Connect with us

Enerji Depolama Sistemleri

Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği yayınlandı

Yayın tarihi:

-

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Resmi Gazete’nin 9.52021 tarihli 31479 nüshasında “Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği” yayınlandı.

Merakla beklenen düzenleme ile elektrik depolama üniteleri ve tesislerinin kurulmaları, iletim veya dağıtım sistemine bağlanmaları, piyasa faaliyetlerinde kullanılmalarına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş oldu.

Yeni düzenleme ile elektrik enerjisini depolayabilen ve depolanan enerjiyi sisteme verebilen elektrik depolama tesisi faaliyetleri, üretim tesisine bütünleşik elektrik depolama ünitesi, tüketim tesisine bütünleşik elektrik depolama tesisi, müstakil elektrik depolama tesisi veya şebeke işletmecileri tarafından kurulabilecek elektrik depolama tesisi vasıtasıyla gerçekleştirilebilecek.

 

Enerji Depolama Sistemleri

Enerji depolama alanındaki olumlu gelişmeler artarak sürüyor

Yayın tarihi:

-

Temiz enerjiye geçiş sürüyor. Mikro şebekelerin ve hibrit güç sistemlerinin benimsenmesi her gün ivme kazanıyor. Bu dönüşüm, teknolojik yeniliklerdeki artışın yanı sıra enerji depolama pazarındaki önemli büyümeden de besleniyor.

Piller, yenilenebilir enerji tabanlı sistemlerin işlevselliğini, değerini, ekonomisini ve dayanıklılığını artırabilen destekleyici teknolojiler olarak göze çarpıyorlar. Temiz enerji geçişinin ayrılmaz bir bileşeni haline geliyorlar. Dünya çapında öngörülen büyüme ise önemli: önümüzdeki 10 yıl içinde, enerji depolama kapasitesinin 2030’a kadar yıllık bileşik büyüme oranının %33’üne (CAGR) ve 741 gigawatt-saatlik toplam kapasiteye ulaşması bekleniyor.

Analistler, önümüzdeki yıllarda dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin pandemiden kurtulmak, ekonomilerini yeniden inşa etmek ve temiz enerjiye geçişte altyapılarını güçlendirmek için çalışırken, birçoğunun enerji depolamayı bir teknoloji çözümü olarak arayacağını tahmin ediyorlar. Aslında, IEA’nın Sürdürülebilir Kalkınma Senaryosu, Dünya’nın iklim ve sürdürülebilir enerji hedeflerini karşılaması için 2040 yılına kadar dünya çapında 10.000 gigawatt-saate yakın enerji depolamaya ihtiyaç duyacağını açıklıyor. Bu, mevcut pazarın 50 katı büyüklüktedir.

Uzmanlar, bu büyümeyi başarmak için hızlandırılmış inovasyonun şart olduğu konusunda hemfikir. Birlikte, güvenlik uzmanları, pillerin güvenli kullanımına ilişkin rehberlik sağlamak için gereken sertifikaları geliştiriyor.

ABD enerji depolama tahmini

ABD’de, kamu hizmeti kaynak planlaması, önümüzdeki on yılda dağıtımları yönlendirecek şekilde yapılandırılmıştır. WoodMackenzie’nin en son Enerji Depolama raporunda detaylandırıldığı üzere, yenilenebilir enerji ve enerji depolamaya yönelik kamu hizmeti yaklaşımları, ABD kamu hizmet kuruluşlarının çoğunun uygun maliyetler ve eyalet düzeyinde temiz enerji politikaları ile yenilenebilir enerjiyi ve depolamayı benimsediğini göstermektedir. Sonuç olarak rapor, ABD depolama pazarının 2021 yılına kadar yükseleceğini tahmin ediyor

Lityum iyon teknolojisi yolu aydınlatıyor

Yakın tarihli bir rapora göre, lityum bazlı piller, çeşitli nedenlerle önde gelen enerji depolama teknolojisi olmaya devam ediyor. Yüksek enerji yoğunlukları nedeniyle, taşıtlar ve el tipi uygulamalar gibi ağırlık önemli olduğunda açık bir avantaja sahiptirler. Diğer istenen özellikler arasında düşük oranda kendi kendine deşarj, düşük bakım gereksinimi, hızlı şarj yetenekleri ve daha uzun ömür ve dayanıklılık bulunur.

Ancak uzmanlar, enerji depolamada gelecek vaat eden tek teknolojinin lityum iyon olmadığı konusunda hemfikir. Aslında, birçok şirket şu anda elektrik enerjisi endüstrisindeki sabit uygulamalar için, ağırlığın önemini kaybedeceği yeni pil teknolojileri geliştirmeye odaklanmış durumdalar.

Enerji depolamada yeniliklerde artış

Enerji depolama teknolojilerindeki gelişmeler, dünya çapında temiz enerjiye geçişi destekleyecek şekilde sürüyor. Patentlerdeki etkinliklere bakıldığında, pillerde yeniliklerin üst sıralara tırmandığı görülüyor. 2005 ile 2018 arasında, piller ve diğer elektrik depolama teknolojilerinde patent başvurusu, tüm teknoloji alanlarındaki ortalamadan dört kat daha hızlı, Dünya çapında ise ortalama %14 oranında büyüdü.

Gelişmekte olan pil teknolojileri arasında göze çarpan bir eğilim, nikel ve kobalt gibi nadir toprak minerallerine dayanan teknolojilerden uzaklaşılmasıdır. Kobalt, pil uzmanlarına göre pil katotlarında en az bulunan ve en pahalı bileşendir. Birkaç şirket, iyileştirilmiş enerji yoğunluğu, pil ömrü ve güvenlik sağlayan ve kobalt içermeyen piller geliştirdi. Çinko-hava ve alüminyum-hava gibi yeni enerji depolama teknolojileri, oksijen, sodyum ve karbon gibi elementlere dayanırken, diğer yeni yaklaşım grafen ise, silis kumu ve deniz suyunun özelliklerinden yararlanmaktadır.

Harvard Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi’nden araştırmacılar, sıvı akışlı pillerin gelişimini ilerletmek için önemli adımlar atmaktadırlar. Mevcut literatür, batarya bileşenlerinde de bir yenilik dalgasının ortaya çıktığını göstermektedir. Hibrit anotlardan altın ve dikey karbon nanotüp elektrotlardan yapılan nanotellere kadar, bileşenlerdeki bu gelişmeler, pil gücünü artırmayı ve kullanım ömrü döngüsünü iyileştirmeyi amaçlamaktadır. (Kaynak: https://microgridnews.com/a-positive-charge-for-energy-storage/)

Devamını oku

Enerji Depolama Sistemleri

Elektrik depolama teknolojisinde “lityum” atağı

Yayın tarihi:

-

ENDAM Başkanı Öztürk, elektriğin depolanması ve batarya teknolojilerinde lityumun önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Bor atığı sıvılardan lityum elde edilmesi için kurulacak prototip tesis oldukça önemli” dedi.

ODTÜ Enerji Malzemeleri ve Depolama Cihazları Araştırma Merkezi (ENDAM) Başkanı Tayfur Öztürk, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, elektrikli otomobiller ve yenilenebilir enerjinin depolanması için batarya gereksiniminin hızla arttığını ifade etti.

Otomotiv ve yenilenebilir enerji sektöründe beklenen dönüşüm hızının batarya teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olacağını dile getiren Öztürk, enerji yoğunluğu daha yüksek ve düşük maliyetli bataryaların geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Öztürk, lityumun en rahat tuzlu su rezervuarlarından elde edildiğini ve en fazla rezerve sahip ülkenin Şili olduğunu bildirdi.

“Ülkedeki bor rezervleri dikkate alındığında önemli bir lityum kaynağından söz ediyoruz”

Tuz Gölü’nde de lityum bulunduğuna ancak bunun çıkarılmasının ekonomik açıdan zor olduğuna işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:

“Bor rezervlerimizde yüzde 0,2 düzeyinde lityum içeren killer mevcut. Bunları tek başına lityum için işlemek ekonomik değil. Elektriğin depolanması ve batarya teknolojilerinde lityumun önemli bir yeri var. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in duyurduğu bor atığı sıvılardan lityum elde edilmesi için kurulacak prototip tesis oldukça önemli. Bu adım batarya teknolojisine güç katacak, Türkiye’nin rekabetçi lityum karbonat üretimine imkân verecek. Ülkedeki bor rezervleri dikkate alındığında önemli bir lityum kaynağından söz ediyoruz.”

Öztürk, batarya teknolojilerinin geliştirilmesi amacıyla Türkiye’nin son yıllarda önemli hazırlıklar yaptığını söyledi.

Bu kapsamda, elektrikli otomobil üretimi konusunda bir süredir çalışmalar yürütüldüğünü anımsatan Öztürk, şunları kaydetti:

“Yerli otomobilin bataryasının da yerli yapılacağını biliyoruz. Bataryayı yurt dışından satın alarak burada sadece batarya yönetim sistemi esaslı çalışmalar yapmak mümkün. Hazır elektrotlar alınarak bir batarya üretim tesisi kurmak ikinci bir adım olabilir ancak son dönemde eğilim ham maddeden batarya üretimine ve paketlemeye kadar sürecin tüm aşamalarının birlikte yapılması yönünde. Bu yaklaşım, sürdürülebilir rekabetçi üretim açısından elzem gözüküyor.”

“Lityum iyon pillerine yönelik çalışmaları önemsiyoruz”

Lityum iyon bataryaların bileşenlerinin tabakalı yapıda olmasının avantaj sağladığını belirten Öztürk, “Lityum iyon pillerine yönelik çalışmaları önemsiyoruz. Aşırı zorlamadığınız sürece bu pilleri binlerce kez doldurup boşaltmanız mümkün. Hafifliğin önemli olduğu uygulamalarda bu piller şimdilik tek alternatif” değerlendirmesinde bulundu.

Öztürk, farklı batarya teknolojilerini konu alan çalışmalar yaptıklarını vurgulayarak, “Lityum iyon pillerine ek olarak lityum sülfür ve sodyum iyon bataryalar konusunda da çalışmalar yürütüyoruz. Lityum iyon hafifliği dolayısıyla çok cazip bir batarya teknolojisi ama her şey hafiflik değil. Örneğin, yenilenebilir enerjinin depolanmasında kullanacağınız pillerin hafif olması gerekmiyor. Bu açıdan sodyum iyon pilleri çok cazip. Türkiye’nin dünyanın ikinci büyük trona rezervine sahip olması bu alanda sahip olduğumuz önemli bir avantaj” dedi. 

Devamını oku

Enerji Depolama Sistemleri

Highview Power’dan yeni bir enerji depolama ürünü: CRYOBattery

Yayın tarihi:

-

Dayanıklı enerji depolama çözümlerinin önde gelen firmalarından Highview Power, birkaç gigawatta ölçeklendirilebilen ve her yere yerleştirilebilen yeni kriyojenik bataryanın piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Bu sistem, 10 saate kadar dayanıklı, 140 USD/s maliyetli, 200 MW/2 GWs düzeyindeki sistemler için dönüm noktası anlamına geliyor.

Highview Power tarafından üretilen bu kriyojenik enerji depolama sistemi, fosil yakıtla üretim yapan enerji istasyonlarının yerini almaya aday. Sistem, yenilenebilir enerji temel sistemlerine büyük ölçekte ana yük imkânı tanırken, aynı zamanda elektrik dağıtım şebekelerini de destekleyip enerji güvenliğini sağlıyor. 

Highview Power’ın kriyojenik enerji depolama teknolojisi, likit havayı depolama aracı olarak kullanırken, zaman değişimi, senkronize voltaj desteği, frekans düzenleme, senkronize atalet ve sistemin yeniden yüklenmesi gibi iyi bir şebeke için gereken tüm servisleri içeriyor. Pompalı hidroenerji veya sıkıştırılmış havanın aksine, CRYOBatter herhangi bir yere konumlandırılabiliyor. Bataryanın, birkaç gigawatt düzeylerinde bile çok küçük karbon ayak izi bulunuyor ve zararlı madde kullanılmıyor. 

Navigant araştırma firmasından analist Alex Eller konuya ilişkin şunları belirtti:

“Kriyojenik enerji gibi uzun dayanımlı teknolojiler; yaygın şekilde kullanılan fosil yakıtla enerji üretimine bağımlılıktan; güneşten rüzgâra değişen yenilenebilir enerjinin hâkim olduğu şebeke sistemine geçişte gitgide gereksinim haline gelecek.”

Highview Power Başkanı ve CEO’su Javier Cavada ise şunları söyledi: “Bu, yenilenebilir enerji sanayii ve yüksek miktarda yenilenebilir enerji kullanmak isteyen herkes için dönüm noktası. Şebekeye yenilenebilir enerji sistemleri bağlandıkça, uzun dayanımlı; giga ölçekte enerji depolaması da, bu kaynakların ana yük olacak şekilde güvenilir hale getirilmesinde önem kazanacaklardır. CRYOBattery bu güvenilirliği ve ölçeklenebilirliği sadece getirmekle kalmıyor; aynı zamanda maliyet etkin ve ulaşılabilir.”

Lityum-iyon gibi, konumu değiştirilebilir, uzun dayanımlı diğer depolama teknolojileri, tipik olarak 4 ile 8 saat arasında depolama imkânı tanırken, CRYOBattery birkaç gigawatt saatlik depolamayla, saatlik veya günlük değil, haftalık depolamayı gündeme getiriyor. 

Son 15 yılda, Highview Power; sahibi olduğu BLU2 çekirdek kontrolör sistemini geliştirdi ve optimize etti. Sistem, Highview Power’ın bilgisinin ve uzmanlığının bir işletme sisteminin tamamında kullanılmasını sağlıyor. BLU kontrolör, tüm CRYOBattery bileşenlerinin denetimini; esneklik ve verimlilik arasındaki dengeyi gözeterek; en uygun işletme performansını elde edecek şekilde birleştiriyor. 

BLU kontrolör, sistemin; ayrı operasyon modlarının seçimi yoluyla özel bir uygulamayla yapılandırılmasına imkân tanıyor. Ayrıca, operasyon ve performans görüntüleme geri bildirimi sağlarken, işletmenin optimum verimliliğini de güvence altına alıyor. Sistemin yapısal esnekliği, işletmenin; piyasadaki gelişmelerle birlikte ortaya çıkacak talep değişkenlerine uyum sağlamasını sağlayacak yapısal kapasiteye haiz olmasını sağlıyor.

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com