Connect with us

Sektör Haberleri

Türkiye’de Haziran ayında yenilenebilir enerjiye 3,9 milyar liralık destek sağlandı

Yayın tarihi:

-

Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten santral ve tesislere, Haziran ayında yaklaşık 3,9 milyar liralık destek sağlandı.

Anadolu Ajansı’nın Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerinden yaptığı derlemeye göre, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamındaki teşviklerden bu yıl toplam kurulu gücü 21 bin 49 megavatı bulan 817 santral yararlanıyor.

Söz konusu santrallere geçen ay toplam 3 milyar 888 milyon 886 bin 619 lira teşvik ödemesi yapıldı. Bu miktarın 1 milyar 52 milyon 4 bin 872 liralık bölümü lisanssız elektrik üretimi yapan santrallere tahsis edildi.

YEKDEM kapsamındaki santraller, Haziran ayında toplam 6 milyon 169 bin 961 megavatsaat elektrik üretti. Bunun 5 milyon 143 megavatsaatini lisanslı, 1 milyon 169 bin 818 megavatsaatini ise lisanssız elektrik üretim santralleri karşıladı.

Enerji portföyündeki yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını en üst seviyede kullanmayı amaçlayan Türkiye, YEKDEM kapsamında rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisi kaynaklarından elde edilen elektriğe kilovatsaat başına alım garantisi uyguluyor.

Mekanizma kapsamında elektriğin kilovatsaatine rüzgâr ve hidroelektrik için 7,3 dolar/sent, jeotermal için 10,5 dolar/sent, biyokütle ve güneş için de 13,3 dolar/sent teşvik veriliyor. Teşvikler, yerli ekipman kullanımına göre değişiklik gösterebiliyor. (Kaynak: aa.com.tr)

Sektör Haberleri

Avrupa Rüzgâr Enerjisi pandemi sonrası güçlükleri aşmaya hazırlanıyor, ancak nasıl?

Yayın tarihi:

-

Yazar

Wind Europe CEO’su Giles Dickson, Rüzgar Enerjisi Dergisi’nin 40. sayısında sorularımızı yanıtladı.

Avrupa Komisyonu’nun yılda 30 GW’lık yeni hedef belirlemesini nasıl karşılıyorsunuz?

Avrupa Komisyonu’nun 55’e Uyum Paketi, Avrupa’nın iklim taahhütlerini gerçekleştirmesinde önemli bir adımdır. Geçtiğimiz yıl, Avrupa Birliği, sera gazlarını azaltmada 2030 hedefini %40’tan %55’e yükseltti. Bu hedefe ulaşmak için Komisyon 10’un üzerinde yönetmelikte değişikliğe gitti. Komisyon önerilerinde AB’nin 2030 yılı yenilenebilir enerji hedefi %32’den %40’a yükseltiliyor. Bu da AB’nin 2030 yılında, mevcut kapasiteden 180 GW fazla, 451 GW rüzgâr kapasitesine ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor. AB’nin, şimdiden başlayarak 2030 yılına kadar her yıl 30 GW kapasitede yeni rüzgâr santrali kurması gerekiyor. Bu, rüzgâr enerjisinin genişlemesinde büyük bir hızlanma demek. Şu anda, gelecek 5 yılda, yıl başına sadece 15 GW kapasite artışı bekliyoruz. Yani, yıllık kurulumları 2 katına çıkarmaya ihtiyacımız var.

Yeni paket, Avrupa’daki rüzgâr enerjisinin ekonomik sürdürülebilirliğine nefes aldırabilir mi?

55’e Uyum Paketi tüketicilere ve yatırımcılara net bir mesaj veriyor. 2030 yılına dair yeni hedef bir iddia taşıyor, endüstrinin şimdiyle 2030 yılı arasında her yıl 30 GW kapasiteli yeni santralleri devreye alması gerekiyor. Ancak bunun için yeni rüzgâr santralleri izinlerini düzgün bir şekle getirmeliyiz. İzin kuralları halen çok karmaşık, prosedürler çok uzun ve izin işlemlerini yürütecek yeterlilikte personel eksiği bulunuyor. Tüm bunlar da gecikmelere yol açıyor. Bu, teknoloji, maliyet ya da finansman sorunu değil. Bu, izin süreçlerinin akışının sağlanması sorunu. Gelecek ihalelere katılımlarda izinleri alınmış yeterli sayıda proje olmasını güvence altına almalıyız.

 

Yıllık yeni hedef belirlenirken proje firmalarının maliyet faktörünü azaltacak yeni bir finansal destek kararı alındı mı?

Rüzgâr enerjisi maliyet bakımından avantajlıdır. Rüzgârın gelecekteki gelişmesi Fark Sözleşmesi (CfD) gibi gelir istikrarı sağlayan mekanizmaları gerektirmektedir. CfD’ler, sermaye maliyetini makul düzeylerde tutmak için hükümetlerin sağlayabileceği en iyi destektir. Bir sübvansiyon değildir; hükümetler ödediklerini geri alırlar. Piyasa tabanlı bir araçtır; proje ve hükümet gelirlerinde görünürlük sağlayan AB Devlet Yardımı kurallarıyla tamamen uyumludur. CfD’ler rüzgâr enerjisinin piyasa sinyallerine tepki vermesine olanak tanırlar. Negatif fiyatlar söz konusu olduğunda rüzgâr santrallerinin elektrik üretimi yapacağı saat sayılarına ilişkin kurallar, onların işletim kalıbına adapte olmasını sağlar. Elektrik fiyatları CfD fiyatından yüksek olduğunda da geliştiriciler farkı hükümete öderler.

Rüzgâr enerjisi teknolojisi maliyetlerinin düşmeye devam edeceğini tahmin ediyoruz. Kara rüzgârı maliyetinin 2030 yılında 33€/MWs olmasını bekliyoruz. Bu da bugüne göre maliyette %28 azalma anlamına geliyor. Aynı dönem içinde, offshore rüzgâr maliyetleri %44 düşerek 48€/MWs, yüzen offshore maliyeti de %65 azalarak 64€/MWs olacak. Sabit zeminli ve yüzen offshore rüzgâr maliyetlerinin 2040 yılında 30€/MWs ile 50€/MWs aralığına yaklaşmasını bekliyoruz. Maliyetteki bu azalmanın gerçekleşmesi için gerekli olan bütün değişiklikleri “55’e Uymak ve 2050’ye Hazırlanmak” adlı raporumuzda bulabilirsiniz. 

Rüzgâr enerjisi sektörü pandemi sonrası dünya için iyileşme sinyalleri veriyor mu?

Avrupa Birliği, eşi benzeri görülmemiş bir İyileşme Fonu üzerinde anlaşmaya vardı. Bu fondaki paraya ulaşmak için AB üyesi devletler İyileşme ve Toparlanma Planlarını (RRP) sunmalılar. Paranın Brüksel’den ulusal başkentlere aktarılması için planlar belirli kriterleri karşılamalılar. Planlarda yeşil enerjiye geçişe %37 oranında yer verilmeli. Rüzgâr enerjisi İyileşme Fonundan faydalanacak, çünkü RRP’ler altyapılara ve bağlantı noktaları için bol para ayırıyor. Komisyon da RRP’lerin birçoğunu onayladı. 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Binalardaki rüzgar yükü ve cephe rüzgar basıncı hesaplamalarında WINDTHINK uzmanlığı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Rüzgar enerjisi uygulamalarının yanı sıra hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) konusunda geniş bir deneyime sahip olan WINDTHINK, yapı fiziği alanındaki çözümleri ile hizmet portföyünü genişletiyor.

Çok katlı yüksek binalara olan mevcut eğilim, rüzgar hareketinden etkilenen birçok yapının ortaya çıkmasına neden olmuş, bu da modern yapı tasarımında kayda değer bir husus haline gelmiştir. Rüzgar, yapılarla etkileşime girdiğinde cephe elemanlarının veya yapının tamamının rüzgar yüklerinden etkilenmesine hatta zarar görmesine sebep olup güvenlik, yaşanılabilirlik gibi unsurları ve bakım-onarım maliyetlerini etkiler.

Rüzgar hareketlerinin yapılara etkileri konusundaki hizmetleriyle WINDTHINK, yapısal bileşenler üzerindeki rüzgar basıncından bina sakinlerinin rahatı ve emniyetine kadar birçok konuda rüzgarın yapınızın tasarımını ne şekilde etkilediğini anlamanıza yardımcı olur. Karmaşık mühendislik problemlerini çözüme kavuştururken müşterilerimize benzersiz çözümler sağlıyoruz. Bu çözümlerin müşterilerimize zamanında ulaşması yapılarını tam anlamıyla optimize etmelerine imkân tanıyor.

Hizmetimiz ve temel yetkinlikler

Yapılar üzerindeki rüzgar etkileri hizmetleri konusundaki temel yetkinliklerimiz, binalardaki rüzgar yükleri, cephe rüzgar basınçları ve yayaların rüzgar konforu ile güvenliğidir.

Basitten karmaşığa, mesken ve ticaret binaları, havalimanları, istasyonlar, stadyumlar, amfi tiyatrolar vb. dâhil olmak üzere tüm biçimlerde ve ölçülerde yapılar için rüzgar yükü ve cephe rüzgar basıncı analizi hizmetleri sağlıyoruz.

Yapı ve cephe rüzgar yükleri çalışmalarımız ve analizlerimiz hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD), toplu bölge modelleme, mühendislik pratiğini temel alan sayısal analitik ve ampirik kanunlar ile metodolojilere dayanıyor. Yaklaşımdan bağımsız olarak, yaptığımız iş, uzmanlarımızın çeşitli projelerdeki yıllara dayanan tecrübesinden besleniyor.

Çözümlerimiz, ASHRAE, EuroCode, CIBSE, BRE ve diğer mühendislik standartları ve kodlarında yer alan çok defa doğrulanmış ve onaylanmış metodolojileri temel alıyor. Bunun yanında yerel standart ve kodlara da adapte olabiliyoruz.

İnşaat sonrası aşamada veya kullanım esnasında ortaya çıkan ya da sürmekte olan problemler için değerlendirme yapıyoruz. Fizibilite ve rüzgar hareketlerinin yapısal sonuçları hakkında çözüm önerileri veriyor ve yenilikçi çözümler sağlıyoruz. Mevcut olarak, kullanımda olan yapılar ya da projenin tamamlanmasının ardından ortaya çıkan rüzgar kaynaklı problemlerin çözümü için düzeltici ölçütlerle ilgili tavsiyelerde bulunuyoruz.

Aşağıda, cephe rüzgar basıncı için CFD çalışmalarıyla ilgili, gerçek bir projeden alınmış örnekleri görebilirsiniz:

Yayaların rüzgâr konforunu test etmek ve değerlendirmek için yaya seviyesindeki ortamı ve terasların kapladığı alanları modelleyip bunları endüstri tarafından kabul görmüş endekslere göre değerlendiriyoruz. Konfor düzeyi düşük olan bölgeleri belirliyor ve iyileştirme önerileri sunuyoruz. Çalışmalarımız, şehir ısı adaları etkisini artıran şehir kanyonlarının değerlendirilmesini de kapsıyor. Ayrıca, yaya geçitleri, kaldırımlar, plazalar, teraslar vb. hakkında güvenlik değerlendirmelerini de gerçekleştiriyoruz. Bu değerlendirmeler, rüzgar koşullarının uygunluğu ve hangi tasarım düzenlemelerinin ya da iyileştirme ölçütlerinin gerektiğini gösterir.

Uygulamalarımızda tipik olarak Londra Şehri LDCC Lawson ya da Well Certification Kriterleri kullanılıyor. Bu kriterler, farklı kullanım şekillerinde ve rüzgar hızlarında belirli bir aralığın geçilmesindeki olasılıklara yüzdelik ifadeyle yer verir; bu da rüzgar konforunun ve farklı tiplerdeki konfigürasyonların ve şemaların değerlendirilmesi için pratik bir yaklaşım sağlar. Aşağıda rüzgar konforu modellemesi çıktısına bir örneği görebilirsiniz:

Nasıl çalışıyoruz?

Metodlar ve iş prosedürleri, müşterilerin tüm gereksinimlerini karşılayacak en iyi çözümleri sağlamak üzere en uygun metodolojiler ve sayısal yaklaşımlarla görevlerin fiziksel ve matematiksel düzeylerde anlaşılması ve hassas formülasyona dayanıyor.

Çözümlerimiz ve hesaplama sonuçlarımız, yapı performansını geliştiren ve optimize eden mühendisler, tasarımcılar, plancılar ve mimarların kullanımına sunuluyor.

Danışmanlar olarak, müşterilerimizin rüzgarın yapılar üzerindeki etkileriyle ilgili tüm sorularını yanıtlamak üzere yakın işbirliğine giriyoruz. Sonunda da, rüzgarla ilişkili sorunların tanımlarının ve değerlendirmelerimizin yer aldığı, detaylı ve anlaşılması kolay, yaratıcı çözümleri de içeren raporumuzu sunuyoruz.

Hizmetlerimize neden ihtiyaç var?

Öncelikle ve en önemli olarak, hizmetlerimiz mesken sakinleri ve yayalar için güvenli ortamlar yaratmaya katkı sağlamaktadır. Ayrıca;

  • Optimizasyon sunucunda maalyetlerin düşürülmesi
  • Rüzgar sorunlarının erken tanımlanmasıyla optimizasyon için yapısal ve biçimsel değişkliklerin ve sönümleme sistemlerinin kullanımı ile fırsatlar yaratıyoruz.

Yapılarda rüzgar etkisi konusu dışında, WINDTHINK, trafik ve mesken sakinlerinin termal konforu ve güvenliği için bilinen potansiyel tehlikeler olan aşırı güneş parlaklığı ya da aşırı gölgeleme için de analizler sağlıyor. Ayrıca, termal konfor, hava kalitesi ve havalandırma performansı, temiz odalar, baca etkisi dahil olmak üzere kapalı ve yarı kapalı ortam değerlendirmeleri de sağlamaktayız. Bunların yanında, yangın ve duman yayılım modelleri, pasif ve aktif yangından koruma cihazlarının değerlendirmesi, mekanik havalandırma sistem değerlendirmesinden meydana gelen yangın modellemesi hizmetlerimiz de mevcuttur.

Bina fiziği ve diğer alanlardaki hizmetlerimize ve detaylı bilgiye web sitemizden ulaşabilirsiniz: www.wind-think.com

Devamını oku

Sektör Haberleri

TWRE&Zorlu Enerji Toplumsal Cinsiyet Eşitliği yaklaşımıyla örnek oluyor

Yayın tarihi:

-

Yazar

Zorlu Holding’in dünyadaki paydaş temelli dönüşüme yanıt veren ortak stratejisi olan Akıllı Hayat 2030 odağında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sağlama konusunda proaktif davranan Zorlu Enerji, toplum için yüksek değer yaratacak etkinliklere imza atmaya devam ediyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği yaklaşımıyla iş gücüne eşit katılımı sağlamak amacıyla üzerine düşen tüm sorumlulukları sahiplenen Zorlu Enerji ve Turkish Women in Renewables and Energy (TWRE), Dünya Kadın Mühendisler Günü’ne özel olarak gerçekleştirilen ‘Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’ panelinde alanında uzman kadın mühendisleri ağırladı.

“İşin cinsiyeti olmaz uzmanı olur”

Dünya Kadın Mühendisler Günü’nün anlamına uygun olarak düzenlenen ‘’Enerjisi Bitmeyen Mühendis Kadınlar’’ panelinde, kadınların her meslekte uzmanlaşması için önünün açılması ve teşvik edilmesinin önemi konuşuldu. Sürdürülebilir bir toplum için ön koşulunun ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin sağlanması olduğu ve mesleklerin cinsiyetten bağımsız olması gerektiği gerektiği konusunda dikkat çekilen panelde; kararlılık, emek ve cesaretle, kadınların mühendislik sektöründe, neler başarabileceği gözler önüne serildi.

Hayatın her alanında ve iş yaşamında ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nin desteklenmesi ve toplumda kadınların güçlendirilmesi yönünde daha fazla aksiyon alınması gerektiğine dikkat çekilen panel, TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak moderatörlüğünde, CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi Dilek Gürsu,

MÜKAD Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan, Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ve Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman’ın katılımı ile yapıldı.

 “Mühendislik, mesleki ayrımcılığın en fazla görüldüğü sektörlerden biri”

Kadınların işgücü piyasasındaki bugünkü konumlarına birçok mücadelenin neticesinde geldiklerini belirten TWRE Kurucu Başkanı Sedef Budak, kadınların mesleki ayrımcılığa en fazla maruz kaldığı sektörlerden birinin mühendislik olduğunu söyledi. Politika, akademi ve özel sektörde güçlü kadın rollerinin, bilim ve mühendislik alanında kadın istihdamını yükselteceğine dikkat çeken CIGRE Women in Engineering Yönetim Kurulu Temsilcisi, Dilek Gürsu, farklı bakış açısına sahip kadın mühendislerin özel şirketlerde ve kamuda desteklenmelerinin ülkemizde güçlü kadın rol modelleri ortaya çıkaracağını belirtti. MÜKAD Mimar ve Mühendis Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Züleyha Özcan da Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin tüm dünyanın sorunu olduğunu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini dikkate alarak ilerleyen ülkelerin ekonomilerinde ciddi bir büyüme yaşandığını ifade etti. Akademisyen, Girişimci Dr. Duygu Erten, PE ise sektörde mühendisler kadar ara elemanlara da ihtiyaç olduğunu belirterek, “Çocukların yeteneklerini genç yaşta keşfederek, yapacağımız doğru yönlendirmeyle iyi teknikerler yetiştirmeliyiz. Böylelikle ülkemizin yenilenebilir enerji teknolojilerinde ihtiyaç duyacağı ara eleman istihdamına da katkıda bulunmuş oluruz” dedi.

Zorlu Enerji olarak fırsat eşitliğini hayata geçirmek için çalışıyoruz”

Panelist olarak yer alan Zorlu Enerji Proje Yöneticisi Seher Kahraman Akıllı Hayat 2030 yaklaşımı doğrultusunda Zorlu Enerji’nin Eşit Bir Hayat programını uygulamaya aldığını ve bu programla şirket içi kadın istihdamının her geçen gün daha da arttırdığını paylaşırken, panelin kapanış konuşmasını yapan Zorlu Enerji Kurumsal İletişim Grup Müdürü Funda Küçükosmanoğlu, “Sürdürülebilirliğin temelinde olmazsa olmaz çalışanımız yer alıyor.  Bu nedenle fırsat eşitliğini sadece kadın istihdamı ve kariyer yönetimi alanında değil, işimizin tamamında hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Devamını oku
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com