Connect with us

Sektör Haberleri

Yenilenebilir enerjide gereken teşvik değil mekanizma

Yayın tarihi:

-

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından organize edilen toplantıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi ve soruları yanıtladı.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Hakan Yıldırım’ın ev sahipliğinde gerçekleşen basın sohbet toplantısına katılan Uluslararsı Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, dünyada ve Türkiye’de enerji gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2020 itibariyle enerjide bir bolluk dönemine girilmesini beklediklerini belirten Birol, arzdaki artışa bağlı olarak fiyatların da makul seviyelerde gideceğini öngördüklerini belirtti.

Yenilebilir enerji maliyetlerinde düşüş sürüyor

Rüzgâr ve güneşte maliyetlerdeki düşüşün hızlanarak devam ettiğini belirten Fatih Birol, bunun da rekabeti artırıcı bir unsur olduğunu belirtti. Yenilenebilir enerjiye yönelişin ana sebebinin hükümet politikaları ya da çevre kaygıları olmadığını belirte Birol, bunun, tamamen bu teknolojilerin daha uygun maliyetlerde olmasından kaynaklandığını belirtti.

Rüzgâr enerjisinin dünya elektrik sisteminin ana direklerinden biri haline geldiğini belirten IEA Başkanı Fatih Birol, rüzgâr enerjisinde en büyük gelişmenin Çin, ABD ve Hindistan’da yaşandığını, Asya’da talebin çok hızlı büyüdüğünü belirtti. Ajans olarak yaptıkları araştırmalarda rüzgârın kömür ve doğal gazdan kapasite anlamında üçüncü sırada yer aldığını belirten Birol, dünyada 570 GW mevcut rüzgâr kapasitesi olduğunu ve bunun 2030 yılına kadar ikiye katlanmasını beklediklerini belirtti.

Rüzgar enerjisi memleket meselesi

Toplantıda söz alan TÜREB Başkanı Hakan Yıldırım ise rüzgârda global çapta 4 trilyon dolarlık yatırım beklendiğini belirtti. En pahalı elektrik olmayan elektriktir diyen Yıldırım, enerji konusunun memleket meselesi olduğu vurgusu yaptı.

Türkiye’de 7615 MW kurulu güç olduğunu belirten TÜREB Başkanı, 2020 yılı için 1180 MW’lık inşa halindeki güçle birlikte 1500 MW’lık bir kurulum öngördüklerini belirtirken, YEKDEM mekanizmasının devam etmemesi halinde çok büyük sıkıntı yaşanabileceğini söyledi.

Sektör Haberleri

Elektrik Üretim ve Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği yayımlandı

Yayın tarihi:

-

Elektrik üretim ve depolama tesislerinin kabul işlemlerinin mevzuat ve standartlara uygun yapılmasına ilişkin esaslar belirlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, Elektrik Üretim ve Elektrik Depolama Tesisleri Kabul Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin 19 Şubat 2020 tarihli ve 31044 sayılı nüshasında yayımlandı.

Elektrik üretim ve depolama tesislerinin kabul işlemlerinin ilgili mevzuat ve standartlara uygunluğunu, can, mal, saha emniyeti sağlanarak tesislerin iletim ve dağıtım şebekelerine uyumlu olarak bağlanmasını amaçlayan yönetmeliğe göre, kabul ve tutanak işlemleri yetkisi Bakanlığa ait olacak. Bu yetki, Bakanlıkça doğrudan ya da Bakanlığın yetkilendirdiği Proje Onay Birimi (POB) tarafından kullanılabilecek. Tesisler için gerekli tüm izin, ruhsat ve onay süreçlerinin lisans/tesis sahibi tarafından süresi içinde tamamlanması zorunlu olacak. Bu tesislerde, belgeli olmayan, standart dışı malzeme ve ekipman kullanılamayacak. Kullanılan malzeme ve ekipmanlarda TSE belgesi şartı aranacak. Standardı bulunmayan konularda, TSE tarafından kabul edilen teknik özelliklere uygunluğunu ispat eden Kritere Uygunluk Belgesi (TSEK Markası) bulunması gerekecek.

Kabul heyeti

Kabul başvuruları, yetkili proje onay birimi tarafından 5 iş günü içinde incelenecek ve kabul heyeti başvuru tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde tesiste hazır bulunacak. Kabul heyeti ilgili proje onay birimi tarafından kendisini temsilen bir mühendisin başkanlığında, POB mühendisi, sistem işletmecisi mühendisi, lisans/tesis sahibi veya imzaya yetkili temsilcisi ve görevlendireceği mühendisle ilgili POB’un talep etmesi halinde imzaya yetkili yüklenici temsilcisi, diğer kamu kurum ve kuruluş mühendisiyle oluşturulacak. 10 kilovat ve altı çatı ve cephe uygulamalı güneş enerjisi santralleri tesisleri için kabul heyeti; ilgili POB tarafından kendisini temsilen bir mühendisin başkanlığında, POB mühendisi ve tesis sahibi/yetkili temsilcisinden oluşacak.

Tesise gerilim uygulanması

Proje onayı olmayan tesislere gerilim uygulanamayacak. Tesise gerilim uygulanması sırasında ya da sonrasında can, mal ve saha emniyetini riske edici bir hususun tespiti halinde, tesisin enerjisi bu durum giderilinceye kadar sistem işletmecisi tarafından kesilecek. Projesi, POB tarafından onaylanmamış veya yapımı tamamlanmamış üniteler için kabul başvurusu yapılamayacak.
Ayrıca, tesisin onaylı projesine uygunluğundan; imalatından, yapımından ve işletmesinden doğabilecek her türlü olumsuz durumdan sırasıyla lisans/tesis sahibi; yüklenici, imalatçı ve proje müellifi sorumlu olacak. Yönetmelik, 1 Nisan’da yürürlüğe girecek.

Devamını oku

Sektör Haberleri

Avrupa elektriğinin %15’ini rüzgârdan karşılıyor ancak Yeşil Anlaşma için yeterli değil

Yayın tarihi:

-

Yazar

Avrupa elektriğinin %15 rüzgardan

Avrupa, 2019 yılında rüzgâr enerjisi için 15.4 GW’lık yeni kurulum yaptı. Dörtte üçlük, 11.8 GW düzeyindeki kısmını kara rüzgâr enerjisi kurulumu oluştururken, deniz rüzgârı kapasitesiyse 3.6 GW düzeyinde gerçekleşti. Bu da geçen yıl, Avrupa’daki tüm elektrik tüketiminin % 15’ine karşılık geliyor.

En yeni rüzgâr santrallerini, 2.4 GW kapasite ile İngiltere inşa etti. Onu tümü karada olmak üzere 2.3 GW ile İspanya izlerken, karada ve denizde 2.2 GW ile Almanya, karada 1.6 GW ile İsveç ve karada 1.3 GW ile Fransa takip ettiler.

Uzun süredir Avrupa’nın rüzgâr sanayisi lokomotifi olan Almanya ise yerinde saydı. Geçen yıl eklenen kapasite sadece 1.1 GW olarak kaldı. Bu da 2000 yılından bu yana en düşük düzeye karşılık geliyor. Duyurusu yapılan yeni yatırım sayısı da azdı; bu da gelecek yılın da çok iyi geçmeyeceğinin göstergesi.

Avrupa’da rüzgâr santrallerine yapılacağı duyurulan 19 milyar € tutarında yeni yatırım vardı, bu da 11.8 GW kapasiteyi kapsıyordu. 15 GW düzeyinde yeni kapasite de kamu ihaleleriyle kazanıldı.

2019 yılındaki kurulumlar, 2018 ile karşılaştırıldığında % 27 oranında arttı; ancak Yeşil Anlaşma uyarınca karşılanacak hedefler düşünüldüğünde ikiye katlanmaları gerekiyor.

Almanya’daki düşük kurulum oranları kısmen diğer ülkelerce telafi edildi. İspanya’nın geri dönüşü büyük oldu. Düşük kapasitelerle geçen yılların ardından, 2009 yılından bu yana en büyük artış meydana geldi. İsveç de aynı şekilde, kendi rekorunu kırdı.

Hava koşulları ve yönetimdeki aksamalarla boğuşan Fransa’da yeni rüzgâr santrallerinin yapımı yavaşladı. Ancak sanayi, Fransa’nın enerji planını karşılamaya hazır.

Windeurope CEO’su Giles Dickson şunları ifade etti: “Rüzgâr, Avrupa’nın elektriğinin % 15’ini oluşturuyordu. Ancak Avrupa, 2050’de elektriğinin yarısının rüzgârdan karşılanacağı derecede yoğun bir santral inşası faaliyetinde değil”.

 

 

Devamını oku

Sektör Haberleri

Son 15 yıldaki küresel yenilenebilir yatırımı 4,3 trilyon dolara ulaştı

Yayın tarihi:

-

Shura Enerji Dönüşüm Merkezi tarafından açıklanan verilere geçtiğimiz 15 yılda yenilenebilir enerjiden elektrik üretimine yönelik yatırımların toplam tutarı 4,3 trilyon ABD dolarını aştı. Bu tutarın dörtte üçü yeni yatırımlardan, dörtte biri ise satın alma ve birleşmelerden oluşuyor.

2009-2019 döneminde küresel rüzgâr, güneş ve hidroelektrik üretim kapasitesindeki net artış, kömür ve doğalgazın artışından daha yüksek oldu. 2012’den beri her yıl yeni devreye alınan kapasitenin yarısından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.

Shurastat’ın 31 Ocak tarihli 10. sayısında yer verilen değerlendirmelere göre son birkaç yıldır ağırlığını artıran satın alma ve birleşme yatırımları hem gelişen teknolojiyle birlikte düşen yeni yatırım maliyetlerinden hem de olgunlaşan sektörde refinansmanın yaygınlaşmasından kaynaklandı. Yenilenebilir enerjide yeni kapasite yatırımlarının finansmanı ağırlıklı olarak şirket bilançolarına dayalı özkaynak ve kredilerle gerçekleşiyor. Proje gelirlerine dayalı proje finansmanının ağırlığı son 10 yılda artış gösterdi. Ancak, toplam yeni kapasite yatırımı içindeki payı %40’ın biraz altında seyrediyor. Yeni yatırımların finansmanında tahvil ve diğer kaynakların payı ise %1’in altında. Refinansmanda toplam hacmin yaklaşık %95’i varlık ve şirket satın alma/birleşmelerinden oluşuyor. Toplamdaki payı %5’in altında olmakla birlikte özel özsermaye şirketleri ve emeklilik fonları tarafından yapılan satın almalar son iki yılda ağırlığını artırdı. (Kaynak: Shurastat, sayı: 10

Devamını oku
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com