Connect with us

Sektör Haberleri

Enerjisa üretim’den Nordex ile 70 milyon dolarlık yeni yatırım: Erciyes Rüzgar Enerjisi Santrali

Published

on

“Enerjisa Üretim 2025’e kadar devam edecek ve tamamen yenilenebilir santrallerden oluşacak ikinci yatırım dönemini Erciyes Rüzgar Santrali ile başlattı.”

Portföyünün yüzde 56’sı yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan Türkiye’nin öncü özel sektör enerji üretim şirketi Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda 2017’de kapasite hakkı kazandığı 65 MW Erciyes Rüzgar Enerjisi Santrali projesi yatırımının türbin tedarik ve bakım sözleşmesini Nordex ile imzaladı. 

Kayseri İli Yahyalı İlçesi’nde inşaat süreci başlayan ve toplam 65 MWe kurulu güce sahip olacak Erciyes RES projesinde, Türkiye’nin en büyük rotor çapına sahip olacak 12 adet Nordex N163 türbinleri kullanılacak. Türbinler aynı zamanda yüksek emre amadelik hedefi doğrultusunda soğuk iklim koşulları göz önüne alınarak ‘’Cold Climate Version’’ olma özelliğine de sahip.

Yaklaşık 70 milyon dolar yatırımla hayata geçirilecek olan santralin 2022 sonunda devreye alınması hedefleniyor.

Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl konu ile ilgili olarak, “Enerjisa Üretim olarak yatırımlarımıza öncelikli hedefimiz olan yenilenebilir enerji alanında devam etmenin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni yola çıktığımız yenilenebilir enerji ile büyüme hamlemizin ilk adımı olan 65 MW kurulu güce sahip  Erciyes RES projemizin hayata geçmesi ile toplam kurulu gücümüzü 3672 MW’a çıkartacağız. Böylece, Türkiye’nin lider yenilenebilir portföyüne sahip elektrik üreticisi olma özelliğimizi, arttırdığımız kapasitemizle sürdürmeye devam edeceğiz. Projemizde teknoloji olarak 5.7 MW kurulu güce sahip  Nordex N163 türbinleri seçildi. Erciyes RES işletmeye geçtiğinde Türkiye’nin en büyük rotor çaplı türbin modeli olacak. Rüzgar türbini teknolojisindeki verimlilik ve üretim kapasitesindeki artışlar hem bu projemiz hem de yatırımına hazırlandığımız YEKA projeleri için son derece sevindirici.

Dijital bir enerji üretim şirketi olma hedefimizden hareketle daha önce hayata geçirdiğimiz İstanbul Ataşehir’deki merkez ofisimizde bulunan merkezi kontrol odamız Senkron ile halihazırda tüm hidroelektrik santrallerimizin işletmesini, tüm rüzgar, güneş ve termik santrallerimizin de izlemesini yapabiliyoruz. Devreye alınmasının ardından Erciyes RES’in de kontrolünü ve kullanılacak ileri veri analitiği teknikleriyle performans takibini Senkron Merkezi İşletme Odamızdan yapabileceğiz. Yatırımlarımıza devam ederken bizlerden desteğini esirgemeyen hissedarlarımız Sabancı Holding ve E.ON’a ve paydaşlarımıza ve yeni yolculuğumuzda bizimle birlikte olan Nordex Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz.’’ dedi. 

Nordex Türkiye Genel Müdürü Habib Babacan ise “Enerjisa Üretim, Türkiye elektrik piyasasının en önemli lider oyuncularının başında geliyor. Yatırımlarına rüzgar projesiyle devam ediyor olması bizler için memnuniyet verici. Erciyes Projesi’yle Enerjisa Üretim ile ilk iş birliğimize başlıyoruz. Bu birliktelik, Enerjisa Üretim ile başlayacak ve sonrasında devam ettirmek istediğimiz uzun dönemli iş birliğimiz açısından bizler için çok önemli. Bu sebeple, Enerjisa Üretim’in de desteğiyle, Nordex Türkiye olarak projeyi başarılı bitirebilmek için gerekli tüm gayreti göstereceğiz. Sözleşme dönemindeki meşakkatli ve özverili çalışmalarından dolayı gerek Enerjisa Üretim tarafındaki gerekse Nordex Türkiye tarafındaki tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim.

 

Erciyes Projesi’nin hayırlı olmasını temenni eder; Enerjisa Üretim’e, Nordex’e olan güvenlerinden dolayı tekrar teşekkür ederim.” dedi.

 

Sektör Haberleri

İzmir, Denizüstü RES’lerin Dünya Ölçeğinde Üretim Üssü Olacak

Published

on

Yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki payı her geçen yıl artan Denizüstü (Offshore) Rüzgâr Enerji Santrallerinde, adeta baş döndüren bir teknolojik devrim yaşanıyor.

Elektrik enerjisinde 100 bin Megavat (MW) kurulu güce ulaşan Türkiye, bugün sıfır noktasında olduğu Deniztü RES’te en az 75 bin MW kurulu güç potansiyeline sahip. İzmir ise gerek yetişmiş insan gücü gerekse rüzgâr enerjisine yönelik sanayi altyapısı ile Denizüstü RES’lerin en hızlı gelişim göstereceği kentlerin başında geliyor.

Özel bir endüstri bölgesi talebi

Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA), Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından düzenlenen “Denizüstü Rüzgar Enerjisi ve İzmir için Fırsatlar Toplantısı”nda, İzmir’in bu alandaki mukayeseli üstünlükleri masaya yatırıldı.

22-25 Mayıs 2022 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenecek Denizüstü Enerji Teknolojileri Fuarı (MARENTECH) organizsyonu ile Tepekule’de gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan İZKA Genel Sekreteri Mehmet Yavuz, Çandarlı Limanı ve arka sahasında rüzgar enerjisi sektörüne özel bir İhtisas Endüstri Bölgesi veya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasını önerdiklerini söyledi.

800 milyon dolar ihracat potansiyeli

Sektörün limanla entegre bir üretim sahasına sahip olması gerektiğine dikkat çeken Yavuz, rüzgâr enerjisinin toplam kurulu güçteki payının yüzde 10’u aştığını anımsattı. Yavuz, Çandarlı Limanı’nda yapılacak 115 milyon dolarlık yatırımla birlikte 500 milyon dolarlık fabrika yatırımı, 7 bin 500 kişilik nitelikli istihdam ve yıllık 800 milyon dolarlık ihracat potansiyeli yaratılabileceğine işaret etti.

“İzmir Denizüstü RES Sanayi Sektör Oluşumu” başlıklı panelde konuşan ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı da Türkiye’nin rüzgar enerjisinde 10 bin MW sınırına 24 yılda ulaştığını, 20 bin MW seviyesine ise 10 yıldan az sürede ulaşabileceğini vurguladı.

Sektör kendi yasalarını istiyor

Türkiye’nin sıfır noktasında olduğu Denizüstü RES alanında mutlaka birkaç adet pilot tesisi kurarak süratle devreye alması gerektiğinin altını çizen Kalaycı, yenilenebilir enerji sektörünün artık kendi yasaları ile büyümesi gerektiğini savundu. Yenilenebilir enerjinin diğer enerji türleri ile rahatlıkla fiyat rekabeti yapabilecek seviyeye ulaştığını kaydeden Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

İzmir birikimini kullanmalı

“Yenilenebilir enerji dallarında 21 bin MW seviyesinde bir kurulu güce ulaştık. Artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir sektörden bahsetmemiz mümkün. Yenilenebilir Enerji türlerinin sorunları, çözümleri, beklentileri birbirinden ayrılıyor. Tek bir yasal mevzuata bağlı kalarak sürdürülebilir bir büyüme seviyesine ulaşmamız giderek zorlaşıyor. Rüzgar, Güneş, Jeotermal ve Biyokütle enerjisinin ayrı yasal mevzuatlarının olması ve yatırımcıların daha sadeleşmiş ve hızlı işleyen bir bürokratik mevzuat ile muhatap olması gerekiyor.  Denizüstü RES, tüm dünyanın merakla izlediği ve önümüzdeki 10 yılda küresel ölçekte ve tahminlerin çok ötesinde büyüme yaşayacak bir sektör. Türkiye’nin ve özel olarak İzmir’in rüzgar enerjisinde elde ettiği birimi Denizüstü RES’te kullanması, ülkemiz için büyük bir katma değerli ihracat potansiyelinin kapısını aralayabilir…”

Continue Reading

Sektör Haberleri

Türkiye’de rüzgar enerjisi üretiminde yeni rekor

Published

on

Türkiye Rüzgar

Resmi kaynaklardan alınan verilere göre, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisi yeni bir rekor kırdı.

28 Kasım 2021 Pazar günü Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 23’ü, rüzgar santrallerinden üretildi.

Bu seviyeyle rüzgar enerjisi, doğalgaz ile elektrik üretimini de geçti.

Türkiye’de günlük bazda 791 bin 794 megavatsaat elektrik üretildi, tüketim ise 788 bin 969 megavatsaat olarak gerçekleşti.

Haftalıkta da yüksek üretim düzeyi

TÜREB tarafından yapılan bilgilendirmeye göreyse, 15-21 Kasım haftasında Türkiye’de elektrik üretiminin % 8.3’ü rüzgar enerjisinden karşılandı.

Kısa bir süre önce, Türkiye’de rüzgar enerjisi kapasitesi 10 GW düzeyine ulaşarak rekor kırmıştı.

Continue Reading

Sektör Haberleri

TURMEPA ve SANKO Enerji Grubundan Bodrum’da bir ilk

Published

on

Sanko Enerji

Bodrum’un ilk sıvı atık toplama teknesi “TURMEPA S” 262 bin litre atık topladı.

SANKO Enerji Göcek ve Bodrum’da iki tekneye sponsor olarak 10 yılda toplam 7 milyon litre sıvı atığın denize karışmasını önledi.

Denizlerimiz ve su kaynaklarımızın korunması için 27 yıldır çalışan DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, doğaya dost sürdürülebilir deniz turizmini destekleyen Sanko Enerji Grubu sponsorluğunda Bodrum’da bir ilke imza attı. Göcek koylarında hizmet veren TURMEPA I sıvı atık alım teknesinin sponsorluğunu 10 yıldır sürdürerek milyonlarca litre deniz suyunun temiz kalmasını sağlayan Sanko Enerji Grubu, bu sene Bodrum’da TURMEPA S teknesinin de sponsorluğunu üstlenerek denizlerdeki korumasını artırdı. Deniz turizminin gözde merkezlerinden Bodrum’da mobil atık alım hizmetiyle bir ilk olan “TURMEPA S” teknesi, ilk sezonunda 262 bin litre atık suyu toplayarak cennet koylarımızın mavi kalmasına destek verdi. TURMEPA S, her yıl yüzlerce tekneden atık suların denizlere karışmadan toplanmasını sağlayacak.

DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, Sanko Enerji Grubunun sponsorluğunu üstlendiği TURMEPA S teknesi ile derneğin simgesi haline gelen atık toplama filosuna 7’ncisini ekleyerek Bodrum’da büyük bir ihtiyacı karşıladı. TURMEPA S, yaz sezonu boyunca Gümüşlük ve Yalıkavak arasında Hebil, Cennet Koyu, Torba ve Türkbükü başta olmak üzere Bodrum koylarında tur tekneleri ve yatlardan atık su topladı. Toplanan siyah ve gri su Yalıkavak Marina ve Torba’da atık su alım tesislerine teslim edilerek denizlere karışmadan bertaraf edilmesi sağlandı.

Sanko Enerji Grubu 10 yıldır TURMEPA’nın Mavi Kıyılar projesine destek veriyor

Sanko Enerji Grubu sponsor olduğu TURMEPA I teknesi ile bugüne kadar Göcek’te 7 milyon litre atık su toplayarak 56 milyon litre deniz suyunun temiz kalmasını sağladı. Bu sene Bodrum’da faaliyete geçen TURMEPA S ise, tekne turizminin en yoğun olduğu Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında 500 tekneye hizmet vererek, toplam 262.870 Litre atık alımı gerçekleştirdi. Bu sayede 2 milyon litre deniz suyunun temiz kalması sağlandı.

TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, Sanko Enerji Grubunun TURMEPA filosundaki tekne sayısını ikiye çıkaran ilk kurum olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sanko Enerji Grubu ve Sayın Turgut Konukoğlu, derneğimizin atık alım faaliyetlerine 10 yıldır verdiği destekle her zaman örnek olmuş ve fark yaratmıştır. Bu farkı Sayın Konukoğlu derneğimizin yönetim kurulu üyesi olarak da sürdürüyor. Bodrum’da bir ilk olarak faaliyete başlayan TURMEPA S teknemiz atık alım filomuza güç vermiştir. Bodrum gibi ülkemizin cennet maviliklerini barındıran bir bölgede önemli bir ihtiyacı gideren teknemizin Bodrum’a ve ülkemize hayırlı olmasını dilerim. Bu büyük desteği için Sanko Enerji Grubuna çok teşekkür ederim.”

Yüzde yüz yenilenebilir kaynaklardan temiz enerji üreten bir Grup olarak TURMEPA’ya destek vermekten dolayı son derece mutlu olduklarını ifade eden Sanko Enerji Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Turgut Konukoğlu; “Göcek koylarında çalışan TURMEPA I teknesinin 10 yıldır sponsorluğunu üstlenerek tam 56 milyon litre deniz suyunun temiz kalmasını sağladık. Göcek için sağlamış olduğumuz katkı, bizi daha fazlasını yapma yönünde motive etti. Bu nedenle çalışma alanımızı genişleterek Bodrum’a da el uzatmak ve TURMEPA ile birlikte burada da fark yaratmak istedik. Bu sene hizmete başlayan TURMEPA S teknemiz hiç de fena bir iş çıkarmadı ve Bodrum’un en yoğun koylarındaki yat ve tur teknelerinden siyah ve gri suyu toplayarak, daha ilk senesinde 2 milyon litre deniz suyunun temiz kalmasını sağladı.

Gelecek nesillere temiz denizlerin kucakladığı bir Türkiye bırakma hedefiyle yola çıkan TURMEPA’ya, sadece denize değil aynı zamanda bizlere de nefes veren bir çalışmaya katkı sunma fırsatı verdiği için şahsım ve Sanko Enerji Grubu adına teşekkür ederim” dedi.

Deniz ve kıyı ekosistemi korunuyor

TURMEPA’nın atık toplama tekneleriyle verdiği hizmet ekolojik açıdan önemli olan bölgelerin korunmasına katkı sağlıyor. TURMEPA’nın sürdürdüğü denizi kirlilikten koruma çalışmaları balık popülasyonun yeniden inşasını desteklerken, denizel yaşam alanlarını ve ekosistemi bütüncül bir sistemle koruyor. TURMEPA tekneleriyle, yat ve turistik teknelerden toplanan atık suyun deniz ortamına karışması engellenerek deniz canlarına sağlıklı bir yaşam alanı için katkı sağlanırken deniz habitatının bozulması önleniyor. Bilimsel araştırmalara göre ihtiyacımız olan oksijenin yüzde 50 ila 70’i denizlerimiz tarafından üretiliyor. Bu nedenle bu çalışma sadece denizdeki değil karadaki yaşamın devamı için de hayati önem taşıyor.

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com