Connect with us

Rüzgar Santralleri

Innogy, Polonya’da Nordex türbinleriyle inşaata başladı

Yayın tarihi:

-

Zukowice’de 33 megawattlık rüzgar santrali

Nordex Grubu’nun stratejik ortağı Innogy SE, bu hafta Polonya’da Zukowice’de onshore rüzgar santralinin inşaat işlerine başlıyor. Zukowice projesi, Aşağı Sliesia’da, Kasım 2018’de Polonya’nın ilk onshore rüzgar enerjisi ihalesini kazanmıştı.  Proje şimdi ilk siparişini alacak duruma geldi. Projede, Nordex Grubu tarafından üretilen (on N131/3000  ve bir  11 N117/3000.) türbin kurulacak. Nordex Grubu ve innogy, Avrupa ve ABD’deki yeni onshore projelerinde  gelecekte hayli rekabetçi bir hale gelecek piyasada en uygun şekilde büyümek amacıyla birlikte çalışıyorlar. Zukowice rüzgar santralinin piyasaya 2020’de enerji satması öngörülüyor.

innogy SE Yenilenebilir İşletme Şef Sorumlusu Hans Büting şunları dile getiriyor: “Dört yıldan sonra, Polonya’da nihayet yeni türbinler kurabiliyoruz. Geçen Kasım yapılan ve bizim için çok başarılı geçen ihale, rüzgar santralleri için çok sayıda mükemmel konum barındıran Polonya rüzgar piyasasını canlandırmak için önemli bir adımdı. Şimdi, ihalenin başarısının ardından rüzgar santrali inşası yükümlülüğümüzü yerine getirmekten memnunuz.  Bunun da çok kısa sürede gerçekleşebilmesi, Nordex Grubu ile yeni stratejik işbirliğimizin başarılı bir sonucudur.

Satış Şefi Ptaxi Landa : “Innogy ile olan stratejik ortaklığımızdaki son projeden mutluyuz. Özelleştirilmiş türbin tedariğimiz ve servis paketimiz, Innogy’nin Polonya’da çok rekabetli geçen 2018 ihalesini kazanmasına imkan tanıdı.”

Yenilenebilir enerjide Polonya piyasası

Rüzgar enerjisi, Polonya’da da en kapsamlı gelişmiş ve ilerlemiş yenilenebilir enerji teknolojisi durumunda. Polonya, 2020 itibariyle elektriğinin % 15’ini yenilenebilir enerjiden üretmeyi planlıyor. Polonya’da şu anda kurulu rüzgar türbinlerinin kapasitesi 6 gigawatta ulaşıyor.

Innogy’de yenilenebilir enerji

Enerji üretmek ve yenilenebilir kaynaklardan enerji elde etmek amacıyla santraller planlıyor, inşa ediyor ve işletiyoruz. Portfolyomuzun bir kısmını güneş ve biyokütle kadar rüzgar ve hidro enerji santralleri oluşturuyor. Şu anda, özellikle ana piyasamız Almanya’da olmak üzere, İngiltere, İspanya, Hollanda, Polonya ve İtalya’da güçlü bir şekilde temsiliyetimiz mevcut. Amacımız, kendi başımıza olsun, ortaklarla çalışarak olsun, yenilenebilir enerjiyi tüm dünyaya yaymak. Birlikte çalışmanın enerjide geçişi başarıya ulaştıracağına inanıyoruz. Innogy, Avrupa’da offshore ve onshore rüzgar enerjisinde önemli işleticilerden biri durumundadır. Rüzgar enerjisine ek olarak, şebeke ölçeğinde güneş enerjisi santralinde de büyümek istiyoruz. Çekirdek piyasalarımıza ek olarak, ABD, Avusturalya ve Kanada gibi yeni piyasalarda da etkiniz.

Polonya’da Innogy’nin rüzgar portfolyosu

Polonya, Innogy açısından önemli bir çekirdek piyasa. Firma, Polonya’da toplam kurulu enerji çıkışı 240 MW değerine ulaşan sekiz onshore rüzgar santralini işletiyor. Rüzgar santralleri dört bölgede konumlanmış durumda: Gdansk yakınlarında Nowy Staw, Poznan bölgesinde Opalenica, Batı Pomerenia’da Krzecin ve Tychowo. Suwalki, Piecki ve Taciewo rüzgar santralleri de, kuzeydoğu Polonya’da diğer santral Podlachia’nın yakınlarında bulunuyor.

Rüzgar Santralleri

FİBA Grubu’ndan 4 yeni RES yatırımı

Yayın tarihi:

-

FİBA Grubu’nun; Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul Çatalca’da toplam 220 milyon dolar yatırımla kurulan 4 yeni rüzgâr enerjisi santrali üretime başladı. Toplam 200 MW kurulu güce sahip 4 yeni RES ile Grubun kurulu gücü rüzgar enerjisinde 550 MW’a, yenilenebilir enerjide 580 MW’a çıkarak, grubu sektörün en büyüklerinden biri yapıyor. FİBA Grubu’nun Van’da kurduğu; 53,2 MW kapasiteye sahip santral, Türkiye’nin en yüksek rakımlı ve en doğusundaki rüzgar enerjisi santrali konumunda yer alıyor. FİBA Grubu, yeni yatırımlarıyla birlikte yıllık 563 bin hektar ormana eşdeğer karbon azaltımı yapacak. Türkiye’nin rüzgar haritasını çok iyi analiz ettiklerini ve Van’daki santralle Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline bugüne kadarki en büyük yatırımı yaptıklarını vurgulayan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan bu 4 projeyi, son dönemde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltan olumlu gelişmelerin bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.

FİBA Grubu, yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlarına 4 yeni rüzgar enerjisi santrali (RES) ekledi. Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul Çatalca’da kurulan yeni RES’ler üretime başladı. Yeni yatırımla birlikte FİBA Grubu’nun rüzgar enerjisindeki toplam kapasitesi 550 MW’a yükselecek. Toplam 55 türbinden oluşan 4 yeni rüzgar enerjisi santrali 2021’de tam kapasite çalışmaya geçtiğinde 200 MW güce ulaşacak.

FİBA Grubu’nun Van’da kurduğu; 53,2 MW güce sahip olacak santral, Türkiye’nin en yüksek rakımlı ve en doğusundaki rüzgar enerjisi santrali oldu.

“Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline en büyük yatırımı yaptık”

Türkiye’nin rüzgar haritasını çok iyi analiz ettiklerini ve 55 milyon dolar yatırımla Van’da kurdukları santralle Doğu Anadolu’nun rüzgar enerjisi potansiyeline bugüne kadarki en büyük yatırımı yaptıklarını  vurgulayan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin şunları ifade etti:

“Toplam 220 milyon dolar yatırımla hayata geçen ve ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan bu 4 projeyi, son dönemde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltan olumlu gelişmelerin bir parçası olarak görüyoruz. RES yatırımlarımızı enerji sektöründeki grup şirketimiz Fina Enerji yürütüyor. Önceliğimiz, yenilenebilir enerji projelerine ağırlık vermek ve bu alanda sektöre öncülük etmek. Yenilenebilir enerjinin en büyük avantajlarından biri, ülkemizin geniş rüzgar ve güneş potansiyelinden  yararlanma imkânı sağlaması. Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi üreticilerinden biri olma hedefiyle, ülkemizin enerjisini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi sürdüreceğiz.”

“Türkiye’nin en doğusundaki, en yüksekteki RES’ini Van’a kurduk”

Van’daki Bağlama RES’i 2021 yıl ortasına kadar tam kapasiteyle faaliyete geçirmeyi planladıklarını belirten Fina Enerji Genel Müdürü Koray Kıymaz şunları söyledi:

“Bağlama RES projesine başlarken çok cesur bir yatırım kararı verdik. Türkiye’nin en doğusundaki, en yüksekteki RES’ini Van’a kurduk. Bağlama RES; 53,2 MW kurulu gücü ile Doğu Anadolu’daki en yüksek kapasiteli rüzgar enerjisi projesi olacak. Tüm projelerimizi özverili bir çalışma ile hedef tarihimizden bir gün bile şaşmadan devreye almış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”

563 bin hektar ormana eşdeğer karbon azaltımı

Aynı anda devreye alınan dört projenin, karbon azaltımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Özyeğin şunları söyledi:

“Grubumuzun bugüne kadar toplam 350 MW kurulu güce sahip 10 rüzgar enerji santrali ve 30 MW kurulu güce sahip 5 güneş enerji santrali bulunuyordu. Toplam gücü 200 MW’ın üzerindeki yeni 4 rüzgar enerjisi santralimizle birlikte kurulu gücümüzü rüzgar enerjisinde 550 MW’a, yenilenebilir enerjide 580 MW’a çıkarmış olacağız. Bugüne kadar 154 türbin ile her yıl 685 bin ton karbon azaltımı yaptık. Yeni rüzgar enerjisi santrallerimiz tam kapasite çalıştığında karbon azaltımımız yıllık toplam 1 milyon 65 bin tona yükselecek. Bu da 563 bin hektar orman arazisinin karbon azaltım performansına denk gelecek.”

FİBA Grubu’nun projeleri tam kapasite çalıştığında Van’daki Bağlama RES 53,2 MW, Balıkesir’deki Pazarköy RES ise 45,6 MW, Yalova RES 53,2 MW, İstanbul’daki Tayakadın RES 51 MW kurulu güce sahip olacak.

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Nordex Türkiye’yi destekliyoruz!

Yayın tarihi:

-

Nordex Türkiye’nin arkasında güvenilir bir yönetim destek ve ofis yönetimi ekibi var. Dergimizin bu sayısında Nordex Türkiye, İstanbul ve İzmir yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyeleriyle kısa söyleşiler yaptık. Nordex Türkiye’deki bu yetkin ekibi yakından tanıma fırsatı bulduğumuz bu söyleşilerimizde ekibin Nordex’teki görevleri ve çalışma atmosferlerine bakış açılarını öğrendik. Bununla birlikte, Nordex çalışanlarının yenilenebilir enerji alanında çalışmakla ilgili duygularını ve çevre duyarlılıklarını kendilerinden dinledik. Gelin hep beraber Nordex Türkiye yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyelerini tanıyıp, neler söylediklerini okuyalım. Öncelikle Nordex Türkiye İstanbul ekibini tanıyalım.

Bilkent Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi bölümü mezunuyum. 2001 yılından beri yürüttüğüm aktif çalışma hayatımda turizm, tekstil, imalat, lojistik ve eğitim gibi farklı sektörlerde deneyim kazanma fırsatı buldum. 2014 yılından bu yana, yenilenebilir enerji sektörünün öncüsü olan Nordex Türkiye çatısı altında çalışmaktayım.  Yönetici Asistanı olarak başladığım görevime, bugün kurumsal iletişim ve pazarlama faaliyetlerinin koordinasyonunda destek vererek devam etmekteyim.  

Nordex Türkiye’ye ilk başladığım günden beri farkında olduğum gibi yenilenebilir enerji sektöründe çalışıyor olmak bambaşka bir tecrübe… Yaşadığımız dünya çok değerli. İnsan, doğa ve tüm canlılar bir arada yaşıyoruz. Ancak sanayileşme adına zaman zaman yapılan bilinçsiz yatırımlar, hızlı şehirleşme, doğal kaynakların yanlış kullanımı gibi unsurlar zaman içinde dünyamızın ekolojik dengesinin bozulmasına, küresel iklim değişikliğinin hızlanmasına neden oldu. Bu durum ülkelerin birçoğunu temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yöneltti. Böylelikle yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlar artmaya başladı. Ülkemizde ve dünyada temiz enerjiyi prensip edinen tesisler ve üretim alanları her geçen gün artıyor.

Nordex, globalde olduğu gibi çevreye duyarlılık gösteren, yenilenebilir enerjiye katkıda bulunan nadir firmalardan biri. Rüzgar enerjisinin en verimli kullanımına yönelik geliştirdiği teknolojik yenilikler, hümanist, konusunda tam donanımlı; bununla yetinmeyip eğitime, kendini geliştirmeye devam eden büyüyen ekiplerimiz sayesinde her geçen yıl rüzgar üretim gücümüz artıyor. Daha güçlü ve her koşula uyum sağlayabilen rüzgar türbinlerimiz sayesinde şirket olarak dünyaya ve gelecek nesillere iyi bir çevre bırakacağımıza inanıyorum.

 

Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümü mezunuyum. 2016 yılında çalışmaya başladım. Dört yıl kombine çevrim doğalgaz santrallerine, anahtar teslim su ve atıksu arıtma tesisi projeleri yürüten bir firmada proje mühendisi olarak çalıştıktan sonra Mart 2020’de Nordex Türkiye’de çalışmaya başladım. Yaklaşık 8 aydır da Nordex Türkiye bünyesinde Proje Departmanı asistanı olarak görev almaktayım.

Proje Departmanı olarak yoğun bir proje sürecinden geçiyoruz. Kısaca; bu süreçte proje ekibimizin ihtiyaç duyduğu her türlü operasyonel konuda destek olmaya çalışıyorum. Nordex, rüzgar enerjisi sektöründe Türkiye’de yıllardır lider ve dünya genelinde de liderliğini sürdürüyor. Rüzgar enerjisi sektöründe bu kadar deneyimli ve başarılı bir firmanın parçası olduğum için bu sektöre yeni adım atmış biri olarak kendimi şanslı hissediyorum. Doğal kaynakların hızla tükendiği ve dolayısıyla yenilenebilir enerjinin zorunluluk haline geldiği bir çağdayız. Ülkeler bu konuda bir an önce bir adım atmalı ve bilinçlenmeli. Bu amaçla şirketin hem farkındalık kazandırmak hem de iyileştirmeler yapmak adına önemli adımlar attığını düşünüyorum. Nordex Türkiye ekibinin bir parçası olarak buna katkı sağlamaktan oldukça mutluyum. 

Yaklaşık 28 yıldır Alman menşeili farklı firmalarda üretim, dış ticaret ve pazarlama alanlarında çalıştım. 2010 yılında katıldığım Nordex Türkiye çatısı altında çeşitli departmanlarda görev aldıktan sonra, hâlihazırda Kıdemli İdari İşler Uzmanı olarak görevime devam etmekteyim. Günümüzde değişime istekli, yaratıcı ve girişimci bir ruha sahip olan ekiplerle bir arada olmak önem arz ediyor. Nordex Türkiye ekibimizin de bu yapıda olması benim için çok kıymetli. Öte yandan, çalışanlarımızın deneyimi, iş yapma kalitesi ve sorunları kolay çözebilme kabiliyetleri işimizi doğru yapabilmemiz açısından beni de motive ediyor. Genç ve dinamik bir ekiple çalışıyor olmanın mutluluğu tarif edilemez.  

Hepimizin bildiği gibi kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların çevreye saldığı gazlar sebebiyle dünyamız ciddi bir tehdit altındadır. Bu enerji kaynakları iklim değişikliğinde başrolü oynuyor. İklim eylem planlarında ise rüzgardan üretilen enerjinin bu tehdit karşısında duran en güçlü enerji üretim biçimi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla daha temiz ve çevreci enerji kaynaklarından biri olan rüzgar enerjisi sektöründe yer almaktan ve bu plana profesyonel yaşantım anlamında katkı sağlamaktan ötürü çok mutluyum. Evimize, yakınlarımıza, dünyaya ve gelecek nesillere hizmet ediyor ve bu felsefeyi korumaya çalışıyor olmamız, beni ayrıca daha da memnun ediyor. 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme lisans ve Beykent Üniversitesi İşletme Yönetimi yüksek lisans mezunuyum. Sigorta ve perakende sektörlerinde satış ve insan kaynakları departmanlarında çalıştım. 2016 senesinde Nordex Türkiye İzmir ofisinde Servis İdari İşler Uzmanı olarak başladığım görevime, Satın Alma ve İdari İşler uzmanı olarak 2018 yılından bu yana İstanbul ofisimizde devam etmekteyim.

Nordex Türkiye ile ilgili ilk vurgulayacağım, inovatif düşüncenin, fikirlerin destekleniyor oluşudur. En başta teknisyenlerimizin deneyimi, iş yapma kalitesi ve sorunlara bu perspektifteki çözümsel katkıları desteklenmektedir.  İlişkiler açısından özetlersem içselleştirdiğimiz sloganımız ise “Biz bir aileyiz”. Yenilenebilir enerji sektöründe olmaktan mutluyum elbette daha önemlisi kendi evimize, yerküreye ve tüm unsurlarına hizmet ediyor ve korumaya çalışıyoruz. Çalıştığımız sektörün, sera gazlarının zararlı etkilerinin azaltması, ulusal enerji güvenliği, alt-üst sosyoekonomik bölgeler arasındaki uçurumun adil bir seviyeye getirilmesi konularına katkısı olabilmektedir. Fütürist bakış açısıyla diğer gezegenlerin keşfi ve koloni fikrinin tartışıldığı çağımızda, yenilenebilir enerji alanlarındaki bilimsel ilerlemelerin seviyesi hem dünyamıza hem de geleceğimize ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Beykent Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunuyum. Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümüne devam etmekteyim. 2015 yılında katıldığım Nordex Türkiye’de Bilgi İşlem Uzmanı olarak görev almaktayım. Kurum bünyesinde bilgi işlem faaliyetleri konusunda bütün departmanlara destek vermekteyim. Nordex Türkiye olarak her geçen yıl gelişen bilgi işlem konusundaki teknolojik yenilikleri takip edip, kendimizi yenileyerek, departmanımızı Nordex Türkiye ekibimizin daha verimli çalışması konusunda her türlü desteği vererek güçlendirmekteyiz.

Yenilenebilir enerjiye olan taleplerin artmasıyla birlikte, fosil yakıtların çevreye verdiği zararı, atık gazları, fosil yakıtları ve nükleer enerjinin kullanım risklerini de gün geçtikçe azaltıyor. Nordex Türkiye’nin rüzgar enerji alanında faaliyet göstererek doğaya ve çevreye duyarlı olması sebebiyle Nordex Türkiye’de çalışmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. 

İstanbul ofisi ekip üyelerini tanıdıktan sonra şimdi büyüyen ve gelişen alt yapısıyla, içinde “Nordex Academy Türkiye” teknik eğitim merkezinin de yer aldığı ve 2021 yılında faaliyetlerine yeni binasında devam edecek olan İzmir yönetim ve ofis destek ekip üyelerini tanıyalım.

İzmir Özel Türk Koleji’nden mezun olduktan sonra 9 Eylül Üniversitesi Fransız Dili ve Eğitimi bölümünde lisansımı tamamladım. Mezuniyetimin ardından devlet okulunda sözleşmeli Türkçe ve İngilizce öğretmeni olarak göreve başlayıp, akabinde sekiz yıla yakın bir süre bankacılık sektöründe üst düzey yönetici asistanı olarak çalıştıktan sonra enerji sektörüne geçiş yaptım ve Nordex Türkiye ailesinin bir üyesi oldum. 2016 yılında Servis Departman Asistanı olarak başladığım görevime, bir yıldır ofis yöneticisi olarak devam etmekteyim. Tüm Servis departmanındaki çalışanlarımızın ofis içi ve dışı genel işleyişin takibi gibi yoğun ve geniş bir yelpazenin yöneticiliğini yapıyorum.

Nordex’te çalışmanın en güzel yanı gelişime, eğitime önem veren ve size destek olan yöneticiler ve ekipler ile çalışıyor olmak. Çözüm odaklı ekibinin her daim yanında olan yöneticilerimiz sayesinde bir aile ortamını burada yaşattığımıza inanıyorum. Firmamızın, çevre dostu ve doğaya saygılı olduğunu söyleyebilirim. Doğadan aldığımız gücü doğaya zarar vermeden kaynağa dönüştürüyoruz. Bugün dünyanın en büyük sorunlarından biri doğanın tahrip edilmesi kirlilik ve küresel ısınmadan dolayı gerçekleşen sorunlar. Biz geleceğine sahip çıkan, gelecekte yaşanabilir bir dünya bırakmaya çalışan, geçmişten aldığımız emaneti geleceğe çok daha iyi şartlarda teslim etmek için çabalayan bir firmayız. Böyle bir firmada çalışıyor olmak son derece gurur verici.

Kadir Has Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümünden 2018 yılında mezun oldum. Stajlarımı finans, araştırma, iş geliştirme ve enerji alında yaptıktan sonra, 2019’un Aralık ayında Nordex Türkiye İzmir ofisinde İdari İşler bölümünde çalışmaya başladım. Aynı zamanda İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans eğitimine devam etmekteyim. Nordex Türkiye İzmir ofisinin Servis İdari İşler sorumlusu olarak ofis içi ve dış sahalarla ilgili genel işleyişin takibini yaparak, operasyonel işlemlerinin organizasyonuna destek vermekteyim.

Benim için Nordex’te çalışıyor olmanın en güzel yanlarından biri, enerji sistemleri mühendisi olarak yenilebilir enerji ve enerji verimliliği alanında almış olduğum akademik eğitimimi, Nordex sayesinde pratiğe dönüştürme fırsatı yakalayabilmiş olmak. 

Nordex’in rüzgar enerjisi sektörünün sağladığı yenilenebilir enerji ile gelecek nesillere daha temiz ve sürdürülebilir bir çevre bırakacağımıza inanıyorum.

Nordex Türkiye yönetim destek ve ofis yönetimi ekip üyeleri olarak Rüzgar Enerji Dergisi’ne böyle bir röportaj imkânı vermesinden dolayı teşekkür ederiz. Gelecek nesiller ve dünyamız için yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji alanındaki faaliyetlerine olan talep ve yatırımların artmasına destek vermeye devam edeceğiz.

 

Devamını oku

Rüzgar Türbini İmalatçıları

Daha fazla güç, daha fazla uyum, daha fazla esneklik

Yayın tarihi:

-

DELTA4000 GELİŞİMİNE DEVAM EDİYOR

Rüzgar türbini üreticisi olarak 35 yıllık deneyime sahip olan Nordex Grubu, kanıtlanmış teknolojisini ve yenilikçi mühendislik anlayışını birleştirerek bu deneyimini istikrarlı bir şekilde sonraki aşamalara taşımaya devam ediyor.

Nordex, temel tasarım felsefesinin ve operasyon stratejisinin bir parçası olan daha geniş çalışma aralığı anlayışını,  ilk olarak 2017’de N149/4.0-4.5 türbin tipi ile birlikte tanıtmıştı. Zaman içinde Delta4000 serisini geliştirme ve test etme deneyimlerini bir araya getirerek, bu anlayışını yeni N149/5.X ve N163/5.X ile bir üst seviyeye taşıdı.

 Yeni N149/5.X ve N163/5.X türbinleri, 5 MW+ sınıfında çok çeşitli güç modlarını kapsayarak hafif ve orta rüzgarlı bölgelerde rekabet gücünü daha da artırmaktadır. Globalde ve özellikle de Türkiye’de hafif ve orta rüzgarlı bölgelerde gerek jeneratör gücü gerek ise kanat uzunluğuyla yatırımcıların tercihine sunulmuştur. Bu türbinler özellikle yatırım açısından saha koşullarına oldukça elverişli ve verimli olacak şekilde tasarlanmıştır.

ESNEKLİĞİ BİR SONRAKİ SEVİYEYE TAŞIMAK

Nordex, bünyesinde yer alan uzman saha ve fizibilite mühendisleri ile birlikte farklı yatırım kriterlerini göz önünde bulundurarak;  enerji optimizasyonu, türbinin yaşam ömrünün arttırılması gibi koşulları yeni jenerasyonlara uygulayarak yatırımcı açısından iş modellerinde esneklik  sağlayabilmektedir.

5.X olarak piyasaya sürülen türbinler, 5 MW güç seviyesinde değişkenlik gösterdiği için, şebeke gereksinimlerine ve yerel rüzgar koşullarına  göre esneklik ve optimizasyon alanı sağlamaktadır.

Bu aynı zamanda, bulunduğu konuma göre her bir türbin için farklı maksimum çıkış gücü elde ederek, rüzgar santralinin toplam çıkış gücünü en uygun ve en verimli hale getirilebilmesi anlamına gelir.

Diğer bir önemli avantaj ise; farklı rüzgar koşulları ve karmaşık topoğrafyadan kaynaklı zorlu koşullarda uygulanacak işletme modları ile yeni türbinlerin uygunluğunun sağlanabilmesidir.

GÜCE GÜÇ KATMAK

N149 / 5.X

İlk defa 2017 yılında N149 / 4.0–4.5 türbin tipi ile  tanıtılan esnek güç yaklaşımıyla elde edilen başarıyı, rüzgar sektöründe yatırımcı tarafından oluşan ihtiyaç doğrultusunda bir üst seviyeye taşıma isteği doğmuştur. Rotor çapı aynı kalacak şekilde bazı elektriksel ve mekaniksel sistemlerle birlikte, soğutma sistemlerinde de değişikler yapılarak N149/5.X türbin tipini 5MW seviyesine çıkarma başarısı elde edilmiştir.

Böylece N149/5.X, N149/4.0–4.5’e göre, bulunduğu rüzgar koşulları ve kullanılan operasyon modlarına göre yaklaşık olarak %10 ila %15 oranında fazla enerji kazanımı sağlanmaktadır.

Bu yüksek performans ile özellikle yatırımcıların enerji birim maliyetlerini azaltmak amaçlanmıştır. Yapısı itibari ile güç modlarındaki esnekliği, bulunduğu rüzgar şartlarına göre uyum sağlaması ve en optimum güç performansını sunması ile bu maliyetlerin azalacağı planlanmaktadır.

N149/5.X farklı kule seçenekleri ile de yatırımcının tercihine sunulurken, Türkiye pazarında TS105 ve TS125 kuleler satışa sunulmaktadır.  Ancak proje özelinde enerji birim maliyetlerini de dikkate alarak değerlendirme yapılıp  farklı kule yükseklikleri ile  kule seçiminde de esneklik anlayışı sürdürülmektedir.

N163 / 5.X

2019 yılının Ağustos ayında yatırımcıların beğenisine sunulan  N163/5.X türbini ise özellikle hafif ve orta rüzgarlı bölgeler için yüksek enerji  üretimi odaklanarak tasarlanmıştır.

Yapısal tasarım olarak N149/5.X ile aynı naseli paylaşmaktadır. N149/5.X türbin tipinden farklı olarak rotor kanat uzunluğu 74.5m’den 81.5 m’ye  çıkarılmıştır.  Bununla birlikte rotor bölgesinde gerekli güçlendirmeler yapılarak maruz kalacağı yüklere karşı dayanaklık sağlanmıştır.

Bulunduğu rüzgar koşulları ve kullanılan operasyon modlarına göre N149 / 5.X türbin tipi ile karşılaştırıldığında yaklaşık olarak %11.6 gibi fazladan enerji kazanımı sağlamaktadır. Yine benzer saha koşullarında N149/4.8 türbin tipi ile karşılaştırıldığında yaklaşık olarak %17’lik bir enerji kazanımı sağlamaktadır.

N149 / 5.X  türbin tipinde olduğu gibi, hafif ve orta rüzgarlı bölgeler için bu yüksek performans ile özellikle yatırımcıların enerji birim maliyetlerindeki optimizasyon hedef alınmıştır. Yapısı itibari  güç modlarındaki esnekliği, bulunduğu rüzgar şartlarına göre uyum sağlamakta ve en optimum güç performansı ile bu maliyetlerin azalacağı planlanmaktadır.

N163/5.X farklı kule seçenekleri ile de yatırımcının tercihine sunulurken, Türkiye pazarında TS108, T118 ve TS148 kule seçenekleri bulunmaktadır.  Ancak proje özelinde enerji birim maliyetlerini de dikkate alarak değerlendirme yapılabilir ve farklı kule yükseklikleri sunulabilir. Bu yaklaşım ile de kule seçiminde de esneklik anlayışı sürdürülmektedir.

KANITLANMIŞ MİMARİ YAPI

  • Kanıtlanmış rotor kanadı

N163 / 5.X rotor kanadı, Nordex’in 2012’den beri seri üretimde kullandığı kanıtlanmış GFRP / CFRP kademeli yapı konseptine dayanan tek parçalı bir kanattır. N149/4.0–4.5 kanadı sahalarda güvenilir bir performans sergilediği için  N149/5.X türbinlerde kullanılması uygun görülmüştür. Bu yüzden N149/5.X , N149/4.0–4.5 ile aynı tasarıma ve aynı ölçeğe sahip kanadı kullanmaktadır.

  • Şebeke uyumluluğu

Delta4000 ürün serisinin türbinleri, uluslararası pazarların şebeke gereksinimlerini karşılar. Ek olarak, şebeke dengeleme sistemi hizmetleri sağlarlar.

  • Nasel boyutları

Her iki 5.X türbini de diğer tüm Delta4000 türbinleriyle aynı mimari nasel yapısına ve boyutlarına sahiptir. Konvertör ve transformatör, elektrik kayıplarını en aza indirmek ve sahada kurulum çabasını azaltmak için nasel bölümüne entegre edilmiştir.

  • Yüksek performans ve kullanılabilirlik için güvenilir aktarma organı

Aktarma organı konsepti, üç noktalı süspansiyona ve yüksek hızlı dişli kutusuna sahip modüler bir sisteme dayanmaktadır. Aktarma organı, yeni performans seviyelerine ulaşmak için kendini kanıtlamış tedarikçilerle sürekli olarak geliştirilmektedir.

  • Daha az servis eforu

Delta4000 serisinin teknik konsepti, ürünün tüm ömrü boyunca servis eforunu en aza indirmektir. Türbin tasarımı yapılırken bu anlayışla yola çıkılmış ve  her bileşen, optimize edilerek çalışma ve bakım ihtiyacını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Akıllı onarım konseptlerinin yanı sıra vinç ve kaldırma gibi destekleyici teknolojileri, bakım eforunu ve duruş sürelerini azaltmaktadır.

  • Daha soğuk yerlere ulaşmak

Kanıtlanmış Nordex Soğuk İklim Paketi, en soğuk bölgelerde bile rüzgar santrali geliştirmeyi mümkün kılar. Soğuk İklim Paketi (CCV)  özelliği taşıyan türbinler -30 Santigrat derece gibi düşük dış sıcaklıklarda çalışabilir. Kanıtlanmış buzlanmayı önleme sistemi, rotor kanatları için hem N149/5.X hem de N163/5.X için  mevcuttur.

  • Kanıtlanmış elektriksel sistem

Nordex ilk megavat boyutundaki sisteminin donanımını, 2000 yılında çift beslemeli asenkron jeneratör ve kısmi konvertör ile yapmıştır. Delta4000 serisinde de kendini kanıtlamış ve oldukça ekonomik olan bu sistem N149 / 5.X ve  N163 / 5.X  için de aynı konseptte tasarlanmıştır.

Bir önceki Delta4000 türbin serilerine göre öne çıkan en önemli değişim ise gerilim seviyesinin arttırılarak 5MW seviyesine yükseltilmesidir. Bunun için  Nordex soğutma sistemini tamamen değiştirerek iki ayrı soğutma devresi ile büyük bileşenlerin soğutulması sağlanmıştır. Konvertör ve dişli kutusu bir soğutma devresinde soğutulurken, jeneratör ve transformatör diğerinde soğutulmak üzere tasarlanmıştır.

  • Yıldırım / aşırı gerilim koruması, elektromanyetik uyumluluk (EMC)

Rüzgar türbininin yıldırım / aşırı gerilim koruması, IEC 61400-24 standardı kapsamında iç ve dış yıldırım / aşırı gerilim koruma önlemlerinin uygulanmasını içeren EMC uyumlu yıldırım koruma bölgesi konseptine dayanmaktadır.

 

Devamını oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com