Connect with us

Genel

Enerjinin 1,2 milyar dolarlık ‘rüzgarı’ 7 bölgede esecek

Yayın tarihi:

-

 

Toplam bin megavatlık rüzgar enerjisi YEKA projesiyle, yaklaşık 1-1,2 milyar dolarlık yatırımın gerçekleşmesi bekleniyor. Proje ile Türkiye’de 40-50 farklı iş kolunu etkileyecek tedarik zinciri de söz konusu olacak.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, son tekliflerinin 27 Temmuz’da alınacağını duyurduğu Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerjisi Kaynak Alanları (YEKA) projesiyle, yaklaşık 1-1,2 milyar dolarlık yatırımın gerçekleşmesi bekleniyor. İhaleyi kazanacak firma, arz-talep dengesi kapsamında Edirne-Kırklareli-Tekirdağ’da zorunlu olarak 280 megavatlık kapasite inşa edecek, belirlenen 7 bölge arasında bin megavatlık kapasiteyi tamamlayacak şekilde tesis kuracağı alanları seçebilecek.

 

AA muhabirinin Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerjisi Kaynak Alanları (YEKA) şartnamesinden yaptığı derlemeye göre, toplam kapasitesi bin megavat olacak rüzgar YEKA’da kullanılacak rüzgar türbininde, kule-kanat dahil yüzde 65 yerlilik oranı sağlanacak, saha bileşenlerinde de ayrıca yerlilik şartı aranacak.

 

Yarışmaya, son üç yıl içinde 2 bin megavatlık rüzgar türbini üretmiş, son üç yılda 300 milyon liralık satış geliri veya 100 milyon liralık aktif toplam net varlığı olan firmalar katılabilecek. Açık eksiltme usulüyle gerçekleştirilecek ihalenin tarihi, komisyon, evrak incelemesini tamamladıktan sonra en az üç gün öncesinden bildirilmek kaydıyla belirlenip duyurulacak.

 

Türbin fabrikası kurulacak

Yarışmayı kazanan firma, fabrikayı Türkiye’nin istediği bir bölgesinde kurabilecek ve yurt içinde üretilmiş ekipman tedarik zinciriyle yüzde 65 yerlilik oranını sağlayacak. Kurulacak fabrika yılda en az 150 adet türbin üretecek kapasiteye sahip olacak. Üretilecek her bir türbinin asgari kapasitesi ise 2,3 megavat olacak. Rüzgar türbininin 30-33 ana bileşeninden, 10-13’ü zorunlu, diğer bileşenler yüzde 65 yerlilik oranını sağlayacak şekilde seçmeli olarak yurt içinde imal edilecek.

 

Firma, projede kullanılacak tüm ekipmanları, kuracağı fabrikada üretmek zorunda kalmayacak. Proje ile Türkiye’de 40-50 farklı iş kolunu etkileyecek tedarik zinciri de söz konusu olacak.

 

Fabrika kurulumu ve işletilmesinde yüzde 90 yerli, Ar-Ge’de de yüzde 80 yerli istihdam şartı sağlanacak. Fabrikanın, sözleşme imzalandıktan sonraki 21 ay içinde kurulması gerekirken, bin megavat için gerekli olan rüzgar türbinleri lisans alındıktan sonraki 36 ay içinde tamamlanacak.

 

Lisans süresi 30 yıldan az olmamak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatına tabi olacak. Enerji satış anlaşması ise 15 yıllığına imzalanacak.

 

7 bölgeden seçim yapılabilecek, Trakya zorunlu

Uluslararası danışmanlık hizmeti alınarak ve dünyadaki rüzgar YEKA örnekleri detaylı bir şekilde incelenerek hazırlanan şartnameye göre, Kayseri-Niğde’de 200 megavat, Sivas’ta 200 megavat, Edirne-Kırklareli-Tekirdağ’da 700 megavat, Ankara-Çankırı-Kırıkkale’de 200 megavat, Bilecik-Kütahya-Eskişehirde 150 megavat, Malatya’da 150 megavat ve Burdur-Denizli-Uşak’ta 100 megavatlık santral kurulması izni bulunuyor.

 

Yarışmanın kazananı toplamda bin 700 megavatlık santral kurma izni bulunan bu bölgelerde bin megavatlık kapasite oluşturacak şekilde türbinleri kurabileceği alanları seçecek. Arz-talep dengesi açısından bölgenin ihtiyacı önceliklendirildiği için kazanan firmanın Edirne-Kırklareli-Tekirdağ’da en az 280 megavatlık santral kurması zorunlu olacak.

 

Toplam yatırım tutarının yaklaşık 1-1,2 milyar dolar olarak hesaplandığı projeye, dünyadaki ilk 10 rüzgar türbini üreticisinin de yer aldığı çok sayıda uluslararası firmanın ilgi göstermesi bekleniyor.

“Açık inovasyon” ile Türkiye’de bir ilk

 

Kazanan firma Ar-Ge merkezinde 50 daimi personel istihdam ederken, yıllık Ar-Ge bütçesi 10 yıl boyunca 5 milyon dolar olacak.

 

Ar-Ge konusunda yeni bir yaklaşımı da ortaya koyacak rüzgar YEKA ile “açık inovasyon” yapılması sağlanacak. Kazanan firma, Ar-Ge yıllık bütçesinin yüzde 20’lik kısmıyla “açık inovasyon” kapsamında, üniversitelerin teknokentlerinde, kümelenme ve kuluçka merkezlerinde başlangıç seviyesindeki girişim projelerine destek olabilecek.

 

 

Kaynak : AA

 

Genel

Biden Başkan, Yenilenebilir Enerji Şampiyon

Yayın tarihi:

-

Yazar

Yenilenebilir enerji endüstrisi, hafta sonunda Biden’in galibiyetinin ilanıyla yükselişe geçti.

Biden’in ABD seçimlerindeki az farkla galibiyeti, özellikle offshore rüzgar enerjisine odaklanan gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı. Demokrat kanat siyasetçisinin, ABD’yi Paris Anlaşması ve 2050 yılı sıfır sera gazı emisyonu hedefi çerçevesine geri getirmesi bekleniyor. Biden, bu yılın başlarında, dört yıllık başkanlığında temiz enerjinin kullanımının artırılması için 2 trilyon harcama yapma planlarını açıklamıştı.

Offshore Rüzgar Enerjisi İş Ağı Başkanı Liz Burdock, “Başkanlığa Joe Biden’in seçilmesi, yenilenebilir enerjiye, paydaşlar arasında açık deniz rüzgarına önemli ölçüde odaklanmayı vaat eden bir yönetimin desteğiyle offshore rüzgar enerjisi endüstrisinin önemli ölçüde büyümesine katkıda bulunacaktır” dedi.Tüm yenilenebilir enerji projeleri için vergi kredilerinin çok yıllı olacak şekilde uzatılmasını ve tüm fosil yakıt sübvansiyonlarında ücretsiz pil depolama ve kesintileri umduğunu da sözlerine ekledi.

Ekim ayında, ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, 2025 yılına kadar 12.5GW olmak üzere, 2030’a kadar 25GW offshore rüzgar enerjisi hedefi belirlenmesi için bir yasa tasarısı sundu. Amerikan Rüzgar Enerjisi Derneği, “Amerika için daha temiz ve daha müreffeh bir enerji geleceğini şekillendirmek için birlikte çalışırken” Biden yönetimi ve Kongre ile işbirliği yapmayı dört gözle beklediğini söyledi.

Wood Mackenzie Americas Başkan Yardımcısı Ed Crooks, Biden’in, Trump Yönetiminin offshore rüzgâr enerjisine uyguladığı frenleri tersine çevireceğini, petrol ve gaz gelişimine daha fazla kısıtlama getireceğini ve bu durumun 2035 yılına kadar bu sahada üretimi % 30 oranında azaltabileceğini sözlerine ekledi.

Petrol ve gaz altyapı projeleri için federal izinlerle ilgili kararların sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği üzerindeki etkilerini hesaba katarak petrol ve gaz boru hatları ve aktarım tesisleri için yeni engeller yaratacağını ekledi.

Bu arada Biden, elektrikli otomobil satışlarına yardımcı olacak daha sıkı yakıt ekonomisi standartları getirmeyi planladığını ve potansiyel olarak 2030 yılına kadar ABD yollarında 4 milyon EV’ye yol açmayı planladığını, ancak bu on yılın yakıt talebi üzerindeki doğrudan etkinin minimum düzeyde olması beklendiğini söyledi.

Biden İklim Planı’nın aynı zamanda, karbon içermeyen hidrojen üretmek için yenilenebilir enerjilerin kullanılması ve çelik, beton ve kimyasalların dekarbonizasyonu gibi stratejilere odaklanacak bir İklim için Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA-C) kurulmasını önerdiğini söyledi.

Kaynak:renews.biz Photo: Brendan Smialowski/AFP via Getty Images

Devamını oku

Genel

Kablo sektörünün lideri en güçlü 50 kadın CEO arasında

Yayın tarihi:

-

Ekonomist ve Capital dergilerinin “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması sonuçlandı. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı listede, Türk kablo sektörünün öncü firması Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè de yer alarak, Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’larından biri oldu.

 Türk Prysmian Kablo, sektöründe ilklere imza atmaya devam ediyor. Şirketin geçtiğimiz yıl görevi devralan CEO’su Cinzia Farisè, Türkiye’nin en güçlü 50 kadın CEO’su arasına girerek büyük bir başarıya imza attı. Ulusal ve çok uluslu şirketlerde uzun bir kariyere sahip olan, hem hizmet hem endüstriyel üretim alanlarında, özel sektörde ve kamuda yönetici ve icracı olmayan yönetici olarak çalışan, birçok firmanın yönetim kurulunda görev yapan Cinzia Farisè, kablo sektöründe ve Prysmian Group bünyesinde 10 yıl boyunca deneyim kazandıktan ve giderek artan sorumluluklar üstlendikten sonra, geçtiğimiz yıl Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su olarak Türkiye’de göreve başladı.

Mudanya’da 500’ü aşan çalışanıyla yenilikçi kablo çözümleri ve sistemleri geliştiren Türk Prysmian Kablo, Cinzia Farisè’nin liderliğinde 2019 yılını yaklaşık 1,5 milyar TL ciroyla kapadı.

İnovasyon ve sürdürülebilirlikle büyüyor

Türk Prysmian Kablo’yu kablo sektörüne liderlik eden büyük bir aile olarak tanımlayan ve  ilk hedeflerinin, her gün kriz, kur dalgalanması veya Covid-19, sorun ne olursa olsun en iyisini bekleyen yüzlerce müşteriyi memnun etmek olduğunun bilincinde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Cinzia Farisè, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödülün arkasında, daima ileriye bakan, kendine hedefler koyan, inovasyonla sürdürülebilir uzun vadeli büyümeyi bir araya getiren Türk Prysmian Kablo ailesinin işine olan bağlılığı ve tutkusu var. ‘Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz’ misyonumuzdan aldığımız güçle, Türkiye’nin en prestijli projelerinin çözüm ortağı olarak, Türkiye’nin sanayileşmesine ve ekonomisine katkılarımızı sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Ve bugün, ekonomik, sosyal ve çevresel sorumluluğu faaliyetimizin tüm yönlerine entegre etmek amacıyla, iş modelimizi güçlendiriyor ve toplum için fayda sağlamak üzere, Şirketimiz için kar sağlıyoruz.”

Mudanya’dan dünyaya

Teknoloji ve üretim kapasitesini artırmak için, 1964 yılından bugüne dek birçok yatırım yapan Türk Prysmian Kablo, Mudanya’daki fabrikasında 22 bin farklı kablo üretebiliyor. 220 kV’a kadar tüm enerji kabloları, 3 bin 600 çifte kadar bakır iletkenli haberleşme kabloları, fiber optik kablolar, endüstriyel uygulamalarda kullanılan özel kablolar da Türk Prysmian Kablo’nun imzasını taşıyor. Şirket, her sektörde büyük proje ve yatırımların güvenilir çözüm ortağı olarak katkı sağlamaya devam ediyor.

Devamını oku

Genel

SÜT-D’den Dünya Temizlik Günü Çağrısı

Yayın tarihi:

-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, 19 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde dijital yaşamı temizleme çağrısı yaparak, dijital karbon ayak izini düşürerek, enerji tüketiminin kesemize ve iklim değişimine maliyetini azaltmaya dikkat çekti.

 19 Eylül Dünya Temizlik Günü, daha temiz ve sağlıklı bir gezegen için atık toplanmasının, yaygın bilinç yaratılmasının hedeflendiği 180 ülkeyi birleştiren küresel sivil hareketlerin en büyüklerinden biridir. Bu yıl, pandemide riskleri en aza indirerek temizlik için “Haydi Yapalım, Dijital Atıkları Temizleyelim ve Doğayı Koruyalım” diyen Let’s Do It Dünya Vakfı’nın sivil eylemi başlattığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “SÜT-D olarak Let’s Do It Türkiye’nin dijital temizlik hareketine katılacağız ve yeşil gücümüzü ülkemizin dijital karbon ayak izini düşürmek için ortaya koyacağız dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Gördüğümüz ve görmediğimiz atıklarımız mühim

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Evimizde, okulumuzda, işimizde, yolda, tarlada, ormanda, dağda, denizde, gölde, nehirde, yaşarken, uğraş verirken, gezip eğlenirken hep atığımız çıkar. Kâğıt, plastik, ahşap, cam, metal, atık bitkisel yağ, ömrünü tamamlamış madeni yağ, lastik, akü ve elektrikli-elektronik eşya (e-atık) gibi. Geri dönüştürülebilir atıklarımızı görürüz. Hepsinin ulusal servet olarak atık sektörümüzde işlenip katma değer kazanması için duyarlı yurttaş katkımız mühim. Bir de görmediğimiz dijital atıklarımız var. Teknoloji kullanırken bilgisayarımız, dizüstü bilgisayarımız, akıllı telefonumuz var. Bu harika sayısal dünyamızda, dijital evimizde bize özel dosya, fotoğraf, oyun, videolar, yedekleri, e-posta kutumuz, kullandığımız ve kullanmadığımız dosyalar ve uygulamalar var. Dijital eğitim var. Bize hizmet sunan kablolu-kablosuz erişim ağları, dijital veri merkezleri-sunucular, dijital telefon santralleri, e-alışveriş siteleri, e-bankacılık da var. Her yerde, çevrimiçi yaşamda dijital atığa neden oluyoruz” dedi.

Dijital Evimizde Karbon Ayak İzimizi Düşürerek Doğamızı, İklimimizi Koruyalım

Dijital evimizde, internet kullanırken ve cihazlarımızda elektrik tüketiyoruz. Bu tüketimle küresel sıcaklık artışına, iklim değişimine neden olan sera gazları salınıyor. Bir internet araması yaptığımızda, e-posta yolladığımızda bizler küçük bir elektrik tüketimiyle karbon ayak izi yapıyoruz. Ancak veri merkezleri, akıllı sunucular enerji yoğun hizmet sunarak yüksek elektrik tüketimi ile yüksek karbon ayak izi yapıyorlar diyen Prof. Karaosmanoğlu, “4,1 milyar insan, dünya nüfusunun %53,6’sı internet kullanıyor.Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mike Hazas’ın değerlendirmesine göre, küresel sera gazı salımlarının %3,7’sinden dijital yaşam sorumlu. Bu miktarın havayolu taşımacığı küresel sera gazı salımlarına eşit olduğunu belirten Dr. Hazas, sera gazı salımların 2025 yılında iki misli artacağını ön görüyor. Sonuç, çevrimiçi gezinmenin, çalışmanın, enerji tüketiminin kesemize akçeli, yüksek karbon ayak iziyle gezegenimize iklim değişimi bedeli yüksek demek. Dijital evimizi mutlaka temizlemek gerekli demek” bilgisini verdi.

Dijital Temizlik Hareketine Katılalım

Prof. Karaosmanoğlu dijital atıklarımızı silerek temizleme, e-posta kutularımızı ve dosyalarımızı düzenleme gereği vurgusu yaparak, depolama alanı, hız, zaman ve düzen kazanarak dijital evimizde, çevrimiçi başarılı olmak için Dijital Temizlik Hareketine Katılım çağrısı yaptı.

Devamını oku
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com