5 rüzgar ve 5 güneş enerjisi santraliyle toplam 1.060 MW’ın üzerinde kurulu güce sahip olan Polat Enerji, 185 adet rüzgar türbini bulunan 329 MWe’lik kurulu güce sahip Soma RES’te sektöre öncülük etmeyi sürdürüyor. Türkiye’nin işletmedeki en büyük rüzgar santrali olan, Avrupa’nın ise karasal rüzgardaki en büyük ilk 10 santrali arasında yer alan Soma RES, devreye alınan Türkiye’nin ilk şebeke ölçekli rüzgar santrali entegre enerji depolama sistemiyle sektörde bir ilke daha imza attı. Polat Enerji, Soma RES’teki entegre enerji depolama sistemiyle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayan bir model sunarken; Geycek, Göktepe ve Ege RES projelerindeki enerji depolama yatırımlarının inşaatına da devam ediyor. Depolama teknolojileri, repowering çalışmaları ve dijitalleşme odaklı projeleriyle Türkiye’nin temiz enerji dönüşümündeki öncü rolünü daha da güçlendiren Polat Enerji, enerji depolamadaki kapasitesini daha da artırarak 2026 yılında 200 MWh’nin üzerine çıkmayı hedefliyor.
- Polat Enerji’nin portföyündeki santrallerden söz ederek, toplam kurulu gücü ve enerji üretimindeki pazar payı gibi veriler hakkında bilgi paylaşır mısınız?
- Türkiye’nin en büyük rüzgar santrali SOMA RES’ten bahsederek, santralle ilgili detaylı bilgi aktarabilir misiniz? Kaç türbin yer alıyor? Ne kadar enerji üretiliyor? Santralde kaç kişi istihdam ediliyor? Santralin bölgeye olan katkıları nelerdir?
- Soma RES’e entegre edilen enerji depolama sistemi geçtiğimiz günlerde devreye alındı. Projeyle ilgili bilgi paylaşarak, bu yatırımın günlük işletme açısından getirdiği avantajları değerlendirebilir misiniz? Rüzgarın değişkenliği ve şebeke entegrasyonu açısından nasıl bir fark yaratıyor?
- Türkiye’nin en büyük rüzgar enerji santrali SOMA RES, işletme açısından hem avantaj hem de riskler getiriyor. Bu ölçekte bir tesisin bakım-onarım, şebeke yönetimi, türbin yenileme/ömrü uzatma gibi konularda karşılaştığı özel zorluklar ve bu zorluklara getirdiğiniz çözümlerden bahsedebilir misiniz?
- 2009 yılından bu yana işletmede olan Soma RES’in bölgeye olan katkılarını özetleyebilir misiniz?
- Soma RES özelinde kurulu kapasiteyi artıracak yatırımlar gündeminizde mi? Polat Enerji’nin Soma RES için gelecek planları arasında neler var?
- 16 yıldır işletmede olan Soma RES için yenileme yatırımları gündeminizde mi? Bu ölçekte bir santralde yenileme kararlarını etkileyen kriterler neler?
- Polat Enerji olarak 2025 yılını nasıl geçirdiniz, 2026 hedeflerinizden söz edebilir misiniz?

Soma RES’in 16 yıllık başarı hikayesi ve firmanın çalışmaları üzerine röportaj gerçekleştirdiğimiz Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç, ayrıntıları Rüzgar Enerjisi Dergisi ile paylaşıyor.
Polat Enerji’nin portföyündeki santrallerden söz ederek, toplam kurulu gücü ve enerji üretimindeki pazar payı gibi veriler hakkında bilgi paylaşır mısınız?
Bugün Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün yaklaşık %6’sına sahip olan Polat Enerji, ülkemizin önde gelen yenilenebilir enerji üreticileri arasında yer almaktadır. Şirketimizin yurt içi ve yurt dışı toplam portföyü 1.060 MWm kurulu güce sahip olup, 5 rüzgâr ve 5 güneş enerjisi santralini kapsamaktadır. Türkiye’de biri hibrit olmak üzere 5 operasyonel rüzgâr santralimiz toplam 765,3 MWm kurulu güçle faaliyet göstermektedir.
Portföyümüzdeki ilk santral olan Soma RES, 2009 yılında işletmeye alınmış ve bugün 328,9 MWm kapasitesiyle Türkiye’nin işletmedeki en büyük rüzgâr enerjisi santrali olma özelliğini sürdürmektedir. Soma’yı sırasıyla Geycek RES (214,6 MWm), Göktepe RES (121,1 MWm), Poyraz RES (85,5 MWm) ve Ege RES (15,2 MWm) takip etmektedir.
Polat Enerji, aynı zamanda Türkiye’de enerji depolama alanında öncü bir konuma sahiptir. Soma RES’te işletmedeki 4 MWh’lik depolama sisteminin yanı sıra, Göktepe RES’te 132 MWh, Geycek RES’te 40 MWh ve Ege RES’te 26,6 MWh kapasiteli enerji depolama sistemlerinin inşaatı devam etmektedir. Bu yatırımlar sayesinde yenilenebilir enerji üretiminde esnekliği artırıyor, şebekeye daha istikrarlı ve güvenilir enerji arzı sağlıyoruz.
2024 yılında çok uluslu bir yapıya geçerek Polat Energy Europe’u kurduk. Avrupa’daki ilk faaliyet alanımız olan Macaristan’da, toplam 294 MWp kurulu güce sahip 5 güneş enerjisi santrali bulunuyor; bunlara ilaveten 60 MWp’lik Mezöberény Projesini devreye alma aşamasındadır. Böylece Polat Enerji, Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne öncülük ederken, uluslararası alanda da büyümesini sürdürüyor.
Türkiye’nin en büyük rüzgar santrali SOMA RES’ten bahsederek, santralle ilgili detaylı bilgi aktarabilir misiniz? Kaç türbin yer alıyor? Ne kadar enerji üretiliyor? Santralde kaç kişi istihdam ediliyor? Santralin bölgeye olan katkıları nelerdir?
Soma Rüzgâr Enerjisi Santrali (Soma RES), Polat Enerji’nin ilk ve en büyük yatırımı olmasının yanı sıra, Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın da karasal anlamda en büyük ilk 10 rüzgâr santrali arasında yer almaktadır. Manisa ve Balıkesir illeri sınırları içerisinde konumlanan Soma RES, 329 MWm kurulu gücüyle ülkemizin temiz enerji üretiminde öncü bir rol üstlenmektedir.
Santralde 185 adet rüzgâr türbini bulunmaktadır ve yıllık yaklaşık 900.000 MWh elektrik üretimi gerçekleştirilmektedir. Soma RES, bu üretimi sayesinde yılda 500.000 tonun üzerinde karbondioksit emisyonunun atmosfere salınmasını engelleyerek iklim değişikliğiyle mücadeleye önemli bir katkı sunmaktadır.
Ayrıca Soma RES, sadece üretim kapasitesiyle değil, teknoloji vizyonuyla da öncü bir konumdadır. Santral bünyesinde Türkiye’nin ilk rüzgâr santrali entegre şebeke ölçekli enerji depolama sistemi devreye alınmıştır. Bu sistem, rüzgâr üretimindeki dalgalanmaları dengeleyerek şebekeye daha istikrarlı enerji arzı sağlamaktadır.
Soma RES’te doğrudan 60’a yakın personel istihdam edilmektedir. Bununla birlikte, santral çevresindeki bölgede dolaylı istihdam ve hizmet sağlayıcı faaliyetleriyle yerel ekonomiye önemli katkılar sunulmaktadır. Yöredeki istihdam olanaklarının artmasının yanı sıra, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında eğitim, çevre koruma ve toplumsal gelişim alanlarında da çalışmalar yürütülmektedir.
Soma RES, Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik vizyonunun simgesi olarak hem ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlamakta hem de yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin küresel ölçekteki temsil gücünü artırmaktadır.

Soma RES’e entegre edilen enerji depolama sistemi geçtiğimiz günlerde devreye alındı. Projeyle ilgili bilgi paylaşarak, bu yatırımın günlük işletme açısından getirdiği avantajları değerlendirebilir misiniz? Rüzgarın değişkenliği ve şebeke entegrasyonu açısından nasıl bir fark yaratıyor?
Soma Rüzgâr Enerji Santrali’nde geçtiğimiz günlerde devreye aldığımız Türkiye’nin ilk şebeke ölçekli rüzgâr enerji santrali ile entegre çalışan enerji depolama sistemi, sektörümüzde öncülüğümüzü açıkça ortaya koyan önemli bir dönüm noktasıdır. Bu sistemle, yenilenebilir enerji üretiminde sürekliliği desteklerken aynı zamanda şebeke güvenilirliğini artırarak ülkemizin enerji dönüşümüne öncülük ediyoruz.
Enerji depolama sistemi, rüzgârın doğası gereği oluşan üretim dalgalanmalarını dengeleyerek santralimizin şebekeye daha kararlı ve öngörülebilir şekilde enerji vermesini sağlıyor. Özellikle rüzgâr hızının anlık değiştiği dönemlerde, depolama sistemi devreye girerek şebekeye aktarılan gücü istikrarlı tutuyor. Bu sayede hem şebekenin dengelenmesine katkı sağlanıyor hem de üretim verimliliği optimize edilmesine olanak sağlıyor.
Bu yatırım, Polat Enerji’nin yenilenebilir enerjiye entegre depolama teknolojilerinde öncü rolünü güçlendirirken, aynı zamanda Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayan bir model proje niteliği taşıyor. Soma RES’te elde ettiğimiz bu deneyim, Geycek, Göktepe ve Ege RES projelerinde inşası süren enerji depolama yatırımlarımıza da önemli bir referans oluşturmaktadır.
Türkiye’nin en büyük rüzgar enerji santrali SOMA RES, işletme açısından hem avantaj hem de riskler getiriyor. Bu ölçekte bir tesisin bakım-onarım, şebeke yönetimi, türbin yenileme/ömrü uzatma gibi konularda karşılaştığı özel zorluklar ve bu zorluklara getirdiğiniz çözümlerden bahsedebilir misiniz?
Soma Rüzgâr Enerji Santrali, ölçeği ve teknik karmaşıklığı açısından Türkiye’deki en kapsamlı yenilenebilir enerji tesislerinden biridir. 185 türbin ve 329 MWm kurulu güçle işletme yapmak hem operasyonel verimlilik hem de sistem güvenilirliği açısından büyük bir sorumluluk gerektiriyor.
Bu büyüklükteki bir santralde karşılaşılan en temel zorluklardan biri, bakım ve arıza yönetiminde koordinasyondur. Rüzgâr türbinlerinin farklı sahalarda geniş bir alana dağılmış olması nedeniyle, bakım süreçlerinin planlaması, personel ve yedek parça yönetimi yüksek hassasiyetle yürütülmektedir.
2009 yılından bu yana işletmede olan Soma RES’in bölgeye olan katkılarını özetleyebilir misiniz?
Polat Enerji olarak, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sadece enerji üretmiyor; aynı zamanda toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak projeler yürütüyoruz. Özellikle eğitim odağında hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk çalışmalarımız sayesinde, santral yatırımımızın bulunduğu mahalle ve köylerde eğitim seviyesinin belirgin şekilde yükseldiğini görmekten büyük gurur duyuyoruz.
Yatırım dönemimizde sahada görev alan çalışanlarımızın çocukları, o yıllarda okul öncesi ve ilköğretim çağındayken bugün teknik personel olarak hem enerji sektöründe hem de doğrudan santralimizde görev yapıyor. Bu başarı hikâyeleri, bölgenin insan kaynağının nitelikli bir şekilde dönüştüğünün en somut göstergelerinden biridir.
Ayrıca bölgemizde geçmişte ağırlıklı olarak madencilik gibi yüksek riskli işlerde çalışan birçok paydaşımız, bugün yenilenebilir enerji sektöründe daha güvenli, sürdürülebilir ve bulundukları yere yakın iş imkânlarına kavuşmuştur. Bu dönüşüm hem yerel istihdamı güçlendirmekte hem de bölgenin ekonomik ve sosyal refahına kalıcı katkı sunmaktadır.
Soma RES özelinde kurulu kapasiteyi artıracak yatırımlar gündeminizde mi? Polat Enerji’nin Soma RES için gelecek planları arasında neler var?
Soma RES tamamlanmış bir proje değil, sürekli gelişen ve yeni teknolojilerle güçlenen bir sistem.
Bu kapsamda, Soma sahasında kapasite artışı ve verimlilik odaklı çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut türbinlerin performans analizleri, rüzgâr ölçüm verileri ve arazi uygunluk durumları ışığında repowering (yeniden türbinleme) potansiyelini değerlendiriyoruz. Yeni nesil türbin teknolojileri sayesinde, aynı alanda daha yüksek üretim elde etme ve kapasite faktörünü artırma imkânı bulunuyor. Bu doğrultuda hem teknik hem de izin süreçlerini yakından izliyoruz.
Ayrıca Soma RES, sadece üretim gücüyle değil, teknolojik dönüşüm vizyonuyla da Polat Enerji’nin öncülüğünü temsil ediyor. 2024 yılında devreye aldığımız Türkiye’nin ilk rüzgâr santrali entegre enerji depolama sistemi ile sistem esnekliğini artırdık. Önümüzdeki dönemde, bu deneyimi daha büyük ölçekli enerji depolama kapasitesi ile genişletme üzerine düşüncelerimiz de bulunuyor. Bu sayede üretim optimizasyonu, şebeke desteği ve frekans kontrolü konularında daha yüksek katkı sağlamayı planlıyoruz.
Soma RES’in geleceğinde ayrıca dijitalleşme, kestirimci bakım sistemleri, üretim optimizasyon ve rüzgar tahmini iyileştirme projeleri gibi alanlar da önemli yer tutuyor. Bu yatırımların temel amacı, sadece kapasiteyi artırmak değil, aynı zamanda mevcut kapasiteden maksimum sürdürülebilir verimi elde etmek.
16 yıldır işletmede olan Soma RES için yenileme yatırımları gündeminizde mi? Bu ölçekte bir santralde yenileme kararlarını etkileyen kriterler neler?
Soma Rüzgâr Enerji Santrali, 2009 yılında devreye alınan ilk türbinleriyle bugün 16 yılı aşkın bir işletme tecrübesine sahip. Bu süre, rüzgâr enerjisi sektöründe tesislerin “olgunluk” dönemine geçtiği bir aşamayı ifade ediyor. Dolayısıyla, Soma RES için yenileme (repowering) ve ömür uzatma yatırımları artık stratejik gündemimizin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Bu ölçekte bir santralde yenileme kararlarını etkileyen başlıca kriterler; türbin performansı ve arıza sıklığı, teknolojik gelişmelerin üretim verimliliğine katkısı, arazi kullanım izni ve bağlantı kapasitesi, şebeke koşulları ve mevzuat uyumu ve tabii ki ekonomik fizibilitedir.
Bu değerlendirmeler, mevcut sahaların gelecekte nasıl daha verimli işletilebileceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bu çerçevede, yeni nesil türbin teknolojilerinin aynı sahada daha az sayıda türbinle daha yüksek kapasite faktörleri elde edilmesine imkân vermesi; hem üretim miktarını artırmak hem de bakım maliyetlerini düşürmek açısından önemli avantajlar sağlıyor.
Polat Enerji olarak 2025 yılını nasıl geçirdiniz, 2026 hedeflerinizden söz edebilir misiniz?
Soma RES’te devreye aldığımız entegre enerji depolama sisteminin yanı sıra, Göktepe, Geycek ve Ege RES projelerimizde de enerji depolama yatırımlarımızın temellerini attık. Böylece, enerji depolamayı Polat Enerji portföyünün ayrılmaz bir bileşeni haline getirdik. Bunun yanı sıra, Polat Energy Europe çatısı altında Macaristan’daki 294 MWp’lik güneş enerjisi portföyümüzü büyüterek uluslararası arenada önemli bir ilerleme kaydettik; ayrıca bölgede depolama yatırımlarımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz. Yenilenebilir enerji alanındaki bilgi birikimimizi ve tecrübemiz ile uluslararası arenada küresel ölçekte büyümeyi devam etmek istiyoruz. Bu doğrultuda yeni bölgelerde de yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi planlamaktayız.
Bununla birlikte Polat Enerji olarak finansmanda sürdürülebilir, uzun vadeli ve etkisi yüksek bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu anlayışın güçlü bir örneği, geçtiğimiz yıl Almanya’nın önde gelen yatırım bankalarından BayernLB ile Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) teminat desteğiyle imzaladığımız Türkiye’nin en uzun vadeli finansman anlaşmasıdır. Bu iş birliği, uluslararası finans kurumlarının Türkiye’nin enerji dönüşümüne olan güvenini ve Polat Enerji’nin finansal gücünü göstermektedir.
2026 yılına yönelik hedefimiz hem yurt içinde hem yurt dışında istikrarlı büyümeyi sürdürmek. Toplam kurulu gücümüzü kapasite artışları ve hibrit projelerle 1300 MW’a çıkarmayı; ayrıca YEKA ihaleleri ve yeni enerji depolama yatırımlarıyla bu büyümeyi daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. Özellikle enerji depolama tarafında, devam eden yatırımlarımızla 2026 yılında 200 MWh’nin üzerinde bir toplam kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz.
Büyüme stratejimizin merkezinde yalnızca üretim kapasitesini artırmak değil, enerji sistemine esneklik, güvenlik ve sürdürülebilirlik kazandırmak bulunuyor. Bu doğrultuda dijital izleme, yapay zekâ tabanlı tahminleme ve akıllı enerji yönetimi sistemlerine yatırım yaparak, üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz.
Polat Enerji olarak vizyonumuz, Türkiye’nin enerji dönüşüm hedefleriyle tamamen örtüşüyor. Yenilenebilir enerji üretimini depolama teknolojileriyle entegre ederek hem ülkemizin enerji arz güvenliğine hem de karbon nötr geleceğine katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.


