ve tüketimin etrafında şekillenirdi. Dolayısıyla piyasa da. Şimdi ise güneşin etrafında şekillenecek bir piyasa yapısına gitmemiz gerekebilir” şeklinde konuştu.

“Dünyada en büyük mesele enerji savaşları”

Yeni enerji yasa tasarısıya ilgili çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirten TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ise konuşmasında özellikle rüzgar ve güneş gibi enerji kaynaklarıyla ilgili yasal düzenlemelerin 15 yıllık bir geçmişe sahip olması nedeniyle bu konuda ihtiyaçlar doğduğunu gördüklerini belirterek sektörün önündeki engelleri aşmak için çalıştıklarını vurguladı. “Dünyada en büyük mesele enerji savaşları olarak gidiyor ve Türkiye’nin bölgesel oyuncu pozisyonundan global oyunculuğa geçmesi için ilgili yasal desteklerin de olması gerekiyor” diyen Mustafa Elitaş, elektrik depolanması, verimli enerji kullanımı ve kayıp kaçakların önlenmesi konularında çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekti.

“Korona bizi durdurmuyor”

ICCI Digital’in açılışında yer alan bir diğer konuşmacı olan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da “Türkiye yatırımlar için bir fırsat ülkesidir. Bugüne bakarak karamsarlığa düşmeyin” dedi. Yenilenebilir enerji alanındaki gelişmelere de değinen Yılmaz “Güneş krallığı doğsun, rüzgarlarımız essin. Güneşi belki de rehabilitasyon olarak sektörün bazı sorunlarının tedavisi olarak da kullanacağız. Ayrıca yerli doğal gazımızın çıkmasıyla da sektörümüz inanılmaz ilerleme kaydedecek” değerlendirmesi yaptı.

“Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru”

ICCI Organizasyon Komitesi adına açılışta söz alan Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın ise bölgesel ısıtma sistemlerine dikkat çekerek şunları kaydetti: Yenilenebilir teknolojilerin keni aralarında ve konvansiyonel fosil yakıtlı santrallerle hibridize edilerek verimliliği daha yükseklere taşımaya yönelik düzenlemeler hayata geçti. Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru. Yapmak zorunda olup da yapamadığımız en önemli eksiğimiz bölgesel enerji, yani kojenerasyonla bölgesel ısıtma sistemleri. Soma Termik Santrali’nin bölgesel ısıtma yoluyla Soma ilçesine, ülke ekonomisine ve atmosfere sağladığı fayda ülkemizin yaklaşık 30 milyonluk nüfusunun yaşadığı yerleşim merkezlerine uygulanabildiği takdirde enerji faturamız ve dış ticaret açığımız en az yüzde 20 azalacaktır.”

“Enerjide toparlanma dönemindeyiz”

ICCI Digital’de “Olağanüstü Dönemlerde Enerji Yönetimi” başlıklı bir sunum yapan Enerji İşleri Genel Müdürü Murat Zekeriya Aydın da Kömür, doğal gaz, ham petrol, yenilenebilir enerji alanlarındaki üretim ve tüketim rakamlarına ilişkin bilgiler verdi. Koronavirüsün etkilerinde şu anda toparlanma aşamasında olunduğunu belirten Aydın, “Eneri üretim ve tüketiminde dramatik düşüşler yaşadık. Ancak elektrik tüketimine paralel olarak özellikle doğal gaz tüketiminde 2019’un 2 puan üstüne çıktık. Özel sektör sorumlu davrandı. 45 milyon elektrik, 17 milyon doğal gaz abonesi var; sektör dağıtımı bir kamu hizmeti görme hassasiyetiyle yerine getirdi” dedi.

Yenilenebilir enerji sektöründeki atılımı desteklemek adına Covid’in neden olduğu sıkıntıları ortadan kaldırmada önem arzeden YEKDEM süresinin Haziran 2021’e kadar uzatılması kararı aldıklarını söyleyen Aydın, sokağa çıkma ve seyahat kısıtlamaları döneminde lisanslı santral kabullerini de saatler süren dijital incelemeler ve değerlendirmelerle gerçekleştirdiklerini, kısıtlamaların kalkmasıyla da normal döneme geçtiklerini kaydetti.

Etkinlikler

TWRE ve EBRD’den “toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kapsayıcılık” konferansı

Yayın tarihi:

-

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’nin Türkiye Temsilcilerinden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ekonomik Kapsayıcılık Kıdemli Uzmanı Sayın Özen Tümer ve EBRD Türkiye Kapsayıcı Politikalar ve Yatırımlar Lideri Sayın Mehmet Üvez, TWRE Kurucu Başkanı, Vector Renewables Türkiye, Temsilcisi Sayın Sedef Budak ile, Sedef Hanım’ın moderatörlüğünde, 7 Ocak 2021 saat 21.00’de TWRE YouTube Kanalı’nda canlı yayında bir araya geldiler.

Konukların EBRD’nin tarihçesi ve faaliyet gösterdiği ülkelerde desteklediği projeler hakkında detaylı bilgi verdiği oturumu, tüm sektör paydaşları ilgi ile takip etti. İnteraktif gerçekleşen oturumda izleyicilerin sorularına da yer verildi.

Türkiye’de 2009 yılından bu yana yaklaşık 100 kişilik kadrosu ile faaliyetlerini sürdüren bankanın, İstanbul ve Ankara ofisleri üzerinden, ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye yönelik kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalar sürdürmekte olduğu paylaşıldı.

Mehmet Üvez, EBRD’nin Türkiye yatırımlarının 2009 yılında başladığını aktararak “Bankanın faaliyet gösterdiği ülkeler içinde en hızlı büyüyen ve en büyük operasyon ülkesi haline gelen Türkiye’ye, EBRD bugün toplamda 12,9 Milyon Euro ‘lük bir yatırım gerçekleştirmiştir. Buna enerji verimliliği, kadın istihdamı ve tarım programlarına sağlanan doğrudan ve dolaylı olarak finansman da dahildir.” açıklamasında bulundu.

Özen Tümer, “EBRD sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı yapmayı hedefleyen bir uluslararası finans kuruluşudur.” açıklamasında bulundu ve kalkınma misyonlarını şu şekilde sıraladı: “Competitive, Integrated, Resiliant, Well Governed, Green, Inclusive.”

Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği ve EBRD iş birliği ile başarılı bir şekilde ilk etabı gerçekleştirilen “Women in Business” programı sayesinde, kadın girişimcilere yönelik bir kredi mekanizmasının ve bunu destekleyen bir kredi garanti mekanizmasının oluşturulduğu ve bu programın Türkiye’de uygulanması sonrasında 18 farklı ülkede hayata geçirildiği belirtildi.

EBRD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımının, ekonomik hayata katılımda engellerle karşılaşan tüm grupları kapsadığını söyleyen Özen Tümer, “Kadınlar, göçmenler, gençler gibi grupların ekonomiye katılması birincil hedefimizdir.” ifadesini kullandı.

EBRD’nin enerji sektöründe çalışmalarından bahseden Özen Hanım, “Deloitte Türkiye’nin 2018 tarihli araştırması kapsamında enerji sektöründen 565 beyaz yakalı kadınla yapılmış olan mülakatın da gösterdiği gibi, kadınların elektrik iletim ve dağıtım sektöründeki temsiliyeti oldukça düşüktür. Biz bu sektörde çalıştığımız şirketlerle “Eşit Fırsatlar Programı’mız altında kendilerine teknik destek sağladık. İK Politikalarını ve tüm İK süreçlerini gözden geçirdik, kullanılan tüm iç ve dış iletişim dillerinin hem kadınları hem erkekleri sektöre çağırıcı olup olmadığına baktık. Boşluk alanlarını belirleyerek kapsayıcı politikalar oluşturulması için uygulama desteği verdik” açıklamasında bulundu.

İş yerindeki olası şiddet ve taciz vakalarının, kadının iş gücünde kalması, yükselmesi ve motive olması gibi konuları ne denli etkilediğini vurguladı, bu kapsamda EBRD tarafından yapılan çalışmalardan örnekler verdi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin okul öncesinden başlayarak verilmesinin bir politika önceliği haline getirilmesini doğru bulduğunu ekledi.

Sektörün sürdürülebilirliğinin eşit bir çalışma ortamı ile mümkün olacağının altını çizen Sedef Budak, “TWRE olarak Akademisyenler, IK uzmanları ve Sektör profesyonelleri ile oluşturduğumuz rapor çalışma grubu ile gerçekleştirdiğimiz anket, mülakat ve veri analizleri ile güncel durumu gözler önüne sermek için çalışıyoruz” dedi.

Son olarak; TWRE’yi ‘İnisiyatif oluşturma kararlılığından ötürü’ tebrik eden EBRD temsilcileri, Türkiye’de enerji ve kadın konularında her türlü iş birliğine açık olduklarının altını çizdiler.

Devamını oku

Etkinlikler

“Rüzgarda en az 5 yıllık proje stokuna ihtiyaç var”

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB tarafından dijital platformda düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK@home’un açılış oturumu, 25 Kasım’da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

‘Rüzgar Bize Yeter’ temasıyla düzenlenen TÜREK@home Kongresi’ne Başkanlık eden Hakan Yıldırım, ülkemizin rüzgar projeleri stokunun 2021 ortasından itibaren çok büyük oranda azalacağına dikkat çekerek “Önümüzdeki en önemli engel belirsizlik. Uzun vadeli öngörülebilirliğin sağlanabilmesi için 2020 sonrası mekanizmanın bir an önce netleştirilmesi ve 5 senelik kapasite ilan edilip, paketler halinde ihale takvimlerinin belirlenmesi ve yayınlanması gerek. Şu aşamada 5 yıllık bir ihale programı açıklanması hem yerli hem yabancı yatırımcıları hem de imalatçıları harekete geçirecektir” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, açılış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin rüzgar potansiyeline inancının tam olduğunu ifade ederken “Türkiye’nin rüzgarını yelkenimize doldurarak üreten Türkiye hikayemize tam yol devam edeceğiz. Ülkemizin birçok bölgesinde hayata geçecek RES’lerle üretim gücümüzü artırıp Sivas’tan Edirne’ye, Aydın’dan Eskişehir’e kadar ülkemizin dört bir yanında adeta rüzgar avlayacağız. Anadolu’nun rüzgarını enerjiye ve berekete dönüştüreceğiz” dedi. Bakan Dönmez, “Türkiye 2020’de Avrupa’da en büyük beşinci üretici konumuna geldi, 2020 adeta rüzgarın yılı oldu. Yerli ihtiyacın karşılanmasının yanı sıra kapasitemizin yüzde 80’ini de ihraç ediyoruz. YEKA’da ortaya koyduğumuz yerli teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon şartlarımızla hedefimiz rüzgarda elde ettiğimiz birikim, insan kaynağı ve üretilen yüksek teknoloji ürünlerle tüm dünyaya örnek öncülük eden bir Türkiye ortaya çıkarmak. Rüzgarı ikinci bir otomotiv sektörü yapmaya niyetliyiz” şeklinde konuştu.

“Enerjide gelecek dönem eğilimlerine baktığımızda ciddi bir yapılanma görüyoruz” diyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Rüzgar ve güneşin önümüzdeki dönemde en büyük payı alacağı görülüyor. Bakanlık olarak bu alandaki yatırımcılara son 8 yılda 7 bine yakın teşvik belgesi verdik, böylece 124 milyar liralık yatırım yapıldı ve 19 binden fazla kişiye iş imkanı açıldı” dedi. Enerji ihtisas endüstri bölgeleri kurulumu ve rüzgarda devam eden Ar-Ge projeleri hakkında detaylı bilgiler veren Bakan Varank, rüzgarda halen yüzde 60’lar seviyesinde olan yerlilik oranı yükseltmeyi hedeflediklerini belirterek Alaçatı Rüzgar Santrali’nin kapasitesinin tamamen yerli ve milli imkanlarla artırılacağına vurgu yaptı. Bakan Varank, İzmir’de yapımı devam eden Çandarlı Limanı sahasının arkasında özel bir endüstri bölgesi kurup özellikle rüzgar alanında çalışan firmalara yer tahsisi yapabileceklerine de dikkat çekti.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş “Hiç kimse rüzgarımızı engelleyemez, kimse güneşimizi gölgeleyemez. Coğrafyamızdaki imkanları en iyi şekilde değerlendirmenin yollarını arayıp bulmalıyız” derken depolama konusunda çalışmalara hız verilmesi gerekiğinin altını çizdi. Elitaş, “Sektörün kamu tarafından yapılacak ihalelerde hangi fiyattan satış yapıyorsa o fiyattan borçlanabilecek şekilde ihalelerin var olması gerektiği kanaatindeyim. Böylece anlaşılabilir veya öngörülebilir bir yatırım ortamının ortaya çıkmasına imkan sağlanacaktır diye düşünüyorum” dedi. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ise “Enerji ithalatımızı azaltmak için rüzgar enerjisi bizim için çok önemli. Ülkemizin rüzgarı bu kadar güçlü esmeseydi, güneşi böyle parlamasaydı enerji sektörümüz bu kadar güçlü olmazdı. EPDK, istikamet üzere yürümekte ve yatırım yapmakta kararlı olanların daima yanında ve arkasında olacaktır” şeklinde konuştu.

“5 yıllık ihale programının açıklanması sektöre hayat verir”

TÜREK@home Kongre Başkanı Hakan Yıldırım, rüzgar sektörünün 2021 ortası itibarıyla bir dönüm noktasında olacağını belirterek şimdiden atılacak adımlarla sektörün sanayi ve insan kaynağı dahil tüm kazanımlarının korunabileceğine vurgu yaptı. Yıldırım, “Bu sektöre özellikle son 10 senede ülke olarak çok büyük emek verdik ve bugünkü başarılı noktaya hep birlikte getirdik. İyi durum ve kötü durum senaryolarını çalışarak sektördeki oyuncuların başına kısa ve orta vadede neler geleceğini öngörerek bu kadar üst düzey atılımın yapıldığı bir sektörün elimizden kayıp gitmesini önlemek istiyoruz. Rüzgar tersine dönmeden, finanse edilebilir mekanizmaları ve yatırım için cezbedici olabilecek proje stokunu ortaya koymalı ve ülkemizi rüzgar sanayisi alanında bölgenin üretim üssü olarak geliştirmeliyiz.Bu hepimizin ülkemize olan borcudur. Asıl amacı teknoloji transferi olan ve az sayıdaki paydaş için iş yükü oluşturacak yeka projelerinde 2022 yılında kurulum başlanacak gibi görünmektedir. Bununla birlikte büyük bir kısmı eksi fiyatlı çıkan yaklaşık 3bin MW’lık, bugünkü koşullarda finanse edilmesi imkan dahilinde görünmeyen projelerin 2023’e kadar bir iş yükü oluşturması beklenmemektedir. Yeka ve eksi fiyatlı projeler ile 5.000MW’lık bir proje stoğu kağıt üzerinde olmakla birlikte 2022’nin belki de sonlarına kadar aktif bir stok olarak değerlendirilmemektedir. Oysa bu hazır bekleyen kısa vadeli proje stokunun yatırıma dönüşmesi için düzenlemeler yapılması, orta vadeli finanse edilebilir mekanizma oluşturulması ve 5 yıllık ihale yol haritasının çıkartılması sektörün geleceği açısından belirleyici olacaktır. Aksi durumda sektörün tüm oyuncuları açısından 2021’in ortasından itibaren başlayacak sorunları ilerleyen aşamada geri çevirmek çok daha zor olabilir” dedi.

2020 sonrasında uygulanacak mekanizmaların geleceğin küresel gerçeklerine uygun olarak tasarlanması gerektiğini ve sektördeki 15 bin kişilik iş gücünü aktif ve üretmek tutacak proje stoku oluşturmanın en acil konu olduğunu vurgulayan TÜREK Başkanı Hakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: Son bir yıl içinde özellikle Covid-19’un da hayatımıza girmesiyle birlikte açıkça gördük ki iş dünyasında yatırımların, gelişmenin, ilerlemenin önündeki en büyük engel belirsizliktir. Önümüzdeki dönemde rüzgar sektörü üzerinde bir belirsizlik oluşmasına izin verilmemesi gerekir.”

TÜREK@home ile ‘rüzgar’ tüm yıl esecek

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB, içinde bulunduğumuz koronavirüs salgın sürecini ‘daha önce deneyimlenmemiş inovatif bir yaklaşımla’ ele alarak tüm yıl boyunca “rüzgar” konuşabilme fırsatı sunacak bir dijital platform oluşturdu. Daha evvel her yıl fiziksel ortamda yapılan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK, salgın önlemleri dolayısıyla “TÜREK@home” adı ve “Rüzgar Bize Yeter” mottosuyla online olarak gerçekleştiriliyor. 25 Kasım 2020 tarihinden başlayarak her iki ayda bir düzenlenecek olan toplamda beş online panel ile, rüzgar enerjisi sektörü  için önem arz eden tüm konular kamu ve özel sektörden önde gelen konuklarla birlikte ele alınacak. Paneller ve sanal fuar, www.turek.org.tr adresinden ve TÜREB’in YouTube kanalı üzerinden de canlı olarak yayınlanacak.

“TÜREK@home” Paneller Serisi’nin bundan sonraki takvimi şöyle olacak:

  • 27 Ocak 2021 – Küresel Görünüm: Yenilikler ve Fırsatlar
  • 24 Mart 2021- TR Rüzgar Piyasası Görünümü: Yerli ve Küresel Pazarlardan Çıkarılan Dersler & İş Modeli Karşılaştırmaları
  • 26 Mayıs 2021 – İlk YEKA Deneyimleri ve Gelecekteki Kapasite Tahsis Modelleri
  • 28 Temmuz 2021 – Türkiye Tedarik Zincirine Genel Bakış
Devamını oku

Etkinlikler

TÜREK bu yıl “TÜREK@home” adı altında 25 Kasım’da başlıyor

Yayın tarihi:

-

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), içinde bulunduğumuz koronavirüs salgın sürecini tüm yıl boyunca “rüzgar” konuşabilme fırsatı sunacak bir dijital platform oluşturdu. Daha evvel her yıl fiziksel ortamda geniş katılımla yapılan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK, “TÜREK@home” adı ve “Rüzgar Bize Yeter” mottosuyla www.turek.org.tr adresi üzerinden gerçekleştirilecek. 25 Kasım 2020 tarihinden başlayarak her iki ayda bir düzenlenecek olan toplamda beş panel ile, rüzgar enerjisi sektörü  için önem arz eden tüm konular kamu ve özel sektörden önde gelen konuklarla birlikte ele alınacak. Paneller ve bir günlük sanal fuar, www.turek.org.tr adresi üzerinden canlı olarak yayınlanacak.

“TÜREK@home” Paneller Serisi’nin takvimi ise şöyle belirlendi:

  • 25 Kasım 2020 – Açılış Toplantısı: Rüzgar Söyleşisi
  • 27 Ocak 2021 – Küresel Görünüm: Yenilikler ve Fırsatlar
  • 24 Mart 2021- TR Rüzgar Piyasası Görünümü: Yerli ve Küresel Pazarlardan Çıkarılan Dersler & İş Modeli Karşılaştırmaları
  • 26 Mayıs 2021 – İlk YEKA Deneyimleri ve Gelecekteki Kapasite Tahsis Modelleri
  • 28 Temmuz 2021 – Türkiye Tedarik Zincirine Genel Bakış

TÜREB adına konuyla ilgili bilgi veren Kongre Başkanı Hakan Yıldırım şunları söyledi: “Koronavirüs salgını ile fosil yakıtlardan enerji üretiminde hızla düşüş yaşanan dünyada temiz ve ucuz kaynaklara yönelim artıyor. Başta Uluslararası Enerji Ajansı olmak üzere ilgili tüm enerji kuruluşları da bu gidişin altını kalın bir şekilde çiziyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarında başı çeken rüzgar enerjisi sektörü ise, karşılaştığı pek çok zorluğa rağmen gösterdiği büyüme ile dünyada ve ülkemizde dayanıklılığını kanıtladı. Öyle ki, 2020 yılı ilk yarısında Türkiye’nin hemen her yerinde toplam 197 santralde faaliyette olan 3.351 türbin ile enerji ihtiyacımızın zaman zaman yüzde 10’undan fazlasını rüzgardan karşılamış olduk. Ülkemizin halihazırda işletmedeki 8.299 MW’lık RES kurulu gücünün 2021 sonunda 10 GW’ın üstüne çıkmasını öngörüyoruz. Salgın sürecini rüzgar sektörü adına bir fırsat olarak kullanmak istedik ve her yıl düzenlediğimiz TÜREK etkinliğimizi günün gereklerine uygun olarak dijital ortama taşıdık. Tek seferde yapmak yerine Kongre’yi tüm yıla yayarak bir yıl boyunca “rüzgar” sektörünü konuşma fırsatımız olacak. Böylece sektör için önem arz eden konuları ve ihtiyaçlarını gündemde tutacağız.”

 

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com