Kuzey Broker perspektifiyle rüzgar enerjisi yatırımlarında sigorta ve risk yönetimi

Mesut Kul
2 Görüntüleme
8 Min. Okuma
Kuzey Broker Başkan Yardımcısı Veli Bilgihan Yaşacan

Bu kapsamda, MONETA Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Mesut Kul’un gerçekleştirdiği özel röportajda, Kuzey Broker Başkan Yardımcısı Veli Bilgihan Yaşacan ile rüzgar enerjisi projelerinde sigorta yaklaşımını, risk yönetimini ve piyasa dinamiklerini ele aldık.

Enerji ve mühendislik alanında 2002 yılından bu yana aktif olan, kariyerinde Gama Power Systems ve Siemens Wind Power deneyimleri bulunan Yaşacan, sektöre hem teknik hem de sigortacılık perspektifinden bakabilen nadir isimlerden biri. Bu da röportajı “teorik değil, sahaya dokunan” bir noktaya taşıyor.

Kuzey Broker olarak rüzgar enerjisi projelerinde nasıl bir rol üstleniyorsunuz? Bu alanda sunduğunuz çözümleri nasıl özetlersiniz?

Kuzey Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş (Kuzey Broker), ağırlıklı olarak enerji, mühendislik ve denizcilik sigortaları alanında uzmanlaşmış bir brokerlik firmasıdır. Portföyümüzde onlarca rüzgar enerji santrali, farklı enerji tesisleri, enerji sektörüne hizmet veren fabrikalar, YİD otoyol ve köprü projeleri ile yüzlerce ticari gemi yer almaktadır.

Yaklaşık 11 milyar USD büyüklüğünde bir risk portföyüne, yerli ve yabancı sigorta ve reasürans piyasalarından teminat çözümleri üretmekteyiz.

Enerji projelerinde lisanslama aşamasından başlayarak inşaat, montaj, nakliyat ve işletme dönemine kadar yatırımcının yanında konumlanıyoruz. Sigorta süreçleri, türbin tedarik ve inşaat sözleşmeleri ile doğrudan ilişkili olduğu için yatırımcılarımıza sözleşme müzakerelerinde teknik, hukuki ve ticari destek de sağlıyoruz.

Enerji sektöründeki geçmiş tecrübemiz, yatırımcı ihtiyaçlarını daha doğru analiz etmemize imkân tanıyor.

Türkiye’de rüzgar enerjisi yatırımları büyürken sigorta tarafında en çok hangi ihtiyaçlar öne çıkıyor?

Sigorta şirketleri, bir enerji yatırımını teminat altına alabilmek için tüm riskleri detaylı şekilde analiz etmek zorundadır. Bu nedenle sigortacılar, yatırımcının uzun vadeli paydaşlarından biridir.

Kuzey Broker olarak sahanın coğrafi konumundan türbin marka ve modeline, bakım sözleşmelerinden tedarikçi yapısına kadar tüm unsurları sigortalanabilirlik açısından değerlendiriyoruz.

Yatırım sürecinde tecrübeli ve güvenilir tedarikçilerle çalışılması, ilerleyen aşamalarda sigorta teminatının sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır.

Bir rüzgar enerjisi projesinde, kurulumdan işletmeye kadar en kritik riskler sizce neler?

En kritik konulardan biri doğru mikrositing ve türbin seçimidir. Bunun ardından elektrik sistemleri tasarımı ile temel ve yol tasarımları (özellikle dağlık bölgelerde) gelmektedir.

Sigortacılık açısından bu parametrelerin tamamı, prim seviyeleri ve muafiyet yapısını doğrudan etkileyen unsurlardır.

İşletme aşamasında ise en büyük riskin yıldırım kaynaklı hasarlar olduğu söylenebilir.

Türbin, altyapı ve şebeke bağlantısı gibi başlıklarda sigorta kapsamı nasıl şekilleniyor?

Rüzgar enerji santrallerinde işletme döneminde sigorta yapısı ağırlıklı olarak yangın, makine kırılması ve kar kaybı teminatları üzerine kurgulanmaktadır. Kurulum aşamasında ise inşaat ve montaj sigortaları öne çıkar.

Türbin ekipmanları kapsamında mekanik arızalar, üretim ve montaj hataları, doğal afetler ile yangın gibi riskler teminat altına alınır. Bu noktada üretici garanti kapsamı ile sigorta teminatının çakışmaması dikkatle planlanmalıdır.

Altyapı (Balance of Plant) tarafında temeller, yollar, trafo merkezleri, kablolama ve SCADA sistemleri kapsama dahil edilir. İnşaat hataları, doğal afetler, yangın ve kablo hasarları başlıca risklerdir.

Şebeke bağlantısı ise üçüncü taraflarla ilişkili olması nedeniyle daha karmaşık bir yapıdadır. Üretim kaybı, bağlantı ekipmanı hasarları ve geri besleme kaynaklı zararlar bu kapsamda değerlendirilir.

Ayrıca iş durması (Business Interruption) ve gecikmeye bağlı gelir kaybı (Delay in Start-Up – DSU) teminatları da proje finansalları açısından önemli rol oynar.

Pratikte bu yapıların tamamı entegre sigorta paketleri şeklinde kurgulanmaktadır.

Offshore ve onshore projeler arasında risk yönetimi açısından belirgin farklar var mı?

Offshore ve onshore projeler temelde farklı konseptlerdir ve aralarında sınırlı benzerlik bulunur. Offshore projeler çok daha kompleks yapılardır ve planlama ile inşaat süreçleri uzun vadeye yayılır.

Deniz montaj ekipmanları, temel yapıları ve deniz altı kablolama sistemleri nedeniyle risk profili daha yüksektir.

Türkiye’de offshore yatırımların devreye girmesi durumunda, Kuzey Broker olarak enerji ve denizcilik alanındaki bilgi birikimimizle bu projelere kapsamlı hizmet sunabilecek durumdayız.

Türkiye’deki sigorta kapasitesi ile uluslararası piyasalar arasında nasıl bir fark görüyorsunuz?

Uluslararası piyasalara kıyasla Türkiye’de teminat derinliği daha sınırlıdır. Ancak son on yılda reasürans tarafında önemli bir gelişim yaşanmıştır.

Milli Reasürans A.Ş’nin yanı sıra Türk Re, Türk Katılım Re ve VHV Re gibi oyuncuların devreye girmesiyle piyasadaki kapasite artmıştır.

Büyük ölçekli rüzgar projelerinde reasürans erişimi ne kadar belirleyici oluyor?

Reasürans, büyük ölçekli rüzgar projelerinde kritik bir rol oynar. Yüksek teminat ihtiyaçlarında, yurtiçi piyasaların yetersiz kaldığı durumlarda devreye girerek sigorta kapasitesini artırır.

Bu sayede büyük ölçekli projelerin sigortalanması daha sürdürülebilir hale gelir.

Hasar yönetimi tarafında en sık karşılaşılan senaryolar neler?

Rüzgar enerji santrallerinde en sık karşılaşılan hasar türü yıldırım kaynaklı hasarlardır.

Bu risk çoğu zaman türbin servis anlaşmaları kapsamında yer almadığı için sigorta teminatı kritik bir rol üstlenir. Yatırımcıların yıldırım algılama sistemleri kullanarak bu riski minimize etmeleri faydalı olacaktır.

Bu süreçlerde yatırımcıların en sık yaptığı hatalar neler oluyor?

Sigorta teminatlarının uzman bir broker veya danışman olmadan yönetilmesi önemli hatalara yol açabilmektedir.

Yatırımcılar genellikle servis anlaşması ve sigorta poliçesi arasındaki boşlukları doğru analiz edememektedir. Bu boşlukların sigorta teminatı ile kapatılması kritik önemdedir.

Ekibinizin mühendislik geçmişe sahip olması nasıl bir fark yaratıyor?

Mühendislik altyapısına sahip bir ekip olarak yatırımcı ve sigorta şirketleri arasında ortak bir dil kurabiliyoruz.

Bu durum hem teminat yapısının daha doğru oluşturulmasını hem de hasar süreçlerinin daha sağlıklı yönetilmesini sağlıyor.

Sigorta planlaması proje geliştirme aşamasında mı başlamalı?

Sigorta planlaması projenin en başından itibaren ele alınmalıdır.

Kuzey Broker olarak hem danışmanlık hem brokerlik hizmeti sunduğumuz projelerde tüm süreç boyunca aktif rol alıyoruz. Bu yaklaşım, proje paydaşları arasında güven oluşturmakta ve süreçlerin daha verimli ilerlemesini sağlamaktadır.

Türkiye rüzgar enerjisi pazarının gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’deki rüzgar enerjisi yatırımcılarının oldukça bilinçli olduğu kanaatindeyim. Son 30 yılda sektör paydaşlarının bilgi seviyesi önemli ölçüde artmıştır.

Bu süreçte TÜREB ve DÜRED gibi sektör kuruluşlarının katkısı büyüktür.

Önümüzdeki dönemde sektörün yeni yatırım ve işletme modelleri ile gelişimini sürdüreceğini düşünüyorum.

Önümüzdeki yıllarda sigorta tarafında nasıl bir değişim bekliyorsunuz?

Sigorta sektörü, küresel politik, ekonomik ve iklimsel gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir.

Örneğin geçmişte Süveyş Kanalı’nda yaşanan olaylar global sigorta primlerini etkilemiştir. Benzer şekilde jeopolitik gelişmeler de fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaktadır.

Buna rağmen piyasanın, ekonomik büyüme ile birlikte dengeli şekilde gelişimini sürdüreceğini düşünüyorum.

Yabancı yatırımcılar açısından sigorta ve risk yönetimi ne kadar belirleyici?

Projelerin sigortalanabilir olması ve uluslararası reasürans şirketlerinin plasman yapısında yer alması, yabancı yatırımcılar açısından güven artırıcı bir unsurdur.

Sigorta teminatının sağlanamadığı pazarlarda yatırım kararları daha zor alınmaktadır.

Son olarak yatırımcılara vermek istediğiniz temel mesaj nedir?

Rüzgar enerjisi yatırımcılarının, mali müşavir ve hukuk danışmanı gibi, uzun vadeli çalışacakları bir sigorta brokeri ile iş birliği kurmaları önemlidir.

Ayrıca yatırım sonrasında sahaların bakım ve verimlilik süreçlerine odaklanılması gerekir. Doğru bakım yapılan sahalarda hem prim seviyeleri daha düşük olmakta hem de daha geniş kapsamlı teminatlar sağlanabilmektedir.

Hızlı teklif

Bu ürün için size geri dönüş yapalım

Teknik detay, fiyat bilgisi veya teklif talebiniz için formu doldurun. Talebiniz doğrudan ilgili ekibe iletilir.

Talep türü:
✓ 24 saat içinde geri dönüş
✓ Doğrudan ilgili ekibe iletilir
✓ Ücretsiz bilgi talebi
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış