Connect with us

Sektör Haberleri

Binalardaki rüzgar yükü ve cephe rüzgar basıncı hesaplamalarında WINDTHINK uzmanlığı

Yayın tarihi:

-

Rüzgar enerjisi uygulamalarının yanı sıra hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) konusunda geniş bir deneyime sahip olan WINDTHINK, yapı fiziği alanındaki çözümleri ile hizmet portföyünü genişletiyor.

Çok katlı yüksek binalara olan mevcut eğilim, rüzgar hareketinden etkilenen birçok yapının ortaya çıkmasına neden olmuş, bu da modern yapı tasarımında kayda değer bir husus haline gelmiştir. Rüzgar, yapılarla etkileşime girdiğinde cephe elemanlarının veya yapının tamamının rüzgar yüklerinden etkilenmesine hatta zarar görmesine sebep olup güvenlik, yaşanılabilirlik gibi unsurları ve bakım-onarım maliyetlerini etkiler.

Rüzgar hareketlerinin yapılara etkileri konusundaki hizmetleriyle WINDTHINK, yapısal bileşenler üzerindeki rüzgar basıncından bina sakinlerinin rahatı ve emniyetine kadar birçok konuda rüzgarın yapınızın tasarımını ne şekilde etkilediğini anlamanıza yardımcı olur. Karmaşık mühendislik problemlerini çözüme kavuştururken müşterilerimize benzersiz çözümler sağlıyoruz. Bu çözümlerin müşterilerimize zamanında ulaşması yapılarını tam anlamıyla optimize etmelerine imkân tanıyor.

Hizmetimiz ve temel yetkinlikler

Yapılar üzerindeki rüzgar etkileri hizmetleri konusundaki temel yetkinliklerimiz, binalardaki rüzgar yükleri, cephe rüzgar basınçları ve yayaların rüzgar konforu ile güvenliğidir.

Basitten karmaşığa, mesken ve ticaret binaları, havalimanları, istasyonlar, stadyumlar, amfi tiyatrolar vb. dâhil olmak üzere tüm biçimlerde ve ölçülerde yapılar için rüzgar yükü ve cephe rüzgar basıncı analizi hizmetleri sağlıyoruz.

Yapı ve cephe rüzgar yükleri çalışmalarımız ve analizlerimiz hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD), toplu bölge modelleme, mühendislik pratiğini temel alan sayısal analitik ve ampirik kanunlar ile metodolojilere dayanıyor. Yaklaşımdan bağımsız olarak, yaptığımız iş, uzmanlarımızın çeşitli projelerdeki yıllara dayanan tecrübesinden besleniyor.

Çözümlerimiz, ASHRAE, EuroCode, CIBSE, BRE ve diğer mühendislik standartları ve kodlarında yer alan çok defa doğrulanmış ve onaylanmış metodolojileri temel alıyor. Bunun yanında yerel standart ve kodlara da adapte olabiliyoruz.

İnşaat sonrası aşamada veya kullanım esnasında ortaya çıkan ya da sürmekte olan problemler için değerlendirme yapıyoruz. Fizibilite ve rüzgar hareketlerinin yapısal sonuçları hakkında çözüm önerileri veriyor ve yenilikçi çözümler sağlıyoruz. Mevcut olarak, kullanımda olan yapılar ya da projenin tamamlanmasının ardından ortaya çıkan rüzgar kaynaklı problemlerin çözümü için düzeltici ölçütlerle ilgili tavsiyelerde bulunuyoruz.

Aşağıda, cephe rüzgar basıncı için CFD çalışmalarıyla ilgili, gerçek bir projeden alınmış örnekleri görebilirsiniz:

Yayaların rüzgâr konforunu test etmek ve değerlendirmek için yaya seviyesindeki ortamı ve terasların kapladığı alanları modelleyip bunları endüstri tarafından kabul görmüş endekslere göre değerlendiriyoruz. Konfor düzeyi düşük olan bölgeleri belirliyor ve iyileştirme önerileri sunuyoruz. Çalışmalarımız, şehir ısı adaları etkisini artıran şehir kanyonlarının değerlendirilmesini de kapsıyor. Ayrıca, yaya geçitleri, kaldırımlar, plazalar, teraslar vb. hakkında güvenlik değerlendirmelerini de gerçekleştiriyoruz. Bu değerlendirmeler, rüzgar koşullarının uygunluğu ve hangi tasarım düzenlemelerinin ya da iyileştirme ölçütlerinin gerektiğini gösterir.

Uygulamalarımızda tipik olarak Londra Şehri LDCC Lawson ya da Well Certification Kriterleri kullanılıyor. Bu kriterler, farklı kullanım şekillerinde ve rüzgar hızlarında belirli bir aralığın geçilmesindeki olasılıklara yüzdelik ifadeyle yer verir; bu da rüzgar konforunun ve farklı tiplerdeki konfigürasyonların ve şemaların değerlendirilmesi için pratik bir yaklaşım sağlar. Aşağıda rüzgar konforu modellemesi çıktısına bir örneği görebilirsiniz:

Nasıl çalışıyoruz?

Metodlar ve iş prosedürleri, müşterilerin tüm gereksinimlerini karşılayacak en iyi çözümleri sağlamak üzere en uygun metodolojiler ve sayısal yaklaşımlarla görevlerin fiziksel ve matematiksel düzeylerde anlaşılması ve hassas formülasyona dayanıyor.

Çözümlerimiz ve hesaplama sonuçlarımız, yapı performansını geliştiren ve optimize eden mühendisler, tasarımcılar, plancılar ve mimarların kullanımına sunuluyor.

Danışmanlar olarak, müşterilerimizin rüzgarın yapılar üzerindeki etkileriyle ilgili tüm sorularını yanıtlamak üzere yakın işbirliğine giriyoruz. Sonunda da, rüzgarla ilişkili sorunların tanımlarının ve değerlendirmelerimizin yer aldığı, detaylı ve anlaşılması kolay, yaratıcı çözümleri de içeren raporumuzu sunuyoruz.

Hizmetlerimize neden ihtiyaç var?

Öncelikle ve en önemli olarak, hizmetlerimiz mesken sakinleri ve yayalar için güvenli ortamlar yaratmaya katkı sağlamaktadır. Ayrıca;

  • Optimizasyon sunucunda maalyetlerin düşürülmesi
  • Rüzgar sorunlarının erken tanımlanmasıyla optimizasyon için yapısal ve biçimsel değişkliklerin ve sönümleme sistemlerinin kullanımı ile fırsatlar yaratıyoruz.

Yapılarda rüzgar etkisi konusu dışında, WINDTHINK, trafik ve mesken sakinlerinin termal konforu ve güvenliği için bilinen potansiyel tehlikeler olan aşırı güneş parlaklığı ya da aşırı gölgeleme için de analizler sağlıyor. Ayrıca, termal konfor, hava kalitesi ve havalandırma performansı, temiz odalar, baca etkisi dahil olmak üzere kapalı ve yarı kapalı ortam değerlendirmeleri de sağlamaktayız. Bunların yanında, yangın ve duman yayılım modelleri, pasif ve aktif yangından koruma cihazlarının değerlendirmesi, mekanik havalandırma sistem değerlendirmesinden meydana gelen yangın modellemesi hizmetlerimiz de mevcuttur.

Bina fiziği ve diğer alanlardaki hizmetlerimize ve detaylı bilgiye web sitemizden ulaşabilirsiniz: www.wind-think.com

Sektör Haberleri

Türkiye, rüzgar enerjisinde 10 GW’lık dönüm noktasına ulaştı

Yayın tarihi:

-

Türkiye, rüzgar enerjisinde süratle lider bir piyasa durumuna geldi. Ülke son olarak önemli bir dönüm noktasını kutluyor: Toplam rüzgar enerjisi kapasitesi toplamı 10.000 MW düzeyine ulaştı. Türkiye’nin geniş coğrafyası ve rüzgarlarının ulaştığı mükemmel hız, rüzgar enerjisi üretimi için uygun koşullar sunuyor. Son on yılda Türkiye, güçlü bir rüzgar enerjisi tedarik zincirine ulaştı.

Türkiye, rüzgar enerjisi kurulumlarıyla 10 GW sınırına ulaştı; bu da önemli bir başarı olarak dikkat çekiyor. Bu, ülkenin son on yılda rüzgar enerjisi kapasitesini 10 katına çıkardığı anlamına geliyor.

Bu dönem boyunca, Türkiye’nin enerji karmasında, özellikle de yenilenebilir enerji kapasitesinin artışıyla birlikte, dikkate değer bir farklılaşma gözlendi. Türkiye’nin enerji karması, şimdi toplam elektrik üretiminin % 43’ünü meydana getiren yenilenebilir enerjiye kayıyor. Kömür ve gaz ise sırasıyla % 34 ve % 23 paylarını alıyorlar. Günümüzde, rüzgar enerjisi Türkiye’nin enerji karmasının % 10’unu meydana getiriyor ki, bu da onu hidroelektrikten sonra ikinci büyük kaynak haline getiriyor.

Türkiye’de şu anda kurulu olan 10 GW rüzgar enerjisi kapasitesinin tamamı kara rüzgarından meydana geliyor. 10 GW dönüm noktası, Türkiye’deki kara rüzgar enerjisi gelişiminin ulaşacağı son nokta olmaktan uzak görünüyor. Ülke, 2030 yılına kadar 20 GW daha rüzgar kapasitesi eklemeyi hedefliyor. Bu kapasitenin çoğu da yine kara rüzgarından gelecek.

İstanbul istisna olmak üzere, rüzgar enerjisi santrallerinin çoğunluğu Ege Bölgesinde kurulu durumda. İzmir, rüzgar enerjisi kapasitesinin %20’siyle bu gelişmede liderliği elinde tutuyor. 312 MW kapasiteyle en büyük rüzgar enerjisi projesi olan Soma projesi, Manisa ve Balıkesir arasında yer alıyor.

Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki başarısı, sürekli büyüyen, güçlü yerel tedarik zincirine dayanıyor. Ayrıca, bir çok Avrupalı ve uluslararası firma da Türkiye’de üretim tesisleri kurdular. Son veriler, Türkiye’de rüzgar enerjisi sektöründe 3580 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 25000 kişinin de doğrudan ya da dolaylı istihdam edildiğini gösteriyor. Ülke, TPI Composites, Enercon, GRI Renewables gibi lider firmalara ev sahipliği yapıyor. Örneğin, TPI, İzmir yakınlarındaki iki tesisinde, rüzgar türbini kanatlarında kullanılan yüksek kaliteli kompozitlerin imalatını yapıyor ve 4200 kişiyi  istihdam ediyor. Bu tesislerden de, Türkiye yerel piyasası dahil olmak üzere, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılıyor.

Wind Europe Finans ve Yatırım Trednlerinde Türkiye, 2020’de yapılan 1.6 milyar EUR tutarında yeni yatırım ile Avrupa’da ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Bugün Türkiye’de, altı kıtada 45 ülkeye ihracat yapan 77 rüzgar türbini ekipmanı üreticisi bulunuyor.

Türkiye’de hali hazırda 10 GW kara rüzgar enerjisi kapasitesi kurulu durumda. Ancak ülke şimdi de offshore rüzgar kapasitesini geliştirme olanaklarını gözden geçiriyor. İzmir Kalkına Ajansı tarafından, offshore rüzgar gelişimini desteklemek amacıyla yayınlanan yol haritasında, Türkiye’nin toplam off-shore rüzgar kapasitesi tahmini 70 GW olarak yer aldı.

Sektör şimdi, somut bir off-shore rüzgarı mevzuatını bekliyor. Ancak Türkiye off-shore rüzgarı endüstrisi yönünü çoktan yukarı çevirmiş durumda. Yeni kurulan Türkiye Deniz Rüzgarı Derneği, Avrupa’nın off-shore rüzgarındaki başarı hikayesinden dersler çıkarmak için WindEurope’a katıldı.

 

 

 

 

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Nordex, ilk N163/5.X türbinini kurdu

Yayın tarihi:

-

31 Ağustos 2021 tarihinde, Nordex Grubu, Delta4000 serisindeki ilk N163/5.X türbininin kurulumunu, planlandığı üzere, Almanya’da Schleswig-Holstein’daki sivil rüzgar santrali “Janneby”da gerçekleştirdi. Yaklaşık 80 metre rotor bıçakları ve 20.867 metre kare süpürme alanıyla, N163/5.X, Nordex’in orta ve hafif rüzgar sahalarında 5 MW sınıfında en etkili türbini olma özelliğini taşıyor.

Nordex grubu CEO’su José Luis Blanco, “N163/5.X türbinini 2019 yılında piyasaya sürdük. Şimdi ilk türbinimizin kurulumunu planlandığı şekliyle yaptık ve seri üretim başlamaya hazır” dedi. Şimdiye kadar, Avustralya, Brezilya, İskandinav Bölgesi, Almanya ve İtalya’daki çeşitli müşterilerden toplamı yaklaşık 3.0 GW kapasiteyi bulan 520 türbin siparişi aldık. Bu da, 2017’den bu yana erişimde bulunan, farklı kapasitelerde Delta4000 serisi türbinlerimize olan güvenin altını bir defa daha çizmiştir” dedi.

Küresel piyasalarda, N163/5.X, Tasarım Değerlendirme Uygunluğu Bildirgesi (DECS) uyarınca, 118, 148 ve 159 metre gövde yüksekliklerinde IEC sertifikasyonuna sahiptir. Alman piyasasında da DIBT 2012 tipi uygunluk testleri geçilmiştir.

Gelecek aylarda, Janneby’da IEC tipi sertifikasyon için enerji gereklilikleri ve ses ölçümleri yanında mekanik yük validasyonu için de çalışmalar gerçekleştirilecektir.

 

 

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Dünya’nın en büyük türbini artık 264 metre yüksekliğinde

Yayın tarihi:

-

Çinli imalatçı MingYang Smart Energy, 264 metre yüksekliğinde, 16 MW kapasitede offshore rüzgar türbinini piyasaya çıkardı.

MySE 16.0-242, 242 metre rotor çapı, 118 metre kanat uzunluğu ve 4,600 metre süpürme yüzeyiyle Dünya’nın en büyük hidrid sürücülü rüzgar türbini ünvanını kazandı. Model yıllık 80000 MW elektrik üretme kapasitesine sahip. Bu da 20000 üzeri meskenin ihtiyacını karşılıyor.

MingYang  Smart Energy Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Qiying Zhang, “Guandong sahillerindeki tayfuna dayanıklı rüzgar türbini taleplerine yanıt olarak, MingYang, küresel tedarik zinciri ortaklarıyla işbirliği halinde ve uzay, metalürji, big data gibi en son teknolojiler ile entegre biçimde sistematik olarak yüksek kalitede ürünler geliştirmektedir. Yıllar içinde hibrid sürücü teknolojimiz ile 10 GW üzerinde kümülatif izleme kaydı ve iterasyon deneyimi edindik. Bu da bize ürün AR-GE’sinde süratli bir öğrenme eğrisi elde etmemizde ve offshore rüzgar lideri olmamızda yardımcı oldu”, dedi.

MySE 16.0-242 , firmanın önceki modellerine oranla % 45 daha fazla enerji üretiyor ve 1.6 milyon tonun üzerinde CO2 emisyonunu ortadan kaldırıyor.

 

 

 

 

 

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com