Connect with us

Rusya’daki rüzgâr enerjisi sektörüne genel bakış

Yayın tarihi:

-

 

Rusya’nın rüzgâr sektörü açısından geçirdiği tarihsel süreç

Rusya, gerek yüzölçümü gerek mevcut insan kaynağı ve gerekse barındırdığı enerji kaynağı potansiyeli nedeniyle, yenilenebilir enerji açısından ve özellikle rüzgâr enerjisi bakımından günümüzün yeni cazibe merkezi durumundadır. Enerji anlamında Rusya’nın rakibi niteliğinde olan ABD, Çin ve Almanya gibi ülkeler, yenilenebilir enerji yatırımları açısından da dünyada lider konumundayken, Rusya’nın bu ilerleyişte neden bu derece geri kaldığı ve mevcut potansiyelini değerlendirerek nasıl yenilenebilir enerji alanında liderler arasına katılabileceği son yıllarda, özellikle de 2016’da imzalanan Paris Anlaşması sonrasında büyük bir merak konusu haline gelmiştir. (Paris Anlaşması, küresel ısınmaya ve iklim değişikliklerine karşı hazırlanmış ve 119 ülkenin imzalaması sonucunda küresel ısınma konusunda dünyaca en geniş kapsamlı fikir birliğinin sağlandığı anlaşmadır.)

1914’te rüzgâr türbinleri konusunda çalışmalar yapmaya başlayan bilim insanı N. E. Zhukovsky ve arkadaşları, dünyanın ilk rüzgâr enerjisi araştırma bölümünü 1925’te Rusya’da kurmuşlardır. Bu dönemde rüzgâr endüstrisi Rusya’da dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar gelişmiş durumdaydı. 3-4 kW kapasiteli türbinlerin seri üretiminde lider konuma gelen Rusya, 1931’de dünyadaki ilk 100 kW kapasiteli ve 30 metre kanat çapına sahip rüzgâr türbinini üretmiştir (bu dönemde Almanya ve Danimarka 50-70 kW kapasiteli ve 25 metre kanat çapına sahip türbinler üretmekteydi). Ülkede 1930’lardan 1960’lara kadar rüzgâr enerjisi projeleri geliştirilmeye ve türbin kapasiteleri yükseltilmeye devam edilmiştir.

Fakat petrol fiyatlarındaki ucuzluk ve büyük ölçekte nükleer, hidroelektrik ve termik santrallerin üretim ve kâr durumu, yatırımların bu yönde ilerlemesine ve rüzgâr enerjisindeki gelişimin yavaşlamasına sebep olmuştur. 1960’ların sonunda türbin imalatındaki seri üretim durmuş ve yatırımlar 1980’lerin sonlarına kadar büyük ölçekli santraller odaklı ilerlemiştir. 1988’de Sovyetler Birliği Bakanlar Kurulunun almış olduğu karar sonucu 1988-1995 yılları arasında ülkenin belirli noktalarında kurulması planlanan toplam 250 MW kapasiteye sahip proje, 1990’lardaki siyasi ve politik değişimler nedeniyle gerçekleştirilememiştir.

2000’lerin ilk yarısında rüzgâr enerjisi konusunda çalışmalar yapan, ülkedeki rüzgâr enerjisi üretimi ve kurulumundan sorumlu olan devlet ortaklı HydroWGS şirketi, rüzgâr enerjisinin desteklenmesi konusunda yasal altyapının oluşturulmasına katkıda bulunacak çalışmalar yapmış olmasına rağmen, iktidarın bu konudaki isteksizliği nedeniyle herhangi bir sonuç alınamamıştır.

Rüzgâr enerjisi pazarının gelişimi esas olarak özel şirketlerin desteğiyle mümkün olmuştur. Bu noktada Rus ve Batılı girişimcilerin planladıkları RES projeleri, yerli ve yabancı yatırımcıların Rusya marketini fark etmelerini sağlamış ve bunun sonucu olarak da Rus devleti rüzgâr enerjisi sektörüne ve ihtiyaçlarına karşı ilgi göstermeye başlamıştır.

Son yıllarda yaşanan gelişmeler ve sektörün baş aktörleri

Rusya hükümetinin dünyadaki yenilenebilir enerji trendini takip etme ve rüzgâr ve yenilenebilir enerji konusunda ülkenin gelişimi için gerçekleştirdiği ilk adım 2007 yılında NP Market Council’i (Kâr Amacı Gütmeyen Enerji Piyasası Kurumu) kurması olmuştur. Bu kurum sayesinde elektrik alıcı ve satıcılarının, iletim ve dağıtım şirketlerinin, teknoloji üreticilerinin, kısacası ülkenin elektrik enerji piyasasında yer alan tüm aktörlerinin bir araya getirilmesi sağlanmıştır.

2013 yılında “Yenilenebilir Enerji Kullanımını Destekleme” konusunda çıkmış olan kararnamede, yenilenebilir enerjinin kullanımının desteklenmesi ve 2020 yılına kadar yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesiyle ilgili maddeler yer almıştır. Bu noktada yerellik oranı olarak belirlenen %65, yatırımcı ve türbin üreticileri açısından ulaşılabilir bir oran olmadığından, ihalesi yapılmış ve kazanılmış projeler sürece başlayamamışlardır.

2015 yılında çıkan kararname ile genel anlamda 2020 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanan hedeflere yer verilirken, yerel ekipman oranları da güncellenmiştir. Buna göre türbin üretimindeki yerel ekipman kullanma oranları yıllara göre aşağıdaki şekilde değişecektir:

Yıl 2016 2017 2018 2019-2024
Ekipman Yerellik Oranı (%) 25 40 55 65

2016 yılında Rusya’nın Bölgesel Enerji Planı yayımlanmış ve bu planda 2030 yılına kadar tamamlanması öngörülen 15 tane, toplam 4,5 GW kapasiteli rüzgâr enerji santraline yer verilmiştir. Bunun yanı sıra 2024’e kadar da 3,35 GW kapasitesine ulaşılması hedeflenmektedir. 2024 yılına kadar RES kurulumu için yıllara göre gerçekleştirilmesi planlanan kapasite değerleri aşağıdaki gibidir:

Yıl 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 Toplam
Kapasite (MW) 200 400 500 500 500 500 500 150,2 3351,2

2016 yılında devlet şirketi Rosnano ve Finlandiyalı enerji şirketi Fortum, sadece rüzgâr santrallerinin kurulumuna değil, aynı zamanda ekipman üretimi için de yatırımda bulunacaklarını açıklamış ve Ulyanovsk yakınlarında kanat üretim fabrikası kurulumunu gerçekleştirmiştir. Devlet kuruluşu nükleer enerji firması Rosatom, parça üretimlerinde, önceliklerinin rüzgâr enerjisi ekipmanı üretmek olduğunu açıklamıştır. Aynı zamanda Rosatom, Adygea ve Krasnodar bölgelerinde 2018-2020 yılları arasında toplam 610 MW’lık RES ihalesini kazanmış bulunmaktadır. 2017’nin Haziran ayında imzaladığı anlaşmaya göre Rosatom’un yan kuruluşu olan Nowa Wind ve Hollandalı türbin üreticisi Lagerway türbin teknolojisini paylaşmak ve ekipman üretimi için gerekli altyapıyı Rusya’ya taşımak adına ortaklık kurmuşlardır. Bunların dışında 2017 yılı içerisinde türbin teknolojileriyle Rusya’nın yerel ekipman gelişimine destek olmak amacıyla Vestas ve Siemens-Gamesa da Rusya rüzgâr sektöründeki yerlerini almış bulunmaktadır. Siemens-Gamesa, İtalyan Enel şirketiyle birlikte Kola Yarımadasında yer alacak 291 MW kapasiteli projeyi, Vestas ise Rosnano ve Fortum’la birlikte başlangıç olarak 35 MW kapasiteli Ulyanovsk projesini gerçekleştirecektir.

Sektörün ilerlemesindeki engeller ve bu engelleri aşma yolları

a- Finansal engeller

Rusya’nın rüzgâr sektörü açısından tarihi incelenirken, yatırımcıların, daha az maliyetli ve daha kârlı olan petrol, kömür ve hidroelektrik santrallerini tercih etmiş olmalarının, ilerlemenin durmasındaki en önemli faktör olduğu anlaşılmıştır. Bu sebep finansal engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Rusya’nın rüzgâr enerji sektöründe var olan potansiyelinin önüne geçen finansal engellerden en önemlisi, yatırımcılara güvenecekleri bir tarife garantisi sunulmaması ve bunun yanı sıra ihale sisteminin tüm yatırımcıların ulaşabileceği şekilde duyurulmaması olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra, kurdaki dengesizlikler ve makroekonomik durum, Rusya marketine yabancı yatırımcı çekmeyi zorlaştırmaktadır. Aynı zamanda ülkemizde de mevcut olan 2021 sonrasında yenilenebilir enerji teşviklerinin ne olacağı hakkındaki bilinmezlik, Rusya’da da 2024 sonrası için geçerlidir. Bu da hem yerli hem de yabancı yatırımcının ne kadar uzun süreli iş yapabileceği öngörüsüne sahip olamadığından güvensizlik yaratmaktadır.

Finansal engeller açısından çözüm sağlayabilecek en önemli adım, tarife garantisinin açık ve net olarak kamuya duyurulmasıdır. Ayrıca yenilenebilir enerji yatırımcıları için kredi faiz oranlarının düşürülmesi ve kur farkının sabitlenmesi yatırımlar açısından daha güvenilir bir altyapı sağlayacaktır.

Finansal açıdan şimdiye kadar yatırımcılara engel niteliği taşımış olan yerel ekipman kullanım şartının, gelecek yıllarda Rusya açısından yükselen bir yenilenebilir enerji pazarına sahip olma fırsatı sunacağı ve diğer finansal engelleri azaltacağı öngörülmektedir.

b- İklim ve altyapı engelleri

Dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip olan (17.1 milyon km2 – Türkiye’nin 22 katı büyüklükte) ve aynı zamanda zorlu iklim koşullarına sahip birçok bölgesi olan bir ülkenin merkezi altyapı sisteminde eksikler olması ve ülkenin her noktasına ulaşamamış olması beklenmedik bir durum olarak karşımıza çıkmasa da, rüzgâr enerji üretimi açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Rüzgar haritası

İklim Haritası (Yıllık Ortalama)

Elektrik Şebekesi Haritası

 

Rusya Rüzgâr haritasına bakıldığında ülkenin en verimli rüzgâr sahalarının büyük çoğunluğunun ülkenin kuzeyinde yer aldığı görülmektedir. Fakat bu noktalar aynı zamanda iklim koşullarının çok zor olduğu ve çok az nüfusun bulunduğu bölgelerdir. Dolayısıyla elektrik şebeke sistemi haritasına baktığımızda da buraya merkezi elektrik şebekesinin ulaşmadığını görürüz. Ülkenin yüzölçümünden yarısı bu merkezi şebekeye ulaşamamakta olduğu için farklı elektrik üretimi çözümleri bulunmaktadır. Şebekeden bağımsız rüzgâr üretiminin, bu uzak bölgeler için önemli bir potansiyel oluşturacak olmasına rağmen, hükümetin karar vericilerinin rüzgâr enerjisini bir çözüm olarak görebilmesini sağlayacak mevcut kurulu proje sayısının düşük olması ve bu alanlardaki yerel yönetimlerle iletişimin sağlanamaması, sürecin ilerleyişine engel olmaktadır. Yerel ve genel yönetimler izinleri ve gerekli altyapıyı sağlasa bile, dünyada üretilmiş türbinler arasında bu iklim şartlarında çalışabilecek çok az türbin bulunmaktadır. Belki kendi türbin teknolojisini elde ettikten sonra Rusya, iklim koşullarına uyum sağlayacak türbinleri üretmeye başlayarak bu sorunu kendisi aşabilecek duruma gelecektir.

c- Yönetimsel engeller

Düzenleme ve yasal düzlemdeki eksikliklerin çoğu, mevcut kurulu proje sayısındaki ve rüzgâr sektöründeki tecrübe eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Rusya’nın kendi türbin tasarım standartları ve uluslararası standartlar arasındaki uyuşmazlıklar da buna örnek olarak gösterilebilmektedir. Aynı zamanda arazi fiyatlarının yüksekliği ve büyük ölçekli rüzgâr enerji santrali projelerinin büyük arazilere ihtiyaç duyması da yatırımcılar açısından belli yasal düzenlemeler gerektiren konular arasındadır.

Yenilenebilir enerjinin özellikle RES projelerinin ülkelerde iş potansiyeli oluşturması açısından büyük önemi bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında rüzgâr santrallerinde çalışacak nitelikli personel eksikliği Rusya’nın sorun yaşamasına sebep olabilecek bir diğer problemdir. Teknoloji ve parça üretimi konusunda diğer ülkelerden destek alırken Rusya’nın aynı zamanda üniversitelerinde ve diğer yüksek öğrenim kurumlarında, yenilenebilir enerji alanında yeterli eğitimi verecek ve insan kaynağını nitelikli hale getirecek düzenlemeler yapması, önümüzdeki yıllarda diğer ülkelerle gireceği yenilenebilir enerji yarışında daha sağlam adımlarla ilerlemesini sağlayacaktır.

RAWI Konferansının genel değerlendirmesi

Rusya Enerji Endüstrisi Birliği sektörel toplantısı, 6 Aralık 2017

6 Aralık 2017 tarihinde Moskova’da Rusya Rüzgâr Enerji Birliği tarafından organize edilen konferansta henüz büyümekte olan rüzgâr enerjisi sektörünün gelişimi, güncel sıkıntıları ve bunlara ilişkin çözüm önerileri üzerinde durulmuş ayrıca sektörde aktif olarak yer alan firmaların tanıtımları hakkında farklı sunumlar gerçekleştirilmiştir. Sunumlarda Rusya yerel idarelerinin üst düzey temsilcileri ve özel sektörden mühendislik, proje danışmanlığı, idari yönetim, türbin tedarik, ekipman lojistik ve operasyonel işletme ve bakım alanlarının temsilcileri sağladıkları hizmetleri verdikleri referanslarla anlatmışlardır. Bu kapsamda Katwind Enerji genel müdürü Koray Altınkılıç da, şirket özelinde sağladıkları hizmetleri anlatan bir sunum gerçekleştirmiş ve Katwind Enerji’nin ulusal olduğu kadar uluslararası arenada da gerçekleştirdiği projelerden bahsetmiştir. İlgisinin yoğun olduğu ve birçok yerel ya da yabancı firmanın katılımcı olarak yer aldığı konferans sektör için ciddi iş fırsatlarının olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda bizzat konferansta edinilen bağlantılar ile iş geliştirme çalışmaları aktif bir biçimde devam etmektedir. Katwind Enerji Genel Müdürü Koray Altınkılıç, “Rusya gibi enerjide çok büyük potansiyeli olan bir ülkenin bu alanda da faaliyete geçmiş olması çok önemli bir gelişmedir. Biz de Katwind olarak bu büyük pazardaki iş olanaklarını çok büyük fırsatlar olarak görüyoruz. Bundan dolayı sektör henüz yolun çok başındayken pozisyonumuzu sağlama almak istedik” şeklinde görüş bildirmiştir.

Rüzgar Santralleri

FİBA Grubu’ndan 4 yeni RES yatırımı

Yayın tarihi:

-

FİBA Grubu’nun; Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul Çatalca’da toplam 220 milyon dolar yatırımla kurulan 4 yeni rüzgâr enerjisi santrali üretime başladı. Toplam 200 MW kurulu güce sahip 4 yeni RES ile Grubun kurulu gücü rüzgar enerjisinde 550 MW’a, yenilenebilir enerjide 580 MW’a çıkarak, grubu sektörün en büyüklerinden biri yapıyor. FİBA Grubu’nun Van’da kurduğu; 53,2 MW kapasiteye sahip santral, Türkiye’nin en yüksek rakımlı ve en doğusundaki rüzgar enerjisi santrali konumunda yer alıyor. FİBA Grubu, yeni yatırımlarıyla birlikte yıllık 563 bin hektar ormana eşdeğer karbon azaltımı yapacak. Türkiye’nin rüzgar haritasını çok iyi analiz ettiklerini ve Van’daki santralle Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline bugüne kadarki en büyük yatırımı yaptıklarını vurgulayan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan bu 4 projeyi, son dönemde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltan olumlu gelişmelerin bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.

FİBA Grubu, yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlarına 4 yeni rüzgar enerjisi santrali (RES) ekledi. Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul Çatalca’da kurulan yeni RES’ler üretime başladı. Yeni yatırımla birlikte FİBA Grubu’nun rüzgar enerjisindeki toplam kapasitesi 550 MW’a yükselecek. Toplam 55 türbinden oluşan 4 yeni rüzgar enerjisi santrali 2021’de tam kapasite çalışmaya geçtiğinde 200 MW güce ulaşacak.

FİBA Grubu’nun Van’da kurduğu; 53,2 MW güce sahip olacak santral, Türkiye’nin en yüksek rakımlı ve en doğusundaki rüzgar enerjisi santrali oldu.

“Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline en büyük yatırımı yaptık”

Türkiye’nin rüzgar haritasını çok iyi analiz ettiklerini ve 55 milyon dolar yatırımla Van’da kurdukları santralle Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline bugüne kadarki en büyük yatırımı yaptıklarını  vurgulayan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin şunları ifade etti:

“Toplam 220 milyon dolar yatırımla hayata geçen ve ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan bu 4 projeyi, son dönemde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltan olumlu gelişmelerin bir parçası olarak görüyoruz. RES yatırımlarımızı enerji sektöründeki grup şirketimiz Fina Enerji yürütüyor. Önceliğimiz, yenilenebilir enerji projelerine ağırlık vermek ve bu alanda sektöre öncülük etmek. Yenilenebilir enerjinin en büyük avantajlarından biri, ülkemizin geniş rüzgar ve güneş potansiyelinden  yararlanma imkânı sağlaması. Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi üreticilerinden biri olma hedefiyle, ülkemizin enerjisini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi sürdüreceğiz.”

“Türkiye’nin en doğusundaki, en yüksekteki RES’ini Van’a kurduk”

Van’daki Bağlama RES’i 2021 yıl ortasına kadar tam kapasiteyle faaliyete geçirmeyi planladıklarını belirten Fina Enerji Genel Müdürü Koray Kıymaz şunları söyledi:

“Bağlama RES projesine başlarken çok cesur bir yatırım kararı verdik. Türkiye’nin en doğusundaki, en yüksekteki RES’ini Van’a kurduk. Bağlama RES; 53,2 MW kurulu gücü ile Doğu Anadolu’daki en yüksek kapasiteli rüzgar enerjisi projesi olacak. Tüm projelerimizi özverili bir çalışma ile hedef tarihimizden bir gün bile şaşmadan devreye almış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”

563 bin hektar ormana eşdeğer karbon azaltımı

Aynı anda devreye alınan dört projenin, karbon azaltımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Özyeğin şunları söyledi:

“Grubumuzun bugüne kadar toplam 350 MW kurulu güce sahip 10 rüzgar enerji santrali ve 30 MW kurulu güce sahip 5 güneş enerji santrali bulunuyordu. Toplam gücü 200 MW’ın üzerindeki yeni 4 rüzgar enerjisi santralimizle birlikte kurulu gücümüzü rüzgar enerjisinde 550 MW’a, yenilenebilir enerjide 580 MW’a çıkarmış olacağız. Bugüne kadar 154 türbin ile her yıl 685 bin ton karbon azaltımı yaptık. Yeni rüzgar enerjisi santrallerimiz tam kapasite çalıştığında karbon azaltımımız yıllık toplam 1 milyon 65 bin tona yükselecek. Bu da 563 bin hektar orman arazisinin karbon azaltım performansına denk gelecek.”

FİBA Grubu’nun projeleri tam kapasite çalıştığında Van’daki Bağlama RES 53,2 MW, Balıkesir’deki Pazarköy RES ise 45,6 MW, Yalova RES 53,2 MW, İstanbul’daki Tayakadın RES 51 MW kurulu güce sahip olacak.

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex Türkiye’yi destekliyoruz!

Yayın tarihi:

-

Nordex Türkiye’nin arkasında güvenilir bir yönetim destek ve ofis yönetimi ekibi var. Dergimizin bu sayısında Nordex Türkiye, İstanbul ve İzmir yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyeleriyle kısa söyleşiler yaptık. Nordex Türkiye’deki bu yetkin ekibi yakından tanıma fırsatı bulduğumuz bu söyleşilerimizde ekibin Nordex’teki görevleri ve çalışma atmosferlerine bakış açılarını öğrendik. Bununla birlikte, Nordex çalışanlarının yenilenebilir enerji alanında çalışmakla ilgili duygularını ve çevre duyarlılıklarını kendilerinden dinledik. Gelin hep beraber Nordex Türkiye yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyelerini tanıyıp, neler söylediklerini okuyalım. Öncelikle Nordex Türkiye İstanbul ekibini tanıyalım.

Bilkent Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi bölümü mezunuyum. 2001 yılından beri yürüttüğüm aktif çalışma hayatımda turizm, tekstil, imalat, lojistik ve eğitim gibi farklı sektörlerde deneyim kazanma fırsatı buldum. 2014 yılından bu yana, yenilenebilir enerji sektörünün öncüsü olan Nordex Türkiye çatısı altında çalışmaktayım.  Yönetici Asistanı olarak başladığım görevime, bugün kurumsal iletişim ve pazarlama faaliyetlerinin koordinasyonunda destek vererek devam etmekteyim.  

Nordex Türkiye’ye ilk başladığım günden beri farkında olduğum gibi yenilenebilir enerji sektöründe çalışıyor olmak bambaşka bir tecrübe… Yaşadığımız dünya çok değerli. İnsan, doğa ve tüm canlılar bir arada yaşıyoruz. Ancak sanayileşme adına zaman zaman yapılan bilinçsiz yatırımlar, hızlı şehirleşme, doğal kaynakların yanlış kullanımı gibi unsurlar zaman içinde dünyamızın ekolojik dengesinin bozulmasına, küresel iklim değişikliğinin hızlanmasına neden oldu. Bu durum ülkelerin birçoğunu temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yöneltti. Böylelikle yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlar artmaya başladı. Ülkemizde ve dünyada temiz enerjiyi prensip edinen tesisler ve üretim alanları her geçen gün artıyor.

Nordex, globalde olduğu gibi çevreye duyarlılık gösteren, yenilenebilir enerjiye katkıda bulunan nadir firmalardan biri. Rüzgar enerjisinin en verimli kullanımına yönelik geliştirdiği teknolojik yenilikler, hümanist, konusunda tam donanımlı; bununla yetinmeyip eğitime, kendini geliştirmeye devam eden büyüyen ekiplerimiz sayesinde her geçen yıl rüzgar üretim gücümüz artıyor. Daha güçlü ve her koşula uyum sağlayabilen rüzgar türbinlerimiz sayesinde şirket olarak dünyaya ve gelecek nesillere iyi bir çevre bırakacağımıza inanıyorum.

 

Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümü mezunuyum. 2016 yılında çalışmaya başladım. Dört yıl kombine çevrim doğalgaz santrallerine, anahtar teslim su ve atıksu arıtma tesisi projeleri yürüten bir firmada proje mühendisi olarak çalıştıktan sonra Mart 2020’de Nordex Türkiye’de çalışmaya başladım. Yaklaşık 8 aydır da Nordex Türkiye bünyesinde Proje Departmanı asistanı olarak görev almaktayım.

Proje Departmanı olarak yoğun bir proje sürecinden geçiyoruz. Kısaca; bu süreçte proje ekibimizin ihtiyaç duyduğu her türlü operasyonel konuda destek olmaya çalışıyorum. Nordex, rüzgar enerjisi sektöründe Türkiye’de yıllardır lider ve dünya genelinde de liderliğini sürdürüyor. Rüzgar enerjisi sektöründe bu kadar deneyimli ve başarılı bir firmanın parçası olduğum için bu sektöre yeni adım atmış biri olarak kendimi şanslı hissediyorum. Doğal kaynakların hızla tükendiği ve dolayısıyla yenilenebilir enerjinin zorunluluk haline geldiği bir çağdayız. Ülkeler bu konuda bir an önce bir adım atmalı ve bilinçlenmeli. Bu amaçla şirketin hem farkındalık kazandırmak hem de iyileştirmeler yapmak adına önemli adımlar attığını düşünüyorum. Nordex Türkiye ekibinin bir parçası olarak buna katkı sağlamaktan oldukça mutluyum. 

Yaklaşık 28 yıldır Alman menşeili farklı firmalarda üretim, dış ticaret ve pazarlama alanlarında çalıştım. 2010 yılında katıldığım Nordex Türkiye çatısı altında çeşitli departmanlarda görev aldıktan sonra, hâlihazırda Kıdemli İdari İşler Uzmanı olarak görevime devam etmekteyim. Günümüzde değişime istekli, yaratıcı ve girişimci bir ruha sahip olan ekiplerle bir arada olmak önem arz ediyor. Nordex Türkiye ekibimizin de bu yapıda olması benim için çok kıymetli. Öte yandan, çalışanlarımızın deneyimi, iş yapma kalitesi ve sorunları kolay çözebilme kabiliyetleri işimizi doğru yapabilmemiz açısından beni de motive ediyor. Genç ve dinamik bir ekiple çalışıyor olmanın mutluluğu tarif edilemez.  

Hepimizin bildiği gibi kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların çevreye saldığı gazlar sebebiyle dünyamız ciddi bir tehdit altındadır. Bu enerji kaynakları iklim değişikliğinde başrolü oynuyor. İklim eylem planlarında ise rüzgardan üretilen enerjinin bu tehdit karşısında duran en güçlü enerji üretim biçimi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla daha temiz ve çevreci enerji kaynaklarından biri olan rüzgar enerjisi sektöründe yer almaktan ve bu plana profesyonel yaşantım anlamında katkı sağlamaktan ötürü çok mutluyum. Evimize, yakınlarımıza, dünyaya ve gelecek nesillere hizmet ediyor ve bu felsefeyi korumaya çalışıyor olmamız, beni ayrıca daha da memnun ediyor. 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme lisans ve Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi yüksek lisans mezunuyum. Sigorta ve perakende sektörlerinde satış ve insan kaynakları departmanlarında çalıştım. 2016 senesinde Nordex Türkiye İzmir ofisinde Servis İdari İşler Uzmanı olarak başladığım görevime, Satın Alma ve İdari İşler uzmanı olarak 2018 yılından bu yana İstanbul ofisimizde devam etmekteyim.

Nordex Türkiye ile ilgili ilk vurgulayacağım, inovatif düşüncenin, fikirlerin destekleniyor oluşudur. En başta teknisyenlerimizin deneyimi, iş yapma kalitesi ve sorunlara bu perspektifteki çözümsel katkıları desteklenmektedir.  İlişkiler açısından özetlersem içselleştirdiğimiz sloganımız ise “Biz bir aileyiz”. Yenilenebilir enerji sektöründe olmaktan mutluyum elbette daha önemlisi kendi evimize, yerküreye ve tüm unsurlarına hizmet ediyor ve korumaya çalışıyoruz. Çalıştığımız sektörün, sera gazlarının zararlı etkilerinin azaltması, ulusal enerji güvenliği, alt-üst sosyoekonomik bölgeler arasındaki uçurumun adil bir seviyeye getirilmesi konularına katkısı olabilmektedir. Fütürist bakış açısıyla diğer gezegenlerin keşfi ve koloni fikrinin tartışıldığı çağımızda, yenilenebilir enerji alanlarındaki bilimsel ilerlemelerin seviyesi hem dünyamıza hem de geleceğimize ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Beykent Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunuyum. Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümüne devam etmekteyim. 2015 yılında katıldığım Nordex Türkiye’de Bilgi İşlem Uzmanı olarak görev almaktayım. Kurum bünyesinde bilgi işlem faaliyetleri konusunda bütün departmanlara destek vermekteyim. Nordex Türkiye olarak her geçen yıl gelişen bilgi işlem konusundaki teknolojik yenilikleri takip edip, kendimizi yenileyerek, departmanımızı Nordex Türkiye ekibimizin daha verimli çalışması konusunda her türlü desteği vererek güçlendirmekteyiz.

Yenilenebilir enerjiye olan taleplerin artmasıyla birlikte, fosil yakıtların çevreye verdiği zararı, atık gazları, fosil yakıtları ve nükleer enerjinin kullanım risklerini de gün geçtikçe azaltıyor. Nordex Türkiye’nin rüzgar enerji alanında faaliyet göstererek doğaya ve çevreye duyarlı olması sebebiyle Nordex Türkiye’de çalışmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. 

İstanbul ofisi ekip üyelerini tanıdıktan sonra şimdi büyüyen ve gelişen alt yapısıyla, içinde “Nordex Academy Türkiye” teknik eğitim merkezinin de yer aldığı ve 2021 yılında faaliyetlerine yeni binasında devam edecek olan İzmir yönetim ve ofis destek ekip üyelerini tanıyalım.

İzmir Özel Türk Koleji’nden mezun olduktan sonra 9 Eylül Üniversitesi Fransız Dili ve Eğitimi bölümünde lisansımı tamamladım. Mezuniyetimin ardından devlet okulunda sözleşmeli Türkçe ve İngilizce öğretmeni olarak göreve başlayıp, akabinde sekiz yıla yakın bir süre bankacılık sektöründe üst düzey yönetici asistanı olarak çalıştıktan sonra enerji sektörüne geçiş yaptım ve Nordex Türkiye ailesinin bir üyesi oldum. 2016 yılında Servis Departman Asistanı olarak başladığım görevime, bir yıldır ofis yöneticisi olarak devam etmekteyim. Tüm Servis departmanındaki çalışanlarımızın ofis içi ve dışı genel işleyişin takibi gibi yoğun ve geniş bir yelpazenin yöneticiliğini yapıyorum.

Nordex’te çalışmanın en güzel yanı gelişime, eğitime önem veren ve size destek olan yöneticiler ve ekipler ile çalışıyor olmak. Çözüm odaklı ekibinin her daim yanında olan yöneticilerimiz sayesinde bir aile ortamını burada yaşattığımıza inanıyorum. Firmamızın, çevre dostu ve doğaya saygılı olduğunu söyleyebilirim. Doğadan aldığımız gücü doğaya zarar vermeden kaynağa dönüştürüyoruz. Bugün dünyanın en büyük sorunlarından biri doğanın tahrip edilmesi kirlilik ve küresel ısınmadan dolayı gerçekleşen sorunlar. Biz geleceğine sahip çıkan, gelecekte yaşanabilir bir dünya bırakmaya çalışan, geçmişten aldığımız emaneti geleceğe çok daha iyi şartlarda teslim etmek için çabalayan bir firmayız. Böyle bir firmada çalışıyor olmak son derece gurur verici.

Kadir Has Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümünden 2018 yılında mezun oldum. Stajlarımı finans, araştırma, iş geliştirme ve enerji alında yaptıktan sonra, 2019’un Aralık ayında Nordex Türkiye İzmir ofisinde İdari İşler bölümünde çalışmaya başladım. Aynı zamanda İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans eğitimine devam etmekteyim. Nordex Türkiye İzmir ofisinin Servis İdari İşler sorumlusu olarak ofis içi ve dış sahalarla ilgili genel işleyişin takibini yaparak, operasyonel işlemlerinin organizasyonuna destek vermekteyim.

Benim için Nordex’te çalışıyor olmanın en güzel yanlarından biri, enerji sistemleri mühendisi olarak yenilebilir enerji ve enerji verimliliği alanında almış olduğum akademik eğitimimi, Nordex sayesinde pratiğe dönüştürme fırsatı yakalayabilmiş olmak. 

Nordex’in rüzgar enerjisi sektörünün sağladığı yenilenebilir enerji ile gelecek nesillere daha temiz ve sürdürülebilir bir çevre bırakacağımıza inanıyorum.

Nordex Türkiye yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyeleri olarak Rüzgar Enerji Dergisi’ne böyle bir röportaj imkânı vermesinden dolayı teşekkür ederiz. Gelecek nesiller ve dünyamız için yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji alanındaki faaliyetlerine olan talep ve yatırımların artmasına destek vermeye devam edeceğiz.

 

Devamını oku

Bağımsız Servis Sağlayıcıları

Rüzgar enerjisi santrallerinde atık yönetim süreçleri

Yayın tarihi:

-

Çevre ve atık bilinci bir bireyin ve bir işletmenin anayasası olmalı; olmazsa olmaz prensibi ile yaşamak gibi. Dünyamız bir tane sonuçta, onun korunmaya ihtiyacı var. Bir tane olan ve alternatifi bulunmayanın can suyuna sürdürülebilir planların uygulanması sorumluluğu ile yaşamak. Sonuçta o bilinçten uzaklaştığımızda, hoyratça kullandığımız dünyamız bizlere; kasırga, deprem, yangın, sel ve virüs üretmiş oluyor.

Konusu çevre ve dünya olan onlarca makale ve çalışma yayınlanmıştır. Sürekli yenileri de eklenmektedir. Bizlerde bu bağlamda 2010 yılında çalışma hayatımıza başladığımızda, merkezinde çevre olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yeterliliğe sahip firmamızı kurarken; önce birey olarak bizlerin, sonra işletmemizin ve devamında bizden hizmet satın alan işletmelerin çevreye duyarlı olmalarını sağlamayı ilke edindik.

Atık yönetimi yaptığımız yıllar içerisinde elde ettiğimiz tecrübelerimizi son yıllarda yatırımları artan rüzgâr enerjisi santrallerinin ihtiyaçlarının tespiti ile yoğunlaşarak çözüm ortaklığı kurmaya başladık.

Bakım sonrası oluşan tehlikeli & tehlikesiz atıkların yönetimi, sevkiyat, bertaraf ve geri dönüşüm, kanat scrap, çevre danışmanlığı ve kurulum süreçlerinde oluşan atıklar için proje bazlı talepler doğrultusunda hizmet vermekteyiz.

Enerji kazanım için kurulan RES’ler rüzgâr merkezli olduğu için yüksek tepelere veya dağlara kurulmaktadır.

Haliyle atık yönetim hizmeti verilecek işletmelerde atık miktarlarının azlığı, ulaşım problemlerinin olması hem zaman maliyeti hem de bertaraf nakliye maliyetleri doğurmaktadır.

Tüm hizmetler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan almış bulunduğumuz yeterliliklerle ve yeterliliği olan lisanslı araç, yeterlilik almış ekip ve yine yeterliliği bulunan bertaraf ve geri dönüşüm firmaları ile işlemler yasal çerçevede gerçekleşmektedir. 

Hizmet verdiğimiz işletmeler danışmanlık sürecimizde ise, atığın stoklandığı alanların ıslahı mevzuata uygun yapımın sağlanması, atığın yerinde azaltılması eğitimi ve yasal zorunlukların AYP (Atık Yönetim Planlarının) düzenlemesi hizmeti ile sorunsuz atık yönetim sürdürmekteyiz.

Şirket politikamız gereği hızla büyüyen RES enerji sektörünün tüm ihtiyaçlarını tesit etmek ve yeterliklerimiz ile çözüm ortaklıklarımızı arttırmayı hedeflemekteyiz.

Referanslarımız: Nordex Enerji AŞ, Siemens Gamesa AŞ, Enerjisa AŞ, İltek Enerji AŞ, Dost Enerji, Enercon AŞ, General Elektrik.

Çevre izin süreçleri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan lisanslı firmamız yaklaşık on yıldır ülke genelinde 650’ye yakın firmaya;  

  • Atık yönetimi,
  • Çevre danışmanlık hizmeti,
  • TMGD (Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ege Bölgesi) eğitim ve danışmanlık   hizmetleri vermektedir.                       

Kadromuzda; 5 TMGD, 8 Çevre Mühendisi, 1 Kimya Yüksek Mühendisi, 1 Biyolog, 1 Maden Mühendisi ve ayrıca konusunda uzman 4 idari personel mevcuttur.

Hizmetlerimiz sırası ile;

  • Tüm atıkların yönetimi (toplanması-taşınması-geri kazanımı-bertaraf). Atığın miktarına ve lokasyonuna bakılmaksızın, yasal mevzuatlar uygulanarak geri dönüşüm ve bertaraf firmalarımıza ulaşması sağlanmaktadır. Atık sevk, lojistik hizmetini bünyemizdeki firmamız ile yeterli altyapıya sahip mevzuata uygun lisanslı, kendi ekip ve araçlarımızla yürütmekteyiz. 
  • Çevre Danışmanlık Hizmetleri. (21.11.2008 Tarih ve 27061 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği madde 6 (ğ) bendi) 
  • TMGD Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı, TMGD Eğitim ve Danışmanlık hizmeti (Ege Bölgesi yeterliliği ile).
  • Lisanslandırma çalışmaları (Her türlü geri kazanım, bertaraf, taşıma ve ara depolama lisansları).
  • Güvenlik bilgi formu düzenlemesi (MSDS Belgesi hazırlanması).
  • Atık stok alanı düzenleme – atıklara kaynağında çözüm üretme.
  • Yakıt tankı temizliği.
  • Arıtma tesisi kurma ve çalıştırma 
  • Laboratuvar kurulumu 
  • Çevresel etki kirlilik sigortası 
  • Âtıl durumdaki fabrikaların sökümü 
  • Çeşitli kurumlardan belgelendirme takibi (lisans-izin-ruhsat-emisyon-deşarj-kapasite raporu-ÇED vb.) 
  • ISO Belgelendirmesi (9001, 18001, 24001) 
  • Bilumum ölçüm (koku-gürültü-baca gazı-atık kategori tayini vs.) hizmetleri vermekteyiz.

Rüzgâr Enerji Santrallerine hangi hizmetleri sunuyoruz

  1. RES işletmesinin çevre bilgi sistemine kaydını sağılıyoruz, oluşan atıkların MOTAT sistemi üzerinden atık gönderimleri ile yıl sonu yapılacak TABS (atık beyan sistemi) veri girişlerinin ve faaliyet boyunca oluşacak atıkların mevzuatlar doğrultusunda gönderilebilmesinin alt yapısını oluşturuyoruz.
  2. Proje sahasına montaj aşamasında geçici atık stok alanları kurarak oluşan tüm tehlikeli ve tehlikesiz atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı tesissilerimize sevkini gerçekleştiriyoruz.
  3. Kurulum tamamlandıktan sonra kalıcı atık stok alanın Atık Yönetimi Yönetmeliği gereği kriterlere uygun halde yapılması uygun tabelaların asılmasını ve hazırlanması sürecinde işletmeyle bilgi paylaşımında bulunuyoruz.
  4. İşletme faaliyete geçip enerji üretimine başladıktan sonra, bakımlarda ve arızalarda oluşan tehlikeli ve tehlikesiz atıkların bertaraf veya geri dönüşüm tesislerine, öncesinden oluşturduğumuz MOTAT kayıtları ile atık sevklerinin yapılmasını sağlıyoruz.
  5. Faaliyet süresinde oluşabilecek doğa olayları ile rüzgâr gülü kanatlarının gördüğü hasarlar sonucunda, kanatların yenisi ile değiştirildiğinde, sahada kalan hasarlı kanatların Scrap sürecini; kesilerek küçük parçalar halinde araçlara yüklenmesini ve lisanslı geri dönüşüm bertaraf tesisine sevkini gerçekleştiriyoruz.
  6. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yeterliliğimiz ile düzenli atık yönetimi ve çevre danışmanlık hizmeti alan RES işletmelerimiz ile sözleşmeler yapıyoruz. 

Çevre danışmanlığı hizmet süresince;

a) Atık yönetimini,

  1. Atık stok alanının kriterlere uygun revizyonu ve kurulumu
  2. Atıkların yerinde ayrıştırılması ve stoklanmasının sağlanması (değerli atıkların geri dönüşme gönderilerek elde edilecek gelirin, bertaraf edilecek atıklar için atık yönetimi bütçesine katkı sağlanması)
  3. Bakım onarım sonrası oluşan atıkların lisanslı araçlar ile lisanslı geri dönüşüm ve bertaraf işletmelerine sevk edilmesi.

b)   Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtların oluşturulmasını,

  1. Çevre bilgi sistemi kayıtlarının tamamlanması
  2. Atık gönderimlerinin yıllık TABS (atık beyanlarının veri girişlerinin) sağlanması)
  3. AYP (atık yönetim planlarının) sürecindeki atık stok alnın kriterlere uygun hazırlanması ve atık gönderim raporlarının hazırlanması ile onaylanması
  4. Çevre İzin muafiyetlerinin alınması
  5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetimlerinde işletmede bulunarak süreçte gerekli tüm belge ve bilgilerin aktarılmasının sağlanmasını.

Yılmaz Başak, İzmir Yeni Çevre

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com