Connect with us

ICCI Digital, Bakan Dönmez’in de katılımıyla başladı

Yayın tarihi:

-

Koronavirüs önlemleri nedeniyle bu yıl dijital formatta düzenlenen 26. ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI Digital), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş; EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Haluk Kalyoncu ve Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Türkiye enerji sektöründe yaşanan gelişmeler hakkında bilgiler veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yeni dönemde enerji gündemlerinin şu 4 maddeden oluşacağını belirtti:

  •  “Yerli kaynak olarak denizlerimiz enerji politikamızda daha fazla yer alacak.
  • Teknoloji, inovasyon, Ar-Ge ve girişimcilik enerji politikamızın DNA’sı haline gelecek.
  • Kurallı serbest piyasa amacımızdan vazgeçmeyeceğiz.
  • Enerji maliyetlerinin kur ile ilişkisinin koparılması için daha fazla yerli ve yenilenebilir kaynağa yöneleceğiz.”

Zoom platformu üzerinden yapılan ICCI Digital’in açılışına video konferans yoluyla katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez “Son 9 aydır gündemimizde olan Covid-19 özelinde konuşursak, ülkemizin ve enerji politikalarımızın kısa dönemli öncelikleri değişmekte ancak uzun dönemli önceliklerimiz sabit kalmaktadır. Arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar üzerine kurduğumuz uzun dönemli hedeflerimiz çerçevesinde politikalarımızı konjonktüre göre revize ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin denizlerde petrol ve gaz arama faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler aktaran Bakan Dönmez, “Diğer gelişmiş ülkeler gibi denizlerimizdeki ekonomik değeri vatandaşlarımızın refahına sunmaya çalışıyoruz. Sadece üretim-tüketim dengesinden bakarsak geniş perspektifteki pek çok konuyu atlayabiliriz. Her şeyden önce bu bir kaynak ve bu kaynağı değere dönüştürecek teknoloji meselesi. Daha önceki konuşmalarımda da belirttim, ‘Kaynak bizimse teknoloji de bizim olmalı’” mesajı verdi.

“Pandemiye rağmen denizlerdeki faaliyetlerimizi iş planımıza göre sürdürdük”

Pandeminin olumsuz etkilerine karşı denizlerdeki arama faaliyetlerinin planlandığı gibi devam ettiğini belirten Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Mersin’den yola çıkan Kanuni Sondaj Gemisi’nin Karadeniz’de Fatih gemisine katılarak birlikte sondaj faaliyetlerine başlayacağını söyledi. Oruç Reis Araştırma Gemisi’nin de faaliyet göstereceği noktaya vardığını ifade eden Bakan Dönmez, Oruç Reis’in 10 km uzunluğundaki sismik kabloları deniz tabanına sererek ilk sismik okumalara başladığını kaydetti.

“Yenilenebilir enerji öne çıktı”

“Yaşadığımız dönemde öne çıkan bir diğer unsur da yenilenebilir enerji oldu” diyen Bakan Dönmez, şunları kaydetti: Enerji sektörü tarihin en büyük kırılmasını Covid-19 ile yaşadı. Bu kırılma bazı yaralara sebep oldu ve bu yaraların iyileşmesi zaman alacak. Enerji talebi anlamında Kovid’in oluşturduğu hasar küresel olarak birçok dengeyi de değiştirdi. İyi anlamda baktığımızda yenilenebilir enerjinin tüketimdeki payı arttı. Ucuz faizlerle daha fazla güneş ve rüzgâr gibi teknolojilere yatırım yapmak kolaylaştı. Emisyonlar düştü. Ancak burada ciddi bir tehlike var: O da düşük ekonomik büyümeyle düşük emisyonları yakalama sürdürülebilir bir senaryo değil. Ekonomiler Covid döneminde aldıkları ağır yaraları sarmak için daha fazla gaza basacak. Bu durum beraberinde kaynak üretim ve tüketim dengesinde ciddi bir artışa neden olacak. Bu artışın neden olacağı emisyon salımını minimumda tutmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımların daha da artırılması gerekiyor.

Dünya Enerji Ajansı tarafından dün açıklanan Dünya Enerji Görünümü Raporu ışığında güneş enerjisine de dikkat çeken Bakan Dönmez, “Elektrik piyasalarının yeni kralı güneş olacak. Güneş önümüzdeki dönemde daha fazla üretimde söz sahibi olacak ve maliyetleri de düşmeye devam edecek. Eskiden şebeke, kaynakların ve tüketimin etrafında şekillenirdi. Dolayısıyla piyasa da. Şimdi ise güneşin etrafında şekillenecek bir piyasa yapısına gitmemiz gerekebilir” şeklinde konuştu.

“Dünyada en büyük mesele enerji savaşları”

Yeni enerji yasa tasarısıya ilgili çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirten TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ise konuşmasında özellikle rüzgar ve güneş gibi enerji kaynaklarıyla ilgili yasal düzenlemelerin 15 yıllık bir geçmişe sahip olması nedeniyle bu konuda ihtiyaçlar doğduğunu gördüklerini belirterek sektörün önündeki engelleri aşmak için çalıştıklarını vurguladı. “Dünyada en büyük mesele enerji savaşları olarak gidiyor ve Türkiye’nin bölgesel oyuncu pozisyonundan global oyunculuğa geçmesi için ilgili yasal desteklerin de olması gerekiyor” diyen Mustafa Elitaş, elektrik depolanması, verimli enerji kullanımı ve kayıp kaçakların önlenmesi konularında çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekti.

“Korona bizi durdurmuyor”

ICCI Digital’in açılışında yer alan bir diğer konuşmacı olan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da “Türkiye yatırımlar için bir fırsat ülkesidir. Bugüne bakarak karamsarlığa düşmeyin” dedi. Yenilenebilir enerji alanındaki gelişmelere de değinen Yılmaz “Güneş krallığı doğsun, rüzgarlarımız essin. Güneşi belki de rehabilitasyon olarak sektörün bazı sorunlarının tedavisi olarak da kullanacağız. Ayrıca yerli doğal gazımızın çıkmasıyla da sektörümüz inanılmaz ilerleme kaydedecek” değerlendirmesi yaptı.

“Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru”

ICCI Organizasyon Komitesi adına açılışta söz alan Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın ise bölgesel ısıtma sistemlerine dikkat çekerek şunları kaydetti: Yenilenebilir teknolojilerin keni aralarında ve konvansiyonel fosil yakıtlı santrallerle hibridize edilerek verimliliği daha yükseklere taşımaya yönelik düzenlemeler hayata geçti. Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru. Yapmak zorunda olup da yapamadığımız en önemli eksiğimiz bölgesel enerji, yani kojenerasyonla bölgesel ısıtma sistemleri. Soma Termik Santrali’nin bölgesel ısıtma yoluyla Soma ilçesine, ülke ekonomisine ve atmosfere sağladığı fayda ülkemizin yaklaşık 30 milyonluk nüfusunun yaşadığı yerleşim merkezlerine uygulanabildiği takdirde enerji faturamız ve dış ticaret açığımız en az yüzde 20 azalacaktır.”

“Enerjide toparlanma dönemindeyiz”

ICCI Digital’de “Olağanüstü Dönemlerde Enerji Yönetimi” başlıklı bir sunum yapan Enerji İşleri Genel Müdürü Murat Zekeriya Aydın da Kömür, doğal gaz, ham petrol, yenilenebilir enerji alanlarındaki üretim ve tüketim rakamlarına ilişkin bilgiler verdi. Koronavirüsün etkilerinde şu anda toparlanma aşamasında olunduğunu belirten Aydın, “Eneri üretim ve tüketiminde dramatik düşüşler yaşadık. Ancak elektrik tüketimine paralel olarak özellikle doğal gaz tüketiminde 2019’un 2 puan üstüne çıktık. Özel sektör sorumlu davrandı. 45 milyon elektrik, 17 milyon doğal gaz abonesi var; sektör dağıtımı bir kamu hizmeti görme hassasiyetiyle yerine getirdi” dedi.

Yenilenebilir enerji sektöründeki atılımı desteklemek adına Covid’in neden olduğu sıkıntıları ortadan kaldırmada önem arzeden YEKDEM süresinin Haziran 2021’e kadar uzatılması kararı aldıklarını söyleyen Aydın, sokağa çıkma ve seyahat kısıtlamaları döneminde lisanslı santral kabullerini de saatler süren dijital incelemeler ve değerlendirmelerle gerçekleştirdiklerini, kısıtlamaların kalkmasıyla da normal döneme geçtiklerini kaydetti.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Bilgi Kaynakları

Enerji sektörü zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enerji sektörü zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı

Enerji sektörünün büyüme için teknoloji yatırımlarına önem verdiğini ortaya koyan KPMG’nin “Küresel Teknoloji Raporu 2023: Enerji Sektörü Görünümü” araştırmasına göre enerji sektörü yöneticilerinin yüzde 72’si siber güvenliği de içeren dijital dönüşüm çalışmalarının son 24 ayda kârlılığı ve performansı artırdığını belirtti. Bu oranın diğer sektörlerin ortalamasından 12 puan daha fazla olması da dikkat çekti.

KPMG’nin 16 ülke ve dokuz sektörden 2.100 yöneticiyle yaptığı ankete dayanan yeni “Küresel Teknoloji Raporu 2023: Enerji Sektörü Görünümü” araştırması enerji şirketlerinin teknolojileri pazarlarındaki zorlukların üstesinden gelmek için kullanabilecekleri bir can simidi olarak gördüklerini ortaya çıkardı. Anket, enerji sektörünün pazardaki zorluklara rağmen teknoloji yatırımlarını sürdürmeye kararlı olduğunu ortaya koydu.

Ankete göre enerji sektörü katılımcıların yüzde 61’i düzenleme ve güvenliği dijital dönüşümün “ana tetikleyicisi” olarak görüyor. Yüzde 80’i teknoloji biriminin yeni teknolojilerin potansiyelini yönetim kuruluna daha iyi anlatması gerektiğini söylüyor. Yüzde 39’u yetenek eksikliğini dönüşümün ilerlemesinin önündeki en olası engel olarak görüyor. Yüzde 84’ü kurumlarının mevcut teknolojiyi kullanarak ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) taahhütlerini ilerletebileceğinden emin. Yüzde 85’i ise mevcut teknoloji yapılarını kullanarak verimliliklerini artırabileceklerini ve maliyetleri azaltabileceklerini ifade ediyor.

Sektör aynı zamanda teknoloji inovasyonuna bağlı risklerin de farkında. Araştırmaya göre, enerji sektöründen katılımcılar; güven, güvenlik, gizlilik ve esnekliği teknolojik çözümlerine entegre etme konusunda kurumlarının daha proaktif olması gerektiğini tüm sektörlerin ortalamasından 8 puan daha fazla belirtiyor. Ancak sektör, ilerlemenin önünde engellerle de karşılaşıyor. Örneğin araştırma, enerji sektörünün yapay zekâ (AI) uzmanlığı eksikliğinin inovasyon yapma ve rekabetçi kalma kabiliyetlerini etkileyebileceğini söyleyenlerin diğerlerine göre daha yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.

 Güvenlik endişeleri gündemin ilk sırasında

Hem düzenleyici kurumlar hem de tüketiciler enerji şirketlerini yakından izlediklerinden araştırmaya katılan enerji yöneticileri düzenleyici yükümlülükler ve güvenlik endişelerini dijital dönüşümlerinin en önemli tetikleyicileri olarak görüyor. Ayrıca, daha güçlü veri gizliliği veya siber güvenliğin hayata geçirdikleri dijital dönüşüm projeleri üzerinde en etkili kullanıcı beklentileri olduğunu da söylüyorlar. Enerji yöneticilerinin yüzde 72’sine göre, siber güvenliği içeren dijital dönüşüm çalışmaları son 24 ayda kârlılığı ve performansı artırdı, bu oran tüm sektörlerin ortalamasından 12 puan daha fazla.

 İş güçlerinin oluşturulmasına yardımcı olan teknoloji altyapılarına güveniyorlar

Araştırmaya göre enerji sektörü stratejik teknoloji yatırımının gücüne inanıyor, ancak dijital dönüşüm hedeflerini hayata geçirebilecek yeteneklere erişmeye odaklanmaları gerekiyor. KPMG tarafından hazırlanan 2023 Küresel Enerji CEO Görünümü raporu, enerji şirketlerinin yüzde 52’sinin (2022’ye göre 7 puanlık bir artış) yeteneklerini geliştirmek için çalışanlarına daha fazla yatırım yapmak istediğini ortaya koyuyor. Enerji sektöründen katılımcıların çoğu, iş güçlerinin bugüne kadar oluşturulmasına yardımcı olan teknoloji altyapılarının kabiliyetlerine güveniyor ve bazı durumlarda bu güvenleri diğer sektörlerin de ortalamasını aşıyor.

“Sektör geniş resmi göz önünde bulundurarak teknoloji yatırımlarını yapıyor”

KPMG Türkiye Enerji Sektörü Lideri Hakan Demirelli konuyla ilgili şunları söyledi: “Devam eden jeopolitik gerilimlerin, üretken yapay zekânın hızlı yükselişinin ve küresel ekonomik belirsizlik ortamının en çok etkilediği sektörden birisi enerji sektörü. Bu nedenle sektörde faaliyet gösteren şirketler geniş resmi göz önünde bulundurarak teknoloji yatırımları da yapmaya kararlı olduklarını bu anketimizde gösterdi. Bu yatırımlar, enerji şirketlerinin yenilikçi teknolojileri iyi bir şekilde kullanmasına olanak sağlıyor. Örneğin anketimiz enerji sektörünün, son 24 ayda şirketlerinin kârlılığını veya performansını artırmak için düşük kodlu/kodsuz platformları kullanma olasılığı en yüksek sektörlerden biri olduğunu ortaya çıkardı. Sektörün dijital dönüşüm projelerindeki başarısı ise doğru danışmanlık hizmetleri almaktan geçiyor. KPMG olarak biz de dijital dönüşüm alanındaki derin ve kapsamlı uzmanlığımız ile sektördeki şirketlerin uygun çözümleri başarılı bir şekilde kullanmalarına, inovasyonu artırmalarına ve daha geniş bir dijital dönüşüme başlamalarına yardımcı oluyoruz.”

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

TÜREB ve DEHUKAM ‘Deniz Üstü Rüzgar Mevzuatı İçin İş Birliği Protokolü’ne İmza Attı

Yayın tarihi:

-

Yazar

TÜREB ve DEHUKAM

 Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ve Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) arasında ‘Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Mevzuat Çalışmaları alanında İş Birliği Protokolü’ imzalandı.

3 Nisan’da DEHUKAM’ın Ankara’daki merkezinde düzenlenen imza törenine TÜREB Başkanı İbrahim Erden, DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara, TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman ve her iki kurumun üst düzey temsilcileri katıldı.

Türkiye rüzgar sektörünün çatı kuruluşu TÜREB ile deniz hukuku ve siyaseti alanlarında ülkemizin uzman kurumlarının başında gelen DEHUKAM arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden ile DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel ve DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın imzaladığı protokol ile her iki kurum arasında deniz üstü rüzgar enerjisi çalışmaları bağlamında mevzuat ve hukuki alanlarda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunulacak ve çeşitli ortak proje çalışmaları yürütülecek.

TÜREB ve DEHUKAM 2TÜREB Başkanı İbrahim Erden, deniz üstü rüzgar enerjisi alanında sektörün ihtiyaç duyacağı düzenlemeleri en verimli şekilde yapma hedefiyle oluşturdukları protokol hakkında şunları söyledi: “TÜREB 32 yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye’de rüzgarla ilgili yatırımların artması, insan kaynağının geliştirilmesi ve bu alanda bilgi birikimi sağlanması amacıyla kuruldu. Tabi o zaman daha dünya genelinde de henüz ticari deniz üstü uygulamaları yoktu. Danimarka’da bile ilk ticari tesisler 2000’li yılların başında hayata geçirilmeye başlandı ve özellikle 2010 sonrası yükselen bir ivmeyle deniz üstü yatırımları artmaya devam ediyor. Ülkemizin uzun ve orta vadeli stratejik enerji planlaması kapsamında deniz üstü rüzgar enerjisi hedeflerini de içeren ‘Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın 2023 yılı Ocak ayında açıklanmasıyla paralel olarak bizim de TÜREB olarak bu alandaki yoğun çalışmalarımız başladı. Biliyorsunuz 2035 yılında 5 GW’lık bir deniz üstü rüzgar santralı hedefimiz var. Biz de bu hedef doğrultusunda paydaşlarımızla birlikte Türkiye’de deniz üstü rüzgar alanında da sağlıklı bir mevzuat altyapısını oluşturmak, güçlü bir ekosistem geliştirmek ve bilgi birikimi sağlamak adına iş birlikleri gerekiyor. DEHUKAM bu açıdan devletimizin ve akademinin deniz hukuku ve siyaseti alanında kritik birimlerini bünyesinde bulunduran çok değerli bir kurumumuz ve paydaşımız.  Dolayısıyla, bugün DEHUKAM’la imzaladığımız protokole TÜREB olarak büyük önem veriyoruz. Bu ve benzeri iş birlikleri sayesinde bu alanda ulusal ve uluslararası iş birliği imkanlarının genişleyeceğine, bilgi birikiminin artacağına ve böylece yatırımların ve sanayinin gelişeceğine inanıyoruz; bu vesileyle de DEHUKAM yönetimine iş birliğinin başlangıcı vesilesiyle teşekkür ediyoruz.”

DEHUKAM’ın özellikle deniz hukuku alanında çalışan ve araştırmacı yetiştirmeye odaklanan bir kurum olduğunun altını çizen DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel de “TÜREB zaten kuruluş amacı dolayısıyla güçlü bir sektörel erişime ve ilgili araştırma altyapısına sahip. Yıllar önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız, özel sektör ve akademinin vizyonu sayesinde kurulmuş bu birliğin deniz üstü alanında da çalışmasını destekliyoruz. Biz de DEHUKAM olarak denizin dokunduğu her yerde olmak istiyoruz. TÜREB Yönetimi de bu amaçla bizimle bağlantıya geçti. DEHUKAM yönetimi olarak iş birliği ile ortak çalışmaların ülkemize ve deniz üstü rüzgar alanındaki hedeflerimize yarar sağlayacağı düşüncesiyle her iki kurum arasında deniz üstü rüzgar alanında karşılıklı bilgi alışverişi yaparak birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı hedefliyoruz. Protokolle deniz üstü rüzgâr enerjisi faaliyetlerinde hukuki altyapıya yönelik eğitim konularında TÜREB’e destek olarak ülkemizin bu alandaki ihtiyacını verimli bir şekilde karşılayacak çalışmalar yapmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku

Bilgi Kaynakları

Rüzgar enerjisi 2023’te kritik eşikleri aşarak rekorlar kırıyor; GWEC, büyüme tahminini revize ediyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)

Bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %50’lik bir artış yakalayan yenilenebilir enerji kaynakları, 510 GW’lık yeni kurulumla 2023 yılında rekor kırıyor. 40 yıllık birikimin ardından 1 TW kurulu güce 2023 yılında ulaşan küresel rüzgar enerjisi, 2023’te bir önceki yıla göre %50’lik bir artışla rekorlar kırarak kapasitesine 106 GW kara rüzgarı ve 10,8 GW deniz üstü rüzgar kurulumu ekliyor. Bugün 2024 Küresel Rüzgar Raporu’nu paylaşan Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC), 2024-2030 büyüme tahminini (1210GW) %10 yukarı yönlü revize ediyor. 2030 hedefleri için yıllık rüzgar enerjisi kurulumlarının 10 yıl içinde mevcut 117 GW seviyesinden en az 320 GW’a çıkarak 3 kattan fazla artması gerektiğini açıklayan GWEC, konuyla ilgili atılması gereken adımlara raporda detaylı bir şekilde yer veriyor:

GWEC GLOBAL WIND REPORT 2024

Devamını oku

Trendler