Connect with us

Genel

Türbin Kanatlarının Bakım ve Onarımı

Yayın tarihi:

-

Avrasya Rüzgar türbin kanatlarının bakımı

Bu sayımızda Rüzgâr türbinlerinin en önemli bileşenlerinden olan türbin kanatlarının bakımı ve onarımı konusunda bu konuda uzmanlaşmış olan Avrasya Rüzgâr Teknoloji firmasından Genel Müdürü O. Buğra Akbıyık ile söyleşi gerçekleştirdik.

– Rüzgâr türbin kanatlarında bakımın önemini anlatabilir misiniz?
+ Kanatlar türbinlerde dış ortam şartlarından en çok etkilenen parçalardır. En zor hava şartlarında çalışacak şekilde tasarlanmışlardır. Ancak havadaki aşındırıcı partiküller, aşırı sıcak ve soğuklar, kar yükleri, işletmedeki yanlış uygulamalar ve yıldırımlar kanatların yapısal bileşenlerini, koruma ve kaplama sistemlerini ve kanat aksesuarlarını limitlerinin üzerinde zorlayabilir. Düzenli olarak takip edilen kanatlarda hasar başlangıçları önceden tespit edilip koruyucu önlemler alınabilir veya oluşan hasarlar tamir edilebilir. Bu sebeple ilk adım olarak kanatların izlenmesi ve bakım programının üretici talimatlarına göre uygulanması gerekmektedir.

– Anladığım kadarıyla kanatların kontrolü çok önemli. Kanatların izlenmesi için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

 İzlemeyi Temaslı ve Temassız olmak üzere iki ana grupta toplayabiliriz. Temaslı yöntemler;
1) İple erişim
2) Askılı servis platformu ile erişim
3) Vinç platform ile erişimdir
Temassız yöntemler;
1) Dürbün veya teleskop ile yerden kontrol
2) Drone ile havadan kontroldür.
Temaslı yöntemler aynı zamanda müdahale şansı verdiğinden daha etkilidir, ancak temassız yöntemler daha sık uygulanabilir ve hasar oluşumlarını takip etmek açısından daha hızlı sonuç verirler. Örnek vermek gerekirse kuvvetli bir yıldırım fırtınasının hemen sonrası yıldırım düşen kanatları kontrol etmek ve gerekirse hasar riski görülen türbinin çalışmasını engellemek, daha büyük hasar oluşumunun önüne geçer.
– Temaslı yöntemlerde maliyet – süre oranı olarak en uygun yöntem hangisidir?
+ Özellikle onarım ve bakım söz konusu olduğunda platformlu yöntemler ip ile erişime göre ciddi bir oranda zaman tasarrufu sağlamaktadır. Bu da türbinlerin duruş süresini azaltmaktadır. Yine iple erişimde, orta ve büyük tamiratları sağlıklı bir şekilde yapmak mümkün olmamaktadır.
– Temassız yöntemlerde yıldırım koruma sistemleri kontrol edilebilir mi?
+ Maalesef mevcut teknoloji ile bu mümkün değil, yıldırım topraklamasını ve iletim hattının sağlıklı olup olmadığını tespit etmek için bakım personelinin kanat ve nasel üzerinde çalışması gerekmektedir. Yine kanat ucunda bulunan su boşaltım deliklerinin tıkalı olup olmadığının kontrolü ve eğer tıkalı ise açılması ancak kanat ucuna erişim sağlayacak bir teknisyen ile yapılabilir. Eğer kanatlarda takılı ise yıldırımı tespit eden yıldırım kartlarının yine kanat kök bölgesinden toplanması gerekir.
– Kanatlarda bulunan bazı aksesuarlardan bahsettiniz, bunlar ne gibi hasarlara maruz kalıyor?
+ Her üretici kanatlarını kompozit yapı dışında farklı tipte aksesuarlar ile donatır. Örnek verebileceğimiz aksesuarlar; erozyon koruma folyosu, zikzak bant, vortex oluşturucular, firar kenarı flapleri, aerodinamik kanat ucu, yıldırım dağıtıcıdır. En çok hasar gören aksesuarlardan biri hücum kenarına yapıştırılan erozyon koruma folyosudur. Hava erozyonunun yüksek olduğu sahalarda kanat ömrünü artıran bir elemandır.
– Bu bahsettikleriniz genelde kanadın dışından yapılan uygulamalar, kanat içerisinde de bakım yapılıyor mu?
+ Evet, kanatların en önemli bakım noktalarından bir tanesi kanadın kök bölgesidir. Kanatta aerodinamik olarak oluşan tüm yükler kanat kökünde toplanır ve kanat-hub bağlantı noktası bize birçok ipucu verir. Bağlantı saplamalarının çevresinde kompozit yapıda oluşan çatlaklar tespit edilebilir. Yine saplamaları ve mekanik bağlantı parçalarını kontrol etmek gerekir. Kök bölgesindeki yıldırımsavar hattı, bağlantı ve atlama noktaları incelenir. Kanat içerisine girilip gözle yapılacak kontrollerde sırasıyla, varsa önce kanat kapağı ve bağlantıları, kanadın içerisinde serbest gezen parça olup olmadığı, yapıştırma bölgelerinde ve yapısal yüzeylerde çatlak veya delaminasyon oluşumları olup olmadığı kontrol edilir.
– Kanat içerisinde serbest gezen parçalar neler olabiliyor?
+ Kanat üretiminde geleneksel yöntemde yapıştırmanın son aşaması kör yapıştırma denilen teknikle yapılmaktadır ve yapışmanın sağlıklı olması için gerçek yapıştırma ihtiyacından biraz daha fazla yapısal yapıştırıcı kullanılmaktadır. Bu sebeple kanadın çalışma süresince yapışma bölgesinden taşan bazı yapıştırıcı parçaları yerlerinden kopup kanat içerisinde serbest gezebilir ve kompozit yapıyı zedeleyebilirler. Bunun yanı sıra gevşek kanat balans malzemesi, montajda veya bakımda kanat içerisinde unutulmuş somun, pul gibi yabancı cisimler, kumaş veya sök-at parçaları tespit edilebilir.
– En çok onarım ihtiyacı hangi konularda oluyor? Rutin bakımlar dışında farklı çalışmalar yapılıyor mu?
+ Onarım tarafında ağırlık yıldırım hasarlarında oluyor. Yıldırımsavar sistemi sağlıklı çalışsa bile yıldırımın doğası gereği akım şiddetine bağlı olarak kanatlar hasar görebiliyor ve hasar fark edilmeyip, rotor dönmeye devam ederse hasarlar büyüyebiliyor. Bunun dışında kanatlarda üreticilerin gerekli gördüğü yenileme veya güçlendirme çalışmaları olabiliyor. Kanatlara titreşim sensörleri gibi sağlık izleme sistemleri eklenebiliyor veya önemli bir hasar tamiratı sonrası kanat ağırlığı değiştiğinden, kanatta yeniden balans işlemi yapılabiliyor. Çok sık olmasa da av alanlarına yakın sahalarda kanat yüzeyinde tüfek saçma delikleri tespit edilebiliyor. Özellikle endüstriyel hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde kanat yüzeyleri kurum ile kaplanabiliyor ve yüzeylerin temizlenmesi gerekiyor.
– Peki son olarak, işletici firmalara bu konuda ne önerilerde bulunursunuz?
Bir türbin üreticisi ile servis antlaşması bulunan firmalarda genel kontroller sürekli olarak yapıldığından hasarların tespiti çok daha hızlı bir şekilde olabilmekte, bu da önleyici tedbirlerin en hızlı şekilde alınmasını sağlamaktadır. Bakım tarafını kendileri gerçekleştiren firmaların ise üretici talimatlarına uygun şekilde rutin kontrolleri yapmaları veya yaptırmaları uygun olacaktır.
– Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz
+ Biz teşekkür ederiz. Herkese güvenli çalışmalar dilerim.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlara sahip medya grubu MONETA'nın sektörel dergi ve portallarının yönetimine katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık anlayışıyla içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

Kamu Görevini Engelleyenler 5 Yıla Kadar Hapis cezası alabilir

Yayın tarihi:

-

Yazar

Dicle Elektrik Uzun Yıllar Borcunu Ödemeyip Şiddete Başvuranları Mektupla Uyardı;

Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde 27 milyar TL’yi aşan elektrik borcunu uzun süredir ödemeyen ve bununla birlikte görevlilerin çalışmalarını engelleyenlere karşı hukuk mücadelesi vermeyi sürdürüyor. Sorumluluk bölgesinde yer alan 6 ilde kamu hizmeti yürüten dağıtım şirketi, başta Şanlıurfa ve Mardin olmak üzere borçlu sulama abonelerini bu kez engellemelerden dolayı 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 6 ilinde elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik’ten, başta Şanlıurfa ve Mardin’deki çiftçilerin 27 milyar TL’yi aşan elektrik borçlarının ödenmemesiyle ilgili olarak yeni bir açıklama yapıldı. Tarım sezonu öncesi “borcunu ödemeyene elektrik verilmeyecek” uyarısında bulunan Dicle Elektrik, borçlu abonelere bir mektupla önemli yeni uyarılarda bulundu. Mektupta mevzuat gereği elektriği kesilecek olan ancak bu kesintiye kaba kuvvetle karşı koyacak olan abonelerin, TCK’nın ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesine’ dair 113’ncü maddesi uyarınca 5 yıla kadar hapis cezası alabileceği duyuruldu.

İadeli taahhütlü mektupla uyarıldılar
Elektrik borcu bulunan, uzun süredir borcunu ödemeyen ve mevzuat gereği elektriğini kesmeye gelen görevlileri engelleyenlere yönelik gönderilen bu kritik uyarı, her bir borçlu aboneye özel olarak iadeli taahhütlü mektupla yapıldı.

Kamu görevini engelleyene 5 yıla kadar hapis
Aynı mektupta, görevlilere dönük yapılacak her türlü engellemenin TCK’nın 113’ncü maddesinde yer alan ‘Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunu’ kapsadığına yer verilerek, çalışmaları cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engelleyenlerin, 5 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.

18 bin çiftçinin 27 milyar TL borcu var
Dicle Elektrik, bölgede 18 bin tarımsal sulama abonesinin elektrik borcunun 27 milyar TL’yi aştığını açıklamıştı. Söz konusu borcun 15.5 milyar TL’sinin Şanlıurfa’daki 13.000 aboneye, 9.5 milyar TL’sinin Mardin’deki 5.000 aboneye, geri kalanın ise Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerine ait olduğunu duyurulmuştu.

Dicle Elektrik tarafından abonelere iadeli taahhütlü olarak gönderilen kişiye özel mektuplarda şu ifadeler yer alıyor:

‘’ Sayın abonemiz;
… tesisat numaralı aboneliğinize ait muaccel olan ………… faturalı borçlara ilişkin olarak ekiplerimiz tarafından 18.03.2024 tarihinde Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği‘nin Zamanında Ödenmeyen Borçlar başlıklı 35. Maddesi hükümleri uyarıca kesme işlemi için aboneliğinizin bulunduğu sayaca gelinmiş ancak tarafınızca mukavemet gösterilmesi sebebiyle kesme işlemi gerçekleştirilememiştir. Aynı tesisat ve borca ilişkin ekiplerimiz tarafından tekrar kesme işlemi uygulanacak olup, tarafınızca mukavemet gösterilmesi halinde hakkınızda TCK 113 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile suç duyurunda bulunacağımız konusunda tarafınıza ihtarda bulunulmuştur.’’

Devamını oku

Genel

ENERCON ve Enerjisa Üretim, YEKA-2’nin ikinci aşaması için türbin anlaşması imzaladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Enercon ve Enerjisa Üretim, WindEurope Bilbao etkinliğinde YEKA-2 projeleri kapsamında 250 MW’lık türbin sevkiyat sözleşmesi imzaladı. 750 MW’lık türbin teslimat anlaşmalarının başarılı bir şekilde yerine getirilmesinin ardından imzalanan anlaşma ile 1.000 MW’lık projenin tamamlanması için önemli bir adım atıldı. 250 MW kapasite için imzalanan anlaşma kapsamında, 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 Rüzgar Türbini teslim edilecek.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün önde gelen şirketlerinden ENERCON ve Enerjisa Üretim, İspanya’nın Bilbao kentinde düzenlenen WindEurope etkinliğinde Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez’in de katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, YEKA-2 projesi kapsamında iş birliklerine devam ettiklerini duyurdu. 20 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninde; ENERCON CEO’su Udo Bauer, ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, Enerjisa Üretim Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden de yer aldı.

Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün öncü firmaları olarak, yaptıkları iş birliği ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkılarda bulunan Enercon ve Enerjisa Üretim, bu katkıyı sürdürmeye devam ediyor. 2022’nin Ekim ayında gerçekleştirdikleri stratejik bir anlaşma ile YEKA-2 Projesi’nde toplam 1000 MW’lık bir kapasite için çerçeve anlaşması imzalayan şirketlerin bu projesi, Türkiye rüzgar enerjisi endüstrisinin sürdürülebilir geleceği için önemli bir adımı temsil ediyor. İlk fazda başarıyla tamamlanan 750 MW’lık türbin sevkiyat anlaşmalarının ardından, bugün geriye kalan 250 MW’lık kapasite için 60 adet Enercon E-138 EP3 E2 rüzgar türbini içeren sevkiyat anlaşması ile projenin tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılarak, toplam 1000 MW’lık kapasite için türbin üretimine yeşil ışık yakılmış oluyor. Bu gelişme, YEKA 2 Projesi’nin başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterirken, Türkiye temiz enerji hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Törende konuşan ENERCON CCO’su Uli Schulze Südhoff, şunları söylüyor: “Türkiye, rüzgar türbinlerinin üretimi, satışı, kurulumu ve servisi açısından ENERCON için odak pazar olmaya devam ediyor. Büyük perspektifler sunuyor ve yetkili makamlar tarafından muazzam bir destek alıyoruz. Ülkenin yenilenebilir enerjinin ve özellikle de kara rüzgârının yaygınlaştırılması konusunda net bir kararlılığı var. Türkiye’deki sahalarda son derece güvenilir olduğu kanıtlanmış, sınıfının en iyisi rüzgar türbini teknolojisini sağlayarak müşterimiz Enerjisa Üretim ile birlikte Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Enerjisa Üretim’e güvenleri için teşekkür ediyor ve verimli iş birliğimizi sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz.”

ENERCON Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar, yapılan anlaşma ve projenin önemine dair şu açıklamalarda bulunuyor: “ENERCON olarak, partnerimiz Enerjisa Üretim ile 2022 yılında Avrupa’da tek kalemde imzalanan en büyük 1000 MW ilk çerçeve anlaşmasını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. YEKA II ihalesinin getirdiği derin yerlilik kapsamlarına uygun olarak, yerli aksam ile gerçekleşecek olan projelerimiz, mevcut yerli üretim ve sanayinin devam etmesi ve derinleştirilmesi açısından önemli bir mihenk taşı olmuştur.”

Enerjisa Üretim Rüzgâr Santralleri Yatırımlar Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Deniz Katmer, “1.000 MW YEKA 2 Projesi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne tarihi bir yatırımdır. ENERCON iş birliğiyle önümüzdeki dönemde Türkiye’de kurulacak her üç rüzgar türbininden biri Enerjisa Üretim imzasını taşıyacak ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına yön verecek” diyor.

İlk YEKA projesi Akköy RES’in devreye alınması

İlk faz için rüzgar türbinlerinin üretimi devam ederken ENERCON, Aydın’ın Didim ilçesindeki 25,2 MW kapasiteli 6 adet E-138 EP3 E2 türbininden oluşan ilk YEKA projesi Akköy Rüzgar Santrali’ni 2023 yılı sonunda devreye alarak YEKA 2 yolculuğuna başarılı bir başlangıç yapıyor. ENERCON Bölge Başkanı Arif Günyar, şunları ekliyor: “Projelerin başarılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulunan tüm ekiplerimize, tedarikçilerimize ve alt yüklenicilerimize minnettarız. Enerjisa Üretim ile birlikte ENERCON ekipleri de projelerin başarıyla hayata geçirilmesi için yoğun çaba ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

Devamını oku

Genel

WindEurope Bilbao hızlı başladı

Yayın tarihi:

-

Yazar

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin geniş bir heyetle katıldığı WindEurope Bilbao Yıllık Etkinliği, 20 Mart’ta Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacıları arasında olduğu özel ‘Bakanlar Oturumu’ ile başladı. TÜREB Standı’nın açılışını da yapan Dönmez, standı ziyaretinde katılımcı şirketlerin üst düzey yöneticilerinden fuar temaslarına ve sektöre dair görüşlerini aldı.

WindEurope CEO’su Giles Dickson’ın modere ettiği ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez’in de konuşmacı olarak yer aldığı Bakanlar Oturumu yoğun ilgiyle takip edildi. Oturumun diğer konuşmacıları Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philipp Nimmermann, Yunanistan Enerji ve Çevre Bakan Yardımcısı Alexandra Sdoukou, Moldova Enerji Bakan Yardımcısı Carolina Novac, Siemens Gamesa Renewable Energy CEO’su Jochen Eickholt, RWE Onshore Wind/PV Europe & Australia CEO’su Katja Wünschel, Iberdrola Renewables Yönetici Direktörü Xabier Viteri Solaun ve EDPR Avrupa ve Latin Amerika CEO’su Duarte Bello oldu.

Oturum sonrasında TÜREB Başkanı İbrahim Erden ve Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya ile birlikte ‘Türkiye Pavilyonu’ olarak da kabul edilen TÜREB Standı’nın açılışını gerçekleştiren Bakan Yardımcısı Dönmez, fuara katılan Türk şirketlerin temsilcilerinden fuardaki temas programları hakkında bilgi aldı. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’yi böyle bir etkinlikte üst düzeyde temsil ediyor olmaktan memnun olduklarını belirterek fuar süresince düzenleyecekleri teknik ziyaretler ve gerçekleştirecekleri temaslarla sektörün büyümesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Devamını oku

Trendler