Rüzgar Enerjisi Dergisi’nden Selda Kul’un sorularını, Ender Özatay yanıtladı. Rüzgar enerjisi sektöründe Türkiye’nin konumu, yatırım dinamikleri ve üretim gücü giderek daha fazla tartışılıyor. Bu kapsamda, Nordex Enerji A.Ş. Türkiye ve Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ender Özatay ile Türkiye pazarının stratejik rolünü, yatırım ortamını ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri konuştuk.
- Türkiye, Nordex organizasyonu içinde nasıl konumlanıyor?
- Türkiye’yi diğer bölge pazarlarından ayıran temel fark ne?
- Türkiye gerçekten “riskli bir pazar” mı?
- Finansman tarafında türbin seçimi nasıl bir rol oynuyor?
- Artan türbin boyutları maliyetleri nasıl etkiliyor?
- YEKA projelerinin sektöre etkisi ne olacak?
- Yeni türbin platformu (N175) ile strateji ne?
- Türkiye’de yerelleşme stratejiniz nasıl ilerliyor?
- Pazar payı tarafında nasıl bir tablo var?
- Tedarik zinciri riskleri bugün ne durumda?
- Servis (O&M) iş modelinin geleceği nasıl?
- Hibrit ve depolama projelerinde Nordex’in rolü ne olacak?
- Rekabette sizi farklılaştıran temel unsur ne?
- Önümüzdeki 5 yıl için Türkiye pazarı beklentiniz nedir?
- Yatırımcılara vermek istediğiniz mesaj nedir?
- Kârlılık tarafında tablo nasıl?
Türkiye, Nordex organizasyonu içinde nasıl konumlanıyor?
Türkiye, Nordex grup içerisinde son derece belirgin ve güçlü bir konuma sahip. Bunun iki temel nedeni var. İlki, Nordex’in uzun yıllardır pazar lideri olduğu ve bu liderliği koruyarak payını artırdığı bir ülke olması.
İkincisi ise, iş hacmi açısından Türkiye’nin Almanya’dan sonra en büyük ikinci ülke konumunda bulunması. Bu iki unsur birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin grup içindeki ağırlığı oldukça net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Türkiye’yi diğer bölge pazarlarından ayıran temel fark ne?
Türkiye’yi Orta Doğu ve Orta Asya ile karşılaştırdığımızda, iş yapış biçimi açısından çok daha “Avrupalı” bir yapı görüyoruz.
Yatırımcı profili, türbin tercihleri ve işletme yaklaşımı Avrupa ile büyük ölçüde örtüşüyor. Bu durum Türkiye’yi, çevre coğrafyalardan belirgin şekilde ayrıştırıyor.
Türkiye gerçekten “riskli bir pazar” mı?
Biz Türkiye’yi riskli bir ülke olarak tanımlamıyoruz. Risk dediğimiz kavram zaten global bir gerçeklik.
Önemli olan, hangi pazarda olursanız olun ölçülebilir risk almak. Biz tüm kararlarımızı bu prensip üzerine kuruyoruz. Türkiye’de yaptığımız da bundan farklı değil.

Finansman tarafında türbin seçimi nasıl bir rol oynuyor?
Bugün artık denge değişmiş durumda. Eskiden türbin seçimi finansmanı etkilerdi, şimdi finansmana erişim türbin seçimini belirliyor.
Türkiye’de finansmana ulaşmak kolay değil. Bu nedenle yatırımcılar, finansmana daha hızlı ve uygun koşullarda erişim sağlayabilecekleri üreticileri tercih ediyor.
Nordex olarak biz bu noktada yatırımcılara daha fazla alternatif sunabilen bir yapı oluşturduk.
Artan türbin boyutları maliyetleri nasıl etkiliyor?
Türbin boyutlarının büyümesi özellikle servis tarafında önemli avantaj sağladı.
Yatırımcılar maliyetleri türbin başına değil, megawatt başına değerlendiriyor. Türbin büyüklüğü artarken bakım maliyetleri aynı oranda yükselmedi. Bu da megawatt başına maliyetlerin düşmesini sağladı.
Buna ek olarak, filo büyüklüğü arttıkça maliyet optimizasyonu daha da mümkün hale geliyor.
YEKA projelerinin sektöre etkisi ne olacak?
YEKA projeleri hem sektör hem de ülke açısından son derece kritik.
1 GW’ın üzerinde yeni kapasite devreye giriyor. Bu yalnızca enerji güvenliği açısından değil, aynı zamanda sanayi ve istihdam açısından da önemli bir katkı sağlıyor.
Nordex olarak bu kapsamda Türkiye’de ciddi yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Sene sonu itibarıyle 600 olan çalışan sayımız 1700’e ulaşacak.

Yeni türbin platformu (N175) ile strateji ne?
YEKA 5 kapsamında yatırımcılara N175 platformunu sunduk.
Burada önemli olan nokta şu: Bu bir plan değil, sahaya inmiş bir gerçeklik. Deneme üretimleri başladı. YEKA 4’te elde ettiğimiz deneyimi bu platforma taşıdık.
Bu nedenle oldukça güçlü bir performans bekliyoruz.
Türkiye’de yerelleşme stratejiniz nasıl ilerliyor?
Türkiye bizim için yalnızca bir satış pazarı değil, aynı zamanda üretim ve ihracat üssü.
Kanat üretimi için Menemen’de 120 bin metrekarelik bir yatırımımız bulunuyor. Bunun yanı sıra Aliağa’daki tesisimizin inşaatı devam ediyor.
2024 yılında 800 milyon euroyu aşan ihracat gerçekleştirdik. Bu da Türkiye’nin üretim gücünü net şekilde ortaya koyuyor.

Pazar payı tarafında nasıl bir tablo var?
Türkiye’de pazar payımız yüzde 34’ün üzerine çıktı.
Daha dikkat çekici olan ise şu: İnşa halindeki projelerde bu oran yüzde 60 seviyesine ulaşmış durumda.
Bu da yatırımcı güveninin somut bir göstergesi.
Tedarik zinciri riskleri bugün ne durumda?
Pandemi ve jeopolitik gelişmeler, tedarik zincirinin ne kadar kritik olduğunu gösterdi.
Biz bu süreçte tek bir kaynağa bağımlı olmamak gerektiğini net şekilde gördük. Üretim ve tedariki farklı coğrafyalara yayarak riski dağıtıyoruz.
Türkiye, Çin, Hindistan, Avrupa ve Amerika’daki üretim yapımız bu stratejinin bir sonucu.
Servis (O&M) iş modelinin geleceği nasıl?
Oldukça güçlü.
Yatırımcılarla genellikle 10 yıllık, hatta 20 yıla kadar uzanan servis anlaşmaları yapıyoruz.
Bugün 1300’ün üzerinde türbine hizmet veriyoruz ve bu sayı hızla artıyor. Servis kalitesi, yeni satışların da önemli bir tetikleyicisi haline gelmiş durumda.
Hibrit ve depolama projelerinde Nordex’in rolü ne olacak?
Burada kilit konu finansman.
Yatırımcılar artık sadece türbin değil, depolama, altyapı ve inşaat dahil bütünleşik bir finansman paketi talep ediyor.
Biz de bu kapsamda komple çözüm sunabilecek bir yapıya geçtik.
Rekabette sizi farklılaştıran temel unsur ne?
Özel bir “farklılaşma stratejimiz” yok.
Biz sadece müşteri odaklı çalışıyoruz. Tüm kararlarımızı müşterinin ihtiyacına göre şekillendiriyoruz.
Bugün sahada kurulan her 10 türbinden 6’sının Nordex olması, bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gösteriyor.
Önümüzdeki 5 yıl için Türkiye pazarı beklentiniz nedir?
Türkiye’nin kurulu gücü 15–16 GW seviyesinde.
Biz bunun 25 GW’a ulaşacağını öngörüyoruz. Bu da yıllık ortalama 2 GW kurulum anlamına geliyor.
Gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef.
Yatırımcılara vermek istediğiniz mesaj nedir?
Yapılan yatırımlar kısa vadeli değil.
Bir türbin, 25–30 yıl boyunca çalışacak bir sistem. Bu nedenle yatırım kararları yalnızca bugünü değil, uzun vadeli performansı dikkate almalı.
Burada odak noktası maliyet değil, sürdürülebilir performans olmalı.
Kârlılık tarafında tablo nasıl?
Nordex Group halka açık bir şirket olduğu için tüm veriler şeffaf.
2025 yılı hem Türkiye’de hem globalde güçlü bir yıl oldu. Hem satış hacmi hem de kârlılık tarafında artış söz konusu.
Rüzgar Enerjisi Dergisi olarak değerli katkıları için Ender Özatay’a teşekkür ederiz.
Bu ürün için size geri dönüş yapalım
Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.


