Connect with us

Genel

EPDK, rüzgar ön lisans başvuruları öncesinde toplantı düzenledi

Yayın tarihi:

-

EPDK’nın düzenlediği toplantıda başvuru öncesinde kafalarda kalan son sorular cevap buldu.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’na 24, 27, 28, 29 ve 30 Nisan 2015 tarihlerinde yapılacak rüzgar enerjisine dayalı ön lisans başvurularından önce, mevzuat ve uygulamaya ilişkin bilgilerin paylaşıldığı sektör toplantısı Meyra Palas Otelinde 9 Nisan tarihinde gerçekleştirildi.

 

Dört saat süren toplantıda EPDK, TEİAŞ ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nden yetkililer detaylı açıklamalarda bulundu. Ardından katılımcıların dosya içeriğine ait soruları cevaplandı.
Konuya ilişkin fikirlerini aldığımız Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Mustafa Serdar Ataseven ise bilgilendirme toplantısı hakkında şunları söyledi:

“Çok aydınlatıcı bir toplantı oldu. Bu toplantı ile müracaat öncesindeki kaos ortamının önüne geçildi. Standart bir başvuru şeklinin olması için katkı sağlandı. 7,5 yıl aradan sonra ilk kez rüzgar müracaatları alınıyor. 11.000 MW üzerine ilave 3000 MW’lık kapasite açıklandı. Sektör için yeni bir mihenk taşı oldu. Bu toplantıda gördük ki, 2007’de konuştuğumuz sorun ve sorular yıllar içinde sektör geliştikçe çözülmüş. Yerini farklı sorular almış.

Bundan sonra yapılması gereken başvuruların kısa sürede sonuçlandırılması olacaktır. Yeni elektrik piyasası kanununa göre TEİAŞ her sene rüzgar bağlanma kapasitelerini açıklayacak. Bundan sonraki süreçte de EPDK bu açıklanan kapasiteye göre başvuru alacak. 2023 hedefi olan 20.000MW’a ulaşmada bu başvurular önem taşıyor. Kısacası, artık sürdürülebilir bir rüzgar sektörü oluştuğunu söyleyebiliriz.

Toplantıya katılamayan sektör paydaşlarımıza bugüne ilişkin notları ve sunumları web sayfamızdan ileteceğimizi belirtir, toplantıyı düzenleyen EPDK’ya ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkürlerimizi sunarız.”

Oldukça ilgi gören toplantıda başvuruya ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralandı:
 
*Başvuru dilekçesinde elektronik posta adresi mutlaka yazılmalı. Dilekçede e-postaadresi olmazsa, başvuru kabul edilmiyor.

* Bilgi formunda değişiklik var. Projenin özeti niteliğinde olan bilgiler tek bir forma toplanmış.

*  Teknik olarak mevzuatta yer alan bir adet ölçüm istasyonu verileri formun içine yazılacak ama birden fazla ölçüm istasyonu varsa bunları da yazmanın iyi olacağı belirtiliyor.

* Eskiden1/25.000’lik haritadan 5 nüsha istenirken artık 2 nüsha olması yeterli.
* TEİAŞ’ın bölgesel olarak rüzgar kapasitelerini açıklaması üzerine tek hat şeması kaldırıldı, istenmiyor. Bölgesel ve il bazında proje kapasiteleri açıklandığı için gerek duyulmadı.

* Ölçüm istasyonuna başlayan kurum ve kuruluş, sonuç raporunu kimin adına almışsa,Meteoroloji Genel Müdürlüğüne kaydı kimin adına yapmışsa, müracaatı da o firma adına yapması gerekiyor. Ölçüm raporu farklı bir şirket adı ile başvuru yapan farklı bir şirket adı ile olursa kabul edilmiyor.

*Sermaye tutarı konusunda, diyelim ki şirketiniz adına 4 başvurunuz var. Biri 21 MW, diğer üçü20 MW. Toplamda 81 MW. Sermaye yapısı toplam MW üzerinden hesaplanıyor.

* Rüzgarda üretilecek değer isteniyor. Kurulu gücün rüzgarda %40 kapasite üzerinden hesaplanmış değeri üzerinden işlem gerçekleştiriliyor.

* Rüzgar ölçüm istasyonunun mutlaka müracaat edilecek sahanın içinde yer alması gerekiyor.

* Bulunduğunuz sahanın herhangi lisanslı bir saha ile çakışmaması gerekiyor. Çakışıyorsa müracaat teknik değerlendirmeden geçemiyor.

* Önceden tekbir CD içinde bilgiler isteniyordu. Nisan sonundaki başvuruda aynısından 4 adet CD isteniyor.

* Santral sahasını belirleme yönteminde oluşturulan 12 genlerin köşesi kuzeye bakacak şekilde konumlandırılması gerektiği belirtildi. Aksi takdirde maksimum sınırda 700 + 300 kullanılıyorsa santral sahasında karmaşaya neden olabileceği hususuna dikkat çekildi. Köşe koordinatlarının da ardışık yönde verilmesi hatırlatıldı.

* Santral sahası güç yoğunluğunun 0.6 MW/km2’den büyük olması lazım. Bunun altındaki müracaatlar değerlendirme dışı bırakılacak.

* Elektrik piyasası kanununa göre ön lisans aldıktan sonra ortaklık yapısında değişiklik yapmak mümkün değil. Müracaat eden firmaların yapısında bir değişiklik olacaksa ön lisanstan önce yapmaları öneriliyor.

* İki il arasında kalan santral sahaları, yüz ölçüm olarak hangi ilde daha fazlaysa o ildeki yarışmaya dahil ediliyor. Bilgi formunda trafo merkezinin değil de, bölgenin veya ilin tercih edilmesi gerekiyor.
Detaylar EPDK’nın ve TÜREB’in web sayfasından takip edilebilir. www.epdk.gov.tr  www.tureb.com.tr

 

Genel

Biden Başkan, Yenilenebilir Enerji Şampiyon

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yenilenebilir enerji endüstrisi, hafta sonunda Biden’in galibiyetinin ilanıyla yükselişe geçti.

Biden’in ABD seçimlerindeki az farkla galibiyeti, özellikle offshore rüzgar enerjisine odaklanan gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı. Demokrat kanat siyasetçisinin, ABD’yi Paris Anlaşması ve 2050 yılı sıfır sera gazı emisyonu hedefi çerçevesine geri getirmesi bekleniyor. Biden, bu yılın başlarında, dört yıllık başkanlığında temiz enerjinin kullanımının artırılması için 2 trilyon harcama yapma planlarını açıklamıştı.

Offshore Rüzgar Enerjisi İş Ağı Başkanı Liz Burdock, “Başkanlığa Joe Biden’in seçilmesi, yenilenebilir enerjiye, paydaşlar arasında açık deniz rüzgarına önemli ölçüde odaklanmayı vaat eden bir yönetimin desteğiyle offshore rüzgar enerjisi endüstrisinin önemli ölçüde büyümesine katkıda bulunacaktır” dedi.Tüm yenilenebilir enerji projeleri için vergi kredilerinin çok yıllı olacak şekilde uzatılmasını ve tüm fosil yakıt sübvansiyonlarında ücretsiz pil depolama ve kesintileri umduğunu da sözlerine ekledi.

Ekim ayında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, 2025 yılına kadar 12.5GW olmak üzere, 2030’a kadar 25GW offshore rüzgar enerjisi hedefi belirlenmesi için bir yasa tasarısı sundu. Amerikan Rüzgar Enerjisi Derneği, “Amerika için daha temiz ve daha müreffeh bir enerji geleceğini şekillendirmek için birlikte çalışırken” Biden yönetimi ve Kongre ile işbirliği yapmayı dört gözle beklediğini söyledi.

Wood Mackenzie Americas Başkan Yardımcısı Ed Crooks, Biden’in, Trump Yönetiminin offshore rüzgâr enerjisine uyguladığı frenleri tersine çevireceğini, petrol ve gaz gelişimine daha fazla kısıtlama getireceğini ve bu durumun 2035 yılına kadar bu sahada üretimi % 30 oranında azaltabileceğini sözlerine ekledi.

Petrol ve gaz altyapı projeleri için federal izinlerle ilgili kararların sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini hesaba katarak petrol ve gaz boru hatları ve aktarım tesisleri için yeni engeller yaratacağını ekledi.

Bu arada Biden, elektrikli otomobil satışlarına yardımcı olacak daha sıkı yakıt ekonomisi standartları getirmeyi planladığını ve potansiyel olarak 2030 yılına kadar ABD yollarında 4 milyon EV’ye yol açmayı planladığını, ancak bu on yılın yakıt talebi üzerindeki doğrudan etkinin minimum düzeyde olması beklendiğini söyledi.

Biden İklim Planı’nın aynı zamanda, karbon içermeyen hidrojen üretmek için yenilenebilir enerjilerin kullanılması ve çelik, beton ve kimyasalların dekarbonizasyonu gibi stratejilere odaklanacak bir İklim için Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-C) kurulmasını önerdiğini söyledi.

Kaynak:renews.biz Photo: Brendan Smialowski/AFP via Getty Images

Devamını oku

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com